bana kadar kaç ile seviştiği değil, seviştiği ve sevişeceği en son ben olma amacını güderim.
geçmişi yoklamak, takılmak kimseye fayda sağlamaz zarardan başka.
devamını gör...

türkiyedeki barcelona taraftarları yüzünden menfi hislerimin artmasına sebep olan takım.

son yıllarda , dünya futbolu, barça ile yatıyor, barça ile kalkıyor. elbette kimin kimle yatıp kalktığı bizi alâkadar etmez. nethekim özel hayatın gizliliği denen bir realite var.

kimileri bu takımı asrın takımı ilan ederken, kimileri de böyle bir takımın bir daha yer yüzünde boy gösteremeyeceğini iddia ediyor. görüştür saygı duyduk diyelim-

bunu yaparken de, barça'ya atfedilen kutsiyetin biri bin para. hele ülkemizdeki barça fanatikleri ki, biz onlara barçala behçet diyoruz, gemi azıya almışlar sallıyorlar da sallıyorlar.

yok efendim barça ezilenlerin takımıymış da, soldan soldan geliyormuş da, faşizme karşı omuz omuzaymış da. sanırsınız ki, takımı marx amca kurmuş, engels amca da ikinci başkanı.

evet ret edemeyeceğimiz bazı tarihi enstrümanlar mevcut. ama popodan üfürmek suretiyle, dilden dile aktarılan ve gerçekleri ters yüz eden efsaneleştirme çabaları bu enstrümanların da bozuk ses vermesine neden oluyor.

bu sebeple, bazı hususları barçala behçetlere hatırlatmayı bir görev addederiz;

barcelona'yı katalanlar kurmadı. an itibarıyla milli takım gözüyle baktıkları ve sonsuz bağlılık duydukları bu takımın harcında katalan parmağı yok. gamper katalan değil, kurucular arasında da, o çok nefret ettikleri ispanyollar var.

yani nereden tutarsanız tutun kuruluş elde kalıyor. efsane ölü doğuyor.

elbette ki ispanya iç savaşı dönemindeki tutumları ve mücadelelerini saygı ile karşılıyoruz amma velâkin bu tarz meselelere mabadi düzlemden değil, gerçeklerden hareket ederek bakmak gerektiğine inanıyoruz.

gelelim ikinci hatırlatmamıza, katalanları ezilen olarak görmek kadar uçuk bir düşünce olamaz. böyle düşünüyorsanız hayatınız da hiç katalan görmemişsiniz demektir. görmüşseniz de kesinlikle körsünüz ya da analiz yeteneğiniz sıfır! katalanlar kadar kibirli ve burnu havada elemanlar görmek şu fani dünyada çok zor. gerek taraftar profili gerekse halk profili tepeden bakmak suretiyle kendilerini olimpos'un tepesine oturmuş zeus'un başparmağındaki nasır zannetmekle meşgul.

bölgenin gelişmişlik düzeyi çok yüksek ve ispanya geneline oranla da, yaşam standartları bire beş veriyor. yani geldiğimiz nokta da ezen- ezilen çelişkisi falan yok. bu basit palavradan öteye gitmiyor. madrid'e faşist takım diye lanet yağdıran barçala behçetler, mikro milliyetçi, mabadı kalkık tempra modunda, ortada arzı endam eden katalanlara tapıyor ya ifrit oluyorum arkadaş.

ayıp ediyorsunuz barçala behçetler! atlethic bilbao'ya ayıp ediyorsunuz. roma'ya ayıp ediyorsunuz. livorno'ya ayıp ediyorsunuz. gerçek anlamda halk takımı olan takımlara, sınıfsal mücadele de simgeleşen camialara ayıp ediyorsunuz. yalan yanlış bilgi höpürdetmeleriyle barça aşkınızı millete angaje etmeye çalışıyorsunuz ya ayıbın kuyruklusunu kendinize ediyorsunuz.

sizlerin sayesinde ''içimde ki barça aşkı bambaşka o büyük taraftarınla çok yaşa (...)'' tezahüratını seslendirmeden duramıyorum. barça'yı izlediğim her maç rakip takım golü attığında sevinçten kendimi kaybetmemin sebebi sizsiniz ve bu itici tavırlarınız. bulmuşsunuz hemen hemen her maçını kazanan bir jenerasyon dayamışsınız sırtınızı ona, barçalıyım diye ortalıkta bu yalanlarla birlikte geziyorsunuz. oynadıkları futboldan zevk alanları ise tenzih ediyorum. ne de olsa göz pası silmek möhim bir mesele.

neyse efendim işte böyle. ''barçala behçet''lerin sayesinde bir numaralı barça düşmanı oldum. ha şunu da hatırlatmadan geçemeyeceğim real'den hiç mi hiç haz etmem.

oh be içimi döktüm rahatladım.

ha bu arada azalarak bitmeye başladıklarının da altını çizmem lazım. bahsettiğim dönem takriben son 10 yıllık dönem. xavi yok artık, iniesta yok. messi de yolcu. biraz durulurlar diye ümit ediyorum. azıcık kafamız rahat eder *
devamını gör...

osmanlı devleti'nde gece bekçileri geceleri devriye gezerken sokakta gördükleri başiboş serserileri hamamlara doldururlarmıs. bu yüzden yerel halk biraz da dalga geçmek maksatlı "külhanbeyi" derlermis bu insanlara.
devamını gör...

an itibari ile bağış yaptığım oluşum.. uçak kiralama işine de girişmişler. teşekkürler haluk levent.
devamını gör...

eozinofil bağışıklık reaksiyonlarında rol oynayan hücrelerden biridir. enfeksiyon ajanlarından daha çok parazitleri ortadan kaldırmada görevlidir. fagositoz yapabilme yeteneği vardır.

yapısında majör basic protein,eozinofilik katyonik protein ve eozinofil peroksidaz gibi proteinler bulunur.
devamını gör...

dünyamızda görülen nadir doğa olaylarından biridir asperitas bulutları (undulatus asperatus).
asperatus, latince pürüzlü, dalgalı anlamlarına gelmektedir.
asperitas bulutları genellikle abd’de sabah ve akşam saatlerinde meydana gelen dalgalı bulutlardır.



bulutların sıcak ve soğuk dalgalarının birbirleri içerisinde yükselip alçalmalarıyla oluştuğu düşünülen asperitas bulutları; gökyüzünde karanlığı ve fırtınayı çağrıştıracak şekilde dans edip çoğu zaman fırtına oluşturmadan sakince dağılır.
en başarılı sanatçının doğa olduğunu - evernevergreen'e teşekkürler - bir kere daha anlamamızı sağlayan asperitas bulutları 2009 yılında gavin pretor pinney tarafından keşfedilmiştir ama 2015 yılına kadar bulut olarak kabul edilmemiştir.

bulutların alt kısımlarında dalga benzeri yapılar görüldüğü için deniz yüzeyine benzetenler de çok olmuştur.



"asıl marifet buluttaydı ama herkes yağmura şiir yazdı " - cahit zarifoğlu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

anın fotoğrafı değil de, 10-15 dakika öncesinin fotoğrafı diyelim. gecenin bir saati aklıma birden bisiklet sürmek esti*. aldım bisikletimi, kulaklığımı da taktım, hava mis gibi, gökyüzü yıldızlarla dolu,* etrafta turluyorum kendi halimde, daha sonra bu köpekçik dikkatimi çekti, ‘nasıl da mışıl mışıl uyuyor’ dedim içimden. uyumasa sevecektim de, kıyamadım be sözlük, şimdi gece gece uykunuzun en tatlı yerinde gelip birisi sizi sevse hoşunuza gider mi? benim gitmezdi herhalde.* velhasıl kelam durum böyle. ha unutmadan belirteyim yaklaşık 8,5 kilometre yol gitmişim bisikletle, ne yoruldum bir bilseniz ama değdi.*
devamını gör...

ne yazık ki kitapların stok adetleri konusunda manipülatif hareketlerde bulunarak kitapseverleri yanıltmakta olan bir online kitap satış sitesidir.
şöyle ki : hiç satmayan ya da çok az satan bir kitabın stok adedini genelde 1 maksimum 3 olarak gösteriyorlar.
hal böyle olunca insan refleks olarak ya zaten 15 lira dur alayım demek ki çok okunuyor diyiveriyor.
sen kitabı alıyorsun hoop 12 saat sonra yine aynı stok adedinde duruyor.
devamını gör...

evde piknik yaptık. bayağı eğlenceli oldu.
devamını gör...

çevresinde gördüğü olumsuz evlilikler üzerine bu kararı vermiştir. zaten huzurlu ve mutlu bir aile ortamına sahip olmak binde bir olan bi ihtimaldir. bu riske girmeyi düşünmez.
devamını gör...

rob bunu okumayacak yanakları kızarıp ama kendi başlığıma bkz verme rezilliğini göze almak pahasına başlıktaki arkadaşlara amme hizmeti; arkadaşlar biraz da robnaja'nın kahkahası'nı övelim mi?
devamını gör...

ölüm ,kötü bir şey değildir, hatta bazı durumlarda kurtuluş olur ölüm.
mühim olan ölüm şekli, allah ölümün de hayırlısını nasip etsin dostlar.
ve allah hiç kimseye evlat acısı vermesin , bence en acısı ve kötüsü..
devamını gör...

oluk oluk mizah akıtan karikatürist. favorilerimden bir tane. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günün kahreden haberi. çok üzgünüm. siniriliyim. ölmemiştir. resmen öldürülmüştür.
devamını gör...

matbaanın yaygın olarak kullanılmaya başlanmasından tam 276 yıl sonra nihayet osmanlı'da istikrarlı olarak kullanılmasını başlatan kişidir.
devamını gör...

fark edildiğinin ilk zamanlarında korkutan, sonraları yavaştan alışılmaya başlanan mümkün olan durumdur.
(bkz: precognition)
devamını gör...

filmdeki karakterlerin her birinin hayatın içinden olması, dialogların akıcılığı, sahnelerin görsel ve mana itibariyle bütünleşmesi, ve sürekli surette kulağa çalınan yaprak hışırtıları, yağmur sesi, toprak yolda adeta adım adım zihne kazınan ayak sesleri ve daha bir çok şey, izleyeni ister istemez filmin içine alıyor. belki de oyuncularla rollerin de örtüşmesinden mütevellit, bir film izler gibi değilde, birebir olayın içinde gibi hissettim kendimi. ve 3 saat adeta su gibi akıp gitti.

sinan ve hatice'nin çınar ağacının altındaki sohbetleri, bakışları, sonrasında hatice'nin rüzgarda salınan saçları, uçuşan çınar yaprakları ve aradaki ışık hüzmelerine kadar her bir ayrıntıya hayran oldum mesela! dialog kullanmadan da, bir sahneyle bütün hissin izleyiciye nasıl geçirileceği öyle güzel sergilenmişti ki çoğu yerde...

ip bağlı ağacın altında duran ve yüzü karınca ile dolu saçları ağarmış bebek ile, sinan'ın kuyuda kendini asmış hali ise, filmin olduğu kadar, baba ile oğulun hayatının da kısa bir özeti gibiydi. sadece bu iki sahne için bile, oturup uzun uzadıya konuşup sohbet edesi geliyor insanın. yazıya dökülemeyecek, ama dilin ucunda bekleyen ve akıp gidecek pek çok his uyandırıyor insan zihninde bu iki sahne!

ağacın altında yüzü karıncalı bebeği görünce , shakespear'in “doğarken ölmeye başlıyoruz.” sözü belirirken zihnimde, filmin bitişiyle, nietzsche’nin “insan dilediği kadar bilgisiyle şişinip dursun, dilediği kadar nesnel görünsün, boşuna! sonunda her zaman ancak kendi yaşam öyküsünü elde edecektir.” sözü döküldü dudaklarımdan.
devamını gör...

uçan süpürge, uçan halı, kanatlı at, insan taşıyabilen kuşlar örnek olarak verilebilir. bunların hepsinin hava ulaşımı sağlaması ilginçtir. demekki eski insanların en büyük özlemlerinden birisi uçmakmış.
devamını gör...

konuşma ve yazma şekli. direkt kendini belli ediyor.
devamını gör...

her defasında beni büyüleyen ve hayatımın her yerinde mutlaka kullandığım renktir. böyle daha tatlı geldiği için ingilicçe yaptım. *
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim