on beş senedir değişmeyen bir şey
devamını gör...
tuz gölü'ndeki toplu flamingo ölümü
sizin yapacağınız işi ben …diyeceğim bir katliam daha… sadece kendi çıkarını düşünen rezil yönetim gibi vatandaşta iyice bencilleşti… ormanlar, tarihi eserler, hayvanlar ,kadınlar , çocuklar katletmedik bir şey kalmadı…bravo türkiye.*
devamını gör...
arka sokaklar
türk yapımı komedi dizisiymiş. ben demiyorum wiki diyor.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
leydi godiva: at üstünde çıplak gezmemin şaka maka işe yaraması
devamını gör...
2000 parçalı puzzle
son parçayı koyduğunuz zaman istemsizce sizi saran "dünyayı kurtarmış insan" hissi,paha biçilemez. bayramda bi 2000 daha başlarım dediğim başlık.
devamını gör...
en iyi ikililer
lily ve marshall
devamını gör...
malaki
eski ahit'in son peygamberi. dolayısıyla yahudilikteki son peygamberdir. geleneksel olarak malaki kitabı'nın yazarı olarak kabul edilir. easton'ın incil sözlüğü'ne göre, malaki'nin özel bir isim olmaması, sadece yahve'nin elçisi anlamına gelmesi mümkündür. malaki'nin ne zaman yaşadığı konusunda görüşler farklıdır, ancak nerdeyse tüm bilginler m.ö. 500'lerde yaşadığını düşünür. ezra, malaki hakkında hiçbir imada bulunmaz. malaki'nin adı incil'de pek az geçtiği için(veya geçmediği için), bazı bilginler malaki adının bu peygamberin kişisel adı olup-olmadığından şüpheleniyor.
aslında eskiden yahudiler, malaki kitabını, ezra'ya atfediyorlardı. fakat ezra'nın adı kitabın başlangıcında kitapla ilişkilendirilmiyordu. bazı geleneklere göre, malaki kitabı, zerubbabel'indir. bazı geleneklere göre ise bu kitap, nehemya'ya aittir. diğerleri ise malaki kitabının malaki'ye ait olduğunu söyler. bazı modern bilim adamları malaki kitabının anonim olduğunu söylemektedirler. bazıları malaki'nin resmi bir unvan olduğunu, "bir mesaj veya misyonla görevli kişi"(misyoner) anlamına geldiğini söylerler. hasılı, bence de malaki kitabı anonim olmalıdır. yazarı belli olsa bu konu bu kadar tartışılmazdı herhalde.
aslında eskiden yahudiler, malaki kitabını, ezra'ya atfediyorlardı. fakat ezra'nın adı kitabın başlangıcında kitapla ilişkilendirilmiyordu. bazı geleneklere göre, malaki kitabı, zerubbabel'indir. bazı geleneklere göre ise bu kitap, nehemya'ya aittir. diğerleri ise malaki kitabının malaki'ye ait olduğunu söyler. bazı modern bilim adamları malaki kitabının anonim olduğunu söylemektedirler. bazıları malaki'nin resmi bir unvan olduğunu, "bir mesaj veya misyonla görevli kişi"(misyoner) anlamına geldiğini söylerler. hasılı, bence de malaki kitabı anonim olmalıdır. yazarı belli olsa bu konu bu kadar tartışılmazdı herhalde.
devamını gör...
30 ağustos zafer bayramı
öyle bir zaferdir ki en zor anda, subayların 2/3 şehit olmuşken, ordunun %40'ı kaçmış iken; silah, cephane ve erzakların gerekirse kars kalesinden gerekirse inebolu'dan getirildiği; cephenin bir tarafını tamamen boş bırakıp diğer tarafına tüm kuvvetleri yığıp kazanılan bir zaferdir.
ve bunların planlayıcıları atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyorum.
ve bunların planlayıcıları atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle anıyorum.
devamını gör...
bal yerine reçel yapan arı (yazar)
aktif bir arı vızır vızır ortalıkta gezip neşe saçıyor. arada bana da vişne reçeli gönderiyor sağ olsun. tanımları da pek bir güzel. hazır gelmişken bende vişneler gönderiyorum.
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
nasılsın ile başlayan, sevdiğim insanlardan gelen tüm hitaplar. *
devamını gör...
30 yaş altı yazarlar uçurulsun kampanyası
arttırıp 90 yaş diyorum. böylelikle sözlük daha hızlı çöküşe geçebilir ve sonu gelir.
devamını gör...
sakarya türküsü
etkileri çok olmuştur ve türkiye'de her kesim tarafından sevilir
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakaryanın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakaryam, sana mı düştü bu yük?
bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
ne ağır imtihandır, başındaki, sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu ân;
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu;
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna;
giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgâr o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, sâf çocuğu, mâsum anadolunun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya! ..
insan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
bir yanda akan benim, öbür yanda sakarya.
su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
fakat sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
hey sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
sırtına sakaryanın, türk tarihi vurulur.
eyvah, eyvah, sakaryam, sana mı düştü bu yük?
bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
ne ağır imtihandır, başındaki, sakarya!
binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
insandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
şimdi dövün sakarya, dövünmek vakti bu ân;
kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
hani yunus emre ki, kıyında geziyordu;
hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
nerede kardeşlerin, cömert nil, yeşil tuna;
giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
bulur mu deli rüzgâr o sedayı: allah bir!
bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
sakarya, kandillere katran döktü geceler.
vicdan azabına eş, kayna kayna sakarya,
öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
insan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
sakarya, sâf çocuğu, mâsum anadolunun,
divanesi ikimiz kaldık allah yolunun!
sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
sen kıvrıl, ben gideyim, son peygamber kılavuz!
yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, sakarya! ..
devamını gör...
atatürk'e sallamak için sözlüğe girmek
zaten anca sözlükte sallayabilecek kişidir. yanımda sallasın valla ense köküne koyarım tokatı atamın şeyhlere yaptığı gibi.
devamını gör...
tüyleri diken diken eden anlar
çok var, yazayım:
1) istiklal marşı okurken.
2) andımız'ı okurken.
3) 10 kasım günü 'büyük kahramanımız' için siren çalındığında.
4) (bkz: annenin ölmesi) başlığını görünce.
5) 'lay lay lay' marşı dinlerken.
tanım : tüylerimizi diken diken eden anları paylaştığımız başlık.
1) istiklal marşı okurken.
2) andımız'ı okurken.
3) 10 kasım günü 'büyük kahramanımız' için siren çalındığında.
4) (bkz: annenin ölmesi) başlığını görünce.
5) 'lay lay lay' marşı dinlerken.
tanım : tüylerimizi diken diken eden anları paylaştığımız başlık.
devamını gör...
bolu
ulkedeki asci kontenjanini dolduran, piyasaya surekli asci pompalayan sehir.
ayrica sehirler arasi otobuslerin mola duraklarindan biridir, sogugu keser. (bkz: dinlenme tesisi soğuğu)
ayrica sehirler arasi otobuslerin mola duraklarindan biridir, sogugu keser. (bkz: dinlenme tesisi soğuğu)
devamını gör...
yazarların sevdiği çiçekler
rahmetli anneannemin evinden hatıramda kalan en net şey menekşelerdi. anneannem çok severdi. ne zaman bir mor menekşe görsem veya ahmet kayanın "bir menekşe kokusunda..." sözlerini duysam anneannemin hatıraları beni ağlatır. en sevdiğim çiçek yine de menekşedir.
devamını gör...
marmara bölgesi
marmara bölgesi, türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinden biridir.
yedi coğrafi bölge içinde yükseltisi en az olan bölgedir.
marmara bölgesi'nin en büyük kenti istanbul'dur. marmara bölgesi'ndeki en küçük kenti ise yalova'dır.
yedi coğrafi bölge içinde yükseltisi en az olan bölgedir.
marmara bölgesi'nin en büyük kenti istanbul'dur. marmara bölgesi'ndeki en küçük kenti ise yalova'dır.
devamını gör...
it's always sunny in philadelphia
komedi deyince;
mesela bir yapımın anlık esprileri çok başarılı olur, karakterleri ayrı kişiliklere sahiptir, hepsi değişik ama tahmin edilebilir şekilde davranırlar, hehheheh diye gülersiniz. (bkz: how i met your mother)
konuyla alakasız, zaman zaman uzatıp bokunu çıkarır, ama yine de zeka akar, başarılıdır, gülersiniz. (bkz: family guy)
akıllıcadır hınzır hınzır sırıtırsınız. (bkz: arrested development)
tabu tanımaz, harika karakterler barındırır, olay örgüsü 10 numaradır, kahkahalarla gülersiniz. (bkz: south park)
belirli bir konunun üzerinde çeşitlemelere gider, ilginç bir espri anlayışı, 3-4 çok parlak karakteri vardır, gülersiniz. (bkz: my name is earl)
klasik olmuştur, old school sit-com'un en iyilerindendir, gülersiniz. (bkz: seinfeld)
istikrar abidesidir, daima akıllıcadır, daima komiktir, dünyanın en iyi 2-3 karakteri yaratılmıştır, yıllarca gülersiniz. (bkz: the simpsons)
ama her birinin gelip dayandığı sınırlar vardır. bunları iyi olmak için, tarz oluşturmak için yaratmışlardır.
ama bir dizi vardır ki, hem tabusu yoktur, hem karakterleri şerefsiz, bencil, aptal, egoist, hayvan, ölümcül komiktir, hem ciddiyetin "c"'sinden, mesajın "m"'sinden yoksundur, hem asla kendinizden bir şey bulamazsınız, hem onlar adına utanır, hem kahkaha atarsınız.
o dizi öyle bir yapımdır ki özgürdür. uçmaktadır. "kolay" denilen kavramın harika olabileceğini, herhangi bir konuya sahip olmamanın da süper olduğunu dünyada ilk o göstermiştir. öküzlüğün de süper komik olabileceğini.
o dizi hayatınızda pause tuşuna basıp ölene kadar güldüren tek şovdur. gülmekten gerçek anlamda canınızın yanmasını sağlar.
o dizi "it's always sunny in philadelphia" olmaktadır.
izlemeden ölürseniz "komedi" izledim diyemezsiniz.
öyledir.
mesela bir yapımın anlık esprileri çok başarılı olur, karakterleri ayrı kişiliklere sahiptir, hepsi değişik ama tahmin edilebilir şekilde davranırlar, hehheheh diye gülersiniz. (bkz: how i met your mother)
konuyla alakasız, zaman zaman uzatıp bokunu çıkarır, ama yine de zeka akar, başarılıdır, gülersiniz. (bkz: family guy)
akıllıcadır hınzır hınzır sırıtırsınız. (bkz: arrested development)
tabu tanımaz, harika karakterler barındırır, olay örgüsü 10 numaradır, kahkahalarla gülersiniz. (bkz: south park)
belirli bir konunun üzerinde çeşitlemelere gider, ilginç bir espri anlayışı, 3-4 çok parlak karakteri vardır, gülersiniz. (bkz: my name is earl)
klasik olmuştur, old school sit-com'un en iyilerindendir, gülersiniz. (bkz: seinfeld)
istikrar abidesidir, daima akıllıcadır, daima komiktir, dünyanın en iyi 2-3 karakteri yaratılmıştır, yıllarca gülersiniz. (bkz: the simpsons)
ama her birinin gelip dayandığı sınırlar vardır. bunları iyi olmak için, tarz oluşturmak için yaratmışlardır.
ama bir dizi vardır ki, hem tabusu yoktur, hem karakterleri şerefsiz, bencil, aptal, egoist, hayvan, ölümcül komiktir, hem ciddiyetin "c"'sinden, mesajın "m"'sinden yoksundur, hem asla kendinizden bir şey bulamazsınız, hem onlar adına utanır, hem kahkaha atarsınız.
o dizi öyle bir yapımdır ki özgürdür. uçmaktadır. "kolay" denilen kavramın harika olabileceğini, herhangi bir konuya sahip olmamanın da süper olduğunu dünyada ilk o göstermiştir. öküzlüğün de süper komik olabileceğini.
o dizi hayatınızda pause tuşuna basıp ölene kadar güldüren tek şovdur. gülmekten gerçek anlamda canınızın yanmasını sağlar.
o dizi "it's always sunny in philadelphia" olmaktadır.
izlemeden ölürseniz "komedi" izledim diyemezsiniz.
öyledir.
devamını gör...
erkeklerin bacaklarını açarak oturması
seninki kaç metre! diye sormak istediğim başlık.
çok rahat toparlayabilirsiniz bacaklarınızı, kapatabilirsiniz bu bir bahane değil, olamaz.
siz kendi rahatınıza kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz.
çok rahat toparlayabilirsiniz bacaklarınızı, kapatabilirsiniz bu bir bahane değil, olamaz.
siz kendi rahatınıza kılıf uydurmaya çalışıyorsunuz.
devamını gör...
