mekan bizim, deniz kiralık.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

--! spoiler gibi bir şey !--

hafızası silinme sürecinde olan bir insanı konu alan film daha önce hiç yapılmadı. yapıldıysa da kimsenin haberi yok. her neyse, işte film, bu konuyu ortalama üzerinde kaliteli bir senaryo ile anlattı ve çok ünlendi. filme çok güzel denmesinin sebebi farklı olmasıdır.

--! spoiler gibi bir şey !--
devamını gör...

bazı yazarlarımızın fikirlerine anlam verememekle beraber şunu söylemek isterim ki yerçekiminin olmadığını söyleyen,bebeklere yapılan aşıların işe yaramaz olduğunu söyleyen makaleler ve bilimsel yazılarda var.o zaman ne yapıyormuşuz her gördüğümüz duyduğumuz çalışmayı ciddiye almıyormuşuz.kaldı ki bir insan çok yemek yaptığı için yada ağır bir işte çalıştığı için kimliksel farklılaşmaya bürünmez aksine siz kadın şunu yapar erkek bunu yapar diye kesin yargılarla çerçevelediğiniz için yaptıkları size garip gelir.yani şunu demek istiyorum ki "kadınsılaşma" yada "erkeksileşme" diye bir şey yoktur. çünkü her insanın kendi doğruları ve kendi (bkz: nomal)leri vardır ve bu sizin normal sınırlarınız içinde kalmak zorunda değil yani demek istediğim bir kadın pekala sizin "kadınsı" bulduğunuz ojesini sürüp yine sizin "erkeksi" bulduğunuz dozeri kullanabilir.bu tamamen insanın öz benliğiyle alakalıdır ve ahlaksız bir durum yoktur. bana kalırsa iki tarafında işten kaçmak için uydurduğu bahanelerdir efendim.bunun yerine sizinle aynı temel görüşte biriyle bir hayat geçirmeniz daha kolay olacaktır.umarım derdimi anlatabilmişimdir.iyi geceler dilerim.
devamını gör...

gabriel garcia marquez kitabı. seveni olduğu kadar sevmeyeni de var; bir kısım harika bulurken, bir kısım vasat buluyor.

ben severek okudum. bazı yazarları okurken olayın geçtiği yeri kafamda canlandırmakta zorlanırken, kimi yazarda da betimlemeye boğuluyorum. bunun ince dengesini sağlayabilen fazla sayıda yazar yok maalesef.

kırmızı pazartesi, malumunuz, işleneceği kesin olan ve herkesin bildiği (maktul hariç) bir cinayeti kimsenin önleyememesi/önlememesini anlatır. asıl önleyecek kişinin ise haberi çok geç olmuş, kurtarmak için çok geç kalmıştır artık. yani kitabın sonu baştan bellidir ama spoiler içermesine rağmen yine de okurken heyecan vermeyi başarmıştır ki bu gerçekten büyük bir başarıdır.

betimleme konusuna gelirsem, sanırım ilk defa bir kitapta olayı bu kadar iyi canlandırdım kafamda. öyle ki çizimin iyi olsa ve bana kitapta geçen yeri çiz deseler mükemmel bir şekilde çizerim. bunu da 108 sayfada başarmıştır yazar, altını çizerim .

1987’defilme de çevrilmiş kitabı. filmini izlemedim ama ,önyargımı bağışlayın, çok severek okuduğum kitaplarda hayal kırıklığına uğramamak adına filmlerini izlemiyorum. bu hüsranı ‘baba’ ve ‘körlük’ te yaşadım daha önce, düşmanımın başına gelmesin, öyle bir hüsran işte.
devamını gör...

ösym'nin öğrencilerin bu konuda hep yanıldığını bildiği için sık sık soru şıklarına eklediği durumdur.
devamını gör...

bugünün haberleri ile ortaya çıkan durum. almanya'da erasmus öğrencisiyim. bursu geçtim burs antlaşması dahi henüz yapılmadı. internette yayınlanan bu haberlerde ulusal ajansın ancak 2.5 aylık bir para verebileceği, bunu da 2022 şubat zamanında verebileceği ihtimali itü yönetimi tarafından dillendirilmiş. benim bağlı olduğum üniversite de tarih dahi açıklamayıp bu anlaşmanın ne zaman gerçekleşeceğine dair bir fikirlerinin olmadığını söyledi.

bir yıldır çalıştım para biriktirdim, burada 2 ay yetecek para ile geldim. bakalım gerisi nasıl olacak.. iş ilanlarına bakıyorum, ders programına uyan bulursam gireceğim.
devamını gör...

psikolojide obsesif kompulsif bozukluk (okb) olarak geçer. insanın zihninden uzaklaştıramadığı, tekrar tekrar düşündüğü ya da yaptığı şeyleri temsil eder. ''geride bırakamıyorsan, tekrarlar'' sözü, saplantı ile paralel bir görüş bildirir.

daha spesifik bir örnek vermek gerekirse, ilişkilerde ''hep de beni buluyor böyleleri'' dendiğini duymuş ya da demişsinizdir. aslında onlar sizi bulmaz, siz onları bulursunuz. ilişkilerde size davranışları ve tavırları aynı ya da benzer olan kişileri seçersiniz ve aynı şekilde başa çıkmaya çalışırsınız. kafanızdaki düşünce ''bu sefer olacak''tır ama bir türlü olmaz. bu da farkında olmadan saplantı halini alır.

biraz daha bilgi vermek için edit: yukarıda açıkladığım ilişki üzerine örnek elbette saplantının tek konusu değildir. temizlik, şüphe duyma, simetri, sayı sayma veya dini takıntılar en bilinen saplantı türlerindendir. örneğin dini konuda bağlı olan biri, görevlerini yerine getirmediğini düşünüp bunu takıntı yaptığı taktirde kendisini tanrı'ya daha doğrusu kutsal gördüğü şeye küfür ederken bulabilir. tabii ki bu her vakada görülmeyeceği gibi ilerleyen vakalarda (hepsinde değil) görülür.

genelleyici olacak fakat ben takıntıların asla durup dururken oluştuğunu düşünmüyorum. altında travmatik olayların da yatabileceğini düşünüyorum. şahsımda ilerlememiş olsa da bir şeyi birkaç kez kontrol etme takıntısı var. ve bunun bende hangi olaydan sonra oluştuğunu biliyorum. bir arkadaşımın gelişigüzel sınav yerlerimizi söylemesinden ve sınav yerine gittiğimde aslında orasının benim sınıfım olmadığını öğrenmemden sonra oluştu. normalde kendi gözümle görmeden inanmayacak biri olsam da o an kontrol edememiştim ve kontrol edemememin cezası neredeyse sınava giremeyecek olmamdı. bundan sonra başka şeyleri kontrol ettiğimi bilsem de birkaç kez daha kontrol edip içimi rahatlatmaya başladım. evet birkaç kez kontrol etmem sinir bozucu olabilir fakat artı yönü de yok değil, tekrar tekrar düşünen ve kontrol eden insanlar daha az hata yapar. elbette ilerlediği taktirde davranış terapisi ve/veya ilaç tedavisi uygulanmalıdır.
devamını gör...

cennetten çiçek çalıp, cehenneme dikemezsin. cehennemden kor alıp cenneti yakamazsın. al sana felek.

seyfi yördem(kurtlar vadisi)
devamını gör...

bu bir rüya olsa keşke, uyansam ki gerçek başka.
devamını gör...

çok isterdim. bunlara rağmen bugünüme geldim, kendi çocuklugumu evlat edinsem o çocuğu nerelere taşırdım allah bilir
devamını gör...

dün inek sidiği içenler bugün bizi tehdit eder olmuş.
devamını gör...

şırdan. git şurdan !
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kızımın bebeği. küçük kardeşi tarafından üzerindeki janjanlı elbisesi yırtılmış ve bebek çıplak bırakılmıştı.

hemen olaya el atıp kızımla beraber ona eski bir çoraptan elbise yaptık. umarım durumu iyi kotarmışızdır…
devamını gör...

şunu sevmiyorum demek özellikle bir insan söz konusuysa aleni olarak, herkese açık bir şekilde söylemek uygun bir davranış değildir. sevmiyor iseniz sözlüğün engelleme mekanizmaları kullanılmalıdır. nefret doğuracak, rencide edecek hareketlerden hepimizin uzak durması toplumumuzun ruh sağlığı açısından önem teşkil etmektedir. kin, öfke, nefretten uzak duralım sevgili yazarlar.
devamını gör...

antik yunan tanrıçası gibi kadın.
o fizigi evde tv izleyip meyve soymak icin o hale getirmedi heralde .yaratsin bebegim arkasındayiz
devamını gör...

türk yazarlarından biridir. kitapları arasında sadece patates anayı okumama rağmen diğer kitaplarının da başarılı olduğunu düşündüğüm bir yazardır. diğer romanlarını da fırsatım olduğunda okuyacağım bir yazardır.
devamını gör...

apartmanımızın çoğunluğu yaşlılardan oluştuğu için onların yerine markete, bakkala, fırına gidiyor ve karşılığında onlardan onlar için küçük ama benim için büyük bahşişler alıyordum.

şimdi getir'i çıkmış, yemeği sepeti çıkmış...

hepsi beni örnek aldı*.
devamını gör...

yunus emre’ nin şiiri.
insan ölmeden önce ölür, ölmeden önce hakk´a teslim olur,o´ndan başkasını gönlünden atar.

“severim ben seni candan içeru
yolum vardır bu erkandan içeru
şeriat, tarikat yoldur varana
hakikat meyvası andan içeru
dinin terk edenin küfürdür işi
ol ne küfürdür, imandan içeru
beni bende demen, ben de değilim
bir ben vardır bende, benden içeru
beni benden alana ermez elim
kim kadem basa sultandan içeru
süleyman kuş dilin bilir dediler
süleyman var, süleyman'dan içeru
tecelliden nasip erdi kimine
kiminin maksudu bundan içeru.
senin aşkın beni benden alıptır
ne şirin dert bu, dermandan içeru
miskin yunus, gözü tuş oldu sana
kapıda bir kuldur, sultandan içeru“
devamını gör...

artık bunları aşsak mı? insanların özgürlüğünü kısıtlamaya çalışmasak mı? herkes ilgilendiği konunun başlığına tanım girse, ilgilenmediği başlığı da görmezden gelip kaldığı yerden devam etse hiçbir sorun olmayacak ama bizde her şeye bir müdahale sorunu var. mesela spor başlığı olmasın, cinsiyetçi başlıklar olmasın, troll başlık olmasın, x kampanyası vs. bıdı bıdı.

sözlük burası sözlük, binlerce farklı düşüncenin bir araya geldiği platform. saygı çerçevesinde herkes istediğini paylaşabilir, bu kimseyi de zerre ilgilendirmez. bazıları kendi görüşüne ve fikrini ters/aykırı diye bir çok konudan memnun olmuyor diye, başkasının özgürlük anlayışını kısıtlayamaz. şimdi diyecekler ki onlarda bizim özgürlüğümüzü kısıtlıyor vs. burası kimsenin tekelinde değil, burası herkese açık bir platform ve dediğim gibi binlerce farklı düşünceye sahip insana ev sahipliği yapıyor.

her bir yazar ile fikir anlayışında uyumlu olacaksınız diye bir şey yok, zaten olamaz da bu imkansızdır. bundan dolayı bir zahmet başkalarının fikirlerini engellemeye/kısıtlamaya çalışmak yerine ilgilendiğiniz başlıklara tanım gireceksiniz, çok zor bir şey değil.

edit: benim kahvehane kültürüm yok ve hayatımda hiç gitmedim, kahveneye gidenler nasıl da biliyor.
devamını gör...

yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluğun birlikte bulunduğu kronik bir ağrı sendromudur. bu kişilerde ibs, kronik baş ağrısı, depresyon, anksiyete, huzursuz bacak sendromu, kronik yorgunluk sendromu gibi bazı semptom ya da sendromlara sık rastlanmaktadır. görülme sıklığı kadınlarda %3.5, erkeklerde %0.5 olarak bulunmuştur. sebebi kesin olarak bilinmemekle birlikte; genetik eğilim, bazı enfeksiyonlar (ebv, parvovirusler, hepatit c) fiziksel ve duygusal travmaların fibromiyaljinin gelişmesinde rolü olduğu ileri sürülmektedir. fibromiyalji hastalarının; serumda ve bos’da serotoninve norepinefrin düzeyi düşük bulunmuştur.

tedavisinde ise ön plana çıkan semptomlar ve bunların şiddetlerine göre farmakolojik(analjezikler, nsaii, kas gevşeticiler antidepresanlar, antiepileptikler) nonfarmakolojik tedavi yöntemleri (egzersiz, masaj, akupunktur, kaplıca tedavisi vb.) kullanılmaktadır.
özel bir diyet tedavisi yoktur. semptomlara göre bazı besinler (mono sodyum glutamat, aspartam vb.) diyetten çıkarılabilir veya bazı destekler (balık yağı) yapılabilir. hastalara yeterli ve dengeli beslenmeleri, öğünlerini düzenli tüketmeleri önerilmektedir. bu hastalarda irritabl bağırsak sendromu sık görülen bir sorun olduğu için diyette gaz yapıcı besinlerin (soğan, lahana, kuru baklagiller, gazlı-karbonatlı içecekler) bulunmaması, posalı besinlerin ve su tüketiminin arttırılması ve egzersiz yapılması önerilebilir. kısa dönemli (<6 ay) uygulanan vegan diyetin fibromiyaljide ağrıyı, uyku kalitesini ve eklem sertliğini iyileştirdiği gösterilmiştir. ancak uzun dönemde besin ögesi eksiklikleri görülebilir. (b12, fe, ca)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim