erkeklerin tahammül edilemeyen hareketleri
yan yana ya da karşı karşıya otururken bacaklarını 180 derece açmaları.
devamını gör...
bak güzel kardeşim
birazdan kavga olacağına işaret eden hitap şekli. ortamdan hızlıca uzaklaşmanız önerilir.
devamını gör...
quo fata ferunt
tanımlarını gayet açıklayıcı bir biçimde sunan, düşüncelerini yazdıklarıyla uyumlu şekilde birleştirebilen ve sözlüğe katkı veren başarılı bir yazarımızdır. var olsun efendim...
devamını gör...
fikret mualla
yaralı bir hayatı yaşamış, zamanında çok da ünlenememiş bir ressamdır kendisi. bir günlük azık, bir akşamlık şarap parasına hızlıca resimler yapıp satması sonucunda, kazandığı saygınlığı da zamanla yitirmiştir.
picasso'nun kendisine hediye ettiği tabloyu satıp 15 günlük bir tatile çıkmış ve bunu "olsun hayatımdaki en güzel tatildi." diye anlatmıştır. *
hayatı alkol, akıl bozukluğu ve resim arasında geçen sanatçı kendini ve sanat anlayışını şu şekilde ifade etmiştir :
““diğer ressamlarla, ekollerle alakalı değilim. ben bütün cereyanların dışında olmaya çalışıyorum. ‘boynunu eğ’ diyorlar. eğilmiyorum da. ilerlemiyorum da. orta yerde kalıverdim. sabah dörtte uyanıyorum. ‘yine yaşıyorum’ diye bir üzüntü çöküyor üzerime. uykuda ölebilmek, ne tatlı bir şey! yaşamak, üzüntülü...”
picasso'nun kendisine hediye ettiği tabloyu satıp 15 günlük bir tatile çıkmış ve bunu "olsun hayatımdaki en güzel tatildi." diye anlatmıştır. *
hayatı alkol, akıl bozukluğu ve resim arasında geçen sanatçı kendini ve sanat anlayışını şu şekilde ifade etmiştir :
““diğer ressamlarla, ekollerle alakalı değilim. ben bütün cereyanların dışında olmaya çalışıyorum. ‘boynunu eğ’ diyorlar. eğilmiyorum da. ilerlemiyorum da. orta yerde kalıverdim. sabah dörtte uyanıyorum. ‘yine yaşıyorum’ diye bir üzüntü çöküyor üzerime. uykuda ölebilmek, ne tatlı bir şey! yaşamak, üzüntülü...”
devamını gör...
stalker
ünlü sovyet yönetmen andrei tarkovsky'nin filmi. bir rehberin, bir bilim adamı ve bir yazarı her dileğin gerçekleştiği " the zone "a götürmesinin hikayesi anlatılır.
bu filmin havası başka hiçbir filmde yoktur. daha önce izlediğiniz hiçbir bilim kurgu filmine benzemez.. hatta bilim kurgu filmi demek ne kadar doğru, orası tartışılır. daha çok felsefi / imgesel bir film demek daha uygun gibi çünkü fantastik öğeler oldukça az tutulmaya çalışılmış ve kullanılanların hepsinin altına felsefi alt metinler yerleştirilmiş.
bu filmi tamamiyle anlamak için filmden ötesini düşünmek gerekiyor. tarkovsky özellikle din ve inanç kavramlarını eleştirmekten çekinmemiş. sıradan bir bilim kurgu gibi seyredilirse sığ bulunabilecek film olmuş. bu tarz imge ve alt metinleri göz önünde bulundurularak izlenirse ancak o zaman neden bir başyapıt olduğu anlaşılabilir. yavaş ilerleyen film bu tarz filmlere alışık değilseniz sizi sıkabilir, ancak filmin içine girerseniz sizi sıkmaz. tarkovsky nin diğer filmlerinde de olduğu gibi, kamera kullanımı tek kelime ile büyüleyici. müthiş renk kullanımı içermesi de filmin mistik havasını kat kat artırmış. tam bir görsel şölen. rönesans devri tabloları gibi görüntüler var. hele ki filmin siyah beyaz dan renkliye geçtiği kısım efsanedir.
herkese hitap etmeyebilecek bir film olsa da bence "sanat filmi" denilen tarzın kesinlikle en başarılı örneklerinden biridir.
bu filmin havası başka hiçbir filmde yoktur. daha önce izlediğiniz hiçbir bilim kurgu filmine benzemez.. hatta bilim kurgu filmi demek ne kadar doğru, orası tartışılır. daha çok felsefi / imgesel bir film demek daha uygun gibi çünkü fantastik öğeler oldukça az tutulmaya çalışılmış ve kullanılanların hepsinin altına felsefi alt metinler yerleştirilmiş.
bu filmi tamamiyle anlamak için filmden ötesini düşünmek gerekiyor. tarkovsky özellikle din ve inanç kavramlarını eleştirmekten çekinmemiş. sıradan bir bilim kurgu gibi seyredilirse sığ bulunabilecek film olmuş. bu tarz imge ve alt metinleri göz önünde bulundurularak izlenirse ancak o zaman neden bir başyapıt olduğu anlaşılabilir. yavaş ilerleyen film bu tarz filmlere alışık değilseniz sizi sıkabilir, ancak filmin içine girerseniz sizi sıkmaz. tarkovsky nin diğer filmlerinde de olduğu gibi, kamera kullanımı tek kelime ile büyüleyici. müthiş renk kullanımı içermesi de filmin mistik havasını kat kat artırmış. tam bir görsel şölen. rönesans devri tabloları gibi görüntüler var. hele ki filmin siyah beyaz dan renkliye geçtiği kısım efsanedir.
herkese hitap etmeyebilecek bir film olsa da bence "sanat filmi" denilen tarzın kesinlikle en başarılı örneklerinden biridir.
devamını gör...
yazarların dilemek istedikleri özürler
bu dünya'da bir yer işgal ettiğim için tüm insanlıktan özür diliyorum.
devamını gör...
güneş (yazar)
az evvel beğenisini görmem akabinde aa bir de güneşimiz vardı deyip, koşup, takip edip, nickaltısını işgal ettiğim sarı sıcak yazar.*
devamını gör...
apolitik
duyduğum bir söz vardı, "kasapların kavgasında koyunun taraf olması akıbetini değiştirmez."
siyasetin çocukların misket kavgasına bile bulaştığı bizim gibi ülkelerde bitaraf olan bertaraf olur gerçeği ile asla apolitik olamazsın. işini halledebilmen için illa yanlaman gerekir.
istemesek de koyun gibi kendi kasabımızın kazanmasını istemeye mecbur kalırız.
siyasetin çocukların misket kavgasına bile bulaştığı bizim gibi ülkelerde bitaraf olan bertaraf olur gerçeği ile asla apolitik olamazsın. işini halledebilmen için illa yanlaman gerekir.
istemesek de koyun gibi kendi kasabımızın kazanmasını istemeye mecbur kalırız.
devamını gör...
spastik kolon
tedavisi olmayan, sadece yaşam kalitesinin iyileştirilebildiğini düşündüğüm hastalık.
annem yaklaşık 50 yıldır bu hastaliktan muzdarip. geçirdiği ameliyatlar sırasında yapılan lavman uygulamaları ve uzun süreli narkoza bağlı olarak bağırsaklarda yapışıklıkların meydana getirdiği hastalık. öyle bir hastalık ki günlük yaşam kalitenizi önemli ölçüde düşürür. duygusal durumunuzu etkiler, olumsuz duygusal durum hastaligi tetikler ve bu kısır döngü böyle devam.eder.
hastanın her yediğine ictigine dikkat etmesi gerekir. bazı yiyecekleri aç bazılarını tok iken yemesi gerekir. kuru baklagiller, ekşi , acı, yiyecekler, tam olgunlaşmamış meyve ve sebzeler, paketli gıdalar, yağlı besinler, süt ve süt urunleri bağırsak düzenini etkiler. çoğu zaman ishal ile kabızlık arasında gidip gelen, karın ağrısı ve halsizliğin eşlik ettiği hastalıktır. hastalığı tetikleyen bir başka neden hareketsiz yaşam ve strestir. bu nedenle
hastalığa en iyi gelen şey spor ve üzüntüden uzak bir yaşamdır. hastalıkda diyete dikkat edilmediği durumlarda oluşan spazmlar gecici görme kaybına, migren ağrılarına, yüksek sesle ağlama, çığlık atma gibi duygusal tepkilere neden olmaktadır. menapoz sonrası kadınlarda hastalık şiddetini azaltabilmektedir.
yanlış hatırlamıyorsam sertab erener de bu hastalığı yaşamıştı.
hastalığın bağirsaklarda yaralar şeklinde olanı için (bkz: ülseratif kolon).
annem yaklaşık 50 yıldır bu hastaliktan muzdarip. geçirdiği ameliyatlar sırasında yapılan lavman uygulamaları ve uzun süreli narkoza bağlı olarak bağırsaklarda yapışıklıkların meydana getirdiği hastalık. öyle bir hastalık ki günlük yaşam kalitenizi önemli ölçüde düşürür. duygusal durumunuzu etkiler, olumsuz duygusal durum hastaligi tetikler ve bu kısır döngü böyle devam.eder.
hastanın her yediğine ictigine dikkat etmesi gerekir. bazı yiyecekleri aç bazılarını tok iken yemesi gerekir. kuru baklagiller, ekşi , acı, yiyecekler, tam olgunlaşmamış meyve ve sebzeler, paketli gıdalar, yağlı besinler, süt ve süt urunleri bağırsak düzenini etkiler. çoğu zaman ishal ile kabızlık arasında gidip gelen, karın ağrısı ve halsizliğin eşlik ettiği hastalıktır. hastalığı tetikleyen bir başka neden hareketsiz yaşam ve strestir. bu nedenle
hastalığa en iyi gelen şey spor ve üzüntüden uzak bir yaşamdır. hastalıkda diyete dikkat edilmediği durumlarda oluşan spazmlar gecici görme kaybına, migren ağrılarına, yüksek sesle ağlama, çığlık atma gibi duygusal tepkilere neden olmaktadır. menapoz sonrası kadınlarda hastalık şiddetini azaltabilmektedir.
yanlış hatırlamıyorsam sertab erener de bu hastalığı yaşamıştı.
hastalığın bağirsaklarda yaralar şeklinde olanı için (bkz: ülseratif kolon).
devamını gör...
akıllara zarar tik tok videosu
akıllara zararsa niye sözlüğe taşıyorsun diye sormama sebep veren videodur. tabi ki de izleyeceğim.
(bkz: ayak fetişizmi olanlar isyanda)
(bkz: ayak fetişizmi olanlar isyanda)
devamını gör...
turistlere kısıtlama olmaması
türkiye'de bir alman, bir fransız bi de türk denize girmişler.
türk'e ceza kesmişler.
türk'e ceza kesmişler.
devamını gör...
hekimbaşı emir çelebi
16 ve 17. yüzyılda yaşamış olan bir hekim. ilk olarak edirne de eğitim alan emir çelebi daha sonrasında kahirede tıp eğitimini tamamladı. istanbula döndüğü zaman ise sarayın hassa hekimleri arasına girdi. becerikli biri olmasından dolayı bir süre sonra hem sarayın hem de 4.murad'ın hekimbaşılığına kadar yükseldi.
bir çok değerli ve vasıflı insanda olabileceği gibi emir çelebinin de afyona karşı zaafı vardı, ve bu bazı çevrelerce bilinmekte olan bir gerçekti. padişaha yakın olan silahtar mustafa paşa gibi bazı kişilerde hekimbaşı'nın afyon kullandığını biliyordu ve revan seferi sırasında padişaha bu durumu ispiyon ettiler. tabii ispiyon eden kişi hekimbaşılığına bir yakınını geçirtmek isteyen silahtar mustafa paşaydı.
nizip üzerine gelmişken ordu dinlenmeye çekildi ve ordugah kuruldu. sultan murad hekimbaşıyı çağırıp onunla satranç oynamaya başladı. aynı zamanda emir çelebiyi gözlüyordu bir yandan. ara ara onun kuşağından bir şeyler çıkarıp ağzına attığını görünce ağzına attığı şeyin ne olduğunu emir çelebiye sordu.
“efendi, koynunda ve cebinde ne var, çıkar göreyim” dedi. zavallı hekimbaşı cebinden afyon hokkasını çıkarıp verdi. “efendi bu nedir?” sorusuna ise cevabı:
– “padişahım ıslâh olunmuş, zararı gitmiş afyon hulâsasıdır” dedi. afyon yaklaşık 35 gr kadar vardı.
- padişah:“eğer zararı gitmiş ise ye göreyim” dedi. ikişer, üçer zorla yedirdi. sonra satranç oynamaya devam ettiler. hekimbaşı birinci oyundan sonra izin istedi. padişah izin vermedi. 2 el daha oynadılar.
hekimbaşının ayakta duracak hali kalmadığını gören padişah çekilmesi için izin verdi. çadırına gelen hekimbaşıya yardımcıları ilaçlar yaptılar, kurtarmaya çalıştılar. ancak hekimbaşı emir çelebi, “bana ilaç gerekmez, silahdar gibi güçlü bir düşmanın varsa ölmek yaşamaktan daha iyidir” diyerek “buzlu şerbet” istedi. zehirin etkisini bile bile hızlandırdı.
buzlu şerbetinde etkisiyle hekimbaşı oracıkta vefat etti ve sultan muradın saltanatı boyunca öldürttüğü farklı meslek erbaplarından binlerce insanın arasına adını yazdırdı.
emir çelebi'nin yazdığı enmuzec-üt-tıp adlı eser, tıp alanında dönemin önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir.
bir çok değerli ve vasıflı insanda olabileceği gibi emir çelebinin de afyona karşı zaafı vardı, ve bu bazı çevrelerce bilinmekte olan bir gerçekti. padişaha yakın olan silahtar mustafa paşa gibi bazı kişilerde hekimbaşı'nın afyon kullandığını biliyordu ve revan seferi sırasında padişaha bu durumu ispiyon ettiler. tabii ispiyon eden kişi hekimbaşılığına bir yakınını geçirtmek isteyen silahtar mustafa paşaydı.
nizip üzerine gelmişken ordu dinlenmeye çekildi ve ordugah kuruldu. sultan murad hekimbaşıyı çağırıp onunla satranç oynamaya başladı. aynı zamanda emir çelebiyi gözlüyordu bir yandan. ara ara onun kuşağından bir şeyler çıkarıp ağzına attığını görünce ağzına attığı şeyin ne olduğunu emir çelebiye sordu.
“efendi, koynunda ve cebinde ne var, çıkar göreyim” dedi. zavallı hekimbaşı cebinden afyon hokkasını çıkarıp verdi. “efendi bu nedir?” sorusuna ise cevabı:
– “padişahım ıslâh olunmuş, zararı gitmiş afyon hulâsasıdır” dedi. afyon yaklaşık 35 gr kadar vardı.
- padişah:“eğer zararı gitmiş ise ye göreyim” dedi. ikişer, üçer zorla yedirdi. sonra satranç oynamaya devam ettiler. hekimbaşı birinci oyundan sonra izin istedi. padişah izin vermedi. 2 el daha oynadılar.
hekimbaşının ayakta duracak hali kalmadığını gören padişah çekilmesi için izin verdi. çadırına gelen hekimbaşıya yardımcıları ilaçlar yaptılar, kurtarmaya çalıştılar. ancak hekimbaşı emir çelebi, “bana ilaç gerekmez, silahdar gibi güçlü bir düşmanın varsa ölmek yaşamaktan daha iyidir” diyerek “buzlu şerbet” istedi. zehirin etkisini bile bile hızlandırdı.
buzlu şerbetinde etkisiyle hekimbaşı oracıkta vefat etti ve sultan muradın saltanatı boyunca öldürttüğü farklı meslek erbaplarından binlerce insanın arasına adını yazdırdı.
emir çelebi'nin yazdığı enmuzec-üt-tıp adlı eser, tıp alanında dönemin önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir.
devamını gör...
ağzının payını vermek
gerekli yerlerde mutlaka ve mutlaka yapılması gereken eylemdir.
bazı insanlar kibarlığı, tevazuyu ve diğer güzel davranış ve duyguları hak etmezler.
onlara kabaca davranmak gerekir.
bazı insanlar kibarlığı, tevazuyu ve diğer güzel davranış ve duyguları hak etmezler.
onlara kabaca davranmak gerekir.
devamını gör...
girift radyo yayını
an itibariyle cümbür cemaat kulağımızın pasını silmek üzre beklemedeyiz anacığım.
nice güzel bayramlarımız olsun..
nice güzel bayramlarımız olsun..
devamını gör...
karma puanı hiç kullanmayacak olmak
mezara götüremeyeceğim her şeyi kullanıyorum. tavsiye ederim.
devamını gör...
beğeni borcu
bir sevgi seli.. borç değil..
aman bana neymiscilerden değilim.. evime ziyarete gelenin bende ziyaretine giderim..
kimse gelmek zorunda değil ama bir davete icabetten daha fazlası benimkisi..
aman bana neymiscilerden değilim.. evime ziyarete gelenin bende ziyaretine giderim..
kimse gelmek zorunda değil ama bir davete icabetten daha fazlası benimkisi..
devamını gör...
aryart
mükemmel tanımlarını okuyup derhal takibe aldığım yazar.
nice güzel tanımlara.
nice güzel tanımlara.
devamını gör...
türk kahvesi vs nescafe
türk kahvesi. karşısında filtre kahve olsa belki arada kalırdım ama türk kahvesini nescafeye değişmem.
devamını gör...

