128 milyar dolarımız yok deriz.*
devamını gör...

ben yine umduğumu bulamadım.daha dizi gösterime girmeden burcu biricik'in oyunculuğuna övgüler yagdırılmışti. dizin hikayesinin de seri katil bir temizlikçi olmasi beklentimi arttırdı ama netice ellerim bomboş,yüreğimde bir sancı.
dizi bence senaristin acemiliğine kurban gitmiş,kurguda da hatalar var.temizlikci bir kadının adım adım suça sürüklenmesi anlatılıyor ama o adımlar ne kendinden emin ne de acemice.her şey olması gerektiği gibi ilerliyor ve dizide fatma karakterinin yakalanmamasini sadece silik ,sıradan biri olmasına bağlıyorlar.hayir bunu anlamazsınız diye dizide defalarca fatma'nın silikligine vurgu yapılıyor.
her yerde kameraların olduğu,polislerin olay mahallinde yaşadığı bir yerde karakter üzerindeki paltoyu hiç değiştirmeden sadece aşırı sıradan olduğu için kurtulabilir mi allahaskina ya.
ilk bölümde gösterilen telefonlarin hepsinin tuşlu olması sayesinde cinayetlerden kurtulması mantıklı olabilir gibi gelmişti ama ikinci bölümde günümüze geldi ve fatma yine de hiç kaçmadan her cinayetten kurtuldu.tam dört defa karakola gitti hiçbirinde cinayeti onun işlediği şüphesi bile olmadı,hiç kıyafetini değiştirmedi,aynı kıyafetle mobese görüntüleri bile vardı ama kimse o olduğunu anlamadı.mehh
unutmadan ya ballarım lütfen şu tehlike geliyor müziğinden bir kurtulun artık ya.
burcu biricik doğal görüntüsü ve güzel oyunculuguyla kalbimi çaldı.kalp
devamını gör...

öncelikle küçük kızımıza çok üzüldüm ve ailesine sabır diliyorum. yazacağım şeyler kişisel bir kastetme taşımamaktadır.

babam da annem de ağzıma sıçtı ve çoğu zaman derslerim iyiydi. annem lise sınavı senemde telefonumun üstüne çıktı zıplaya zıplaya kırdı. babam aynı sene hayatımda yemediğim bir dayakla beni az daha cennete yolluyordu yaklaşık 4 ay aileden soyutlandım ve 14 yaşındaydım. çok üzüldüm. anksiyete başlangıcı oldu. sinir krizlerim oldu. ama yılmadım fen lisesine girebildim.
hiçbir zaman da kendimden vazgeçecek kadar gözümü karartamadım.

bu yavrucak nasıl bir psikolojiyle bu hale gelebildi anlayamıyorum gerçekten. çünkü bu babam bana kızdı kendimi öldüreyim meselesi olamaz. yıldırılmış, birçok kez yaşamış olabilir. ya da psikolojisinde sorunlar olabilir. bilmiyorum ruh doktoru değilim anlamam güç.

işin özü bunları okuyan minikler veya yaşıtlarım veya büyüklerim varsa haddim olmayarak sakin olmalarını ve hiçbir şeyin canlarından önemli olmadığını söylemek ve önermek isterim. eğer kendiniz bir şeylerin üstesinden gelemiyorsanız lütfen ailenize ve uzmanlara danışın. hayat bazen çok kötü ama içinde çok güzel anlar da var. kendi değeriniz farkında olun ve yılmayın, mücadele edin.
devamını gör...

yıldız savaşları evreninde anakin skywalker'in padawanı, klon savaşları sırasında de facto jedi kumandan, daha sonra gray jedi. the mandalorian dizisinde rosario dawson tarafından canlandırıldı. gerisi spoiler.
--! spoiler !--

ilk kez klon savaşları animasyon dizisinde karşımıza çıkan ahsoka tano, anakin skywalker'in padawanı idi. galaksi boyunca yayılan savaş sırasında eğitildiği için çok çabuk büyümek zorunda kaldı, ilk sezondaki o hafif şımarık çocuk son sezonda taş gibi bir gray jedi oluvermişti. ustası anakin'in pek çok özelliğini alan padawan, hem klon askerler hem de jediler arasında oldukça sevilen ve güvenilen birisi haline gelmişti. zaman zaman kumandanlık görevleri de verilen ahsoka ilki hariç bu görevlerin hepsinden alnının akıyla çıksa da, üstad luminara'nın padawanı barriss offee'nin jedi tapınağı'nı bombalaması olayında tutuklanarak tüm yetki ve rütbeleri alındı. saldırıyı offee'nin gerçekleştirdiği ortaya çıkarılınca iade-i itibar edilmek istense de kendisine güvenmeyen jedi düzeni'nde kalmak istemedi ve mahkeme kararıyla düzenden ayrılmasına izin verilen belki de tek jedi oldu. hayatının kalanına düzene bağlı olmayan ancak aydınlık taraf adına savaşan bir gray jedi olarak devam eden ahsoka, jedi şövalyelerinin alamet-i farikası olan mavi ve yeşil ışın kılıçlarını bırakarak beyaz ışın kılıcı kullanmaya başladı. imparatorluğun yükselmesinden sonra asiler ittifakına istihbarat ve savaşçı gücü olarak destek verdi. eski ustası darth vader ile de bir düello yapsa da kazanamadı. the mandalorian dizisinde din djarin'e yardım etmesiyle aralarında daha önce görülmemiş bir jedi-ölüm gözcüsü dostluğu kuruldu. bebek yoda'nın adını ortaya çıkaran da kendisidir.

--! spoiler !--

ayrıca kendi dizisine de kavuşmuştur, ahsoka adlı dizi disney plus'ta yayınlanacak ve başrolü yine rosario dawson oynayacak.
devamını gör...

normal bir davranış olsa da türkiye şaşırtan bir olaydır.
devamını gör...

alex turner'ın şarkı sözleri ile insanın suratına sert bir yumruk attığı arctic monkeys şarkısı. favourite worst nightmare albümü baştan sona efsane fakat bu şarkının başka bir çarpıcı yönü var. bir şeyleri kurtarmak yerine tüm bu durumu acı içinde kabul eden karakterin and do me a favor, and ask, if you need some help kısmında aslında şarkının genel gidişine baktığımızda bir nevi gerçekten gitmemi mi istiyorsun yoksa çabalamamı mı düşüncesi içerisinde son bir işaret beklemesi ve do me a favor, and stop flattering yourself cevabını aldıktan sonra aradaki tüm bağların koptuğunu kabul etmesi benim için büyük hüsrandır çünkü benim gibi anında durumu kabul edip ne halt etmesi gerektiği hakkında tek bir fikri olmayan insanların bir özeti gibidir. bu tamamen "bana bir işaret vermen gerek çünkü tamamen batırdım mı ve gitmem mi gerek yoksa çabalamam mı gerekiyor" anı, şarkı boyunca tamamen kabullenmiş ve acı içinde olan karakterin ilk defa durumu değiştirmek için son anda aklına gelen klasik 'bir şeye ihtiyacın olursa söyle' cümlelerini araya sıkıştırması ve karşılığında basitçe 'kibirli davranma, yağ çekmeye çalışma!' cevabından sonra orada sahiden istenmediğini fark etmesi şarkının vuruculuğunu oldukça yükseltiyor ve basit bir ayrılık şarkısı olmaktan çıkartıyor. şarkının sonunda alex'in dediği gibi: "s****r git dese daha kibar olurdu belki."

well, the morning was complete
where there was tears on the steering wheel, dripping on the seat
several hours or several weeks
ı'd have the cheek to say they're equally as bleak


pekala, matem bitmişti
gözyaşları direksiyondan koltuğun üzerine dökülüyorken
birkaç saat ya da birkaç hafta
biraz küstahlığa ihtiyacım olacak, ikisinin de aynı derecede iç karatıcı olduğunu söylemek için


ıt's the beginning of the end
the car went up the hill and disappeared around the bend
ask anyone, they'll tell you
that it's these times that it tends
to start to break in half, to start to fall apart
hold on to your heart


bu sonun başlangıcı
araba tepeye doğru ilerledi, ve virajın orada gözden kayboldu
her hangi birine sor sana anlatacaktır
genelde böyle zamanlarda eğilim gösterdiğin zaman
dağılmaya ve parçalara ayrılmaya
kalbine tutunmaya çalışırken


and do me a favor and break my nose
or do me a favor and tell me to go away
or do me a favor and stop asking questions


bana bir iyilik yap ve burnumu kır!
ya da bana bir iyilik yap ve defolmamı söyle!
ya da bana bir iyilik yap ve sorular sormayı bırak!


well, she walked away while her shoes were untied
when the eyes were all red
you could see that we'd cried
and ı watched, and ı waited 'til she was inside
forcing a smile and waving goodbye


yürüyüp uzaklaştığı sırada ayakkabıları bağlı değildi
ve gözler kıpkırmızıydı, ağladığımızı tamamen anlayabilirdiniz
ve ben izleyip bekledim o içeri girene kadar
zorlama bir gülüşle el sallayıp veda ederek


curiosity becomes a heavy load
too heavy to hold, too heavy to hold
curiosity becomes a heavy load
too heavy to hold, will force you to be cold


merak ağır bir yüke dönüşür
taşımak için fazla ağır
merak ağır bir yüke dönüşür, taşıması oldukça güç
soğuk olmaya itecek kadar


and do me a favor, and ask, if you need some help
she said, do me a favor, and stop flattering yourself
and to tear apart the ties that bind
perhaps "fuck off" might be too kind
perhaps "fuck off" might be too kind


"bana bir iyilik yap ve yardıma ihtiyacın varsa söyle!"
o "bana bir iyilik yap ve yağ çekmeyi bırak!" dedi
ve birbirine bağlanmış tüm bağları koparmak için
s****r git dese daha nazik olurdu belki
s****r git dese daha nazik olurdu muhtemelen
devamını gör...

hayatım düşüncelerimi aktaracak hayallerimi yaşayacak kadar uzun olmayabilir yolda yürürken birinin hedefi olabilirim,yanlış zamanda yanlış yerde olduğum için beni öldürebilir.otobüste tek başıma kalırım, şoför aklım karıştı şeytana uydum diye ifade verebilir. hayır dediğim için istemediğim için bile öldürülebilirim. yolda yürürken aniden yüzüme kezzap atılabilir. okulda öğretmenlerim bile buna sebep olabilir.tırnaklarımda dna kalma sebebine karşılık ellerim bile kesilebilir.tek anlık heveslere isteklere ömrüm alınabilir,hayallerim çalınabilir,bir hiç yerine koyulabilirim. öldükten sonra arkamdan giyimime inancıma tercihlerime dil uzatılabilir. katilimin cezası hafifleyebilir bu yüzden son öldürdüğü kişi ben bile olmayabilirim.peki bunların önüne geçmek için sebebim var mı? hayır bence yok... bugün yaşıyorum hayattayım ve olanları kınamakla yetiniyorum.yarın benim için bir baskası bunları yapacak belki. kim bilir... lütfen birgün böyle birşey olursa beni de, bunları yazarken nefes aldığımı da aklınızdan çıkarmayın.unutmayın ki yarın ne olacağımız hiçbirimiz için kesin değil.
devamını gör...

esprinin çok kötü olması ya da ortamdaki kişilerin espriden anlamamaları nedeniyle gerçekleşebilecek durum.
devamını gör...

“aç insanlar var” dayatmasıyla haksız yere linç yiyen insandır.
bu sosyal mecralar insanların her şeyini paylaştığı yer ama nedense yalnızca yemek fotoğrafına triggerlanıyor insanlar. bu mecralara bacağı kesik insanlar da giriyor ama yürüyüş videosu atan da var arkadaşlar ne yapalım şu an? ben sümsük gibi evde otururken it ayağı yemiş gibi ziv ziv ülke gezdikleri fotoğrafları paylaşanlar var.

zaten ne paylaşılınca memnun kalacaksınız ben onu da anlamış değilim. anneler günü olur, annesiyle fotoğraf atanlara vay efendim annesi olmayanlar var. kar yağar, kar fotoğrafı paylaşılır, vay efendim tamam anladık kar yağdı. sevgililer günü olur, vay ben samimiyetsiz fotoğraflarınızdan kustum bilmem ne. kapatıp gitmek 10 saniye birader neyini bu kadar dert belleyebildin anlayamıyorum. ama yok radikal davranmak yerine senden güçsüz olduğuna karar verdiğin insanlar adına alınganlık göstermek -which is vicdan mastürbasyonu- prim yapıyor değil mi? dikkat ederseniz kimse “görüyorum canım çekiyor” demiyor, hep bir “onu bulamayan” :dd ya hadi birader.
devamını gör...

nedense bana çok mantıklı gelen durum. bazen çok saçma şeylere para veriyoruz. mesela ütü masası gibi. evde her yer ütü masası zaten

edit. burada kastım zenginlik değil, işlevselliktir. parayı yakarsan tekrar para işlevini kullanamazsın ancak kitap ayracı olarak kullanırsan işin bitince tekrar para olarak kullanılabilir.
devamını gör...

'gemileri yakın' emri ile bilinen komutandır. adı, tuzlu ve tatlı suyun birbirlerine karışmadığı bir boğaza da verilmiştir.
devamını gör...

kronik bir hastalık gibidir.
devamını gör...

yalnız basıma oturduğum herhangi bir yerde yalnız olduğum için hemen kalkıp gitmemi bekledikleri için oturmuyorum,evimde oturuyorum..kimsenin kalk git bakışlarına da maruz kalmıyorum...sevindiğim şeye bakar mısın,arkaaşlar yalnız insanları bu kadar dışlamayın lütfen.
devamını gör...

yaz günü haşlanmış tavuk kokusu. etten soğuyorum.
devamını gör...

leonora carrington kitabıdır.

bu bir nevi alice harikalar diyarında kitabı. ama daha acımasız ve alice harikalar diyarındadan daha ahlaklı. ( (gbkz: lewis carol)’un pedofili düşkünlüğünden bahsediyorum ama bunu daha sonra konuşuruz.) kitabımızda küçük bir kız yok. onu yerine 92 yaşında bir kadın var. ağacın içinden düşülen bir harikalar diyarı yerine ise yaşlı kadının duyma trompetini yanına alıp sığındığı ya da sığınmak zorunda bırakıldığı, sadece yaşlı kadınların bulunduğu bir huzurevi var. sadece yaşlı kadınlar dediğime bakmayın, nedendir bilinmez yaşlı kadın kılığına girmiş bir adam da var bu yerde. huzurevi dediğime de bakmayın, burası garip görünüşlü evlerin olduğu, tuhaf bir kasaba. aslında alice harikalar diyarında’ya benzetmeme de bakmayın, bu bambaşka bir hikaye.

bir tablonun içinden göz kırparak bakan rahibenin hikayesi kanınızı dondurabilir. zira o hikayenin anlatıldığı mektuplar bana çok gerçekmiş gibi geldi. yaşlı kadınların sığındığı bu kasabayı yöneten dr. gambit ve eşinin yöntemleri ise sanki günümüzde bile uygulanabilecek saçmalıkta. yaşlı kadınların tuhaf takıntıları ise hepimizde var olan takıntılar, sadece daha çok hayal gücü gerektiren cinsten.

siz yukarıda anlattıklarıma bakmayın. alın okuyun bu kitabı. belki sizi benim anlattığımdan çok farklı bir hikaye bekliyor olabilir.
devamını gör...

iletişim kuramamaktır. insanlar yüz yüze olmadıkları için birbirlerini anlayamıyorlar. sosyal medya üzerinden sohbet ettikleri için gürültü oluşuyor.
yüz yüze 3 dakikada halledeceğiniz bir tartışmayı klavye başında 1 saatte çözüyorsunuz. çözerken yıpranıyor iki tarafta ve yakın zaman sonra tükenip ayrılığa kadar gidiyor.
devamını gör...

sözlükteki sıcaklığını hissettiğim yazar, tabi ki iş radyoda sesini duymaya geldiği vakit sıcaklık daha da kendisini hissettiriyor.
devamını gör...

ben senden razıyım, sen benden razı mısın?
devamını gör...

tam olarak bu. uykum var ama uyumak istemiyorum. odamdaki ışık gözümü rahatsız ediyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim