181.
merhabalar sevgili dostlar. bir süredir gündemimizde olan, ancak bizim için oldukça üzücü olduğundan, kendi aramızda bile konuşmaktan kaçındığımız bu haberi artık sizlerle paylaşmak durumundayız zira torku’nun ecele faydası yok. *
efenim, spontane isimli güzide radyo yayınımızı, malesef bu hafta da dahil olmak üzere, belirsiz bir süre için askıya almak durumundayız. gelecek ne getirir bilinmez dostlar, ama sizinle ve yayınımızla olan geçmiş, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzeldi.
- peki neden a cenk? sen biliyo musun yılmaz gacesinden ayrıldı? kimden ötürü ha kimden ötürü? senden ötürü mü? benden ötürü mü?
malesef benden ötürü a dostlar. önümüzdeki süreçte kişisel gündemlerimden kaynaklı, hem sözlüğe hem de radyoya pek az zaman ayırabileceğim. buna canlı yayın saatlerimiz ve keşke hepiniz dahil olabilseniz de bizim kadar eğlenebilseniz dediğimiz, yayın hazırlık süreçlerimiz de dahil malesef.
hal böyle olunca, sizleri pazartesiye kadar bekletmeden haberdar edelim dedik. size dinleyenlerimiz diyemem. desem desem, bize kulak veren dostlar diyebilirim. hem robnaja’nın hem benim ilk yayın deneyimimiz olan bu süreçte desteğini esirgemeyen tüm dostlara, bizimle gülen bizimle ah be diyen tüm güzel insanlara, en rezil anılarımıza dahi gülümseyerek tepki veren tüm arkadaşlarımıza, modumuz düştüğü anda sezip bizi kucaklarına alıp yükselten siz mükemmel varlıklara* sonsuz teşekkür ederim. spontane ekibi olarak, bize güvenip, “yardırın arkadaşlar, siz halledersiniz şöyle süpersiniz böyle mükemmelsiniz” diye bizi gazlayan, ertesi günkü unutulmaz dinozor şarkısı esnasında dahi sadece random gülen güzel insan, superman gomercan’a sonsuz sevgiler, çiçekler ve sevimli böcekler yollarız. heykelini diksek, ehe. şey. neyse.
rob hep “veda etmek istemiyorum, bir sonraki yayın için buluşma talebiyle ayrılıyorum” diye bitirirdi programları. yine öyle yapalım, veda etmek istemiyoruz, ileride bir gün tekrar buluşmak dileğiyle. hoşçakalın dostlar.
efenim, spontane isimli güzide radyo yayınımızı, malesef bu hafta da dahil olmak üzere, belirsiz bir süre için askıya almak durumundayız. gelecek ne getirir bilinmez dostlar, ama sizinle ve yayınımızla olan geçmiş, kelimelerle ifade edilemeyecek kadar güzeldi.
- peki neden a cenk? sen biliyo musun yılmaz gacesinden ayrıldı? kimden ötürü ha kimden ötürü? senden ötürü mü? benden ötürü mü?
malesef benden ötürü a dostlar. önümüzdeki süreçte kişisel gündemlerimden kaynaklı, hem sözlüğe hem de radyoya pek az zaman ayırabileceğim. buna canlı yayın saatlerimiz ve keşke hepiniz dahil olabilseniz de bizim kadar eğlenebilseniz dediğimiz, yayın hazırlık süreçlerimiz de dahil malesef.
hal böyle olunca, sizleri pazartesiye kadar bekletmeden haberdar edelim dedik. size dinleyenlerimiz diyemem. desem desem, bize kulak veren dostlar diyebilirim. hem robnaja’nın hem benim ilk yayın deneyimimiz olan bu süreçte desteğini esirgemeyen tüm dostlara, bizimle gülen bizimle ah be diyen tüm güzel insanlara, en rezil anılarımıza dahi gülümseyerek tepki veren tüm arkadaşlarımıza, modumuz düştüğü anda sezip bizi kucaklarına alıp yükselten siz mükemmel varlıklara* sonsuz teşekkür ederim. spontane ekibi olarak, bize güvenip, “yardırın arkadaşlar, siz halledersiniz şöyle süpersiniz böyle mükemmelsiniz” diye bizi gazlayan, ertesi günkü unutulmaz dinozor şarkısı esnasında dahi sadece random gülen güzel insan, superman gomercan’a sonsuz sevgiler, çiçekler ve sevimli böcekler yollarız. heykelini diksek, ehe. şey. neyse.
rob hep “veda etmek istemiyorum, bir sonraki yayın için buluşma talebiyle ayrılıyorum” diye bitirirdi programları. yine öyle yapalım, veda etmek istemiyoruz, ileride bir gün tekrar buluşmak dileğiyle. hoşçakalın dostlar.
devamını gör...
182.
haberlerden sıkıldık açtık radyoyu elimizde biralar,ailecek dinliyoruz. iyi yayınlar.
edit:ismim geçti,yabancı dizilerde türkiye denilmiş gibi sevindim. bundan sonra yayınınızın müptelasıyız. kaçamazsınız.
edit:ismim geçti,yabancı dizilerde türkiye denilmiş gibi sevindim. bundan sonra yayınınızın müptelasıyız. kaçamazsınız.
devamını gör...
183.
bütün başlığı okumayacak kadar tembel bir buyucu olduğum için bir merlin versiyonu da ben söyleyeceğim. camelot dizisinde büyü yapmayan merlin var. en sevdiğim ikinci büyücüyü sizlere tanıtayım: sonea.
(bkz: the black magician)
(bkz: the black magician)
devamını gör...
184.
185.
gargamelsiz buyuculer, kambersiz düğüne benzer:)
devamını gör...
186.
benim favori büyücüm arog'daki enigma... kale japon kale oluyordu da sonra aroglular büyüyü bozdu.
devamını gör...
187.
kim lan bu erol egemen!
devamını gör...
188.
madem büyücülerden konuşuyoruz, o zaman ben de favorilerimi yazayım.
ilk olarak “kralkatili güncesi” romanlarından kvothe’den söz etmek istiyorum. ilk sıraya koymamın nedeni ise kendisi ile en yüksek düzeyden empati kurabilmemdir. bizden biridir aynı zamanda. uzaklarda değildir.
çocukluğundan gençliğine kadar onunla büyüdüğümdendir sonra.
sonra radagast gelir benim için. doğayla ormanla içiçe, şevkatli, minnoş bir büyücü zira. tam akşam yemeğine davete gitmelik biri. çok iyiyseniz gece evinde konaklayabilirsiniz bile.
ve tabiki gandalf...
kendisini frodo’nun söylemiş olduğu şiirle anmak daha doğru olur;
ölümcül bir kılıç ve şifalı bir elle,
bükülüyordu beli yükü altında.
çınlayan sesi ve yanan işaretiyle,
yorgun bir hacıydı kendi yolunda.
tahtına kurulmuş bir irfan sahibi
kızmakta çabuk, daha da kolay gülmesi
yaşlı bir adam şapkası hırpani
yaslanmış duruyor, asası dikenli..
ve rand al thor...
savaşçı büyücülerin gözdesidir zannımca. şafakla gelen, gölgekatili, sabahın efendisi.
ve daha niceleri... büyücüleri sevelim.
ilk olarak “kralkatili güncesi” romanlarından kvothe’den söz etmek istiyorum. ilk sıraya koymamın nedeni ise kendisi ile en yüksek düzeyden empati kurabilmemdir. bizden biridir aynı zamanda. uzaklarda değildir.
çocukluğundan gençliğine kadar onunla büyüdüğümdendir sonra.
sonra radagast gelir benim için. doğayla ormanla içiçe, şevkatli, minnoş bir büyücü zira. tam akşam yemeğine davete gitmelik biri. çok iyiyseniz gece evinde konaklayabilirsiniz bile.
ve tabiki gandalf...
kendisini frodo’nun söylemiş olduğu şiirle anmak daha doğru olur;
ölümcül bir kılıç ve şifalı bir elle,
bükülüyordu beli yükü altında.
çınlayan sesi ve yanan işaretiyle,
yorgun bir hacıydı kendi yolunda.
tahtına kurulmuş bir irfan sahibi
kızmakta çabuk, daha da kolay gülmesi
yaşlı bir adam şapkası hırpani
yaslanmış duruyor, asası dikenli..
ve rand al thor...
savaşçı büyücülerin gözdesidir zannımca. şafakla gelen, gölgekatili, sabahın efendisi.
ve daha niceleri... büyücüleri sevelim.
devamını gör...
189.
eee dune yok mu ?
devamını gör...
190.
191.
192.
193.
game of thrones'a dair sevdiğim en önemli şey, bu denli fantastik bir dünyada karakterlerin gerçekliği. yüzüklerin efendisi'nde, harry potter'da mutlak iyiler ve mutlak kötüler vardır. aragorn'a baktığımızda adam kusursuz bir adam, voldemort desen aşk iksirinden doğduğu için çocukluğundan beri ölümsüzlükle kafayı bozmuş. yani aslında kötülükle ve iyilikte o kadar da mutlak bir sebep bulamıyoruz bu karakterlerde. game of thrones'taki karakterleri her yönleriyle tanımak, görmek beni çekiyordu bu hikayeye. herkes kendinden bir şey bulduğu bir aileyi tutar, karakterlerden bir parça kendinden bir şey bulur. yani ben çocukluğumdan beri aragorn sevsem de adamla benzeşen bir yanım bile yok. jon snow ama? her yönünden bir şey bulabiliyorsun kendinde.
az önce konuşulan kötülerin ön plana çıkma konusu da bununla alakalı bence. çünkü izleyiciler, okuyucular olarak hiçbir sebep yokken dünyayı yok etmek isteyen kötülerden sıkıldık, aynı şekilde sırf iyilik olsun diye oradan oraya koşturan kahramanlardan da.
az önce konuşulan kötülerin ön plana çıkma konusu da bununla alakalı bence. çünkü izleyiciler, okuyucular olarak hiçbir sebep yokken dünyayı yok etmek isteyen kötülerden sıkıldık, aynı şekilde sırf iyilik olsun diye oradan oraya koşturan kahramanlardan da.
devamını gör...
194.
james potter. kendimi bulurum kendisinde.
devamını gör...
195.
sabrina the teenage witch'in * adı anılmaz mı, kendi ergenken iki ergen * halasıyla ve bir de eski anarşist kediyle * baş etmek kolay mı sorarım sevgili sözlük? iyi yayınlar sevgili cenk'in arka bahçesi ve sevgili robnaja! *
devamını gör...
196.
197.
konuya aşırı uzak olsam da, sonlara doğru dinlediğim yayın. ne dediğinizi hiç anlamadım ama güzel konuştunuz gençler.*
harry potter hiç ilgimi çekmeyip, hiç izlemeyip, hiç okumadım ki, son çalan şarkı o filmlerden bir şarkı sanırım. ayin yapıyormuşuz gibi hissettim yahu. değişik oldum.
harry potter hiç ilgimi çekmeyip, hiç izlemeyip, hiç okumadım ki, son çalan şarkı o filmlerden bir şarkı sanırım. ayin yapıyormuşuz gibi hissettim yahu. değişik oldum.
devamını gör...
199.
(bkz: ah ulan)
konu neydi radyo yayınından sonra tutkuyla takip ettiğim yayın bitti mi şimdi? ara verdik demeyin, yemem. ara verilen ilişkiler bitmeye mahkumdu, her bakarız diye cevaplanan sorular kadar. bitmesin isterim ama elden de bir şey gelmiyor. yolunuz daim olsun, karşılaşırız elbet bir dönemeçte yeniden.
neyse gelmişken bir şarkı bırakayım cenku balıma *
konu neydi radyo yayınından sonra tutkuyla takip ettiğim yayın bitti mi şimdi? ara verdik demeyin, yemem. ara verilen ilişkiler bitmeye mahkumdu, her bakarız diye cevaplanan sorular kadar. bitmesin isterim ama elden de bir şey gelmiyor. yolunuz daim olsun, karşılaşırız elbet bir dönemeçte yeniden.
neyse gelmişken bir şarkı bırakayım cenku balıma *
devamını gör...
200.
güzel muhabbetti. konuşuldu, bitti. teşekkürler spontane. kalın sağlıcakla...
devamını gör...
201.
bugün sevgili robnaja hanımefendi ile bu programa başlamamızın sene-i devriyesi. belki bi program yapardık bugün için ya da belki de güzel birkaç kelam alırdım kaleme ama ne tadımdan bir eser var ne de tuzumdan, keza rob'un da öyle.
yine de kendisi bir iyi ki'dir, anmamak olmaz. mutlu ve spontane günleriniz olsun zamanında bize kulak veren dostlar.
yine de kendisi bir iyi ki'dir, anmamak olmaz. mutlu ve spontane günleriniz olsun zamanında bize kulak veren dostlar.
devamını gör...
"spontane radyo yayını" ile benzer başlıklar
spontane
5