yazarların itiraf köşesi
kutu biriktirme takıntım var. ne alsam kutusunu saklamak istiyorum. kaliteli şeylerin kutuları tabii ki. bir de kaliteki içki şişesi olduğunda atamıyorum koleksiyon yapıyorum. kıyamıyorum. kaliteli giysi etkiletlerini atamıyorum onları da koleksiyon yapıyorum. daha neleri neleri koleksiyon yapıyorum sanki ödül verecekler gibi. ama o kadar mutlu ediyor ki. baktıkça mutlu oluyorum. masumlar apartmanı dizisindeki han gibi olma yolunda gidiyorum sanırım.
devamını gör...
boş koltuk
yaklaşık 10 yaşlarından başlayarak bolca kitap okuma alışkanlığı edinmiş ve zamanla kendi çapında bir 'kitap kurduna dönüşmüş biri olarak söyleyebilirim ki, bu kitabı 1 yıllık bünyeme hakim olan kitap okuyamama durumuna panzehir olsun diye aldım fakat o bayıla bayıla okuduğum yazara ''abla sana noldu sen j. k. rowling'sin aptallık etmel! '' derken buldum kendimi. keşke yazılmasaydı dediğimdir.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
"yok yaa ne alakası var, sana öyle gelmiştir"
sana neyle gelmişse öyle olmuştur hep...
sana neyle gelmişse öyle olmuştur hep...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kahve tercihleri
türk kahvesidir. ha açıkçası bu aralar filtre kahve içiyorum ama türk kahvesi baş tacıdır.
tanım: en sevdiğimiz kahveleri paylaştığımız başlık.
tanım: en sevdiğimiz kahveleri paylaştığımız başlık.
devamını gör...
kız yurdunda yaşanan tuhaf olaylar
kesinlikle ambulanslar ,bir gecede üç kız birden sevgilisinden ayrılmıştı on dakika arayla ambulanslar gelmişti.kapının cam kısmını yumruklayan ve askerdeki abisinin hesabını boşaltıp sevgilisiyle tatil yapmaya giden kızlarımız da mevcut.
devamını gör...
800 tanıma kitap kampanyasını sosyal yardım kampanyasına dönüştürelim
bir kitap bizi bir anlığına, bir kütüphane pek çok çocuğu uzun bir süre mutlu edecektir diye katıldığım fikir. daha 800 tanıma yaklaşamamış olsam da bir gün mutlaka.
devamını gör...
incir kuşları
şimdiye kadar okumadığım bir kitap türüne mensup. birazda romantik birşeyler okuyayım diyerek gittiğim kitapçıda ki görevli hanımın tavsiyesi ile aldım. çok akıcı ve bir çırpıda okuyacağımı salıkverdi sağolsun. ve nitekim öyle de oldu.
kitabın dili çok hafif, bir sohbete dahil olmuşsun da o sohbet de akıp gidiyormuş gibi bir his yaratıyor insanda. hikaye başlangıçta saraybosna da bir konservatuarda geçiyor gibi görünüyor. aşık olan öğrenciler ve bir takım dönüp duracak klişeler diye düşünülüyor ilk başta ama, kitabın girişindeki ' bu roman hayal ürünü değildir, tamamen gerçeklere dayanmaktadır' ibaresi içini hafif huzursuz ediyor. kitabı okurken asla savaş çıkacağını konduramayan boşnak halkı gibi bir anda savaşın ortasında buluveriyorsunuz kendinizi. vahşet, katliyam, acımasızlık tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriliyor. kitabı okurken çok kez kendimi "ne zaman bitecek bu çile?" diye sorarken buldum. daha fazla detay vermeden kitapla ilgili ne yazabilirim emin değilim. özetle, yaşanmış bir hikaye. savaşın bir toplumda neler değiştireceğini gösteren bir kitap. acı eşiği düşük olan kişiler için ağlama ile sonuçlanacak bir çok bölümü var ancak, empati kurabilmek için bile okunabilecek bir kitap.
kitabın dili çok hafif, bir sohbete dahil olmuşsun da o sohbet de akıp gidiyormuş gibi bir his yaratıyor insanda. hikaye başlangıçta saraybosna da bir konservatuarda geçiyor gibi görünüyor. aşık olan öğrenciler ve bir takım dönüp duracak klişeler diye düşünülüyor ilk başta ama, kitabın girişindeki ' bu roman hayal ürünü değildir, tamamen gerçeklere dayanmaktadır' ibaresi içini hafif huzursuz ediyor. kitabı okurken asla savaş çıkacağını konduramayan boşnak halkı gibi bir anda savaşın ortasında buluveriyorsunuz kendinizi. vahşet, katliyam, acımasızlık tüm çıplaklığı ile gözler önüne seriliyor. kitabı okurken çok kez kendimi "ne zaman bitecek bu çile?" diye sorarken buldum. daha fazla detay vermeden kitapla ilgili ne yazabilirim emin değilim. özetle, yaşanmış bir hikaye. savaşın bir toplumda neler değiştireceğini gösteren bir kitap. acı eşiği düşük olan kişiler için ağlama ile sonuçlanacak bir çok bölümü var ancak, empati kurabilmek için bile okunabilecek bir kitap.
devamını gör...
maske takmayan insan
maske takmanın en gerekli olduğu ortamlarda bile son derece absürd olaylara neden olabilen insanlardır.
az önce, şuan bulunduğum hastanede yoğun bakım hastalarının tedavi gördüğü serviste maskeyi indirip kafasına göre yiyip içen arkadaşla güvenlik görevlisi arasındaki minik diyalog şöyleydi:
gg: beyefendi maskenizi takın.
x: ne?
gg: abi maskeni tak. ayrıca burada bir şeyler yemek yasak.
x: veriyim mi, yicen mi?
gg: yok abi. maskeyi tak diyorum. burada yiyip içmek yasak.
x: hee tamam.*
yorumsuz...
az önce, şuan bulunduğum hastanede yoğun bakım hastalarının tedavi gördüğü serviste maskeyi indirip kafasına göre yiyip içen arkadaşla güvenlik görevlisi arasındaki minik diyalog şöyleydi:
gg: beyefendi maskenizi takın.
x: ne?
gg: abi maskeni tak. ayrıca burada bir şeyler yemek yasak.
x: veriyim mi, yicen mi?
gg: yok abi. maskeyi tak diyorum. burada yiyip içmek yasak.
x: hee tamam.*
yorumsuz...
devamını gör...
şevket altuğ
şabanoğlu şaban filmindeki hızır idi, yunus idi repliği ile de ünlü aktör.
devamını gör...
sözlüğün en seksi yazarı
birinci belli ikinci kim? şaka şaka. gerek yok böyle tartışmalara. burada herkes çok seksi.
devamını gör...
aşık olamama sebepleri
aşık olabileceğim biriyle karşılaşmamış olmam. bir de ask yanıtlıyor dostlar. aşka kanmayın.
devamını gör...
diyelim ki o bunu okuyor
iş işten geçti kankaaaammmm
devamını gör...
kadınların çantasının içindekiler
kedi vardı geçen. en uçuk ve kımıl kımıl şey. sebeplerini sormayın kendimce manyaklıklarım var.
devamını gör...
ohne dich
kalbimizi ateşlere atan rammsteinın, vücudumuzun çeşitli yerlerine jilet attıran arabesk şarkısıdır. dozunda olduğu sürece arabeske karşı değilizdir.
sözlerin bir kısmını evirelim çevirelim;
“seninle bile yalnızım ben
sensiz...
saatleri sayıyorum sensiz
seninle ise duruyor saniyeler
buna değmezler...
sensiz, sensiz, sensiz.”
şuraya/buraya bırakalım şarkıyı;
sözlerin bir kısmını evirelim çevirelim;
“seninle bile yalnızım ben
sensiz...
saatleri sayıyorum sensiz
seninle ise duruyor saniyeler
buna değmezler...
sensiz, sensiz, sensiz.”
şuraya/buraya bırakalım şarkıyı;
devamını gör...
boşanmak
evlenmek kadar normal bir durumdur .
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
bir örnek insan portresi
"demek hiç aç kalmadın sen öyle mi
açıkta kalmadın ha?
kirinden gömleğinin
dirseğinin yamasından
eziklik duymadın ha?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
demek hiç sövmediler anana avradına
hiç kimseye sövmedin ha?
bir gececik olsun çekip kafayı
şakır şakır oynamadın
hıçkırarak ağlamadın öyle mi?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
demek yalnızlıktan böğürmedin hiç
akrep sokmuş gibi sıçramadın geceleri ha?
hiç sevmedin öyle mi
kendini öldürmeyi çekip gitmeyi
büyük işler becermeyi düşünmedin ha?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
demek bu musluklar hep bu ellerde
bu düzen bu dünya bu gidiş
sen hep böyle mutlu kişi örnek vatandaş
giden ağam gelen paşam, öyle mi?
bin yaşasın seni sokmayan yılan
sen mi kaldın düzeltecek, öyle mi?
haksızlığa uğramadın taşlanmadın ha?
ne şam'ın şekeri, ha
ne arabın yüzü, ha?
yaşadın da bunca yıl şu bataklıkta
gül sandın bu kokuyu öyle mi?
hadi be hırbo sen de
adam mısın sen de be!"
"demek hiç aç kalmadın sen öyle mi
açıkta kalmadın ha?
kirinden gömleğinin
dirseğinin yamasından
eziklik duymadın ha?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
demek hiç sövmediler anana avradına
hiç kimseye sövmedin ha?
bir gececik olsun çekip kafayı
şakır şakır oynamadın
hıçkırarak ağlamadın öyle mi?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
demek yalnızlıktan böğürmedin hiç
akrep sokmuş gibi sıçramadın geceleri ha?
hiç sevmedin öyle mi
kendini öldürmeyi çekip gitmeyi
büyük işler becermeyi düşünmedin ha?
bravo be
aşkolsun şu adama vallahi!
demek bu musluklar hep bu ellerde
bu düzen bu dünya bu gidiş
sen hep böyle mutlu kişi örnek vatandaş
giden ağam gelen paşam, öyle mi?
bin yaşasın seni sokmayan yılan
sen mi kaldın düzeltecek, öyle mi?
haksızlığa uğramadın taşlanmadın ha?
ne şam'ın şekeri, ha
ne arabın yüzü, ha?
yaşadın da bunca yıl şu bataklıkta
gül sandın bu kokuyu öyle mi?
hadi be hırbo sen de
adam mısın sen de be!"
devamını gör...


