yazar nicklerinden cümle kurmak
başlık "tayber doğan" tarafından 08.12.2021 12:56 tarihinde açılmıştır.
81.
online listesinden sırayla geliyor bu kez:
moderatör 2 yazan kapıdan içeri girerken yüzünde 3 bilinmeyenli denklem çözüyormuş gibi ciddi bir ifade vardı. gözü, monitördeki _valuable0 yazısına takıldı. "yine kod yazıyor galiba" diye düşünürken elindeki gazeteyi masaya fırlatıp "ahlak bekçisi kesildiler başımıza" diye yüksek sesle söylendi.
arkadaşı o sırada bilgisayar başında değildi. okuduğu kitaptan başını kaldırarak "ahterbin ne demek, bir fikrin var mı?" diye sordu. "osmanlılar bu kelimeyi astrolog anlamında kullanırmış" diye cevapladı bizimki, gözünü gazeteden ayırmadan. aslında aklı orada bile değildi. akşamki telefon konuşmasını düşünüyordu. "gel beni al cunda'ya gidelim" demişti ali, 06 plakalı aracının içinde sıkıntıdan bunalmış hâldeyken. gitse işleri aksayacaktı. gitmese bu bunalımı üzerinden atamayacaktı. "amanneysene" diyerek düşüncelerini dağıtmaya çalıştı.
o sırada arkadaşı (aklı hâlâ ahterbinde kalmış şekilde) kendisine şüpheli gözlerle bakarak "ben de bilim insanı gibi bir anlama geliyor sanıyordum" dedi. "ammasalladin" diye güldü arif.
arif kerimi idi adı. armullah derdi arkadaşlar nedense. artemiz sonsal adlı bir başka arkadaşlarına değil, ona layık görmüşlerdi nedense bu lakabı. "ayı" dedi alçak sesle. ayı derlerdi ona da. enine boyuna iri biriydi çünkü. babıali kelimesini doğru telaffuz edemez "babali" diyerek hepsini güldürürdü.
zihninin ne kadar alakasız yerlere gittiğini görünce kendisi de şaşırdı ve kafasını dağıtmak isteğiyle, kenarda boynu bükük şekilde duran ve doğru dürüst kullanılmayan televizyonu açtı. ekrandaki baker street 221b yazısını görünce çok sevdiği sherlock holmes ile ilgili bir belgesel başladığını görüp sevinçle koltuğa gömüldü. 5 dakika bile geçmeden kafasındaki sıkıntılı düşünceleri çoktan unutmuştu.
moderatör 2 yazan kapıdan içeri girerken yüzünde 3 bilinmeyenli denklem çözüyormuş gibi ciddi bir ifade vardı. gözü, monitördeki _valuable0 yazısına takıldı. "yine kod yazıyor galiba" diye düşünürken elindeki gazeteyi masaya fırlatıp "ahlak bekçisi kesildiler başımıza" diye yüksek sesle söylendi.
arkadaşı o sırada bilgisayar başında değildi. okuduğu kitaptan başını kaldırarak "ahterbin ne demek, bir fikrin var mı?" diye sordu. "osmanlılar bu kelimeyi astrolog anlamında kullanırmış" diye cevapladı bizimki, gözünü gazeteden ayırmadan. aslında aklı orada bile değildi. akşamki telefon konuşmasını düşünüyordu. "gel beni al cunda'ya gidelim" demişti ali, 06 plakalı aracının içinde sıkıntıdan bunalmış hâldeyken. gitse işleri aksayacaktı. gitmese bu bunalımı üzerinden atamayacaktı. "amanneysene" diyerek düşüncelerini dağıtmaya çalıştı.
o sırada arkadaşı (aklı hâlâ ahterbinde kalmış şekilde) kendisine şüpheli gözlerle bakarak "ben de bilim insanı gibi bir anlama geliyor sanıyordum" dedi. "ammasalladin" diye güldü arif.
arif kerimi idi adı. armullah derdi arkadaşlar nedense. artemiz sonsal adlı bir başka arkadaşlarına değil, ona layık görmüşlerdi nedense bu lakabı. "ayı" dedi alçak sesle. ayı derlerdi ona da. enine boyuna iri biriydi çünkü. babıali kelimesini doğru telaffuz edemez "babali" diyerek hepsini güldürürdü.
zihninin ne kadar alakasız yerlere gittiğini görünce kendisi de şaşırdı ve kafasını dağıtmak isteğiyle, kenarda boynu bükük şekilde duran ve doğru dürüst kullanılmayan televizyonu açtı. ekrandaki baker street 221b yazısını görünce çok sevdiği sherlock holmes ile ilgili bir belgesel başladığını görüp sevinçle koltuğa gömüldü. 5 dakika bile geçmeden kafasındaki sıkıntılı düşünceleri çoktan unutmuştu.
devamını gör...
82.
devamını gör...
83.
bence de normal sözlük’ün en şirin yazarı öpülepsi’dir.
devamını gör...
84.
opulepsi'yi guzelliyorlar demek ki at,avrat,silah.
devamını gör...
85.
epsilondelta 2.1 hardcore premium plus yeni indirimli fiyatıyla sizlerle! bu teklifi kaçırma!
devamını gör...
86.
ben bir iki kelam etmek istiyorum değerli dostlar..
şu sıralar duymak istediğim cümle: balkanlardan gelen soğuk hava dalgası. dalgalarla işim olmaz deme, dalga geçme halimle.. sıcaktan uyuşmuş beynime tek iyi gelen dondurma topları ile pierre loti tepesinden haliç'e bakan çocuk gibiyim. minik fare kükredi zamanlarından hopp bu zamanlara.. nereyegittiğibilinmeyengençlik kollarında. hayat yordu. bir dostoyevski insanı edasında yazsam da bu beni kesmeyecek. ka-fa 1500 olmuş, yollar zikzak.. keşke hayallerimi bir çekirdek gibi çıtlatsam. herseyyolundaymış gibi o sıcak kestaneleri üfleye üfleye ısırsam.
insanolunbiraz!! o ilginçbiryabancı ile tartışacağım huzursuz ve gizlenen hislerimi açığa çıkaracağım haykırışkardan biriydi. bir yaşam busesi bekleyen, kıyıyavurandünya'nın parçaları olan biz hâlâ ona yabancı ve uzaktık.
baycerrah, kalp kapakçığıma köşe yastığı takmalı. operasyon ne zaman?
şu sıralar duymak istediğim cümle: balkanlardan gelen soğuk hava dalgası. dalgalarla işim olmaz deme, dalga geçme halimle.. sıcaktan uyuşmuş beynime tek iyi gelen dondurma topları ile pierre loti tepesinden haliç'e bakan çocuk gibiyim. minik fare kükredi zamanlarından hopp bu zamanlara.. nereyegittiğibilinmeyengençlik kollarında. hayat yordu. bir dostoyevski insanı edasında yazsam da bu beni kesmeyecek. ka-fa 1500 olmuş, yollar zikzak.. keşke hayallerimi bir çekirdek gibi çıtlatsam. herseyyolundaymış gibi o sıcak kestaneleri üfleye üfleye ısırsam.
insanolunbiraz!! o ilginçbiryabancı ile tartışacağım huzursuz ve gizlenen hislerimi açığa çıkaracağım haykırışkardan biriydi. bir yaşam busesi bekleyen, kıyıyavurandünya'nın parçaları olan biz hâlâ ona yabancı ve uzaktık.
baycerrah, kalp kapakçığıma köşe yastığı takmalı. operasyon ne zaman?
devamını gör...
87.
ımsherlockholmes bir şey yapmadan önce arkanızda delil bırakmayın.
devamını gör...
88.
düşecek bir dünya kaldı. oradan da düşün.
vıck.
vıck.
devamını gör...
89.
karanlıklar diyarının nöbet kulubelerini bekleyen gece bekçisi parolayı unutmuştu..
devamını gör...
90.
herzamanderimkiinsan olun biraz.
kıyıya vuran dünya ayaklarımızın altından kayıp gidiyor yoksa..
bu sözleri doktorum söyledi az öce terapide. dr bdıbıdıyapma dedim. işim gücüm var duyar kasmann zamanı mı . sokuyon saat ücretini iliğimi kemiğimi sömürdün dedim. o kadar mesaimiz oldu. hala dışkapınındışmandalı muamelesi ayıp oluyor ama.
benim doktorum biraz tuhaf bir doktor. parayı çok seviyor. dertliyim doktor diyorum dobarla bıragma gendinidiyor.
ben inceduygulubir adamım. ama ağzımda bozuktur hani. çok zorladığında salıyorum bir küfür ama dr umursamaz. sanki genişlikte dünya markası.
seans başlarken oturuyorum koltuğa kabartıyoum köşe yastığını anlatıyrum. lakin doktor manyak. genel olarak sanki bana ne lan diye psikologhavasında ilgleniyor benimle.
sentetik bir zekaya sahip.
az kaldı o gözlüklerini sokacak gözlerine lens yapacam dur bakalım.
geçen gün yine seanstayız. lafın ortasında süre doldu dedi. hcam bak çok pahalıya mal oluyor bana bu seanslar. şu ana kadar sana kaç paraverdim biliyor musun dedim eder bayağı dedi mal oğlu mal.
iyice hasta etti beni.
ama kapıda iki tane köpeği var. tırsıyorum. yek yakalasam pis dalacam şerefsize.
kıyıya vuran dünya ayaklarımızın altından kayıp gidiyor yoksa..
bu sözleri doktorum söyledi az öce terapide. dr bdıbıdıyapma dedim. işim gücüm var duyar kasmann zamanı mı . sokuyon saat ücretini iliğimi kemiğimi sömürdün dedim. o kadar mesaimiz oldu. hala dışkapınındışmandalı muamelesi ayıp oluyor ama.
benim doktorum biraz tuhaf bir doktor. parayı çok seviyor. dertliyim doktor diyorum dobarla bıragma gendinidiyor.
ben inceduygulubir adamım. ama ağzımda bozuktur hani. çok zorladığında salıyorum bir küfür ama dr umursamaz. sanki genişlikte dünya markası.
seans başlarken oturuyorum koltuğa kabartıyoum köşe yastığını anlatıyrum. lakin doktor manyak. genel olarak sanki bana ne lan diye psikologhavasında ilgleniyor benimle.
sentetik bir zekaya sahip.
az kaldı o gözlüklerini sokacak gözlerine lens yapacam dur bakalım.
geçen gün yine seanstayız. lafın ortasında süre doldu dedi. hcam bak çok pahalıya mal oluyor bana bu seanslar. şu ana kadar sana kaç paraverdim biliyor musun dedim eder bayağı dedi mal oğlu mal.
iyice hasta etti beni.
ama kapıda iki tane köpeği var. tırsıyorum. yek yakalasam pis dalacam şerefsize.
devamını gör...
91.
bugün sahilde dolaşırken bir erkeğin yanının boş olduğunu gördüm. oturabilir miyim dedim, olmaz oturamazsın dedi. inceduygularım ile sormuştum oysa. ne zararım vardı ki ona?
çok üzgün görünüyordu, neyin var dedim.
sanane ulan dedi.
gidip başka bir banka oturdum. sabah serinliğinde oturmak çaresizliğime iyi geldi.
insanları incelemeye başladım.
köşeden dönen mavisakallı bir adamı gördüm, yüzümü ani bir bağırışla sol tarafa çevirdim. bir kadın kendisine yol vermeyen şoföre insan olun biraz diye bağırıyordu.
#2036043
önceki daha iyiydi ama olsun.
çok üzgün görünüyordu, neyin var dedim.
sanane ulan dedi.
gidip başka bir banka oturdum. sabah serinliğinde oturmak çaresizliğime iyi geldi.
insanları incelemeye başladım.
köşeden dönen mavisakallı bir adamı gördüm, yüzümü ani bir bağırışla sol tarafa çevirdim. bir kadın kendisine yol vermeyen şoföre insan olun biraz diye bağırıyordu.
#2036043
önceki daha iyiydi ama olsun.
devamını gör...
92.
dün rüyamda brokoli ve tosbağa gördüm
devamını gör...
93.
hangi gerizekalı açtı la bu boş belş başlığı...
devamını gör...
94.
kurban bayramı'nın 1. günü, daha yeni kesmişiz hayvanı. birisi geliyor bağırarak, kurbanda billurlar benim.: kurbanda billurlar benim diye bağıran eniştemmiş. bize yaklaşınca tanıdık. tamam dedik enişteme, billurlar senin olsun.
devamını gör...
95.
kırmızı harf yazmayı bilmiyom ben. oynamıyom o yüzden
devamını gör...
96.
kedi yiyen fare.
cumle zaten olm.
cumle zaten olm.
devamını gör...
97.
bunasılsözlük allahım..
bir yandan dinsiz kitapsiz kafirler,
bir yandan kel psikopatlar..
ofnebilim ben? neden düştüm buralara?
merak etmeyin ama bunu da aşacağız zamanla..
bu bataklıktan_kurtulan_kisi ilk ben olacağım, göreceksiniz..
ben milyonların sevgilisi değil sıradanbiriyim.
ölü gibi bakıyorum yaptığınız şakalara..
bazılarına yazarkasa fırlatasım geliyor, bazılarına otistik şempaze diyesim geliyor yalan değil..
canım bazen adana_kebap bazen acılıvegankebabı çekiyor.
ah ahh gulmekicinyaratilmis canlar neden sürekli acı çekiyor?
amann neysene birazdan abdulseyidbincabbar gelir,
ve bu kadar 'bağırmayacaktın anton' der tadımı kaçırır.
iftar cadirina giden ateist, chplimilfteyzeyi renklirüyalaroteline kaçırır..
acaba bir dahakine hangi nicki seçsem diye düşünürüm. şu anki online listesinden bensenobiz kim varsa ortaya böyle bir atarlanma çıktı işte.. enterasan olan bu yazarların bir çoğuna yeni denk gelmem. mutlular mı acaba bilemem ama bir anda hikayemi şekillendirdiler.. teşekkürler..
bir yandan dinsiz kitapsiz kafirler,
bir yandan kel psikopatlar..
ofnebilim ben? neden düştüm buralara?
merak etmeyin ama bunu da aşacağız zamanla..
bu bataklıktan_kurtulan_kisi ilk ben olacağım, göreceksiniz..
ben milyonların sevgilisi değil sıradanbiriyim.
ölü gibi bakıyorum yaptığınız şakalara..
bazılarına yazarkasa fırlatasım geliyor, bazılarına otistik şempaze diyesim geliyor yalan değil..
canım bazen adana_kebap bazen acılıvegankebabı çekiyor.
ah ahh gulmekicinyaratilmis canlar neden sürekli acı çekiyor?
amann neysene birazdan abdulseyidbincabbar gelir,
ve bu kadar 'bağırmayacaktın anton' der tadımı kaçırır.
iftar cadirina giden ateist, chplimilfteyzeyi renklirüyalaroteline kaçırır..
acaba bir dahakine hangi nicki seçsem diye düşünürüm. şu anki online listesinden bensenobiz kim varsa ortaya böyle bir atarlanma çıktı işte.. enterasan olan bu yazarların bir çoğuna yeni denk gelmem. mutlular mı acaba bilemem ama bir anda hikayemi şekillendirdiler.. teşekkürler..
devamını gör...
98.
ben bu başlığa bayılıyordum yahu! dur deneyeyim yine bir şeyler. online listesinden ve tanıdıklarımdan rastgele seçiyorum.
play station'ın başına oturup düğmeye basınca karşısında ilk beliren "acclaim entertainment" yazısına boş gözlerle baktı bir süre. sonra kendine geldi ve oyuna daldı. "allahsızlar! ne güzel oyun yapmışlar" diye geçirdi aklından, fakat çok geçmeden sıkıldı ve kapattı oyunu. içi içine sığmıyordu aslında. "bir derdim var çünkü" diye geçirdi bu kez de aklından; "bir derdim var. cokacayipsey bu ama yine de düşünmeden edemiyorum." tam bu noktada aklından "düşünüyorum öyleyse davarım" cümlesi geçince, ne zamandır ilk kez gülümsedi ama uzun sürmedi bu durum. tekrar gömüldü karamsarlığına.
kararsızlıkla ne yapacağını şaşırmıştı. orada duran oyun kâğıdı destesini alıp farkında olmadan karıştırmaya başladı. otomatiğe bağlamış şekilde sinek as en üste gelene dek karıştırdı ve durdu. uğuruydu bu kâğıt onun. "durbidusunelim, ne yapabiliriz" dedi ve geçmişe doğru kaydı düşünceleri. "echoes of the past" diye mırıldandı. geçmişin yankıları... düşündükçe hâlâ ilk günkü gibi sızladığını fark etti içinin ama bu sorunu çözmenin mutlaka bir yolu olmalıydı. en iyi arkadaşını böyle bir nedenden ötürü kaybedemezdi. tam düşüncelerine yoğunlaştığı sırada üst komşunun anlık bir gürültüsüyle irkildi ve elinde olmadan yukarıya doğru var gücüyle bağırdı: "insan olun biraz!"
"neyse" dedi aynı moda geri dönemeyince. o sırada merakla bakınarak yanına gelen kedisine gözü ilişti. gülmeye başladı. gözleri hafif şaşıydı kedisinin ve bu ona çok daha sevimli bir hava veriyordu. kedinin de etkisiyle kafasındaki dumanlar biraz daha dağıldı. "bırakayım şimdilik böyle kalsın bu durum. gerektiğinde muhalif olabilmek de dostluğun bir parçası. elbet bir gün anlayacak beni. o zaman nasılsa çözeriz bu sorunu birlikte." diyerek içini rahatlattı. tam o anda neşeli bir müzik duyuldu pencereden. kendini o neşeli ritme kaptırıp kıpırdanırken "kanto olmalı. çok iyi geldi bana. dikensiz kaktüs kadar ferah hissediyorum." dedi. kediyi tutup havaya kaldırdı. "çözemediğiniz bir sorununuz varsa kara kara düşünmeyin, kediyesorun. kedi her zaman sizi rahatlatacak bir şey bulur." diye gülerek kendisini müziği daha iyi duyabilmek için balkona attı.
play station'ın başına oturup düğmeye basınca karşısında ilk beliren "acclaim entertainment" yazısına boş gözlerle baktı bir süre. sonra kendine geldi ve oyuna daldı. "allahsızlar! ne güzel oyun yapmışlar" diye geçirdi aklından, fakat çok geçmeden sıkıldı ve kapattı oyunu. içi içine sığmıyordu aslında. "bir derdim var çünkü" diye geçirdi bu kez de aklından; "bir derdim var. cokacayipsey bu ama yine de düşünmeden edemiyorum." tam bu noktada aklından "düşünüyorum öyleyse davarım" cümlesi geçince, ne zamandır ilk kez gülümsedi ama uzun sürmedi bu durum. tekrar gömüldü karamsarlığına.
kararsızlıkla ne yapacağını şaşırmıştı. orada duran oyun kâğıdı destesini alıp farkında olmadan karıştırmaya başladı. otomatiğe bağlamış şekilde sinek as en üste gelene dek karıştırdı ve durdu. uğuruydu bu kâğıt onun. "durbidusunelim, ne yapabiliriz" dedi ve geçmişe doğru kaydı düşünceleri. "echoes of the past" diye mırıldandı. geçmişin yankıları... düşündükçe hâlâ ilk günkü gibi sızladığını fark etti içinin ama bu sorunu çözmenin mutlaka bir yolu olmalıydı. en iyi arkadaşını böyle bir nedenden ötürü kaybedemezdi. tam düşüncelerine yoğunlaştığı sırada üst komşunun anlık bir gürültüsüyle irkildi ve elinde olmadan yukarıya doğru var gücüyle bağırdı: "insan olun biraz!"
"neyse" dedi aynı moda geri dönemeyince. o sırada merakla bakınarak yanına gelen kedisine gözü ilişti. gülmeye başladı. gözleri hafif şaşıydı kedisinin ve bu ona çok daha sevimli bir hava veriyordu. kedinin de etkisiyle kafasındaki dumanlar biraz daha dağıldı. "bırakayım şimdilik böyle kalsın bu durum. gerektiğinde muhalif olabilmek de dostluğun bir parçası. elbet bir gün anlayacak beni. o zaman nasılsa çözeriz bu sorunu birlikte." diyerek içini rahatlattı. tam o anda neşeli bir müzik duyuldu pencereden. kendini o neşeli ritme kaptırıp kıpırdanırken "kanto olmalı. çok iyi geldi bana. dikensiz kaktüs kadar ferah hissediyorum." dedi. kediyi tutup havaya kaldırdı. "çözemediğiniz bir sorununuz varsa kara kara düşünmeyin, kediyesorun. kedi her zaman sizi rahatlatacak bir şey bulur." diye gülerek kendisini müziği daha iyi duyabilmek için balkona attı.
devamını gör...
99.
to ve ol nickli yazarları tanıyamadım.
devamını gör...
100.
bugün ”rbf” fc takımında futbol oynamaya başlayacağım. çok heyecanlıyım. tribünde çok sayıda “örnek vatandaş” var. hiç kimse ayrım yapmıyor, “bensenobiz” şeklinde tezahüratlar var tribünde. nerelisin diye sordum birine “patagonyalı”yım dedi. bir tanesi de “gotcha” diye hapşırdı, çok yaşa dedim. “ölüm” gibi bir sessizlik oldu bir an, o kadar kenetlenmiş insanlar düşünün artık.
devamını gör...