onyekuru geri döndü! gol onyekuru! kuşlar korkmaya başlasaniz çok iyi edersiniz*

edit: 2yide attı çitlembik..
devamını gör...

keşke sınır kapılarını açsalar ve bir enerji boşalması yaşasak. emin olun muhafazakar kesim muhalif kesimden önce pılını pırtını toplar yola çıkar. yapılan anketler de bu durumu destekler nitelikte.

"bu ne yaman çelişki annem" demeyin bunun bir sürü örneği var. misal avrupa'da sol partilere oy verip, türkiye de sağ partileri tercih eden gurbetçiler gibi. türkiye'de muhafazakar kitledeki faydacılık eşiği sergei bubkanın sırıkla atlayışlarına bile taş çıkarır.

o yüzden kapılar açılsın, yandaşı muhalifi fark etmez gitmek isteyen, gitsin de azıcık kafamızı dinleyelim.
devamını gör...

günaydın sözlük...

ama öyle, uzun zamandır bir araya gelinememiş arkadaşlarla, güzel bir sohbet ortamı oluşacak beklentisiyle yükselerek teşrif ettiğiniz buluşma mekanında, birlikte geçirilen zamanın en az %35'ini instagram postu için müthiş(!) kareler yakalayarak; geri kalan zamanın da en az %42'sini, oturulan mekanın duvardaki lcd ekranında dönen, ortamdaki hiç kimsenin taraftarı olmadığı bir maçı, ilk defa büyü görmüş harry potter gibi hipnotize olunmuş bir alakayla izleyip, bi'de yetmezmiş gibi yarım kulakla sizi dinliyormuş gibi yapan hadsizler ordusuna yarım gününüzü heba etmişsiniz gibi bir günaydın değil elbet...

sizi gördüğüne ne kadar sevindiğini, yüzüne yerleştirdiği o samimi tebessümden,
sizi ne kadar özlediğini size sarılışından, konuşurken temas edişinden, anlattıklarınızı ilgi ile dinlemesinden anladığınız; 'lütfen aç'' ısrarınıza rağmen çalan telefonunu sessize alarak onun için ne kadar kıymetli olduğunuzu size hissettiren kişilerle sıkı bağlar kurmuşsunuz gibi bir günaydın...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
(görsel google arama motorundan ''harry potter şaşkın'' şeklinde aratılarak araklanmıştır.)
devamını gör...

çok güzel olmuş demek klişe kalıyor artık arkadaşlar. ne yapıyorsunuz siz? ince mizah seviyorum ve bu filmler çok hoşuma gidiyor. emeğinize sağlık.
not: alışkanlık yaptınız bilesiniz. her gün yeni video isteriz.
devamını gör...

hiç bir şeyin geçtiği falan yok, her gün daha boktan bir güne uyanıyorum evet biliyorum şükredecek çok şeyim var, insanlar daha dibi görmeden kendini en dipte sanırmış. kafamda sorguladığım bir ton şeyler var genel de bu hep aynı şeyler insanlardan eski ilişkinden gelecek kaygından kendinle olan kavgandan her şeyden, bazen bir yerlere daldığında veya uyumaya çalıştığında kendini daha iyi ifade edecek kelimeler gelir ya aklına şimdi o kelimeler uçtu gitti.
devamını gör...

avukat cübbesinin yeşil kısmı hukuk davalarını, kırmızı kısmi ceza davalarını temsil eder, kamu hizmeti olduğundan cepleri, bağımsız olduğundan düğmeleri yoktur. siyah rengi yasaların otoritesini, sarı rengi ise adelete hizmet eden mesleğin ağırlığını temsil eder.
devamını gör...

galeride eski fotoğraflara bakma illeti... acayip keyifli ama bir o kadar hüzünlü.
devamını gör...

kurucusuna hakaret .
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yönetici olan kesime seslenmek istiyorum. reklam elbette bir gelir kaynağıdır. tencerenin artık kaynamaya başladığının göstergesidir .sonuçta buraya emek verdiniz maddi açıdan olumlu dönüş almak hakkınız. lakin şu fotoğrafta ki olay emin olun çok can sıkıcı başlıkları içeriği okumaya niyetim kalmıyor inanın ki tamamen kaplamış durumda. benim gibi bu sorunu yaşayan var mı ? illa ki vardır diye düşünüyorum.
devamını gör...

gül
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

gül & mavi hindiba
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mavi hindiba
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sözleri hayat felsefesi yapılacak kadar güzel ve önemli olan bir filozoftur.
devamını gör...

" indirimsiz alınan rozetlerde 15 gün içinde karma iadesi de var mı?" diye merak ettirmiştir*.
(bkz: tüketici hakları)
devamını gör...

yukarıdan aşağısı çok yakın göründüğünden sorun olmayan durum. aşağıdan yukarısı nasıl görünüyor birileri söylesin de öğrenelim.
devamını gör...

aile muhabbetidir. bu muhabbete başladığı an soğurum. kimsenin ailesiyle olan anılarını merak etmiyorum. komikmiş gibi eğlenceli eğlenceli anlatmaları zaten hepten berbat, coşkuyla anlatirken susturamıyorsun da.
devamını gör...

show ise de kendi çalışanına, işçisine hak ettiği ücret verilerek yapılan showdur.
mesela sizde yeni mezun gençlere iş olanağı sağlayın, asgari ücreti yapın 8 bin lira.
yönetimde olan herkes show yapsın bizde alkışlayalım.

o zaman bu yaklaşım tarzıyla show yapmamak adına yıllardır ülkedeki insanların anası ağlatılıyor. çünkü refah düzeylerini artırmak gösteriş olur. öyle bir ülkede yaşamıyoruz ki, bizim işçimizin ne haddine orta seviye bir hayat yaşayıp çoluğuna çocuğuna ona buna muhtaç olmadan bakabilmek.
devamını gör...

genel tanımıyla kişinin vücudundaki herhangi bir uzvu kendine aitmiş gibi hissedememesi, o uzuvdan rahatsız olması anlamına gelen ve temelde neyin sebep olduğunun bilinmediği psikolojik rahatsızlık.

bu sendroma sahip hastalar vücutlarına ait hissetmedikleri uzvun onları fiziksel olarak çirkin veya fiziksel engelliymiş gibi gösterdiğini düşünürler. psikologların/psikiyatrların görüşlerine göre çocukluk travmaları, takıntılı ruh halleri ya da direkt olarak beyindeki vücudun bütünlüğüne dair olan algıların, gerçek vücut bütünlüğüyle uyuşmamasından kaynaklanıyor.
hasta bedenindeki hangi bölgenin ona ait olmadığına net bir şekilde ifade edebiliyor, hatta "bakın, işte burası" diye gösterebiliyor fakat bunu diğer insanlarla konuşmak, sorunu onlarla paylaşmak konusunda oldukça zorlanıyor.

apotemnophilia uzmanlarından richard bruno'ya göre; fiziksel engelli çocuklara gösterilen ilgi, sendromlu hastaların hoşuna gidiyor. bu da onlarda sendroma yol açıyor.
••
kadın hastalardan biri "bu bacaklar bana ait değil, onları kesin, yanlış bedende hapsolmuş gibiyim!" minvalindeki sözlerle bacaklarından yana olan rahatsızlığı ifade ediyor. bacağına o kadar çok zarar veriyor ki; eninde sonunda doktorlar onu kesmeyi kabul ediyorlar ve kadın ameliyattan sonra kendini eskiye oranla daha iyi, özgüvenli hissettiğini söylüyor.
••

verdiğim örnekten de anlaşılacağı üzere, hasta rahatsızlığını duyduğu uzvun yok edilmesi için elinden geleni yapıyor. aksi gibi neden istemediğini kendisi de tam anlamıyla bilmiyor.
devamını gör...

partili cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan beyin ana muhalefet partisinin başkanı kemal kılıçdaroğlu’na ithafen söylediği beyanı.
sahi ülkenin bütün itibarının yerle bir olmasına neden olan reza zarrab gibi, suç örgütü lideri sedat peker gibi insanlara ilişkisi olan , partisi adına kahve dağıttıran, miting yaptıran , devlet koruması ve çakarlı araç veren ve zaten ssk’yı da batıran bu zat niye istifa etmiyor?
ben de bu konuda kılıçdaroğlu’na oldukça kırgınım.
buradan
devamını gör...

yatarak mahlasımı anlayamazsın
vişne lekesiyle korkutamazsın
aykut kaybeder mi
maç sonunda krampon toplarsın
devamını gör...

süzme işlemine ek olarak kırmızı kan hücre üretimini uyarma,d vitaminini aktif forma çevirme,kan basıncını düzenleme gibi işlevleri olan organımız.hatta işi fazla abartmış olup glikoz bile sentezleyebilir :d
devamını gör...

hz. muhammed'in amcasının oğlu olan sahabi. ayrıca hz. ali'nin abisidir. asıl adı, cafer bin ebu talib'dir. fakat uçan cafer anlamında cafer-i tayyar olarak anılmıştır. bunun sebebi şudur;

hz. muhammed, bizanslılarla savaşmak için bir ordu hazırlar. ordunun başında hz. zeyd vardır. hz. muhammed şöyle buyurdu:

eğer zeyd öldürülürse, ya da yaralanırsa, cafer bin ebu talib komutayı alsın, eğer olur da cafer de öldürülürse, ya da yaralanırsa, komutayı abdullah ibni ravaha alsın. eğer abdullah ibni ravaha da öldürülür ya da yaralanırsa müslümanlar kendilerine bir komutan tayin etsinler.

bu savaş, mute savaşı'dır. hristiyanlar bu savaşı bizansların, müslümanlar ise müslümanların kazandığını söyler. fakat bundan ilave müslümanlar bir nevî berabere kalmış olabileceklerini de söylerler.

bizanslar 100.000 kişiydiler. fakat modern dönemde yaşayan, 83 yaşındaki tarihçi walter kaegi bir tahmin olarak savaşta 10.000 bizanslının olduğunu söyler. müslümanlar 3.000 kişiydiler. savaş yeni başlamıştı ki hz. zeyd şehid oldu. hz. cafer hızlıca atından indi ve atını düşmanlar alıp da kullanmasın diye atının ayaklarını kesti. hemen sancağı aldı. ve şu şiiri okumaya başladı;

ne de güzeldir cennet. ona yaklaşmak hoştur, ve onun içecekleri soğuktur. bizanslılara yaklaştı azap. onlar kâfir ve soysuzdur. öyleyse, karşılaştığım zaman onlarla dövüşmek bana şart oldu.

elindeki kılıcıyla, düşmanlarla savaşıyordu. fakat bir süre sonra kendisine bir darbe isabet etti, bu darbe elini kopardı. sancağı sol eliyle tuttu. bir darbe daha geldi, bu sefer sol eli koptu. sancağı göğüs ve pazılarıyla tuttu. ve gelen üçüncü darbe, onu ikiye ayırdı.

abdullah bin ömer, defnedilmeden önce hz. cafer'in vücudunun ön tarafında 50 ya da 90'dan fazla yara gördüklerini söyler. hz. muhammed, allah'ın cafer'in kesilen iki kolu karşılığında kendisine iki kanat ihsan ettiğini ve onlarla cennette uçtuğunu buyurmuştur. işte bu sebepten hz. cafer'e "tayyâr" (uçan) ve zü'l-cenâheyn (iki kanatlı) denir.

bu kılıcın hz. cafer-i tayyar'ın kılıcı olduğu söylenir:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim