anneler günü
her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü kutlanan ve benim artık iyi ki bu dünyadan geçmiş, iyi ki benim annem olmuş, iyi ki pek çok anı biriktirme şansımız olmuş diyerek kendimi teselli ettiğim gün. yaşarken varlığıyla çok şey öğrendiğim gibi yokluğuyla da hala bana bir şeyler öğretmeye devam eden biricik insanın günü.
annem artık hayatta olmadığından elbette bugün benim için biraz zor geçiyor. ama bu demek değil ki annesi hayatta olan ve bunu olanca coşkusuyla kutlayanları görünce daha fazla üzülüyorum. annesizlik çok tuhaf bir yara. yılın bir günü acıyan ya da annesiyle mutlu mesut fotoğraf paylaşan insanları görünce kanayan türden bir yara değil. rahat olun. ama bu konuda duyarlı ve hassas davranan arkadaşlar, hepiniz öyle güzelsiniz ki.
sadece çocuk doğuran kadınların değil, bir cana annelik yapan herkesin anneler günü kutlu olsun
annem artık hayatta olmadığından elbette bugün benim için biraz zor geçiyor. ama bu demek değil ki annesi hayatta olan ve bunu olanca coşkusuyla kutlayanları görünce daha fazla üzülüyorum. annesizlik çok tuhaf bir yara. yılın bir günü acıyan ya da annesiyle mutlu mesut fotoğraf paylaşan insanları görünce kanayan türden bir yara değil. rahat olun. ama bu konuda duyarlı ve hassas davranan arkadaşlar, hepiniz öyle güzelsiniz ki.
sadece çocuk doğuran kadınların değil, bir cana annelik yapan herkesin anneler günü kutlu olsun
devamını gör...
geceye bir çelişki bırak
vurmayın yaaaaa. bu da bir çelişki sonuçta.
devamını gör...
kadınların tiplerinin gittikçe birbirine benzemesi
estetik kaygılarla bıçak altına yatan insanların, -popüler- benzer estetik uygulamalar
nedeniyle aynı klon fabrikasının imalatı oldukları hissini uyandırmaları.
hastalık, kaza ya da doğuştan olup da kişinin özgüvenini ve toplum içindeki imajını zedeleyici durumlar dışında estetik ameliyatlara karşı bir insanım. her insan kendi yaradılışı ve doğallığıyla güzel.insanın doğal yaradılışının onun diğer insanlar tarafından algılanırken önemli olduğunu düşünüyorum. herkes birbirine benzediğinde ise insanları diğerlerinden ayıran tamamen karakteristik özelliklerin kaybolması oldukça üzücü. *
nedeniyle aynı klon fabrikasının imalatı oldukları hissini uyandırmaları.
hastalık, kaza ya da doğuştan olup da kişinin özgüvenini ve toplum içindeki imajını zedeleyici durumlar dışında estetik ameliyatlara karşı bir insanım. her insan kendi yaradılışı ve doğallığıyla güzel.insanın doğal yaradılışının onun diğer insanlar tarafından algılanırken önemli olduğunu düşünüyorum. herkes birbirine benzediğinde ise insanları diğerlerinden ayıran tamamen karakteristik özelliklerin kaybolması oldukça üzücü. *
devamını gör...
nazar değdiren insanlar
benim. umarım beni zincirler ile döversiniz cezalandırmak için bebeksilerim. vurun banaaa. vurun. acımayın!
nazarım degiyor sanırım. hemen fark etmedim. sonra fark ettim. bir şeye iyi diyorsam o içten içe çürümeye başlıyor. ailemde insanlar ben bunu dile getirmeden önce en erken 90 yaşında ölüyordu. şimdi çok zor görüyorlar o yaşları. babaannem için ne akıllı kadın diyordum, koşturuyor dedikodu varsa, mahalleden biri geçince koltuktan pencereye ulaşması 1.5 saniye sürüyor, kadın kuantum fiziği hakkında konuşacak kadar acayip bir kafaya sahip diyordum. aynı yıl önce hafıza gitti, sonra ameliyat olup bastona muhtaç hale geldi, hafıza geldi sonra ama eskisi gibi de akıllı değil bence.
sonra dedem için hiç hasta olmadı dedim. müthiş zeki bir adamdı. 70 yıl öncesini saati ve tarihi ile hatırlardı. benim yaşlı halimdi kendisi, o yüzden çok hayrandım zaten. zekasını çok överdim. o da aynı yıl bir anda son evre kanser olduğunu öğrendik, bizi hatırlamıyordu vefat etmeden önce. huzur içinde uyusun. sırf çok gürültüyü sevmiyor diye cenazesine katılmayacak kadar saygı duyduğum biriydi.
geçenlerde aynaya bakarken bi güzel geldim gözüme. ulan dedim ne güzel gözlerim var ha! şu an ilaca cevap vermeyen bir göz mikrobu ile uğraşıyorum. gözlerin altı torba torba, gözlerin içi kırmızı damarlar dolu.
en son çocuğa şey dedim, burnun çok güzellesti senin. eskiden çirkindi. güzelleşiyorsun. birkaç saat sonra sokağa çıktı, direkt burnuna top yemiş. şişti burnu. günlerce çok acıdı diye gezdi.
arkadaşlar varsa kaynananızın fotoğrafı, gönderin. ne güzel eli ayağı var diyeyim felç garanti. ağza bak diyeyim, bal gibi ya çok güzel. ağzı düşer. eski sevgiliniz aldattıysa hemen bildirin, arabasını bulalım millet ne arabalara biniyor diyeyim, en az 8 takla atar.
belki hepsi bir tesadüften ibaret olabilir. bilemem. ancak tesadüf değilse ve pis bir enerji yayıyorsam ortalığa, bana yasıklar olsun. ne diyebilirim, bilemiyorum.
nazarım degiyor sanırım. hemen fark etmedim. sonra fark ettim. bir şeye iyi diyorsam o içten içe çürümeye başlıyor. ailemde insanlar ben bunu dile getirmeden önce en erken 90 yaşında ölüyordu. şimdi çok zor görüyorlar o yaşları. babaannem için ne akıllı kadın diyordum, koşturuyor dedikodu varsa, mahalleden biri geçince koltuktan pencereye ulaşması 1.5 saniye sürüyor, kadın kuantum fiziği hakkında konuşacak kadar acayip bir kafaya sahip diyordum. aynı yıl önce hafıza gitti, sonra ameliyat olup bastona muhtaç hale geldi, hafıza geldi sonra ama eskisi gibi de akıllı değil bence.
sonra dedem için hiç hasta olmadı dedim. müthiş zeki bir adamdı. 70 yıl öncesini saati ve tarihi ile hatırlardı. benim yaşlı halimdi kendisi, o yüzden çok hayrandım zaten. zekasını çok överdim. o da aynı yıl bir anda son evre kanser olduğunu öğrendik, bizi hatırlamıyordu vefat etmeden önce. huzur içinde uyusun. sırf çok gürültüyü sevmiyor diye cenazesine katılmayacak kadar saygı duyduğum biriydi.
geçenlerde aynaya bakarken bi güzel geldim gözüme. ulan dedim ne güzel gözlerim var ha! şu an ilaca cevap vermeyen bir göz mikrobu ile uğraşıyorum. gözlerin altı torba torba, gözlerin içi kırmızı damarlar dolu.
en son çocuğa şey dedim, burnun çok güzellesti senin. eskiden çirkindi. güzelleşiyorsun. birkaç saat sonra sokağa çıktı, direkt burnuna top yemiş. şişti burnu. günlerce çok acıdı diye gezdi.
arkadaşlar varsa kaynananızın fotoğrafı, gönderin. ne güzel eli ayağı var diyeyim felç garanti. ağza bak diyeyim, bal gibi ya çok güzel. ağzı düşer. eski sevgiliniz aldattıysa hemen bildirin, arabasını bulalım millet ne arabalara biniyor diyeyim, en az 8 takla atar.
belki hepsi bir tesadüften ibaret olabilir. bilemem. ancak tesadüf değilse ve pis bir enerji yayıyorsam ortalığa, bana yasıklar olsun. ne diyebilirim, bilemiyorum.
devamını gör...
5 yıl önce sıradan olup şimdi lüks olan şeyler
araba sahibi olmak. en dandik arabalar bile ederinin 2-3 katı fiyat kazandı.
sonradan gelen edit: toplama bilgisayardan sonra toplama araba alıcak gibiyim.
sonradan gelen edit: toplama bilgisayardan sonra toplama araba alıcak gibiyim.
devamını gör...
nazım hikmet ran
15 ocak 1902 yılında selanik’te doğan kaliteli şair ve yazarımızdır. yaptığı birçok eserle de ödüller almıştır. komünist olması sebebiyle de çok kez tutuklanmış, sürgün yemiştir. zaten bu ülkede komünizmi benimsersen ya hapiste olursun ya da başka ülkede. hayatında çok zorluklar yaşayan ve vatan sevgisiyle yanıp tutuşan lakin başka ülkede can veren çok değerli insandır.
küçük yaşta babasının memuriyetten ayrılması nedeniyle selanik’ten ayrılıp dedesinin yanına yani halep’e yerleşmişler. sonra dedesi diyarbakır’a atanmış ailecek oraya gitmişler. bu sırada nazım hikmet’in yanılmıyorsam iki tane kardeşi olmuş ve kardeşinin biri dizanteri’den hayatını kaybetmiştir. ardından babası diyarbakır’da sıkılmış ve ailesini de alıp istanbul’a gitmiştir orada da bıraktığı memuriyet hayatına geri dönüş yapmıştır.
ilk öğretimini bir mektepte tamamladıktan sonra başka mektebe geçiş yapmıştır sonra orası pahalı olunca da herhangi bir yere geçiş yapmıştır. denizciler için yazdığı şiir çok beğenilince de bahriye mektebine eğitim alınmasına karar verilmiş. yahya kemal’de öğretmenlik yapıyormuş o mektepte ve yahya kemal ile annesinin ilişkisi olduğu iddia edilmiş ve annesiyle babasının arası bozulmuştur, ayrılmışlardır. ardından nazım hikmet mezun olduğu okulda subay olarak görev yapmaya başlamış, bir hastalığa yakalanmış kendisine çürük raporu verilip görevden ayrılmıştır.
milli mücadele dönemini olsun, moskova dönemini olsun anlatmaya kalksak sayfalar yetmez yalnız ben daha çok çocukluk yıllarına değindim. milli mücadele döneminde köylülerin sıkıntı çektiğini kendi gözleriyle gören nazım hikmet ardından bir sosyalist ile tanışmış ve kendisinden fikirler almıştır. öğretmenlik yaptığı dönemde milli mücadeleye karşı padişahı desteleyen kişilerinde düşmanlığını kazanmış. kendisi vladimir lenin hayranıdır, hatta lenin ölünce de mezarının başında beklemiştir. kendisini sevmemin sebebi aynı etnik kökenden olmamız be. o da çerkesmiş ben de çerkesim işte. *
birçok eseri vardır, bazıları şunlardır; kurtuluş savaşı destanı, sevdalı bulut, it ürür kervan yürür, yaşamak güzel şey be kardeşim, memleketimden insan manzaraları * gibi gibi.
sevgi ve saygıyla, ışıklar içinde uyusun.
küçük yaşta babasının memuriyetten ayrılması nedeniyle selanik’ten ayrılıp dedesinin yanına yani halep’e yerleşmişler. sonra dedesi diyarbakır’a atanmış ailecek oraya gitmişler. bu sırada nazım hikmet’in yanılmıyorsam iki tane kardeşi olmuş ve kardeşinin biri dizanteri’den hayatını kaybetmiştir. ardından babası diyarbakır’da sıkılmış ve ailesini de alıp istanbul’a gitmiştir orada da bıraktığı memuriyet hayatına geri dönüş yapmıştır.
ilk öğretimini bir mektepte tamamladıktan sonra başka mektebe geçiş yapmıştır sonra orası pahalı olunca da herhangi bir yere geçiş yapmıştır. denizciler için yazdığı şiir çok beğenilince de bahriye mektebine eğitim alınmasına karar verilmiş. yahya kemal’de öğretmenlik yapıyormuş o mektepte ve yahya kemal ile annesinin ilişkisi olduğu iddia edilmiş ve annesiyle babasının arası bozulmuştur, ayrılmışlardır. ardından nazım hikmet mezun olduğu okulda subay olarak görev yapmaya başlamış, bir hastalığa yakalanmış kendisine çürük raporu verilip görevden ayrılmıştır.
milli mücadele dönemini olsun, moskova dönemini olsun anlatmaya kalksak sayfalar yetmez yalnız ben daha çok çocukluk yıllarına değindim. milli mücadele döneminde köylülerin sıkıntı çektiğini kendi gözleriyle gören nazım hikmet ardından bir sosyalist ile tanışmış ve kendisinden fikirler almıştır. öğretmenlik yaptığı dönemde milli mücadeleye karşı padişahı desteleyen kişilerinde düşmanlığını kazanmış. kendisi vladimir lenin hayranıdır, hatta lenin ölünce de mezarının başında beklemiştir. kendisini sevmemin sebebi aynı etnik kökenden olmamız be. o da çerkesmiş ben de çerkesim işte. *
birçok eseri vardır, bazıları şunlardır; kurtuluş savaşı destanı, sevdalı bulut, it ürür kervan yürür, yaşamak güzel şey be kardeşim, memleketimden insan manzaraları * gibi gibi.
sevgi ve saygıyla, ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...
sezgin baran korkmaz'ın yurt dışına çıkışı operasyondan önce serbest bırakılması
t24 haberine göre; sbk holding ve yönetim kurulu başkanı sezgin baran korkmaz'a yönelik 30 aralık 2020 tarihinde başlatılan, 10 kişinin gözaltına alındığı, aralarında korkmaz'ın da bulunduğu 9 kişinin arandığı operasyonun yankıları devam ediyor.
operasyondan kısa süre önce yurt dışına çıkış yasağı kaldırılan ve yurt dışına giden korkmaz'ın, istanbul başsavcılığı'nın aldığı karar ve başvurulurlarla bu imkanı elde ettiği ortaya çıktı. 6 kasım'da, yargıtay'a 27 kasım'da üye seçilen istanbul başsavcısı irfan fidan henüz görevindeyken, korkmaz'ın malvarlıklarına el koyma kararı, istanbul başsavcılığı tarafından resen kaldırıldı. istanbul 7. sulh ceza hakimliği de başsavcılığın başvurusu üzerine, 17 kasım'da, korkmaz hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı.
kaynak
cüneyt özdemir'in yönelttiği soruları cevaplayan sezgin baran korkmaz, basında yer alan bütün iddialara gerçeği yansıtmadığını ve 04 ocak 2021 tarihinde türkiye döneceğini beyan etti.
ilgili röportaj ; cüneyt özdemir'in sezgin baran korkmaz röportajı
operasyondan kısa süre önce yurt dışına çıkış yasağı kaldırılan ve yurt dışına giden korkmaz'ın, istanbul başsavcılığı'nın aldığı karar ve başvurulurlarla bu imkanı elde ettiği ortaya çıktı. 6 kasım'da, yargıtay'a 27 kasım'da üye seçilen istanbul başsavcısı irfan fidan henüz görevindeyken, korkmaz'ın malvarlıklarına el koyma kararı, istanbul başsavcılığı tarafından resen kaldırıldı. istanbul 7. sulh ceza hakimliği de başsavcılığın başvurusu üzerine, 17 kasım'da, korkmaz hakkındaki yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı.
kaynak
cüneyt özdemir'in yönelttiği soruları cevaplayan sezgin baran korkmaz, basında yer alan bütün iddialara gerçeği yansıtmadığını ve 04 ocak 2021 tarihinde türkiye döneceğini beyan etti.
ilgili röportaj ; cüneyt özdemir'in sezgin baran korkmaz röportajı
devamını gör...
türkiye'de sürücülerin en çok yaptığı hata
araba sürmek.
devamını gör...
özür dilemek
karşımdakinden yeri geldiğinde beklediğim ama çok nadir duyduğum söz.bazen neden özür dilemesi gerektiğini bile ben açıklamak zorunda kalıyorum
devamını gör...
sevgili ile aynı evde yaşamak
toplumumuzda hoş karşılanmayan ancak yeni yeni kabul görmeye başlayan durum. evlilik bağı gerçekleşmeden kişilerin birbirini tanıması için uygun zeminde deneme yanılma olayıdır bence. ilişki yürümezse yeni ev bulma, eşyaları paylaşma olayı dışında çok büyük sorunlar çıkarmayacak hadisedir.
devamını gör...
yusuf atılgan
özellikle aylak adam ve anayurt oteli isimli romanları ile tanınan güzide yazarımızdır.
bunların dışında bir de canistan isimli bir romanı vardır. canistan yazarın tamamlanmamış, üçüncü ve son romanıdır.
bodur minareden öte, eylemci ve ekmek elden süt memeden isimli hikaye kitapları vardır. ekmek elden süt memeden isimli kitabı çocuk kitabıdır.
bence oğuz atay romanlarını okumayı seven kişilerin romanlarını okuması gerektiği yazardır. öyle ki oğuz atay tutunamayanlar isimli eseri basıldığında ilk gönderdiği kişilerin başında yusuf atılgan geliyormuş diye bir bilgiye ulaşmıştım fakat kaynağına ulaşamıyorum şu anda.
bunların dışında bir de canistan isimli bir romanı vardır. canistan yazarın tamamlanmamış, üçüncü ve son romanıdır.
bodur minareden öte, eylemci ve ekmek elden süt memeden isimli hikaye kitapları vardır. ekmek elden süt memeden isimli kitabı çocuk kitabıdır.
bence oğuz atay romanlarını okumayı seven kişilerin romanlarını okuması gerektiği yazardır. öyle ki oğuz atay tutunamayanlar isimli eseri basıldığında ilk gönderdiği kişilerin başında yusuf atılgan geliyormuş diye bir bilgiye ulaşmıştım fakat kaynağına ulaşamıyorum şu anda.
devamını gör...
sezen aksu'nun en güzel şarkısı
gerek sözleri gerek müziği ile benim için en güzel şarkısı "haydi gel benimle ol".
devamını gör...
değeri sonradan bilinen şeyler
vefat eden sevdiğiniz.artık sadece rüyanızda görürsünüz ya da fotoğraflarına bakarsınız.
sağlık.gidince geri kazanmak için çok uğraşırsınız ama tam anlamıyla geri gelmez.artık sizi yöneten o hastalıktır.
sağlık.gidince geri kazanmak için çok uğraşırsınız ama tam anlamıyla geri gelmez.artık sizi yöneten o hastalıktır.
devamını gör...
patates püresi
mükemmel bir yancıdır kendisi. her türlü tavuk yemeğine inanılmaz yakışır.
devamını gör...
klara ile güneş
bir kazuo ishiguro romanıdır.
beni asla bırakma’dan sonra tekrar aynı temaya dönüyoruz bu kitapla. ve kazuo ishiguro’ya anlam vermeye çalışıyoruz, nasıl bir yazar olduğuna, tam olarak ne yapamaya çalıştığına ve hepimizin bildiği sözcüklere ne yapıp da okurları bu kadar etkileyebildiğine.
beni asla bırakma ile ilgili yazdığım tanımda bahsetmiştim; kazuo ishiguro bilimkurguları tamamen bilime dayamıyor sırtını. o daha çok sevgi, hayal kırıklığı, iç hesaplaşmalar, iletişim gibi konulara eğilmeyi tercih ediyor.
yapay zekaya sahip robotlarla ilgili çok şey okuduk, izledik. zekalarını kendi kendilerine geliştirip insanoğluna yardım eden robotlar ya da insanoğlunun ne kadar aciz olduğunu fark edip dünyayı insanlıktan kurtarmak isteyenler.
klara ise güneş enerjisi ile çalışan ancak diğer yapay zekalardan farklı olarak gözlem gücü çok yüksek olan ve duygular biriktirip anılar inşa edebilen bir robot.
ve onun bir işi var. yükseltilmiş bir çocuğa arkadaşlık etmek. diğer bütün yükseltilmiş çocukların olduğu gibi josie de bir ya (yapay arkadaş)‘a ihtiyaç duyuyor ve josie çok hasta. klara güvendiği ve takip ettiği tek şey olan güneş ile josie’ye iyi bir arkadaş olabilmek için - belki de- tek taraflı bir iletişim halinde.
bütün ishiguro romanlarında olduğu gibi bu romanda da derin ve çok etkileyici duygusal bir güç sarıp sarmalıyor okuyanı.
beni asla bırakma’dan sonra tekrar aynı temaya dönüyoruz bu kitapla. ve kazuo ishiguro’ya anlam vermeye çalışıyoruz, nasıl bir yazar olduğuna, tam olarak ne yapamaya çalıştığına ve hepimizin bildiği sözcüklere ne yapıp da okurları bu kadar etkileyebildiğine.
beni asla bırakma ile ilgili yazdığım tanımda bahsetmiştim; kazuo ishiguro bilimkurguları tamamen bilime dayamıyor sırtını. o daha çok sevgi, hayal kırıklığı, iç hesaplaşmalar, iletişim gibi konulara eğilmeyi tercih ediyor.
yapay zekaya sahip robotlarla ilgili çok şey okuduk, izledik. zekalarını kendi kendilerine geliştirip insanoğluna yardım eden robotlar ya da insanoğlunun ne kadar aciz olduğunu fark edip dünyayı insanlıktan kurtarmak isteyenler.
klara ise güneş enerjisi ile çalışan ancak diğer yapay zekalardan farklı olarak gözlem gücü çok yüksek olan ve duygular biriktirip anılar inşa edebilen bir robot.
ve onun bir işi var. yükseltilmiş bir çocuğa arkadaşlık etmek. diğer bütün yükseltilmiş çocukların olduğu gibi josie de bir ya (yapay arkadaş)‘a ihtiyaç duyuyor ve josie çok hasta. klara güvendiği ve takip ettiği tek şey olan güneş ile josie’ye iyi bir arkadaş olabilmek için - belki de- tek taraflı bir iletişim halinde.
bütün ishiguro romanlarında olduğu gibi bu romanda da derin ve çok etkileyici duygusal bir güç sarıp sarmalıyor okuyanı.
devamını gör...
üniversiteyi şehir dışında okumak
bir de benim gibi oldukça uzak bir şehirde okuduysanız her şey farklıdır.eksileri olsa da artıları daha fazladır.
devamını gör...
eminem'in en iyi şarkısı
without me
business
business
devamını gör...
bir kadını kırmadan ona şişman olduğunu söylemek
neden bir kadına şişman olduğunu söylemeniz gerekir ki?
devamını gör...
birhan keskin
penguen 2
o büyük ve muazzam zamanda unuttum
kanatlarım çok oldu üşüyor benim
bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
bu yüzden eğik boynum
bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
bundan gözlerimdeki kayalık,
içimdeki serseri buzullar
dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var
en sevdiğim şiiridir.
o büyük ve muazzam zamanda unuttum
kanatlarım çok oldu üşüyor benim
bu beyaz ıssızlıkta göğsüme düşüyor
bu yüzden eğik boynum
bir kuşun anısı kalmış bende, saklı
bundan gözlerimdeki kayalık,
içimdeki serseri buzullar
dürtme içimdeki narı
üstümde beyaz gömlek var
en sevdiğim şiiridir.
devamını gör...
