bahar mevsimi yerini hızlıca yaza bırakacak gibi.
bu sıcakta evde durulmaz. hadi markete gidelim. zaten herkes markete gidiyor.
şöyle kafa dinleyecek bir yer fena olmazdı.

biraz dolaştıktan sonra aradığım şeyi buluyorum.
iki arabanın geçebileceği bir sokak. kaldırıma bir bank koyulmuş. tam dedikodu yapmalık. kola-çekirdek de olur.
dedim ya sıcak diye. gölgede bir bank bulduğuma seviniyorum.
kulağımda kulaklık. müziksiz olmaz tabii. boş boş oturacak değilim ya.
acaba sait faik bizimle aynı dönemde yaşasaydı o da kulaklık bağımlısı olur muydu?
gözlem yaparken bir şeyler dinler miydi acaba?
neyse biz kendi gözlemimize odaklanalım.

bir apartman.
böylesini daha önce görmedim.
zeminden çatı katına kadar her daire farklı bir görünüme sahip.
dış sıvanın üstüne boya atılmamış. renk gri. zamanla çokça değişime uğramış gibi duruyor.

oturuyorum banka.
çatı katının penceresinden bir adam dışarıyı seyrediyor.
ama nasıl biliyor musunuz? iki elini pencerenin alt kenarlarına koymuş.
gözleri gökyüzünde. sanki bir gemi gelecek de hava kontrolü yapıyor.
çok ciddi. düşünceli.
içimden diyorum, bu adamda bir iş var.
sonra adam teras kısmına geçiyor.
o ara dikkatim dağılıyor.
çocuklarını gezdirmeye çıkan aileler falan...
tekrar baktığımda ise güvercinleri görüyorum.
meğer adam güvercin besliyormuş.
şimdi oldu diyorum.
düşünceli haller devam ediyor yalnız.
dikkatli şekilde güvercinleri izliyor adam.

ikinci katta yine bir adam. o da ellerini balkon demirlerine koymuş.
o da düşünceli. seyrediyor dışarıyı. baktığı tarafta park var. diğer taraf sokağa bakıyor zaten. ne diye o tarafa baksın.
bir süre sonra aşağıya iniyor. hala düşünceli. bir taraftan güneş de vuruyor. bir sağa bir sola yürümeye başlıyor.
abicim terleyeceksin bu sıcakta.
birini bekliyor desem kapanma zamanı kim beklenir ki? var bir derdi herhalde diyorum.

esas kimi unuttum ben?
bahsettiğim sokağa gelmeden bir tane yaşlı amca sandalyesinde oturuyordu.
öylesine, tek başına.
zaten bir şey gördüysem illa bir anlamı olacak değil mi?
yani o amca orda oturuyorsa boş boş oturamaz. kesin bir şey düşünüyordur.
kesin pişmanlıkları vardır.
bir acısı, hüznü.
vardır değil mi?

bu yazıda herkes düşünüyor.

artık başka ara sokaklara dalmanın vakti geldi.

bu arada bu satırları yazarken aklımdaniron maiden'dan empire of the cloudsgeçti.
bulutların imparatoru bu sefer güvercin besleyen adam olsun. güvercinlerle mutlu bir hayat geçirir umarım.
devamını gör...

hala bunlara inanan var mı merak ediyorum.olmasa bu adamlar hala iktidarda olmazdı.
devamını gör...

kaldırımın sadece renkli olan taşlarına basarak yürümek istemeyin. yere kapaklanabilirsiniz ve herkes size güler . gülmeleri sıkıntı değil de canınız yanar ve kitaplarınız çamur olur. şâyet yağmurlu bir havada kütüphaneden eve dönüyorsanız.
devamını gör...

sosyal medyanın beni ilgi alanlarıma uygun içeriklerle buluşturduğunu herkes gibi seziyordum.arkadaşımla vintage kıyafet konuştuktan sonra karşıma onun çıkması vs gibi. hatta bazen aklımdan geçen ama sosyal medyada aratmadığım konularla ilgili karşıma içerikler çıkıyordu. bu da beni ürkütüyordu. fakat manipülasyonun bu denli sistemli yürütüldüğünü, algoritmalar üzerine bu denli hassas çalışıldığını filmi izlemeden önce tahmin edemezdim.iş gerçekten insan psikolojisini bozacak noktaya gelebiliyor.mesela ben ikili ilişkilerde güvensizlik yaşıyorum. bu bilgiden hareketle karşıma aldatma ile ilgili bir sürü hikaye, video çıkarıyorlar. ben de ilgimi çektiği için izliyorum ve dünyanın gerçekten güvensiz bir yer olduğuna hükmediyorum.evet dünya zaten güvensiz bir yer ama benim bu güvensizliği var olandan daha fazlaymış gibi algılamam ve devamlı bunun üzerine düşünmem beni tetikliyor mesela.ya da özellikle instagram'da mükemmel bedenler görüyorum.ben bunlara baktıkça karşıma daha fazlası çıkıyor keyif aldığım için bakmıyorum ama karşıma çıktıkça da bakmaktan kendimi alamıyorum.sonra kendimi berbat hissediyorum. aynadakine yabancılaşıyorum. oysaki en pespaye halimle bile dışarı çıksam hiç böyle hissettiğimi hatırlamıyorum. insanı cidden mental çöküntüye götürebilecek bir sistem. toplumsal güvensizliği ve linç kültürünü de arttırıyor. tabi ki bir üst akıl dünyayı ele geçirmek için sosyal medyayı başımıza bela etti falan gibi teorilere girmiycem, filmde de bundan bahsedilmiyor. asli amacın daha çok tıklanmak olması sistemi bu duruma getirdi, bazı gözlemlenemez sonuçlar ortaya çıkmaya başladı, sonrasında da gözlemlense de bu sonuçlar çıkarlar uğruna görmezden gelindi deniyor.
filmdeki en sevdiğim yer ise sonlarına doğru aslında bütün bunların nedeninin ölü bir ağacın diri bir ağaçtan daha fazla para etmesi, ya da ölü bir balinanın... şeklinde ilerleyen vurucu bölüm.
bence film kesinlikle izlenmeli. sosyal medyayı tamamen hayatımızdan çıkaramasak da kötü etkilerini daha aza indirebilmek açısından faydalı olacağına inanıyorum.
devamını gör...

eleştiriyi yapan kişi yıkıcı değil yapıcı eleştiri yapıyorsa eleştirilen kişi için ne alâ.. ve dahi eleştirdiği konuda daha iyi olması gerekir, empati yapabilen biri olması gerekir. eğer bu şartlar dahilindeyse buyursun eleştirsin. şahsım her zaman eleştirilere açıktır.*
t: daha önce eleştirilmediği herhangi bir konu/ konular hakkında eleştirilerin odağı olan kişi.
devamını gör...

bir ülkеnin dilini yok еtmеk, o ülkеnin, o ulusun, o millеtin adını tarihtеn silmеk dеmеktir.

oktay sinanoğlu

bayramlarımız kutlu olsun...
devamını gör...

eskiden iğrenerek bakılırken şimdi imrenerek bakılan şeyler.
- müstakil evde oturmak
- evin bahçesindeki ağaçlardan meyve koparıp yemek
- bahçede ufak tefek ekme biçme işleriyle uğraşmak
- soba etrafında ısınmak ve soba üzerinde bir şeyler kızartıp/pişirip yemek
- süt, yumurta, reçel, peynir gibi ürünlerin doğal yapım halleri
- mum ışığında ya da kandil lambası etrafında oturup sohbet etmek
- köy kahvaltısı
- sevişmek
devamını gör...

tipik klavye delikanlısı işte. tankı da egzosuna bez tıkayarak durdurduklarini zannediyor bu gerizekalilar. ulan o tank istese dümdüz ederdi alayınızı da konu başka yerlere gidiyor, susuyorum. önünde klavyeyi gören, ıspanak yiyen temel reis zannediyor kendini. böyle sikko tiplere cevap bile vermeyiniz.hoşt deyiniz, giderler.
devamını gör...

-ya ana avrat küfrediyorsa şarkıda
ben de onlara küfrediyorum o zaman
devamını gör...

günaydın sözlükçüm, yataktan kalkamayanlara da günaydın!*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

etimolojisi yunanca, philosophia, "bilgelik sevgisi" demek olan sözcük. sevmek ve bilmek, felsefe ile bir araya gelmektedir. maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi'nde en üstte yer alır, bu yüzden ilk olarak gelişmiş toplumlarda/bireylerde yapılmıştır ve yapılmaktadır.
devamını gör...

ayla.
pulp fiction
matrix.
devamını gör...

adliye, avm gibi yerlerin girişinde bulunan bir cihazdır.
devamını gör...

hangi birini yazacağımı şaşırdım, error modundayım şuan.

topluma tamamen bir reset atsak olur mu?

eyyyy elon musk, duy sesimizi!
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

twitter tt’de şimdi gördüğüm birkaç videosunu izlediğim , üzüldüğüm kanserle mücadele eden genç bir arkadaşımız. insanların çok büyük dertleri var bu yüzden şükretmek içinse binlerce sebebimiz..
devamını gör...

düşünmek..
devamını gör...

litvanca bir sözcüktür. gerçekleşmesi bir daha mümkün olmayan, bir daha tekrarı olmayan mükemmel anlar anlamına gelmektedir.

-çoğu zaman bu durumun ne kadar acı verdiğini bilerek hayatımıza devam etmemiz ise bizleri yormaktadır. özellikle sevdiğimiz insanları kaybettiğimiz zaman bu acının eşiği daha yüksek olmaktadır.
devamını gör...

gomercan'ın hançeri sapladığı yayın...
devamını gör...


atatürk, 23 nisan 1924'te '23 nisan' gününün bayram olarak kutlanmasına karar vermiştir. bu tarihten 5 yıl sonra 23 nisan 1929’da atatürk bu bayramı çocuklara armağan etmiştir ve 23 nisan ilk defa 1929 yılında çocuk bayramı olarak da kutlanmaya başlanmıştır. 1979'da, yine ilk olarak altı ülkenin katılmasıyla uluslararası boyuta taşıdığımız bu millî bayramımıza, ortalama olarak her yıl kırkın üzerinde ülkeden gelen ve türk çocuklarının misafiri olan yabancı ülke çocukları da katılmaktadır. dünya’da çocuklarına bayram hediye eden ve bu bayramı bütün dünya ile paylaşan ilk ve tek ülke türkiye’dir.


kaynak
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim