38 eşi 94 çocuğu olan adamın hayatını kaybetmesi
hindistan'ın mizoram eyaletinde dünyanın en geniş ailesine sahip olan ziona chana 76 yaşında hayatını kaybetmiş. 38 eş, 94 çocuk ne yahu.

adam hayatını kaybetmiş ama genleri isterse tüm dünyayı ele geçirebilir gibi gözüküyor. kendi başına bir köy mü kurmaya çalışıyordu, rekor mı kırmak istiyordu bilemiyorum ama 94 çocuğu görünce bi inanamadım. hayatta yeterince iz bırakabilmiş bir abimiz, saygı duydum.
buradan

adam hayatını kaybetmiş ama genleri isterse tüm dünyayı ele geçirebilir gibi gözüküyor. kendi başına bir köy mü kurmaya çalışıyordu, rekor mı kırmak istiyordu bilemiyorum ama 94 çocuğu görünce bi inanamadım. hayatta yeterince iz bırakabilmiş bir abimiz, saygı duydum.
buradan
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
sevinç tevs'den geliyor.
ve ben yalnız
ve ben yalnız
devamını gör...
hem seks hem miting esnasında söylenebilecek sözler
biz ekşiden kaçıyoruz, ekşi bizi bırakmıyor sağolsun yazarlar sayesinde dediğim başlık.
devamını gör...
çalıkuşu
bir erkeğin, bir kadının iç dünyasına böylesine güzel dokunabildiği nadide kitaplardan, koskoca reşat nuri güntekin ne de olsa. ferideye aşık oldum, kamran'dansa hep nefret ettim. feridenin muniseyi sahiplenmesi her zaman en etkilendiğim şeylerden biri olmuştur. bir kadının o zamanlarda kendi başının çaresine bakabilecek, bir çocuğu evlat edinip o dönemin şartlarında babasız büyütebilecek, söylenen her şeye göğüs gerebilecek kadar güçlü olması günümüzde bile zorken feridenin gücü ve azmi, hiçbir şeyin onu yıkmaması onu idolüm yapmıştı. o yüzden kamranla beraber olmasını hiç istemedim.
daha sonra jane eyre okuduğumda birçok benzerlik bulduğum bir kitaptı ama çalıkuşunun yeri her zaman başka. feride, jane eyre ve elizabeth bennet sanırım hayatımın sonuna kadar örnek alacağım kadınlar.
daha sonra jane eyre okuduğumda birçok benzerlik bulduğum bir kitaptı ama çalıkuşunun yeri her zaman başka. feride, jane eyre ve elizabeth bennet sanırım hayatımın sonuna kadar örnek alacağım kadınlar.
devamını gör...
pandemi bitince yapılacak ufak şımarıklıklar
fahrettin kocayı twitterdan ve bütün sosyal medya hesaplarımdan engellemek.
devamını gör...
karambol (yazar)
1. çarpışma, karışıklık, karmaşa
2. bilârdo oyununda istaka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
3. kafa sözlükte karambol nickli kalemi kuvvetli yazar. kendisi sözlükte günün ünlüsü unvanını da almıştır. gündeme yönelik takip edilesi yazıları ve entelektüel bakış açısı ile dikkatleri üstüne çekmiştir. samimiyeti, dürüstlüğü, hoş sohbeti ile adam gibi adam.
4. yasemin mori'nin karambol şarkısı.
2. bilârdo oyununda istaka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması
3. kafa sözlükte karambol nickli kalemi kuvvetli yazar. kendisi sözlükte günün ünlüsü unvanını da almıştır. gündeme yönelik takip edilesi yazıları ve entelektüel bakış açısı ile dikkatleri üstüne çekmiştir. samimiyeti, dürüstlüğü, hoş sohbeti ile adam gibi adam.
4. yasemin mori'nin karambol şarkısı.
devamını gör...
herkes mahlasına yakışanı yapsın
dişime göre bir rakip bulursam, yaparım.
devamını gör...
sözlük mağazası
"fikirler en büyük zenginliktir" sözü aklıma geldi.
fikirlerinizin, tanımlarınızın ve bilgilerinizin gücü kafa store'da ürünler almanıza sebep olur.
fikirlerinizin, tanımlarınızın ve bilgilerinizin gücü kafa store'da ürünler almanıza sebep olur.
devamını gör...
istiklal marşı'nın kabulünün 100. yılı
yıl 1914, dünyanın üzerinde vahşetle kaplı bir canavar. yedi düvel savaşta. her yerde kan, her yerde can...
kafkas cephesi'nde donan, hicaz-yemen cephesi'nde peygamberin kabrini bırakamayıp çekirgelerle beslenen, suriye cephesi'nde sırtından vurulan, çanakkale cephesi'nde destanlar yazan yiğidim. bu destanın kahramanı sensin.
"vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
bir hilâl uğruna, yâ rab, ne güneşler batıyor!
ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer."
10 ağustos 1920; yazın en sıcak, en güzel günleri.
ama yüreklerimiz buruk; bir ayaz vurmuş kalbimizi; donmuşuz, nefessiz kalmışız.
sevr antlaşması ile vatanın bağımsızlığı elden gitmiş. peygamberin fethini müjdelediği istanbul; fransızların, ingilizlerin arka bahçesi olmuş.
durur mu türk milleti atatürk'ün yaktığı meşale ile başlar ülkeyi tekrar aydınlatmaya. kimi anadolu'da savaşır, kimi halka seslenir meydanlarda. izmir'in işgali üzerine halide edip birleşmeyi ve milli mücadele ruhunu yansıtır şu sözleriyle.
(halide edip):
“müslümanlar, türkler; türk ve müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. gece,
karanlık bir gece... fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. yarın bu
korkunç geceyi yırtıp parlayan bir sabah yaratacağız.
hanımlar, bugün elimizde top, tüfenk denilen alet yok, fakat ondan büyük, ondan
kuvvetli bir silahımız var: hak ve allah var. tüfek ve top düşer, hak ve allah
bakidir. topun yüzüne tükürecek kadar evlatlar, analar, kalbimizde aşk ve iman, milliyet
duygusu var. biz dünyada millet sınıfına layık bir millet olduğumuzu, erkek, kadın ve
çocuklarımıza kadar ispat ettik.
sevr'in imzalanmasını ve anadolu'nun işgalini kabul edemeyip isyan eden şairlerden biri de hak aşığı, halk aşığı mehmet akif'tir.
akif, halkı aydınlatmak ve milli mücadele konusunda bilinçlendirmek için camilerde vaaz vermiştir. vaazını sebilürreşad dergisinde de yayımlamış, bundan dolayı dergisi işgal kuvvetleri tarafından devamlı sansüre uğramış ve kendisi de takip altına alınmıştır. istanbul'da hizmet imkânı bulamayan mehmet akif, itibarlı ve yüksek maaşlı işini ve ailesini bırakarak milli mücadeleye katılmak üzere gizlice ankara'ya doğru yola çıkmış, büyük millet meclisinin açılışının ertesi günü 24 nisan 1920'de ankara'ya ulaşmıştır.
akif çankırı vaazında şu sözlerle yüreklere dokunmuştur.
m. akif:
“muhterem müslümanlar, aziz çankırılılar, allah’a hamd ve senalar olsun. aylardan beri cuma namazını kılmak fırsatını çankırı’da buldum. istanbul ve civarında kılamadım. çünkü o yörelerde kâfirlerin bayrağı dalgalanıyordu. o bayrağın altında kâfirin kölesi idik. kölenin cuma namazı kabul değildir. hürriyetinizi kazanacak, sonra cumaya koşacaksınız. müslüman için evvela hürriyet sonra ibadet.
ülkemizi yakıp yıkan hamile kadınların karınlarını deşen hiçbir günahı olmayan çocuklarımızı süngüleyip havada dolaştıran kız ve kadınlarımızın namuslarına tecavüz eden yunan ordusu’nu ve onları destekleyen kafirleri kovmadıkça ve eli kolu bağlı yörelerimizde islam’ın bayrağını dalgalandırmadıkça sizlerin de ameli noksan (kalır), ibadeti makbul olamaz. "
meclis hükümeti yeni bir ordu kurarken bu orduyu ayakta tutacak, ona moral verecek güçleri de harekete geçirme çabasındadır. yayınlanan gazeteler halkı işgal güçlerine karşı direnmeye, birlik olmaya, cesaret vermeye uğraşmaktadırlar. bunun için mitingler düzenlemekte ve camilerde vaazlar verilmektedir.istiklal marşı da halkın ve ordunun moral gücünü yükselteceği düşünülerek gündeme getirilmiştir.
katip: efendim cephedeki askerlerimiz yıllardır o cepheden bu cepheye koşmaktadır. neferimizin zihni dolmuş, gönlü yorulmuş. bu neferatı tekrar aşka getirmek için bir şeyler yapmalıyız.
rıza nur: neler yapabiliriz? öyle bir şey yapalım ki insanımızın hissiyatını göklere çıkarsın. yanmaktan yorulmuş yüreklere bir can olsun.
katip: bunun için bir yarışma tertip edelim. milletimizin tarihini, ilmini, dinini, geçmişini yansıtan bir şiir, bir destan olmalı.
bir memur maaşının 7,5 lira olduğu; 10 lira geliri olanın zengin sayıldığı bir dönemde yarışma ödülü 500 lira olarak belirlendi. yalnız akif bu para ödülü olduğu için yarışmaya katılmadı. ona göre ödül için yarışmak, millet için yazılacak şiirden menfaat beklemek yanlıştı.
hasan basri: bakanla konuştuk biz. sen katılacaksın şiirin hemen alınacak ve ödül de yetim çocuklar vakfına devredilecek.
akif: tamam o zaman işin içinde para ödülü yoksa ve benim ödülüm milletimin takdiri olacaksa o zaman bu şiiri yazabilir ve milletime hediye edebilirim.
diyen akif yazar şiirini, mecliste okunduğunda ayakta alkışlanarak kabul görür şiir herkes tarafından. ve tam yüz yıl önce bugün de "istiklal marşı" olarak kabul edilir.
kafkas cephesi'nde donan, hicaz-yemen cephesi'nde peygamberin kabrini bırakamayıp çekirgelerle beslenen, suriye cephesi'nde sırtından vurulan, çanakkale cephesi'nde destanlar yazan yiğidim. bu destanın kahramanı sensin.
"vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
bir hilâl uğruna, yâ rab, ne güneşler batıyor!
ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer."
10 ağustos 1920; yazın en sıcak, en güzel günleri.
ama yüreklerimiz buruk; bir ayaz vurmuş kalbimizi; donmuşuz, nefessiz kalmışız.
sevr antlaşması ile vatanın bağımsızlığı elden gitmiş. peygamberin fethini müjdelediği istanbul; fransızların, ingilizlerin arka bahçesi olmuş.
durur mu türk milleti atatürk'ün yaktığı meşale ile başlar ülkeyi tekrar aydınlatmaya. kimi anadolu'da savaşır, kimi halka seslenir meydanlarda. izmir'in işgali üzerine halide edip birleşmeyi ve milli mücadele ruhunu yansıtır şu sözleriyle.
(halide edip):
“müslümanlar, türkler; türk ve müslüman bugün en kara gününü yaşıyor. gece,
karanlık bir gece... fakat insanın hayatında sabahı olmayan gece yoktur. yarın bu
korkunç geceyi yırtıp parlayan bir sabah yaratacağız.
hanımlar, bugün elimizde top, tüfenk denilen alet yok, fakat ondan büyük, ondan
kuvvetli bir silahımız var: hak ve allah var. tüfek ve top düşer, hak ve allah
bakidir. topun yüzüne tükürecek kadar evlatlar, analar, kalbimizde aşk ve iman, milliyet
duygusu var. biz dünyada millet sınıfına layık bir millet olduğumuzu, erkek, kadın ve
çocuklarımıza kadar ispat ettik.
sevr'in imzalanmasını ve anadolu'nun işgalini kabul edemeyip isyan eden şairlerden biri de hak aşığı, halk aşığı mehmet akif'tir.
akif, halkı aydınlatmak ve milli mücadele konusunda bilinçlendirmek için camilerde vaaz vermiştir. vaazını sebilürreşad dergisinde de yayımlamış, bundan dolayı dergisi işgal kuvvetleri tarafından devamlı sansüre uğramış ve kendisi de takip altına alınmıştır. istanbul'da hizmet imkânı bulamayan mehmet akif, itibarlı ve yüksek maaşlı işini ve ailesini bırakarak milli mücadeleye katılmak üzere gizlice ankara'ya doğru yola çıkmış, büyük millet meclisinin açılışının ertesi günü 24 nisan 1920'de ankara'ya ulaşmıştır.
akif çankırı vaazında şu sözlerle yüreklere dokunmuştur.
m. akif:
“muhterem müslümanlar, aziz çankırılılar, allah’a hamd ve senalar olsun. aylardan beri cuma namazını kılmak fırsatını çankırı’da buldum. istanbul ve civarında kılamadım. çünkü o yörelerde kâfirlerin bayrağı dalgalanıyordu. o bayrağın altında kâfirin kölesi idik. kölenin cuma namazı kabul değildir. hürriyetinizi kazanacak, sonra cumaya koşacaksınız. müslüman için evvela hürriyet sonra ibadet.
ülkemizi yakıp yıkan hamile kadınların karınlarını deşen hiçbir günahı olmayan çocuklarımızı süngüleyip havada dolaştıran kız ve kadınlarımızın namuslarına tecavüz eden yunan ordusu’nu ve onları destekleyen kafirleri kovmadıkça ve eli kolu bağlı yörelerimizde islam’ın bayrağını dalgalandırmadıkça sizlerin de ameli noksan (kalır), ibadeti makbul olamaz. "
meclis hükümeti yeni bir ordu kurarken bu orduyu ayakta tutacak, ona moral verecek güçleri de harekete geçirme çabasındadır. yayınlanan gazeteler halkı işgal güçlerine karşı direnmeye, birlik olmaya, cesaret vermeye uğraşmaktadırlar. bunun için mitingler düzenlemekte ve camilerde vaazlar verilmektedir.istiklal marşı da halkın ve ordunun moral gücünü yükselteceği düşünülerek gündeme getirilmiştir.
katip: efendim cephedeki askerlerimiz yıllardır o cepheden bu cepheye koşmaktadır. neferimizin zihni dolmuş, gönlü yorulmuş. bu neferatı tekrar aşka getirmek için bir şeyler yapmalıyız.
rıza nur: neler yapabiliriz? öyle bir şey yapalım ki insanımızın hissiyatını göklere çıkarsın. yanmaktan yorulmuş yüreklere bir can olsun.
katip: bunun için bir yarışma tertip edelim. milletimizin tarihini, ilmini, dinini, geçmişini yansıtan bir şiir, bir destan olmalı.
bir memur maaşının 7,5 lira olduğu; 10 lira geliri olanın zengin sayıldığı bir dönemde yarışma ödülü 500 lira olarak belirlendi. yalnız akif bu para ödülü olduğu için yarışmaya katılmadı. ona göre ödül için yarışmak, millet için yazılacak şiirden menfaat beklemek yanlıştı.
hasan basri: bakanla konuştuk biz. sen katılacaksın şiirin hemen alınacak ve ödül de yetim çocuklar vakfına devredilecek.
akif: tamam o zaman işin içinde para ödülü yoksa ve benim ödülüm milletimin takdiri olacaksa o zaman bu şiiri yazabilir ve milletime hediye edebilirim.
diyen akif yazar şiirini, mecliste okunduğunda ayakta alkışlanarak kabul görür şiir herkes tarafından. ve tam yüz yıl önce bugün de "istiklal marşı" olarak kabul edilir.
devamını gör...
kanamaya sebep olan parçayı vücuttan çıkarmamak
bazen istesende çıkaramadığın parçadır. kalbine batan sevda bıçağı ve sırtına saplanan dost bıçakları gibi... *
devamını gör...
pişman olmak
“evlenirsen, pişman olursun; evlenmezsen yine pişman olursun; evlenirsen ya da evlenmezsen, her iki şekilde de pişman olursun, evliysen ya da evli değilsen yine pişman olursun. hayatın çılgınlıklarına gül, pişman olursun; ağla, pişman olursun, hayatın çılgınlıklarına gül ya da ağla, iki şekilde de pişman olursun. kendini asarsan pişman olursun, asmazsan yine pişman olursun; kendini as ya da asma, her iki şekilde de pişman olursun. kendini astın, yine pişman olursun; kendini asmadın, yine pişmansın; astın ya da asmadın, her şekilde pişmansın. işte, pratik aklın özeti budur.”
*
anlaşılan o ki hayat bize ne kadar az seçenek sunarsa o kadar çok pişman oluyoruz. bu pişmanlık sarmalından çıkmanın tek yolu, bu ikili zinciri kırıp sonsuz ihtimal denizine açılmamız olarak görünüyor.
sınırlı seçenekleri olan bir olguda, aklımıza gelen bu sınırlı sayıdaki seçeneği tek tek deneyimledigimizde hissedeceğimiz tek duygu, o seçeneği deneyimlemenin verdiği haz ve bu deneyimin sonunda hazzın bitmesiyle hissedilen pişmanlıktır. yani haz varsa pişmanlık kaçınılmazdır.
“memnuniyet dün gibidir, gelip geçer”*
*
anlaşılan o ki hayat bize ne kadar az seçenek sunarsa o kadar çok pişman oluyoruz. bu pişmanlık sarmalından çıkmanın tek yolu, bu ikili zinciri kırıp sonsuz ihtimal denizine açılmamız olarak görünüyor.
sınırlı seçenekleri olan bir olguda, aklımıza gelen bu sınırlı sayıdaki seçeneği tek tek deneyimledigimizde hissedeceğimiz tek duygu, o seçeneği deneyimlemenin verdiği haz ve bu deneyimin sonunda hazzın bitmesiyle hissedilen pişmanlıktır. yani haz varsa pişmanlık kaçınılmazdır.
“memnuniyet dün gibidir, gelip geçer”*
devamını gör...
oasis
wonderwall adlı parçaları, amerika'nın akdeniz akşamlarıdır denir. öyle bir müzik grubu.*
arkadaşlar anlayacağınız, kealiforniya'da bir sahile giderseniz ve elinize bir gitar tutuşturulursa* wonderwall çalmalısınız.
çünkü neden olmasın. because maybeeee...
ani not: bu adamlar ingilizmiş lan. tanım yalan oldu. ingiltere'nin akdeniz akşamlarıdır o zaman belki de. neyse, rezil olduk.*
arkadaşlar anlayacağınız, kealiforniya'da bir sahile giderseniz ve elinize bir gitar tutuşturulursa* wonderwall çalmalısınız.
çünkü neden olmasın. because maybeeee...
ani not: bu adamlar ingilizmiş lan. tanım yalan oldu. ingiltere'nin akdeniz akşamlarıdır o zaman belki de. neyse, rezil olduk.*
devamını gör...
gümüşhane'nin kelkit ilçesinde varoluşsal krize girmek
varoluşsal krize girmek için en uygun yer gümüşhane’nin kelkit ilçesi olduğundan şaşırmadığım eylemdir.
devamını gör...
koç holding'in evden çalışma kararı
"esnek çalışma" saatleri yöneticiler tarafından suistimal edilmeyecekse elbette çok güzel bir karar.
ama gecenin 2'sine kadar insanın canını çıkaran işkolik müdürler, yalnız yaşayıp canı sıkıldıkça zoom dan toplantı gönderen direktörler insanı ürkütmüyor değil. bazı insanlar için işi, kendini yegane var etme şekli nihayetinde.
ama gecenin 2'sine kadar insanın canını çıkaran işkolik müdürler, yalnız yaşayıp canı sıkıldıkça zoom dan toplantı gönderen direktörler insanı ürkütmüyor değil. bazı insanlar için işi, kendini yegane var etme şekli nihayetinde.
devamını gör...
hipokalemi
serum potasyum düzeyinin 3.5 meq/l altında olması durumudur.
neden olarak yetersiz alım,ishal,kusma,pilor stenozu,11-beta hidroksilaz enzim eksikliği,renal tubuler asidoz tip1 ve 2,amfoterisin b,sisplatin gibi ilaçlar sebep olabilir.
ekg bulguları önem arz eder bunlar; t dalgasında silinme,pr aralığında uzama,qrs aralığında genişleme,st depresyonu ve u dalgası görülmesidir.
tedavi olarak asemptomatik hastalarda oral potasyum verilmektedir.
kritik durumlarda ise santral benden ekg monitarizasyonu altında infüzyon yoluyla verilmektedir.
neden olarak yetersiz alım,ishal,kusma,pilor stenozu,11-beta hidroksilaz enzim eksikliği,renal tubuler asidoz tip1 ve 2,amfoterisin b,sisplatin gibi ilaçlar sebep olabilir.
ekg bulguları önem arz eder bunlar; t dalgasında silinme,pr aralığında uzama,qrs aralığında genişleme,st depresyonu ve u dalgası görülmesidir.
tedavi olarak asemptomatik hastalarda oral potasyum verilmektedir.
kritik durumlarda ise santral benden ekg monitarizasyonu altında infüzyon yoluyla verilmektedir.
devamını gör...
eureka
archimedes (arşimet) ile anılan, yunanca “buldum” anlamına gelen kelime.
rivayete göre archimedes, bir gün gümüş kaplamalı, işlemeli* şatafattan uzak banyosuna duş almak maksadıyla girer. banyo yapmak değil bakın duş almak için, zira entelektüeller böyle yapar. gümüş tasını bir yandan darbuka gibi çalıp bir yandan da su doldurduğu kurnasına daldırıp çıkarırken bir gariplik sezer. su kendi yoğunluğundan az olan cismi çekmiyor. yer çekimi varsa yer itimi de mi var acaba diye düşünür. ama zannetmez çünkü saçma, düşünsenize yer itiyor. neyse der, az suyla oynaşır ve aydınlanır. çırılçıplak sokağa koşar ve o meşhur sözü söyler* “eureka, eureka!”
sonra da hayatımıza suyun kaldırma kuvveti ve archimedes’in çıplak ifşa pozları girer.
rivayete göre archimedes, bir gün gümüş kaplamalı, işlemeli* şatafattan uzak banyosuna duş almak maksadıyla girer. banyo yapmak değil bakın duş almak için, zira entelektüeller böyle yapar. gümüş tasını bir yandan darbuka gibi çalıp bir yandan da su doldurduğu kurnasına daldırıp çıkarırken bir gariplik sezer. su kendi yoğunluğundan az olan cismi çekmiyor. yer çekimi varsa yer itimi de mi var acaba diye düşünür. ama zannetmez çünkü saçma, düşünsenize yer itiyor. neyse der, az suyla oynaşır ve aydınlanır. çırılçıplak sokağa koşar ve o meşhur sözü söyler* “eureka, eureka!”
sonra da hayatımıza suyun kaldırma kuvveti ve archimedes’in çıplak ifşa pozları girer.
devamını gör...
portakal hamamı radyo yayını
merhabaaa taze portakallaaar, canım güzel insanlar.
bendeniz kaptanlarınmerdumu yine birtakım garip gurup işlerle karşınızdayım. diğerleri neydi derseniz (bkz: normal sözlük merdumgiriz tarikatı). hem de bu sefer bi önceki garipliğimde bana eşlik eden merdümgirizbirdeli de var. bu 2 çiçeğin yanına bir de böcek olsun ki arada uğraşalım diye pek sevgili yazarımız, dostumuz, canımız nadir’i de kattık aramıza. sözlük radyomuzu takip edenler az çok bilirler ki yapılan kaçak yayınların %89.7’sine falan bağlanmışımdır. haricinde pek çok konsept yayına da ya baskın düzenledim ya davet edildim. hal böyle olunca radyo yetkililerimizden gomercandedi ki: kaptanlarınmerdumu çık yap artık kendi programını. biliyor kendisini kırmayacağımı çünkü… tamam geliyorum, dedim veee sözlük radyosu ilk açıldığı günden beri aklımda, gönlümde dönüp duran konsepti hayata geçirmeye karar verdim: portakal hamamı.
nedir bunun olayı? hemmen izah edeyim:
her hafta bazı yazarlarımızı programımıza konuk olarak alacağız ve onlara bazı sorular yönelteceğiz. yöneltilen sorulardan 3 tanesi uzun soluklu olurken 3 tanesi sunulan 2 seçenek arasından çok hızlı şekilde tercih yapacağı şekilde olacak. toplamda 6 soru 6 cevap olmuş olacak yani. sorular özel hayatınızdan da gelebilir, hayallerinizden de gelebilir, geçmişinizden de gelebilir; belli olmaz, atış serbest yani. tam da bu şekilde soru-cevap konseptinde olacağından yazarlarımızı terleteceğimizi düşünen sayın yazarımız afillibirbey dedi ki “program isminiz fin hamamı olabilir.” tam bu fikre bayılırken canım olay yöneticimiz bengaripsengüzeldünyaumutlu dedi ki “e portakal hamamı olsun, bizden olsun”. bu durumda bize de programımıza isim buldukları için teşekkür etmek düştü. isim babamız ve anamız olan yazarlarımıza çok çok tişikkirliiir.
işbu haldeyken
| “xxx mahlaslı yazarımızı kesinlikle davet edin”
| “beni de çekin hele şu sorguya”
| “bakın şu soru efsane olur, mutlaka sorun” dediğiniz gibi durumlar olursa ister bu başlık altında ya da bana ya da merdümgirizbirdeli’ye ya da nadir’e yazabilirsiniz. hepimiz de her türlü öneri ve görüşlerinize açığız.
her şey için ama bu sefer özellikle afişimiz için sevgili gomercan'a peeek bi tişikkirliiir.

o haldeee akşam 21:00’da sözlük radyosunda buluşmak üzereee. şimdiden yayın arkadaşlarıma iyi bir yayın dönemi; siz dinleyicilerimize keyifli dakikalar diliyorum.
radyomuzu dinlemek için: şöyle alalım
sosyal medya hesaplarımız da tam olarak şöyle:
instagram
twitter
kaptanlarınmerdumu
bendeniz kaptanlarınmerdumu yine birtakım garip gurup işlerle karşınızdayım. diğerleri neydi derseniz (bkz: normal sözlük merdumgiriz tarikatı). hem de bu sefer bi önceki garipliğimde bana eşlik eden merdümgirizbirdeli de var. bu 2 çiçeğin yanına bir de böcek olsun ki arada uğraşalım diye pek sevgili yazarımız, dostumuz, canımız nadir’i de kattık aramıza. sözlük radyomuzu takip edenler az çok bilirler ki yapılan kaçak yayınların %89.7’sine falan bağlanmışımdır. haricinde pek çok konsept yayına da ya baskın düzenledim ya davet edildim. hal böyle olunca radyo yetkililerimizden gomercandedi ki: kaptanlarınmerdumu çık yap artık kendi programını. biliyor kendisini kırmayacağımı çünkü… tamam geliyorum, dedim veee sözlük radyosu ilk açıldığı günden beri aklımda, gönlümde dönüp duran konsepti hayata geçirmeye karar verdim: portakal hamamı.
nedir bunun olayı? hemmen izah edeyim:
her hafta bazı yazarlarımızı programımıza konuk olarak alacağız ve onlara bazı sorular yönelteceğiz. yöneltilen sorulardan 3 tanesi uzun soluklu olurken 3 tanesi sunulan 2 seçenek arasından çok hızlı şekilde tercih yapacağı şekilde olacak. toplamda 6 soru 6 cevap olmuş olacak yani. sorular özel hayatınızdan da gelebilir, hayallerinizden de gelebilir, geçmişinizden de gelebilir; belli olmaz, atış serbest yani. tam da bu şekilde soru-cevap konseptinde olacağından yazarlarımızı terleteceğimizi düşünen sayın yazarımız afillibirbey dedi ki “program isminiz fin hamamı olabilir.” tam bu fikre bayılırken canım olay yöneticimiz bengaripsengüzeldünyaumutlu dedi ki “e portakal hamamı olsun, bizden olsun”. bu durumda bize de programımıza isim buldukları için teşekkür etmek düştü. isim babamız ve anamız olan yazarlarımıza çok çok tişikkirliiir.
işbu haldeyken
| “xxx mahlaslı yazarımızı kesinlikle davet edin”
| “beni de çekin hele şu sorguya”
| “bakın şu soru efsane olur, mutlaka sorun” dediğiniz gibi durumlar olursa ister bu başlık altında ya da bana ya da merdümgirizbirdeli’ye ya da nadir’e yazabilirsiniz. hepimiz de her türlü öneri ve görüşlerinize açığız.
her şey için ama bu sefer özellikle afişimiz için sevgili gomercan'a peeek bi tişikkirliiir.

o haldeee akşam 21:00’da sözlük radyosunda buluşmak üzereee. şimdiden yayın arkadaşlarıma iyi bir yayın dönemi; siz dinleyicilerimize keyifli dakikalar diliyorum.
radyomuzu dinlemek için: şöyle alalım
sosyal medya hesaplarımız da tam olarak şöyle:
kaptanlarınmerdumu
devamını gör...
tanıma değil yazara oy vermek
kafa sözlüğün özeti..
bir de (bkz: yazılandan önce yazara bakmak)
bir de (bkz: yazılandan önce yazara bakmak)
devamını gör...
turkish airlines'ın bir köpeği öldürmesi
aklım almıyor. kazıklı maria' nın storysinden gördüm bu haberi. uçakla seyehat eden bir kişinin köpeğini hayvanların kısmına alacaklarına bavullar kısmına almışlar. hayvan sahibine ulaştığında hayvancağızın ölü olduğunu kendisi anlıyor. ve olur böyle şeyler diye bir yanıt alıyor. maddiyata çekiyorlar hemen olayı. kaç yıldır bakılan bir hayvan aileden olmuştur artık, bunun eksikliğini parayla nasıl halledebilirsiniz? ne diyebilirsiniz bu durumun açıklaması ne olabilir?
link
link
devamını gör...
