bu yüzden kendisine uzun bir süredir küsüm. benim ne suçum günahım var ey tanrı, birazcık da benim gönlümü hoş tut, azcık sevindir. ölür müsün
devamını gör...

kore savaşı sayılıyorsa benim de aralarına dahil olduğum yazar topluluğu.

sivildeki icraatları daha sağlam ama; elinde baltayla bir kahvehane dolusu adamı kovalamışlığı var. içimdeki vikingin kaynağını buldum sanırım. swh
devamını gör...

doksanlı yıllarda etkin olan türk pop müziği sanatçısı. çıtı pıtı halleriyle o dönemin sevilen yüzlerinden biri olarak kaldı birçoğumuzun aklında. toplamda yedi albüm çalışması ve birçok single yapmış, kendine özgü bir sese sahip güzel bir kadın, bir anne. birçok güzel şarkıya imza attı o dönemde. şarkılarından oluşan bir çalma listesi için

benim aklımda kalan en cici hali ise yalan rüzgarı'nın yakışıklısı michael damian ile 1998 yılında seslendirdiği don't make me wait / bekletme adlı şarkısının klibiydi. tost saçlar, kıpır kıpır melodi, kapadokya görüntüleriyle derslere ve sınavlara sıkı çalıştığımız dönemlerde izleyip neşelendiğimiz zamanlardı. michael damien'ın sevimli aksanıyla bile düzgün seslendirdiği türkçe sözler, ingilizce kısmıyla da anlamca gayet uyumluydu. dahası şarkı bize şahane şeyler duyumsatıyordu. halen çocuktuk, gelen baharla kalbimizde kıpırtılar vardı. bu şarkıyla okulun müzik yarışmasına katılıp birinci olmuştuk üstelik, yaşadığımız ilçenin büyük kültür merkezinde de okul adına sahne almıştık. şarkıya ilk girdiğimde sesim titremişti hatta, sonradan toparlamıştım, bolca da alkış almıştık. on dokuz mayıs çalışmalarını sıcağa rağmen bol eğlenceyle, yeşil erikle, dondurmayla, uzun eşekle, su savaşıyla tamamlamıştık. dönem sonu yaklaşıyordu, sınavları bitirmiştik, keyfimiz kimselerde yoktu. şarkıyı yeniden dinleyince şu berbat vaziyette bile yine o enerjiye rastlamış gibi ediyor insanı. teşekkür etmiş olalım kendisine bu vesileyle.

devamını gör...

fotoğraftan kötülük akıyor! ama favorim laz ziya!
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün büyük gün, haftalardır içimizden geçen yayında artık bugün hop hop hoplatıp, zıp zıp zıplayacağız,
o halde:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yemin ederim sağlık, her şeyden önce sağlık. bunun haricinde anne evinde yaşama rahatlığı ve okulu bitirmeden önceki rahat hayat olabilir.
devamını gör...

bununla kalmayıp hoca arkaya bakmayı unutur diye bir de ok çizerek işi sağlama alan benim bu.
devamını gör...

800 tanıma ulaşan 3. kişide başlık açmaz umarım.
devamını gör...

zeynep yayını terk mi etti? *
devamını gör...

serpme kahvaltı
starbucks
netflix
bitcoin
stanley termos
devamını gör...

sevmeyen yoktur diye düşünüyorum.

sevmeyenler burada
devamını gör...

müziği, müzisyenliği, müzisyenleri ve eserlerini kültürel bağlamında inceleyen; dilbilim, matematik, coğrafya, antropoloji, tarih, sosyoloji, etimoloji gibi birçok bilim dalından beslenen disiplinler arası bir bilim dalıdır.
devamını gör...

bir konuyu tartışırken karşı tarafın'bunun hakkında bilgim yok' demesi
devamını gör...

iç sesimde bir çene var anlatamam.vır vır vır başımın etini yiyiyor.
devamını gör...

thales, milattan önce 7. yüzyılda yaşamış bir filozoftur. thales aydın ili çevresinde olan miletos okulunun kurucusudur. ve tarihte ilk filozof olarak bilinir. kendisi filozof, matematikçi, denizci ve tüccardır. matematik, astronomi, ticaret ve geometri üzerine çalışmalar yapmıştır.

yukarıda özet olarak bir çok özelliğin bahsettim. bahsetmediğim thalesin arke nedir sorusuna verdiği cevaptır. bunu uzun bir şekilde aşağıda anlatacağım. kısaca söylemek gerekirse thales arkhe nedir* sorusuna "su" cevabını vermiştir.

thales, yunan filozofu olan sokrates öncesi filozofların ilkidir. miletos okulunun kurucusu olduğundan bahsetmiştim. bu okuldan çıkan 3 önemli filozof daha vardır. bunlar thalesin öğrencisi olan anaksimandros, ve anaksimandros'un öğrencisi olan anaksimenes'dir. bu iki filozofun ise arkhe problemine farklı cevapları vardır.

thales neden ilk filozof olarak biliniyor. bunu basitçe şöyle anlatabilirim. yazıyı ilk bulan uygarlık hangisiydi. evet sümerlerdi. peki başka uygarlıklar yazıyı bulmamış mıydı. belki diğer kıtalarda kilometrelerce uzaktaki diğer uygarlıklar da yazıyla ilgili gelişmeler yapmıştı. ama bizim en eski bulduğumuz yazı sümerlere ait olduğu için yazıyı bulan uygarlığın sümerler olduğunu biliyoruz.* thalesin ilk filozof olarak seçilmesi de böyledir. thalesten daha eski felsefik kaynakları bulamadığımız için en eski felsefik görüşe sahip olan kişiyi yani thalesi ilk filozof olarak kabul ediyoruz.

thales döneminde bulunan diğer bilginlere göre çok farklıydı. thalesi farklı yapan ise felsefik soruları doğayı inceleyerek cevaplamaya çalışmasıydı. hatta şöyle anlatılır. thales bir gün yolda yürürken kuyuya düşmüş. bir köle kadın thalese "sürekli göklere bakmaktan ayağının altındaki görmüyorsun" diyerek çıkışmış. ne de olsa o dönemdeki bilginler asosyal, dünyayla bağlantısını koparmış sürekli kağıtlara bakmaktan gözlerine karalar inmiş kişiler olarak bilinirdi. ama thales farklıydı.

thales sürekli denizde yolculuk eder mesleği olan ticaret işiyle uğraşırdı. ve gittiği her yerdeki bilgileri öğrenir toplar ve kendi memleketine getirirdi. diğer uygarlıklar bilgileri toplaması uğraş verici ve önemli bir şeydi. yaptığı yolculuklarda mısırdan, babilden ve fenikeden önemli bilgiler elde etmişti. işte bu noktada arkhe problemine geçiş yapmanın zamanı geldiğini düşünüyorum.

thales mısır'a yaptığı yolculuklarda mısır kahinlerinin öğrencisi olmuştu. mısır'daki öğrencilik yıllarında öğrendiği şeylerden birisi mısırlıların dünyayı ve ayı yaratan şeyin güneş olduğuna inanmasıydı. yani mısır uygarlığı güneşi tanrı (yaratıcı) olarak görmekteydi. thales bu bilgiyi kendi süzgecinden geçirerek, güneşin bir yaratıcı olmadığını ve güneşinde dünyayı oluşturan maddelerden oluştuğunu öne sürmüştü. hatta ayda dünyanın maddeleri ile oluşmuştu. thalesin düşünme şekli böyleydi. "kim" yerine "ne" sorusuna odaklanıyordu. dünyayı kim oluşturdu değil dünyayı ne oluşturdu, dünyayı oluşturan madde neydi gibi sorulara odaklanıyordu.

babile yaptığı yolculuklarında öğrendiği şeylerden birisi ise babil halkının dünyayı oluşturanın tiamat ana olduğuna inanmalarıydı. thales sular tanrısı tiamatın dünyayı yaratmadığını düşünüyordu. ama buradan etkilenmiş olmalı ki her şeyi oluşturan maddenin su olduğunu düşünmüştü. çünkü su yaşamın kaynağıydı. su girdiği kabın şeklini alabiliyordu, o zaman her şekle girebilen bir madde dünyadaki her şeyi de oluşturabilirdi. hem su olmayan yerde yaşamda olmazdı. işte bu yüzden thales arkhe problemine su cevabını vermişti. ve daha uygun başka bir madde bulamamıştı.

thales her maddenin sudan oluştuğunu ve maddelerin yoktan var olmadığını, vardan da yok olmadığını söylüyordu. su hem katı hem sıvı hemde gaz halinde bulunabilir. bunu değişim geçirerek yaptığını öne atmıştı.fark ettiyseniz günümüz biliminde hiçbir maddenin yoktan var olmadığı ve vardan yok olmadığı söylenir. felsefe bir şekilde bilimin gelişimine de katkı sağlıyordu.

miletos okulunda yer alan diğer filozoflara gelecek olursak onları uzun uzun anlatmayacağım.* ama kısa bir şekilde arkhe problemine verdiği cevapları söylemek gerekirse; thalesin öğrencisi anaksimandros arkhenin apeiron yani sonsuzluk olduğunu söylemişti. bunun nedeni o zamanlar bilim hızla gelişiyordu ve insanlar yeryüzünü aşıp gökyüzünü öğrenmeye başlamıştı. gökyüzünde sonsuz bir evren vardı. anaksimandros ancak her şeyi oluşturan maddenin sonsuz olacağını düşünmüştü. su olamazdı çünkü suların oluşturduğu denizlerin ve okyanusların bile bir kıyısı, sınırı vardı.

anaksimenes ise hocası anaksimandros'un bile anlatamadığı sonsuzluğu kabul etmemişti. anaksimenes ise arkhenin hava olacağını söylemişti. çünkü hava dünyayı dolduruyordu. bulutlar, yağmur, kar, dolu hepsi havadan oluşuyordu. su buharlaşıp hava oluyordu yine ağaç yanıp duman yani hava oluyordu. anaksimenes hava taneciklerinin birbirine yaklaşarak ve uzaklaşarak diğer maddeleri oluşturduğu söylemişti. o günlerde en küçük taneciğin kum olduğu sanılırdı. anaksimenes kumdan küçük taneciklerin olduğunu sezmiş olmalı.
devamını gör...

hade bakem.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

grubun en sevdiğim şarkısıdır.
devamını gör...

gaye su akyol- biliyorum
devamını gör...

an itibarıyla ankara'da yağmur sonrası toprak kokusu solumanın
vermiş olduğu huzur hali.
devamını gör...

yalnız falan değil. herkese küsüp kendini saraya kapatmış. ondan sonra kimse benimle oynamıyor.
oynamazlar tabi, sen jurnallerle milletin birbirine olan güveni yok edersen, elbette kimse seninle oynamaz yalnız kalırsın.
oysa halk çok defa yıldız sarayının önüne gelip;
-" hamiiit pabucu yarım, çık dışarıya oynayalım." demişlerdi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim