türk sineması'nın medar-ı iftihârı'dır, ''bir zamanlar anadolu'da.''
bir kahraman yoktur bu filmde her karaktere girip, hikâyede hissedebilirsiniz kendinizi. her karakterin ayrı bir derdi vardır.
hayatın ta kendisidir bu film. diyaloglarındaki doğallık, film değilmiş de gizli bir kamerayla, hayatın bir akışı çekilmiş gibi haz verir insana. her karesiyle, bozkırın resmini çekmiştir bize, bozkırın durağan hayatlarını getirmiştir yanıbaşımıza.
usta yönetmen nuri bilge ceylan'a cannes film festivali'nde grand prix (jüri büyük) ödülünü getirmiş, dünyada ses uyandırmıştır.


'fakat bundan sadece yüzyıl sonra bile arap ne sen, ne ben, ne savcı, ne komiser... yani şairin dediği gibi gene yıllar geçecek ve geride benden bir iz kalmayacak yorgun ruhumu karanlık ve soğuk kuşatacak.'
devamını gör...

anlık düşülen beyin tutulması hali.

bir kafeye girip 'bana çay, arkadaşa kuşbaşı' demiştim.

sonraki salaklıklarım dakikalık.
devamını gör...

kedilerde denendiğinde ağzın ortasına partiyi yemekle sonuçlanabilecek yüksek derecede riskli eylem.*
devamını gör...

bence gereksiz bir eylemdir.

günümüz insanının yaptığı, yaşadığı her şeyi kanıtlamak istercesine paylaşmak istemesi bu gibi durumlara sebep olmaktadır.
devamını gör...

demek bu adam yüzünden kin ve nefret doluyum ben. şimdi mesele anlaşıldı.
devamını gör...

türkiyenin ermeni soykırımını kabul etmesi şu demek ermenistana tazminat davası açma hakkı verir. bu durumda ermenistan dava açarsa çok büyük bir meblağ borçlanır türkiye. böyle bir borcu ödeyemeyeceği için toprak vermesi gerekir. yani doğu ve güney anadolunun tamamı. bu da şu demek olur: ermeni soykırımı yapıldı diyen bu ülkenin gerçek vatan hainleridir. şöyle bir şey var eğer ermeni soykırımı yapılmak istense onlara ülkeden çıkın denmez direkt olarak evlerinde öldürülürlerdi. ama sırf ermenilerin zararlı hareketleri yüzünden gidin bizi kendi katiliniz etmeyin denilmiştir bu zorunlu göçle. çünkü ermeniler soykırım yapıyordu. doğu anadoluda toplu mezarların incelenmesinde ermeniler bunlar bizim mezarlarımız dese de incellenince bunların türk mezarları olduğu anlaşılmıştır. asıl katiller bizi suçlayarak dikkat çekmek istemekteler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
çok amatörce kabul. ama çok hoş bakmamış mı?
devamını gör...

biraz sonra müracaatımı yapacağım kulüptür.

çıkın çıkın gelin efendiler, kafa kamping'e kadar yolu var.
devamını gör...

sevgili dışınızdaki irlandalı ve miko hanımefendiler, en kısa bu kadar oluyor kusura bakmayın.

hayatımda yalnızca bir kez içip içip eski sevgiliyi aramak isimli güzide eylemimizde bulundum, yıllağğğğr önce. kendisi çok mantıklı bir insan evladı olduğundan, gecenin bir yarısı ex manit’ten gelen bu telefonu açmadı. peki ben durdum mu? durmadım. sms attım.
“şeni şöyle seviyorum balım, böyle yaptım hatalarım vardı işte heeerrrrşeyi yaparım (gerekirse sarhoş olduğum için kelimeyi birleşik de yazarım yani o derece) bak, toparlarız. sen ne dersen de, seni hala çok seviyorum lan allahsız"

ertesi gün facebook üzerinden yanıtladı. onun ss’leri aşağıda (mesajlar mail kutuma da geldiğinden, benimkilerin kaydı yok malesef ama yine de belgelerle geldim.)

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
- yani, gerçekten bu mesajda buna mı odaklandın? sarhoştum kusura bakma ama mesajın odak noktası orası değildi sanki.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
- tamam, özür dilerim o kelime için. ama şu an dünyanın en ayık adamı benim, sabahtan beri sadece çay içtim inanmıyorsan ev arkadaşıma sor. mesajın orası hariç tamamının altına da imzamı atıyorum. hath bakalım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

o günden beri hanımefendinin benim nezdimdeki nickname'i allahsız. yolda falan görsem nabün lan allahsız derim.
devamını gör...

beğendigimiz rozet gelince alıcaz elbet biraz birikmişimiz var.almışken iyi bir şey olsun istiyoruz yeni gelicek rozetleri merakla bekliyoruz.
devamını gör...

bir hastanın ne çektiğini, hekim değil hasta bilir anlamındaki atasözü.
sebep olarak ateş düştüğü yeri yakar sözünden bir nebze esinlenilmiş olduğunu düşünüyorum
bunun gibi bir derde düşenin,sıkıntılar içinde kıvrananın çektiği çileyi, ancak kendisi bilir denmektedir. ancak;
arkadaşlar tabiki böyle yapmıyoruz doktora danışıyoruz.
çünkü hastalık yoktur, hasta vardır. herkes de her durum aynı olacak diye bir şey söylenemez,bu yüzden hasta odaklı tedavi esastır.
devamını gör...



"iyileşmem vermem acımı. senden bir tek bu kaldı."

o zaman bu entry de aşka yazıldı. kalbimize kazınan bütün isimlere. *

dinlerken şöyle bir geriye doğru gittim içimde bir yer değil birçok yer yanmış. unutmuş muyum? hayır ama hepsi küllenmiş. uykusuz geçen her sabah güneş doğmuş. çektiğim her sanrı beni daha da güzelleştirmiş. bir bütün olmamışım hiç. ama bütün parçalar da bende değil mi? yapbozun bir parçası eksilse?.. unutsak o zaman asıl kaybederiz tamamlanma şansını. bu yüzden de "söndürmem sen yaktın, kalbimde açık yarasın kapatmam sen açtın." deyince cem adrian, haklısın üstat, iyileşmeyelim o zaman diyorum.
devamını gör...

sormazlar mi adama 20 suctan sabikasi olan adamin dışarda işi ne diye
devamını gör...

zincirleri bırak
akışta kalma
karanlık odalardan çık şimdi
daha da uğrama
tut nefesini
ne çıkacak karşına umursama
bir yer olmaz
bir yer olur
belirsizlik bellidir
her şey bir gün son bulur
son saatler
niyet et güzel olur
son saatler
karambol bir son
seni bulur
ve bir anda kaybolur.
devamını gör...

"ne yaparsan yap aşk ile yap" mottosuna sahip bir kenan doğulu şarkısıdır. sadece sevgiliye karşı duyulan bir his değildir aşk; işini, mesleğini de aşkla yapabilirsin. bunu yapabilenleri kıskanmıyorum da saygılarımı gönderiyorum...

"ne yaparsan yap aşk ile yap
ne dediğin değil nasıl dediğin olay
açılır kapılar ardına kadar
kalpten gülersen kalanı detay gerisi kolay..." *

devamını gör...

resmî kurumların dışında kalan ve bunlardan bağımsız olarak çalışan, politik, sosyal, kültürel, hukukî ve çevresel amaçları doğrultusunda lobi çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kâr amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlar veya üyelik ödemeleri ile sağlayan kuruluşlardır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

arnolfini’nin evlenmesi

jan van eyck – 1389-1441 – hollanda

sanatçının bu resmi tarihi açıdan da bir ilk olma özelliğine sahip. bu tablo, evlenme anının resmedilmesi nedeniyle, bir nevi ‘evlilik cüzdanı’ niteliğinde. eseri bu kadar önemli kılan detay ise ayna. duvardaki ayna, müthiş bir akis tekniğiyle anı derinleştirmek için kullanılmış. aynaya dikkatlice bakıldığında, van eyck’ın da resmin içinde olduğu görülür. ressam, kendini ‘an’a dâhil ederek, resim sanatına farklı bir boyut kazandırdı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ah benim güzel istanbul’um

*karaköy/eminönü-kadıköy vapurundan çekilmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: astral seyahate çıkmak üzereyken odaya dalıp pişmaniye alır mısın abi iki kutu beş lira diyen adam) pişmaniye'den sonra hes kodu zorunluğu gelmiş.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim