temiz bir sopayı hak eden insandır.
devamını gör...

şiddet kullanmama felsefe'sini kullanarak, hindistan 'ın bağımsızlığını elde etme mücadelesini yürütmüştür.
devamını gör...

fazla romantizm kokan cümle-cik.
devamını gör...

ozon tabakasını chp deldi, 99 depremini hdp yaptı, 2019 büyük avustralya yangınını iyi p. çıkardı, akp başörtülüleri üniversiteye soktu, ben de çay içiyordum işte ne yapayım?
devamını gör...

laboratuvar olarak türbelerini kullanırlar.
devamını gör...

aşk-ı memnu amerikan versiyon.
devamını gör...

amerikalı fizikçi richard feynman tarafından çıkartılmış öğrenmeyi kolaylaştıran bir yöntemdir. zor konuların anlaşılması ve öğrenimini kolaylaştırmanıza yardımcı olan hatta hızlı öğrenmeniz sağlayan bir yöntemdir. feynman binevi öğrenmenin 4 adımlık algoritması oluşturmuştur. bu adımlar;

1-bir konu seç ve çalışmaya başla
2-konuyu bilmeyen birine bir çocuğun bile
anlayabileceği dilde anlat.
3-anlatırken tıkandığın yerleri tespit et.
4-daha iyi anlamak için dönüp tekrar çalış.

bu yöntemi defalarca tekrarlayarak öğrenmek istediğiniz bir konuyu hızlı bir şekilde her seferinde eksiklerinizi fark edip kolayca kapatarak hem daha kalıcı hem de gerçek manada anlayarak ve öğrenerek kendinizi gerek öğrenim gerek iş hayatında geliştirebilirsiniz.
devamını gör...

jonathan noel, insanlarla bir arada olmaktan hoşlanmayan, kendine ait bir dünyada yaşamayı tercih eden bir şehir münzevisidir. bir çatı katında yaşayan jonathan bu katı satın almak için otuz yıl boyunca mücadele etmiş ve artık neredeyse muradına ermiştir. son taksitleri de ödedikten sonra kendi evi haline getirmeyi başardığı bu ev tamamen onu olacaktır. insanlarla ilgili kötü deneyimler yaşamış olan noel’i eşinin de yıllar yıllar önce terk etmiş olması, onu gönüllü bir yalnızlığa sürüklemiştir. noel bu metruk çatı katını bir eve çevirmek için elinden geleni yapmış, yerleri halı kaplamış, bir buzdolanı satın almış, odaya yeni bir yatak yerleştirmiştir. yıllardır aynı bankada sürdürdüğü bekçilik görevi hala layıkıyla yerine getirdiği için düzenli bir geliri, belli bir miktar birikimi, annesinden kalan altınları vardır. hayatı gayet düzenli ve planlı bir şekilde devam etmektedir noel’in. işi de öyle zo bir iş değildir. sabahtan akşama kadar bankanın önünde dikilmek ve banka müdürünü karşılayıp uğrulamaktan ibaret, basit, yorucu, sıkıcı ama garanti bir meslektir. bankanın karşınsında yaşayan ve def-i hacetini yol ortasında gören adamdan daha iyi bit hayat sürmesini bu iş sağlamaktadır. ancak günün birinde öyle bir olay olur ki noel’in hayatı alt üst olur. önce size bu olan şeyle ilgili birkaç senaryo sunayım, siz de bu arada aralarından seçim yapmaya çalışın:
a) noel kapıyı açmak üzereyken bir terorist odaya dalar ve düzeneğini yanlış bağladığı bombayı tekrar aktif hale getirmek için odasını kullanmaya karar verir ve noel’i rehin alır, daha sonra da birikmiş bütün parasını alıp, noel’i de yaralayarak oradan kaçar.
b) ev sahibi bunca yıldır ödediği paraları hiçe sayarak noel’i evinden çıkarmak ve ödediği paraların yandığını bildirmek için bölgenin en iyi iki avukatıyla birlikte ve polis nezaretinde kapıya dayanır. evinden aılan noel’i her şeyini kaybetmiş bir halde kendini evsiz adamın yanına gidip onla yaşamaya başlar.
c) noel, odadan çıkar çıkmaz yerdeki ıslaklığa basar ve düşer. kimseyle yakın bir ilişkisi olmadığı için kimse bu durumu fark etmez ve jonathan son anlarını kıprıdayamadan tavana kilitlenmiş gözleriyle hayatının bir muhasebesini yaparak bekler.
d) jonathan, odadan çıkmak üzereyken bir deprem olur ve yıllardır dişinden tırnağından artırarak satın almak üzere olduğu ev üzerine çöker ve biz noel’in hikayesini onun enkaz altından gelen sesi aracılığı ile dinleriz.


eğer “koku” isimli başyapıtın sahibi olan patrick suskind benim gibi yeteneksiz ve hayagücü kıt bir yazar olsaydı, bu dört şıktan biri elbette doğru olabilirdi. ancak suskind romanın devamını çok daha farklı getirir. bu anlatımı çok uzatmadan ve sizi yeterince meraklandığımı umarak, söylüyorum ne olduğunu ve okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum. yılların bekçisi jonathan noel, şehir münzevisi jonathan noel, evini nerdeyse satın almak üzere olan jonathan noel odadan çıkınca cam kenarına tünemiş ve ortalığa pislemekte olan bir güvercin görür…
devamını gör...

son bir yıldan uzun süredir kullandığım sigaradır tekel 2000 uzun, gayet güzel bir sigaradır. bundan öncesinde de 2 yıl lark mavi uzun kullandığımdan ötürü alıştığım bir tabirdir "kamyoncu musun kız" esprisi.
devamını gör...

ptt.. kapının önüne bırakıyor kapıyı açınca paketi gösteriyor sonra 3'er 3'er merdiven iniyor(kaçıyor) pakette ne olduğunu sanıyor anlamıyorum.
devamını gör...

tost.
devamını gör...

bu çocuklar reşit değil yani doğru ve yanlışı ayırt edebilecek durumda değiller sağlıklı bir karar mekanizması yok. bunları hapse atmak (ıslah evi) bir fayda sağlamayacak. bu çocuklar adam akıllı eğitim almalı ve ebeveynleri olacak kişiler çocukları bu hale gelene kadar ne halt yiyordu araştırılmalı.
sosyal medya gençleri çok bozdu bu gidişle çocuğum olursa manastırda falan yetiştirmek zorunda kalacağım.
devamını gör...

anne gitti ve sular buruştu testilerde
artık çamaşırlar yıkansa da hep kirlidir
herkes salonda toplansa da kimse evde değildir
devamını gör...

bazen ne kadar belli ettiğinizi düşünseniz de asla anlaşılmazsınız.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başa gelebilecek en korkunç şeylerden birinin, bir insan evladının başına gelmesi durumu.

cinayet işleyenlere zaten deli oluyorum da, bu kadar vahşisini işleyenin hakkı da sadece hapis mi olmalı acaba diye düşünüyorum. hayatının geri kalanını hapiste bile geçirse sonuçta yiyecek, içecek, nefes alacak, yaşayacak falan... hak ediyor mu? "o da bir insan" diyemiyorum ne yazık ki ben, kusura bakmayın!
devamını gör...


maviye
maviye çalar gözlerin,
yangın mavisine
rüzgarda asi,
körsem,
senden gayrısına yoksam,
bozuksam,
can benim, düş benim,
ellere nesi?
hadi gel,
ay karanlık...

itten aç,
yılandan çıplak,
vurgun ve bela
gelip durmuşsam kapına
var mı ki doymazlığım?
ille de ille
sevmelerim,
sevmelerim gibisi?
oturmuş yazıcılar
fermanım yazar
n'olur gel,
ay karanlık...

dört yanım puşt zulası,
dost yüzlü,
dost gülücüklü
cıgaramdan yanar.
alnım öperler,
suskun, hayın, çıyansı.
dört yanım puşt zulası,
dönerim dönerim çıkmaz.
en leylim gecede ölesim tutmuş,
etme gel,
ay karanlık...
devamını gör...

az önce meja hanımı artılarken karşılaştığım ve sözlüğün yeni güncellemesi olan bildirim.

kendisinin de dediği gibi; hem iyi oldu hem kötü. oylaya oylaya yere göğe sığdıramadığım yazarlara, şimdi biraz zaman geçtikten sonra oy atabiliyorum. çok üzgünüm sözlük. şu 3 olan sınırı 6 falan yapsanız olmaz mı? *
devamını gör...

küsüratlı atayım ki salladığım anlaşılmasın
yazarların flört sayılarını öğrenebileceğimiz başlık (!)
inan et..valla ben hiç flört almamışım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben bu iki kareye diyecek birşey, okuyacak lanet bulamadım.
çenesini kardeşine dayamış o kızın ifadesine söyleyecek herhangi bir şey bulamadım. üzerine örtülen o örtü, cansız bedenden sızan kan..
yazıp yazıp siliyorum. bir emine bulut'un ölmek istemiyorum haykırışları, kızının anne diye ağlayışı bir de bu fotoğraflar. hayatım boyunca gözümün önünden gitmeyecek.

çok şey söylenebilir ama adalet adına söylenecek birşey bulamadım.
devamını gör...

vespa mandarinia japonica bilimsel adıyla telaffuz edilen 5 cm boyutundaki dünyanın en büyük eşek arısıdır. kraliçeleri 7cm boyutuna erişebilir. üzerine binsen gitmem demez.

tek başlarına bile yeterince tehlikelilerken bir de koloni kurarak yaşarlar ki bunların yuvalarını gören orduya falan haber versindir.

uzakdoğu asyaya ait bir tür olsa da yıllar içerisinde dünyanın farklı bölgelerine de bir şekilde yayılmıştır. türkiye'de bulunduğuna dair bilimsel bir kayıt yoktur. fakat tokat'ta görüldüğüne dair yamulmuyorsam 2 sene öncesinde arıcılar birliğinden açıklama gelmişti. fakat gördükleri arının japon olduğuna dair kesin kanıtlar yok.

agresif yapılılardır. çok güçlü iğneleri ve çenelerinin yanında oldukça kompleks bir zehir karışımına sahiplerdir. bu karışım içerisinde bulunan feromon sürünün diğer arılarına yol göstericidir. yani bir kere sokuldum öldürdüm onu ile bitmez o iş ki gelen diğer arılar nedeniyle allah muhafaza alerjik reaksiyonlar neticesinde anafilaktik şok ile iş ölüme gidebilir.

menülerinde pek çok şey vardır. çoğunlukla leşçillerdir fakat küçük kuşlara da saldırabilirler. tabii bir de bal arılarının kovanlarına saldırırlar. onun dışında da pek çok böcek yine bu pokemon kılıklının menüsündedir.

30 tanesi kısa bir sürede 30000 bal arısının bulunduğu bir kovanı yok edebilir. işte bu noktada bu yamyamlar ile en iyi mücadeleyi japon bal arıları göstermektedir.

normal şartlarda bal arılarının kolonileri kovanda beklerken dışarıdan gelen bir tehlike olduğunda işçi arılar o tehlikeye hücum eder ve bir kaç işçi arının kendisini feda etmesiyle sürü güvende kalır.

fakat japon eşek arısı için durum biraz daha farklıdır. eğer ki gelen işçi bal arıları bu japonları sokup öldürmeye yeltenirse ilkinde zaten kendisinin bir kaç katı o canavar tarafından tek hamleyle ikiye bölünecektir. hadi bunu bir şekilde becerdi. fakat bu sefer de japon eşek arısının feromonu sürüdeki diğer arıları oraya çekecektir ki o saatten sonra zaten yapacak bir şey de kalmaz.

peki japon bal arıları ne yapıyor ¿ içeriye giren öncü eşek arısının üzerine işçiler çullanıyor fakat kesinlikle sokmuyorlar. işçiler eşek arısına yapıştıktan sonra seri kanat hareketleriyle eşek arısını ısıtıyorlar ve beyin proteinleri eriyen eşek arısı orada herhangi bir feromon salgılayamadan ölüyor bir kaç işçi arıyla birlikte.

buradaki nüans şu. japon bal arıları 47 dereceye kadar sıcaklığa dayanabilirlerken japon eşek arısı için bu rakam 45 derece( küsüratları yazmıyorum). o aradaki 2 derecelik ısı farkı japon bal arılarının eşek arısını ısıtıp öldürürken kendilerinin hayatta kalmalarını sağlıyor.

bu yamyamlar tarafından sokulmanın nasıl bir şey olacağına dair videoyu izleyebilirsiniz. video hastanede bitiyor. korkunç tek kelimeyle !

şu an için ülkemizde yaşadıkları henüz doğrulanmamış olsa da aynı familyadan mamut eşek arısı türü ülkemizde yaşıyor ve son yıllarda popülasyonu artmakta. bereket mamut türü öyle kalabalık koloni falan kurmuyor. neyse onu da başka vakit anlatırım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim