ıhlamur
en sevdiğim çaylardan birisidir. özellikle soğuk havalarda içi ısıtıp mutluluk veren bir bitki çayıdır.
devamını gör...
yazarların en türk özelliği
her şeyi yoğurtla yemek ama aklınıza gelebilecek her şeyi. neredeyse yoğurdu bile yoğurtla yiyeceğim o kadar.
devamını gör...
mascc skoru
febril nötropeni hastalarında düşük riskli grubu belirlemek ve hastane yatışını azaltmak için önerilen uzun hali (multinational association for supportive care in cancer :mascc) olan risk skorunu ölçeğidir.
skorun 21'in altında olması hastaneye yatış endikasyonu iken 21 üzerinde ise ayaktan tedavi edilebilmektedir.

resim bu siteden alıntıdır.
skorun 21'in altında olması hastaneye yatış endikasyonu iken 21 üzerinde ise ayaktan tedavi edilebilmektedir.

resim bu siteden alıntıdır.
devamını gör...
savewalterwhite.com
breaking bad spoiler'ı geliyor, dikkat.
breaking bad dizisinde walter jr. white* tarafından faaliyete geçirilmiş, zavallı babası walter white'ın kanser tedavisi (kemoterapi) masrafları için bağış kabul eden bir websitesidir.
dizinin yapımcıları diziyi ölümsüzleştirmek adına bu siteyi izleyicilerin erişimine açık tutuyorlar. gerçekten böyle bir site var. paint'le çizilmiş gibi duruyor ve çok orijinal.
tıklayınız
edit: imla
breaking bad dizisinde walter jr. white* tarafından faaliyete geçirilmiş, zavallı babası walter white'ın kanser tedavisi (kemoterapi) masrafları için bağış kabul eden bir websitesidir.
dizinin yapımcıları diziyi ölümsüzleştirmek adına bu siteyi izleyicilerin erişimine açık tutuyorlar. gerçekten böyle bir site var. paint'le çizilmiş gibi duruyor ve çok orijinal.
tıklayınız
edit: imla
devamını gör...
başörtülülerin bu ülkeden özür dilemesi gerekiyor
ne başörtülülerin ne de diğer başı açık kadınların bu ülkeden özür dilemesi gerekmiyor. çok saçma bir beyan olsa gerek. ayrıca bu ülkede başı açık olup da akp’ye oy veren kadınlar da var, ne yani onlar da mı özür dilesin o zaman ülkeden? ben akp seçmenine bir şey diyemem zira bazıları hakikaten cahil, körü körüne oy atan seçmenlerdir, kandırılmaya müsaitler. yani bazıları bilinçli şekilde oy atsa bile bazıları da bilinçsiz şekilde oy atıyor ve hiçbir şey diyemiyorum.
yargısız infaz yapmak iyi değildir her zaman belirtmek istedim.
yargısız infaz yapmak iyi değildir her zaman belirtmek istedim.
devamını gör...
tolstoy'un bisikleti
hiçbir şey için geç değildir yeter ki bir şeyi öğrenirken geçireceğiniz süreçten utanmayın. tolstoy o yaşına rağmen bisikletten düşmeyi göze almış ki bence asıl cesaret burada. kaç yaşınızda olursanız olun düşmekten utanmayın, korkmayın. düştüğünüz yerden kalktığınızda tolstoy gibi ilham alınacak bir hikayeniz olabilir.
devamını gör...
lgbt'yi engelledik çünkü biz müslüman bir devletiz
ben müslüman değilim. şimdi açıklayacağım gerçeğe de hazır olun. bu ülkenin yüzde 99.99 unun müslüman olduğu da külliyen yalan. ilkokuldan itibaren devlet bize böyle koca koca yalanlar neden söyler ki? böyle bir devletin bireyinden, toplumuna kime ne hayır gelir.
ülkemizin yüzde 99.9 u'nun müslüman olmadığını söylerken hristiyan, yahudi vatandaşlarımızla ilgili bir istatislik gelmesin aklımıza. onları hayatından ede ede, bezdire bezdire pek bırakmadık. bu kadar çok mazlum ahı almış insanlarız. bedeli veresiye değil ama bu ahın. dünya cehenneminde ödüyoruz.
her geçen gün ateist ve deist nüfusumuz büyüyor hayırlı olsun. ben de 20 yıllık bir ateist olarak söylüyorum ki bu tablo korkunçtur. insanlar hazmetmeden 50 bin yıllık teolojiyi ruhlarından bir çırpıda atarlarsa uzun dönemde çıldırırlar. lakin bu ateist gidişatın en büyük sorumlusu kanaatimce diyanettir. evlerimizde destursuz bozuk ses sistemleriyle günde beş vakit patlayan seslerdir. bunu bir işkence yöntemi olarak öneren de süleyman soyludur 2 sene evvel.
bu açıklamalara dışarıdan bakanlar şöyle anlıyor. bunun bir adım sonrası lgbt-i bireylerini sandalyeye bağlayıp inşaatlardan atmak. 2 adım sonrası aynısını gayrımüslümlere yapmak.
ve tüm dış dünya bize kapılarını her gün daha sıkı kapatıyor.
genç arkadaşları uyarıyorum. "benn zaten yurtdışına gideceğim yeeaaww" demek bir kurtuluş değildir. o eskidendi canım. şimdi kimseyi almıyorlar.
mecburen öncelikli olarak ataletimizi yenip kurtuluşu buradan getireceğiz.
ülkemizin yüzde 99.9 u'nun müslüman olmadığını söylerken hristiyan, yahudi vatandaşlarımızla ilgili bir istatislik gelmesin aklımıza. onları hayatından ede ede, bezdire bezdire pek bırakmadık. bu kadar çok mazlum ahı almış insanlarız. bedeli veresiye değil ama bu ahın. dünya cehenneminde ödüyoruz.
her geçen gün ateist ve deist nüfusumuz büyüyor hayırlı olsun. ben de 20 yıllık bir ateist olarak söylüyorum ki bu tablo korkunçtur. insanlar hazmetmeden 50 bin yıllık teolojiyi ruhlarından bir çırpıda atarlarsa uzun dönemde çıldırırlar. lakin bu ateist gidişatın en büyük sorumlusu kanaatimce diyanettir. evlerimizde destursuz bozuk ses sistemleriyle günde beş vakit patlayan seslerdir. bunu bir işkence yöntemi olarak öneren de süleyman soyludur 2 sene evvel.
bu açıklamalara dışarıdan bakanlar şöyle anlıyor. bunun bir adım sonrası lgbt-i bireylerini sandalyeye bağlayıp inşaatlardan atmak. 2 adım sonrası aynısını gayrımüslümlere yapmak.
ve tüm dış dünya bize kapılarını her gün daha sıkı kapatıyor.
genç arkadaşları uyarıyorum. "benn zaten yurtdışına gideceğim yeeaaww" demek bir kurtuluş değildir. o eskidendi canım. şimdi kimseyi almıyorlar.
mecburen öncelikli olarak ataletimizi yenip kurtuluşu buradan getireceğiz.
devamını gör...
the confession killer
amerikalı seri katil (bkz: henry lee lucas)'ı odağına alan netflix belgesel dizisi.
henry lee'ye ilgim; (bkz: nick cave) reyizin, ex yengemiz pj harvey il yaptığı düet ile başlamıştı. internetteki kaynaklarda; kimi zaman tek başına kimi zaman da ortağı ottis toole ile işledikleri vahşi cinayetlerini, yamyamlıklarını, nekrofili, pedofili gibi iğrenç uygulamalarını okumuştum. yaşam hikayesi ile ilgili yazılanları okuyunca da azıcıkta olsa acımıştım adama. (bkz: henry portrait of a serial killer) filmini izleyince de bi kafam karışmıştı tabi o da ayrı. neyse; spoiler vermemek için belgesel bittikten sonraki hislerimi şimdilik yazmayacağım. izleyenler turunculandırsın tartışalım.
ama şunu söylemek isterim ki; bu belgeselde bir seri katili odağa alarak, o zaman ki abd hukuk sistemini, kolluk kuvvetlerini, seri katil olmayan insanların seri katillerden daha da iğrençleşebileceğini anlıyorsunuz. bu bakımdan çok şaşırtıcı ve şoke edici bir belgesel oldu benim için. seri katillerin hikayelerine ilgisi bulunan bendeniz; epey değişik düşüncelere gark olmuştum. izleyiniz, izlettiriniz efenim. ayrıca soundtrack müziği de efsane güzeldir.
the confession killer netflix ıntro | soundtrack
henry lee'ye ilgim; (bkz: nick cave) reyizin, ex yengemiz pj harvey il yaptığı düet ile başlamıştı. internetteki kaynaklarda; kimi zaman tek başına kimi zaman da ortağı ottis toole ile işledikleri vahşi cinayetlerini, yamyamlıklarını, nekrofili, pedofili gibi iğrenç uygulamalarını okumuştum. yaşam hikayesi ile ilgili yazılanları okuyunca da azıcıkta olsa acımıştım adama. (bkz: henry portrait of a serial killer) filmini izleyince de bi kafam karışmıştı tabi o da ayrı. neyse; spoiler vermemek için belgesel bittikten sonraki hislerimi şimdilik yazmayacağım. izleyenler turunculandırsın tartışalım.
ama şunu söylemek isterim ki; bu belgeselde bir seri katili odağa alarak, o zaman ki abd hukuk sistemini, kolluk kuvvetlerini, seri katil olmayan insanların seri katillerden daha da iğrençleşebileceğini anlıyorsunuz. bu bakımdan çok şaşırtıcı ve şoke edici bir belgesel oldu benim için. seri katillerin hikayelerine ilgisi bulunan bendeniz; epey değişik düşüncelere gark olmuştum. izleyiniz, izlettiriniz efenim. ayrıca soundtrack müziği de efsane güzeldir.
the confession killer netflix ıntro | soundtrack
devamını gör...
hint ingilizcesi
bir gün bir eğitim videosu izlemem gerekiyordu, bi de ne göreyim hintli bir arkadaş. sonrası malum, hiçbir şey anlamadım ve eğitimi kapattım.
devamını gör...
günün ünlüsü olamayan yazar
benim efendim. ben hiç olamam böyle şeyler. flash belleği bile üç defada doğru takıyorum. okeye beş kişi gitsek masaya kimler oturacak diye yerden taş çektiğimizde en ufak sayıyı hep ben çekiyorum. elimden bişey düşse yuvarlanıp en olmadık yere gidiyor. bir şehirde ilk defa birinin başına kötü bir şey gelecekse ilk benim başıma geliyor. ayağımı sık sık komidinin köşesine vururum. belki de o bana vurur, bilemiyorum. piyango çıkma ihtimali milyonda bir olsa ve ben milyon tane piyango alsam çekiliş iptal edilir. öyle işte efendim. çok uzattım biliyorum ama içimdekileri yazmasam rahat uyuyamam. gerçi zaten uyuyamıyorum. lanet olası federaller.
devamını gör...
bir yazar sizi takip etmeye başladı
ay bi an bildirim sandımm
devamını gör...
akp hükümetinin eğitimle imtihanı
bilindiği üzere akp hükümetinin geçen 19 yılda en çok karıştırdığı, adeta darmadağın ettiği kurumlardan birisi de eğitim.
'dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz ' diyerek çıktıkları yolda,
eğitim sisteminin adeta şifrelerini karıştırıp, kilitlediler, şimdi kendileri de açamıyor bu şifreyi.
4+4+4 dediler, köy okullarını kapatıp taşımalı eğitime geçtiler, bir çok fen anadolu lisesi kapatılıp, ortalık ' anadolu imam hatip liseleri' ile dolduruldu.
ınsanlar çocuklarını gönderecek normal lise bulamaz hale düştü.
peki sonuç, her konuda iyice dibe vuran bir eğitim sistemi ve genç nesil.
dindarlık ne oldu, diyanet ve yakın kaynak açıklamalarına göre ateizm, deizm özellikle lise gençlerinde patladı, hatta ' dinsiz imansız kalmak içten bile değil ' şeklinde yazılar yazdı muhafazakar kesime yakın yazarlar.
bütün bunlar ortadayken, şimdi rota daha da yukarıya, üniversitelere döndü.
1 aydır boğaziçi, bugün ortaya çıkan yeni rektör atamaları vs.
hükümetin eğitimle sınavı hala sürüyor. başarısız oldukça daha da saldırıyorlar, ilk ve orta egitimi hallettiler, şimdi gözü üniversitelere diktiler ama burada sanki baltayı taşa bilerek vuruyorlar gibi geliyor bana.
zira, üniversite bir okul değil, akademik eğitimin verilip alındığı üst düzey bir kurum. yani buraları kendi hayat , siyasi görüşün çerçevesinde dizayn etmene hiç kimse musade etmez ki bu, oradaki akademik eğitim unsurlarını dizayn etmek demektir, abesle istigaldir.
hükümet umarım bu yanlıştan tez zamanda döner, bilimin konuşulması gereken üniversitelerimizin sesine kulak verir, ülkenin çok ihtiyacı olan bu günlerde, huzur'un, ilimin, bilimin önünü açar. bunu yapmayacağından nedense çok eminim ama umarım yapar demekten de alamıyorum kendimi...
'dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz ' diyerek çıktıkları yolda,
eğitim sisteminin adeta şifrelerini karıştırıp, kilitlediler, şimdi kendileri de açamıyor bu şifreyi.
4+4+4 dediler, köy okullarını kapatıp taşımalı eğitime geçtiler, bir çok fen anadolu lisesi kapatılıp, ortalık ' anadolu imam hatip liseleri' ile dolduruldu.
ınsanlar çocuklarını gönderecek normal lise bulamaz hale düştü.
peki sonuç, her konuda iyice dibe vuran bir eğitim sistemi ve genç nesil.
dindarlık ne oldu, diyanet ve yakın kaynak açıklamalarına göre ateizm, deizm özellikle lise gençlerinde patladı, hatta ' dinsiz imansız kalmak içten bile değil ' şeklinde yazılar yazdı muhafazakar kesime yakın yazarlar.
bütün bunlar ortadayken, şimdi rota daha da yukarıya, üniversitelere döndü.
1 aydır boğaziçi, bugün ortaya çıkan yeni rektör atamaları vs.
hükümetin eğitimle sınavı hala sürüyor. başarısız oldukça daha da saldırıyorlar, ilk ve orta egitimi hallettiler, şimdi gözü üniversitelere diktiler ama burada sanki baltayı taşa bilerek vuruyorlar gibi geliyor bana.
zira, üniversite bir okul değil, akademik eğitimin verilip alındığı üst düzey bir kurum. yani buraları kendi hayat , siyasi görüşün çerçevesinde dizayn etmene hiç kimse musade etmez ki bu, oradaki akademik eğitim unsurlarını dizayn etmek demektir, abesle istigaldir.
hükümet umarım bu yanlıştan tez zamanda döner, bilimin konuşulması gereken üniversitelerimizin sesine kulak verir, ülkenin çok ihtiyacı olan bu günlerde, huzur'un, ilimin, bilimin önünü açar. bunu yapmayacağından nedense çok eminim ama umarım yapar demekten de alamıyorum kendimi...
devamını gör...
metalci kızla konuşma taktikleri
slip külot nedir alimünyum? slipknot olmasın o? bu şekilde olmaz kardeşim, ilk önce metal gruplarının ismini doğru düzgün söyleyin sonrasına bakarsınız. ayrıca metalci kızlar da insan, ham yapmazlar sizi merak etmeyin adam akıllı şekilde de muhabbet edersiniz illa ki metalden, rocktan bahsetme zorunluluğunuz olmaz.
ha birkaç şarkı dinletiriz o ayrı tabi. o da gelenek haline geldi ne yapalım.
ha birkaç şarkı dinletiriz o ayrı tabi. o da gelenek haline geldi ne yapalım.
devamını gör...
kedinin gözleri
eğer ki dünyaya bir kedinin gözlerinden bakacak olsaydınız, şüphesiz geceleri olağanüstü bir görüş kabiliyetiniz olurdu. çünkü kedilerin gözlerinin arkasında tapetum adı verilen ve ayna vazifesi gören bir zar var. bu organ ışığın göz içinde yayılmasını ve nesnelerin daha parlak görülmesini sağlar. bu zar sayesinde, dışarıdan gelen ışık geri yansıtılır. aksi halde kedilerin gözlerinde herhangi bir ışık kaynağı yoktur. böylece kediler insanlara göre karanlık ortamlarda altı kat daha fazla rahatlıkla görebilir. ama gün ışığını görme konusunda o kadar iyi değillerdir. ancak en küçük bir kımıldamaya ani tepkiler verecek kadar sıkı refleks sistemi ile donatıldıklarından farelerin işi gündüz de zordur.
kedinin gözleri, ışık yoğunluğunun düşük olduğu koşullarda, gözün içine daha fazla ışık girebilmesi için kedinin gözbebekleri büyür. bunun dışında ışık gereksinimi olmayan zamanlarda kedilerin göz bebeklerinin büyümesi ruhsal durumlarından kaynaklıdır. gözleri, insanların gözlerine göre gece vakti altı kat daha güçlü ve net görüş sağlar. gece dolaşmak ve avlanmak için de keskin gözlere gereksinimi vardır. araba farı gibi parlayan gözleri sayesinde zifiri karanlıkta 20 metre ileride bir cismi rahatlıkla seçebilirler. gözleri ışığa doğru baktığında gece görüşü selektör gibi parlar.
kedinin gözleri, ışık yoğunluğunun düşük olduğu koşullarda, gözün içine daha fazla ışık girebilmesi için kedinin gözbebekleri büyür. bunun dışında ışık gereksinimi olmayan zamanlarda kedilerin göz bebeklerinin büyümesi ruhsal durumlarından kaynaklıdır. gözleri, insanların gözlerine göre gece vakti altı kat daha güçlü ve net görüş sağlar. gece dolaşmak ve avlanmak için de keskin gözlere gereksinimi vardır. araba farı gibi parlayan gözleri sayesinde zifiri karanlıkta 20 metre ileride bir cismi rahatlıkla seçebilirler. gözleri ışığa doğru baktığında gece görüşü selektör gibi parlar.
devamını gör...
bornova bornova
inan temelkuran'ın yönetmenliğini, senaristliğini ve yapımcılığını yaptığı 2009 çıkışlı film. filmin oyuncu kadrosunda; erkan öner, kadir çermik, damla sönmez ve erkan bektaş isimleri yer alıyor. aynı yıl düzenlenen altın portakal ödüllerinde; en iyi film, en iyi erkek oyuncu, yardımcı kadın oyuncu, kurgu ve jüri özel ödülü dallarında toplam 5 ödül almıştır.
filmde orta/alt kesimden olan her yaştan insanların şahit olduğu birçok olaya yer verilmiş. benim en çok gözüme çarpanlar; meslek lisesi öğrencisi kızların anadolu lisesi öğrencisi olan erkeklere kapak atmaya çalışması, bilardo salonunda katlanan etekler, semt abisi müessesi ve erkekliği(!), semt abisinin zıttı olmasına rağmen üniversite mezunu olup çocukluk kontenjanından hürmet gören feylosof abiler, ailesi ile problem yaşayan kendi güzel-ruhu özel kızlar ve amatör takımlarda bir hayalin peşinde okulu bırakıp sakatlık ile hayatı kayan çocuklar sadece benim gözüme çarpan detaylardı. yaşı benden büyük olan seyirciler daha çok şey yakalamıştır bu filmde. geçmek istemediğim bir başka detay ise, kesinlikle cüzdandaki fotoğraf isteme sahnesiydi. sevdiği kızın fotoğrafını cüzdanında taşıyıp semt abisinin bunu farketmesi ve kızın yanında çocuğu fena bozması muazzam bir sahneydi. bu olayı yaşamış veya şahitlik etmiş insanlar gerilimi o sahnede de tekrardan hissetmiştir kesinlikle.
değinmeden geçemeyeceğim başka bir konu ise erkan öner. muazzam oynamış. mahalledeki potansiyeli ve kendisinden beklentilerin yüksek olduğu, mahallenin temiz yüzlü zıpır çocuğu rolünü yaşamış adeta. fakat hepimizin bildiği üzere bu çocukların kaderi, o yükseklikten yere çakılmaktır. can verdiği hakan karakterinin çırpınmalarını, iki tarafta kalmasını, kırıklıklarını kısacası bütün psikolojisini çok iyi yansıtmış.
filmde orta/alt kesimden olan her yaştan insanların şahit olduğu birçok olaya yer verilmiş. benim en çok gözüme çarpanlar; meslek lisesi öğrencisi kızların anadolu lisesi öğrencisi olan erkeklere kapak atmaya çalışması, bilardo salonunda katlanan etekler, semt abisi müessesi ve erkekliği(!), semt abisinin zıttı olmasına rağmen üniversite mezunu olup çocukluk kontenjanından hürmet gören feylosof abiler, ailesi ile problem yaşayan kendi güzel-ruhu özel kızlar ve amatör takımlarda bir hayalin peşinde okulu bırakıp sakatlık ile hayatı kayan çocuklar sadece benim gözüme çarpan detaylardı. yaşı benden büyük olan seyirciler daha çok şey yakalamıştır bu filmde. geçmek istemediğim bir başka detay ise, kesinlikle cüzdandaki fotoğraf isteme sahnesiydi. sevdiği kızın fotoğrafını cüzdanında taşıyıp semt abisinin bunu farketmesi ve kızın yanında çocuğu fena bozması muazzam bir sahneydi. bu olayı yaşamış veya şahitlik etmiş insanlar gerilimi o sahnede de tekrardan hissetmiştir kesinlikle.
değinmeden geçemeyeceğim başka bir konu ise erkan öner. muazzam oynamış. mahalledeki potansiyeli ve kendisinden beklentilerin yüksek olduğu, mahallenin temiz yüzlü zıpır çocuğu rolünü yaşamış adeta. fakat hepimizin bildiği üzere bu çocukların kaderi, o yükseklikten yere çakılmaktır. can verdiği hakan karakterinin çırpınmalarını, iki tarafta kalmasını, kırıklıklarını kısacası bütün psikolojisini çok iyi yansıtmış.
devamını gör...
milletin midesine kuru ekmek giriyorsa o zaman aç değildir
bütçe görüşmeleri sırasında söz alan chp’li engin altay’ın “millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.” söylemine akp’li şahin tin’in kullandığı bir ifade.
engin altay’ın konuşması tam olarak şu şekildedir: “[…] kirası, sgk’si, kredi borçları. gerçekten kötü durumda. chp olarak covid-19 mücadelesi kapsamında esnafın içinde bu hâlde bu meclis sessiz kalamaz. 380 bin dükkânını kapatmış esnafın sadece 750 bin garson, komi, şef, ahçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin* içinde bu hâle bu meclis sessiz kalamaz. sizin ‘az terörist.’ demeniz ve benim ‘çok terörist.’ demem ile bu iş olmaz. biz bunu geçmişte gördük. bugün terörist dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız. ben bu konunun orasında değil, başka bir yerindeyim. millet aç dedikçe hopluyorsunuz. niye hopluyorsunuz? ben bunu da anlamış değilim. hepimiz birazdan ara verilince yemek yiyeceğiz. yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım. bunca kişiden bahsediyorum. bir anlık onları aklımıza getirelim. ‘evlerinize gidin.’ dediler. eski bakan ‘şu kadar milyarlar verdik.’ diyordu. vallahi verilmedi. kredi, borç olarak verildi ve bunlar ödenmesi için ertelendi. milletvekilleri olarak bir şeyler daha yapalım. sağlık çalışanlarının* moralini yüksek tutmamız ve aşı geldi diye rahatlamamız lâzım. daha dün bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın testleri pozitif çıktı. dün yaptırdığım test belki yarın pozitif çıkacaktır. o kabinede yer alan 3 sayın bakan burada. teferruat ve teknik işleri boş verin. millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”
şahin tin kendisini savunurken şu ifadeleri kullanmış: “engin altay’ın sözlerimi çarpıtarak siyaset devşirme peşinde olması, bizi şaşırtmadı. zira benzerlerine daha önce tanık olduk. öncelikle şunu işaret edeyim: türkiye’de sosyal devlet anlayışı, akp’nin iktidara gelişiyle vücut bulmuştur. garibanın derdiyle dertlenen başka bir iktidar gelmemiştir. çok iyi bildiğiniz ama kabul etmediğiniz bu gerçeği vurguladıktan sonra şimdi gerçek şu meramımı anlatmak istiyorum: sizin derdiniz en iyi yaptığınız şey olan çarpıtmalarla linç ettirmek. projesi olmayıp ülkenin geleceği adına söyleyebilecek tek bir sözünüz yok. memlekete hizmet etmek gibi bir derdiniz de yok. ancak böyle ucuz siyasî malzemelerin peşine düşerek sosyal medyada kullanmak ve bundan rant sağlamaktan başka başka bir siyasetiniz yok. vicdan sahibi her insan benim kötü niyet taşımadığımı bilmektedir. bizi bilen bilir, bilmeyenler ise kendi gibi bilir. aziz milletimiz chp’nin linç siyasetine prim vermeyecektir.”
engin altay’ın konuşması tam olarak şu şekildedir: “[…] kirası, sgk’si, kredi borçları. gerçekten kötü durumda. chp olarak covid-19 mücadelesi kapsamında esnafın içinde bu hâlde bu meclis sessiz kalamaz. 380 bin dükkânını kapatmış esnafın sadece 750 bin garson, komi, şef, ahçı, bulaşıkçı kardeşimizin, servis şoförlerinin* içinde bu hâle bu meclis sessiz kalamaz. sizin ‘az terörist.’ demeniz ve benim ‘çok terörist.’ demem ile bu iş olmaz. biz bunu geçmişte gördük. bugün terörist dediğiniz adamlarla masalar kurdunuz, hendekler kazdırdınız. ben bu konunun orasında değil, başka bir yerindeyim. millet aç dedikçe hopluyorsunuz. niye hopluyorsunuz? ben bunu da anlamış değilim. hepimiz birazdan ara verilince yemek yiyeceğiz. yemek yerken bir dakika gözümüzü kapatalım. bunca kişiden bahsediyorum. bir anlık onları aklımıza getirelim. ‘evlerinize gidin.’ dediler. eski bakan ‘şu kadar milyarlar verdik.’ diyordu. vallahi verilmedi. kredi, borç olarak verildi ve bunlar ödenmesi için ertelendi. milletvekilleri olarak bir şeyler daha yapalım. sağlık çalışanlarının* moralini yüksek tutmamız ve aşı geldi diye rahatlamamız lâzım. daha dün bu kürsüden inen 4 arkadaşımızın testleri pozitif çıktı. dün yaptırdığım test belki yarın pozitif çıkacaktır. o kabinede yer alan 3 sayın bakan burada. teferruat ve teknik işleri boş verin. millet aç deyince hoplamayın. millet aç ve perişan. herkesin midesine sadece kuru ekmek giriyor.”
şahin tin kendisini savunurken şu ifadeleri kullanmış: “engin altay’ın sözlerimi çarpıtarak siyaset devşirme peşinde olması, bizi şaşırtmadı. zira benzerlerine daha önce tanık olduk. öncelikle şunu işaret edeyim: türkiye’de sosyal devlet anlayışı, akp’nin iktidara gelişiyle vücut bulmuştur. garibanın derdiyle dertlenen başka bir iktidar gelmemiştir. çok iyi bildiğiniz ama kabul etmediğiniz bu gerçeği vurguladıktan sonra şimdi gerçek şu meramımı anlatmak istiyorum: sizin derdiniz en iyi yaptığınız şey olan çarpıtmalarla linç ettirmek. projesi olmayıp ülkenin geleceği adına söyleyebilecek tek bir sözünüz yok. memlekete hizmet etmek gibi bir derdiniz de yok. ancak böyle ucuz siyasî malzemelerin peşine düşerek sosyal medyada kullanmak ve bundan rant sağlamaktan başka başka bir siyasetiniz yok. vicdan sahibi her insan benim kötü niyet taşımadığımı bilmektedir. bizi bilen bilir, bilmeyenler ise kendi gibi bilir. aziz milletimiz chp’nin linç siyasetine prim vermeyecektir.”
devamını gör...
eşini döven gelecek partisi ardahan il başkanı celil toprak'ın tutuklanması
işte bu; siyasetçisinden profesörüne, sporcusundan sanatçısına, halkından yönetimine... nasıl bir bok çukurunda yaşadığımızın göstergesidir. gücü, gücü yetene mi olması gerekiyor. bir insana, hayvana neden şiddet gösterilir ki? hangi sebeble?
nasıl önlenecek, nasıl durdurulacak bu şizofrenik sancı?
nasıl önlenecek, nasıl durdurulacak bu şizofrenik sancı?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının yaş aralığı
22 yaşındayım, ruhum 5 ve 79 arasında gidip gelmektedir.
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocuklarına vermek istedikleri isimler
unisex bir adım olduğu için kendi adımda biriyle evlenip çocuğuma da aynı ismi vermek gibi saçma düşünceler taşıyorum.
devamını gör...
