asılacak kadın
gerçek bir olaydan esinlenerek pınar kür tarafından yazılmış ve 1979'da basılmış eser. melek adında genç bir kadının kocasını öldürdüğü suçlamasıyla yargılanma sürecini konu alıyor. kitapta 3 anlatıcı bulunuyor: hakim, melek ve melek'in sevgilisi yalçın. tamamen bilinç akışı tekniğiyle yazılmış ve her anlatıcının bölümü sosyo-kültürel seviyelerine çok uygun bir şekilde oluşturulmuş. noktalama işaretlerinin kullanımı, kelime seçimleri, yazım hataları, düşünceler arasındaki geçişlerin hepsi anlatıcıların birbirlerinden ne kadar farklı olduğunu gözler önüne seriyor. okurken gerçekten karşınızda o karakterler var ve onların ağzından dinliyormuşsunuz gibi.
melek bu toplumdaki ezilmiş birçok kadının temsili niteliğinde. eğitim görememiş, eziyet edilmiş ve çocuk yaştan beri birilerine hizmet etmesi için görevlendirilmiş. melek'i kimse dinlememiş, sözlerine kulak vermemiş. sapık bir adamla evlendirildiğinde kendini savunamayacak kadar bastırılmış bir kadın. öyle ki mahkemede kendini ifade edemiyor bile ve ön yargılarının esiri olmuş kadın düşmanı hakimin kafasında yargılanıyor acımasızca. ilginçtir ki bu kadar gerçekçi karakterlerin ve olayların olduğu bir kitap basıldığı dönem absürt sebeplerle yasaklanmış.
kitap daha sonra aynı isimle filme de uyarlanmış. açıkçası kitabı okuyan birinin o filmden aynı tadı alması imkansız. kendi başına iyi bir film olabilir ama şahsi görüşüm kitabın seviyesine asla erişemeyeceği.
melek bu toplumdaki ezilmiş birçok kadının temsili niteliğinde. eğitim görememiş, eziyet edilmiş ve çocuk yaştan beri birilerine hizmet etmesi için görevlendirilmiş. melek'i kimse dinlememiş, sözlerine kulak vermemiş. sapık bir adamla evlendirildiğinde kendini savunamayacak kadar bastırılmış bir kadın. öyle ki mahkemede kendini ifade edemiyor bile ve ön yargılarının esiri olmuş kadın düşmanı hakimin kafasında yargılanıyor acımasızca. ilginçtir ki bu kadar gerçekçi karakterlerin ve olayların olduğu bir kitap basıldığı dönem absürt sebeplerle yasaklanmış.
kitap daha sonra aynı isimle filme de uyarlanmış. açıkçası kitabı okuyan birinin o filmden aynı tadı alması imkansız. kendi başına iyi bir film olabilir ama şahsi görüşüm kitabın seviyesine asla erişemeyeceği.
devamını gör...
avlu
diziye sürekli netflix'de denk gelince, eh artık izleyelim dedim. oturdum bu hafta sonu baya bir bölümünü izledim. başlangıç olarak gayet güzel başlamışken, belli bir yerden sonra isyan ettirecek kadar saçma olaylar gelişmeye başladı. klasik türk dizisi kafası yoktur sanmıştım, varmış. klasik arkada müzik çalarken bakışma, üzüşme, şebnem dönmez'in kötü oyunculuğu, hele hele sırf dizi devam etsin diye yapılan mantık hataları öff, acayip can sıkıcı.
hapishanede kavga çıkacağı çok belliyken, iki grup bahçede söz dalaşına girip bakışırken kimse müdahale etmiyor.
kavga başladıktan sonra, tam olarak cennet mahallesinde iki ailenin birbirine girmesi gibi saçma komedi sahneler görüyoruz.
denizin suçlu olup olmadığını tek tanık olan çocuğa sormuyorlar.
yatağın altından çıkan bilekliği oraya kimin koyduğunu kameralara bakıp bulabilecekken bakmıyorlar.
ulan o kadın bilekliği çalsa oraya mı saklayacak? bir insan evladı da demiyor ki, kadını olay mahallinden direkt aldık götürdük diye. hiç mi üstünü aramadınız neresine sokmuş bilekliği acaba?
aynı şekilde olayın kör noktada olduğu söyleniyor, peki bu kör noktaya giden yollarda mı kör kardeş? 2 kişi denizi kovalarken hiç onlara sorulmuyor mesela niye kovalıyordunuz diye? zaten deniz köşeyi döner dönmez şoka giriyor, millet geliyor. lan ne ara taksın bıçağı ayrıca koşarken elinde bıçak görülüyor mu ? yok. yani sırf dizi devam etsin diye b*konu çıkarmışsınız.
deniz de ayrı bir mal. lan seni görüşe çıkarmamak için şişko gardiyan engelliyor. desene bu şişko bana şunu bunu yaptı diye? yok.
kızı kendini derbeder etmiş bekleme sırasında tanıştığı tipin evine gidip uyuyor. baba hiç sormuyor moruk nerde uyudun ? kız belaya koşuyor ki dizi uzasın.
deniz sözde kızına ulaşmaya çalışıyor ama her seferinde baba yada hala çıkıyor. tırı vırı yapacağına anlatsana derdini dingil. illa niye direkt o kişiye söylemek zorundasın ki? kocanı arıyorsun söyle işte. bizim mal kıza söyle şöyle şöyle yapsın çenesini kapasın de. yok ama dizi uzamalı.
kaliteli dizi izleyen insan evladını çıldırtır bu dizi. çayır çimeni izleyin daha iyi.
hapishanede kavga çıkacağı çok belliyken, iki grup bahçede söz dalaşına girip bakışırken kimse müdahale etmiyor.
kavga başladıktan sonra, tam olarak cennet mahallesinde iki ailenin birbirine girmesi gibi saçma komedi sahneler görüyoruz.
denizin suçlu olup olmadığını tek tanık olan çocuğa sormuyorlar.
yatağın altından çıkan bilekliği oraya kimin koyduğunu kameralara bakıp bulabilecekken bakmıyorlar.
ulan o kadın bilekliği çalsa oraya mı saklayacak? bir insan evladı da demiyor ki, kadını olay mahallinden direkt aldık götürdük diye. hiç mi üstünü aramadınız neresine sokmuş bilekliği acaba?
aynı şekilde olayın kör noktada olduğu söyleniyor, peki bu kör noktaya giden yollarda mı kör kardeş? 2 kişi denizi kovalarken hiç onlara sorulmuyor mesela niye kovalıyordunuz diye? zaten deniz köşeyi döner dönmez şoka giriyor, millet geliyor. lan ne ara taksın bıçağı ayrıca koşarken elinde bıçak görülüyor mu ? yok. yani sırf dizi devam etsin diye b*konu çıkarmışsınız.
deniz de ayrı bir mal. lan seni görüşe çıkarmamak için şişko gardiyan engelliyor. desene bu şişko bana şunu bunu yaptı diye? yok.
kızı kendini derbeder etmiş bekleme sırasında tanıştığı tipin evine gidip uyuyor. baba hiç sormuyor moruk nerde uyudun ? kız belaya koşuyor ki dizi uzasın.
deniz sözde kızına ulaşmaya çalışıyor ama her seferinde baba yada hala çıkıyor. tırı vırı yapacağına anlatsana derdini dingil. illa niye direkt o kişiye söylemek zorundasın ki? kocanı arıyorsun söyle işte. bizim mal kıza söyle şöyle şöyle yapsın çenesini kapasın de. yok ama dizi uzamalı.
kaliteli dizi izleyen insan evladını çıldırtır bu dizi. çayır çimeni izleyin daha iyi.
devamını gör...
pame radyo yayını
günü ve saati sebebiyle soba yanında leğende yıkandığımız zamanları,* o zamanki ilişkileri, komşulukları hatırlatan yayın.
hani anneleriniz küstür ama siz çocuklar hep beraber oynarsınız, pame radyo yayını öyle biraz. siyasal sebeplerle hiç geçinemediğimiz komşumuzun şarkılarıyla her pazar çok eğleniyoruz, sağolsun çocukluk arkadaşımız marikaki
hani anneleriniz küstür ama siz çocuklar hep beraber oynarsınız, pame radyo yayını öyle biraz. siyasal sebeplerle hiç geçinemediğimiz komşumuzun şarkılarıyla her pazar çok eğleniyoruz, sağolsun çocukluk arkadaşımız marikaki
devamını gör...
giden sevgilinin yaptığı en büyük kötülük
en zor anınızda terk etmesidir.
devamını gör...
cemal süreya'nın dediği gibi
okyanusta ölmez de insan,
gider bir kaşık sevdada boğulur.
gider bir kaşık sevdada boğulur.
devamını gör...
beyaz ve renkli çamaşırları bir arada yıkayan erkek
tüüü piiiisss denilesi erkektir kendileri hiç mi öğrenmemiş anne evinde.
bugün alan yarın kapıya bırakır.
(bkz: paralel evrenler kuramı)
bugün alan yarın kapıya bırakır.
(bkz: paralel evrenler kuramı)
devamını gör...
baily boncukları
elmas yüzük etkisinin bir benzerini oluşturan ve bir tam güneş tutulması sırasında karşılaştığımız olay.
ay, bir tam tutulma esnasında güneş'i tamamen kapatır. ancak ay mükemmel ve pürüzsüz bir küre değildir. üzerinde dağlar, derin vadiler, kraterler gibi birçok yüzey şekli bulunur. tam karşıdan baktığımızda bir daire şeklinde görülen bu ay diskinin kenarları, yüzey şekilleri nedeniyle girintili çıkıntılıdır. bu nedenle de tam olarak güneş'i örtmesine yakın sırada, vadilerden kaynaklanan girintilerden, bir süre daha güneş ışığı gelir. böylece ortaya yan yana dizilmiş boncuklara benzeyen parlak görüntüler çıkar.
ay, bir tam tutulma esnasında güneş'i tamamen kapatır. ancak ay mükemmel ve pürüzsüz bir küre değildir. üzerinde dağlar, derin vadiler, kraterler gibi birçok yüzey şekli bulunur. tam karşıdan baktığımızda bir daire şeklinde görülen bu ay diskinin kenarları, yüzey şekilleri nedeniyle girintili çıkıntılıdır. bu nedenle de tam olarak güneş'i örtmesine yakın sırada, vadilerden kaynaklanan girintilerden, bir süre daha güneş ışığı gelir. böylece ortaya yan yana dizilmiş boncuklara benzeyen parlak görüntüler çıkar.
devamını gör...
gözyaşı şişesi
arkeoloji müzelerinde gördüğümde cam nasıl kırılmadan bugünlere gelebilmiş diye düşündüğüm küçük şişelerdir.antik çağlarda arkandan ne kadar gözyaşı dökülürse o kadar makbul ,iyi,sevilen bir insan olduğun düşünülürmüş ve ölümden sonraki hayatı için kişinin mezarına bu şişeler bırakılırmış . hatta parayla göz yaşı döken insanlar varmış.
devamını gör...
geceye bir aforizma bırak
zenginin şampuanında, fakirin tabağında bulunan yemekten daha çok vitamin var.
devamını gör...
turab
tanımlarını merakla beklediğim yazarlarin başında gelir. sayesinde kendimi bu ortamda hiç yalnız hissetmezdim.
"en üstününüz, görüldüklerinde allah'ın hatırlandığı kimselerdir." hadis-i şerifinin bu ortamdaki temsilcisiydi. allah ondan razı olsun.
"en üstününüz, görüldüklerinde allah'ın hatırlandığı kimselerdir." hadis-i şerifinin bu ortamdaki temsilcisiydi. allah ondan razı olsun.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
ortamda para konuları hakkında konuşulmamalıdır. özellikle eviniz kaç artı kaç, ailenin veya senin gelirin gibi konular çok rahatsız edici konulardır.
devamını gör...
geceyi uyuyarak geçirenlerle konuşacak bir şeyimiz yoktur
ileride vücut kendini onarması gereken zamanlarda uyanık ve aktif olduğundan yamulunca biz de gece uyanıklara acımayacağız dediğim atarlı yakarışlar. (bkz: swh)
devamını gör...
kar yağdığında yapılacaklar listesi
bir antalyalı olarak sadece hayran hayran izlerim tabi soğuktan donmazsam.
devamını gör...
ince düşünceli olmak
çevren zarar görmesin diye her detayı düşünüp kendini yıpratmaktır. en büyük zaafımdır.
devamını gör...
santrifüj
dairesel hareket yaparak, içerisinde karışım halinde bulunan maddelerin ayrıştırılmasını sağlayan ve genellikle laboratuvarlarda kullanılan cihaz.
dönme hareketinin etkisiyle ağır parçalar tüpün altında, hafif parçalar ise üstünde toplanır. mesela bir kan örneğini serum, pıhtı gibi şekillerde ayrı yapılara ayırabilir.

edit: basitçe olayı anlatmak için konuyu epey üstünkörü geçtim. @sek adlı yazar arkadaşımızdan kanın santrifüj edildiğinde 3 parçaya ayrıldığına dair bir düzeltme geldi. kendisine teşekkür edip bu vesileyle detaylandırayım. kan santrifüj edilince, yukarıda basitçe serum olarak adlandırdığım plazma ve pıhtı olarak adlandırdığım beyaz kan hücreleri ve kırmızı kan hücreleri olmak üzere 3'e ayrılır.
dönme hareketinin etkisiyle ağır parçalar tüpün altında, hafif parçalar ise üstünde toplanır. mesela bir kan örneğini serum, pıhtı gibi şekillerde ayrı yapılara ayırabilir.

edit: basitçe olayı anlatmak için konuyu epey üstünkörü geçtim. @sek adlı yazar arkadaşımızdan kanın santrifüj edildiğinde 3 parçaya ayrıldığına dair bir düzeltme geldi. kendisine teşekkür edip bu vesileyle detaylandırayım. kan santrifüj edilince, yukarıda basitçe serum olarak adlandırdığım plazma ve pıhtı olarak adlandırdığım beyaz kan hücreleri ve kırmızı kan hücreleri olmak üzere 3'e ayrılır.
devamını gör...
internetten tanışıp evlenmek
her şeyi internetten bulurken bu durum neden garipsenir anlamıyorum. her insanın yapabileceği harekettir; absürt, kınanacak veya komik değildir üzerinden dram çıkmaz.
devamını gör...
dedesinin mezar taşını okuyamayan tek toplum
mısırlılara bende üzülüyorum bu konuda, koskoca ramses'in mezarında ne yazdığını okuyabilmek için alamanyalardan proflar çağırıyorlar. maya'larda öyle...ulan büyük büyük büyük büyük dedemin mezarındaki bu abidik gubidik şekiller ne acaba diyor.
dip: geçenlerde babamın dedesinin mezarına gittik, mezar falan kalmamış, sarığa benzer bir taş var oda toprağa gömülmüş, her yer orman olmuş, çok farklı bir şey yazmıyordur emin olun, fatiha matiha falan fıstık, okuyunca füzyon reaktörü yapamazsınız yani.
dip: geçenlerde babamın dedesinin mezarına gittik, mezar falan kalmamış, sarığa benzer bir taş var oda toprağa gömülmüş, her yer orman olmuş, çok farklı bir şey yazmıyordur emin olun, fatiha matiha falan fıstık, okuyunca füzyon reaktörü yapamazsınız yani.
devamını gör...
yardıma muhtaç yazarımıza destek oluyoruz
#92644
beklenen destek para değil; iş,yiyecek,kıyafettir.
kimseden bir para beklentimiz yok.
160 tl gibi bir tutardan bahsediliyor.
bu tutar da yazarın cebine değil, numarası da paylaşılmış olan otele olan borçtur.
beklenen destek para değil; iş,yiyecek,kıyafettir.
kimseden bir para beklentimiz yok.
160 tl gibi bir tutardan bahsediliyor.
bu tutar da yazarın cebine değil, numarası da paylaşılmış olan otele olan borçtur.
devamını gör...

