1997-2003 yıllarında mahinur ergun, fatmanur sevinç yönetmenliğinde, atilla atalay'ın kitabındaki sıdıka karakterinden esinlenilip çekilmiş ve show tv'de yayımlanmış komedi, aile dizisidir.

başrollerinde,
hasibe eren
füsun demirel
ali erkazan
hakan tanfer

sinoplu saka ailesinin özellikle sıdıka saka'nın (hasibe eren) maceralarını anlatan bir dizidir.

sıdıka okutulmamış ama buna rağmen kendini geliştirmeye çalışan bir ev kızıdır. esprileri, diyalogları, hayalleri bana mısın diyen bir çok insanın kat va kat üstündedir. farklıdır, farklı oluşu ailesi tarafından yadırganır. o sürekli kitap okuyan, hayata farklı bir bakış açısı olan, cam kenarını kendine rezerve etmiş bir kişidir. saka ailesinin bir bireyi.

samim saka (hakan tanfer) aklı az, öz güveni fazla, sokak serserisinden hallice olan abisi, sıdıkayla sık sık laf söz dalaşına girer tabi sıdıka'ya yetişmek ne mümkün.

zekeriya saka (ali erkazan) , baskıcı, geri kafalı, dediğim dedik, alkolik, şiddet eğilimlisi babasıdır sıdıka'nın.

safiye saka (füsun demirel), sıdıka'yı evlendirerek onun tüm bu garip hallerinden sıyrılacağını düşünen annesidir. elinde terlik sıdıka'nın sözlerini savuşturmaya çalışır. tüm gün annesiyle sıdıka enteresan ve komik diyaloglara girerler.

sıdıka'nın tüm günü evde geçer. tek eğlencesi penceresidir. dış dünyaya açtığı, nefes aldığı tek kapısıdır.

3 sezon sürmüş olan dizi dönemin beğenilen dizilerindendir. bir kenar mahallenin bozuk aile ilişkilerine değinmiş bunu yaparken hem düşündürmüş hem güldürmüştür. kendi çapında mesajlar vermiş bazı konulara parmak basılmıştır.

iyi seyirler...
devamını gör...

hangisine daha fazla vereceklerine göre belirleyeceğim tutum.

kaça kaça sen onu de hele bir bana?
hatta toplamda güzel bir fiyat verilirse kargo benden hemen ikisini de postalarım.

para önemli. oğlağım ben la!

kimseyi kimse için satmam abi ben keyfime bakarım. ya o ya ben durumuysa bu denilen diyenler bir zahmet az ötede kumda oynasın bak işte orada. biz yetişkinlerde çayımızı yudumlarız o arada.
çav cınım.
devamını gör...

istedikleri verilmeli :konyanın etrafını duvar ve telle kapat içerde şeriat var özerksiniz de 2 hafta dayanırlarsa namussuzum. 2hafta sonra atatürk e dua ederler.
devamını gör...

başlık yanlış açılmış. 17 yaşında 16 kez bıçaklanıp öldürülen hamile çocuk olacak o başlık. türkiye'de çocuk gelin gerçeği var. eğitimsiz aileler, umursamaz devlet. bu devlet sadece bizden vergi almak, hayatımızı zorlaştırmak için başımızda. bizi koruduğu yok. çocukları bile koruyamayan devletin lüzmu da yok.
devamını gör...

t: huysuzluk yapan birini ifade etmeye yarayan fiillerden biri. sürekli bir şeylerden şikayet eden insanlar için kullanılır:

+abi, bıktım bu hayattan vallahi.
+o'lum her gün zırlıyo'sun yeter lan.

sürekli zırlayana ise zırlak denir. kardeşi ağlaktır.
devamını gör...

doğum günün kutlu olsun diyeceğim yazar. ilham perileri gelip şiir yaz kendisine diye dürttü beni ama sayın domestic o kadar güzel şeyler yazmış ki üstüne söz söylemek uygun olmaz.
devamını gör...

şebnem bozoklu ile söylediği yanarım şarkısını ve mustafa kırantepe ile söylediği nemrudun kızı türküsünün yorumunu çok sevdiğim sanatçı
devamını gör...

“çoğu kez, çoğunlukla, sık olarak vb.” anlamlarına sahip olan kelimedir.
devamını gör...

ooo hem boş hem de beleşmişim. bedava ekstra sıfat! alırım bir dal!
devamını gör...

sutyen satıyor diye cevap vermem sonucu bir daha asla bu soruyu bana sormayı cesaret edemeyen ilkokul öğretmenim geldi aklıma.
sınıfta ölüm sessizliği oluştu. bir sonraki öğrenciye de soramadı bunu. çünkü "örtmenim sutyen nedir" ? diye bir başka öğrencinin soru sormasindan korktu.

size ne kardeşim ne iş yapıyorsa yapıyor.

t: tipik öğretmen sorusudur. neden sorduklarını da asla anlamış değilim.
devamını gör...

hayatım boyunca unutamayacağım, mutluluktan gözlerim dolarak hatırlayacağım sürprizi yapmış korodur. birbirinden güzel insanlardan oluşur, hepsinin yeri ayrıdır. o kadar çok sevilirler ki insan onları görmeden nasıl bu kadar çok sevdiğine şaşırır!
devamını gör...

- hayata başkalarına güzel görünmek için gelmediniz. kendinizi nasıl seviyorsanız öyle görünmeye devam edin.
- toplumun size dayattığı ahlak, edep, namus kavramlarına sıkışıp kalmayın. ahlaksa herkese ahlak, edepse herkese edep, namussa herkese namus. elalem ne der hapishanesine hapsolmak yerine içinizden geleni yapın, yapmanın değil yapmamanın pişmanlığı daha ağırdır.
- hakkınızı aramaktan korkmayın !
- kadınların tek isteği hayatta kalabilmek olan bu günlerde kendinizi savunmaktan korkmayın. öz savunma haktır !
- " kadın, kadının kurdudur" kalıbını kırın ve kadın desteği ve dayanışmasından vazgeçmeyin.
- ve en önemlisi kendinizi ve sizi siz yapan her şeyi sevin.
devamını gör...

zenginlerin depresyon yerine bu tanımı kullanmaları sonucu ortaya çıkan zengin hastalığı
devamını gör...

sınıfsal sözlüğün hiyerarşik başlığı. neyiz biz parya falan mı? *
devamını gör...

kemal doğulu gibi alakasız bir insanı bile delirtti bu afganlar, suriyeliler... bu saatten sonra her kim din kardeşlerimiz diyorsa büyük bir kitleyi karşısına alıyor demektir. göz göre göre kendi vatandaşıyla ters düşüyor adamlar. ipini koparan, boş beleş, abaza tipleri doldurdular güzelim memlekete. plajlar kara çarşaflı kaynıyor, yakında aynı tencereye 10 elin girdiği restoranlarda görmeye başlarız. nedir bu orta doğu bataklığından çektiğimiz ya...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

benim.
*90'larda çocuktum.
*90'larda müziği keşfettim
*90'larda arkadaşlığı öğrendim.
*90'larda ilk aşkımı yaşadım
*90'larda en sağlam dostlarımı tanıdım

şimdi gel de aşık olma o güzel yıllara...
devamını gör...

yönetimin zenginlerin elinde olduğu bir yönetim biçimidir. oligarşik bir yönetim biçimi olan plütokrasi, yönetimin maddi açıdan üstün kişilerce paylaşılmasını savunur.
devamını gör...

galaksinin en soğuk yerinde mola vermektir. uzay gemisinden çıkıyorsun ve "brrrrr!" diyerek torpidodan jumpsuitini giyiyorsun mecburen.

sanıyorum samanyolu galaksisi'nde pişmaniye, köfter sucuk ve saray helvası bulacağınız tek yer bolu dağı dinlenme tesisleri. düşünsene andromeda'dan buraya geliyorsun ve bolu dağı dinlenme tesislerinde durup köfter yiyorsun, büyük şans.
devamını gör...

kişilerin bulundukları konuma veya hislerine zahmetsizce ulaşmış gibi görünmesine denir.
ördekler suyun üzerinde kayıyormuşçasına görünmesine rağmen suyun altında ayakları palet gibi çalışır, sendromun ismi de buradan gelir. en bariz örneği ise kişiler gerçek hayatlarında bir sürü sorunlar yaşamasına rağmen sosyal medyada sorunsuz ve mutlu hayatlar yaşıyormuş izlenimi uyandırmaya çalışırlar. bu paylaşımları gören kişiler ise kendi hayatlarıyla karşılaştırmalar yaparak yetersizlik hissine kapılabilir.
devamını gör...

yine çoğu zaman olduğu gibi genellemişiz, vurmuşuz, kırmışız, savunmuşuz.

ben 3-4 senedir bir köyde yaşıyorum. buradaki insanların şehirde yaşayan insanlardan hiç bir farkı yok. burada da cahil, bencil, dar görüşlü, kötü niyetli ya da bilge, açık görüşlü, sağ duyulu insanlar var, aynı şehirde olduğu gibi. üst komşumuz; köpeklerini bağlıyor, çöpünü ormana atıyor. alt komşumuz köpeğine araba çarpıp öldüğü için göz yaşlarını tutamıyor. 2 farklı öğretmen var. birisi yan komşusuna eziyet ede ede köyden kaçmasına neden oldu, diğeri elinden geldiğince herkese yardım eder, doğayı çok sever. bir amca var, alzheimer belirtileri güçlendiği için doktoru bir köpek bakmasını tavsiye etmiş. karısı köpeklere uzaktan bakan bir kadınken, şimdi beraber uyuyorlarmış. 80 yaşında adam, köpeğin arkasından oyun oynayarak koşturuyor. yine bir başka karşı komşumuzun dedeleri molla, baya muhafazakar ama kızları evden ayrılmış ve yoga eğitmeni ve nü model olmuş.

demem o ki, genelleme yapmayın arkadaşlar, hayat o kadar genel değil ki, anlatmaya cümleler yetmez. sözlüğümüzde bile çeşit çeşit insan var. dışarıdan birisi kalkıp, 3-5 entry okuyup, sonra da "kafa sözlük'de çok politikmiş" dese, muhtemelen "ne alaka" gibi bir tepki veririz. tepkilerimizi "kendimize" dokunduğu zaman vermeyelim. empatinin değeri de buradan gelir. çoğunluk empati kurabilse zaten bu tarz genellemelere, kötülemelere ya da güzellemelere gerek duymaz.

daha önce köyde yaşamamış olanların bilemeyeceği şeylerden birisi de köy düğünü olabilir. köy düğünlerinde genelde 4 çeşit yemek yapılır ve yine genelde bunlar kuru fasulye ya da nohut, pilav, tatlı ve çorba şeklide olur. gelen herkese, garson gibi çalışan bir düğün sahibi tanıdığı yemek getirir ve herkes istediği kadar yiyebilir. onun dışında normal bir düğüne aşağı yukarı benzer.

bir keresinde 2 arkadaş çadır kurmak için bir ormana doğru yönelmiştik ve yolumuz bir köyün içinden geçiyordu. gün içinde de yürümekten yorulmuş ve acıkmıştık. köyden geçerken, düğün olduğunu fark ettik ve yırttık olum yırttık nidalarıyla düğüne doğru koşar adım yöneldik. düğün sahipleri muhafazakar bir aileydi, herkes kapalı ve uzun kıyafetler içerisindeydi. damat, düğün yapılan yerin girişinde, gelenlerin elini sıkarken biz de sıraya girdik o en kampçı tarzımızla. damada onu tanımadığımızı! hatta o köyden de olmadığımızı ama karnımızın çok aç olduğunu söyledik ve tebrik ettik tabi. bunların sırası ters de olmuş olabilir. damatta sağ olsun hemen bize yer ayarlayıp, birer tabak yemek vermişti.

işin özü; aileler, köyler, şehirler, ülkeler insanlardan oluşur ve insanlar birbirlerinden farklıdır.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim