the platform
izlemesi çok keyifli olmamasına rağmen güzel mesaj veren filmdir.
kaynakların herkese yetecek kadar olduğu ortamda açgözlü davrananların ihtiyacı olandan fazlasını talep etmeleri, bazı kesimlerin yokluk, bazı kesimlerin ise bolluk içinde yaşamalarına sebep olmaktadır.
ayrıca üst kesim alt kesimi hiç umursamamaktadır. daha önce alt kesimde olsalar bile.
kapitalizmi eleştiren bir mesaj vermeye çalışmışlardır.
benzer bir film ise kar küreyicidir. o da trende geçmektedir.
kaynakların herkese yetecek kadar olduğu ortamda açgözlü davrananların ihtiyacı olandan fazlasını talep etmeleri, bazı kesimlerin yokluk, bazı kesimlerin ise bolluk içinde yaşamalarına sebep olmaktadır.
ayrıca üst kesim alt kesimi hiç umursamamaktadır. daha önce alt kesimde olsalar bile.
kapitalizmi eleştiren bir mesaj vermeye çalışmışlardır.
benzer bir film ise kar küreyicidir. o da trende geçmektedir.
devamını gör...
erkekler arası görgü kuralları
pisuvara işerken yandaki arkadaşı izlememek ve içten içe kıyaslama yapmamak.
devamını gör...
geceye acı ama gerçek bir cümle bırak
“gerçek rahatsız ettiğinde yalan üstüne yalan söyleriz, ta ki yalanın orda olduğunu hatırlamayıncaya kadar.”
devamını gör...
nomadland
filmlerle ilgili çok şey yazmayı sevmem. fragman izlemem, gözüme sokulmadıysa kritik okumam. çoğu zaman başrolleri bile bilmem. zaten takip ettiğim bir yönetmense yeni filminden haberim olmuştur. en son kertede ise festival gösterimlerinde eğer görmediysem filmi sinemada, listeme eklemişimdir, oturur izlerim. benim gibi insanları da gözeterek sevmiyorum sinema yazma işini. çok şahsi bir konu bu çünkü. hem önceden film ile ilgili olumlu ya da olumsuz yorumlamaların bilgisine sahip olunmasını doğru bulmuyorum hem de izlediğinden aldığının yönlendirilmesini. titanik'in batacağını hepimiz biliyorduk. sinemada mesele ne anlatıldığı değildir. nasıl anlatıldığıdır. ve izleyici de anlatılanı kendine kadar, kendi gibi almalıdır.
şimdiyse bu filmle ilgili sayfalarca yazmak istiyorum. biriyle izlemiş olsam üzerinde saatlerce konuşmak isterdim. kendi kendimeyse ancak çok sınırlı konuşabilir, yazabilirim. zaten ben düşün dünyasında konuşmayı sevenlerdenim. ya da karşımda beni anlayan biri varsa, direkt ona.
yalnızdım. esasında bir açıdan iyi ki öyleydim. yalnız olmamam gerektiğini yalnızkenden daha çok, başka nasıl bu kadar "anlayabilirdim"? benim aldığım bu filmden. buyurun buradan yakın...
yaptığımız tercihler yönetiyor hayatımızı. fern gibi. kimisi bilinçli, kimisi razı geldiğimiz tercihler. evinden ayrılabileceği en erken zamanda ayrılmak fern'in bilinçli tercihi. yine gitmek isterken bo'nun yanında kalmak ise razı geldiği. istekli de olsa razı geliş razı geliştir. ve bu bokun her türlüsü kişiye zarar verir.
veda etmeyi sevmemek, yolda yeniden karşılaşmayı umanların işi. biz fern gibiler veda ederken de, sonrasında da evimizi kendimizle taşırız. hayır metafor değil.
teşekkürler chloé zhao.
en iyi filmi ya da yönetmeni alır 26 nisan'da. ikisini birden alacağını düşünmüyorum açıkçası. zaten altın küre'den sonra sürpriz değil. kesin bilgi, yayabiliriz yani.
ben gideyim ötede düşüneyim. hıhm.
şimdiyse bu filmle ilgili sayfalarca yazmak istiyorum. biriyle izlemiş olsam üzerinde saatlerce konuşmak isterdim. kendi kendimeyse ancak çok sınırlı konuşabilir, yazabilirim. zaten ben düşün dünyasında konuşmayı sevenlerdenim. ya da karşımda beni anlayan biri varsa, direkt ona.
yalnızdım. esasında bir açıdan iyi ki öyleydim. yalnız olmamam gerektiğini yalnızkenden daha çok, başka nasıl bu kadar "anlayabilirdim"? benim aldığım bu filmden. buyurun buradan yakın...
yaptığımız tercihler yönetiyor hayatımızı. fern gibi. kimisi bilinçli, kimisi razı geldiğimiz tercihler. evinden ayrılabileceği en erken zamanda ayrılmak fern'in bilinçli tercihi. yine gitmek isterken bo'nun yanında kalmak ise razı geldiği. istekli de olsa razı geliş razı geliştir. ve bu bokun her türlüsü kişiye zarar verir.
veda etmeyi sevmemek, yolda yeniden karşılaşmayı umanların işi. biz fern gibiler veda ederken de, sonrasında da evimizi kendimizle taşırız. hayır metafor değil.
teşekkürler chloé zhao.
en iyi filmi ya da yönetmeni alır 26 nisan'da. ikisini birden alacağını düşünmüyorum açıkçası. zaten altın küre'den sonra sürpriz değil. kesin bilgi, yayabiliriz yani.
ben gideyim ötede düşüneyim. hıhm.
devamını gör...
yalnızlık yalnızlıkla birlikteliktir dolayısıyla yalnız insan yoktur
basit gibi görünse de kapsamlı bir sorundur. sanırım işin içinden çıkabilmenin tek yolu, yalnızlığı kişilere bağlayarak tarif etmekten geçiyor.
genel olarak, yalnız olamazsınız. yalnızlık birlikteliktir.
(bkz: birliktelikte yalnızlık) .
(bkz: yalnızlıkla birliktelik) .
genel olarak, yalnız olamazsınız. yalnızlık birlikteliktir.
(bkz: birliktelikte yalnızlık) .
(bkz: yalnızlıkla birliktelik) .
devamını gör...
aç karnına baklava yiyebilen insan
ben bunu normal bir şey olarak yapıyordum.
normal olmadığımı öğrendiğim başlık.
normal olmadığımı öğrendiğim başlık.
devamını gör...
güne bir söz bırak
büyük üstad ozan güvenin meşhur sözüdür.
--- alıntı ---
kaç yaşındasın sen kaç yaşındasın sen bi dakka kaç yaşındasın sen hayır kaç yaşındasın sen kaç yaşındasın sen bana yaşını söyle hayır yaşını söyle bana kaç yaşındasın sen hayır kaç yaşındasın sen kaç yaşındasın söyle kaç yaşındasın sen.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
kaç yaşındasın sen kaç yaşındasın sen bi dakka kaç yaşındasın sen hayır kaç yaşındasın sen kaç yaşındasın sen bana yaşını söyle hayır yaşını söyle bana kaç yaşındasın sen hayır kaç yaşındasın sen kaç yaşındasın söyle kaç yaşındasın sen.
--- alıntı ---
devamını gör...
bir ailenin çocuğuna yapacağı en büyük kötülük
yaptığı işleri beğenmemek ve onu hep hakir görmek.
devamını gör...
tanım girecek başlık bulamamak
anlık olarak düşüncelerimi süsleyen bir durumdur, sonra dedim ki neden bu düşünce bir başlık olmasın.
devamını gör...
yalnızlığın tek cümlelik özeti
çift kişilik yatağın hiç ısınmayan tarafıdır.
devamını gör...
bir ebeveynin çocuğuna yapacağı en büyük iyilik
''sevmek''
her şey bir insanı sevmekle başlar. sevgi vermediğiniz bir çocuğa olumlu hiçbir şey öğretemezsiniz. sevgi gösterdiğinizde çocuk kendisini güvende hisseder ve güvenli bir ortamda daha insancıl, kendinden emin, etrafını keşfederek büyür.
her şey bir insanı sevmekle başlar. sevgi vermediğiniz bir çocuğa olumlu hiçbir şey öğretemezsiniz. sevgi gösterdiğinizde çocuk kendisini güvende hisseder ve güvenli bir ortamda daha insancıl, kendinden emin, etrafını keşfederek büyür.
devamını gör...
normal sözlük'ün 35 yaş istilasına uğramış olması
geldik mi yine x,y,z problemine.
devamını gör...
6 kelimelik hikayeler
esaslı bir yurt vaadettiğini gördüm dün.
devamını gör...
steroid
enerji verici olarak kullanılmayan yağlardır. vitamin ve hormon görevi yaparlar. içeriğinden de anlaşıldığı gibi sporcuların bolca tüketir.
devamını gör...
hayat nasıl yaşanmalı sorunsalı
t: adına hayat dediğimiz bu malum yolculuğu nasıl geçirmemiz gerektiğini soran başlık.
öncelikle cam kenarına değil, diğer koltuğa oturacağız. eğer camdan dışarı bakarsak göreceğimiz sadece hızla akıp giden insanlar/evler/yaşamlar vs. olur. her şey bir saniyeliğine görünür. gerçeklik algısı yok olur, gider.
bu nedenle diğer koltuğa geçmeliyiz. olanı, olmayanı dikkatle izlemeliyiz. o otobüse (hayatımız olur kendisi) binen her insanı gözlem yeteneğimizle gözden geçirmeliyiz. "bu yolcunun bebeği var mı, ağlar mı? hırsız mı, dolandırıcı mı, iyilik meleği mi, her şeye kızan tipten mi, yoksa konuşmayı sevenlerden mi?" soracağımız ilk sorular bunlar olmalı.
eğer yolculuğu güzel geçirmek istiyor isek; özenli, dikkatli ve en önemlisi sevgi dolu olmayız. etrafımıza dört gözle bakmalıyız. zira bizler yanlış devrin, doğru kalmaya çalışan insanlarıyız. bizi doğruluktan şaşırtmayan içsel etkense sevgidir. hayat sevmeden geçmez. saatler ilerlerken kazandığımız değeri, verdiğimiz değer belirler. unutmayalım arkadaşlar; hiçbir zaman vermeden alamayız. özellikle hayat aldığından fazlasını vermez. para mı istiyoruz? cömert olmadan olmaz. aşk mı istiyoruz? öncelikle delicesine değil, aklı başında* çokça aşık olmalıyız ve bir diğer önemli konu; yorulduğumuzda dinlenmeyi bilmeliyiz. * yorulunca vazgeçmek ileriyi düşünemeyen varlığa yakışır; insan dışı olanlara yani.
yineliyorum; hayattan verdiğinden fazlasını bekleyemeyiz ve bu nedenle çok vermesini istiyorsak alış-verişimizi bol keseden yapmalıyız. hoş kalın.
öncelikle cam kenarına değil, diğer koltuğa oturacağız. eğer camdan dışarı bakarsak göreceğimiz sadece hızla akıp giden insanlar/evler/yaşamlar vs. olur. her şey bir saniyeliğine görünür. gerçeklik algısı yok olur, gider.
bu nedenle diğer koltuğa geçmeliyiz. olanı, olmayanı dikkatle izlemeliyiz. o otobüse (hayatımız olur kendisi) binen her insanı gözlem yeteneğimizle gözden geçirmeliyiz. "bu yolcunun bebeği var mı, ağlar mı? hırsız mı, dolandırıcı mı, iyilik meleği mi, her şeye kızan tipten mi, yoksa konuşmayı sevenlerden mi?" soracağımız ilk sorular bunlar olmalı.
eğer yolculuğu güzel geçirmek istiyor isek; özenli, dikkatli ve en önemlisi sevgi dolu olmayız. etrafımıza dört gözle bakmalıyız. zira bizler yanlış devrin, doğru kalmaya çalışan insanlarıyız. bizi doğruluktan şaşırtmayan içsel etkense sevgidir. hayat sevmeden geçmez. saatler ilerlerken kazandığımız değeri, verdiğimiz değer belirler. unutmayalım arkadaşlar; hiçbir zaman vermeden alamayız. özellikle hayat aldığından fazlasını vermez. para mı istiyoruz? cömert olmadan olmaz. aşk mı istiyoruz? öncelikle delicesine değil, aklı başında* çokça aşık olmalıyız ve bir diğer önemli konu; yorulduğumuzda dinlenmeyi bilmeliyiz. * yorulunca vazgeçmek ileriyi düşünemeyen varlığa yakışır; insan dışı olanlara yani.
yineliyorum; hayattan verdiğinden fazlasını bekleyemeyiz ve bu nedenle çok vermesini istiyorsak alış-verişimizi bol keseden yapmalıyız. hoş kalın.
devamını gör...
normal sözlük satranç kulübü
uzun zaman sonra bir turnuva ortamında olma imkanı oldu. en son ilkokuldayken katılırdım. değişik bir tecrübe olacak. emeği geçenler sağolsun, eğlenceli olacağını düşünüyorum.
devamını gör...
sevgili olunacak kimsenin kalmaması
sevgili olunacak kimse kalmadı resmen herkes birbirini bir şeyler için kullanıyor. herkesin amacı cinsellik olmuş. seven yok birlikte güzel vakit geçirmek isteyen yok. hatta kimse birbirini tanımaya uğraşmıyor. insanlar öpüşüp koklaşmalık birini arıyorlar resmen. çok saçma bir çağa doğmuşuz, sevginin olmadığı bir çağa.
yorumlardan sonra küçük bir düzeltme yapma gereği duydum. ilişkide cinsellik isteyip istememek kişinin bileceği bir iştir bunun liselilik ya da ergenlik kafasıyla bir alakası yoktur. tercih meselesidir. cinsellik istensin ya da istenmesin karşındaki insanın sana cinsel bir tatmin aracı olarak görmesinden bahsediyorum. 25-30 yaşında insansın nude istemek ne? ya da daha birbirini tanımadan etmeden hemen cinsel bir beklentinin olmasının saçma olduğunu düşünüyorum. karşındakini daha tanımadan nasıl cinsel bir çekim hissedebilirsin? konuşmanın başında daha tanışma aşamasında neden cinsellik yoksa ben yokum konuşması yapabilirsin? bundan bahsediyorum.
yorumlardan sonra küçük bir düzeltme yapma gereği duydum. ilişkide cinsellik isteyip istememek kişinin bileceği bir iştir bunun liselilik ya da ergenlik kafasıyla bir alakası yoktur. tercih meselesidir. cinsellik istensin ya da istenmesin karşındaki insanın sana cinsel bir tatmin aracı olarak görmesinden bahsediyorum. 25-30 yaşında insansın nude istemek ne? ya da daha birbirini tanımadan etmeden hemen cinsel bir beklentinin olmasının saçma olduğunu düşünüyorum. karşındakini daha tanımadan nasıl cinsel bir çekim hissedebilirsin? konuşmanın başında daha tanışma aşamasında neden cinsellik yoksa ben yokum konuşması yapabilirsin? bundan bahsediyorum.
devamını gör...


