karşılaşılan en vahşi hayvanlar
bu başlığın altına birinin 'insan' yazmasını beklerdim.* benim karşılaştığım en vahşi hayvan da bir yılandı, upuzun. ama ölmüştü.
devamını gör...
sürekli umutsuz olan insan
umutları elinden alınmış ve alınmaya devam eden insandır. herkesin anlayamayacağı bir insandır.
devamını gör...
sumak'ın aşağı bakamıyoruz karikatürü
birkaç kirli zihniyetin kabalık yaparak mizahi eleştiri yaptığını gösteren karikatür.
ülkemizde kabalığı bir tür mizah sanmak gitgide yaygınlaştı zaten. argo, küfür, recep ivedik vari iğrenç hareketler mizaha girmiyor ey yetkililer! mizahın bile bir kalitesi var, düşürmeyelim lütfen.
ülkemizde kabalığı bir tür mizah sanmak gitgide yaygınlaştı zaten. argo, küfür, recep ivedik vari iğrenç hareketler mizaha girmiyor ey yetkililer! mizahın bile bir kalitesi var, düşürmeyelim lütfen.
devamını gör...
sivas katliamı
35 kişinin hayatına mâl olmuş bir katliamdır. çoğunluğu alevi olan 33 yazar, düşünür ve aydın, 2 de otel çalışanı radikal islamcılar tarafından katledilmiştir.
dönemin siyasetçilerinin de tutumunu unutmamak gerekir. dönemin başbakanı tansu çiller ''çok şükür otel dışındaki halkımız zarar görmedi.'' demiştir.
cumhurbaşkanı süleyman demirel ise ağır tahrik olduğunu söylemiştir.
dönemin içişleri bakanı ise aziz nesin'in halkın inançlarıyla alay edip halkı galeyana getirdiğini söylemiştir.
bu ülke ne çektiyse dincilerden çekti, hala da çekmeye devam ediyor. temel karamollaoğlu'nu da unutmamak gerek. şimdilerde tontiş tontiş takılan bu amcanın da yaptıklarını unutmadık.
sivas davasının üçüncü gününde dinlenen sivas trafik şube müdürü izzet karadağ, tanıklığı sırasında olayların refah partili belediye başkanı temel karamollaoğlu tarafından körüklendiğini söyledi. karadağ, daha önceki ifadesini mahkemede yeniden doğruladı.
ifade şöyle: “karamollaoğlu ‘gazanız mübarek olsun’ diye konuşma yaptı. dağılmak üzere olan kalabalık bundan sonra dağılmaktan vazgeçti. itfaiyeden ise su sıkara kalabalığın dağıtılmasını istedik. ne hikmetse su sıkmadılar.
dönemin siyasetçilerinin de tutumunu unutmamak gerekir. dönemin başbakanı tansu çiller ''çok şükür otel dışındaki halkımız zarar görmedi.'' demiştir.
cumhurbaşkanı süleyman demirel ise ağır tahrik olduğunu söylemiştir.
dönemin içişleri bakanı ise aziz nesin'in halkın inançlarıyla alay edip halkı galeyana getirdiğini söylemiştir.
bu ülke ne çektiyse dincilerden çekti, hala da çekmeye devam ediyor. temel karamollaoğlu'nu da unutmamak gerek. şimdilerde tontiş tontiş takılan bu amcanın da yaptıklarını unutmadık.
sivas davasının üçüncü gününde dinlenen sivas trafik şube müdürü izzet karadağ, tanıklığı sırasında olayların refah partili belediye başkanı temel karamollaoğlu tarafından körüklendiğini söyledi. karadağ, daha önceki ifadesini mahkemede yeniden doğruladı.
ifade şöyle: “karamollaoğlu ‘gazanız mübarek olsun’ diye konuşma yaptı. dağılmak üzere olan kalabalık bundan sonra dağılmaktan vazgeçti. itfaiyeden ise su sıkara kalabalığın dağıtılmasını istedik. ne hikmetse su sıkmadılar.
devamını gör...
hiç yumruk yememiş erkek
şiddetten ve şiddet içerikli durumların içersinde bulunmaktan hoşlanmadığından ötürü yumruk yememiş erkek de olabilir o; çok da şey yapmamak lazım.
hay alüminyum, ne raconmuş bu ya? yok racon, yok erkek adam, yok ebesinin...
insanlar şu saçma sapan kalıplara gireceğim diye ne tür dertler açıyor başlarına kim bilir...
hay alüminyum, ne raconmuş bu ya? yok racon, yok erkek adam, yok ebesinin...
insanlar şu saçma sapan kalıplara gireceğim diye ne tür dertler açıyor başlarına kim bilir...
devamını gör...
domestic hıyar
telepatik güçlerimi kullanmamı isteyen ama çakralarımın anahtarını kaybeden yazar. sonra konuşunca ben suçlu oluyorum. nerede anahtarlar, söyle!!
(bkz: ben bu oyunu bozarım arkadaş)
edit: yanlışlıkla mavi hapı almış, sözlerine itibar etmeyiniz.
(bkz: ben bu oyunu bozarım arkadaş)
edit: yanlışlıkla mavi hapı almış, sözlerine itibar etmeyiniz.
devamını gör...
kanada
fazla huzurlu memleket.
hayalimdir aynı zamanda.
kim bilir belki ben de bir gün şirinleri görebilirim.
hayalimdir aynı zamanda.
kim bilir belki ben de bir gün şirinleri görebilirim.
devamını gör...
8 binler kulübü
tam oldu bie tanesini yakaladım diyorum sonrasında hiç ulaşamayacağım hedefler çıkıyor, yıkılıyorum sözlük.
devamını gör...
normal sözlük’te tanımlarını sevdiğiniz yazarlar
devamını gör...
sözlük yazarlarının yaptığı mesleğin en zor yanı
işe girememek. akademi mülakatlarında size bir amcanız veyahut dayınızın olup olmadığının açık açık sorulduğu bir ülkede garibansanız çalışamazsınız. üretemezsiniz. neden yıllarımı harcadım diye sorarsınız. akranlarınız hayatını kurarken siz yalnızca seyredersiniz. ekonomik imkansızlıklar belinizi bükerken sırf üniversite mezunusunuz bir de utanmadan yüksek lisans yaptınız diye marketlerde bile iş bulamazsınız. çünkü devamlılık sağlayacak bir personel isterler, onların gözünde siz her an işi bırakabilme potansiyeli olan kalifiye bir elemansınız. velhasılıkelam fazla okumak da suçtur bu ülkede. sağlam cezalandırılır.
devamını gör...
origami
japonca kağıt katlama sanatına verilen isim. kesmeden ve yapıştırmadan sadece kağıtları katlayarak oluşturulan sanat figürleridir.
devamını gör...
kafa store'a recep tayyip erdoğan rozeti gelsin kampanyası
"128 milyar karma puanla alınsın" diyerek destek verdiğim kampanyadır. hedef 2023, vira bismillah.
edit: ulan hiç de söylemiyorsunuz milyon değil milyar diye. çok fazla olunca işte aklı almıyor insanın...
edit: ulan hiç de söylemiyorsunuz milyon değil milyar diye. çok fazla olunca işte aklı almıyor insanın...
devamını gör...
yaptığın espriyi açıklamak zorunda kalmak
tüm enerjimi alan, hayat ışığımı söndüren durum. mesele anlaşılmamak değil, bunu gayet normal karşılıyorum. ama açıklamak zorunda kalmak var ya..
bir espri yapıyorsun ve kesinlikle çok masum bir espri. ama karşıdaki espriyi anlamadığı gibi üstüne bir de kendisine küfür edilmiş gibi davranıyor ya hani? sonra öyle olmadığını anlatmaya çalışmak, o çırpınış, o acının tatlı tebessümü..
-bla bla bla bla bla..
+nasıl yani?
-espri yaptım.
+sence ben gülünç müyüm yani?
-hayır yahu sana değil espriye gülüyorum. (espri açıklanır, esprideki her bir unsurun tarihçesi ortaya dökülür)
+hmm bilmiyorum bana yeterli gelmedi. hoş değil.
bazı insanların ciddi ciddi espri yapmakla, mizahla hatta gülmekle ilgili bir problemi var. en ufak bir mizah kırıntısına tahammülleri yok. böyle nasıl yaşanır hiç bilmiyorum. birçok şey çok komik bence.
bir espri yapıyorsun ve kesinlikle çok masum bir espri. ama karşıdaki espriyi anlamadığı gibi üstüne bir de kendisine küfür edilmiş gibi davranıyor ya hani? sonra öyle olmadığını anlatmaya çalışmak, o çırpınış, o acının tatlı tebessümü..
-bla bla bla bla bla..
+nasıl yani?
-espri yaptım.
+sence ben gülünç müyüm yani?
