her işte bir hayır vardır. kader, gayrete aşıktır. umut var ol. dene. bir daha dene. olmaz deme bir olduran vardır. sabret.dayan.daha güzel günler yakın.
devamını gör...

guzel bir sweatshirt zaten olmuş 400 500. mont bakıyorsun 3000 4000. nasıl bir döneme denk geldik inanılır gibi değil. elde olanın kıymetini bilmek gerekiyor artık.
devamını gör...

playlist'i çok iyi giden, reklamlarıyla tebessüm ettiren, bebek radyomuz yayına başlamış. beni bu güne kadar hiç pişman etmemiş sözlüğün her gün üstüne bir şeyler kattığını görmek beni çok mutlu ediyor. bu anlara şahitlik etmek çegzel yaa.
devamını gör...

- başlarım böyle işe yaa
+ n'oldu lan
- yaa daha n'olsun bi başlık var sürekli karşıma çıkıyor, sinir oldum
+ hangi başlık ya
- ya yok mu şu türkiye'de tartışma kültürü başlığı, kim açtıysa artık
+ haa şu başlık, benim de her gün karşıma çıkıyor. n'olmuş ki o başlığa
- abi gıcık oldum her gün her gün karşıma çıkıyor, bu yazarlar da ne buluyorsa o başlıkta
+ sen de... ne var işte insanlar fikirlerini paylaşıyorlar
- paylaşmasınlar abi, hem sıkılmıyorlar mı aynı başlığı her gün hortlatmaktan
+ olum hasta mısın lan? salak salak konuşma! sen de her gördüğünde o başlığa yazmak istemiyor musun, hatta çok daha fazlasını istiyorsun hadi itiraf et
- şimdi orasını karıştırma
+ ne demek karıştırma, sen de işine gelmeyince orasını karıştırma diyorsun, olacak şey değil
- sen de başımıza rasyonel kesildin iyice, bi yürü git!
+ ne demek lan yürü git, aklını başına topla!
- ya sanki sen her zaman mantığınla hareket ediyormuşsun gibi, bi de kalkmış bana akıllı ol diyorsun. kabahat senle paylaşanda zaten
+ sen böyle değildin
- böyleydim tabi, her zaman da böyleydim, bir türlü kabullenemedin zaten. sen beni ne zannediyorsun ya
+ bu konuyu sonra konuşalım dostum olur mu?
- işine gelmedi mi yoksa!

bizimkiler hakaret etmeden tartışamadılar gördüğünüz gibi.

tdk'ya göre tartışmanın birinci anlamı karşıt düşüncelerin karşılıklı savunulması.
ikinci anlamı ise karşılıklı ağır sözlerle yapılan ağız dalaşı, münakaşa.

aslında kelimenin ikinci anlamıyla tam bir tartışma ülkesiyiz. fikirlerin savunulması ise çok gerilerde kaldı. hayal meyal bir şeyler hatırlıyor gibiyim.

bana sorarsanız tartışma kelimesi hepten kullanımdan kalkmalı.

kelime kökü tartmak.
siz bir fikri başka bir fikre karşı savunacaksanız, her iki fikri de iyi tartmalısınız. ağırlıklarını iyi hissetmelisiniz.
yani söz konusu fikirlere nüfuz etmeniz gerekir. aksi halde tartı yanlış şeyler gösterir.
diyelim nüfuz ettiniz ve gerçekten anladınız her iki fikri de ve diyelim ki çok iyi bir tartışma geçti ve haklı çıktınız.
tatmin oldunuz mu? evet. karşıt fikre galebe çalmış oldunuz. insansınız sonuçta haklı bir gurur yaşadınız falan.
ama ne değişti? koca bir hiç.
tüm türkiye artık sizin gibi mi düşünüyor? yoo. herkes kendi dalgasında, her zamanki gibi.

bu tartışmak dediğimiz şey tam manasıyla yapılmak istendiğinde zaten tarafgirlik hissi doğal olarak azalır.
çünkü bir fikre nüfuz edebilmeniz için bir kere önyargılarınızdan kurtulmanız, o fikir ve mensuplarıyla empati kurmanız falan lazım.
tanrısal bir bakış açısıyla yaklaşmanız lazım yani. yoksa başka türlü tartabileceğinizi zannetmiyorsunuz herhalde değil mi?

halbuki ne kadar da emindiniz tartışırken, hakikatin yılmaz bir savunucusuydunuz. ama hiç şüphe etmediniz kendinizden.

ihtiyacımız olan şey tartışmak değil, asırlardır tartışıyoruz bi halta yaramadı.
o yüzden allah belasını versin bu kelimenin.

bize başka bir şey lazım; ele almak gibi, fikir paylaşmak gibi saygı duymak gibi.
devamını gör...

az önce belli oldu.

chelsea - real madrid

manchester city - atletico madrid

vıllarreal - bayern münih

benfica - liverpool

liverpool taraftarı olarak kuraya çok sevindim. ligde şampiyonluk yarışı devam ediyor ve işler city için zorlaştı.

biz benfica ile uğraşırken, onlar atletico madrid ile uğraşacaklar.

güzel maçlar oynanacak, merakla bekliyorum.

edit: yarı final eşleşmeleri belli oldu.

chelsea real madrid maçının galibi, manchester city atletico maçının galibiyle oynayacak.

diğer tarafta ise bayern villarreal maçının galibi liverpool benfica maçının galibiyle oynayacak.
devamını gör...

ben regl agrisini ve onun verdigi acıyı cok seviyorum. tabi benim için küçük bi acı degil.. orasi ayri. ama o acıdan sonra bi rahatlama geliyo hani çok zor ve büyük işleri hallettikten sonra gelen rahatlamalar gibi ya da sınav için ss aldiginiz fotolari telefondan silerken ki rahatlik gibi. bayiliyorum işte o ana ve o acıya. tabi çok acı çekiyorum o ayrı ama seviyorumda..
devamını gör...

85 milyonuncu başlık. tebrikler bizden 2009 model fiat albea kazandınız.

elli kere yazdım ayrıca buraya eksi butonu geldiğinde artının 5 katı eksi yağmuru yiyeceğinden emin olabilirsin okunmadan hem de. bizim insanımız böyle.
devamını gör...

bir radyo kanalında;
"madem seni çok istiyorlardı
öylece ortaya koymasalardı
aldım bi’ kere, geri vermeyeceğim
kim ne derse desin “bana ne!” diyeceğim" sözleriyle tanıdığım grup.
devamını gör...

su yolunu bulur diye düşünen insandır.
devamını gör...

biraz önce a haber'de görüp kendi kendime türkiye'de yaşamıyorum herhalde ben dememe sebep olan bir haber.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

(bkz: destan gibi başlıklarda bugün)
devamını gör...

hani sevişmeye durumunuz yoktu sayın yazar diye sordurtan bir başlık...
devamını gör...

ülke olarak geldiğimiz hale bakın cidden. yazıklar olsun, yakında görevden alınması dileğiyle.
devamını gör...

çok büyük yanılgılara gebe.

sistemi reddeden, eroin alıp, havaya 4 el ateş ederken aynı zamanda tavşanlarla sevişen karakterlerin resmedildiği romanların yeraltı edebiyatı kategorisinde görüldüğü sanrısına kıl oluyorum.

yeraltı edebiyatı toplumun kaybedenlerini, kazananlarını, ağlaklarını, patronlarını vs vs anlatmak zorunda değil, büyük yanılgı bu. şimdi bunu izah etmem zor kelimelerle ama eserin bütünlüğünden, dönemin şartlarına kadar geniş bir yelpazede etiketlendiriyorum o kategoriye giren kitaplarımı.

atıyorum, genç werther'ın acıları da döneminde bu şekilde anılabilirdi. hayal gücü ve sosyal kabullerle ilgili bu daha çok. şu an o kitabı okuyup intihar etmem ama zamanında bunu yapanlar olmuş. o eserde de werther hocamız "ver kokaini ver seksi, hayat boş hacı" diyen birisi değildi.

çölde yaşayan uyuşuk bir bedevi olsam, kıçımı kaldırıp devemin yanına kadar yürüyemediğim için, simyacı benim en büyük yeraltı edebiyatı eserim olurdu. ama yaşadığım dünyada simyacı ucuz bir hint öğretisinden öte gidemiyor. ben onu "100 adımda zirveye çıkın" kitaplarının yanına iliştiriyorum. derin işler.

tüm bu anlaşılmayan mevzuların yanında, entel camia, böyle bir kategori olamaz deyip deli ediyor beni. şıp diye masaya yatırasım geliyor onları.
devamını gör...

abla deyince yaşlı hissediyorum ama ismimle hitap edince de bunu kaldıramıyorum.nasıl olacak şimdi?
devamını gör...

nerden buluyorsunuz böyle cici nickleri, kıskanıyorum.
sade nicki değil
kendi de sevimli,
tanımlarından belli
diye de şiir gelsin ona benden.
devamını gör...

hangi ortam ?
ınsaatla ilgili bir iş toplantısında mario karakterini satmaya kalkarsan, pek de hoş karşılanmayacak durumdur.
devamını gör...

bence olması gereken bir haktır.
bazı yazarların nickaltı şeytan taşlama mekanı gibi.
devamını gör...

gömleğin altına renkli kazak giymek. iyi ki bitti.
devamını gör...

geceleri herkes uyurken camdan boş sokağa bakarken. o sarı sokak lambası yer yer yanıp söner falan. inanılmaz derecede yalnız ve kötü hissederim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim