yakın arkadaşının sözlükte hangi yazar olduğunu bulmak
çok sevdiğim dostum sözlükte hangi yazar olduğumu eliyle koymuş gibi buldu işte kafa sözlük yazarı böyle zekidir, ileride çocuklarımıza anlatıp güleceğimiz bir anı
tanım:insanı şaşırtan ve mutlu eden şeyler
tanım:insanı şaşırtan ve mutlu eden şeyler
devamını gör...
yazarların kişilik olarak benzediği dizi film karakteri
dizilerdeki koltuk.
devamını gör...
z nation
çok farklı, güzel ve keyifli bir zombi dizisi. ama!!.
evet aması var. ilk 2 sezon çok güzeldi. heyecanlı, keyifli ve sürükleyici idi. 3.sezon biraz bozmaya başladı. hatta yarısında kalmıştım, aylar sonra tekrar izlemeye başladım. idare eder bir sezondu. ama 4.sezon eh işte, 5.sezon ise ne alaka idi, kötüydü. hatta çoğu bölümü sara sara izledim.
ha, bu demek değil ki kötü bir dizi. son sezonlar bir zombi dizisinde göremeyeceğiniz absürtlükler, komiklikler ve gariplikler barındırıyordu. bu yönden çok keyifli idi.
mesela;
zombilerin ölümsüz olması ve ölmemesi. ardından konuşanlar denen zombilerin ortaya çıkması. izleyince yahu saçmaladınız diyor insan ama bir zombi dizisinde de tüm tuşlara basmaları, farklı bir yapım adına iyi olmuş diyor insan.
bir çok efsane sahne vardı. yukarıda bir yazar yazmış. bunun gibi absürtlüğün dibine vuran, sizi kahkahaya boğan nice sahneler var. şimdi aklıma gelmedi.
ayrıca karakterler efsane idi. doktor karakteri en iyisi idi. 10k da bir o kadar iyi. ayrıca 10k ile ilgili bir detay vardı. dizinin sonunda 10 bininci zombiyi öldürüyordu sanırsam. müthiş bir detay bence. ama warren ana karakter olsa da bir süre sonra sarmamaya başladı beni. murphy dizinin en trol karakteri. yer yer sinir etse de, onsuz bir z nation düşünülemez. citizen z de gizli karakterlerden biri bence. epey keyifli bir karakterdi bence.
yalnız karakter konusunda ölüp / yaşama seçeneğinde şuna ayar oldum;
lilly gibi has bir karakteri harcayıp, red gibi ne idüğü belirsiz karakteri hayatta tutmaları beni epey sinir etti.
bu tarz hayatta kalma ve özellikle zombi dizilerini seviyorum. mesela walking dead olaya daha gerçekçi bakıyordu. yeme ve içme, barınma sorunlarını onlarla yaşıyorduk. bunda ise öyle bir dertleri pek olmadı. z nation olaya daha çok trol gözle bakmış. iyi de olmuş. farklı bir yapım olmuş.
bu arada "büyük kanyonda değildik" geyiği uzun beni güldürür herhalde. aklıma gelmişken, peynir olayı cidden efsane idi. karakterlerin gittiği her yeri karıştırması, olayların içinden çıkılmaz hale gelmesi keyifli idi.
tekrar edeyim; doktor karakteri cidden dizinin özü olmuş. çok sağlam bir karakterdi.
evet aması var. ilk 2 sezon çok güzeldi. heyecanlı, keyifli ve sürükleyici idi. 3.sezon biraz bozmaya başladı. hatta yarısında kalmıştım, aylar sonra tekrar izlemeye başladım. idare eder bir sezondu. ama 4.sezon eh işte, 5.sezon ise ne alaka idi, kötüydü. hatta çoğu bölümü sara sara izledim.
ha, bu demek değil ki kötü bir dizi. son sezonlar bir zombi dizisinde göremeyeceğiniz absürtlükler, komiklikler ve gariplikler barındırıyordu. bu yönden çok keyifli idi.
mesela;
zombilerin ölümsüz olması ve ölmemesi. ardından konuşanlar denen zombilerin ortaya çıkması. izleyince yahu saçmaladınız diyor insan ama bir zombi dizisinde de tüm tuşlara basmaları, farklı bir yapım adına iyi olmuş diyor insan.
bir çok efsane sahne vardı. yukarıda bir yazar yazmış. bunun gibi absürtlüğün dibine vuran, sizi kahkahaya boğan nice sahneler var. şimdi aklıma gelmedi.
ayrıca karakterler efsane idi. doktor karakteri en iyisi idi. 10k da bir o kadar iyi. ayrıca 10k ile ilgili bir detay vardı. dizinin sonunda 10 bininci zombiyi öldürüyordu sanırsam. müthiş bir detay bence. ama warren ana karakter olsa da bir süre sonra sarmamaya başladı beni. murphy dizinin en trol karakteri. yer yer sinir etse de, onsuz bir z nation düşünülemez. citizen z de gizli karakterlerden biri bence. epey keyifli bir karakterdi bence.
yalnız karakter konusunda ölüp / yaşama seçeneğinde şuna ayar oldum;
lilly gibi has bir karakteri harcayıp, red gibi ne idüğü belirsiz karakteri hayatta tutmaları beni epey sinir etti.
bu tarz hayatta kalma ve özellikle zombi dizilerini seviyorum. mesela walking dead olaya daha gerçekçi bakıyordu. yeme ve içme, barınma sorunlarını onlarla yaşıyorduk. bunda ise öyle bir dertleri pek olmadı. z nation olaya daha çok trol gözle bakmış. iyi de olmuş. farklı bir yapım olmuş.
bu arada "büyük kanyonda değildik" geyiği uzun beni güldürür herhalde. aklıma gelmişken, peynir olayı cidden efsane idi. karakterlerin gittiği her yeri karıştırması, olayların içinden çıkılmaz hale gelmesi keyifli idi.
tekrar edeyim; doktor karakteri cidden dizinin özü olmuş. çok sağlam bir karakterdi.
devamını gör...
çok şey anlatmak isterken susmak
öyle bir dolmuştur ki çığlık çığlığa susuyordur.*
devamını gör...
normal sözlük’ü sevmek
yani garip bir duygu. zaman zaman ne yapıyorum lan ben burada dese de insan. sevmese durur mu?
devamını gör...
en hüzünlü kelime
öldü..
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının gördüğü en saçma rüya
bir rüyamda sinek olmuştum
devamını gör...
başak süper kümesi
içinde bulunduğumuz yerel grup'u da kapsayan büyük galaksi topluluğu. yaklaşık 100 galaksiye ev sahipliği yapar ve yaklaşık 110 milyon ışık yılı kadar bir çapa sahiptir.
devamını gör...
nötrofil
enfeksiyon bölgesine giden ilk hücre tiplerinden biri olan bağışıklık hücresi tipi. nötrofiller mikroorganizmaları sindirerek ve mikroorganizmaları öldüren enzimleri serbest bırakarak enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olurlar. bir nötrofil, bir tür beyaz kan hücresi, bir tür granülosit ve bir tür fagosittir.
devamını gör...
zaman makineniz olsa değiştireceğiniz olay
1980'lerin sonlarına gidip annemle babamın arasını açma fikri çık aklımdan..
devamını gör...
yazarların unutamadığı film replikleri
alem tög olmuş sado!
devamını gör...
haziran 2021 köy okulları yardım projesi
bizim ev tam bir kitap kuyusu, sondaj yaptıkça çıkıyor :)
geçtiğimiz hafta silvan’da bir okula ulaşmıştı gönderdiklerim.öğretmenimiz kitap okuyan miniklerin fotoğraflarını paylaşmış( haklarını korumak adıma ben burada yayınlamayacağım). o kadar mutlu oldum ki, bana bu kadar kitap gelse hem de içlerinde okumaya doyamadıklarım olsa yine de bu kadar sevinemezdim.
kafa sözlükçülerin de yaptıkları gerçekten çok güzel, onlar da mutlu olsun minik yürekler de.
bende bir deney seti var onu gönderebilirim, içine de hikaye kitaplarından eklerim.
bir hikaye kitabı, bir kalem bazen dünyaya bir pencere açar, kalpten kalbe bir yol gözükür oradan.
sevgiyle kalın sözlükçüler.
geçtiğimiz hafta silvan’da bir okula ulaşmıştı gönderdiklerim.öğretmenimiz kitap okuyan miniklerin fotoğraflarını paylaşmış( haklarını korumak adıma ben burada yayınlamayacağım). o kadar mutlu oldum ki, bana bu kadar kitap gelse hem de içlerinde okumaya doyamadıklarım olsa yine de bu kadar sevinemezdim.
kafa sözlükçülerin de yaptıkları gerçekten çok güzel, onlar da mutlu olsun minik yürekler de.
bende bir deney seti var onu gönderebilirim, içine de hikaye kitaplarından eklerim.
bir hikaye kitabı, bir kalem bazen dünyaya bir pencere açar, kalpten kalbe bir yol gözükür oradan.
sevgiyle kalın sözlükçüler.
devamını gör...
türkiye'de en fakir insanın 4 dairesi var
(bkz: aslında ben yoğum)
devamını gör...
burcuna göre sevgili seçme
lehe çevirmenin mümkün olduğu eylemdir.
sevgiliye göre burç seçme yaparak şansınızı çok ciddi oranda arttırıyorsunuz.
misal, flört ettiğin kadın burcunu söyledi ve senin burcun ne ? dedi hemen google girip uyumlu burçlar yazıyorsunuz ve kadının burcu neyse en uyumlu anlaştığı burcu seçiyorsunuz ve artık burcunuz o oluyor.
kadın kişisi de, "harika en iyi anlaştığım burç o biliyooo musuuun" yazıyor.
artık oradan yürümesi de size kalmış.
daha ne yapayım köftehorlar, peçete mi tutayım ?
sevgiliye göre burç seçme yaparak şansınızı çok ciddi oranda arttırıyorsunuz.
misal, flört ettiğin kadın burcunu söyledi ve senin burcun ne ? dedi hemen google girip uyumlu burçlar yazıyorsunuz ve kadının burcu neyse en uyumlu anlaştığı burcu seçiyorsunuz ve artık burcunuz o oluyor.
kadın kişisi de, "harika en iyi anlaştığım burç o biliyooo musuuun" yazıyor.
artık oradan yürümesi de size kalmış.
daha ne yapayım köftehorlar, peçete mi tutayım ?
devamını gör...
kadınların eskisi kadar zor olmaması
karşılaştığınız kadınların basit olmasından kaynaklanan durumdur.
genelleme yapmamak lazım.
genelleme yapmamak lazım.
devamını gör...
köpek
bu tanım başlığa girdikten sonra kalbimde biriken kocaman bir özlem için yazılmaya başlandı.bu hikaye paşa'nın hikayesi. ve onu yaşatmak için kaleme alındı.
2016 yazının son demlerinde şehirler arası bir yolculuk esnasında yapılan bir molada kesişti yollarımız. biraz dinlenmek için edremit körfezinde ramiz köfte'de durduğumuz vakit restoranın sahibi yanımıza geldi ve kendisi de eski bir motosiklet kullanıcısı olduğu için bizimle uzun uzun sohbet etti. o esnada sürekli duyduğum bebek havlamaları dikkatimi çekti. gittim, iki minik tatlı şey sıçramaya başladı kutunun içinde. biraz oynaşıp seviştik. sonra köfteci bey arka tarafta sahiplendiği bir sürü köpekle tanıştırdı beni. sonra paşa'dan bahsetmeye başladı. biraz hastaydı ve ayağında bir eğrilik vardı. özel bir ilgi ile iyileşirdi ama evde bakım gerekiyordu. kız kardeşine bakardı da paşa onun için zor olacaktı. dedi ki sen sahiplensen hayatını kurtarırsın. * tamam ama nasıl gidicez motosikletle olmaz ki, dedim. ben onu size yollarım, dedi. gerçekten de iki gün sonra paşa şehrimdeydi. kendisi tam bir sokak köpeği. kırmanın da kırması. ama kendine has bir tatlılığı vardı. yoo hayır, bunun benim oğlum olduğu için kayırmamla alakası yok, belki çok azıcık. ama bakın haksız mıyım?

iki buçuk ay boyunca evde ana-oğul takıldık. çokça sarmaş dolaş günlerdi, gece o ağlıyor ben kucağıma alıp uyutuyordum, sabahları gözlerimi açana dek sessizce bekliyor, uyandığım anda coşkuyla oyun için havlamaya başlıyordu. o iyileştikten sonra da ailemin bahçesinde yaşamaya başladı. oraya sık sık gittiğim için de bağımız hiç kopmadı. ve her kavuşmamız büyük çığlıklar ve havlamalar ile oldu. paşa kocaman bir köpek ve baba olduktan sonra bile üzerime atlayıp beni yere yığıp el ele tutuşmadan bırakmadı.
hatta kendisi tam bir çakal olduğu için her zaman ilgiyi üzerinde tutmaya da bayılırdı. şimdi küçük bir anı geliyor. bir gün ozi ile paşa'yı kontrol etmek ve de biraz vakit geçirmek için bahçeye gittik. paşa ayağını sakatlamış. çok üzüldük. babamı aradım veterinere götürmek için. o da biraz bekleyelim, dedi. çünkü sıpa bebekken motosikletle gezerken büyünce arabaya binmekten korkar olmuştu ve ancak büyük mücadeleler ile arabaya bindiriliyor ancak sarılarak yolculuk yapıyordu. neyse biz oradan annemin eşarbını bulup ayağına sardık. o da topallaya topallaya üç ayağının üzerinde oynadı. ertesi gün komşumuz dedi ki; bu köpek seni kandırıyor, sen gider gitmez dört ayağının üzerinde koşmaya başladı. *
sonra geçen kış tatil için gittiğimde annem dedi ki sana bir şey söylemem lazım, paşa yok, 15 gündür yok. belki döner diye bekledim, söylemedim sana dedi. sonra bekledik. barınağa da baktık belki karışıklık olmuştur diye, yoktu. biz bekledik, o gelmedi. oğlum gitti. *
2016 yazının son demlerinde şehirler arası bir yolculuk esnasında yapılan bir molada kesişti yollarımız. biraz dinlenmek için edremit körfezinde ramiz köfte'de durduğumuz vakit restoranın sahibi yanımıza geldi ve kendisi de eski bir motosiklet kullanıcısı olduğu için bizimle uzun uzun sohbet etti. o esnada sürekli duyduğum bebek havlamaları dikkatimi çekti. gittim, iki minik tatlı şey sıçramaya başladı kutunun içinde. biraz oynaşıp seviştik. sonra köfteci bey arka tarafta sahiplendiği bir sürü köpekle tanıştırdı beni. sonra paşa'dan bahsetmeye başladı. biraz hastaydı ve ayağında bir eğrilik vardı. özel bir ilgi ile iyileşirdi ama evde bakım gerekiyordu. kız kardeşine bakardı da paşa onun için zor olacaktı. dedi ki sen sahiplensen hayatını kurtarırsın. * tamam ama nasıl gidicez motosikletle olmaz ki, dedim. ben onu size yollarım, dedi. gerçekten de iki gün sonra paşa şehrimdeydi. kendisi tam bir sokak köpeği. kırmanın da kırması. ama kendine has bir tatlılığı vardı. yoo hayır, bunun benim oğlum olduğu için kayırmamla alakası yok, belki çok azıcık. ama bakın haksız mıyım?

iki buçuk ay boyunca evde ana-oğul takıldık. çokça sarmaş dolaş günlerdi, gece o ağlıyor ben kucağıma alıp uyutuyordum, sabahları gözlerimi açana dek sessizce bekliyor, uyandığım anda coşkuyla oyun için havlamaya başlıyordu. o iyileştikten sonra da ailemin bahçesinde yaşamaya başladı. oraya sık sık gittiğim için de bağımız hiç kopmadı. ve her kavuşmamız büyük çığlıklar ve havlamalar ile oldu. paşa kocaman bir köpek ve baba olduktan sonra bile üzerime atlayıp beni yere yığıp el ele tutuşmadan bırakmadı.
hatta kendisi tam bir çakal olduğu için her zaman ilgiyi üzerinde tutmaya da bayılırdı. şimdi küçük bir anı geliyor. bir gün ozi ile paşa'yı kontrol etmek ve de biraz vakit geçirmek için bahçeye gittik. paşa ayağını sakatlamış. çok üzüldük. babamı aradım veterinere götürmek için. o da biraz bekleyelim, dedi. çünkü sıpa bebekken motosikletle gezerken büyünce arabaya binmekten korkar olmuştu ve ancak büyük mücadeleler ile arabaya bindiriliyor ancak sarılarak yolculuk yapıyordu. neyse biz oradan annemin eşarbını bulup ayağına sardık. o da topallaya topallaya üç ayağının üzerinde oynadı. ertesi gün komşumuz dedi ki; bu köpek seni kandırıyor, sen gider gitmez dört ayağının üzerinde koşmaya başladı. *
sonra geçen kış tatil için gittiğimde annem dedi ki sana bir şey söylemem lazım, paşa yok, 15 gündür yok. belki döner diye bekledim, söylemedim sana dedi. sonra bekledik. barınağa da baktık belki karışıklık olmuştur diye, yoktu. biz bekledik, o gelmedi. oğlum gitti. *
devamını gör...
yeşil nickli yazarları beğenmiyoruz kampanyası
neden beğenmiyoruz, hak ettiği puanlarla kendini yeşillendirmiş tercih meselesi tabi ki, karma puanım almaya yetiyor ama tercih etmiyorum, alana da bir şey demek kimseye düşmez. *
devamını gör...
hale etkisi
özellikle ilk izlenim, kişiye ait kafamızda oluşturduğumuz portföyü etkilediği durumdur. göze hitap edenin her zaman kazandığı bir kumardır. kişi ile karşılaşılır, ilk yargılar oluşturulur ve ileriki evrelerde her yaşanan bu oluşturulan ilk yargılar çerçevesinde değerlendirilir. toplumsal yargılar da empoze edilmiştir, kimbilir.
gittiğimiz restoranda sandalyemizi çekerek bize hoşgeldiniz diyen bir garsona karşı sempati duyarız; gözümüze yakışıklı görünebilir, cömert ya da eğlenceli biri olabileceğini düşündürebilir. serviste sorunlar bile çıksa bunları görmezden gelebiliriz, sırf ilk anda onun zihnimizde oluşturdu olumlu şema sebebiyle. yanlışlıkla olmuştur mutlaka deriz. eğer garson bize daha ilk anda hoşgeldiniz demeseydi ve alelade bir müşteri gibi davransaydı acaba hala aynı hataları görmezden gelir miydik?
reklamlarda neden hep ünlü ve güçlü isimleri görüyoruz düşündüğünüz mü? çünkü hale etkisi sayesinde reklamı yapılan ürünün güçlü ve olumlu bir etki bırakması amaçlanır.
adını bile duymadığımız insanların medyanın ekmeğini yiyebilmek için ünlü evlilikler yapıp kısa sürede boşanmalarına ne dersiniz? yeni hayata merhaba :) akıllı insanlar vesselam...
oyunları bozmak bizim elimizde. bakın bunları anlattık; örnekle anlattık, susarak anlattık, gülerek anlattık, seninle anlattık, gereksiz bölümleri atlattık, döndük yine anlattık...
* yakışıklı olduğu için belediye baskan adayı başarılı ya da zeki sayılmaz. icraatlarına bakınız.
* sarışın olduğu için sevgiliniz aptal değildir. fikirlerine bakınız.
* kadın olduğu için çalışma arkadaşınız sizden daha az terfiyi hakediyor değildir. çabasına bakınız.
* takım elbise giyen katil mahkemede daha masum değildir. bu kez dönüp vicdanınıza bakın.
yargılamak kolaydır, neden zoru denemiyoruz? ben inanıyorum, başarabilirsiniz.
gittiğimiz restoranda sandalyemizi çekerek bize hoşgeldiniz diyen bir garsona karşı sempati duyarız; gözümüze yakışıklı görünebilir, cömert ya da eğlenceli biri olabileceğini düşündürebilir. serviste sorunlar bile çıksa bunları görmezden gelebiliriz, sırf ilk anda onun zihnimizde oluşturdu olumlu şema sebebiyle. yanlışlıkla olmuştur mutlaka deriz. eğer garson bize daha ilk anda hoşgeldiniz demeseydi ve alelade bir müşteri gibi davransaydı acaba hala aynı hataları görmezden gelir miydik?
reklamlarda neden hep ünlü ve güçlü isimleri görüyoruz düşündüğünüz mü? çünkü hale etkisi sayesinde reklamı yapılan ürünün güçlü ve olumlu bir etki bırakması amaçlanır.
adını bile duymadığımız insanların medyanın ekmeğini yiyebilmek için ünlü evlilikler yapıp kısa sürede boşanmalarına ne dersiniz? yeni hayata merhaba :) akıllı insanlar vesselam...
oyunları bozmak bizim elimizde. bakın bunları anlattık; örnekle anlattık, susarak anlattık, gülerek anlattık, seninle anlattık, gereksiz bölümleri atlattık, döndük yine anlattık...
* yakışıklı olduğu için belediye baskan adayı başarılı ya da zeki sayılmaz. icraatlarına bakınız.
* sarışın olduğu için sevgiliniz aptal değildir. fikirlerine bakınız.
* kadın olduğu için çalışma arkadaşınız sizden daha az terfiyi hakediyor değildir. çabasına bakınız.
* takım elbise giyen katil mahkemede daha masum değildir. bu kez dönüp vicdanınıza bakın.
yargılamak kolaydır, neden zoru denemiyoruz? ben inanıyorum, başarabilirsiniz.
devamını gör...

