lisenin son cuması
korona sebebiyle yaşayamadığım gündür.
devamını gör...
yazarların başına gelen doğaüstü olaylar
sadece bir tane oldu, onda da üç arkadaş yazlıkta oturuyoruz, kafamız güzel olsun diye akşam için epey alkol ve meze aldık. mutfakta alınanları dolaba doldururken bir sigara yakıp sohbete daldık. sigaraları söndürdükten sonra film açmak için iki arkadaşım da salona doğru gitmeye koyuldu, salona doğru giden tek koridor vardı ve o da haliyle mutfak kapısından başlayan koridor. her neyse, iki arkadaşım birden korkarak ve bağırarak "noluyo lan?" şeklinde tepki verdi. ben de durumu çok anlamamıştım o sırada ama onlar o tepkiyi verdiğinde durumu fark ettim. resmen mutfaktan salona ışınlanmış gibiydim, koridordan hiç geçmedim ama onlar söylediğinde hem mutfaktaki anı, hem de salondaki beni gördükleri anı hatırlıyorum. sonrasında gün boyu bunun nasıl olacağını konuşmuştuk ama bir şey bulamadık tabii.
devamını gör...
sözelci biriyle ciddi ciddi konuşmak
sayısal olunca üçgenin iç açılarını mı hesaplıcan?
devamını gör...
ekonominin abartıldığı kadar kötü olmaması
doğru olan önermedir. abartıldığından daha da kötüdür.
devamını gör...
babanın sevgisini gösterememesi
her seferinde nefretini göstermesinden daha iyi olan durum.dışarıya sevgi bana öfke.yoksun hayatımda!
devamını gör...
tenturdiyot (yazar)
okunacak paylaşımları ile kendini belli eden bir yazardır. takipçim ve takipçisi olduğumdan keyifle okuyorum yazılarını. küçük bir sohbetimiz olmuştur.
sağolsun, değerli bir yazardır.
sağolsun, değerli bir yazardır.
devamını gör...
ben robot değilim testinden geçememek
robot muyum diye düşündüren olay
devamını gör...
avrupa'da olup türkiye'de olmayan şeyler
demokrasi ve insan hakları.
devamını gör...
kadının hoşlandığı erkeğe sevgisini ifade etmesi
her zaman olmasa da zaman zaman yaşanabilen bir durum. fazla garipsenmemesi lazım aslında gayet normal, bir kadın da gidip sevdiğini söyleyebilir neticede.
devamını gör...
rahatsız edici sesler
çok yüksek seslerden ziyade alçak ama sürekli tekrarlayan sesler beni çok rahatsız eder. uykuya dalmak üzereyken gün içinde duymadığım saatin sesi ya da mırıldanma şeklinde devam eden sesler gibi.
buna ek olarak kağıdın buruşma sesi.
buna ek olarak kağıdın buruşma sesi.
devamını gör...
meja (yazar)
o kadar dolu dolu tanımının yanında saçma sapan sebepler yüzünden linçlenen yazar. umarım kafasına takmıyordur.
devamını gör...
üniversitede yaşanmış en büyük pişmanlık
daha fazla gezmek, daha çok görmek isterdim...
devamını gör...
mayıs
büyümenin ayıdır. doğanın canlandığı, koyunların kuzuladığı, ineklerin buzağıladığı, sütte verimin en yüksek olduğu, ağaçların yapraklandığı, yaprakların yeşillendiği, en körpe yaprakların çıktığı, tarladaki ekinin boy attığı, yemyeşil başakların arasından kan kırmızı gelinciklerin salındığı bir dönemdir.
devamını gör...
yazarların hatırladığı en eski anıları
dört yaşındaydım.
annem pırasa doğruyor.
bu ne, diye sordum.
taze soğan dedi.
yemek pişti, sofraya kondu.
ağzıma bir kaşık aldım, soğanla alakası olmayan bir tad.
o gün, bu gündür pırasa yemem.
anneler çocuklarının beyinleriyle oynamasınlar, lütfen.
annem pırasa doğruyor.
bu ne, diye sordum.
taze soğan dedi.
yemek pişti, sofraya kondu.
ağzıma bir kaşık aldım, soğanla alakası olmayan bir tad.
o gün, bu gündür pırasa yemem.
anneler çocuklarının beyinleriyle oynamasınlar, lütfen.
devamını gör...
küçükken istenen ama sahip olunamayan şeyler
bu soruya çilek odası demeyecek kız var mıdır?
devamını gör...
kilo alan kişiye onu kırmadan kilo aldığını söylemek
kimse kimseye kilo aldığını söylememeli kişi farkındadır muhtemelen.
devamını gör...
babanın sevgisini gösterememesi
seviyor ve siz de sevdiğini biliyorsanız, bu durumu evlat olarak çok da dert etmemeniz gereken babadır.
sevmek zaten zor bir eylemken, bir de bunu gösterebilmek çok daha zordur. biraz empati yapmak lazım. elbette çocuk yaşlarda bunu yapmak pek mümkün değil. ama artık burda pek çoğumuz belli bir yaşın üzerinde bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlamış insanlarız. acaba babamızın kendisi ne kadar sevgi gördü, nasıl bir ortamda yetişti, sevgiden anladığı ne? bunu sorgulayabilecek ve anlayabilecek durumdayız.
farzedelim ki sizin babanızın sevgisini hissedebilmeniz için, ondan gelecek bir kilo zeytinyağına ihtiyacınız var. ama babanız da size olan sevgisini gösterebilmek için kalkıyor bir kilo zeytin veriyor:)) çok mu saçma oldu? oysa ki sadece baba evlat olarak değil çevremizdeki pek çok insanla sevgi alışverişimiz tam olarak böyle.
kendimize göre doğru bildiğimiz şekillerde seviyoruz, gösteriyoruz ve karşımızdaki insandan bunu anlamasını bekliyoruz.
yüreğinde sevgi kırıntısı dahi olmayan, öfke ve nefretten beslenen ve şiddete meyilli babalar daha doğrusu insanlar bu konunun dışında. ama sevgiyi ifadenin pek çok farklı şekli vardır. babasından sürekli dayak yiyerek büyüyen bir erkek çocuğunun, ileride kendi çocuğuna hiç el kaldırmaması, ona göre bir sevgi göstergesi olabilir. çocuğun beklentisi ise babasının başını bir kez okşaması veya babası ile bir futbol maçına ya da bir parka gitmek olsa bile baba aslında evladını kendince seviyordur.
geçmişin telafisi maalesef yok. o şekliyle yaşandı bitti geçti. ama bu düşünce ile yaklaşırsanız babanızla geçmişinize, emin olun kendinizi daha mutlu ve iyi hissedersiniz. babası ile beraber büyümemiş ve neredeyse tek bir mutlu anı olmamış, hatta annesinin ölümünden bir nebze de olsa babasını sorumlu tutan bir evlat olarak söylüyorum bunları. anlamaya çalışın, yapabiliyorsanız affedin ve yüreğinizdeki yükü hafifletin.
sevmek zaten zor bir eylemken, bir de bunu gösterebilmek çok daha zordur. biraz empati yapmak lazım. elbette çocuk yaşlarda bunu yapmak pek mümkün değil. ama artık burda pek çoğumuz belli bir yaşın üzerinde bedensel ve zihinsel gelişimini tamamlamış insanlarız. acaba babamızın kendisi ne kadar sevgi gördü, nasıl bir ortamda yetişti, sevgiden anladığı ne? bunu sorgulayabilecek ve anlayabilecek durumdayız.
farzedelim ki sizin babanızın sevgisini hissedebilmeniz için, ondan gelecek bir kilo zeytinyağına ihtiyacınız var. ama babanız da size olan sevgisini gösterebilmek için kalkıyor bir kilo zeytin veriyor:)) çok mu saçma oldu? oysa ki sadece baba evlat olarak değil çevremizdeki pek çok insanla sevgi alışverişimiz tam olarak böyle.
kendimize göre doğru bildiğimiz şekillerde seviyoruz, gösteriyoruz ve karşımızdaki insandan bunu anlamasını bekliyoruz.
yüreğinde sevgi kırıntısı dahi olmayan, öfke ve nefretten beslenen ve şiddete meyilli babalar daha doğrusu insanlar bu konunun dışında. ama sevgiyi ifadenin pek çok farklı şekli vardır. babasından sürekli dayak yiyerek büyüyen bir erkek çocuğunun, ileride kendi çocuğuna hiç el kaldırmaması, ona göre bir sevgi göstergesi olabilir. çocuğun beklentisi ise babasının başını bir kez okşaması veya babası ile bir futbol maçına ya da bir parka gitmek olsa bile baba aslında evladını kendince seviyordur.
geçmişin telafisi maalesef yok. o şekliyle yaşandı bitti geçti. ama bu düşünce ile yaklaşırsanız babanızla geçmişinize, emin olun kendinizi daha mutlu ve iyi hissedersiniz. babası ile beraber büyümemiş ve neredeyse tek bir mutlu anı olmamış, hatta annesinin ölümünden bir nebze de olsa babasını sorumlu tutan bir evlat olarak söylüyorum bunları. anlamaya çalışın, yapabiliyorsanız affedin ve yüreğinizdeki yükü hafifletin.
devamını gör...
mesajlaşarak konuşmak vs arayarak konuşmak
arayarak konuşmak.
bilen bilir ses kaydı atabileceğim her yerde bıcır bıcır konuşurum. kendi dünyamı anlatırken yazmak, insan ilişkilerinde konuşmak tercihimdir.
bilen bilir ses kaydı atabileceğim her yerde bıcır bıcır konuşurum. kendi dünyamı anlatırken yazmak, insan ilişkilerinde konuşmak tercihimdir.
devamını gör...

