bu yazara yakın zamanda çok fazla beğeni yaptığınız için oyunuz kaydedilmedi
desteklediğim gelişmedir. "duvarımı fulle duvarını fulleyeyim" dönemi 2012 yılında facebookta bitti zaten, kafa sözlükte dirilmesi hoş olmazdı.
devamını gör...
çamlıca kulesi restoran fiyatları
parası olan için yapılmış yer. ıslami burjuva bunu beğendi.
devamını gör...
(tematik)
diüretik
böbrekler tarafından idrar üretimini arttırmak,vücuttaki sıvı fazlalığını gidermek için kullanılan ilaçlardır.
devamını gör...
filistin denilince akla gelenler
sözde ermeni soykırımını tanıyan kabile devleti.
devamını gör...
yazarların yazdığı hikayeler
pazar sabahı
bir kriz anıydı yine.. konu hiç değişmiyordu. gece çözdüğünü sandıkları sabaha tekrar uykularından uyanmıştı kabus olarak.
kadın yatağa gitti. cenin pozisyonundaydı yine.. kapalıydı gözleri. böyle anlar da kulağının da kapalı olmasını isterdi, hep. içeri girdi adam. yaklaştı yataktaki kadının yanına.. “özür dilerim” dedi. öpüşler bıraktı. kaşına, gözüne, yüzüne..
kadın gözünü açtı. baktı adama. tekrar kapattı.
adam “özür dilerim” dedi tekrar. bekledi bir süre kadının sessizliğinde.. “kalkmayacak mısın?” dedi adam.
kadın gözlerini açtı. derin bir kuyudan gelir gibiydi sesi.. “kalkarım şimdi” dedi. büzülmekten uyuşmuş tüm bedenini yatağın içinde kıvranarak açarken elini koydu alnına. eli yüzünü kapatıyordu. doğruldu yataktan. ilişti yatağın ucuna.. tekrar uzamaya başlayan saçlarını topladı ve yastığın kenarına tutturduğu minicik tokaya uzandı.
yatağın ayak ucunda duran sabahlığını, sırtına geçirmek için ayağa kalktı.
adam, bir adım geri çekildi.
sırtına geçirdi sabahlığı ile yatağın ucuna oturdu kadın. ellerini kapadı yüzüne.
içinden kopan çığlığı koyverdi..
bir kriz anıydı yine.. konu hiç değişmiyordu. gece çözdüğünü sandıkları sabaha tekrar uykularından uyanmıştı kabus olarak.
kadın yatağa gitti. cenin pozisyonundaydı yine.. kapalıydı gözleri. böyle anlar da kulağının da kapalı olmasını isterdi, hep. içeri girdi adam. yaklaştı yataktaki kadının yanına.. “özür dilerim” dedi. öpüşler bıraktı. kaşına, gözüne, yüzüne..
kadın gözünü açtı. baktı adama. tekrar kapattı.
adam “özür dilerim” dedi tekrar. bekledi bir süre kadının sessizliğinde.. “kalkmayacak mısın?” dedi adam.
kadın gözlerini açtı. derin bir kuyudan gelir gibiydi sesi.. “kalkarım şimdi” dedi. büzülmekten uyuşmuş tüm bedenini yatağın içinde kıvranarak açarken elini koydu alnına. eli yüzünü kapatıyordu. doğruldu yataktan. ilişti yatağın ucuna.. tekrar uzamaya başlayan saçlarını topladı ve yastığın kenarına tutturduğu minicik tokaya uzandı.
yatağın ayak ucunda duran sabahlığını, sırtına geçirmek için ayağa kalktı.
adam, bir adım geri çekildi.
sırtına geçirdi sabahlığı ile yatağın ucuna oturdu kadın. ellerini kapadı yüzüne.
içinden kopan çığlığı koyverdi..
devamını gör...
günaydın sözlük
sabah sabah bu karda ise gitmek zorunda olan tüm emekçilere günaydin.
devamını gör...
olacak o kadar
burnum da tüten, 90'lı yılların en güzel skeç programı. jenerik müziğinin de yeri ayrıdır.
aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
işimiz muhabbet efkarı yok bunun
arada bir dilimiz sürcer ise affola
susmasını biliriz de kemiği yok bunun
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar
niyetimiz kimseyi kırmak değildir
şuradakini buraya koymak değildir
arada bir zülfü yare dokunduk
tam yerine rast geldi manzara koyduk
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar.
aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
işimiz muhabbet efkarı yok bunun
arada bir dilimiz sürcer ise affola
susmasını biliriz de kemiği yok bunun
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar
niyetimiz kimseyi kırmak değildir
şuradakini buraya koymak değildir
arada bir zülfü yare dokunduk
tam yerine rast geldi manzara koyduk
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar.
devamını gör...
kaç kere aşık olunabilir sorunsalı
insan bana göre yalnızca bir kere aşık olabilir. belki o duyguları yaşatan belki daha güzellerini yaşatan biri veya birileri karşına çıkabilir ve insan bir kere aşık olmazmış diyebilirsin. bu tanımı goethe'nin şu sözüyle noktalamak istiyorum. insan yaşamı boyunca bir kişiyi sever. önceki ve sonrakiler; birer arayış, kaçış yada aldanıştır.
devamını gör...
muharrem ince'nin yüzde elli artı bir oy alacağını söylemesi
doğu perinçek'in yüzde elli artı bir oy alma olasılığı bile daha fazladır
devamını gör...
metot
semaver kumpanya'nın metot isimli oyunundan uyarlanan 4 bölümlük mini dizidir. gain'de yayınlanmıştır.
oyun yazarı ispanyol jordi galceran tarafından kaleme alınan bu eser, köklü bir şirketin satış direktörlüğü gibi önemli varsayılan pozisyonu için işe alım esnasında uyguladığı sıradışı mülakat metodunu konu almaktadır.
fazla sıkmadan gelelim bizdeki versiyonuna.
aynı zamanda serkan keskin'in ilk yönetmenlik tecrübesi olan mini dizide kendisi de başrol olarak çıkıyor karşımıza.
diğer oyuncular ise;
mustafa kırantepe
sarp aydınoğlu
şebnem hassanisoughi
spoiler mpoiler dinlemeden jordi ne verdiyse anlatacağım bu bölümde o yüzden öncesinde izlemek isterseniz okumanızı tavsiye etmem. * )
insan psikolojisi ne değişik ve değişken şeydir ya hu dedirten bir yapım olmuş, dizinin ilk bölümünde iş başvurusunda bulunmuş birçok insan arasından elene elene son 4'e kalmış ve işi kapmak için gözünü karartmış adaylar görüyorken işlemeye başlayan metot ilk olarak salonda bulunan dört adaydan birinin aslında insan kaynaklarında görevli personel olduğu bilgisini vererek ufak çaplı bir kriz oluşturuyor zira bu kişiyi 10 dakika içinde bulmaları gerekiyor.
olay örgüsünü tamamen anlatmadan durum üzerinden birkaç şeye değineceğim.
verilen veriler ve oluşturulan yapay krizler sırasında istediğini almak isteyen bir insanın ne derece gözünü karartabileceğine, telaşına, vicdan muhakemesine yahut umursamazlık derecesindeki kararlılığına şahit oluyoruz izlerken. adaylar arasında yer yer ağızlar bozuluyor, yıldırma politikası uygulanıyor, duygu sömürüleri yapılıyor ve daha bir sürü şey.
oynanan son hedef oyununda erkek adayımız kadın adayımızı görevi bu olduğu için yaşadığı trajediyi kullanarak ağlatıyor ve oyunu kazandığını zannediyoruz taa ki başrolümüz haricindeki 3 kişininde aslında insan kaynakları departmanında görevli psikolog olduğunu öğrenene kadar...
evet bu tür ters köşelerle sıkça karşılaştım izlerken ve evet hep o ters köşe gelmeden önce sezdim ama bu durum heyecanımı kaybetmeme yetmedi. oyunculuklar son derece doğal ve gerçekçi derece saçma, zaten karakterlerimizden biri oyun esnasında tam olarakta bunu söylüyor aslında "bu kadar saçma olduğuna göre gerçektir, ancak gerçek hayat bu kadar saçma olabilir."
son dönemeçte yediğimiz son ters köşe ise tüm kurgulanan oyunun aslında adayımızın araştırılmış geçmişinden alıntılanmış ve gerçekten yaşadığı olaylar olduğunu öğreniyoruz.
ve evet yine öğreniyoruz ki adayımız baştan sona kendine biçtiği sahte bir kişilik ile yürütmüş oyun boyunca işlerini.
açıkçası 4 bölüm süresince 'ulan bu nasıl bi insan! ' dediğim adam nihayetinde iyi, zaafları olan, incinmiş ve sevilesi biri çıkıyor. ancak bu işi almasına yetmiyor tabi ki. asıl mesaj şimdi geliyor.
psikologlardan biri adayımızı işe alamayacaklarını açıklarken şu cümleyi kuruyor;
"biz or.... çocuğuna benzeyen iyi bi adam aramıyoruz, bizim iyi bi adama benzeyen or.... çocuğuna ihtiyacımız var."
hah işte aynen böyle yürüyor işler! dedim tabii. iyiler bu yüzden kazanamıyor da dedim iç çekerek ve serkan keskin'le aynı anda yaktım sigaramı. dur bi dakika. biz kadınlarda bunu yapmıyor muyuz farkında olmadan? neyse bunu sonra konuşuruz.
dizi güzel, tavsiye ederim. dijital platformlarda bu denli kaliteli işler görmek ayrıca güzel. serkan keskin'in yapmış olması da apayrıca ballı lokma tatlısı.
içerik ve dizi sonu müziği şöyle, klibi izlemenizi de tavsiye ederim.
oyun yazarı ispanyol jordi galceran tarafından kaleme alınan bu eser, köklü bir şirketin satış direktörlüğü gibi önemli varsayılan pozisyonu için işe alım esnasında uyguladığı sıradışı mülakat metodunu konu almaktadır.
fazla sıkmadan gelelim bizdeki versiyonuna.
aynı zamanda serkan keskin'in ilk yönetmenlik tecrübesi olan mini dizide kendisi de başrol olarak çıkıyor karşımıza.
diğer oyuncular ise;
mustafa kırantepe
sarp aydınoğlu
şebnem hassanisoughi
spoiler mpoiler dinlemeden jordi ne verdiyse anlatacağım bu bölümde o yüzden öncesinde izlemek isterseniz okumanızı tavsiye etmem. * )
insan psikolojisi ne değişik ve değişken şeydir ya hu dedirten bir yapım olmuş, dizinin ilk bölümünde iş başvurusunda bulunmuş birçok insan arasından elene elene son 4'e kalmış ve işi kapmak için gözünü karartmış adaylar görüyorken işlemeye başlayan metot ilk olarak salonda bulunan dört adaydan birinin aslında insan kaynaklarında görevli personel olduğu bilgisini vererek ufak çaplı bir kriz oluşturuyor zira bu kişiyi 10 dakika içinde bulmaları gerekiyor.
olay örgüsünü tamamen anlatmadan durum üzerinden birkaç şeye değineceğim.
verilen veriler ve oluşturulan yapay krizler sırasında istediğini almak isteyen bir insanın ne derece gözünü karartabileceğine, telaşına, vicdan muhakemesine yahut umursamazlık derecesindeki kararlılığına şahit oluyoruz izlerken. adaylar arasında yer yer ağızlar bozuluyor, yıldırma politikası uygulanıyor, duygu sömürüleri yapılıyor ve daha bir sürü şey.
oynanan son hedef oyununda erkek adayımız kadın adayımızı görevi bu olduğu için yaşadığı trajediyi kullanarak ağlatıyor ve oyunu kazandığını zannediyoruz taa ki başrolümüz haricindeki 3 kişininde aslında insan kaynakları departmanında görevli psikolog olduğunu öğrenene kadar...
evet bu tür ters köşelerle sıkça karşılaştım izlerken ve evet hep o ters köşe gelmeden önce sezdim ama bu durum heyecanımı kaybetmeme yetmedi. oyunculuklar son derece doğal ve gerçekçi derece saçma, zaten karakterlerimizden biri oyun esnasında tam olarakta bunu söylüyor aslında "bu kadar saçma olduğuna göre gerçektir, ancak gerçek hayat bu kadar saçma olabilir."
son dönemeçte yediğimiz son ters köşe ise tüm kurgulanan oyunun aslında adayımızın araştırılmış geçmişinden alıntılanmış ve gerçekten yaşadığı olaylar olduğunu öğreniyoruz.
ve evet yine öğreniyoruz ki adayımız baştan sona kendine biçtiği sahte bir kişilik ile yürütmüş oyun boyunca işlerini.
açıkçası 4 bölüm süresince 'ulan bu nasıl bi insan! ' dediğim adam nihayetinde iyi, zaafları olan, incinmiş ve sevilesi biri çıkıyor. ancak bu işi almasına yetmiyor tabi ki. asıl mesaj şimdi geliyor.
psikologlardan biri adayımızı işe alamayacaklarını açıklarken şu cümleyi kuruyor;
"biz or.... çocuğuna benzeyen iyi bi adam aramıyoruz, bizim iyi bi adama benzeyen or.... çocuğuna ihtiyacımız var."
hah işte aynen böyle yürüyor işler! dedim tabii. iyiler bu yüzden kazanamıyor da dedim iç çekerek ve serkan keskin'le aynı anda yaktım sigaramı. dur bi dakika. biz kadınlarda bunu yapmıyor muyuz farkında olmadan? neyse bunu sonra konuşuruz.
dizi güzel, tavsiye ederim. dijital platformlarda bu denli kaliteli işler görmek ayrıca güzel. serkan keskin'in yapmış olması da apayrıca ballı lokma tatlısı.
içerik ve dizi sonu müziği şöyle, klibi izlemenizi de tavsiye ederim.
devamını gör...
ufak tefek mikro iyilikler
yolun ortasında gördüğüm taşı kenara koyarım.
devamını gör...
haftalık puan tablosu
önce birinciliğe çıkıp, ardından ikinciliğe düştüğüm listedir. meja'ya katılıyorum, kesinlikle belirleyen başka etkenler var. yoksa bunca yazar varken tek seferde beni nasıl birinciliğe çıkardı ki?
en iyisi bunun algoritmasının yetkili tarafından belirlenip yazılması. hem kurallar belli olursa oyun daha zevkli oynanır.
en iyisi bunun algoritmasının yetkili tarafından belirlenip yazılması. hem kurallar belli olursa oyun daha zevkli oynanır.
devamını gör...
akp'ye oy vermeyeceğim diyen imam hatip öğrencisinin uğradığı muamele
kaynak
hdp kocaeli milletvekili ömer faruk gergerlioğlu lise öğrencisin uğradığı baskıyı meclis gündemine taşımış.

haberin detayları şu şekilde:
kocaeli darıca’da bulunan darıca şehit murat tevlim anadolu imam hatip lisesi’ne geçtiğimiz günlerde akp ilçe teşkilatına bağlı isimler giderek öğrencilere, "2023’te oyunuzu ak parti’ye verin" dedi. öğrencilerden biri, “ben ak parti’ye oy vermeyeceğim” yanıtını verdi. bu sözlerin üzerine kürt olan lise öğrencisinin sırasına ırkçı yazılar yazıldı, darp edildi ve çantasına tehdit içerikli yazılar atıldı. baba d.k. çocuğunu okuldan almak zorunda kaldı.
bu olayın ardından öğrencinin çantasına, sırasına ırkçı yazılar yazılmaya devam edildiği, öğrenci okul çıkışında tehditlere ve hakaretlere maruz kaldığı belirtildi. yaşananların son bulması için okul yönetimiyle görüşen baba d.k. şunları söyledi:
“saldırılar artınca savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum. çünkü çocuğumun hayatından endişe duymaya başladım. ‘burası sana mezar olacak’ diye tehdit ettiler. ak parti gençlik kolları okula çaya davet ediliyorlar. çocuklara, ‘oyunuzu ak parti’ye verin’ diyorlar. benim oğlum da oyunu vermeyeceğini söylüyor. saldırılar silsilesi de bundan sonra başladı..."
d.k., şikâyetin ardından okul yönetiminin de oğlu üzerinde baskılar kurduğunu anlattı. oğluna, 'kimden, niye şikayetçi oldun' gibi sorular sorulduğunu anlatan d.k. şöyle devam etti:
"okul müdürüyle görüştüm, bana ‘misilleme’ dedi. misillemeden kastı nedir diye sorduğumda yanıt alamadım. tüm bunlar yetmezmiş gibi okul müdürü oğlumu videoya kaydediyor.”
d.k., oğlunu okuldan aldığını ve artık göndermeyeceğini söyleyerek, “eğer çocuğum okula gitmeye devam etseydi daha kötü şeyler olacaktı. bizi suçlu çıkartacaklardı. karalamaya çalışacaklardı. bu yüzden çocuğumu okula göndermeyeceğim” ifadesini kullandı.
hdp kocaeli milletvekili ömer faruk gergerlioğlu lise öğrencisin uğradığı baskıyı meclis gündemine taşımış.

haberin detayları şu şekilde:
kocaeli darıca’da bulunan darıca şehit murat tevlim anadolu imam hatip lisesi’ne geçtiğimiz günlerde akp ilçe teşkilatına bağlı isimler giderek öğrencilere, "2023’te oyunuzu ak parti’ye verin" dedi. öğrencilerden biri, “ben ak parti’ye oy vermeyeceğim” yanıtını verdi. bu sözlerin üzerine kürt olan lise öğrencisinin sırasına ırkçı yazılar yazıldı, darp edildi ve çantasına tehdit içerikli yazılar atıldı. baba d.k. çocuğunu okuldan almak zorunda kaldı.
bu olayın ardından öğrencinin çantasına, sırasına ırkçı yazılar yazılmaya devam edildiği, öğrenci okul çıkışında tehditlere ve hakaretlere maruz kaldığı belirtildi. yaşananların son bulması için okul yönetimiyle görüşen baba d.k. şunları söyledi:
“saldırılar artınca savcılığa giderek suç duyurusunda bulundum. çünkü çocuğumun hayatından endişe duymaya başladım. ‘burası sana mezar olacak’ diye tehdit ettiler. ak parti gençlik kolları okula çaya davet ediliyorlar. çocuklara, ‘oyunuzu ak parti’ye verin’ diyorlar. benim oğlum da oyunu vermeyeceğini söylüyor. saldırılar silsilesi de bundan sonra başladı..."
d.k., şikâyetin ardından okul yönetiminin de oğlu üzerinde baskılar kurduğunu anlattı. oğluna, 'kimden, niye şikayetçi oldun' gibi sorular sorulduğunu anlatan d.k. şöyle devam etti:
"okul müdürüyle görüştüm, bana ‘misilleme’ dedi. misillemeden kastı nedir diye sorduğumda yanıt alamadım. tüm bunlar yetmezmiş gibi okul müdürü oğlumu videoya kaydediyor.”
d.k., oğlunu okuldan aldığını ve artık göndermeyeceğini söyleyerek, “eğer çocuğum okula gitmeye devam etseydi daha kötü şeyler olacaktı. bizi suçlu çıkartacaklardı. karalamaya çalışacaklardı. bu yüzden çocuğumu okula göndermeyeceğim” ifadesini kullandı.
devamını gör...
progressive rock
onlarca alt türü olan müzik türüdür.
canterbury scene: the soft machine, caravan, gong, egg, cos
crossover progressive (art rock): mike oldfield, dredg, supertramp, roxy music, wishbone ash
eclectic prog: king crimson, gentle giant, van der graaf generator
heavy prog: rush, uriah heep, the mars volta, atomic rooster
krautrock: can, neu, amon duul, amoon duul ii, popol vuh, ash ra tempel
neo-prog: marillion, iq
post rock: sigur ros, god is an astranout, mono, goodspeed you! black emperor, mogwai
prog folk: jethro tull, strawbs, comus
progressive metal: dream theater, queensryche, fates warning, pain of salvation, riverside, symphony x
space rock: pink floyd, eloy, ozric tentacles, nektar
rıo/avant-prog: frank zappa, thinking plague, univers zero
italian progressive rock: le orme, new trolls, banco del mutuo soccorso, premiata forneria marconi, area
symphonic rock: yes, genesis, emerson& lake palmer, camel, anglagard, focus, the moody blues, procol harum, renaissance
zeuhl: magma, eskaton, dün, universal totem orchestra
tech/extreme prog metal: opeth, atheist, death, cynic
progressive electronic: tangerine dream, brian eno, kraftwerk
experimental/post metal : tool, anathema, orphaned land, green carnation
canterbury scene: the soft machine, caravan, gong, egg, cos
crossover progressive (art rock): mike oldfield, dredg, supertramp, roxy music, wishbone ash
eclectic prog: king crimson, gentle giant, van der graaf generator
heavy prog: rush, uriah heep, the mars volta, atomic rooster
krautrock: can, neu, amon duul, amoon duul ii, popol vuh, ash ra tempel
neo-prog: marillion, iq
post rock: sigur ros, god is an astranout, mono, goodspeed you! black emperor, mogwai
prog folk: jethro tull, strawbs, comus
progressive metal: dream theater, queensryche, fates warning, pain of salvation, riverside, symphony x
space rock: pink floyd, eloy, ozric tentacles, nektar
rıo/avant-prog: frank zappa, thinking plague, univers zero
italian progressive rock: le orme, new trolls, banco del mutuo soccorso, premiata forneria marconi, area
symphonic rock: yes, genesis, emerson& lake palmer, camel, anglagard, focus, the moody blues, procol harum, renaissance
zeuhl: magma, eskaton, dün, universal totem orchestra
tech/extreme prog metal: opeth, atheist, death, cynic
progressive electronic: tangerine dream, brian eno, kraftwerk
experimental/post metal : tool, anathema, orphaned land, green carnation
devamını gör...
at kuyruğu otu
bünyesinde silisik asit barındıran 25-60 cm yüksekliğinde nemli topraklarda yetişmeye eğimli bir bitkidir.
rivayet edildiği üzere bu silisik asit denen bileşik saçı besliyormuş ve şahsen kendimin de içinde bulunduğum saçını uzatmaya çalışanlar topluluğu tarafından talep görüyor. tabi ne derece etkilidir göreceğiz.
rivayet edildiği üzere bu silisik asit denen bileşik saçı besliyormuş ve şahsen kendimin de içinde bulunduğum saçını uzatmaya çalışanlar topluluğu tarafından talep görüyor. tabi ne derece etkilidir göreceğiz.
devamını gör...
insanların üreme motivasyonu
ben artık anlamıyorum. bugün gaziantep'te 3 aylık bebeğe şiddet uygulayan babayı görünce kan beynime sıçradı. insanlar neden ürüyor? şiddet eğilimli, manyak bir nesil ortaya çıktı. bakıyorsun cebinde 1 ekmek alacak parası yok, eğitim yok, iş yok güç yok evde 6-7 tane bebek var. yapmayın artık. devlet her olanağı sağlıyor. aile sağlığı merkezleri bedava kondom dağıtıyor. ilgi yok, sevgi yok, bakım yok, şiddet var, taciz var... yani kendi karnınızı doyurun, yiyin, için, sevişin ama üremeyin artık. yazık günah.
devamını gör...
sümüklü halini bilirim senin ben diyen akraba
-eee sonra?
+sonrası?
-tutup sildin mi burnumu?
+....
-yoksa bıraktın mı kaderime?
+ya şimdi.
-bırak ya bırak! sadece kuru gürültüsün sen, halime seyircisin. bilsen ne olacak?
+sonrası?
-tutup sildin mi burnumu?
+....
-yoksa bıraktın mı kaderime?
+ya şimdi.
-bırak ya bırak! sadece kuru gürültüsün sen, halime seyircisin. bilsen ne olacak?
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının almış olduğu en güzel iltifat
hangi iltifatı alırsam alayım en güzel iltifatlar denince aklıma hemen ortaokul zamanlarım gelir.
size de ortaokulda öğretmenlerim tarafından yazılan bir sayfayı göstermek istedim.


o zamanlar çok şiir yazdığımı söylemiştim zaten. bu yüzden herkes beni geleceğin şair/yazarı olarak görürdü. utandım şiir yazmayı bırakmamdan şuan.
bir de aynı öğretmenim tarafından duyduğum sözlü bir iltifat vardır unutmadığım.
" hani bazen kaldırım taşlarının arasında bir papatya görürüz ya, ben seni onlara benzetiyorum. öylesine güçlü, öylesine imkansız, öylesine güzel."**
size de ortaokulda öğretmenlerim tarafından yazılan bir sayfayı göstermek istedim.


o zamanlar çok şiir yazdığımı söylemiştim zaten. bu yüzden herkes beni geleceğin şair/yazarı olarak görürdü. utandım şiir yazmayı bırakmamdan şuan.
bir de aynı öğretmenim tarafından duyduğum sözlü bir iltifat vardır unutmadığım.
" hani bazen kaldırım taşlarının arasında bir papatya görürüz ya, ben seni onlara benzetiyorum. öylesine güçlü, öylesine imkansız, öylesine güzel."**
devamını gör...