-hayır yahu sana değil espriye gülüyorum. (espri açıklanır, esprideki her bir unsurun tarihçesi ortaya dökülür)
+hmm bilmiyorum bana yeterli gelmedi. hoş değil.
bazı insanların ciddi ciddi espri yapmakla, mizahla hatta gülmekle ilgili bir problemi var. en ufak bir mizah kırıntısına tahammülleri yok. böyle nasıl yaşanır hiç bilmiyorum. birçok şey çok komik bence.
devamını gör...
salçalı yumurta
sahte menemen. açlık krizinde iş yapar mı. kesinlikle yapar . gece gece iş çıkartan başlık.
devamını gör...
tosun paşa
iki aristokrat ailenin hikayesidir. filmde ufak iki mantık hatası vardır, yeni kuşak pek bilmiyor bunu.
hikayeye göre lütfi bey, ailenin uşağı olan şaban'ı kimse görmediği için onu mısır valisi kavalalı mehmet paşanın oğullarından biri olan şehzade tosun paşaya benzetip, aile dostu olarak daver beyle tanıştırıyor.
fakat aslında görmedi dediği karşı aile şaban'ı tutmayın küçük enişteyi sahnesinde görmüştü. sahne şurada;
ikinci hata ise hakiki tosun paşanın, ibrahim paşa sıfatıyla teftişe gelmesi. filmin hikayesi mısır'ın en büyük şehirlerinden biri olan iskenderiye'de, 19. yüzyıl başlarında geçiyor. çöl üzerine kurulu bu şehrin arka bahçesi olan yeşil vadi, daver beyin toprağıdır ve kızıyla evlenen adama hediye edecektir. şehzade olan hakiki tosun paşa, iskenderiye'de kendisini taklit eden şaban'dan haberdar olup ziyarete gider. hakiki tosun paşa narsist biridir. tedbili kıyafet giyinmek yerine kendisini ibrahim paşa olarak tanıtıp heybeti ve gücünden ödün vermez. oysaki ibrahim paşa, kavalalı mehmed paşanın diğer oğludur. yani tosun paşanın öz ağabeyidir. fakat ne seferoğulları ne de daver bey bu saçmalığı fark etmez. hakiki tosun paşayı sadece lütfi bey anlar, o da önceden istihbarat almıştır.
hikayeye göre lütfi bey, ailenin uşağı olan şaban'ı kimse görmediği için onu mısır valisi kavalalı mehmet paşanın oğullarından biri olan şehzade tosun paşaya benzetip, aile dostu olarak daver beyle tanıştırıyor.
fakat aslında görmedi dediği karşı aile şaban'ı tutmayın küçük enişteyi sahnesinde görmüştü. sahne şurada;
ikinci hata ise hakiki tosun paşanın, ibrahim paşa sıfatıyla teftişe gelmesi. filmin hikayesi mısır'ın en büyük şehirlerinden biri olan iskenderiye'de, 19. yüzyıl başlarında geçiyor. çöl üzerine kurulu bu şehrin arka bahçesi olan yeşil vadi, daver beyin toprağıdır ve kızıyla evlenen adama hediye edecektir. şehzade olan hakiki tosun paşa, iskenderiye'de kendisini taklit eden şaban'dan haberdar olup ziyarete gider. hakiki tosun paşa narsist biridir. tedbili kıyafet giyinmek yerine kendisini ibrahim paşa olarak tanıtıp heybeti ve gücünden ödün vermez. oysaki ibrahim paşa, kavalalı mehmed paşanın diğer oğludur. yani tosun paşanın öz ağabeyidir. fakat ne seferoğulları ne de daver bey bu saçmalığı fark etmez. hakiki tosun paşayı sadece lütfi bey anlar, o da önceden istihbarat almıştır.
devamını gör...
katip çelebi üniversitesi'nde görevli 27 kişinin akraba olması
bir türkü var, mamudo kurban niye doğdun, sözleri şöyle.
kurban gelir payın yoktur
haftan yoktur ayın yoktur
ankara'da dayin yoktur
mamudo kurban niye doğdun?
bu türkü sözleri ülkemizi gayet güzel anlatıyor.
kurban gelir payın yoktur
haftan yoktur ayın yoktur
ankara'da dayin yoktur
mamudo kurban niye doğdun?
bu türkü sözleri ülkemizi gayet güzel anlatıyor.
devamını gör...
this i love
bir guns n' roses şarkısı.
der ki:
"so if she's somewhere near me,
i hope to god she hears me.
there's no one else could ever make me feel,
i'm so alive.
i hoped she'd never leave me,
please god you must believe me,
i've searched the universe and found myself,
within her eyes."
der ki:
"so if she's somewhere near me,
i hope to god she hears me.
there's no one else could ever make me feel,
i'm so alive.
i hoped she'd never leave me,
please god you must believe me,
i've searched the universe and found myself,
within her eyes."
devamını gör...


