güçlü insanların ortak özellikleri
alfa ve ağır başlı olmaları.
devamını gör...
sarhoş kibarlığı
içki içenlerin genelde ben kendimdeyim izlenimi vermek için yaptığı "içki bana işlemez, sapıtmam etmem" subliminal mesajlı kibarlıktır. önünü ilikleyip konuşan mı dersin, her söze özür dileyerek başlayan mı dersin. genelde 60 yaş grubu gelir durumu düşük içicilerde görülür.
devamını gör...
düşün ki ahtapotun bunu okuyor
her yere gelmek istiyorsun. ben şimdi seni nasıl pazara götüreyim, abi şuradan iki kadıköy uzatır mısın derken hangi kolunu kullanacağını şaşırırsın ponçik.
devamını gör...
göğe bakma durağı
turgut uyarın kalpleri titreten şiiri.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat.
devamını gör...
eyluling kahkahası
böyle bi şey var... tatlı ama hafif azaltılabilir dozu.
devamını gör...
sinan cemgil
68 kuşağının en yakışıklı devrimcisidir nurhak dağlarında haince öldürülmüştür. kendisi mdd yi savunmuştur ama tartışmalardan uzak durmayı tercih etmiştir komer’in arabasını yakanlardandır. eylemde birlikte yer aldığı arkadaşı mustafa taylan özgür’ün istanbul’da öldürülmesi üzerine ankara’da atatürk anıtı önünde toplanan kalabalığa, aranıyor olmasına karşın şöyle hitap edecektir:
"bir devrimci kardeşimiz polis kurşunu ile kahpece öldürülmüştür. devrimci şehitlerin matemini tutacak zamanımız yoktur. devrimcilerin postunu ucuza satmayacağız."
kürecik radar üssü’ne yapacakları baskın öncesinde sinan cemgil ve arkadaşları, inekli köyü muhtarının ihbarı üzerine kuşatılır. 31 mayıs 1971’de nurhak dağlarında kadir manga ve alpaslan özdoğan ile birlikte askerlerle çıkan çatışmada öldürülür. naaşını almaya anne ve babası gelir. annesi oradaki köylülere şunları söyler:
"bu oğlum sinan. bunlar da onun arkadaşları kardeşleri. onlar da oğullarım. bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. başka bir istekleri yoktu. her biri birer dehaydı. her biri üstün zekalı güzel çocuklardı. dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. birer milyoner olurlardı. ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. sizin sorunlarınızı omuzladılar.
"bir devrimci kardeşimiz polis kurşunu ile kahpece öldürülmüştür. devrimci şehitlerin matemini tutacak zamanımız yoktur. devrimcilerin postunu ucuza satmayacağız."
kürecik radar üssü’ne yapacakları baskın öncesinde sinan cemgil ve arkadaşları, inekli köyü muhtarının ihbarı üzerine kuşatılır. 31 mayıs 1971’de nurhak dağlarında kadir manga ve alpaslan özdoğan ile birlikte askerlerle çıkan çatışmada öldürülür. naaşını almaya anne ve babası gelir. annesi oradaki köylülere şunları söyler:
"bu oğlum sinan. bunlar da onun arkadaşları kardeşleri. onlar da oğullarım. bu çocuklar, bu oğullar; bu ülkeyi, halkı, sizleri sevdiler. başka bir istekleri yoktu. her biri birer dehaydı. her biri üstün zekalı güzel çocuklardı. dileselerdi, düzenin adamları olsalardı, şimdi burada cansız yatmazlardı. birer milyoner olurlardı. ama onlar, halkı, sizleri sevdiler. sizin sorunlarınızı omuzladılar.
devamını gör...
24 nisan 2021 antalyaspor galatasaray maçı
son zamanlarda izlediğim en heyecanlı maçtı. hem benim hem de muslera'nın izlediği en heyecanlı maçtı.
adamı net yarım saat hiç görmedim, ne yaptı bir netflix mi patlattı, çekirdek mi çitledi bilemiyorum.
kaçan fırsatlarda delirdim. o direkleri, oraya dikenlere övgü dolu sözler dile getirdim. inanılmaz şanssızlıklar yaşadık.
halil derviş oğlu ilah mıdır? evet. bu çocuk bir kaç yıla canavar olacaktır.
kerem'in genç yaşına rağmen 70. dakikada tükenmiş olması ve terim'in onu 90. dakikaya kadar sahada tutması skandalı!
kolaysa sen çık 70 dakika koş diyeceksiniz fakat halil'in dalağının şiştiğini içimde hissettim, şener'in canı çıktı fakat asla pes etmediler ve ayrıca ben futbolcu değilim.*
arda'nın poposu cumhuriyet ilan etmiş, göndersinler artık o göbeleği....
oğulcan'ın çıkmadan saçlarına fön çektirmesi ayrıca takdire şayan.
gelelim hz. mustafa muhammedimize, iyi varsın. nice deistleri yeniden peygamber varlığına ve mucizelerine ikna ediyor.
yalnız 61. dakikada hz. mustafa muhammed bey hazırlanırken çıplaktı ve kameralar tam 30 saniye ona odaklanmıştı.
şu ramazan günlerinde günaha girmemek için bakamadın, peygamber günahına giremem, töbeeee....
covid dolayısı ile kasları erimiş, medine dilencileri gibi kalmış veya instagramda çıplak fotoğrafları shoplu.
antalya'nın kalecisi boffin'de ilah gibiydi. adam 80 dakika tek kale maça maruz kaldı ve ölümüne mücadele etti.
mete kalkavan net bir şekilde antalya'ya haksızlık yaptı, bence etik değildi. özellikle 87. dakika ve sonrasında barizdi.
maç sonu kırmızısı da bunu kanıtladı.
şahsen, antalya oyuncularına üzüldüm.
adamı net yarım saat hiç görmedim, ne yaptı bir netflix mi patlattı, çekirdek mi çitledi bilemiyorum.
kaçan fırsatlarda delirdim. o direkleri, oraya dikenlere övgü dolu sözler dile getirdim. inanılmaz şanssızlıklar yaşadık.
halil derviş oğlu ilah mıdır? evet. bu çocuk bir kaç yıla canavar olacaktır.
kerem'in genç yaşına rağmen 70. dakikada tükenmiş olması ve terim'in onu 90. dakikaya kadar sahada tutması skandalı!
kolaysa sen çık 70 dakika koş diyeceksiniz fakat halil'in dalağının şiştiğini içimde hissettim, şener'in canı çıktı fakat asla pes etmediler ve ayrıca ben futbolcu değilim.*
arda'nın poposu cumhuriyet ilan etmiş, göndersinler artık o göbeleği....
oğulcan'ın çıkmadan saçlarına fön çektirmesi ayrıca takdire şayan.
gelelim hz. mustafa muhammedimize, iyi varsın. nice deistleri yeniden peygamber varlığına ve mucizelerine ikna ediyor.
yalnız 61. dakikada hz. mustafa muhammed bey hazırlanırken çıplaktı ve kameralar tam 30 saniye ona odaklanmıştı.
şu ramazan günlerinde günaha girmemek için bakamadın, peygamber günahına giremem, töbeeee....
covid dolayısı ile kasları erimiş, medine dilencileri gibi kalmış veya instagramda çıplak fotoğrafları shoplu.
antalya'nın kalecisi boffin'de ilah gibiydi. adam 80 dakika tek kale maça maruz kaldı ve ölümüne mücadele etti.
mete kalkavan net bir şekilde antalya'ya haksızlık yaptı, bence etik değildi. özellikle 87. dakika ve sonrasında barizdi.
maç sonu kırmızısı da bunu kanıtladı.
şahsen, antalya oyuncularına üzüldüm.
devamını gör...
modernist primat
tanımlarını çok beğendiğim aynı zamanda da beğenilerini eksik etmeyen yazar arkadaşımızdır.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur. hayırlı olsun.
nickaltını açmak da bana nasip olmuştur. hayırlı olsun.
devamını gör...
günde 10 bardak filtre kahve içmek
kalbinizde bir kuş yaşıyormuş hissine kapılmanıza sebep olabilecek durumdur.
(bkz: fibrilasyon)
(bkz: fibrilasyon)
devamını gör...
girift radyo yayını
sözlük radyosunun taze programlarından. hoş gelmişler, gayet güzel başlamışlardır. nice güzel yayınları olsun.*
edit: anemos'tan moiazeis me fotia çalarak kalbimi kazanmışlardır ayrıca.*
ikinci edit: bilakis mutlu olurum, şarkılar hepimizin efendim, gönderin gelsin *
edit: anemos'tan moiazeis me fotia çalarak kalbimi kazanmışlardır ayrıca.*
ikinci edit: bilakis mutlu olurum, şarkılar hepimizin efendim, gönderin gelsin *
devamını gör...
tam kapanma bitince yapılacaklar
bu yasak bir bitsin ilk fırsatta koşa koşa gidip sarılacağım özlediğime*. valla zaten virüsten dolayı kimse ile yan yana olamıyoruz. güya tam kapanma ama herkes dışarıda ben hep evdeydim. bir güncük bir kerecik dışarıya çıkacağım. zaten ben evde olmayı seviyorum. ayda yılda bir çıkıyorum. bu sefer de ben biraz sevineyim yahu hep ev hep ev sıkıldım ama. özledim de. bir gün de biz garibanın yüzü gülsün be*.
"gözlerinden öperim canım. en çok da burnundan. gülme, ciddi söylüyorum.
yarı parçan"
bu sefer de ahmed arif söylemiş içimden geçenleri. leyla erbil'e yazmış olduğu mektuplarda...
"gözlerinden öperim canım. en çok da burnundan. gülme, ciddi söylüyorum.
yarı parçan"
bu sefer de ahmed arif söylemiş içimden geçenleri. leyla erbil'e yazmış olduğu mektuplarda...
devamını gör...
sodyum bikarbonat
havalı bir ismi olmasıyla beraber günlük hayatta da karşımıza çıkan bir maddedir annelerimizyaptığı keklerde kabartma tozu olarak kullanırlar.
devamını gör...
tension a smyrne
attilâ ilhan'ın kendi sesinden dinleyince daha bir güzel olan şiiri. şiir, attilâ ilhan'ın ben sana mecburum isimli şiir derlemesinin bir bölümüne de adını vermiştir. buradaki smyrne kullanımı aslında yunanistan'a kadar dayanıyor. smýrni* ve/veya smirni bizim bildiğimiz izmir. kelimenin latincesi ise smyrna ve fransızcaya yansıması smyrne olmuş bu kelimenin. attilâ ilhan neden izmir yerine smyrne kullandığını ise alaylı bir biçimde evrensel olmak için diye yanıtlamış zamanında. şiir hakkında bir yüksek lisans tezinde denk geldiğim güzel bir incelemeyi de not düşeyim:
tension a smyrne adlı şiir, bachelardcı yol arketipi üzerinden kurgulanmıştır. şair, mitik bir mekân olarak tahayyül ettiği paris’e ulaşma isteğini, çeşitli imajlar vasıtasıyla aktarır. mısralarda kodlanan yol düşlemi, campbellcı kahramanlık mitosu bağlamında da okunabilir. campbell’ın kahramanın sonsuz yolculuğu paralelinde kurguladığı formülasyon, bu şiirde, kahramanın yola dair kurduğu mitik düşlemle paris şehrine kanalize edilir.
onur tınkır - attilâ ilhan’ın şiirlerinde mitik unsurlar
tension à smyrne
kasım'da bir çarşamba çatladı
yarısını çaldılar yarısını ben çaldım
on üç gün dudak dudak yaşadım
dün gece kayboldu beni bıraktı
bir cıgara yaktım telefon ettim
ekipler on bir buçukta geldiler
gemisi on bir yirmi beşte kalktı
gözbebeklerine mızrak gibi saplı
çığlıklar götürüp getiren bir tren
dokuz gün yolculuk dedik durduk
o eksik bir çarşamba ben yolsul bir salı
armstrong'un delik deşik sesinden
otuz altı saat hayal dokuduk
çekirdekli ve mürekkep kanatlı
bir yağmur üstümüze yıkılırken
yolculuk dedik durduk yolculuk
sonra aşk sıyrılmış dört gün bir gece
iki bıçak hızıyla yaşadığımız
ateş ve barut gibi sımsıkı içiçe
birbirimizin avuçlarına kapanışımız
sabırsız dudaklarımıza değdikçe
rüzgarın sünger gibi köpürmesi
aklımıza dakar limanı geldikçe
zehirli gözlerimizin yaşarması
kaybettiğimiz kaybolduğumuz vs
yarın şafakla bir konsolosluğun kapısındayım
dakar için fransız vizesi isteyeceğim
-... pardon monsieur! je vais vous demander
un visa, si c'est possible, pour dakar
attilâ ilhan’ın kendi sesinden:
tension a smyrne adlı şiir, bachelardcı yol arketipi üzerinden kurgulanmıştır. şair, mitik bir mekân olarak tahayyül ettiği paris’e ulaşma isteğini, çeşitli imajlar vasıtasıyla aktarır. mısralarda kodlanan yol düşlemi, campbellcı kahramanlık mitosu bağlamında da okunabilir. campbell’ın kahramanın sonsuz yolculuğu paralelinde kurguladığı formülasyon, bu şiirde, kahramanın yola dair kurduğu mitik düşlemle paris şehrine kanalize edilir.
onur tınkır - attilâ ilhan’ın şiirlerinde mitik unsurlar
tension à smyrne
kasım'da bir çarşamba çatladı
yarısını çaldılar yarısını ben çaldım
on üç gün dudak dudak yaşadım
dün gece kayboldu beni bıraktı
bir cıgara yaktım telefon ettim
ekipler on bir buçukta geldiler
gemisi on bir yirmi beşte kalktı
gözbebeklerine mızrak gibi saplı
çığlıklar götürüp getiren bir tren
dokuz gün yolculuk dedik durduk
o eksik bir çarşamba ben yolsul bir salı
armstrong'un delik deşik sesinden
otuz altı saat hayal dokuduk
çekirdekli ve mürekkep kanatlı
bir yağmur üstümüze yıkılırken
yolculuk dedik durduk yolculuk
sonra aşk sıyrılmış dört gün bir gece
iki bıçak hızıyla yaşadığımız
ateş ve barut gibi sımsıkı içiçe
birbirimizin avuçlarına kapanışımız
sabırsız dudaklarımıza değdikçe
rüzgarın sünger gibi köpürmesi
aklımıza dakar limanı geldikçe
zehirli gözlerimizin yaşarması
kaybettiğimiz kaybolduğumuz vs
yarın şafakla bir konsolosluğun kapısındayım
dakar için fransız vizesi isteyeceğim
-... pardon monsieur! je vais vous demander
un visa, si c'est possible, pour dakar
attilâ ilhan’ın kendi sesinden:
devamını gör...
adnan oktar
tökezleyen gergedan dansıyla kediciklerin gönlüne taht kurmuş insan.
devamını gör...
klasikleşmiş amerikan filmi replikleri
80 ve 90 larin aksiyon filmlerinin dublajlari ile kalıplaşmış replikler.
" hey! bunu bana yapamazsıniz ben vergisini ödeyen bir vatandaşım..''
" seni pazar günü kilisede görmedim john'
"hey iki blok ötede bildiğim çok iyi bir yer var belki bir kahveye ne dersin"
" ne cehennem dönüyor burada lânet olası!"
(olay yerine gelen fbı) tamam..burda neler oluyor biri bana anlatsın.
(olay yerine gelen fbı a trip atan yerel polis) lânet olası federaller! hey bu fbı in işi değil tamam mı?
" hey! bunu bana yapamazsıniz ben vergisini ödeyen bir vatandaşım..''
" seni pazar günü kilisede görmedim john'
"hey iki blok ötede bildiğim çok iyi bir yer var belki bir kahveye ne dersin"
" ne cehennem dönüyor burada lânet olası!"
(olay yerine gelen fbı) tamam..burda neler oluyor biri bana anlatsın.
(olay yerine gelen fbı a trip atan yerel polis) lânet olası federaller! hey bu fbı in işi değil tamam mı?
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
the godfather'ın sadece ilk filmini izlememe rağmen godfather rozeti aldım. çok şekil duruyordu ne yapayım? ilk film güzeldi bu arada.
devamını gör...
alternatif et lokantası isimleri
(bkz: anadolu tat 1071)
devamını gör...
var mısın
kitap, doğan cüceloğlu’nun deniz bayramoğlu ile soru cevap şeklinde diyaloglarından oluşuyor.
doğan cüceloğlu, çocukluğundan itibaren 80 yaşına kadar ki yaşamında, onu o yapan beceriksizliklerini, pişmanlıklarını, başarılarını, şanslarını anlatıyor.
hayatından pişman olmadığını, olumlu yaşadıkları kadar, olumsuz yaşadıklarının da ona ait olduğunu, onun gelişmesine vesile olduğunu anlatıyor.
kendi hayat yolculuğu üzerinden, okurlara öğütler vermek, yollar göstermek istiyor.
insanın canını önemsemesi gerektiğinden, kendiyle her gün sohbet etmesi gerektiğinden bahsediyor.
yapılmak istenenler için, zamanın yeterli olmaması tarafından bakmanın, pişmanlıklara-keşkelere yol açacağını, onun yerine yapılmak istenen iş için, günlük 20 dakika ayırma ile yapılan başlangıçların, insanı mutlu edecek gururlandıracak başarı öykülerine dönüşebileceğini anlatıyor.
insanın, sürekli kendine mentörler araması gerektiğinden bahsediyor.
aileler öğretmenler çocuklarını mutsuz etmesin istiyor. kimse mış gibi yaşamasın istiyor.
son mentörüm ilan ettiğim, keyifle okuduğum bir kitap.
kişisel gelişim sevenler için, doğan cüceloğlu sevenler için, hızla okunabilen, insanı iyi eden bir kitap.
yaşamında kendin olarak var olduğunda için bilir, sesin, bakışın, yürüyüşün, gülüşün, tüm bedenin bunun sinyallerini verir. “ah”diye inlerken bile içinde bir şükür duygusu vardır. acının da hüznün de kendisisindir.
doğan cüceloğlu, çocukluğundan itibaren 80 yaşına kadar ki yaşamında, onu o yapan beceriksizliklerini, pişmanlıklarını, başarılarını, şanslarını anlatıyor.
hayatından pişman olmadığını, olumlu yaşadıkları kadar, olumsuz yaşadıklarının da ona ait olduğunu, onun gelişmesine vesile olduğunu anlatıyor.
kendi hayat yolculuğu üzerinden, okurlara öğütler vermek, yollar göstermek istiyor.
insanın canını önemsemesi gerektiğinden, kendiyle her gün sohbet etmesi gerektiğinden bahsediyor.
yapılmak istenenler için, zamanın yeterli olmaması tarafından bakmanın, pişmanlıklara-keşkelere yol açacağını, onun yerine yapılmak istenen iş için, günlük 20 dakika ayırma ile yapılan başlangıçların, insanı mutlu edecek gururlandıracak başarı öykülerine dönüşebileceğini anlatıyor.
insanın, sürekli kendine mentörler araması gerektiğinden bahsediyor.
aileler öğretmenler çocuklarını mutsuz etmesin istiyor. kimse mış gibi yaşamasın istiyor.
son mentörüm ilan ettiğim, keyifle okuduğum bir kitap.
kişisel gelişim sevenler için, doğan cüceloğlu sevenler için, hızla okunabilen, insanı iyi eden bir kitap.
yaşamında kendin olarak var olduğunda için bilir, sesin, bakışın, yürüyüşün, gülüşün, tüm bedenin bunun sinyallerini verir. “ah”diye inlerken bile içinde bir şükür duygusu vardır. acının da hüznün de kendisisindir.
devamını gör...

