bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
yaklaşıyor gelmekte olan.
tik tak tik tak tik tak!
tik tak tik tak tik tak!
devamını gör...
günümüz insan ilişkilerindeki çıkmaz
derler ki "ilişkinizden seksi çıkarın. göreceksiniz ki birlikte olduğunuz insanların çoğu size ondan başka hiçbir şey vadetmiyor."
insanlar boş canlarım, sıkıntımız bu. kendi içini doldurmayan ilişkiyi hiç dolduramaz. seksi hayvanlar da yapabiliyor. bir farkımız olmalı...
sadece karşı cinsle değil diğer tüm ilişkilerde de sıkıntının nedeni aynı: çıkarcılık. herkes alacağını alıp kaçma peşinde. kimse "benim istemediğim bana yapılsa hoşuma gider mi?" demiyor. başkalarının da hisleri olabileceği akıllarına gelmiyor yahut bunu umursamıyorlar. kendileri de benzer duyguları yaşadığında akıllanıyor bazıları. bazısında ise o kadar bile kafa yok.
hayatınızı kişilere bağlamayın. çok üzülürsünüz. hedefleriniz olsun, onlara harcayın zamanınızı. o arada doğru dürüst biri de denk gelip hayatınıza girerse kıymetini bilin ama.
insanlar boş canlarım, sıkıntımız bu. kendi içini doldurmayan ilişkiyi hiç dolduramaz. seksi hayvanlar da yapabiliyor. bir farkımız olmalı...
sadece karşı cinsle değil diğer tüm ilişkilerde de sıkıntının nedeni aynı: çıkarcılık. herkes alacağını alıp kaçma peşinde. kimse "benim istemediğim bana yapılsa hoşuma gider mi?" demiyor. başkalarının da hisleri olabileceği akıllarına gelmiyor yahut bunu umursamıyorlar. kendileri de benzer duyguları yaşadığında akıllanıyor bazıları. bazısında ise o kadar bile kafa yok.
hayatınızı kişilere bağlamayın. çok üzülürsünüz. hedefleriniz olsun, onlara harcayın zamanınızı. o arada doğru dürüst biri de denk gelip hayatınıza girerse kıymetini bilin ama.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
mutluluk yaşanmaz, hatırlanır.
devamını gör...
normal sözlük'ün adeta chp'nin arka bahçesi olması
(bkz: cenk'in arka bahçesi) de olabilir. chp yi direkt cenk diye okudum.evet geç oldu yatmalıyım. (bkz: swh)
devamını gör...
yazarlardan queen bee ile moderatör pavlov'un göbeği aynı kişi mi sorunsalı
bir yazar arkadaşımın uyarması ile tam olarak şurada denk geldiğim hadise.
ilk tanım ve üçüncü tanım noktası virgülüne aynı. bu konu beni derin düşüncelere gark etti doğrusu. *
ss'de aldım şöyle bırakayım.
ilk tanım ve üçüncü tanım noktası virgülüne aynı. bu konu beni derin düşüncelere gark etti doğrusu. *
ss'de aldım şöyle bırakayım.
devamını gör...
erkekleri itici yapan detaylar
bahsedilen detaylar okununca erkek olmadığına karar verdiğim insandaki detaylar.
ulan hangi erkek çocuk gibi davranır, her dakika mesaj atar, günde altı sefer arar bir de utanmadan duygusal olur?
kedidir lan o.
ulan hangi erkek çocuk gibi davranır, her dakika mesaj atar, günde altı sefer arar bir de utanmadan duygusal olur?
kedidir lan o.
devamını gör...
kimsenin şeriat istemediği gerçeği
evet bu bir gerçektir balmayın siz sabah akşam bazıları şeriat istiyoruz dediklerine. gerçekten isteseler bir çok cemaat şeriat olan bir ülke ye rahatça gider ve yaşayabilir. ama gitmezler çünkü bilirler onlarda şeriat kanunları ile yaşamaz. şimdi örnek vermek gerekirse bir cemaat hakkında bir suç ceza vs gibi bir durum olursa direk abd gibi ülkere kaçıyor. değil mi istese arap ülkelerine gider. buradaki asıl amaç topluluk elde edebilmek güç elde edebilmek. hali hazırda toplumu yönlendire bilecek bir gücün elde olmasıdır.
devamını gör...
ümit yaşar oğuzcan
24 defa intihar teşebbüsüne kalkışıp hepsinde başarısız olan ve bunun üzerine daha 18 yaşında olup, bir fincan kahve ve bir fincan konyak içtikten sonra galata kulesinden atlayıp intihar eden vedat'ın babası ve şairdir. vedat, galata'dan atlarken bir de elinde babasına yazdığı not vardır: ''intihar öyle edilmez, böyle edilir baba.'' bunun üzerine galata kulesi şiirini yazar.
6 haziran 1973
pırıl pırıl bir yaz günüydü.
aydınlıktı, güzeldi dünya.
bir adam düştü o gün galata kulesi’nden.
kendini bir anda bıraktı boşluğa.
ömrünün baharında.
bütün umutlarıyla birlikte.
paramparça oldu.
bir adam, benim oğlumdu.
6 haziran 1973
pırıl pırıl bir yaz günüydü.
aydınlıktı, güzeldi dünya.
bir adam düştü o gün galata kulesi’nden.
kendini bir anda bıraktı boşluğa.
ömrünün baharında.
bütün umutlarıyla birlikte.
paramparça oldu.
bir adam, benim oğlumdu.
devamını gör...
epidemic
lars von trier'in avrupa üçlemesinin ikinci filmi. diğeri (bkz: forbrydelsens element) en son diğeri (bkz: europa)
önceki film baz alınıp sürekli gömülür epidemic. oysaki epidemic element'ten daha derli topludur. gerçeklik-kurgusallık dümenlerini yansıtmada da element'ten daha başarılıdır.
makara gırgır ve ciddiyet dengesinin de boku çıkmamıştır. element'te bu denge ciddiyetten yanaydı. bu da sıkıyordu açıkçası. bu filmdeki özellikle priest abinin ilk priest olduğu vakitleri anlattığı sahne fena makaraydı:
"they gave me a book and tell me you are a priest. i open the book. it was goddamn latin. i told him 'this book is goddamn latin'.
they told me 'you are a catholic priest, what the hell?'" fena troll yerler de vardı.*
dünyayı bi salgının esir alması kurgudur, trier abide, en azından avrupa üçlemesinde kurgu gerçekliğe gerçeklik kurguya hizmet ediyor, dolayısıyla filmde salgın kurgusundan bahsedildiği an, aslında bir şekilde bunun gerçeğe dönüşeceği kesindi. ama gerçek gerçek mi, orası zaten sıkıntılı olan yer.
çıldırış sahnesinde (final) çalan zafer müziği tınısı acaba "he bakın işte salgını verdim avrupa'ya, ebesininkini gördüler" deme şekli miydi trier'in emin olamadım. bence öyle.. yine priestımız bi sahnede bi felaket senaryosu anlatırken şöyle bi cümle kuruyor: "alevler katedralden üniversitelere sıçradı." trier'in kafaya girmek zor ama bu sahnede ve özellikle bu cümlede kastettiği muhtemelen basitçe avrupa'da dinin bir zamanlar eğitimin odağında olmasına karşı bi eleştiri.
we all fall down sonuyla müsemma şarkı seçimi. adamsın reyiz.
önceki film baz alınıp sürekli gömülür epidemic. oysaki epidemic element'ten daha derli topludur. gerçeklik-kurgusallık dümenlerini yansıtmada da element'ten daha başarılıdır.
makara gırgır ve ciddiyet dengesinin de boku çıkmamıştır. element'te bu denge ciddiyetten yanaydı. bu da sıkıyordu açıkçası. bu filmdeki özellikle priest abinin ilk priest olduğu vakitleri anlattığı sahne fena makaraydı:
"they gave me a book and tell me you are a priest. i open the book. it was goddamn latin. i told him 'this book is goddamn latin'.
they told me 'you are a catholic priest, what the hell?'" fena troll yerler de vardı.*
dünyayı bi salgının esir alması kurgudur, trier abide, en azından avrupa üçlemesinde kurgu gerçekliğe gerçeklik kurguya hizmet ediyor, dolayısıyla filmde salgın kurgusundan bahsedildiği an, aslında bir şekilde bunun gerçeğe dönüşeceği kesindi. ama gerçek gerçek mi, orası zaten sıkıntılı olan yer.
çıldırış sahnesinde (final) çalan zafer müziği tınısı acaba "he bakın işte salgını verdim avrupa'ya, ebesininkini gördüler" deme şekli miydi trier'in emin olamadım. bence öyle.. yine priestımız bi sahnede bi felaket senaryosu anlatırken şöyle bi cümle kuruyor: "alevler katedralden üniversitelere sıçradı." trier'in kafaya girmek zor ama bu sahnede ve özellikle bu cümlede kastettiği muhtemelen basitçe avrupa'da dinin bir zamanlar eğitimin odağında olmasına karşı bi eleştiri.
we all fall down sonuyla müsemma şarkı seçimi. adamsın reyiz.
devamını gör...
how i met your mother'dan akılda kalanlar
robin'in kevin'i seçip barney'ye 'hayır' anlamında başını sallaması.
ted'in elinde süt şişesiyle boş odaya girip mavi fransız kornosunu yerde görmesi.
lily'nin ted'e 'sometimes i wish i wasn't a mom' demesi.
louis evlenme teklifi edince tracy'nin max'ten izin istemesi.
barney'in kızına "you are the love of my life. everything i have and everything i am is yours. forever." demesi.
ted'in elinde süt şişesiyle boş odaya girip mavi fransız kornosunu yerde görmesi.
lily'nin ted'e 'sometimes i wish i wasn't a mom' demesi.
louis evlenme teklifi edince tracy'nin max'ten izin istemesi.
barney'in kızına "you are the love of my life. everything i have and everything i am is yours. forever." demesi.
devamını gör...
normal sözlük trakyalılar cemiyeti
cemiyet içinde cemiyet yapmışınız :) idare bir mahsur bulmasın bu toplaşmada.
benim dedeler ep tırakyalı,gündöndü en sevdiğiniz çiçek bizim.
durun ben de geliyorum.
benim dedeler ep tırakyalı,gündöndü en sevdiğiniz çiçek bizim.
durun ben de geliyorum.
devamını gör...
unutulamayan reklam sloganları
eskilerden bir reklam..
"bir adam vardıııı canı sıkılaaaan canı sıkılaaaan... turkcell-im geldiiiii tüm sıkıntı gitti, tüm sıkıntı gitti!"
"bir adam vardıııı canı sıkılaaaan canı sıkılaaaan... turkcell-im geldiiiii tüm sıkıntı gitti, tüm sıkıntı gitti!"
devamını gör...
herkes gider mi
cem adrian ve aylin aslım düetidir.
hâlâ yalnız mısın?
sadece özgür...
peki ya mutsuz?
sadece alışmış...
peki ya aşık?
sadece eksik...
peki ya sen?
hâlâ, bekliyor musun?
beklemek, şimdi hiç duymayan birine
dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.
peki ya umut?
umut yok.
hâlâ yalnız mısın?
sadece özgür...
peki ya mutsuz?
sadece alışmış...
peki ya aşık?
sadece eksik...
peki ya sen?
hâlâ, bekliyor musun?
beklemek, şimdi hiç duymayan birine
dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız.
peki ya umut?
umut yok.
devamını gör...
yeşil peri gecesi
beni derinden sarsan bir roman oldu. daha önce ayfer tunç'un "kapak kızı" isimli kitabını okumuştum ve o kitapta yeşil peri gecesi'nin baş kahramanı olan şebnem'i onu tanıyan ve tanımayan bazı insanların gözünden anlatıyordu. tabi durur muyum araştırdım hemen ve öğrendim ki ayfer hanımın direkt şebnemi şebnemin ağzından anlattığı bir kitabı varmış kitabı bazı sorunlardan dolayı temin edemedim maalesef ama pdf ini bulup okudum hemen . allahım dedim bu nasıl bir kitap bir insan aynı kitapta hem kadının toplumdaki yerine hem aile yapısına hem siyasete , baskılara , ötekileştirmelere , önyargılara , bir insanı daha tanımadan belli bir kalıba sokmaya bu kadar etkileyici bir şekilde nasıl değinebilir ? evet arkadaşlar ayfer tunç bunu yapıyor hem de gerçekleri yüzünüze çarpa çarpa . kitapta güzelliği başına bela olmuş bundan ötürü hep dışlanmış daha o*pu olmadan sırf güzel olduğu için öyle sıfatlandırılmış bir kadının acı dolu hikayesini okuyoruz . evliliği, arkadaşlıkları menfaat üzerine kurulu bunun farkında oluşundan dolayı sürekli acı çeken bir kadın şebnem . kitabın o kadar gerçek yanları var ki evet diyorsunuz bu benim hayatımda var ya da evet bunu etrafımdan biri yaşadı vs. olaylarla dolu yer yer sinirlendiren yer yer iç acıtan bir roman . okuyun okutturun ha her şeyi mükemmel mi elbette hayır hiçbir şey tamamen mükemmel değildir yazara katılıp katılmayacağınız bazı durumlar olacaktır ama çoğu zaman helal olsun ne güzel yere parmak basmış ne güzel anlatmış diyeceğiniz bir eser olacak bunu garanti ederim.
devamını gör...
aile üyelerinin normal sözlük tanımlarını okuması
yeğenim biraz bana çekmiş. baktığı duyduğu şeyleri pek unutmaz. niye bunu yazdım? geçtiğimiz gün telefondan sözlüğü gösterdim, kafa yazıyoooo dedi. ondan sonra yine geldi kafaaa deyip deyip gitti. yemin ediyorum telefonu orta yerde bırakmaya ürküyorum. herkes sevgilisinden/eşinden çekinir ben yeğenimden. kızım bak git.
devamını gör...
yolda yürürken yaşanan garip durumlar
fıkra gibi ama yolda yürürken muz kabuğu görüp "buna basıp düşsem ne komik olur" derken diğer muz kabuğunu fark etmeyip basıp düşüp kolu çatlatmak. evet evet o salak benim
devamını gör...
anneler günü
sözlükte gündemde ve yukarıda tutulmamasını rica ettiğim gündür. annesi hayatta olmayan insanlar için kutlama değil yokluğunu anımsama günü olduğu için duyarlı davranmamız gerektiğini düşünüyorum.
devamını gör...
çocuğa dedesinin ismini vermek
olmesi gereken gelenek.
devir hizla degisiyor malum; bir gunumuz otekini tutmazken, aralarinda neredeyse asir* bulunan iki kisi neden ayni ismi tasisin ki?
isimler ister istemez hayata bir sekilde yon veriyor, kisiligin olusmasinda temel basamak gorevinde hatta. bu sebeple ki bazi isimler bazilarinda asiri sakil duruyor, olmamislik hissi veriyor.
ayrica nedir bu yaslilardaki “bana ne oohhh benim dedigim olacak” inadi? izi etrafindakilerin kalbinde iyi insan olarak birakamayan buna sariyor, buyuk marifet cunku kac yuzyillik ismi kullanmak.
hayir bi’ de gobek adi olmasi kabullenilmeyen hatta kusulen versiyonlar var, evlerden irak.
dedigim gibi; olmesi gereken gelenek, salin cocuklari dedeler, yeter.
devir hizla degisiyor malum; bir gunumuz otekini tutmazken, aralarinda neredeyse asir* bulunan iki kisi neden ayni ismi tasisin ki?
isimler ister istemez hayata bir sekilde yon veriyor, kisiligin olusmasinda temel basamak gorevinde hatta. bu sebeple ki bazi isimler bazilarinda asiri sakil duruyor, olmamislik hissi veriyor.
ayrica nedir bu yaslilardaki “bana ne oohhh benim dedigim olacak” inadi? izi etrafindakilerin kalbinde iyi insan olarak birakamayan buna sariyor, buyuk marifet cunku kac yuzyillik ismi kullanmak.
hayir bi’ de gobek adi olmasi kabullenilmeyen hatta kusulen versiyonlar var, evlerden irak.
dedigim gibi; olmesi gereken gelenek, salin cocuklari dedeler, yeter.
devamını gör...

