yazmak için yazmak vs okunmak için yazmak
başlık "me11isho" tarafından 09.02.2021 03:29 tarihinde açılmıştır.
1.
içinden geldiği gibi fazla düşünmeden zorlamadan yazmak. yazma eylemini ne kadar akışına bakarsanız o kadar rahatlatıcı oluyor. tabii burdan saçma sapan şeyler yazalım manası çıkmıyor, onu yazmaya başlamadan kısaca düşünüp sonrasında işi güvendiğiniz yazma kabiliyetinize devretmek en güzeli sanki.
devamını gör...
2.
ilki pratikte mümkün değil bence. şimdi oturup buraya yazdıklarınızı notepad'e falan yazın ama kimse okumasın olur mu? bence bunu kimse yapmaz. zaten yazı dediğimiz şey bir iletişim aracı. birileri görsün okusun diye yazıyoruz. ama her yazan kişinin beklentisi başka oluyor. o beklentiyi çok yüksek tutmamak lazım belki..
devamını gör...
3.
yazmak için yazmak kendini açarak iletişim kurmaktır, okunmak için yazmaksa "- mış" gibi yapmaktır.
devamını gör...
4.
yazmak için yazmaktır. sanat için sanatta olduğu gibi.
devamını gör...
5.
yazmak için yazmaktır. şahsen benim bir okunma kaygım yok. yazarak rahatlıyorum, yazarak mutlu oluyorum. okunmazsa okunmasın ne yapayım yani.
devamını gör...
6.
böyle bir kıyas olmaz, ikisidir de. biri olmadan diğeri kupkurudur.
yazdıklarımız okunmayacaksa, birilerine dokunmayacaksa nereden temelleneceğiz ki ? hangi motivasyonla yazacağız ? yazmak için yazarsanız, söylemiş olmak için söylemiş olabilirsiniz. gereksizdir, laf kalabalığıdır. hayatın bir yönüne ışık tutmayan sözü kim ne yapsındır ki ? okunmaya değer bir şeyler karalarız ve geri dönüş alırız ki bu hem motivasyon sağlar hem yazdıklarımızı, kendimizi gözden geçiririz hem de hayatta tam olarak nerelerde konumlandığımızı biliriz. bu motivasyondan eksik bir yazma eylemi "benim gibi kasları olmayan kendine erkeğim demesin" seviyesine iner.
bukowski, fante'yi okudu ve "işte, işte budur anasını satayım. tam olarak böyle bir adam olmalıyım" dedi. sonra o da birilerine ön ayak oldu. schopenhauer, çoğunun önderi oldu. yalnızca yazmak için yazmış olsalar, birilerine dokunamazlardı. yazma eyleminden, özellikle nitelikli bir yazma eyleminden bahsediyorsak mutlaka okuyucusuyla buluşturmalıyız.
zaten yazma işini hakkıyla yapanların eğildiği meseleler, akademik olmadığı sürece genellikle insanlığa ya da bir kısmına hitap eder. ona anlatır: "bak, böyleyken böyle" der. kelimeleriyle kilometrelerce uzağa uzanır, oradan bir eli tutar, birini kucaklar. onda bir şeyleri canlandırır. belki çok yorgun birisi vardır, ona enerji verir. belki ateşi çok yüksek biri vardır, birileri yanacaktır. onun ateşini düşürür, yanacakları kurtarırsınız.
yazmak, hakkını vermeye gayret ederseniz çok güzel ve kutsal bir eylem. kolektif bir çaba, yaşamı en masrafsız deneyimleme yöntemi. ben bazı yazarlar sayesinde yörüngemi buldum. yaşamı okumayı 1800, 1900'lerde yaşayıp ölen abilerimden öğrendim. colorado'da bir kar küreyicisinin oğlu öğretti bana. los angeles'te gezinen bir süt hırsızından öğrendim insanlığı, sefaleti, aşkı, yoksulluğu. tom joad'dan öğrendim, hiçbir şeyden habersizken bir yıkımı doz doz hissetmeyi. rozaşarn'dan öğrendim, mutlu olmak isteyen bir garip kızın çilesini. şımarıklığa izin vermeyen yaşamın zulmünü onlarda gördüm.
hem yazmak, hem okunmak için yazarım. belki birilerine dokunurum diye. kendimi mutlu edemedim, belki birinin mutluluğuna sebep olurum ya da hüznüne engel olurum diye yazarım.
yazdıklarımız okunmayacaksa, birilerine dokunmayacaksa nereden temelleneceğiz ki ? hangi motivasyonla yazacağız ? yazmak için yazarsanız, söylemiş olmak için söylemiş olabilirsiniz. gereksizdir, laf kalabalığıdır. hayatın bir yönüne ışık tutmayan sözü kim ne yapsındır ki ? okunmaya değer bir şeyler karalarız ve geri dönüş alırız ki bu hem motivasyon sağlar hem yazdıklarımızı, kendimizi gözden geçiririz hem de hayatta tam olarak nerelerde konumlandığımızı biliriz. bu motivasyondan eksik bir yazma eylemi "benim gibi kasları olmayan kendine erkeğim demesin" seviyesine iner.
bukowski, fante'yi okudu ve "işte, işte budur anasını satayım. tam olarak böyle bir adam olmalıyım" dedi. sonra o da birilerine ön ayak oldu. schopenhauer, çoğunun önderi oldu. yalnızca yazmak için yazmış olsalar, birilerine dokunamazlardı. yazma eyleminden, özellikle nitelikli bir yazma eyleminden bahsediyorsak mutlaka okuyucusuyla buluşturmalıyız.
zaten yazma işini hakkıyla yapanların eğildiği meseleler, akademik olmadığı sürece genellikle insanlığa ya da bir kısmına hitap eder. ona anlatır: "bak, böyleyken böyle" der. kelimeleriyle kilometrelerce uzağa uzanır, oradan bir eli tutar, birini kucaklar. onda bir şeyleri canlandırır. belki çok yorgun birisi vardır, ona enerji verir. belki ateşi çok yüksek biri vardır, birileri yanacaktır. onun ateşini düşürür, yanacakları kurtarırsınız.
yazmak, hakkını vermeye gayret ederseniz çok güzel ve kutsal bir eylem. kolektif bir çaba, yaşamı en masrafsız deneyimleme yöntemi. ben bazı yazarlar sayesinde yörüngemi buldum. yaşamı okumayı 1800, 1900'lerde yaşayıp ölen abilerimden öğrendim. colorado'da bir kar küreyicisinin oğlu öğretti bana. los angeles'te gezinen bir süt hırsızından öğrendim insanlığı, sefaleti, aşkı, yoksulluğu. tom joad'dan öğrendim, hiçbir şeyden habersizken bir yıkımı doz doz hissetmeyi. rozaşarn'dan öğrendim, mutlu olmak isteyen bir garip kızın çilesini. şımarıklığa izin vermeyen yaşamın zulmünü onlarda gördüm.
hem yazmak, hem okunmak için yazarım. belki birilerine dokunurum diye. kendimi mutlu edemedim, belki birinin mutluluğuna sebep olurum ya da hüznüne engel olurum diye yazarım.
devamını gör...
7.
ben yazmak için yazıyorum. sonuçta burası ne bir youtube ne bir instagram ve amacım kendimi başkalarıyla paylaşarak mutlu etmek. okunmak için yazmıyorum ama elbette insanların eleştirilerini dinleyip buna göre kararlar da alabiliyorum.
devamını gör...
8.
neyle ilgili yazdığına ve nasıl bir kitleye hitap ettiğine göre değişir.
şimdi o biraz da derdine göre değişir biliyor musun*
şimdi o biraz da derdine göre değişir biliyor musun*
devamını gör...
9.
kime sorulursa sorulsun cevap hep aynıdır: “yazmak için yazıyorum ben” . belki de gerçekten öyledir ama sosyal medyanın, takipçilerin, beğenilerin hayatımıza bu kadar hakim olduğu bi dönemde bunu tamamen doğru kabul etmek biraz yanlış olur sanırım. ben yazmak için yazıyorum, ben rahatlamak için yazıyorum, ben içimi dökmek ve kendime ilerde anı bırakmak için yazıyorum evet benim için hepsi doğru ama bi yandan da bi başlığa hakkında kötümser düşündüğüm bi tanım girecekken vazgeçiyorum bazen çünkü insanların okuyacağını ve ister istemez üstüne düşünüp etkileneceğini biliyorum. o yüzden elimden geldiğince kendi düşüncelerimi yazmama rağmen bi yandan da insanların okuduğunda benim yüzümden üzülmemesini, kötü etkilenmemesini istiyorum. bu sebepten de aklımın bi köşesinde tanımlarımın okunacağını bildiğim için insanları kötü etkilememek adına yazdıklarıma dikkat etme çabası var. uzun lafın kısası herkes yazmak için yazdığını söyler ama sosyal medyanın ya da internetin hayatımıza getirdiği bazı etkenler yüzünden yazarken okunacak olma ihtimalimizi de göz önüne alırız ister istemez. o yüzden kendi adıma büyük çoğunluğu yazmak için yazmak oluştursa da bi köşede okunduğunda insanları etkileme kaygısından dolayı oluşan bi okunmak için yazmak düşüncesi de var doğrusu.
devamını gör...
10.
para kazanmak için yazmak vs dert dökmek.
devamını gör...
11.
yazmak için yazıyorum. kendimi bildim bileli yazıya adanmış şekilde oradan oraya sürülüyorum. ben buyum. kabul görmenin de adeti kendim için hatta sadece yazmak için yazmak.
devamını gör...
12.
eğer bu bir 'versus' ise, 'okunmak için yazmak' her türlü alır.
açıkçası okunmak için yazıyorum,
bilinmek istiyorum.
sözlükle tanışana kadar hiçbir şey yazmıyordum mesela.
zaten sözlüğün sistemi de bu bilinir olma meselesi üzerine kurulu.
peki bu kötü bir şey mi? hayır.
neden bilinmek istemeyeyim ki?
sonuçta beğenilmekten ziyade bilinmek istiyorum.
hem şu meşhur kutsi hadisi bilirsiniz,
allah gizli bir hazine olduğunu ve bilinmek istediğini söylüyor.
hadis sahih midir değil midir bilemem ama bir şey anlatıyor olmalı.
açıkçası okunmak için yazıyorum,
bilinmek istiyorum.
sözlükle tanışana kadar hiçbir şey yazmıyordum mesela.
zaten sözlüğün sistemi de bu bilinir olma meselesi üzerine kurulu.
peki bu kötü bir şey mi? hayır.
neden bilinmek istemeyeyim ki?
sonuçta beğenilmekten ziyade bilinmek istiyorum.
hem şu meşhur kutsi hadisi bilirsiniz,
allah gizli bir hazine olduğunu ve bilinmek istediğini söylüyor.
hadis sahih midir değil midir bilemem ama bir şey anlatıyor olmalı.
devamını gör...
13.
ilk başlar okunmak hiç umrumda değildi. ama zamanla benim için önemli olmaya başladı. ha şu an aklıma estiği gibi de yazıyorum, okunmak için de yazıyorum. hangisinden ne kadar maalesef ben de bilmiyorum. ama eşsiz, kendi çapında bir dünya markası olan esprili hikayelerimi okunmasalar bile yazmak zevk veriyor*.
devamını gör...
14.
neden herkes okusun diye saçma sapan hiç yazmak bile istemeyeceğim konularda yazaım ki...bunu zaten müptezel "influencer" tipler yapıyor sözde...ben yazarım, okuyan okur, değer veren dinler...herkesin okumasına anlamasına gerek yok, umrumda da değil
devamını gör...
15.
arkadaşlar okunma kaygısı olmayan insan buraya değil gider word e falan yazar. ya da daha mantıklısı yazmaz sadece düşünür. o yüzden biliyoruz ki hepimiz okunmak için yazıyoruz.
devamını gör...
16.
okunmak güzel şey tabii ama benim buraya gelme amacım biraz kafamdan atıp buraya yazmak suretiyle deşarj olmaktı.
aslında ilk zamanlar amacıma ulaşmıştım, sonra işin rengi değişmeye başladı.
yine okunmak gibi bir derdim yok ama yazdıklarımdan aldığım keyifte yandı bitti kül oldu. buradaki varlığımı sorgulama evresine geçtim.
bir gece ansızın.
aslında ilk zamanlar amacıma ulaşmıştım, sonra işin rengi değişmeye başladı.
yine okunmak gibi bir derdim yok ama yazdıklarımdan aldığım keyifte yandı bitti kül oldu. buradaki varlığımı sorgulama evresine geçtim.
bir gece ansızın.
devamını gör...
17.
kesinlikle yazmak için yazmak dediğim kıyaslama/karşılaştırmadır. ilk tanımı okurum en fazla, hele ki uzun tanımları sittin sene okumam.
devamını gör...
18.
eğer buraya yazmaktan bahsediyorsak, ben kitap kazanmak için yazmaya geldim
devamını gör...
19.
okunmak için yazmak ağır gelen durumlar arasındadır.
devamını gör...
20.
okunmak için yazacak olsam gider yazar olurum. niye burada yazayım ?
devamını gör...