121.
merhabalar sevgili dostlar. bir süredir gündemimizde olan, ancak bizim için oldukça üzücü olduğundan, kendi aramızda bile konuşmaktan kaçındığımız bu haberi artık sizlerle paylaşmak durumundayız zira torku’nun ecele faydası yok. *
efenim, spontane isimli güzide radyo yayınımızı, malesef bu hafta da dahil olmak üzere, belirsiz bir süre için askıya almak durumundayız. gelecek ne getirir bilinmez dostlar, ama sizinle ve yayınımızla olan geçmiş, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzeldi.
- peki neden a cenk? sen biliyo musun yılmaz gacesinden ayrıldı? kimden ötürü ha kimden ötürü? senden ötürü mü? benden ötürü mü?
malesef benden ötürü a dostlar. önümüzdeki süreçte kişisel gündemlerimden kaynaklı, hem sözlüğe hem de radyoya pek az zaman ayırabileceğim. buna canlı yayın saatlerimiz ve keşke hepiniz dahil olabilseniz de bizim kadar eğlenebilseniz dediğimiz, yayın hazırlık süreçlerimiz de dahil malesef.
hal böyle olunca, sizleri pazartesiye kadar bekletmeden haberdar edelim dedik. size dinleyenlerimiz diyemem. desem desem, bize kulak veren dostlar diyebilirim. hem robnaja’nın hem benim ilk yayın deneyimimiz olan bu süreçte desteğini esirgemeyen tüm dostlara, bizimle gülen bizimle ah be diyen tüm güzel insanlara, en rezil anılarımıza dahi gülümseyerek tepki veren tüm arkadaşlarımıza, modumuz düştüğü anda sezip bizi kucaklarına alıp yükselten siz mükemmel varlıklara* sonsuz teşekkür ederim. spontane ekibi olarak, bize güvenip, “yardırın arkadaşlar, siz halledersiniz şöyle süpersiniz böyle mükemmelsiniz” diye bizi gazlayan, ertesi günkü unutulmaz dinozor şarkısı esnasında dahi sadece random gülen güzel insan, superman gomercan’a sonsuz sevgiler, çiçekler ve sevimli böcekler yollarız. heykelini diksek, ehe. şey. neyse.
rob hep “veda etmek istemiyorum, bir sonraki yayın için buluşma talebiyle ayrılıyorum” diye bitirirdi programları. yine öyle yapalım, veda etmek istemiyoruz, ileride bir gün tekrar buluşmak dileğiyle. hoşçakalın dostlar.
efenim, spontane isimli güzide radyo yayınımızı, malesef bu hafta da dahil olmak üzere, belirsiz bir süre için askıya almak durumundayız. gelecek ne getirir bilinmez dostlar, ama sizinle ve yayınımızla olan geçmiş, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzeldi.
- peki neden a cenk? sen biliyo musun yılmaz gacesinden ayrıldı? kimden ötürü ha kimden ötürü? senden ötürü mü? benden ötürü mü?
malesef benden ötürü a dostlar. önümüzdeki süreçte kişisel gündemlerimden kaynaklı, hem sözlüğe hem de radyoya pek az zaman ayırabileceğim. buna canlı yayın saatlerimiz ve keşke hepiniz dahil olabilseniz de bizim kadar eğlenebilseniz dediğimiz, yayın hazırlık süreçlerimiz de dahil malesef.
hal böyle olunca, sizleri pazartesiye kadar bekletmeden haberdar edelim dedik. size dinleyenlerimiz diyemem. desem desem, bize kulak veren dostlar diyebilirim. hem robnaja’nın hem benim ilk yayın deneyimimiz olan bu süreçte desteğini esirgemeyen tüm dostlara, bizimle gülen bizimle ah be diyen tüm güzel insanlara, en rezil anılarımıza dahi gülümseyerek tepki veren tüm arkadaşlarımıza, modumuz düştüğü anda sezip bizi kucaklarına alıp yükselten siz mükemmel varlıklara* sonsuz teşekkür ederim. spontane ekibi olarak, bize güvenip, “yardırın arkadaşlar, siz halledersiniz şöyle süpersiniz böyle mükemmelsiniz” diye bizi gazlayan, ertesi günkü unutulmaz dinozor şarkısı esnasında dahi sadece random gülen güzel insan, superman gomercan’a sonsuz sevgiler, çiçekler ve sevimli böcekler yollarız. heykelini diksek, ehe. şey. neyse.
rob hep “veda etmek istemiyorum, bir sonraki yayın için buluşma talebiyle ayrılıyorum” diye bitirirdi programları. yine öyle yapalım, veda etmek istemiyoruz, ileride bir gün tekrar buluşmak dileğiyle. hoşçakalın dostlar.
devamını gör...
