dünya üzerinde her yere gidebilirdim,ama hiçbir yere varamazdım,çünkü gittiğim her yere kendimi de götürüyordum.

aytuğ akdoğan
devamını gör...

aile evinde yaşarken en büyük hayalimdi. yaklaşık 3 ay önce hayalim gerçek oldu. kendi evimde, kendi eşyalarım ve düzenimle yaşıyorum. istediğim saatte yatıp uyanıyorum, istediğim gibi yeyip içiyorum. ama öyle bir yerdeyim ki... gerçekten salt yalnızlık yaşıyorum. kimseyi evime davet edemiyorum veya kimsenin evine istediğim zaman gidemiyorum. arkadaş ortamım yok, hiçbir eğlencem yok. köyde yalnız başıma yaşıyorum. yemek yapmak, çamaşır yıkamak, bulaşık yıkamam soba yakmak... her şey o kadar zor olabiliyor ki bazen.

edit: ama n'olursa olsun aile evine çıkmayı yine istemiyorum.
devamını gör...

ilk okulda sevdiğim kızın montunun üstüne asardım montumu ki onunki pislenmesin diye.
devamını gör...

kaç yıllık kocamın o kadar değiştiğini görsem ben de ağlar kaçarım. kadın haklı
devamını gör...

"ne ekersen onu biçersin" mantalitesinin basit bir örneği olan durum, eylem.

"saygı" görmek isteniyorsa, "saygılı" davranmak ve fikiri belirli bir saygı çerçevesinde; kimseyi "töhmet" altında bırakmadan, kimseyi "rencide etmeden" belirtmek, düşünce henüz olgunlaşmadan beyan etmemek ve öncesinde de filtrelemek gerekir.
devamını gör...

kaan ertem'in yarattığı gelmiş geçmiş dünyanın en aksi karekteridir.
devamını gör...

ayakkabı bağcıklarının veya bazı iplerin ucundaki plastik veya metal şeye aglet adı verilir.
devamını gör...

günaydın sözlük.
mis gibi bir gün diliyorum kendime ve size.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

rasim özdenören, 1940 yılında maraş'ta dünyaya geldi. istanbul üniversitesi hukuk fakültesini ve istanbul üniversitesi gazetecilik enstitüsü'nü bitirdi. devlet planlama teşkilatı'nda uzman olarak çalıştı. 2 yıl gibi kısa bir süre için de olsa araştırma amacıyla abd'nin farklı farklı eyaletlerinde bulundu. ardından kültür bakanlığı'nda bakanlık müşavirliği yaptı. aynı bakanlıkta bir yıl da müfettişlik yaptı.

özdenören hikayelerinde toplumdaki değişme ve çözülmenin sebep - sonuç ilişkisiyle açıklamasını yapmaya çalışmıştır. kültürel yozlaşma, ailelerdeki çözülmeler ve bunalımlar eserlerinde sıklıkla başvurduğu kavramlardandır. hikayelerinin merkezine insan ve insan ruhunu almaktan kaçınmamıştır. aynı zamanda yeri geldiğinde islami motifleri kullanmaktan kaçınmayan özdenören denize açılan kapı adlı hikayesinden itibaren tasavvufi duyarlılığını okurlara yansıtmayı başarmıştır. hikayelerinde objektif olmaya çalışarak gerçeklere asla ama asla müdahele etmemiş, toplum tarafından benimsenen ideal tipleri anlattığı kadar çok fazla eleştirilen olumsuz tipleri de anlatmıştır. sayıp dökmelere ağırlık veren bir hikayeci olarak özgün, şairane ve sembolik bir anlatım biçimi vardır. kültürel yozlaşmaya karşı da kişinin tassavufa yönelmesini istediğini söylemekte de fayda var.
özdenören hala yazın hayatına devam ediyor.

1984 yılında denize açılan kapı adlı eseriyle türkiye yazarlar birliği yılın hikayecisi ödülüne layık görülmüş,
1978 yılında ise türk milli kültür vakfı tarafından fikir dalında jüri özel ödülünü kazanmıştır.

aynı zamanda çok sesli bir ölüm ve çözülme adlı hikayeleri televizyona uyarlanmış hatta 1977'de çok sesli bir ölüm adlı eseri uluslararası altın prag tv filmleri festivali'nde jüri özel ödülünü aldı.
ve yakın zamanda hala ödül almaya devam ettiği söylenebilir mesela 2015 yılında t.c. cumhurbaşkanlığı kültür ve sanat büyük ödülü 2016 yılında ise necip fazıl kısakürek saygı ödülünü almıştır.
devamını gör...

sonra herkes kendi dünyasına daldı
geçti geçmez dediğimiz zaman. kuşları unuttuk.

(bkz: ilhan berk)
(bkz: kuşlar)
devamını gör...

üç kişinin aynı anda konusması
devamını gör...

fifty cent şarkıları ile büyüdük kulağa çok hoş gelirdi. in da club.
devamını gör...

‘’şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim," dedi: "gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek. seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.’’

hey sen, sevgili yazar;

kafa sözlük kitap edebiyat kulübü olarak sesleniyoruz sana. birlikte güzel kitaplar okuyup; şairlere,yazarlara karışacağız.
ve eğer aramıza katılırsan, seni tanıdığımıza çok sevineceğiz kendi çapımızda.
devamını gör...

hepsi için geçerli değil. her kadını anlayacak bir erkeğin olduğuna inanıyorum.* ruh eşi şeysi yani. önemli olan bu insanı bulmakta. bulduğumuz taktirde birbirimizi çok iyi anlayan bir çift olacağız ama ne zaman denk geleceğiz ruh eşimle orasını bilemiyorum.
devamını gör...

hayrına halka bedava dağıtılan şeyleri birden fazla almak.
devamını gör...

ikisi ayrı şeyler. işgal (occupation) geçici olarak bölgede kontrolü ele almak, fetih (conquest) bölgeyi kendi yönetim sistemine dahil etmek oluyor. işgal ettiğiniz bölgeyi kendi sisteminize resmen dahil etmek içinse ilhak (annex) etmeniz gerek. örneklerle açıklayalım:
yunanistan dünya savaşı sonrası izmir'i işgal etti. ama izmir yunanistan'ın olmadı. işgal komutanlığı yönetime el koydu. şehirdeki türkler ne yaptı? bu işgalin ilhakla sonuçlanacağını düşünerek redd-i ilhak cemiyetini kurdu. çünkü ilhak edilse izmir yunanistan'ın toprağı olacaktı. aynı durum istanbul'un işgali için de geçerli. uluslararası işgal güçleri şehre el koydu ama uluslararası bir güç istanbul'u almış olmadı. anlaşmalar sonucu bir ülkeye verilip verilmeyeceği veya uluslararası bir bölge olup olmayacağı kararlaştırılacaktı, avrupa'daki free city mantığı gibi yani.
diğer yandan özellikle batıda "istanbul'un işgali" deniyor. o da işgal değil. ikinci mehmed şehri kendi devlet aygıtına kattı, imar yaptı, iskan yaptı, sonunda şehri başkenti yaptı. işgal altında olan bir yeri başkent yapamazsınız.

kitap falan okumuyorsunuz bari europa universalis oynayın da öğrenin. anlaşmayla aldığınız toprak bile core province yapmadan tam anlamıyla sizin olmaz.
devamını gör...

ön yargılıyım. bir kelimenin altında binlerce mana ararım. birine kırılırsam affetmem. geçmişe takılıp kalırım. dünya benim gibiler için bir cehennemdir.
devamını gör...

birçok insanın maruz kaldığı ve belki fark etmeden başkasına uyguladığı şiddettir. duygusal şiddete maruz kalan insan kendini suçlayarak aslında istismar edildiğini fark edemez. ailemiz, sevgilimiz, arkadaşlarımız bize duygusal şiddet uyguluyor olabilir. hatta genelde en çok yakınlarımız tarafından uygulanır.

t: aşırı biçimde eleştirmek, tehdit etmek, aşağılamak, hakaret etmek, utandırmak, hiç iletişime geçmemek, duygusal olarak ihmal etmek, yalan söylemek, küçümsemek, görmezden gelmek şeklinde ortaya çıkıyor.

beyhan budak'ın açıklayıcı videosu:

devamını gör...

kimyonun aşırı yakıştığı geceleri çok iyi anlaştığım kadim dostumdur.
aynı zamanda akılda kalıcı mirkelam şarkısı.

kokkoreç koko koko
kokoreç koko kokoo
kokkorreç sensiz olmaaz
kokkoreç koko koko
devamını gör...

yönetmenliğini andrew niccol'un yaptığı 2011 yapımı bilim kurgu - gerilim filmi. başrollerinde amanda seyfried, justin timberlake, cillian murphy gibi isimler var.

--! spoiler !--

will salas, bir hata sonucu cinayetten hüküm giyer ve hapishaneden kurtulmak için, sistemi çökermek amacıyla şansını sonuna dek zorlayacaktır. sistem dediğim şey, zamanın satın alınabilir bir şey olduğu bir dünyadır. parası olanın zamanı satın alıp sonsuza dek genç kaldığı bu sistemde, fakir ve güçsüzler ölüme mahkûmdur. üstelik onların yaşayamadığı yıllara karşılık gelen zaman da başkalarının ömrüne eklenmektedir.

zamanın, hırsızlar tarafından çalınabilen bir şey olduğunu düşünün... işte salas, bu sisteme baş kaldırmayı kafasına koymuştur.

--! spoiler !--

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim