aramadan başlık açanlar ceza alsın kampanyası
aynı başlığın binlerce türevinin olması hem yazarlara hem modlara eziyet, aynı zamanda bilgiye ulaşmayı da zorlaştırıyor.
biz ceza almadan akıllanmadığımızdan, bunu üç kez yapan kişiler cezalandırılabilir.
tabi uygun bir ceza ile, kırbaçla falan değil.
tanım: kampanya gibi kampanya.
biz ceza almadan akıllanmadığımızdan, bunu üç kez yapan kişiler cezalandırılabilir.
tabi uygun bir ceza ile, kırbaçla falan değil.
tanım: kampanya gibi kampanya.
devamını gör...
okuduğun kitaptan bir alıntı bırak
“bazen sahip olmadığım hayatın yasını tuttuğumu düşünüyorum."
ırvin d. yalom -günübirlik hayatlar
ırvin d. yalom -günübirlik hayatlar
devamını gör...
prezervatif hap ve spirale rağmen doğan bebek
kesinlikle partnerlerden birinde bir samimiyetsizlik vardır.. ya kadın spiral taktırdığını, hap kullandığını söyleyip, aslında taktırmamıştır / kullanmamıştır ya da erkek partnerin ( eğer cocuk sahibi olma hevesi varsa) kullandığı prezarvatifte döllenmenin sağlanması adına uyguladığı bir hile mevcuttur.
yoksa hem prezarvatif hemde hap üstüne spirale rağmen bir kadının hamile kalma olasılığı inanılmaz imkansızdır bana sorarsanız.hatta bir doktora danıştığınızda bu durumu, size gülerek imkansız olduğunu hatta delilik olduğunu bile söyleyerek geri dönüş yapabilir.
jinekolojik olarak sadece tek taraflı bir korunma ile gebelik engellenebiliyorken ( ya kadın hapla korunur ya da erkek prezarvatifle) çift taraflı koruma ile gebeliğin gerçekleşebilmesini ‘’allahın mucizesine’’ bağlarım.
dolayısıyla bence partnerinizden emin olun.güvenilir olması önemli.
yoksa hem prezarvatif hemde hap üstüne spirale rağmen bir kadının hamile kalma olasılığı inanılmaz imkansızdır bana sorarsanız.hatta bir doktora danıştığınızda bu durumu, size gülerek imkansız olduğunu hatta delilik olduğunu bile söyleyerek geri dönüş yapabilir.
jinekolojik olarak sadece tek taraflı bir korunma ile gebelik engellenebiliyorken ( ya kadın hapla korunur ya da erkek prezarvatifle) çift taraflı koruma ile gebeliğin gerçekleşebilmesini ‘’allahın mucizesine’’ bağlarım.
dolayısıyla bence partnerinizden emin olun.güvenilir olması önemli.
devamını gör...
iş başvurularında dış görünüşün önemi
girdiği tüm görüşmelerde teklif aşamasına gelen ve yakışıklı olmayan bir çalışan olarak önemli olmadığını düşünüyorum. ancak bu tanım gerçek anlamda kurumsal firmalar için geçerlidir.
devamını gör...
2 eylül 2021 fahrettin koca'nın yürek burkan tweeti
ne bileyim fahrettin, size sormak lazım. yediniz, bitirdiniz bizi.
devamını gör...
şu an dinlenen şarkıdan bir cümle
uzun ince bir yoldayım.
devamını gör...
death note
fazla anime izlemem ama her anime bu anime gibi olsaydı hepsini takip ederdim.öyle bir anime.söylediğim gibi fazla anime izlemem ama yagami(kira)'nın görünüşü,karizması,aklı,düşünme biçimi gibi konular da onun gibi bi karakter daha yoktur sanırım.bu anime bize bi insanın nasıl değişebileceğini de gösteriyor.
hem de fikirleri değişmeden.
yagami'nin death note'u alıp ilk kavradığı zamanlar ve dizinin son zamanlarındaki hali arasında kişilik olarak çok fark vardır ama ilk ve son zamanlar da hedefi aynıydı.kötüleri bu dünyadan silip dünyayı daha iyi bir yere çevirmek...
yagami'nin hafızası silinip gözetim altında tutulduğu zamanlar kira'nın asla kendisi olmadığını böyle şeyleri onun yapamayacağını söylemiştir.ama bunu hafıza kaybı olduğu için söylüyordu.yoksa bütün bunları yapan ta kendisiydi.anlatmak istediğim buydu.
aynı zaman da bu animenin tüm soundtracklarını indirmiştim.belki de soundtrackların hepsini sevmemin nedeni animeyi çok sevdiğimdendir ama gerçekten soundtracklar çok güzel.anlatılacak daha bir sürü güzel yanı vardır.sadece bunları paylaşayım dedim.ayrıca animeyi herkese öneririm.
--! spoiler !--
birde 25.bölüm diyip duran arkadaşlar da türk dizilerini çok izliyor
herhalde.arkadaşlar yabancı diziler türk diziler gibi değildir.önemli
karakterleri istisnasız her zaman final bölümünde öldürmezler.bizim diziciler ve seyirciler gibi ''mal'' değiller.hem böyle olunca seyirci şoke olur ve
ne olacağını bilemediği diziyi takip etmeye daha da heveslenir
kanımca.l'in ölmesini bende istemezdim.ama dediğim gibi bu türk dizisi
değil.
--! spoiler !--
hem de fikirleri değişmeden.
yagami'nin death note'u alıp ilk kavradığı zamanlar ve dizinin son zamanlarındaki hali arasında kişilik olarak çok fark vardır ama ilk ve son zamanlar da hedefi aynıydı.kötüleri bu dünyadan silip dünyayı daha iyi bir yere çevirmek...
yagami'nin hafızası silinip gözetim altında tutulduğu zamanlar kira'nın asla kendisi olmadığını böyle şeyleri onun yapamayacağını söylemiştir.ama bunu hafıza kaybı olduğu için söylüyordu.yoksa bütün bunları yapan ta kendisiydi.anlatmak istediğim buydu.
aynı zaman da bu animenin tüm soundtracklarını indirmiştim.belki de soundtrackların hepsini sevmemin nedeni animeyi çok sevdiğimdendir ama gerçekten soundtracklar çok güzel.anlatılacak daha bir sürü güzel yanı vardır.sadece bunları paylaşayım dedim.ayrıca animeyi herkese öneririm.
--! spoiler !--
birde 25.bölüm diyip duran arkadaşlar da türk dizilerini çok izliyor
herhalde.arkadaşlar yabancı diziler türk diziler gibi değildir.önemli
karakterleri istisnasız her zaman final bölümünde öldürmezler.bizim diziciler ve seyirciler gibi ''mal'' değiller.hem böyle olunca seyirci şoke olur ve
ne olacağını bilemediği diziyi takip etmeye daha da heveslenir
kanımca.l'in ölmesini bende istemezdim.ama dediğim gibi bu türk dizisi
değil.
--! spoiler !--
devamını gör...
aferin
kullanıldığı vurguya göre "iyi halt yedin" anlamına da gelebilir.
devamını gör...
kanibalizm
aynı türden bireyi yeme eylemidir. hayvanlarda da görülmekle birlikte insanlarda da görülmektedir. hayvanlarınki gıda eksikliği gibi elzem durumlarda görülse de insanlar için bu durum çoğunlukla farklıdır.
amerika’yı işgali sırasında kolomb, orada caribe adını verdiği ( aslında kalinago kabilesi) kabilenin insan eti yediğine dair dedikoduları kraliçe isabela’ya iletmiş. kraliçe’de insanın kutsal bir varlık olmasından ötürü , bu eylemi gerçekleştirenlerin yakalanıp köleleştirilmesini emretti. işgalciler de bunu fırsat bilip, direnen her yerli halkı caribe olarak suçlamış. sonradan ismi değişerek bunun ismi cannibal olmuş( bu arada, kalinago kabilesi gerçekten de insan eti tüketirmiş).
bu eylemi gerçekleştiren katillerin de söylemleri harici, amerikalı gazeteci william seabrook ,cangılın yolları adlı kitabında insan eti ile ilgili ‘tadı öylesine iyi pişirilmiş bir buzağı etine benziyordu ki, sıradan ve normal bir tat hassasiyetine sahip birinin bunu buzağı etinden ayırabileceğini sanmıyorum’ demiştir. kendisi bunun cangıl ziyareti sırasında deneyimlediğini belirtse de bir söylenceye göre fransa’daki bir trafik kazasında ölenlerden birini yiyerek bu deneyimi elde etmiştir.
seri katil ve caniler dışında , bu eylem devam etmektedir. bir belgeselde ağzım açık şekilde şaşırarak hindistan’da aya tapan (ay diye hatırlıyorum, başını kaçırdım) bir kabilenin her ay dolunayda insan eti yemelerinin gelenek olduğunu izlemiştim. bu kabile mensupları, maddi durumları kötü olan ve cenazelerini yakamayıp ganj nehrine bırakılan cesetleri toplayıp yiyorlarmış. ama ondan önce cenaze sahibinden rica ediyorlarmış,’pardon rahatsız ediyorum ama cenazenizi yiyebilir miyiz’ diyorlarmış. red cevabı alınca da ya zorla alıyorlar ya da dediğim gibi ganj nehrinden topluyorlarmış.
kanibalizm yani yamyamlık sigmund freud’un totem ve tabu adlı ilkel kabileleri incelediği kitabında da yer verilmiştir. ilkel kabilelerde süren tiranlığa ve baskıcılığa karşı , toplumdan dışlanan oğulların toplanarak babayı öldürüp onu yemeleri ve bu sayede onlarla özdeşleşmelerinden bahseder. ama sonrasında bu davranış pişmanlığa dönüştü ve baba sağ olduğundan daha güçlü bir konuma geldi. öyle ki babanın yerini totemle doldurmuş, onu kutsal kabul ederek öldürülmesini veya zarar verilmesini yasaklamışlar( nedense bu davranış incelenen bir çok kabilede görülmüş; misal,bazı kabileler yılanı totem kabul ederken, diğeri kurtu totem kabul etmiştir).
kuzuların sessizliği, hannibal gibi yapımlara da konu olmuş kanibalizm , dünya üzerinde hala varlığını sürdürmektedir.
amerika’yı işgali sırasında kolomb, orada caribe adını verdiği ( aslında kalinago kabilesi) kabilenin insan eti yediğine dair dedikoduları kraliçe isabela’ya iletmiş. kraliçe’de insanın kutsal bir varlık olmasından ötürü , bu eylemi gerçekleştirenlerin yakalanıp köleleştirilmesini emretti. işgalciler de bunu fırsat bilip, direnen her yerli halkı caribe olarak suçlamış. sonradan ismi değişerek bunun ismi cannibal olmuş( bu arada, kalinago kabilesi gerçekten de insan eti tüketirmiş).
bu eylemi gerçekleştiren katillerin de söylemleri harici, amerikalı gazeteci william seabrook ,cangılın yolları adlı kitabında insan eti ile ilgili ‘tadı öylesine iyi pişirilmiş bir buzağı etine benziyordu ki, sıradan ve normal bir tat hassasiyetine sahip birinin bunu buzağı etinden ayırabileceğini sanmıyorum’ demiştir. kendisi bunun cangıl ziyareti sırasında deneyimlediğini belirtse de bir söylenceye göre fransa’daki bir trafik kazasında ölenlerden birini yiyerek bu deneyimi elde etmiştir.
seri katil ve caniler dışında , bu eylem devam etmektedir. bir belgeselde ağzım açık şekilde şaşırarak hindistan’da aya tapan (ay diye hatırlıyorum, başını kaçırdım) bir kabilenin her ay dolunayda insan eti yemelerinin gelenek olduğunu izlemiştim. bu kabile mensupları, maddi durumları kötü olan ve cenazelerini yakamayıp ganj nehrine bırakılan cesetleri toplayıp yiyorlarmış. ama ondan önce cenaze sahibinden rica ediyorlarmış,’pardon rahatsız ediyorum ama cenazenizi yiyebilir miyiz’ diyorlarmış. red cevabı alınca da ya zorla alıyorlar ya da dediğim gibi ganj nehrinden topluyorlarmış.
kanibalizm yani yamyamlık sigmund freud’un totem ve tabu adlı ilkel kabileleri incelediği kitabında da yer verilmiştir. ilkel kabilelerde süren tiranlığa ve baskıcılığa karşı , toplumdan dışlanan oğulların toplanarak babayı öldürüp onu yemeleri ve bu sayede onlarla özdeşleşmelerinden bahseder. ama sonrasında bu davranış pişmanlığa dönüştü ve baba sağ olduğundan daha güçlü bir konuma geldi. öyle ki babanın yerini totemle doldurmuş, onu kutsal kabul ederek öldürülmesini veya zarar verilmesini yasaklamışlar( nedense bu davranış incelenen bir çok kabilede görülmüş; misal,bazı kabileler yılanı totem kabul ederken, diğeri kurtu totem kabul etmiştir).
kuzuların sessizliği, hannibal gibi yapımlara da konu olmuş kanibalizm , dünya üzerinde hala varlığını sürdürmektedir.
devamını gör...
çürük diş kokusu
mastor ukdesi
bakteriler diş çürümesine,bakteri artıkları ise ağız kokusuna sebep olur.
çürük dişin kokusu ise dişçi koltuğunda çok fena çıkıyor,o diş oyulurken.
bakteriler diş çürümesine,bakteri artıkları ise ağız kokusuna sebep olur.
çürük dişin kokusu ise dişçi koltuğunda çok fena çıkıyor,o diş oyulurken.
devamını gör...
yazarların olmak istediği hayvan
koala.
devamını gör...
ekşi sözlük'ten başlık çalmak
başlığı geç tanım çalan var.
devamını gör...
ulus baker'den sözler
"her şeyi anlamak zorunda değilsiniz, anlamak yalnızca dünyayla ilişkimizin bir düzeyinden ibaret, tümü değil."
buradan
buradan
devamını gör...
ağlarken bile goygoylu tanım girmek
şurada iki eğleniyorsun mutlu sanıyorlar dediğimdir.
yaşarken olmuştur... hem ağlarım hem gülerimdir. ne yapalım ölelim midir... hayırlı sahurlar sözlük.
yaşarken olmuştur... hem ağlarım hem gülerimdir. ne yapalım ölelim midir... hayırlı sahurlar sözlük.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının hissettikleri
dün ataklarım çok zorladı. erkenden de uyudum zaten. bugün kuş gibi hafiflemiş uyandım ve kınalıada'ya geçiyorum. günübirlik olsa bile biryerlere kaçmak iyi gelecek.
devamını gör...
iklimin insan karakteri üzerindeki etkisi
sıcak ülkelerdeki insanların daha samimi ve sevecen, soğuk ülkelerdeki insanların daha sert ve ketum olmaları ile örnek verilebilir. hayatla mücadele insanın tabiatını şekillendirir..
devamını gör...
popüler olmayan sözlük yazarlarının yazma amacı
can sıkıntısını gidermek
devamını gör...
gözlerin su yeşili
1988’de ayşegül aldinç tarafından çıkarılan ve ayşegül aldinç albümünün yıllardır aklımda kalan şarkısı.
birden bire çıkıverip gel diye başlar.
birden bire çıkıverip gel diye başlar.
devamını gör...