122.
post-truth, gerçeğin kişisel görüşlerimizden sıyrılmasını ifade ediyor aslında. donald trump'ın seçimlerinde olan durumu düşünün. sosyal medyayı kullanmasıyla alakalı hususlar ortaya çıkmıştı. sosyal medya dediğimiz şey aslında bu yüzden çok tehlikeli. demokratik sistemlerde böyle bir "aygıt"ın varlığı siyaseti baştan sona değiştiriyor bence. carl schmitt şuna benzer bir şey demişti: "bir gün her kişi evinden çıkmadan, siyasal düşüncelerini bir aparat vasıtasıyla ifade edebilir. ve bu ifadeler bir merkezde kayıt altına alınabilir."
günümüzde de aslında tam olarak bu durum söz konusu... bir de bunun ilerlediğini ve insanların gerçekten uzaklaşıp sahte gerçekleri "demokrasi" gibi araçlarla yaydığını düşünün... "dağdaki insanla şehirdeki insanın oyu bir mi?" tartışmasına girmek istemiyorum ama demokrasi denilen sistemin çökmesi gerektiğini düşünüyorum. çünkü artık hepimizin zararına bir durum söz konusu oluyor. kişisel kanaatimiz var desek de aslında çok fazla manipüle ediliyoruz.
günümüzde de aslında tam olarak bu durum söz konusu... bir de bunun ilerlediğini ve insanların gerçekten uzaklaşıp sahte gerçekleri "demokrasi" gibi araçlarla yaydığını düşünün... "dağdaki insanla şehirdeki insanın oyu bir mi?" tartışmasına girmek istemiyorum ama demokrasi denilen sistemin çökmesi gerektiğini düşünüyorum. çünkü artık hepimizin zararına bir durum söz konusu oluyor. kişisel kanaatimiz var desek de aslında çok fazla manipüle ediliyoruz.
devamını gör...
123.
hohohıhıhahaha hepsi - yalan bile var da manga - yalan nasıl olmaz ceeeeennnk! kafanı ütüleyeyim mi bir on saat he?!
devamını gör...
124.
post- truth ( hakikatin önemsizleştirilmesi)
burada truth gerçek olarak düşünülemez. öyle olsa realty olmalıydı.
gerçek daha nesnelken, hakikat daha düşünsel olarak ele alınmalı. post-truth kavramı da düşünsel duruma hitap ettiği için kullanılır ve siyasi bir terimdir. siyasiler bolca kullaniyor. bu yüzden hayatımızı direkt olarak etkiliyor.
kavramı doğru türkçeleştirebilirsek daha anlaşılır hale getirebiliriz.
not: araya bir de beyaz yalan bırakayım. öbürleri pek beyaz gelmedi bana. *
-ne uyuması! gözlerimi dinlendiriyorum.
burada truth gerçek olarak düşünülemez. öyle olsa realty olmalıydı.
gerçek daha nesnelken, hakikat daha düşünsel olarak ele alınmalı. post-truth kavramı da düşünsel duruma hitap ettiği için kullanılır ve siyasi bir terimdir. siyasiler bolca kullaniyor. bu yüzden hayatımızı direkt olarak etkiliyor.
kavramı doğru türkçeleştirebilirsek daha anlaşılır hale getirebiliriz.
not: araya bir de beyaz yalan bırakayım. öbürleri pek beyaz gelmedi bana. *
-ne uyuması! gözlerimi dinlendiriyorum.
devamını gör...
125.
konuşuldu mu bilmiyorum yayına biraz geç katıldım. bal mumu heykeli vardı ya kuran yırtan çocuk diye yutturmuşlardı çocukken.
devamını gör...
126.
daha küçüğüm, anam bana "yakışıklı oğlum" diyor, inanıyorum, sonra büyüyorum, hala acıyor o yalanın izi kfkkflf.. böhü.......
devamını gör...
127.
akşamı kütüphanede geçireceğim deyip pavyona gitmek... eğlenceli bir yalandı.
devamını gör...
128.
yalanı gömüyoruz ama ne demiş sayın erçetin; dünyada ölümden başkası yalan.
kesinlikle.
kesinlikle.
devamını gör...
129.
hickimsenin yalan söylemediği bir dünya için " yalanın icadı" filmini izleyiniz. komedi-fantastik türünde şahane bir film
devamını gör...
130.
supernatural’da yalansız bir dünya hayal etmişler ve kaos hakim oluyor dünyaya. yani ben söylemesem de birileri mutlaka yalan söylemeli yoksa bu dünya çöker. izleyin güzel bölümdü.
devamını gör...
131.
selamlar. geldik dördüncü yayına, evet. vay be.
bu akşam ne yapacağız? bir konumuz var mı? yok! spontane'den emprovizeye geçiş mi yapacağız peki? neden olmasın. bir takım sorularımız var, sizlere soracağız. sizler bizlere soracaksınız, biz birbirimize soracağız. benim uzaylıyla birebir soruşan arkadaşım var onu da getireceğim, öbürünü de getireceğim ve burada bir sinerji yaratacağız.
her hafta olduğu gibi, bu akşam da 21.00'da sözlük radyosunda görüşmek üzere.
bu akşam ne yapacağız? bir konumuz var mı? yok! spontane'den emprovizeye geçiş mi yapacağız peki? neden olmasın. bir takım sorularımız var, sizlere soracağız. sizler bizlere soracaksınız, biz birbirimize soracağız. benim uzaylıyla birebir soruşan arkadaşım var onu da getireceğim, öbürünü de getireceğim ve burada bir sinerji yaratacağız.
her hafta olduğu gibi, bu akşam da 21.00'da sözlük radyosunda görüşmek üzere.

devamını gör...
132.
saat 21:00 olsa da dinlesek denilen yayın..
cenk kusura bakma yalnız artık kız tarafını tutuyorum ben, robnaja ne dese "hakkıdır, haklıdır" diye yanında yer alacağım.*
seni artık başka yayında hoş tutarım.*
şimdiden kolay gelsin, iyi yayınlar.
cenk kusura bakma yalnız artık kız tarafını tutuyorum ben, robnaja ne dese "hakkıdır, haklıdır" diye yanında yer alacağım.*
seni artık başka yayında hoş tutarım.*
şimdiden kolay gelsin, iyi yayınlar.
devamını gör...
133.
böyle muğlak muğlak konseptler. soru? ne sorusu? nerde? kim? ne belli? ya hayret bir şey ya... ben 98 alınca ağlayan kızım tamam mı!!1!ç!1,1! nerelerden sorumluyuz bilmem lazım. mağdurum. yönetim buna bir el atın...
beni geren yayındır*
beni geren yayındır*
devamını gör...
134.
devamını gör...
135.
soylunun habertürk programını izlemekten beni alıkoyan ''spontane ''gelişen şeyler var!
devamını gör...
136.
koşarak eve gitme sebebim olan yayın. sokağa çıkma yasağı başladığı için degil bu yayın başladığı için gidiyorum eve, evet.
siz de gelsenize!
siz de gelsenize!
devamını gör...
137.
cenk niye açmıyorsun telefonumu? aşkolsun*
bi daa da aramam davosu!
bi daa da aramam davosu!
devamını gör...
138.
'ailecek dinliyoruz' demek istediğim programdır. şimdiden iyi yayınlar olsun o halde.
edit: şakaydı şaka *
edit: şakaydı şaka *
devamını gör...
139.
cenk sıkıştır şunu dersine çalışmamış baaakkk *
devamını gör...
140.
eskişehir iç anadolu’nun özgürlük adasıdır. al bir monolog daha ama gerçek.
devamını gör...
141.
"spontane radyo yayını" ile benzer başlıklar
spontane
5