iki yıl önce ailemle yaptığımız, şimdi yapmış olduğumuz için üzüldüğüm bir şeydir.
keşke bir barınaktan veya sokaktan sahiplenseydik.
yine de hayvan ticaretine kurban gidebilecek bir canı sahiplendiğimiz için mutluyum.
ha, bir daha yapar mıyım? asla.
devamını gör...

hayata dair zihin haritamı çıkarabilmek. yazdıklarımı okuyunca kendime yukarıdan bakabiliyorum.
devamını gör...

bilsem, ilkokul yıllarında yapılan bir sınavla “özel yetenekli” öğrencilerin seçilip, üniversiteye girecek yaşa gelene kadar eğitim verildiği bir devlet kursu. iki aşamalı sınavla alınıyor. ilk kısmında dil bilgisi, genel yetenek ve matematiksel zekayı ölçen bir sınava giriyorsunuz, yeteri puanı alırsanız da yetenek odaklı sınava giriş hakkı kazanıyorsunuz. müzik ve resim dallarında eğitim alabiliyorsunuz ayrıca genel yetenek kısmı da var (genel yetenek kısmında anca tübitak projesi yapılıyor, onun için de sizin koşturmanız ve de işini seven bir öğretmen bulmanız gerek.) bunu böyle uzun uzadıya açıklama sebebim çevremdeki nerdeyse kimsenin böyle bir kurumdan haberdar olmaması. insanlar haberdar olmayınca da finansal olarak pek destek verilmiyor açıkçası, 3 yıllık kurudu kuruyacak akrilik boyalarla tuval çalışmaya çalışıyorduk. 300 lira dönemlik para toplamışlardı ve hocamız bizi takmadığı için paramızı kullandığımız hiçbir aracı kullandırtmamıştı bize, şükür bu seneki hocam iyi. özetle güzel bir girişim, ama hak ettiğimiz değer bize verilmiyor... doğru eğitim verilse bilsemlerden bir sürü nitelikli ressam, müzisyen çıkabilirdi.
devamını gör...

güzel bir mum çeşididir. bazıları öyle güzel kokuyor ki mumu ısırıp yiyesi geliyor insanın.
devamını gör...

katıldığı tv programında bizzat iç işleri bakanı süleyman soylu tarafından dile getirilen durumdur.
peki kim yaptı o zaman?
devamını gör...

yaptığı iş veya davranışın sonucunu brğenmeyip yaptığına hayıflanma, pişmanlık anlamına gelen arapça kökenli sözcüktür.
devamını gör...

değişik heyecanlar peşinde koşan bir vatandaştır. ben artık bizi kıskandıklarına ikna oldum.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bugün kendime çok güzel, çok tatlı, çok şeker bir arkadaş buldum. saatlerce sohbet ettik, güldük eğlendik. gerçekten özlemişiz böyle karşılıklı muhabbet etmeyi. çok güzel bir gün geçirdik beraber.
bugünümü sen güzelleştirdin, teşekkür ederim.
devamını gör...

istiyorsa bir saksıda durup meyve de verelim demek istediğim yazardır. kardeşim artık anlayın biz sizin hizmetçiniz değiliz, insanız. birinin evde kalıp çocuk bakmasına çok hevesliysen sen kalıp bak. eğer yapamıyorsan da git gece oturup günlüğüne ağlayarak yaz. bıktık artık sizin gibi kadını bir robot ya da insan dışı başka bir hizmetkar gibi gören varlıklardan.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

merhaba sevgili romalılar! iş bu entry ile size bir nebze de olsa yardımcı olarak görselli şeyler aktaracağım...

öncelikle anasayfadan başlayalım...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

size sözlüğü 5 parçaya bölerek anlatmayı amaçlıyorum.
turkuaz renginden başlayalım. karşımızda kafa sözlük yazısı mevcut, kendisine her bastığımızda sayfayı yenilemiş oluruz. hemen altında; akış, gündem, online, rastgele, radyo, kitap-film, sözlük içi, bilgi, müzik, yardım, takip, tematik ve portakal sekmeleri mevcut...

***bu sekmeler mobilde şu şekildedir***

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
online yazısının yanındaki üç noktaya tıklayıp kalan sekmeleri açabilirsiniz.

akış: yazılan son tanımları sol frame'e getiren butondur.
gündem: haber başlıklarının yoğun olduğu ve belli bir tanım sayısına ulaşan başlıkların bulunduğu popüler mekan.
online: anlık sözlükte aktif yazarların listelendiği sekmedir.
rastgele: tanım yazmak istiyorum ama başlık da açasım yok ne yapsam sorunsalına birebir gelen ilaç gibi sekme, kendisine tıkladığınız takdirde size birbirinden farklı 50 başlık sıralayacak, siz butona her bastığınızda başlıklar değişecektir.
radyo: 7/24 yayın yapılan, kulağınızın pasını silebileceğiniz muhabbetli veyahut müzikli sekmemiz. bazen her ikisi de oluyor elbet. kim bilir? konuk bile olabilirsiniz.
kitap-film: kitap ve film adlarını kolayca bulabileceğiniz sekmemiz.
sözlük içi: sözlük içi meseleleri yakınen takip edebileceğiniz sekmemiz.
bilgi: fularımı takarım tanımlarımı okurum tadında biriyseniz bilgi sekmesi tam size göre! ışıl ışıl olmak isterseniz tıklamanız yeterli.
müzik: ruhu biraz olsun yatıştırabilmek adına uğranılan sekmemiz. içinde tür tür parçalar bulabilirsiniz.
yardım: herhangi bir acil durum, duyurulması gereken fikir alınması gereken bir konuda başvurulan etiket. hızlıca verim almak için yardım kategorisi ile ilgili modlardan yardım alabilirsiniz. üstelik sizden yardım talebinde bulunan yazarlar olacaktır. onları da bu sekmeden rahatlıkla bulabilir, belki dertlerine derman olabilirsiniz.
takip: takip ettiğiniz yazarları veyahut başlıkları gösteren sekmedir. sözlük içerisinde yazar takibinin yanı sıra başlık takibi de mümkündür. bunu hemen başlığın sağ üst köşesindeki takip et butonu ile yapabilirsiniz.
tematik: sol cenah ile ilgilenmiyor ve ışıl ışıl olmak istiyorum boğulacaksam da teknik bilgilerde boğulayım diyen yazarlarımızın isteklerine kulak verilerek hazırlanan pırıltılı sekmemiz.
portakal: portakallı içerik cenneti. son 48 saatin en beğenilen tanımlarının sıralandığı sekmedir.

üstteki uzun çubuktan dilediğimiz başlığı arayabilir veyahut başlık açıp @ ile yazar arayabiliriz. arama çubuğumuzun yanındaki büyüteçin bir yanında yer alan aşağı ok işareti detaylı arama butonumuzdur.
mobilde de şu şekilde...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

böylece turkuaz rengi çerçeveyi bitirmiş bulunuyoruz.

***
fıssstık yeşili alanımıza gelelim, burası sözlüğümüzün sol frame'idir ve pek bir ekşını yoktur. siz hangi sekmeye tıklarsanız oranın başlıklarına geçiş sağlar, istatistiklere geçerseniz de o bölümün kendi sekmelerine bölünür.
bu alanın en altına indiğinizde devamı... butonu gelir. tıklarsanız 2. sayfaya geçersiniz.

böylece fıssstık yeşili kutucuğumuzu da bitirmiş bulunmaktayız.

***
hemen altındaki pespembe alanımıza gelelim. bu kısım mobilde şöyle görünür...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

karşımıza istatistikler, puan tablosu, iletişim maili ve instagram ikonu çıkıyor.
iletişim mailine tıklarsanız sizi mail uygulamanıza yönlendirir.
haftalık puan tablosu: bu tablomuz her hafta güncellenir. kraliyet arması için arada bakınız.
instagram ikonu: sizi sözlüğün instagram hesabına ışınlar.
istatistikler: yazar sayıları, tanım sayıları, başlık sayıları, yazarların lokasyonları, ikametleri, yaşları ve daha sayamadığım bir çok özelliği barındıran sekmedir.
bkz:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

böylece pespembe kutucuğumuzu da bitirmiş bulunmaktayız.

***
mavi mavi masmavi, bildirimli, mesajlı, kokpitli alanımıza gelelim şimdi de...

bildirim butonu aldığımız oylardan silinen veyahut yayınlanan tanımlarımıza varası bize her şeyi rapor geçen butonumuzdur.
mesaj ise gelenin gidenin uçanın kaçanın yazdığı veyahut bizim cevapladığımız mesajlardan oluşan kısımdır.
bir de kokpit var ki bu kısım bir miktar kompleks. görünümü şöyledir...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

profilim: sözlük içi size dair her şeyin var olduğu sekmedir. şöyle bir şeydir...*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
hakkında & istatistikler sekmesine göz atalım...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
*
bir de bana özel sekmesi altındaki yayında olmayanlar kısmına göz atalım...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

taslaklarım: o anlık yazmak istemediğimiz ve sonraya bıraktığımız tanımlarımızı içeren sekmedir.
sabaha bıraktıklarım: akşamdan yazıp sabah 5 civarı yayınlansın sıcak sıcak görünsün istediğimiz tanımlar için kullanılan sekmedir. tanım butonları arasındaki seçeneklerden bulabilirsiniz.
sildiklerim: öz eleştiri yapıp veyahut artık görünmesin istediğimiz tanımlar için var olan sekmedir.
uçurulanlar: format kurallarına uymayan tanımlarımızın moderasyon tarafından gönderildiği sekmedir. buradan tanımı düzenleyip onaya tekrar sunabilirsiniz.
onay bekleyenler: silinip tekrar düzenlediğimiz tanımların onay sırasında beklerken göründüğü sekmedir. burada tanımımızın onaylanıp onaylanmadığına bakabiliriz.

profil ayarları: lokasyon cinsiyet yaş ve sosyal medya hesaplarımızı ekleyebileceğimiz sekmedir.
*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

hesap ayarları: sözlük esabınızla bağlantılı birtakım ayarlar silsilesidir...
*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kafa store sekmesine de göz atalım.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

*
takip listem: 1500 karma puanı basıp kafa store'dan takipçi görme özelliğini satın aldığınız takdirde kısa yoldan ulaşabileceğiniz hayran kitlenizin listesidir.
silinenler: formata aykırı görülen ve dahi silinen tanımlarınıza bir şans daha verilen listeye verilen isimdir.
onay bekleyenler: tanım silindiii, düzenlediniz, yayına alınıp alınmadığını takip edeceğiniz sekmedir.
sildiklerim: bunu ben mi yazmışım hiç sanmıyorum deyip de hoşunuza gitmeyen, veya sonra düzenlerim şimdi kimse görmesin dediğiniz tanımların toplandığı alan.

son olarak ukde bırakma olayını anlatıyorum. başlık açma kutucuğuna ilgili başlığı yazıp enterladığınız takdirde karşınıza şöyle bir şey çıkar...

canımız kanımız turunculu bölümümüzde bizi sözlüğümüzün sloganı veee sıkça sorulan sorular karşılıyor.
slogana alıştık ama nedir bu sıkça sorulan sorular?
formattan, radyoya, küfür sınırlarımızdan, benjaminin rus olması ihtimaline kadar her sorunun aydınlığa kavuştuğu alandır. giriniz okuyunuz aydınlanınız.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ukde bırak derseniz kokpit sekmesindeki ukte sekmesine gidecektir.

keyifli sözlükler dilerim.

edit görünümlü büdüt: ayrıca bkz. kafa sözlük arama çubuğu fasiliteleri
ayrıca bkz. entry butonları hakkında
devamını gör...

1920-1984
yarı kızılderili yarı portekizli kanı taşıyan, dünya çapında ünlü brezilyalı yazar. kayığım rosinha (1961) onu üne kavuşturdu. ama onun bütün dünyada tanınmasını kendi hayat hikayesini bir üçlemeyle anlattığı kitap serisinin birincisi olan şeker portakalı sağladı. şeker portakalı'nda yazar, çok sade ve dokunaklı bir dille, kendini, ailesini ve kardeşlerini anlatır bize. ama öyle bir anlatır ki, kitabı okuyan herkes romanın başkahramanı olan zeze'de (yani jose: kendisi) kendisinden bir parça bulur. zeze'nin yaşadıklarını ta yüreğinde hisseder.

'aydın emeç’in çevirisiyle yüz binlerce adet basılan şeker portakalı’nı, ilk defa 1975 yılında aydın emeç kurucusu olduğu e yayınları yayınladı. daha sonra 1983 yılında can yayınları kitabın yazarı olan josé mauro de vasconcelos’un haklarını devralıp şeker portakalı’nı aydın emeç çevirisiyle basmaya devam etti. asıl adı “o meu pé de laranja lima” yani “benim portakal ağacım” olan, diğer dillerde de “benim tatlı portakal ağacım” ya da “benim güzel portakal ağacım” gibi isimleri olan ancak aydın emeç tarafından “şeker portakalı” olarak adlandırılan kitabı, can yayınları 35 yıl boyunca yayınlamayı sürdürdü.

can yayınları, 130 baskı yaptıktan sonra ana dilden çeviri kaygısı gerekçesiyle çevirmeni değiştirmeye karar verdi. aydın emeç’in çevirisinin kullanılmadığı eserde, aydın emeç’in yarattığı özgün adın da kullanılmamasını (fikir ve sanat eserleri kanuna aykırı) talep eden oğlu ali selim emeç, can yayınları’nın kitabı aydın emeç’in yaratıcısı olduğu şeker portakalı adını kullanarak basması ve buna devam etmesi sonucu dava açtı." (24 mayıs 2019 tarihli gazete duvar'dan alıntılanmıştır.)

"şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi."

"uzun uzun burnumu çektim.
-önemi yok, onu öldüreceğim!"
=ne diyorsun sen küçük; babanı mı öldüreceksin?"
-evet yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, buck jones'un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek... ve bi gün büsbütün ölecek."

''sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!''

"- nen var zeze?
= hiç. şarkı söylüyordum.
- şarkı mı söylüyordun?
= evet.
- öyleyse ben sağır olmalıyım.
insanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? bir şey demedim. bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim."

"-neden benim gibi yapmayı öğrenmiyorsun?"
=sen ne yapıyorsun ki?"
-kimseden hiçbir şey beklemiyorum. böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum..."


''destedeki bütün kartları öğrenmiştim. ama valeleri pek sevmiyordum. nedendir bilmem, kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!''

''hayata uzaktan bakarak ilgisizliğimde yitip gitmiş gibiydim.''

''-xururuca!
=ne var?
-ağlamak kötü bir şey mi?
=ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. neden sordun?
-bilmiyorum, bir türlü alışamadım. sanki yüreğim boş bir kafes...''

"uyuyalım. insan uyudu mu her şeyi unutur."
devamını gör...

"eşgal üzerine bir şiir" adlı eserinde

"dilsizim ve adsızım şimdi
aşk diyorlar değil mi buna?"

demiş ve bu soruyu bilmem kaç senedir kendime sormama vesile olmuş şair.
devamını gör...

(bkz: gta vice city)
devamını gör...

sesli gülmek. sen gülünce hiç sorun olmuyor nasılsa keyfin yerinde. başkası gülünce modunda düşükse hiç anlam veremiyorsun sanki hiç gülmemiş gibi.
devamını gör...

benim makarnikimin nickaltı nasıl bu kadar boş olabiliyor? aklım almıyor şu anda.
bu kadın, her şeyiyle harika. ciddiyim. yazdığı tanımlar kalite kokuyor. kendisi o kadar nitelikli bir insan ki...
örnek alabileceğim yazar arkadaşlarımdan birisi kendisi. kendisini çok severim. hep mutlu, huzurlu olsun. kocaman öpüyorum onu.
devamını gör...

1950 ile 1970 yılları arasında yaptığı zihin kontrolü çalışmalarıyla tarihe geçen ispanyol doktor. "bize çip takacaklar" mevzusunun da esas çıkış noktalarından biridir çalışmaları.

ispanya iç savaşı'nın hemen öncesinde doktorluk unvanını kazanmıştı delgado. başlarda göz doktoru olmak istiyordu babası gibi ama bazı makaleler okuduktan sonra beyin daha çok ilgisini çekmeye başladı.

bugün çok net biliyoruz ki, beynimiz elektrik sinyalleri yayıyor ve bu sinyallerin manipülasyonu mümkün. delgado da bunu başaran en ünlü isim.

***

delgado, stimoceiver adlı bir alet icat eder. bu aletle beynin yaydığı sinyalleri kontrol etmek mümkündür. insanlar ve hayvanlar üzerinde çeşitli deneyler yapan delgado, 20 yıl içerisinde bu konu hakkında 134 makale yayımladı. deney sonuçları oldukça ilginçti: sakin hayvanları vahşileştirme, vahşi hayvanları sakinleştirme, 2 kişinin birbirine aşık olmasını sağlama vesaire...

***

delgado bunları ilk başta, kablolu birtakım aracıların beyne yerleştirilmesi aracılığıyla yapıyordu. ancak zamanla yöntemi geliştirmiş ve çip + uzaktan kumanda ile işi halletmeye başlamıştı. yaklaşık 50-60 yıl önce bu aşamaya gelmiş olan bir işin günümüzde hangi aşamaya geldiği bilinmez ama özellikle "bize aşıyla çip takacaklar" iddiasının çıkış noktası budur, başta dediğim gibi. yani çip konusu insanları takip etmek amacıyla değil, zihin kontrolü sağlama amacıyla birlikte anılmaktadır literatürde.

delgado'nun en meşhur deneyinden bir parça izleyelim. matadora saldırmak üzere olan bir boğanın, düğmeye basıldığı an durduğunu videodan izleyebilirsiniz:

devamını gör...

aynı zamanda hitchcock'un filmi yaparken esinlendiği, daphne du maurier'in 1952 yılında yayımladığı bir öykü.

spoiler vermeden kısaca öyküden bahsedelim, artılarını ve eksilerini konusalım. şimdi öncelikle, öykü kuşların örgütlenerek, birbiriyle asla yan yana bulunmayacak bazı türlerle bir olup insanlığın üstüne saldırdığı, gökyüzündeki güneşi kapatacak kadar korkutucu bir hal alması ile başlıyor. bunu yaparken, asla yan yana gelemeyecek kuş türlerinden bir başlıyor ve bir anda kendinizi birçok kuş türünün günlük yaşantısı hakkında bilgi sahibi olmuş buluyorsunuz, daha da güzeli o zamanın radyo kültürünü de çok hoş bir biçimde önümüze sunuyor, zira sabah yediyi bekleyip radyodan haberleri dinlemeler mi dersiniz, her insanın "ne olup ne bitmiş yahu?!" diye her kısmıyla radyoların başında durmalar mı dersiniz, insanı gerçekten yazıldığı yıla getiriyor, yetiyor mu? yetmiyor, zira insanlar evlere kapanmış, sokağa çıkamayacak haldeyken bir anda yaklaşık 10 yıl öncesini düşünmemizi de sağlıyor.

10 yıl önce ne olmuştu, sahi? evet, 2.dünya savaşı... ve o zamanın hava saldırılarından korunma şekilleri, o günlerde radyoların nasıl yayın yaptığı, ne zorluklarla yaşandığına kadar insanı kendi içerisine çekiyor bu öykü.

öykünün güzel kısımları kadar zevk veren yerleri olduğu kadar eksik olan kısımları da bi hayli rahatsız edici, misal kitap oldukça yavaş başlayıp bir anda hızlanıp öyle keskin bir biçimde bitiyor ki, "acaba okuduğum kitap eksik mi benim?!" diye iç geçiriyorsunuz, zira kitap 66 sayfalık bir şey. daha kötü olan kısım ise hikayenin orta yerinde kesilmesi, yani öykü öyle bir anda bitiyor ki, "lan nolcak acaba, aaaaaaaaağ!" diye bağırabilirken bulabiliyorsunuz kendinizi, bu da ne yazık ki benden bir tık eksi not almasına sebep oldu.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir güzelin aşığıyım erenler...
güzellik özdedir, gözdedir. nasıl bakmak istiyorsan öyledir. hakikat görmek istediğin midir? görünen mi? işte her şey bir karede gizlidir.
devamını gör...

eğer moraliniz bozuksa ve bunu karşınızdakine yansıtmak istemiyorsanız yani ince bir cevap vermek istiyorsanız " teşekkür ederim, sen nasılsın " uygundur.
bazen insan mutsuzluğunu, huzursuzluğunu, veya rahatsızlığını karşısındakine yansıtmak istemez.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim