sansüre uğraması gereken başlıklar
malum bazı provakatif yazarlar tarafından açılan bilimum başlıklar bütünü. (bkz: eli şeyinde gezen kafa sözlük yazarları)
devamını gör...
kuşların yıkanan arabaya pislemesi
(bkz: murphy yasaları)
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
"en iyisini sonraya saklamayın, yarının ne getireceğini bilemezsiniz" paulo coelho - simyacı.
devamını gör...
dizi tarihinin en zeki karakteri
işlev olarak patrick jane (bkz: the mentalist) ve sherlock holmes, rakamsal olarak * ise sheldon cooper (bkz: the big bang theory) ve walter bishop (bkz: fringe) diyeceğim listedir.
devamını gör...
iş beğenmemek
bugünkü gittiğim iş görüşmesinde zaten hedefe ulaşamayanları gönderiyoruz dediler sağolsunlar ama sizinle değilim dostum, beni gönderemeyeceksiniz. evet, iş beğenmeyen kronik bir işsizim. hem işsizim diye söyleniyor hemde iş beğenmiyorum. tanrı beni affetsin..
devamını gör...
sözlükte hiç arkadaşının olmaması
önceden tanıdığım arkadaşımda var, burada edindiğim arkadaşlarım da oldu. mutluyum. seviyorum seni sözlük.
devamını gör...
dinlediğin şarkının can alıcı sözü
and meanwhile, a whole lot goes down
somewhere in the darkness, us together for a while
you loved it then, so did ı
a feeling deep inside you wants to love it all again
now don’t leave it there, just give it a chance
ıf only ı’d forget you after one last dance
but you’re everywhere, yes you are
ın every melody.
somewhere in the darkness, us together for a while
you loved it then, so did ı
a feeling deep inside you wants to love it all again
now don’t leave it there, just give it a chance
ıf only ı’d forget you after one last dance
but you’re everywhere, yes you are
ın every melody.
devamını gör...
canımın kıymeti yok hareketleri
trafikte makas atıp magandalık yapmak.
anladık hırbo, kendi canının kıymeti yok ama diğer masumlardan ne istiyosun?
anladık hırbo, kendi canının kıymeti yok ama diğer masumlardan ne istiyosun?
devamını gör...
deniz benim değil kürdistan’ın kızıdır
türkiye’de ne işin var o zaman dayı? defol git erbil’e. sizden de, tatlı su solcuları liboşlardan daaa, “ama berkecan bana anlattı, onlar da çok zulüm çekmiiiş” diyen mal evladı melislerden deee, ülkemin altına dinamit döşeyen sağ yobaz ve tarikatlardan daaa, atatürk’e dil uzatanlardan daaa, sürekli bir şeylerin arkasına saklanıp, “hümanizm, halkların kardeşliği, atatürk, din” kisvesi altında milleti kandıranlardan da gına geldi. allah senin de, hepinizin de belasını versin.
devamını gör...
eşlerini kaybetmiş iki penguenin birbirini teselli etmesi
ciddi bir yorum yazayim diyorum ama mumkun degil, tiplerine bakip kahkahayi basiyorum su an.
yani bence olmuslar bunlar ki yasin bir onemi yok boyu boyuna da denk, anlasiyorlarsa da neden olmasin oyle degil mi? ölenle de ölünmüyor neticede*.
yani bence olmuslar bunlar ki yasin bir onemi yok boyu boyuna da denk, anlasiyorlarsa da neden olmasin oyle degil mi? ölenle de ölünmüyor neticede*.
devamını gör...
recep tayyip erdoğan
ülkenin başına gelenlere rağmen insanları nasıl bu kadar iyi manipüle ettiğini merak ettiğim siyasetçi. sorun sanırım ülke insanlarında diye düşünürüm.
devamını gör...
dj gyrotta zao (yazar)
yukarıda theodor nick'li, erkeklerin aldatıldıkları kadını öldürmesini haklı bulan, hergun onlarca cinayet tecavüz haberi gelmesine rağmen kadına şiddetin abartıldığını düşünen birisi.
ayrıca yok neymiş kadınlar eşitlik isteyince erkeklerin statüsü düşüyormuş, daha birsuru şey. muhtemelen kuyruk acısı var ki ordan geliyor bu kadın düşmanlığı. o yüzden fazla ciddiye alınacak biri değil. bende fazla uzatmadan engelledim.
ayrıca merak etme, senin gibi ataerkil zihniyetler az bu sözlükte, sataşmam öyle herkese kolay kolay*.
ayrıca yok neymiş kadınlar eşitlik isteyince erkeklerin statüsü düşüyormuş, daha birsuru şey. muhtemelen kuyruk acısı var ki ordan geliyor bu kadın düşmanlığı. o yüzden fazla ciddiye alınacak biri değil. bende fazla uzatmadan engelledim.
ayrıca merak etme, senin gibi ataerkil zihniyetler az bu sözlükte, sataşmam öyle herkese kolay kolay*.
devamını gör...
profiline kendi fotoğrafını koyan sözlük yazarı
isteyen istediğini yapsın. yasak değil, bir sakıncası da yok. anonim kalmak ya da kalmamak kişinin özgür iradesine kalmış bir şeydir. buna da yorum yapmayın yahu.*
devamını gör...
güne bir başkent bırak
twitter da görmüştüm bir kadıköylü olarak çok hoşuma gitti :)
istanbul un başkenti kadıköydür
istanbul un başkenti kadıköydür
devamını gör...
sigarayı bırakan insan
bağımlılık oluşturan maddeler içerdiği için kolay olmasa da yapılabilen bir durumdur. ilk baştaki zorluk kimseyi korkutmamalı. düşününce neden içtiğinin mantıklı bir açıklamasını da yapamıyor insan kendine. ben bıraktım. uzun zamandır da kullanmıyorum. başarabilirsiniz.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
uykuların kaçar geceleri,
bir türlü sabah olmayı bilmez,
dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
ne çarşaf halden anlar, ne yastık
girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
onun unutamadığın hayali,
sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
duyarsın.
ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
niçin yaratıldığını.
bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
uzun uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
dolar gözlerin, için burkulur
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
sevilen gözlerin erişilmezliğini
o hiç beklenmeyen saat geldi mi
düşer saçların önüne ama bembeyaz
uzanır gökyüzüne ellerin
ama çaresiz
ama yorgun
ama bitkin
bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
sevmek ne imiş bir gün anlarsın
bir gün anlarsın hayal kurmayı
beklemeyi
ümit etmeyi
bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
lanet edersin yaşadığına
maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
o zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
seni sevdiğimi bir gün anlarsın.
ümit yaşar oğuzcan
bir türlü sabah olmayı bilmez,
dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
deli eden uğultudur başlar kulaklarında,
ne çarşaf halden anlar, ne yastık
girmez pencerelerden beklediğin aydınlık,
kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın,
onun unutamadığın hayali,
sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine,
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu,
şerefin, faziletin, iyiliğin güzelliğin.
gün gelir de, sesini bir kerecik duymak için,
vurursun başını soğuk, taş duvarlara,
büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
duyarsın.
ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın.
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
niçin yaratıldığını.
bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
uzun uzun seyredersin aynalarda güzeliğini
boşuna geçip, giden yıllarına yanarsın.
dolar gözlerin, için burkulur
sevmek ne imiş bir gün anlarsın.
bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
sevilen gözlerin erişilmezliğini
o hiç beklenmeyen saat geldi mi
düşer saçların önüne ama bembeyaz
uzanır gökyüzüne ellerin
ama çaresiz
ama yorgun
ama bitkin
bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
sevmek ne imiş bir gün anlarsın
bir gün anlarsın hayal kurmayı
beklemeyi
ümit etmeyi
bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
lanet edersin yaşadığına
maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
o zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden
seni sevdiğimi bir gün anlarsın.
ümit yaşar oğuzcan
devamını gör...
tüketim psikolojisi
tüketim psikolojisini anlayabilmek için tüketim davranışına bakmak gerekir.
tüketim çılgınlığının yani aşırı tüketim davranışının sebebi bireylerin bencilliği ya da bitmek bilmeyen tüketim isteği değildir. bireyleri incelerken buna dikkat etmek gerekir.
''fazla tüketildiği için mi fazla üretiliyor yoksa fazla üretildiği için mi fazla tüketiliyor,'' hala bir tartışma konusudur lakin kapitalizm denen, bireyin iç dünyasını bilen bir canavar olduğu da su götürmez bir gerçektir. zaten birçok propaganda ustası ve ürünlerini pazarlamak isteyenler freud'dan, bireyin iç dünyasını anlayabilmek için yararlanmış, onun kitaplarını okumuştur.
sigmund freud'un ''bilinç dışı'' kavramı burada da karşımıza çıkar. freud, unutmaların, dil sürçmelerinin, kazaların ve rüyaların tesadüf olmadığını dile getirir. bunlar içimizdeki arzu, nefret gibi duyguların ortaya çıkmasına olanak sağlar. tüketim de öyledir. ''diğer insanların gözündeki ben''i değiştirmek ister tüketici. reklamlar da buna oynar zaten.
reklamlar öyle bir oyun oynar ki, asla sınırını bilmez. ürünü pazarlamak için cinsiyetçilik yapar. kadını bir dondurma reklamına ya da araba reklamına koyuverir. arabanın özelliklerini sıralayan bir reklamdan ziyade kadınların olduğu bir araba reklamındaki arabanın satılması daha kolaydır. çünkü tüketme davranışı hislerle olur ve bilinçdışına hitap eder. bilinç dışına hitap eden ürünün alınması daha kolaydır. gerçi sadece kadınlar değil, bir bisküviyi neden kolları kaslı ve yarı çıplak bir erkek yapar ki mesela? bisküvi yapımı ile kaslı vücut birbiriyle tamamı ile alakasızdır.
tüketimi bir ''anlam'' aracı olarak gören de vardır. mesela hafta sonu ikea gezmek bir anlam mıdır?
fight club (film)'da da bahsedildiği gibi, eşyaya sahip oluyoruz derken onun bize sahip olması hayatın anlamı olabilir mi?
bir de şey var mesela ''ölmeden önce görülecek 10 yer'' ya da ''ölmeden önce yapılacak 10 şey'' listeleri. 10 yer değil 1000 yer de görsen hayatın anlamına ulaşamazsın oysa. hayatın anlamı, insan ilişkilerinde gizlidir bir bakıma.
tüketim çılgınlığının yani aşırı tüketim davranışının sebebi bireylerin bencilliği ya da bitmek bilmeyen tüketim isteği değildir. bireyleri incelerken buna dikkat etmek gerekir.
''fazla tüketildiği için mi fazla üretiliyor yoksa fazla üretildiği için mi fazla tüketiliyor,'' hala bir tartışma konusudur lakin kapitalizm denen, bireyin iç dünyasını bilen bir canavar olduğu da su götürmez bir gerçektir. zaten birçok propaganda ustası ve ürünlerini pazarlamak isteyenler freud'dan, bireyin iç dünyasını anlayabilmek için yararlanmış, onun kitaplarını okumuştur.
sigmund freud'un ''bilinç dışı'' kavramı burada da karşımıza çıkar. freud, unutmaların, dil sürçmelerinin, kazaların ve rüyaların tesadüf olmadığını dile getirir. bunlar içimizdeki arzu, nefret gibi duyguların ortaya çıkmasına olanak sağlar. tüketim de öyledir. ''diğer insanların gözündeki ben''i değiştirmek ister tüketici. reklamlar da buna oynar zaten.
reklamlar öyle bir oyun oynar ki, asla sınırını bilmez. ürünü pazarlamak için cinsiyetçilik yapar. kadını bir dondurma reklamına ya da araba reklamına koyuverir. arabanın özelliklerini sıralayan bir reklamdan ziyade kadınların olduğu bir araba reklamındaki arabanın satılması daha kolaydır. çünkü tüketme davranışı hislerle olur ve bilinçdışına hitap eder. bilinç dışına hitap eden ürünün alınması daha kolaydır. gerçi sadece kadınlar değil, bir bisküviyi neden kolları kaslı ve yarı çıplak bir erkek yapar ki mesela? bisküvi yapımı ile kaslı vücut birbiriyle tamamı ile alakasızdır.
tüketimi bir ''anlam'' aracı olarak gören de vardır. mesela hafta sonu ikea gezmek bir anlam mıdır?
fight club (film)'da da bahsedildiği gibi, eşyaya sahip oluyoruz derken onun bize sahip olması hayatın anlamı olabilir mi?
bir de şey var mesela ''ölmeden önce görülecek 10 yer'' ya da ''ölmeden önce yapılacak 10 şey'' listeleri. 10 yer değil 1000 yer de görsen hayatın anlamına ulaşamazsın oysa. hayatın anlamı, insan ilişkilerinde gizlidir bir bakıma.
devamını gör...
alttaki yazara sor
iyi gidiyor aslında, uzun süredir ertelediğim, bir zamanlar başlangıcını yaptığım ama gerisini getiremediğim bir romana tekrar başlamak ve bunu en yakın zamanda bitirmeye niyetliyim bu yıl.
sevgili yazar, eski polisiye öykülerdeki dedektifler arasından, arthur conan doyle'un yarattığı sherlock holmes karakteri mi daha iyi, yoksa agatha christie'nin hercule poirot'u mu?
sevgili yazar, eski polisiye öykülerdeki dedektifler arasından, arthur conan doyle'un yarattığı sherlock holmes karakteri mi daha iyi, yoksa agatha christie'nin hercule poirot'u mu?
devamını gör...
yazarların çay tercihi
kaçak çay sevenlerin artı butonuna çökmesini istediğim başlıktır.
düzenleme: kimse kaçak çay sevmiyormuş iyi geceler sayın yazarlar. hepiniz gurmesiniz hepiniz ingiliz çayı içiyorsunuz kafanıza tüküreyim.
düzenleme: kimse kaçak çay sevmiyormuş iyi geceler sayın yazarlar. hepiniz gurmesiniz hepiniz ingiliz çayı içiyorsunuz kafanıza tüküreyim.
devamını gör...

