azgın teke sendromuna yakalanıp sözlük üyesine yürümek
hiç hoş durumlara gebe durum değildir. karşınızdaki kişi sizinle muhatap olmak istemeyebilir. bunu kabul edip çirkeflik yapmadan başka noktalara yönelebilirsiniz.
devamını gör...
kadınların kendilerini çok değerli hissetmesi
türkiye de mi? diye düşündüren başlık. öldürmeyin, dokunmayın da değer vermeseniz de olur.
devamını gör...
sözlüğü protesto etmek
(bkz: sözlüğü çok ciddiye almak)
hep diyorum bunu.
hep diyorum bunu.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
✓ evin içerisine girildiği vakit erkekler şapkalarını çıkarmalıdır. kadınlar zorunlu değildir. (daha çok eski zamanlara özgü. ve hatırladığım kadarıyla mustafa kemal atatürk buna önem veriyordu.)
✓ birisi size yardım ettiğinde 'teşekkürler" denmez geçiştirir gibi olur, ona gerçekten minnettar olduğunuzu göstermek için "teşekkür ederim" denir. (bazen resmiyete göre değişebilir.)
✓ birisi size teşekkür ettikten sonra "önemli değil" denmez çünkü onun yapamadığını ve bir yandan da kendisini aşağılamış olursunuz. "rica ederim" denir.
edit: imla.
✓ birisi size yardım ettiğinde 'teşekkürler" denmez geçiştirir gibi olur, ona gerçekten minnettar olduğunuzu göstermek için "teşekkür ederim" denir. (bazen resmiyete göre değişebilir.)
✓ birisi size teşekkür ettikten sonra "önemli değil" denmez çünkü onun yapamadığını ve bir yandan da kendisini aşağılamış olursunuz. "rica ederim" denir.
edit: imla.
devamını gör...
yolda görsem selam vermem diyeceğimiz ünlüler
ibrahim tatlıses
devamını gör...
bhopal felaketi
tarihte insan eliyle bir çok çevresel felaketle karşılaştı dünya. bundan tam 37 sene evvel bu felaketlerden en büyüklerinden biri hindistan'da yaşanacaktı.
hindistan bhopal'de union carbide isimli amerikan şirketi bir böcek ilacı üretim tesisi kuruyor. zaten fakir olan hindistan elbette balıklama atlıyor olaya. üstelik bu şirketin %49'u hindistan devletine ait olacak daha ne olsun.
fabrika zehirleri elde etmek için 1. ci dünya savaşından kalma gazları kullanarak metil izosiyanat(mic) elde ediyordu. inanılmaz derecede zehirli ve tahriş edici malzemedir, insan sağlığı için son derece tehlikelidir.
fabrika bu malzemeyi çok büyük depolarda muhafaza ediyor. 1980-84arasında firma krize giriyor ve her zamanki gibi önce işçi sayısı yarıya indiriliyordu. bu kazanları, basınç göstergelerini, şusunu busunu kontrol edecek işçi sayısının azaltılması demekti. mic bölümünde çalışan sayısı 12 'den 6'ya düşürüldü. bakım personeli sayısı ise 6'dan 2'ye...güvenlik eğitimleri ise 6 aydan 2 ay'a...
anlayacağınız gibi felaket geliyorum diyor. ama kapitalizm için aslolan ''kar''dır.
yıpranmış makineleri, kontrol panellerinin bakımını yapmayı ise yine maliyet sebebiyle es geçiyorlardı. 1984 yılındaki büyük felakete kadar irili ufaklı bir çok kaza yaşanıyor, bunların hepsinin üzeri örtülüyordu.
gazeteci rajkumar kesvani makalelerinde konuya dair bas bağırıyor ama kimse aldırış etmiyordu.
''bu uyarıyı kaydedin, bu şehir '' 26 eylül 1982'de
''bhopal bir yanardağın eşiğinde oturuyor''1 ekim 1982'de
"eğer müdahale edilmezse, hepiniz yok edileceksiniz"5 ekim 1982'de
şu linkte adamın çırpınışları hakkında detaylı bilgi var. en.wikipedia.org/wiki/Rajku...
velhasıl kelam; yaşanan bir sızıntı sonrasında 45 ton metil izosiyanat gazı çevreye yayıldı.. fabrikanın çevresindeki mahallelerdeki insanların hemen hemen hepsi aniden ölüp kurtuldu. aniden ölen sayısı 3787 kişi. haftalar içinde 3000 daha sonra ise
8000 kişinin öldüğü bildirildi. toplam ölümler 15 bine dayandı. yaralıların sayısının 500000 olduğu bildirildi. bunların 38 478’inin geçici engelli oldu. 3900’ü ise sürekli engelli hale geldi
toprak, bitki, ağaç, su zehirlendi. ikinci bir emre kadar balıkçılık faaliyetleri yasaklandı. gazın etkileyebileceği hiç bir gıda ürünü yenilmedi. büyük bir kıtlık oluştu.
greenpeace , amerika çevre koruma ajansı (epa) sınırlarını baz alarak, fabrika çevresindeki toprak ve suyu analiz etti.
kazadan 20 yıl sonra bölgede yapılan bir araştırmada, toprakta normalin 6 milyar katı toksik madde bulundu.
insanlar bu suyu halen içiyor.
''
''
''
''
hindistan bhopal'de union carbide isimli amerikan şirketi bir böcek ilacı üretim tesisi kuruyor. zaten fakir olan hindistan elbette balıklama atlıyor olaya. üstelik bu şirketin %49'u hindistan devletine ait olacak daha ne olsun.
fabrika zehirleri elde etmek için 1. ci dünya savaşından kalma gazları kullanarak metil izosiyanat(mic) elde ediyordu. inanılmaz derecede zehirli ve tahriş edici malzemedir, insan sağlığı için son derece tehlikelidir.
fabrika bu malzemeyi çok büyük depolarda muhafaza ediyor. 1980-84arasında firma krize giriyor ve her zamanki gibi önce işçi sayısı yarıya indiriliyordu. bu kazanları, basınç göstergelerini, şusunu busunu kontrol edecek işçi sayısının azaltılması demekti. mic bölümünde çalışan sayısı 12 'den 6'ya düşürüldü. bakım personeli sayısı ise 6'dan 2'ye...güvenlik eğitimleri ise 6 aydan 2 ay'a...
anlayacağınız gibi felaket geliyorum diyor. ama kapitalizm için aslolan ''kar''dır.
yıpranmış makineleri, kontrol panellerinin bakımını yapmayı ise yine maliyet sebebiyle es geçiyorlardı. 1984 yılındaki büyük felakete kadar irili ufaklı bir çok kaza yaşanıyor, bunların hepsinin üzeri örtülüyordu.
gazeteci rajkumar kesvani makalelerinde konuya dair bas bağırıyor ama kimse aldırış etmiyordu.
''bu uyarıyı kaydedin, bu şehir '' 26 eylül 1982'de
''bhopal bir yanardağın eşiğinde oturuyor''1 ekim 1982'de
"eğer müdahale edilmezse, hepiniz yok edileceksiniz"5 ekim 1982'de
şu linkte adamın çırpınışları hakkında detaylı bilgi var. en.wikipedia.org/wiki/Rajku...
velhasıl kelam; yaşanan bir sızıntı sonrasında 45 ton metil izosiyanat gazı çevreye yayıldı.. fabrikanın çevresindeki mahallelerdeki insanların hemen hemen hepsi aniden ölüp kurtuldu. aniden ölen sayısı 3787 kişi. haftalar içinde 3000 daha sonra ise
8000 kişinin öldüğü bildirildi. toplam ölümler 15 bine dayandı. yaralıların sayısının 500000 olduğu bildirildi. bunların 38 478’inin geçici engelli oldu. 3900’ü ise sürekli engelli hale geldi
toprak, bitki, ağaç, su zehirlendi. ikinci bir emre kadar balıkçılık faaliyetleri yasaklandı. gazın etkileyebileceği hiç bir gıda ürünü yenilmedi. büyük bir kıtlık oluştu.
greenpeace , amerika çevre koruma ajansı (epa) sınırlarını baz alarak, fabrika çevresindeki toprak ve suyu analiz etti.
kazadan 20 yıl sonra bölgede yapılan bir araştırmada, toprakta normalin 6 milyar katı toksik madde bulundu.
insanlar bu suyu halen içiyor.
''
''
''
devamını gör...
hayattan zevk alamamak
şu sıralar kurtulmaya çalıştığım can sıkıcı durum. her şey çok anlamsız geliyor. bin defa muhabbeti dönen şeylerin saçmalığı gözüme batıyor. daralıyorum, çığlığı basmak istiyorum. herkesin ağzını yüzünü dağıtasım geliyor. tüm verimliliğimi kaybettim. ama az kaldı kurtulacağım bu ruh halinden.
devamını gör...
sözlük radyosu
#431961
sözlük radyosu yayına başladığı gün yazmıştık efendim. kafa sözlük her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. bizler, bu gelişme hızına yetişemiyoruz.
sabah erken saatlerde genelde radyo dinlerim, istasyonlar arasında geçiş yaparken ''sözlük radyosunu araçlardan dinleyebileceğimiz günler ne zaman gelecek'' diye düşünürken bir de ne göreyim;

bu güzel gelişmeyi sözlük yönetiminden duymak isterdim lakin sabah ayazında, bu sürprizle karşılaşınca çok mutlu oldum.*
istanbul'da yaşayan arkadaşlar için üzgünüm! sözlük yönetimi, ankara'nın başkent olduğu ayrıntısını atlamadan yayını burada başlatmış* istanbul'da yaşayan arkadaşlar, sizin deniziniz varsa bizim de araç radyolarında dinleyebileceğimiz sözlük radyo frekansımız var.
güne (bkz: modern sabahlar) ile başlayıp akşamı (bkz: cenk & erdem) ile sonlandıran bünyeme, ilaç gibi gelmiştir.
efendim trafiğin çok yoğun olduğu saatler 07.00-10.00 ile 17.00-20.00 aralıklarıdır. sözlük radyomuzda yayınlanan her program çok güzel, sırayla bu saatlerde hepsini yayınlamanızı öneririm.
ankara dinleyicisi sağlamdır, programlar hemen tutulur, ardından gelsin tanıtımlar, üniversite söyleşileri, zaga-beyaz show programlarına katılım.
ben bu atılımı sözlüğün ilk yerli ve milli mücadelesi olarak görüyorum, üzerime düşen görevi yapacağım. milli gizli olarak bütün arkadaşlarımın araçlarında radyo kanallarını sözlük radyosu frekansına sabitleyeceğim.
(bkz: barış manço')dan, (bkz: amy winehouse)'a ve ardından (bkz: kıvırcık ali)'ye keskin geçişler yapan, post-modern radyo anlayışı dinleyicilerde bağımlılık yaratacaktır**
sözlük radyosunun elde edeceği reklam gelirleri ile kitap hasreti ile yanan, 800 tanım yapmış arkadaşlara kitaplarını alın, susturun onları
geri kalan paranın hayvan barınaklarına yardım olarak kullanılmasını öneriyorum.
sözlük radyosu yayına başladığı gün yazmıştık efendim. kafa sözlük her geçen gün büyüyor ve gelişiyor. bizler, bu gelişme hızına yetişemiyoruz.
sabah erken saatlerde genelde radyo dinlerim, istasyonlar arasında geçiş yaparken ''sözlük radyosunu araçlardan dinleyebileceğimiz günler ne zaman gelecek'' diye düşünürken bir de ne göreyim;

bu güzel gelişmeyi sözlük yönetiminden duymak isterdim lakin sabah ayazında, bu sürprizle karşılaşınca çok mutlu oldum.*
istanbul'da yaşayan arkadaşlar için üzgünüm! sözlük yönetimi, ankara'nın başkent olduğu ayrıntısını atlamadan yayını burada başlatmış* istanbul'da yaşayan arkadaşlar, sizin deniziniz varsa bizim de araç radyolarında dinleyebileceğimiz sözlük radyo frekansımız var.
güne (bkz: modern sabahlar) ile başlayıp akşamı (bkz: cenk & erdem) ile sonlandıran bünyeme, ilaç gibi gelmiştir.
efendim trafiğin çok yoğun olduğu saatler 07.00-10.00 ile 17.00-20.00 aralıklarıdır. sözlük radyomuzda yayınlanan her program çok güzel, sırayla bu saatlerde hepsini yayınlamanızı öneririm.
ankara dinleyicisi sağlamdır, programlar hemen tutulur, ardından gelsin tanıtımlar, üniversite söyleşileri, zaga-beyaz show programlarına katılım.
ben bu atılımı sözlüğün ilk yerli ve milli mücadelesi olarak görüyorum, üzerime düşen görevi yapacağım. milli gizli olarak bütün arkadaşlarımın araçlarında radyo kanallarını sözlük radyosu frekansına sabitleyeceğim.
(bkz: barış manço')dan, (bkz: amy winehouse)'a ve ardından (bkz: kıvırcık ali)'ye keskin geçişler yapan, post-modern radyo anlayışı dinleyicilerde bağımlılık yaratacaktır**
sözlük radyosunun elde edeceği reklam gelirleri ile kitap hasreti ile yanan, 800 tanım yapmış arkadaşlara kitaplarını alın, susturun onları
geri kalan paranın hayvan barınaklarına yardım olarak kullanılmasını öneriyorum.
devamını gör...
çiftlerin ayrıldıktan sonra arkadaş kalması
benim de son ilişkim aynı şekilde sonuçlanmıştır fakat tekrar deneyelim ya da artık hiç konuşmayalım gibi bir durum söz konusu olmamıştır. zaman zaman beğendiği, hoşuna giden bir şeyleri paylaşır benimle. ben de onunla paylaşır ve sevebileceğini düşündüğüm şarkıları, postları, kitapları ya da bir videoyu göndermekten kaçınmam. iki medeni insanız niye kavgalar, küfürler edip bir daha birbirimizi görmek istemeyelim ki? en azından yaşadığımız/paylaştığımız duygu ve durumlara bir saygımız var ve bunu korumak istiyoruz. çünkü değerli. ve neden değerli olmasın?
devamını gör...
psikolojik şiddete fiziksel şiddetle karşılık vermek
cevap veremeyip, kendini savunamayan insanlar sinirini çıkarmak ve gücünü göstermek için fiziksel şiddete başvuruyorlar. bilmiyorlar ki aslında en aciz duruma düşüyorlar
devamını gör...
14 şubat 2021 sözlük store indirimi
kullanılabilir puanımın 394.15 olmasıyla beni güldürmüştür. bunu nasıl 395 yapabilirim yaşlı teyzenize bir yardım eli uzatın.
devamını gör...
hayat kalitesini artıran küçük detaylar
t: nasıl daha iyi yaşanılabilir sorusuna cevap aramak.
okumak. dinin ilk emrinde de olduğu gibi ikra. insan ilk önce kendini okumalı sonra doğayı, insanı, hayatı, dünyayı kısacası herşeyi okumalıdır. ama önce kendini okumalıdır. unutmamak gerek birçok sorunun cevabı içimizden başka bir yerde değil.
okumak. dinin ilk emrinde de olduğu gibi ikra. insan ilk önce kendini okumalı sonra doğayı, insanı, hayatı, dünyayı kısacası herşeyi okumalıdır. ama önce kendini okumalıdır. unutmamak gerek birçok sorunun cevabı içimizden başka bir yerde değil.
devamını gör...
oya küçümen bora ebeoğlu
90'larda acaip ünlü olan bir popçu ikiliydi.
oya-bora hakkındaki en büyük anım, 12-13 yaşındayken bostancı lunaparkında ahtapot'a binmem*, o sırada yanımdaki çocuğun aşağıya kusmaya başlaması, lunapark hoparlörlerinden, oya-bora'nın "biz dünyaaayı çok sevdiiiiiiiiiik, ölüm bizden uzak olsuuuuuuun" sesleri yankılanırken aşağıda insanların kusmuk ziyafeti çekmesi, benim de deli gibi gülmem olmuştur.
ayrıca kesinlikle ayrı olarak anılmazlar. oya kimdir, bora ne iş yapar bilinmez. onlar birdir ve tektir.
hatta son alınan duyumlara göre bunlar birlikte anıla anıla en sonunda hücresel seviyede birleşmiş, tek bir yaratık oyabora olmuşlar. 2 high templar'dan oluşan archon gibi. çok tehlikelilermiş.
aynısı izel-çelik-ercan'ın başına da gelebilirmiş.
onlar da devastator oluşturmayı düşünüyorlarmış.
oya-bora hakkındaki en büyük anım, 12-13 yaşındayken bostancı lunaparkında ahtapot'a binmem*, o sırada yanımdaki çocuğun aşağıya kusmaya başlaması, lunapark hoparlörlerinden, oya-bora'nın "biz dünyaaayı çok sevdiiiiiiiiiik, ölüm bizden uzak olsuuuuuuun" sesleri yankılanırken aşağıda insanların kusmuk ziyafeti çekmesi, benim de deli gibi gülmem olmuştur.
ayrıca kesinlikle ayrı olarak anılmazlar. oya kimdir, bora ne iş yapar bilinmez. onlar birdir ve tektir.
hatta son alınan duyumlara göre bunlar birlikte anıla anıla en sonunda hücresel seviyede birleşmiş, tek bir yaratık oyabora olmuşlar. 2 high templar'dan oluşan archon gibi. çok tehlikelilermiş.
aynısı izel-çelik-ercan'ın başına da gelebilirmiş.
onlar da devastator oluşturmayı düşünüyorlarmış.
devamını gör...
u can't touch this
mc hammer abimizin 1990 yılında dünyayı sallayan parçası zaten tek atımlık kurşunu bu şarkıda kullanmıştır.
(link: )
(link: )
devamını gör...
kafa sözlük
1 saatten fazladır bende fena kasıyor. bu "kanki biraz dur, ara ver" demenin bir yoluysa eyvallah. yok değilse cidden sözlükten soğutan bir kasma yaşıyorum. internette hiçbir problem yok, tek sıkıntı burda.
devamını gör...
kırmızı kuşak
düğünlerde gelinin beline bağlanan ve bekareti simgeleyen kuşak.
iğrenç bir gelenektir.
iğrenç bir gelenektir.
devamını gör...
o hep 28 yaşında
doğum gününde trafik kazası geçirmiş 5 gün sonra yani 4 temmuzda hayatını kaybetmiştir.
abimle beraber üzülmüştük kaza günü 'ne yazık gencecik' demiştik. diğer abimin eşinin akrabası olması da ayrı bir yas havasına sokmuştu evi o kaza yapınca. durumu çok ağır demişlerdi çünkü.
1 temmuz bizim asıl yasımız olmuştu. barış'a üzülürken abimi kaybetmiştik. barış akarsu' yu her gördüğümde yüreğim ayrı sızlar. onu da çok severdim tabi ama ben de mazisi böyledir bu yüzden çok daha hüzün verir.
özlemle anıyoruz seni...
abimle beraber üzülmüştük kaza günü 'ne yazık gencecik' demiştik. diğer abimin eşinin akrabası olması da ayrı bir yas havasına sokmuştu evi o kaza yapınca. durumu çok ağır demişlerdi çünkü.
1 temmuz bizim asıl yasımız olmuştu. barış'a üzülürken abimi kaybetmiştik. barış akarsu' yu her gördüğümde yüreğim ayrı sızlar. onu da çok severdim tabi ama ben de mazisi böyledir bu yüzden çok daha hüzün verir.
özlemle anıyoruz seni...
devamını gör...
ursula k. le guin
kelimeleri ruhundan ney üfler gibi kağıda aktaran anarşist yazar. ursula, edebiyat diyarında kendine taklit edilemez, görkemli bir şato inşa etmiştir. hikayelerinde her şey fantastiktir ve aynı zamanda fantastik olamayacak kadar okura yakındır.
devamını gör...
sahilde yürüyüş yapmak
okula gidip gelirken bağdat caddesi göztepe sahilinden bostancıya kadar hemen hemen her gün yaptığım yürüyüştür.
kafayı açar ve çok yararlıdır.
kafayı açar ve çok yararlıdır.
devamını gör...
