çileklerin üzerinde noktalar halinde olarak gördüğümüz, tek tohumlu kuru meyvedir.
bir çilekte yaklaşık 200 aken bulunurmuş. çatlamazlar. olgunlaştıktan sonra kendiliğinden açılırlar.
sakın çileğin çekirdeğini akenler olarak düşünmeyin. çekirdekler, akenlerin içindeki tohumdurlar.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

akenler açıldıktan sonra çileğin hali:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


*
devamını gör...

kirpi: çok sakin ve uysal hayvanlar. sokakta falan görünce araba çarpmasın diye tutup bahçe içine koyuyorum.
baykuş: gözleri çok güzel.
iguana: hem çok duygusal hayvanlar hem de kıl tüy derdi yok.
ördek: sahiplerine inanılmaz bağlı.
kaz :bekçi köpeklerinden bile daha iyiler.
su samuru: tam oyuncu...
devamını gör...

selamlaşma vedalaşma için kullanılan en ilginç sözcük hawaii dilinde olan "aloha" kelimesi . gördüğünde de "aloha" vedalaştırken de "aloha" . ama aloha'nın asıl kelime anlamı aşk, sevgi ve şefkat demek. bu şekilde bakarsak insanlar birbirini gördüğünde türkçe en yakın ifade ile "canım" diyorlar . ben geldim canım , ben gidiyorum canım konuşmasının kısaltması gibi. belki de aşkla kal gibi bir anlamı da vardır. romantik gibi görünse de biraz gereksiz samimiyetsiz geliyor bu fikir bana . neden hiç tanımadığım birisi ile canım , aşkım, şefkatlim gibi gereksiz samimiyet kelimesi .

benim bildiğim tüm dillerde birinin yanına gittiginizde karşılama için: hoş geldiniz (well come, willkommen vs aynı anlamlı) , ayrılırken de "güle güle (git) (good by, aufwierdersehen (tekrar görüşmek üzere)) denilmektedir. yani gidene kibarca da olsa bir "git" deme durumu var.

ya ne olacaktı bay parantezlerin gücüne inandığı için düz yazıyı iç içe parantezlerin içine alıp okunmaz hale getiren zeka küpü arkadaş , gidene "hoş geldin " mi denecekti diyebilirsiniz. günlük kullanım alışkanlığını bir kenara bırakırsak giden birisine hoş geldin demek , (iyi ki geldin, iyi ki tanıdım, iyi ki geldin demek) kibarca bile olsa "git" demekten daha güzel değil mi ? hem de hawaii'liler gibi gereksiz aşk yaşamaya gerek kalmadan ?

normal sözlük doğa ve gezi kulübünün discort kanalında tanıştığım insanlar vasıtasıyla gezme fırsatı bulduğum hatay da insanlar "hoş geldiniz" cümlesini hem karşılama hem de uğurlama için kullanıyorlar. buna hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum . belki de ilk defa bir yerden giderken bana "git" denilmedi.

bu çok güzel kullanımın yaygınlaşması dileği ile buraya kadar okuma zahmetine giren arkadaşım hoş geldin. eski sevgilim sen de hoş geldin.
devamını gör...

benim gılman sayısında bi karışıklık var, bakiyemiz var hamdolsun.
devamını gör...

bu kadar mı karardı kalbiniz editi: bu adam yaşı başını almış, hayattan tek umduğu etrafına doluşacak birkaç iyi insandan başka bir şey olmayan biri. lütfen bu kadar kalpsiz olmayın. isterse yüz bin kadın yazsın, isterse benim yazdığıma yakın bir şey duymamış olun, bunların hiçbiri sizi alakadar etmiyor. bir insanın yaşama gözlerini açtığı günde de böyle olmazsınız ya?

bugün doğum günüsü olan, ömrümün nadide çiçeği yazar. ikimizin de deyimiyle neredeyse her şeyim.

tarihlerle, zamanlarla ikimizin de işi yok. hayatındayım ve hayatımda. araya giren insanların, ağlamaklı geçen dakikaların, üzülmelerin zerre kadar bile ehemmiyeti de yok. bugün onun günü, neşe harici her duyguya kapalıyız.
••

şimdi öncelikle seni manyak gibi seviyorum ağdeta! hayatıma giren en değişik, en mal, en güzel, en bayıldığım insansın. kalbindeki o saf güzelliği az da olsa görebildiğim için kendimi çok şanslı sayıyorum. iyi ki varsın ve iyi ki hep olacaksın. *

daha önce de söylemiştim, yemin ederim on dokuzuncu yaşımdan zerre beklentim yoktu. olmayacaktı da. büyük konuştum herhalde, ismet özel'in deyimiyle iddiamdan vuruldum *. aramızda ebesinin at nalı kadar mesafe olan birini çıkardı hayat karşıma, sonra da "bak bakalım beklentiyi nasıl arşa çıkarıyorum?!" dedi. sağ olsun, çok sağ olsun. sen de sağ ol yoldaş, sayende tanıdım bu yüzü gözü güllerle donatılasıca insanı. bilmesi, anlaması, her zaman anlayacak olması bu dünyada başıma gelebilecek en güzel şey olabilir.
lan harbi manyak bir şey ya, anlatamam. o yüzden fazla uzatmadan hediyeni vereyim.


bana en büyük hediye sensin, sana da en büyük hediye ruhunun güzelliği. maddi şeyler mi bekliyordun cidden şapşal?
devamını gör...

pir sultan abdal'a ait muhteşem bir ilahi. hayko cepkin'in anadolu rock tarzında fantastik bir yorumu vardır.



--! spoiler !--

güzel aşık cevrimizi
çekemezsin demedim mi?
bu bir rıza lokmasıdır
yiyemezsin demedim mi?

demedim mi, demedim mi?
gönül sana söylemedim mi?
ah demedim mi, demedim mi?
gönül sana söylemedim mi?
bu bir rıza lokmasıdır,
yiyemezsin, demedim mi?

yemeyenler kalır naçar
gözlerinden kanlar saçar
bu bir demdir gelir geçer
duyamazsın demedim mi?

dervişlik ulu dernektir
görene büyük örnektir
yensiz yakasız gömlektir
giyemezsin demedim mi?

--! spoiler !--
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ben de iyi bir insanım gerçekten. *
burç: ikizler
yükselen: ikizler
devamını gör...

yakın zaman trollemesi.işin aslı da kazın ayağı da öyle değildir. kadınlar hoşlandıkları erkeklere gülerler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

zeka küpü olduğunu ve araştırmayı seven bir yazar olduğunu düşünmekteyim. sözlüğümüze paylaştığı bilgilerinden dolayı kendisine müteşekkirim. kemik yazarlardan olacağını düşünmekle beraber tanımının güzelliklerle dolmasını dilerim.
devamını gör...

yalan dolanla, oyunla, düzenle, hileyle iş gören kimse. mahlasımı seviyorum.
devamını gör...

aşağıda görselini bıraktığım düşüncede olan , yıkıcı değil yapıcı olan, emek veren kadınlarımızın günüdür. isterim ki kadınıyla erkeğiyle birlik olalım atatürk'ün izinde yürüyelim , kadın erkek fark etmeden baskının ve şiddetin bitmesi dileklerimle kutlu olsun...
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

henüz anne olmadım nasıl bir his olduğunu bilmiyorum. elbette ki özel bir histir ama ben kutsallaştırılmasını doğru bulmuyorum. çünkü bu şekilde davranarak doğal sebeplerle ya da kendi isteği doğrultusunda çocuk sahibi olmayan kadınların kendini eksik hissetmesine yol açılıyor. daha geçen gün bir kadının beren saat'in fotoğrafının altına "hala çocuğu olmadı mı? eksik kadın" yazdığını gördüm.
devamını gör...

en sevdiğim aktivitelerden biridir. çok da iyi dostlardır kitaplar. kimi zaman kötü ruh halinizden kaçırırlar sizi kendi dünyalarının güzelliklerine. kimi zaman da çok heyecanlılardır elinizden bırakamazsınız. bazen güler bazen ağlarsınız. canım kitaplarım siz benim en iyi arkadaşlarımsınız.
devamını gör...

the vampire diaries.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük.
hayat öğrenmek isteyene de istemeyene de öğretiyor kendini.
kuş gibi mutlu olalım kuş gibi mutlu edelim o vakit.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yav he he.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iban verirken de aciz kaldığınızı kabul edecekseniz ben tamamım.
devamını gör...

bir yörük kızı olarak yaşar kemal'i saygıyla anıyorum.
bugün ölüm yıl dönümü. sonsuz saygıyla...

çok öfkeli insanlarız. eskiden bizimkiler daha da öfkeli insanlarmış ya… neden bu kadar öfkeliyiz, neden bu kadar gözü dönmüş kişileriz, soğukkanlılıkla bir işe sarılıp onu niçin sonuna kadar vardırmıyoruz? bir arkadaşım var, çok uzun zamandır öfke üstüne konuşuyoruz onunla.
günlerdir, şu öfke duygusunun altından girdik, üstünden çıktık. diyor ki, öfke bir kendine güvensizliktir. öfke çaresizliğin arkasından gelir. daha da ağır konuşuyor, öfke dünyayı tanımamaktan, bilgisizlikten gelir. ben burada öfkeyi savunacak, kutsallaştıracak değilim… bazı yerlerde arkadaşımın düşüncesine katılıyorsam da, bazı yerlerde onunla birlik olamıyorum. öfke büyük bir inancın sonucu da olabilir gibime geliyor. öfke, kör bir duvarla karşılaşan, aydınlığı görmüş insanın öfkesi de olabilir.

öfke, karmakarışıklıktan da gelebilir.
her neyse, bizim bugünlerde işimiz öfke. öfkeyi neredeyse kutsal bir hale getireceğiz. öfke, işin kötüsü, moda olmaya doğru gidiyor. öfkeli adam diye, bazı kişileri hoş görüyorlar, zıpırlıklarına sünger de çekiyorlar.
bana kalırsa öfkemizin sebebini araştırmamız gerek.
….
türk halkı tembel, köylüsü, işçisi yeteri kadar çalışmıyor diyorlar. basını yetersiz, her şey yetersiz. geri kalmış bir memleketiz, elbette birçok yönümüz yetersiz olacak.
bu köylü niçin yetersiz? işçisinin derdi ne?
tembeldir, deyip işin içinden çıkıyoruz.
bu tembelliğin, varsa, sebebini bize bilim adamları niçin söylemiyorlar? besin yetersizliğinden mi, kötü bir gelenekten mi, toprağın yetersizliğinden mi?
bilim adamlarının tembelliğinden deyiveririz… peki bilim neden yetersiz, neden tembel?
sanatçımız neden taklitçi? tembelliğinden mi? kendisini yaratma, bulma çabasına varmadan, batıdan hazırlop!
aydına, köylüye, bilim adamına, bilim adamlarını uzaklaştıranlara veryansın ediyoruz.

belki bu haklı bir öfke. bir bozukluk olduğu belli.
öfkeyi bir yana atıp da şöyle bir düşünsek…
bir kısımları diyor ki, bu toplum toptan bozuk. bu, gemisini kurtaran kaptandır düzeni, bu altta kalanın canı çıksın düzeni, bu temeli sömürme olan düzen… bütün kötülüklerin temeli bu düzendir, diyorlar. suçu tüm düzene yüklüyorlar.
bana öyle geliyor ki, öfkeyi bıraksak da, düşünüp taşınsak da, gerçekten kötü olan bu düzenden yakayı kurtarsak… ne dersiniz, geç kalmadan bu işe hemen başlasak mı?
ucuz öfkelerden, ucuz yüklenmelerden, gününü gün etme yoksulluğundan, ucuz ünlerden vazgeçsek de… bence vakit kalmadı… hiç mi hiç kalmadı… yirminci yüzyıla gülünç olmayalım.
ucuz kazanç, ucuz bilim, ucuz sanat, ucuz ün… her şey ucuza…

yaşar kemal, 4 nisan 1962
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim