101.
kırmızı harf yazmayı bilmiyom ben. oynamıyom o yüzden
devamını gör...
102.
kedi yiyen fare.

cumle zaten olm.
devamını gör...
103.
bunasılsözlük allahım..
bir yandan dinsiz kitapsiz kafirler,
bir yandan kel psikopatlar..
ofnebilim ben? neden düştüm buralara?
merak etmeyin ama bunu da aşacağız zamanla..
bu bataklıktan_kurtulan_kisi ilk ben olacağım, göreceksiniz..
ben milyonların sevgilisi değil sıradanbiriyim.
ölü gibi bakıyorum yaptığınız şakalara..
bazılarına yazarkasa fırlatasım geliyor, bazılarına otistik şempaze diyesim geliyor yalan değil..
canım bazen adana_kebap bazen acılıvegankebabı çekiyor.
ah ahh gulmekicinyaratilmis canlar neden sürekli acı çekiyor?
amann neysene birazdan abdulseyidbincabbar gelir,
ve bu kadar 'bağırmayacaktın anton' der tadımı kaçırır.
iftar cadirina giden ateist, chplimilfteyzeyi renklirüyalaroteline kaçırır..

acaba bir dahakine hangi nicki seçsem diye düşünürüm. şu anki online listesinden bensenobiz kim varsa ortaya böyle bir atarlanma çıktı işte.. enterasan olan bu yazarların bir çoğuna yeni denk gelmem. mutlular mı acaba bilemem ama bir anda hikayemi şekillendirdiler.. teşekkürler..
devamını gör...
104.
ben bu başlığa bayılıyordum yahu! dur deneyeyim yine bir şeyler. online listesinden ve tanıdıklarımdan rastgele seçiyorum.

play station'ın başına oturup düğmeye basınca karşısında ilk beliren "acclaim entertainment" yazısına boş gözlerle baktı bir süre. sonra kendine geldi ve oyuna daldı. "allahsızlar! ne güzel oyun yapmışlar" diye geçirdi aklından, fakat çok geçmeden sıkıldı ve kapattı oyunu. içi içine sığmıyordu aslında. "bir derdim var çünkü" diye geçirdi bu kez de aklından; "bir derdim var. cokacayipsey bu ama yine de düşünmeden edemiyorum." tam bu noktada aklından "düşünüyorum öyleyse davarım" cümlesi geçince, ne zamandır ilk kez gülümsedi ama uzun sürmedi bu durum. tekrar gömüldü karamsarlığına.

kararsızlıkla ne yapacağını şaşırmıştı. orada duran oyun kâğıdı destesini alıp farkında olmadan karıştırmaya başladı. otomatiğe bağlamış şekilde sinek as en üste gelene dek karıştırdı ve durdu. uğuruydu bu kâğıt onun. "durbidusunelim, ne yapabiliriz" dedi ve geçmişe doğru kaydı düşünceleri. "echoes of the past" diye mırıldandı. geçmişin yankıları... düşündükçe hâlâ ilk günkü gibi sızladığını fark etti içinin ama bu sorunu çözmenin mutlaka bir yolu olmalıydı. en iyi arkadaşını böyle bir nedenden ötürü kaybedemezdi. tam düşüncelerine yoğunlaştığı sırada üst komşunun anlık bir gürültüsüyle irkildi ve elinde olmadan yukarıya doğru var gücüyle bağırdı: "insan olun biraz!"

"neyse" dedi aynı moda geri dönemeyince. o sırada merakla bakınarak yanına gelen kedisine gözü ilişti. gülmeye başladı. gözleri hafif şaşıydı kedisinin ve bu ona çok daha sevimli bir hava veriyordu. kedinin de etkisiyle kafasındaki dumanlar biraz daha dağıldı. "bırakayım şimdilik böyle kalsın bu durum. gerektiğinde muhalif olabilmek de dostluğun bir parçası. elbet bir gün anlayacak beni. o zaman nasılsa çözeriz bu sorunu birlikte." diyerek içini rahatlattı. tam o anda neşeli bir müzik duyuldu pencereden. kendini o neşeli ritme kaptırıp kıpırdanırken "kanto olmalı. çok iyi geldi bana. dikensiz kaktüs kadar ferah hissediyorum." dedi. kediyi tutup havaya kaldırdı. "çözemediğiniz bir sorununuz varsa kara kara düşünmeyin, kediyesorun. kedi her zaman sizi rahatlatacak bir şey bulur." diye gülerek kendisini müziği daha iyi duyabilmek için balkona attı.
devamını gör...
105.
to ve ol nickli yazarları tanıyamadım.
devamını gör...
106.
bugün ”rbf” fc takımında futbol oynamaya başlayacağım. çok heyecanlıyım. tribünde çok sayıda “örnek vatandaş” var. hiç kimse ayrım yapmıyor, “bensenobiz” şeklinde tezahüratlar var tribünde. nerelisin diye sordum birine “patagonyalı”yım dedi. bir tanesi de “gotcha” diye hapşırdı, çok yaşa dedim. “ölüm” gibi bir sessizlik oldu bir an, o kadar kenetlenmiş insanlar düşünün artık.
devamını gör...
107.
inca, fiko gel oglum insan olun biraz.
devamını gör...
108.
her sabah uyandığında i am melting lannn melting diye bağırıyordu doğan güneşe. allahsız gibi dinsiz kitapsiz kafir gibi yakıyordu insanı bu güneş. güneşe isyan ritüelini tamamladıktan sonra büyücü dahlvier'e adaklarını adamak için plant based bir emine pir zola kurban etti. normalde evin tanrısı hestia idi ama bugünkü işleri başka bir ilaha ihtiyaç duyuyordu.
mavininiçindekiyeşildünya'ya çıktığında ilk iş yoldaş benjamin franklin'in yanına ışınlanmak için 0000 kodunu girdi. portala düştüğünde yoldaş'ın sesi geliyordu: insan olun biraz! olayı anlamak için ilerledi ve ülkenin ordusunun görüntülerini fark etti ekranda. kollarında army suzy yazılı yamalarla bubbles of death marşını söylüyorlardı. köşedeki kiriktopuk'lu ayakkabılarını fark etti. erkeksi bayan buse miyim ben? niye topuklarım hep kırılıyor ki diye söylenerek yoldaş'a baktı. yoldaş onu duymuyordu bile. geçen ay tayini ağrı dağına çıkan ornitorenk'i aramakla meşguldu. orni dağın zirvesine giden yolda kaybolmuştu. bir coup de grace diye düşündü. bu dünyada kaybolmak bir lükstü. antrasit renkli koltuğa otururken öğlen bi acılıvegankebabı söylesem diye düşünürken odaya bir anda bir ayı daldı. hay allah kahretmesin yine mi?? ulan ayılar sizi atacağım bu diyarlardan. gerekirse dostlarımızla geleceğiz yine de atacağız sizi!! yetmezse clarkent'i çağıracağız x ışınları attıracağız...
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"yazar nicklerinden cümle kurmak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim