normal sözlük yazarlık rütbeleri
şapkadan bana ne çıkacak merakla bekliyorum. f5 tuşum aşındı. m'siz yazılımcı birey göreve.............
kalbiniz benimle? ok. öpt. kib. by.
kalbiniz benimle? ok. öpt. kib. by.
devamını gör...
fare
kendini gizlemekte usta fakat işini sessiz görmekte beceriksiz olan canlı. kahrolasıca. ölmeden hemen önce de son kez şansını denemek için ölü taklidi yapmayı falan bile akıl ediyor. lanet olasıca.
devamını gör...
seviyorum sevmiyorum
nil karaibrahimgil’e ait bir parçadır.
devamını gör...
kaçın kurası
çok görmüş ve geçirmiş, tecrübesi sağlam, bu sebeple kandırılması zor kişiler için söylenen söz.
devamını gör...
nagehan alçı'nın öğretmenleri suçlaması
bugünkü yazısındaki, normalleşme kapsamında okulları hala kapalı olması konusunda sesini çıkarmayan öğretmenleri suçlamıştır sanki öğretmenlerin dedikleri ve düşünceleri çok dikkate alınıyormuş gibi. buradan
1 haziran’da açılacağını da sanmayın okulların. sağlık bakanlığı günlük maksimum 5000 vaka sayısını şart koşuyor okulları açmak için.
her yer kapalıyken ve sokağa çıkma kısıtı varken vakalar ancak 11 bine düşebildi.
şimdi ise yeniden sokak serbest, avm’ler, mağazalar açık. bu şartlarda vaka sayısı 5000’e inebilir mi? bu mümkün mü?
tabii ki hayır!
işin acı tarafı okulları açmak konusunda kamuoyu bile olmaması…
hiç boşuna "öğretmenler uzaktan eğitim istemiyor, okullarına kavuşmak istiyorlar" demesinler… isteyen insan ses çıkarır.
hani neredesiniz öğretmenler?
okullar açılsın diye ses çıkardığınızı duyamadık bugüne kadar. onun yerine açılan sınıfları okutanlar "bu haksızlık" diye feryat ediyorlar…
aşı için feryat ettiğinizi de görmedik.
aşı olmadan okul açılmasın diyorsunuz ama aşıya ulaşmak için etkili bir kampanya neden yapmıyorsunuz?
ben devamlı yazıyorum öğretmenlerin aşıları nerede diye ama hani sizden destek?
maalesef siyasetçisiyle, eğitmeniyle, eğitim sendikasıyla okulların açılmaması için adeta bir milli mutabakat var.
bir ayrık otu ben ve benim gibi üç-beş kişi
1 haziran’da açılacağını da sanmayın okulların. sağlık bakanlığı günlük maksimum 5000 vaka sayısını şart koşuyor okulları açmak için.
her yer kapalıyken ve sokağa çıkma kısıtı varken vakalar ancak 11 bine düşebildi.
şimdi ise yeniden sokak serbest, avm’ler, mağazalar açık. bu şartlarda vaka sayısı 5000’e inebilir mi? bu mümkün mü?
tabii ki hayır!
işin acı tarafı okulları açmak konusunda kamuoyu bile olmaması…
hiç boşuna "öğretmenler uzaktan eğitim istemiyor, okullarına kavuşmak istiyorlar" demesinler… isteyen insan ses çıkarır.
hani neredesiniz öğretmenler?
okullar açılsın diye ses çıkardığınızı duyamadık bugüne kadar. onun yerine açılan sınıfları okutanlar "bu haksızlık" diye feryat ediyorlar…
aşı için feryat ettiğinizi de görmedik.
aşı olmadan okul açılmasın diyorsunuz ama aşıya ulaşmak için etkili bir kampanya neden yapmıyorsunuz?
ben devamlı yazıyorum öğretmenlerin aşıları nerede diye ama hani sizden destek?
maalesef siyasetçisiyle, eğitmeniyle, eğitim sendikasıyla okulların açılmaması için adeta bir milli mutabakat var.
bir ayrık otu ben ve benim gibi üç-beş kişi
devamını gör...
vapur
buharlı gemilerin revaçta olduğu dönemlerde fransızcada ki "buhar" manasına gelen "vapeur" sözcüğünden dilimize geçmiştir,
devamını gör...
güneş (yazar)
şiirsel yönlü ve duygulu bir yazar.
karalama defteri başlığı onun için açılmış sanki, kalemiyle arz-ı endam eyliyor. daim olsun. *
karalama defteri başlığı onun için açılmış sanki, kalemiyle arz-ı endam eyliyor. daim olsun. *
devamını gör...
1 aralık 2020 ibb başkanı ekrem imamoğlu'na suikast alarmı
tam da şu anda halk tv'de son dakika olarak verilen haber.
edit: içişleri bakanlığı yetkilileri, alınan bir istihbarat sonucunda, ibb başkanı ekrem imamoğlu ve ekibinin uyarıldığı bilgisini vermişler.
edit 2 ; bir kaç gün önce de ,
türkiye gazetesi yazarı fuat uğur, chp genel başkanı kılıçdaroğluna suikast düzenlenebileceği iddiasını kaleme almıştı.
edit 3 ; böyle bir habere tepki vermeyen veya veremeyen sözlük ahalisine ben yazar demem .
özgürlükmüş, yesinler sizin özgürlüğünüzü.
sizin özgürlük anlayışınız bel altına kadar çalışıyor. yukarıya çıkınca bu başlıkta olduğu gibi fos olduğu dökülüyor ortalığa.
yazık, gençler tam da bu işte.
şimdi burada kalkıp bilgiç bilgiç karşı saldırıya geçmeyin, çünkü hiçbir anlamı olmayacaktır.
edit 4 ; haber yalan haber değil,
haberin çıkış biçimiyle sputnikteki haber birbiriyle uyuşmuyor.
haber , içişleri bakanlığı tarafından bir istihbarata binaen , imamoğlu ve ekibinin uyarıldığı, onlarin da tedbirleri arttırdığı alarma geçtiği şeklinde çıktı.
sputnikteki haber ise ' suikast girişimi yoktur ' diyor .suikast girişimi oldu diyen hiç olmadı zaten .
biz de buna binaen suikast alarmı dedik .
ıkisi farklı şeyler.
edit: içişleri bakanlığı yetkilileri, alınan bir istihbarat sonucunda, ibb başkanı ekrem imamoğlu ve ekibinin uyarıldığı bilgisini vermişler.
edit 2 ; bir kaç gün önce de ,
türkiye gazetesi yazarı fuat uğur, chp genel başkanı kılıçdaroğluna suikast düzenlenebileceği iddiasını kaleme almıştı.
edit 3 ; böyle bir habere tepki vermeyen veya veremeyen sözlük ahalisine ben yazar demem .
özgürlükmüş, yesinler sizin özgürlüğünüzü.
sizin özgürlük anlayışınız bel altına kadar çalışıyor. yukarıya çıkınca bu başlıkta olduğu gibi fos olduğu dökülüyor ortalığa.
yazık, gençler tam da bu işte.
şimdi burada kalkıp bilgiç bilgiç karşı saldırıya geçmeyin, çünkü hiçbir anlamı olmayacaktır.
edit 4 ; haber yalan haber değil,
haberin çıkış biçimiyle sputnikteki haber birbiriyle uyuşmuyor.
haber , içişleri bakanlığı tarafından bir istihbarata binaen , imamoğlu ve ekibinin uyarıldığı, onlarin da tedbirleri arttırdığı alarma geçtiği şeklinde çıktı.
sputnikteki haber ise ' suikast girişimi yoktur ' diyor .suikast girişimi oldu diyen hiç olmadı zaten .
biz de buna binaen suikast alarmı dedik .
ıkisi farklı şeyler.
devamını gör...
günaydın sözlük
gününüz aydın olsun sevgili sözlük ahali.*
devamını gör...
fotoğrafın hikayesi
kevin carter tarafından sudan'da çekilmiş olan, birçoğumuzun daha önce görmüş olduğu son derece trajik fotoğraf: akbaba ve küçük kız.

görselin kaynağı
kızın anne ve babası, birleşmiş milletler'e ait yiyecek dağıtılan merkezlerden birine giderken küçük kızı kısa süreliğine oraya bırakırlar. bu sırada kızın arkasına konan bir akbaba, büyük ihtimalle küçük kızı yemek niyetindedir. carter önce birkaç fotoğraf çeker ve ardından akbabayı kovalar oradan. daha sonra kızı orada bırakarak yiyecek merkezine gider.
***
fotoğraf, 1993 yılında çekildi ve the new york times adlı gazeteye verildi. ardından birçok insan, çocuğun hayatta olup olmadığını öğrenmek için gazeteyi telefon yağmuruna tuttu.
o dönemde carter ağır eleştirilere maruz kaldı. akbabayı kovmuş olsa da, bunu yapmadan önce fotoğraf çekmekle uğraşarak zaman kaybettiği ve küçük kıza yardım etmediği için aşırı derecede eleştirildi. ancak carter'a söylenen, kıtlık kurbanlarından hastalık yayıldığı ve onlara kesinlikle dokunmaması gerektiğiydi. buna rağmen carter'ın kendisi de kıza yardım etmediği için pişmandı ve bunu birkaç kez dile getirmişti.
1 yıl sonra bu fotoğraf carter'a pulitzer ödülü'nü * kazandırdı. ancak carter aynı yıl intihar ederek hayatını kaybetti. intihar notunda depresyonda olduğunu belirtmiş, hem parasızlıktan ve zor durumda olduğundan bahsetmiş hem de "açlıktan ölmek üzere olan çocukların", "insanları infaz etmekten keyif alan adamların" canlı hatıraları nedeniyle son derece rahatsız olduğunu yazmıştı.

(görsel, miro.medium. com'dan alıntıdır.)
edit: bozuk görsel linki düzeltildi.

görselin kaynağı
kızın anne ve babası, birleşmiş milletler'e ait yiyecek dağıtılan merkezlerden birine giderken küçük kızı kısa süreliğine oraya bırakırlar. bu sırada kızın arkasına konan bir akbaba, büyük ihtimalle küçük kızı yemek niyetindedir. carter önce birkaç fotoğraf çeker ve ardından akbabayı kovalar oradan. daha sonra kızı orada bırakarak yiyecek merkezine gider.
***
fotoğraf, 1993 yılında çekildi ve the new york times adlı gazeteye verildi. ardından birçok insan, çocuğun hayatta olup olmadığını öğrenmek için gazeteyi telefon yağmuruna tuttu.
o dönemde carter ağır eleştirilere maruz kaldı. akbabayı kovmuş olsa da, bunu yapmadan önce fotoğraf çekmekle uğraşarak zaman kaybettiği ve küçük kıza yardım etmediği için aşırı derecede eleştirildi. ancak carter'a söylenen, kıtlık kurbanlarından hastalık yayıldığı ve onlara kesinlikle dokunmaması gerektiğiydi. buna rağmen carter'ın kendisi de kıza yardım etmediği için pişmandı ve bunu birkaç kez dile getirmişti.
1 yıl sonra bu fotoğraf carter'a pulitzer ödülü'nü * kazandırdı. ancak carter aynı yıl intihar ederek hayatını kaybetti. intihar notunda depresyonda olduğunu belirtmiş, hem parasızlıktan ve zor durumda olduğundan bahsetmiş hem de "açlıktan ölmek üzere olan çocukların", "insanları infaz etmekten keyif alan adamların" canlı hatıraları nedeniyle son derece rahatsız olduğunu yazmıştı.

(görsel, miro.medium. com'dan alıntıdır.)
edit: bozuk görsel linki düzeltildi.
devamını gör...
saatleri ayarlama enstitüsü
bazı insanlarımız tarafından ciddi ciddi var olduğu sanılacak enstitü. başlıkta "kitap" diye belirtilmesi isabetli olmuş. kürk mantolu madonna'yı şarkıcı (bkz: madonna)'nın hayatını anlatan kitap sanan insanları gördük. pekala birileri de çıkıp "nerede bu enstitü acaba" diye sorabilir.
devamını gör...
kazanmak istediğiniz alışkanlıklar
1) spor yapmak,
2) daha fazla kitap okumak,
3) abur cubur yememek.
tanım: kazanmak istediğimiz alışkanlıkları paylaştığımız başlıktır.
2) daha fazla kitap okumak,
3) abur cubur yememek.
tanım: kazanmak istediğimiz alışkanlıkları paylaştığımız başlıktır.
devamını gör...
11 yaşında çocuğun hamile kaldığı ülke
artık iğrensekmi ne yapsak bilemiyorum ne hale nasıl geldik böyle bu nasıl bir sapıklık böyle ki 11 yaşında bir çocuk hamile kalıyor güzel ülkemde
düzce'de, yanına gelen 11 yaşındaki torununun durumundan şüphelenen anneanne, küçük kızı hastaneye götürünce hamile olduğu ortaya çıktı. küçük kızın ifadesi üzerine cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen annesinin dini nikahla birlikte yaşadığı h.ç. gözaltına alındı.
buradan
düzce'de, yanına gelen 11 yaşındaki torununun durumundan şüphelenen anneanne, küçük kızı hastaneye götürünce hamile olduğu ortaya çıktı. küçük kızın ifadesi üzerine cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen annesinin dini nikahla birlikte yaşadığı h.ç. gözaltına alındı.
buradan
devamını gör...
yeşil zeytinin siyah zeytinden daha lezzetli olması
(bkz: zeytin ırkçılığı)
devamını gör...
jim carrey
tam adı james eugene carrey 1962 doğumlu komedyen ve sinema oyuncusu olan müthiş bir yetenek.
devamını gör...
oktay akdemir
namı diğer mühendis oktay. 14 aralık 1991 yılında beşiktaş-galatasaray arasında ali sami yen stadında oynanan maçtan sonra, boynunda siyah beyaz atkısı olduğu için galatasaraylı holiganlarca darp edilerek ve atkısından sürüklenerek öldürülmüştür. bu olay türkiye'deki tribün terörü açısından dönüm noktalarından birisi olmuştur. üç büyüklerin taraftar grupları bir araya gelerek, bazı noktalarda asgari müştereği bulmaya çalışmışlardır.
peki ben bu başlığı niye açtım? bugün ferhan abi ile ilgili haberi gördükten sonra mühendis oktay düştü aklıma. orada yazılan çizilen bazı yorumlar can sıkıcıydı. 4 tane kendi bilmez kalkmış bir halt yemiş. onların yedikleri haltın aynısını bu yorumları yapanlarda yiyiyordu. nasıl ki, mühendis oktay'ın katli, galatasaray camiasına ve tüm galatasaraylılara fatura edilemezse, üç beş kendini bilmezin yaptığı da beşiktaşlılara ve beşiktaş camiasına fatura edemezsiniz. orada tiner vesaire tarzı espri kasan arkadaşlara şunu söylemek isterim; kuvvetle muhtemel tevellütünüz, türkiye'deki tribün terörünü yaşayıp, görmenize imkan vermedi. espri yaptığınız, gereksiz duyar kasmaya çalıştığınız bu tarz şeyler yüzünden çok can yandı. bazı konularda 3 düşünüp bir yazmak lazım. aklı selim yazmaya çalışmak lazım. bu işlerin geyiği olmaz. yapılan yorumları görünce şunu da anlamış olduk; tineri biz çekiyoruz ama kafasını siz yaşıyorsunuz sanırım (!)
ez cümle, böyle sapkınlıkların ırkı, dili, dini, takımı vesairesi olmaz. psikopat her şekilde psikopattır. biz kimseye ,rambo okan ya da haznedar grubu muamelesi yapmıyorsak, sizde aklınızı başınıza devşirip ona göre yazıp çizmek zorundasınız. bu sözlükte yığınla beşiktaşlı yazar var. biraz özenli olun.

peki ben bu başlığı niye açtım? bugün ferhan abi ile ilgili haberi gördükten sonra mühendis oktay düştü aklıma. orada yazılan çizilen bazı yorumlar can sıkıcıydı. 4 tane kendi bilmez kalkmış bir halt yemiş. onların yedikleri haltın aynısını bu yorumları yapanlarda yiyiyordu. nasıl ki, mühendis oktay'ın katli, galatasaray camiasına ve tüm galatasaraylılara fatura edilemezse, üç beş kendini bilmezin yaptığı da beşiktaşlılara ve beşiktaş camiasına fatura edemezsiniz. orada tiner vesaire tarzı espri kasan arkadaşlara şunu söylemek isterim; kuvvetle muhtemel tevellütünüz, türkiye'deki tribün terörünü yaşayıp, görmenize imkan vermedi. espri yaptığınız, gereksiz duyar kasmaya çalıştığınız bu tarz şeyler yüzünden çok can yandı. bazı konularda 3 düşünüp bir yazmak lazım. aklı selim yazmaya çalışmak lazım. bu işlerin geyiği olmaz. yapılan yorumları görünce şunu da anlamış olduk; tineri biz çekiyoruz ama kafasını siz yaşıyorsunuz sanırım (!)
ez cümle, böyle sapkınlıkların ırkı, dili, dini, takımı vesairesi olmaz. psikopat her şekilde psikopattır. biz kimseye ,rambo okan ya da haznedar grubu muamelesi yapmıyorsak, sizde aklınızı başınıza devşirip ona göre yazıp çizmek zorundasınız. bu sözlükte yığınla beşiktaşlı yazar var. biraz özenli olun.

devamını gör...
35 yaşından sonra meslek değiştirmek
hani bir an gelir, ya acaba yanlış mesleği mi yapıyorum dersin. yıllarca okumuşsundur, ardından bir şekilde şansın da belki yaver gitmiştir ve bir meslek sahibi olmuşsundur. yıllarca aynı sektörde emek harcamış ve güzel de kazanmışsındır.
ama bir yerde çok anlamsız gelmeye başlar, geçmişini düşünür fırsat olsa ne olmak istediğini düşünürsün. neticede bu saatten sonra olmaz dersin ama bir yandan hayalini yaşayamadığın için mevcut mesleğinde kendini ileriye götürecek olan ciddi adımları atacak motivasyonu da bulamazsın kendinde.
bir yandan da gelecek kaygısı derken riske girmeye değer mi bilemezsin ve vazgeçersin.
geçmeyenlere ve mesleğini değiştirip mutlu olabilenlere kocaman bir alkış.
ama bir yerde çok anlamsız gelmeye başlar, geçmişini düşünür fırsat olsa ne olmak istediğini düşünürsün. neticede bu saatten sonra olmaz dersin ama bir yandan hayalini yaşayamadığın için mevcut mesleğinde kendini ileriye götürecek olan ciddi adımları atacak motivasyonu da bulamazsın kendinde.
bir yandan da gelecek kaygısı derken riske girmeye değer mi bilemezsin ve vazgeçersin.
geçmeyenlere ve mesleğini değiştirip mutlu olabilenlere kocaman bir alkış.
devamını gör...


