şimdi ananı laciverde boyadım.
devamını gör...

ya çocuk kalmalı insan,
ya da çocuk olmalı hep içinde!
başka türlü yürünmüyor omuzlardaki yüklerle,
ve deniz yıldızları;
minicik avuçlarında denize kavuşturmaya çalıştıkları,
o güzel deniz yıldızları,
onlar da her zaman çıkmıyor o çocukların yollarına...
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
birileri venüsümü kızdırmışlar, üzmüşler, ondan bugün böyle bu köpüş gibi kızarım onlara.
devamını gör...

şeker hastalığına sahip bir oyuncudur. bir film setinde stresten dolayı şeker hastası olduğunu söylemişti.
devamını gör...

kendisini ve bir kaç yazarı daha örnek gösteriyorum. tanımlama konusunda... tabii ki kimse anne karnında yazarlığı öğrenmiyor. olabilir. fakat bu yazarımız ve gözüme kestirdiğim tanımlama konusunda kendini yetiştirmiş yazarlarımız iyi ki var.
*
devamını gör...

sıradan bir kadın.
bu kadar gömmek ya da övmek ne derece doğrudur?
en nihayetinde bir insan ve anne.
kimseyi ilgilendirmez ne yaşadı ne yaptı?
şeyma konumunda olan o kadar çok insan var ki toplumda kadın, erkek ee?
her şeye bu kadar nefret kusmak yeni çağın hastalığı sanırım. aman efendim banane ben dalgana bakarım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

amerika'nın kaliforniya eyaletinde bulunan bu tek parçalık kafa formasyonu tek parça granitten oluşur. bu kayayı, ünlü yapan ise dünyanın en zor tırmanış rotası olmasıdır. kaya tırmanışçıları için bu kaya, hayallerin de ötesindedir. 914 metre yükseklikteki bu kaya kaptan, lider anlamına gelen "el capitan" ismiyle bilinmektedir. alex honnold, el capitan'a free solo yöntemiyle tırmanan ilk kişi olmuştur. free solo aynı zamanda bir belgesel filmidir ve kesinlikle tavsiye ederim. böyle bir kayaya hiçbir ekipman olmadan free solo olarak tırmanmak ben ölmek istiyorum demekle aynı şeydir. ama bir kişi daha yapılmaz denileni yapmıştır.
şu videoyu da şuraya bırakmak isterim:


kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

filmde 2015 yılında uçan arabalar, kapsül yemekler vs hoop günümüzde vatandaşa çay fırlatılıyor. evet.
devamını gör...

takipçi sayısını kontrol etmemek anormal bence. gün içinde ister istemez birkaç kez de olsa giriyoruz kendi profilimize ve dikkatimizi çekiyor illa takipçi sayısı. sonuçta o insanların bizi takip etmesinin bi sebebi var ve yazdığınız bi şeyden dolayı sizi takipten çıkmaları çok yüksek bi ihtimal. o yüzden de bana göre normal olan arada bakmak ve sebebini merak etmek.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

deistim. ama kafamı bulandıran, kuran'da geçen bir ayet var.o da şu;
"ben sizlere atları, develeri, gemileri binip üstüne bir yerden bir başka yere rahat gitmeniz için nasip ettim.şimdi söylesem bile sizin anlamayacağınız bir çok aleti ve vasıtayı sizden sonra gelecek insanlara nasip ettim."

yani o zamanın insanına arabayı, uçağı, treni anlatsan anlamayacağını gösteriyor bu ayette.peki din yalansa, ileride bu aletlerin, vasıtaların olacağını nereden tahmin edebiliyor?

nahl suresi 8.ayet. her mealde farklı. zaten sorun da burada. bu neden tek bir ağızdan tercüme edilmez.
yasin suresi 42. ayette de var.

"500 sene sonra, yeni teknolojik şeyleri bugünden bilmek mucize mi? bu kadar zor bir şey değil tahmin etmek" gibi laflar sarf edebilirsiniz.
yalnız şunu unutmayın, teknoloji şu zaman vr yakın zamanda vardı lakin 1500 sene önce yoktu.
teknoloji varken, teknolojik ürünlerin evrimlerini tahmin etmek zor değil.
ama at, deve, ahşap gemilerden başka hiçbir şey yokken, nasıl ilerideki teknolojik ürünleri tahmin edebilir sorusu kafamı kurcalayan soruların başında geliyor.
devamını gör...

henüz çocuk yaşta ise gayet normal bir durumda olan insandır.

eğer ki 20 yaşına gelmiş ve geçiyorsa ve karakteri hala oturmamışsa, karakterini oturtmak için bir çaba sarf etmiyorsa vay halinedir.
devamını gör...

bir döneme damga vuran feridun düzağaç şarkısıdır.

diyelim ki hoş geldin
peki beni çok sevecek misin?
yoksa sen de her düş gibi çabucak kırılıp dökülür müsün gözlerimden?


devamını gör...

ahh buu sözlük erkekleri..

sanki küçük iskenderler... hep nargile içiyorlar kıvırcık bonus kafaları ve dağınık sakallarıyla.

fıstık gibi kızlar var, erkeklerde iş yok kafa sözlükte. ilk geldiğim günler daha da ciddiydi bunlar. tiplerini emiklediklerim. bir bayana nasıl karı dersin yazarlardı anca.

bu kadar basiretsiz solcuyu bir arada görmedim abi. saçı uzatıp metalci tişörtü giyen gelmiş buraya. ben ayda 300 lirayla geçiniyorum diye gururla yazıyor. bir hafta boyunca sadece makarnayla geçindim kankaa diyor yemek başlıklarında.. ekmek üstü nutellacı ibişler sizi.

nefret ediyorum şu sözlük tiplerinden. bu düzeni yıkalım artık. entellere vermeyerek büyük bir adım atın kızlar. rica ediyorum.
devamını gör...

yahu niye geçmesin?
neler neler geçmiyor ki? araba yolculuğuna çıkmadan önce kesin olarak kaza yapıp yapmayacağımızı biliyor muyuz?
hayır. ilişkide de karşıdaki insanın bizi ne kadar seveceğini kestiremeyiz, bitip bitmeyeceğini de bilemeyiz.
ilişkiler başlar, bitedebilir, kimse bir diğerinin yokluğunda ölmez.
tek yapmanız gereken kabullenmek, acı çekmekse çekin, ağlamaksa ağlayın ama sonra kendinize gelin. çünkü kendinize en çok siz lazımsınız.
devamını gör...

trafik vardı ondan geç kaldım.
devamını gör...

kısas gelmediği sürece hiçbir şey düzelmeyecektir.
devamını gör...

aşiret düğünü takıları gibi madalyaları olan, bence kat kat fazlasını bile hak eden, müthiş bir okur (yazar demiyorum bakın burası önemli)...

''yani okur olacaksak böyle okur olalım yahu!'' dedirtiyor...
imrendiriyor...
kıskandırıyor...bu kıskançlık da öyle alelade bir kıskançlık değil hanımlar beyler...
atsız'ın ''mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur'' dizesindeki gibi bir kıskançlık hem de...
içinde negatif barındırmayan, pozitif yönde kamçılayan bir kıskançlık...

hani ''odadaki en zeki insansan, yanlış odadasındır'' denir ya;
bu yazarın olduğu her odada olmayı isterim, net...

sadece 3-4 madalyalı kitap incelemesini okuyarak vardım bu kanıya. sözlükte geçireceğim önümüzdeki bir kaç günün, tanım oluşturmadığım zaman dilimlerini, onun tanımlarını okuyarak, okumadığım kitapları not alıp ilk fırsatta edinip okuyarak değerlendireceğim. bu yüzden daha şimdiden teşekkür borçlu olduğum bir yazar...
devamını gör...

bırakın şu kopyala yapıştır başlık açma olayını artık, özgün olun.

hepimiz aynı yerden geldik, yenmezler
devamını gör...

nedir o ince çizgi? önce bu soya odaklanıp cevaplayalım.

dobralık*; işler yolunda gitmediğinde veya beklenen bir sonucun dışında bir sonuç elde edildiğinde özeleştiri veya eleştiri sınırlarında kalmak şartıyla yapılacak açıklamadır. yani gelişim için yapılması gereken uyarı, açıklama diyelim kısaca.

patavatsızlık; ise bir durum veya olay karşısında, lafın nereye/kime dokunacağını düşünmeden akla gelenin süzülmeden dile getirilmesidir. yani aklına geleni akıl süzgecinden geçirmeden dillendirmektir kısaca.

şimdi konumuza bu iki tanım ışığında tekrar dönecek olursak aslında çok ince bir çizgi olmadığını görürüz.

özetle, ilim kendini bilmektir. kendini yani haddini bilirsen dobra olursun. kendini yani haddini bilmezsen de patavatsız…

(bkz: haddini bilmek)
(bkz: haddini aşmak)
(bkz: haddini aşmamak)
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim