üvercinka
cemal süreya'nın yayımlanan ilk şiir kitabı.
üvercinka'nın anlamı için söylediği sözler: "üvercinka anılması güvercinle karışık bir ad. bir kadın adı. barışa, aşka, dayatmaya dönük bir kavram: kitaba ad olarak seçmeme gelince bunun iki nedeni var: birisi belli: günümüz şiiri ve bu arada benim şiirim kelimeyi zorlayan bir şiir. o adla şiirimi özetlemiş ya da bir parça belirtmiş oluyorum galiba. işin ikinci nedeni son derece özel, salt günlük yaşamama ilişkin bir şey."
böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
laleli\'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil
aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalsa seninle yatmak günah daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil
senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
bir çok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında
afrika dahil
birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil
burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesaretti o alımlı değme kadında yok
aklıma kadeh tutuşların geliyor
çiçek pasajı'nda akşam üstleri
asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
bütün kara parçalarında
afrika hariç değil
üvercinka'nın anlamı için söylediği sözler: "üvercinka anılması güvercinle karışık bir ad. bir kadın adı. barışa, aşka, dayatmaya dönük bir kavram: kitaba ad olarak seçmeme gelince bunun iki nedeni var: birisi belli: günümüz şiiri ve bu arada benim şiirim kelimeyi zorlayan bir şiir. o adla şiirimi özetlemiş ya da bir parça belirtmiş oluyorum galiba. işin ikinci nedeni son derece özel, salt günlük yaşamama ilişkin bir şey."
böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
en uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
laleli\'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
bütün kara parçalarında
afrika dahil
aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
yatakta yatmayı bildiğin kadar
sayın tanrıya kalsa seninle yatmak günah daha neler
boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
bütün kara parçaları için
afrika dahil
senin bir havan var beni asıl saran o
onunla daha bir değere biniyor soluk almak
sabahları acıktığı için haklı
gününü kazanıp kurtardı diye güzel
bir çok çiçek adları gibi güzel
en tanınmış kırmızılarla açan
bütün kara parçalarında
afrika dahil
birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
iki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
bütün kara parçalarında
afrika dahil
burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
padişah gibi cesaretti o alımlı değme kadında yok
aklıma kadeh tutuşların geliyor
çiçek pasajı'nda akşam üstleri
asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
bütün kara parçalarında
afrika hariç değil
devamını gör...
arkadaşlık sitelerinde ciddi ilişki arayan kadınlar
yerilmesi gereksiz olandır. istediği yerden istediği türde bir ilişki aramakta özgürdür. kimseyi de bağlamaz.
arkadaş ortamında tanışıp evlenenlerin evliliği de pek mükemmel sanki, hiç belli olmuyor o işler.
arkadaş ortamında tanışıp evlenenlerin evliliği de pek mükemmel sanki, hiç belli olmuyor o işler.
devamını gör...
göbeklitepe
en ilgimi çeken göbeklitepe başlığında şöyle uzun uzun merakla okunacak bir tanım için günlerdir takipteydim. en son iş başa düştü diyip kendimce anlatmaya çalıştım.
• göbeklitepe’nin, 1963 yılında keşfedilmeye başlandığı ilk zamanlar mezar kalıntıları olduğu düşünülse de 1994 yılında klaus schmidt tarafından bölgenin asıl önemi ortaya konmuştur.
• konut sayılabilecek herhangi bir mimari yapıya ulaşılamadığı için bölgenin yaşam alanından ziyade bir toplanma alanı olduğu düşünülebilir.
• bulunan taşların üç boyutlu insan betimlemesi, stilize tarzda taşlar olduğu söylenmektedir.
• göbeklitepe’de şamanizm özelliklerini anımsatan belli semboller bulunmaktadır. dikili taşların dairesel ayrımı boyut farkları ve üzerlerindeki figür değişiklikleri farklı ayinlerin yapılması için kategorileştirilip ayrıldıklarını düşündürmektedir.
• ayrıca bölgede bulunan 4 mezar, o dönem tapınma merkezini korumak üzere orada bulunan ayin yönetimi gerçekleştiren baş şamanlara ait olabilecek niteliktedir.
• avcı toplayıcı topluluğun sanatı bilmedikleri düşünüldüğü için taşlar üzerine yapılmış olan çeşitli hayvan figürleri kafa karışıklığına sebep olmuştur. akreplerin o dönemde yer almamış olması ve akreplerin gerçekle olan boyundan daha büyük şekilde yapılmış olması gibi o dönemde görülmesi mümkün olmayan gerçek üstü çalışmalara rastlanmıştır.
• uzun zamandır araştırmalar yapılıyor olmasına rağmen hala göbeklitepe ile ilgili kesin yargılara varılması mümkün olmayan ve kanıtlanamamış birçok düşünce barındırılmaktadır bunlardan biri de; göbeklitepe’nin bir barınak mı yoksa bir tapınak mı olduğu soruları üzerine hala kesin bir cevap olmamasıdır. onlarca hayvan ve insan kalıntılarının bulunduğu bu yer, çevredeki diğer kazılardan büyük olmasıyla, parça parça planlar halinde inşa edilmiş olmasıyla dikkatimi çekmiş bulunuyor.
• göbeklitepe’nin, 1963 yılında keşfedilmeye başlandığı ilk zamanlar mezar kalıntıları olduğu düşünülse de 1994 yılında klaus schmidt tarafından bölgenin asıl önemi ortaya konmuştur.
• konut sayılabilecek herhangi bir mimari yapıya ulaşılamadığı için bölgenin yaşam alanından ziyade bir toplanma alanı olduğu düşünülebilir.
• bulunan taşların üç boyutlu insan betimlemesi, stilize tarzda taşlar olduğu söylenmektedir.
• göbeklitepe’de şamanizm özelliklerini anımsatan belli semboller bulunmaktadır. dikili taşların dairesel ayrımı boyut farkları ve üzerlerindeki figür değişiklikleri farklı ayinlerin yapılması için kategorileştirilip ayrıldıklarını düşündürmektedir.
• ayrıca bölgede bulunan 4 mezar, o dönem tapınma merkezini korumak üzere orada bulunan ayin yönetimi gerçekleştiren baş şamanlara ait olabilecek niteliktedir.
• avcı toplayıcı topluluğun sanatı bilmedikleri düşünüldüğü için taşlar üzerine yapılmış olan çeşitli hayvan figürleri kafa karışıklığına sebep olmuştur. akreplerin o dönemde yer almamış olması ve akreplerin gerçekle olan boyundan daha büyük şekilde yapılmış olması gibi o dönemde görülmesi mümkün olmayan gerçek üstü çalışmalara rastlanmıştır.
• uzun zamandır araştırmalar yapılıyor olmasına rağmen hala göbeklitepe ile ilgili kesin yargılara varılması mümkün olmayan ve kanıtlanamamış birçok düşünce barındırılmaktadır bunlardan biri de; göbeklitepe’nin bir barınak mı yoksa bir tapınak mı olduğu soruları üzerine hala kesin bir cevap olmamasıdır. onlarca hayvan ve insan kalıntılarının bulunduğu bu yer, çevredeki diğer kazılardan büyük olmasıyla, parça parça planlar halinde inşa edilmiş olmasıyla dikkatimi çekmiş bulunuyor.
devamını gör...
deyip mi diyip mi ikilemi
deyip diye yazılır, diyip diye okunur. rica ederim efenim.
devamını gör...
13 mayıs 2021 normal sözlük bayramlaşması
büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden öpmeyeceğim virüs var malumunuz. göksel’in dediği gibi öyle uzaktaaaan, uzaktan...
nerede o eski bayramlar temalı,
buyrunuz efsane;
iyi bayramlar ahali! *
nerede o eski bayramlar temalı,
buyrunuz efsane;
iyi bayramlar ahali! *
devamını gör...
sözlük yazarlarının sevdiği enstrümanlar
ut ve kanun.
devamını gör...
yaşama hevesini yitiren insan
harcanmış insandır. sebep olanlar utanmalıdır.
devamını gör...
uzun entry şovenizmi
iki cümleden uzun, birbiriyle alakalı birkaç farklı kavramı birbirine bağlayan ve bunun sonucunda bir sentez sunan herhangi bir şeyi anlamaya kapasitesi yetmeyen insanların vasatı övme şeklidir bu başlık.
en kısa sürede maksimum sayıda çöp içeriği tüketmeye odaklanmış, herhangi bir konuda kalıp ve artık komik olmayan cevaplarla en başta görünme endişesiyle beğeni kaygılarını tatmin etmeye odaklanmış insanların uzun yazı okuyup anlamaya zaman harcamamaları anlaşılabilir bir şeydir. anlaşılmayan ve hoş görülmemesi gereken şey ise uzun yazı yazıp, fikirlerini derli toplu dile getirebilenlerin şovmen olarak adlandırılmasıdır. asıl şovmenlik, ilgi budalalığı ile fav toplama kaygısında olup espri kusmaktır.
en kısa sürede maksimum sayıda çöp içeriği tüketmeye odaklanmış, herhangi bir konuda kalıp ve artık komik olmayan cevaplarla en başta görünme endişesiyle beğeni kaygılarını tatmin etmeye odaklanmış insanların uzun yazı okuyup anlamaya zaman harcamamaları anlaşılabilir bir şeydir. anlaşılmayan ve hoş görülmemesi gereken şey ise uzun yazı yazıp, fikirlerini derli toplu dile getirebilenlerin şovmen olarak adlandırılmasıdır. asıl şovmenlik, ilgi budalalığı ile fav toplama kaygısında olup espri kusmaktır.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
bir bakışın ölmem için yeter; anla rosa ben bir deliyim.
devamını gör...
edebiyat dedikoduları
insan kendisi hakkındaki dedikoduları bu kadar güzel anlatır.
kim söylemiş beni
süheyla'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,
eleni'yi öptügümü,
yüksekkaldırımda, güpegündüz?
melahat'ı almışım da sonra
alemdar'a gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım, fakat
kimin bacagini sıkmışım tramvayda?
güya bir de galata'ya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, mualla'yı sandala atıp,
ruhumda hicranını söyletme hikayesi?
orhan veli kanık
kim söylemiş beni
süheyla'ya vurulmuşum diye?
kim görmüş, ama kim,
eleni'yi öptügümü,
yüksekkaldırımda, güpegündüz?
melahat'ı almışım da sonra
alemdar'a gitmişim, öyle mi?
onu sonra anlatırım, fakat
kimin bacagini sıkmışım tramvayda?
güya bir de galata'ya dadanmışız;
kafaları çekip çekip
orada alıyormuşuz soluğu;
geç bunları, anam babam, geç;
geç bunları bir kalem;
bilirim ben yaptığımı.
ya o, mualla'yı sandala atıp,
ruhumda hicranını söyletme hikayesi?
orhan veli kanık
devamını gör...
2020 yılı türkiye kitap okuma istatistikleri
halkımızın kitap okumaya bir dakika ayırdığını ortaya koyan istatistiklerdir. o bir dakika da yanına kahve koyup fotoğrafı çekilene kadar geçen süredir muhtemelen.
"çıkan verilere göre türkiye’de okuma oranı yüzde 0,1’ken, kişi başına düşen kitap sayısı 7 olarak belirlendi."
"çıkan verilere göre türkiye’de okuma oranı yüzde 0,1’ken, kişi başına düşen kitap sayısı 7 olarak belirlendi."
devamını gör...
dexter morgan
miami metro polis departmanı'nın temiz yüzlü kan uzmanı. abisini üvey kardeşi için kestiği sahne inanılmazdır. ve tabi üçlemeci katil ile olan mücadelesi.
devamını gör...
yalnızlığın tek cümlelik özeti
o kadar yalnızım ki sıradaki şarkı bir sonraki şarkıya gelsin.
devamını gör...
sözlük trollerine sempati duymak
fark edilen ve şaşırtmayan bir durumdur. bizim gibi memleketlerde akıl ve mantık yerine eğlencenin tercih edilmesi yüzünden
ortaya çıkar. ne eğlenceymiş arkadaş!
ortaya çıkar. ne eğlenceymiş arkadaş!
devamını gör...
dişler uyanınca mı yoksa kahvaltıdan sonra mı fırçalanır sorunsalı
sabah uyanın fırçalanması gerekiyor. hatta sonrasında birşey yiyip içmeden önce su içiyorum. kahvaltı sonrası ve gece yarmadan önce tekrar fırçalıyorum.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
"herkese içindeki iyilik kadar iyi bir hayat dilerim" demiş sabahattin ali , şahsen bende çok zaman kullanıyorum.
devamını gör...
pascal'ın kumarı
matematiksel ve pragmatik açıdan bakıldığında kabul edilebilecek ama etik olarak oldukça yanlış olduğunu düşündüğüm bir argümandır. öncelikle burda tanrı inancı menfaat üzerinden ilerleyen bir durum oluyor. ben tanrı'ya inanayım ve tanrı beni cennete alsın. tanrı'nın kendi varoluş kavramı üzerinden bir inanç değil de kişinin faydasına göre oluşan bir inanç.
devamını gör...
acı patlıcan kırağı çalmaz
zorluk gören kişiler her şeyin üstesinden gelir. önceden zorluk gördüğü için yine bir zorlukla karşılaşsa da hemen pes etmez ve mücadele verir anlamında bir atasözüdür.
devamını gör...
orta çağ'da yaşayacak olsan yapacağın meslek
mimar olurdum yine yeniden
devamını gör...
ayşe hatun önal
aynı kişi daha sonra 'kalbe ben' şarkısını çıkarıp bizi şaşırtmıştır. şuanda da güzel bir müzik kariyeri olduğunu düşünüyorum. neyse ilk elin günahı olmaz diyelim.
devamını gör...