gibson
gitarlarından birine temas edince , başka bir gitara enstrüman gözü ile bakamayacağınız marka. 1902 yılında amerika'da kurulmuştur. ürettikleri gitarların tonu , kullanım rahatlığı ve kalitesi üst düzeydir . les paul modeli bir çok gitarı , müzik dünyasının efsane isimlerinin ellerinden en az bir kere geçmiş hatta çoğu ile özdeşleşmiştir . joe perry , jimmy page , eric clapton , tony iommi ve şuan aklıma gelen isimler yalnızca.
daha önce les paul studio , les paul jr ve flying v kullanan bir insan olarak , şahsi önerim les paul studio . flying v sahne kullanımı rahat olsa bile otururak çalmak için uygun değil .
edit: hendrix için ekstra not düşmem gerekirken bu marka ile özdeşlemiş olan isimlerin arasına pat diye yazmış bulunmaktayım bu bir alkollüyken tanım girmeyiniz kamu spotudur. uyaran yazar arkadaşımız kelenderis' e teşekkürler.
daha önce les paul studio , les paul jr ve flying v kullanan bir insan olarak , şahsi önerim les paul studio . flying v sahne kullanımı rahat olsa bile otururak çalmak için uygun değil .
edit: hendrix için ekstra not düşmem gerekirken bu marka ile özdeşlemiş olan isimlerin arasına pat diye yazmış bulunmaktayım bu bir alkollüyken tanım girmeyiniz kamu spotudur. uyaran yazar arkadaşımız kelenderis' e teşekkürler.
devamını gör...
eski fotoğraflar
eski fotoğrafların eskiden anlamı önemi kıymeti vardı.
manuel makineye aldigin 36'lık filmi , öyle özenle, öyle dikkatle kullanırdın ki, en iyi, en güzel an için dakilarca uğraştığın olurdu. bu şekilde çekilen fotoğraf karesi de çok şey anlatır, adeta konuşurdu ona bakanla.
peki şimdi ne oldu, herkesin elindeki cep telefonlarına kadar giren fotoğraf makinası, kendi ruhsuzluğuna fotoğrafı da alet etti.
cart cart çekilen pozlara o an belki dönüp bakılıyor ve telefon hafızası dolunca ya siliniyor, ya da harici bir bellekte depolanıp adeta unutulmaya terk ediliyor.
kısaca bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda da teknolojik gelişmenin adeta ket vurduğu bir durumla karşı karşıya kalmak durumundayız.
manuel makineye aldigin 36'lık filmi , öyle özenle, öyle dikkatle kullanırdın ki, en iyi, en güzel an için dakilarca uğraştığın olurdu. bu şekilde çekilen fotoğraf karesi de çok şey anlatır, adeta konuşurdu ona bakanla.
peki şimdi ne oldu, herkesin elindeki cep telefonlarına kadar giren fotoğraf makinası, kendi ruhsuzluğuna fotoğrafı da alet etti.
cart cart çekilen pozlara o an belki dönüp bakılıyor ve telefon hafızası dolunca ya siliniyor, ya da harici bir bellekte depolanıp adeta unutulmaya terk ediliyor.
kısaca bir çok konuda olduğu gibi, bu konuda da teknolojik gelişmenin adeta ket vurduğu bir durumla karşı karşıya kalmak durumundayız.
devamını gör...
somya
rahmetli dedemin evinde vardı. üzerine çıkar tepinirdik, bana mısın demezdi.
sağlam olurdu bu somyalar.
sağlam olurdu bu somyalar.
devamını gör...
sözlük yazarlarının tanışmak istedikleri normal sözlük yazarları
kısırı, poğaçayı,böreği hazırlarım hepinizi altın gününe bekliyorum. ama bir şeyi unuttuk biz (korona)(bkz: swh)
devamını gör...
son görülmesi ve mavi tiki kapalı insan
neden öyle yaptığını sorduğunda haklı bir sebebi olmayan bir insan tipi onlar.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının elleri
neden yapıyorlar bunu. ne bilelim o el o yazara ait.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
benim de bir insan tarafım vardı
bakma böyle kötü olduğuma
benim de dileklerim vardı
benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi
hergün bir kadın ağlar benim yüzümde
büyük dertler içinde benim ellerim
anlamıyor musun?
sen sevildiğin için güzelsin bu kadar
ben sevilmediğimden böyle çirkinim.
bakma böyle kötü olduğuma
benim de dileklerim vardı
benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
yeter artık vurma yüzüme çirkinliğimi
hergün bir kadın ağlar benim yüzümde
büyük dertler içinde benim ellerim
anlamıyor musun?
sen sevildiğin için güzelsin bu kadar
ben sevilmediğimden böyle çirkinim.
devamını gör...
ne zaman arasan hali olmayan dost
dert sahibi bir adamdır o. stresli adamdır belki başını kaşıyacak vakti yoktur garibin.
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
her yazarin mutlaka tanimlamalarini gozden gecirmesini siddetle tavsiye edecegim bir yazar arkadasimiz. profilinde gezindiginizde kendinizi adeta rengarenk bir resim galerisinde hissediyorsunuz. o kadar farkli ki, kendine has bir uslubu var ve neredeyse kultur patlamasi yasayacaginizi garanti edebilirim. yazdiklari zaten kisiligini yansitmakta, cok duru cok sade bir o kadar da insanin icini sicacik eden bir yazar. "guzel insanlar" listeme birini daha ekledim sozluk, bugun yine sansli gunumdeyim...
devamını gör...
split
ölümsüz serisinin 2. filmi. seri sırasıyla: unbreakable, split ve glass'dan oluşuyor.
filmde, 23 farklı alter egosu olan kevin'in son olarak ortaya çıkardığı ''canavar'' kişiliği ile insanların hayatlarını değiştirmesi konu alınıyor. ve tabii kendi hayatını da. çoklu kişilik bozukluğu çok ilgimi çeken bir hastalık, öncesinde kill me heal me (dizi)'yi izlediğimde de bu hastalık konu alınıyordu ve fazlasıyla araştırma yapmıştım. çoklu kişilik bozukluğunun en önemli nedenlerinden biri tahmin edilebileceği üzere travma'dır. özellikle çocuk yaşlarda fiziksel ve cinsel istismar görmek, savaş, doğal felakete şahit olmak gibi faktörler yer alır. çocuğun bedenine acı, üzüntü ve stres artık taşıyamayacağı kadar ağır geldiğinden olsa gerek, kendine farklı alt kişilikler yaratır. bu kişiliklerin yaşları, ırkları, cinsiyetleri, hobileri, düşünce tarzları, hayalleri, kısacası neredeyse her şeyi farklıdır. 30 yaşında çoklu kişilik bozukluğundan muzdarip bir adam düşünün, 9 yaşında bir kız çocuğu kişiliği de olabilir, 18 yaşında üniversiteye hazırlanan bir ergen de... hatta 70lerinde emekli bir karakteri de içinde barındırıyor olabilir.
ayrıca, bu hastalıkla ilgili dizi-film çekenler muhakkak bu ''canavar'' yani karanlık kişiliğe de yer veriyor. hatta bu kişilik o kadar güçlü ki, diğer tüm karakterlere baskın olabilir ve onların ortaya çıkmasını engelleyebilir. ve kişinin kendi benliğinin de. bu açıdan başarılı bir filmdi. kevin'i canlandıran james mcavoy'un oyunculuğu da muazzamdı.
--- alıntı ---
you are different from the rest. your heart is pure! rejoice! the broken are the more evolved. rejoice.
filmde, 23 farklı alter egosu olan kevin'in son olarak ortaya çıkardığı ''canavar'' kişiliği ile insanların hayatlarını değiştirmesi konu alınıyor. ve tabii kendi hayatını da. çoklu kişilik bozukluğu çok ilgimi çeken bir hastalık, öncesinde kill me heal me (dizi)'yi izlediğimde de bu hastalık konu alınıyordu ve fazlasıyla araştırma yapmıştım. çoklu kişilik bozukluğunun en önemli nedenlerinden biri tahmin edilebileceği üzere travma'dır. özellikle çocuk yaşlarda fiziksel ve cinsel istismar görmek, savaş, doğal felakete şahit olmak gibi faktörler yer alır. çocuğun bedenine acı, üzüntü ve stres artık taşıyamayacağı kadar ağır geldiğinden olsa gerek, kendine farklı alt kişilikler yaratır. bu kişiliklerin yaşları, ırkları, cinsiyetleri, hobileri, düşünce tarzları, hayalleri, kısacası neredeyse her şeyi farklıdır. 30 yaşında çoklu kişilik bozukluğundan muzdarip bir adam düşünün, 9 yaşında bir kız çocuğu kişiliği de olabilir, 18 yaşında üniversiteye hazırlanan bir ergen de... hatta 70lerinde emekli bir karakteri de içinde barındırıyor olabilir.
ayrıca, bu hastalıkla ilgili dizi-film çekenler muhakkak bu ''canavar'' yani karanlık kişiliğe de yer veriyor. hatta bu kişilik o kadar güçlü ki, diğer tüm karakterlere baskın olabilir ve onların ortaya çıkmasını engelleyebilir. ve kişinin kendi benliğinin de. bu açıdan başarılı bir filmdi. kevin'i canlandıran james mcavoy'un oyunculuğu da muazzamdı.
--- alıntı ---
you are different from the rest. your heart is pure! rejoice! the broken are the more evolved. rejoice.
devamını gör...
yunanlar medeniyet inşa ederken türkler ne yapıyordu
yoğurdu buluyordu, yunan çalıp adını 'yunan yoğurdu' koysun diye...*
devamını gör...
lo-fi müzik
lo-fi veya low-fidelity, genellikle bir kayıtta duyulması pek tercih edilmeyen kusur olarak görülebilecek seslerin kasıtlı olarak kayıtta tutulması suretiyle oluşturulan bir müzik türüdür. kayıtlar kulağa amatör gelir, ve genellikle oldukça kısa tutulur ve sözlü veya sözsüz olabilir. çok rahatlatıcı bir müzik tarzı olmakla beraber, bir şeyler okurken veya çalışırken arka planda kulağa çok hoş gelir. bu türden bazı kayıtlar;
joji - rain on me
joji - you suck charlie
the deli - 5:32pm
joji - rain on me
joji - you suck charlie
the deli - 5:32pm
devamını gör...
kiminle vakit geçirirsek beynimizin onunkine benzemeye başlayacak olması
bunun için araştırma yapmaya gerek yoktu sevgili bilim insanları. atalarımız vakti zamanında demiş;
(bkz: körle yatan şaşı kalkar)
(bkz: üzüm üzüme baka baka kararır)
(bkz: körle yatan şaşı kalkar)
(bkz: üzüm üzüme baka baka kararır)
devamını gör...
28 şubat normal sözlük darbesi
dış minnaklar gene başaramadı.* yolumuzdayız yine beraberiz a dostlar!
devamını gör...
ferman akgül
ılginc bir tesadüf idi, sene 2010 saraybosna' da uçaktan inince sigaramı yakarken biri gelip ateş istedi, biraz sohbet ettik müzik aletleri vardı bosnanın bir grubu sanmıştım.
o an başlayacak bosna turu için otobüse binince soru yağmuru başladı.
ferman'ı nerden tanıyorsun dediler, kim dedim manganın solisti dediler manga kim dedim. bön bön baktılar yüzüme az önce konusuyordun dediler. hiç dinlememiştim mangayı ilk defa o gün dinledim.
manga ve ferman akgül ile bu şekilde tanıştım. bosna'da ilk konserleri imiş ve bana denk geldi.
sonrasında denk geldikçe hep dinledim nede olsa bir muhabbetimiz ve birlikte sigara içmişligimiz var.
o an başlayacak bosna turu için otobüse binince soru yağmuru başladı.
ferman'ı nerden tanıyorsun dediler, kim dedim manganın solisti dediler manga kim dedim. bön bön baktılar yüzüme az önce konusuyordun dediler. hiç dinlememiştim mangayı ilk defa o gün dinledim.
manga ve ferman akgül ile bu şekilde tanıştım. bosna'da ilk konserleri imiş ve bana denk geldi.
sonrasında denk geldikçe hep dinledim nede olsa bir muhabbetimiz ve birlikte sigara içmişligimiz var.
devamını gör...
söylemekten keyif alınan ingilizce kelimeler
"hamburger" net. hamböğgı şeklinde de efsane bir telaffuzu vardır beni benden alır. "one hamburger menü, please".
devamını gör...
yumurtalı ekmek
bugün detoks kafasıyla uyanamayacağımı biliyordum da, yumurtalı ekmek de denmez be sözlük. çok açım çok. çok aç uyandım yapcaz mecbur*
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
yazacak o kadar çok şey var da anlayacak kimse var mı ?
belki hayatımın kısa özetini geçsem şu ayrılmış başlığa, okuyanların belki de çoğu inanmaz, " bu kadar da olmaz" diyebilir.
insanlara dışarıdan bakıp, tanıdığını sanıp yargılayan o kadar acımasız kişi var ki.
acımasızlık popüler bir huy haline gelmiş, bireysellik almış başını gidiyor.
dolayısıyla paylaşmak sorun değil de bir tek kelime cevap alamamak kötü.
hayata 1 değil 4 - 0 geriden başlayanlara benden selam olsun, selam olsun ki benim de bu " kader fukarası " gillerden olduğum anlaşılsın.
her anı elveda ile tehdit altında olup, bir merhabaya hasret olanlar için selam olsun...
belki hayatımın kısa özetini geçsem şu ayrılmış başlığa, okuyanların belki de çoğu inanmaz, " bu kadar da olmaz" diyebilir.
insanlara dışarıdan bakıp, tanıdığını sanıp yargılayan o kadar acımasız kişi var ki.
acımasızlık popüler bir huy haline gelmiş, bireysellik almış başını gidiyor.
dolayısıyla paylaşmak sorun değil de bir tek kelime cevap alamamak kötü.
hayata 1 değil 4 - 0 geriden başlayanlara benden selam olsun, selam olsun ki benim de bu " kader fukarası " gillerden olduğum anlaşılsın.
her anı elveda ile tehdit altında olup, bir merhabaya hasret olanlar için selam olsun...
devamını gör...
sugar mommy
meali anam anam şeker anam, bayram harçlığını bol veren anam, ona her gün bayram olan şey. tabii bayram atmosferini bey tarafı her gün sağlamalı. yoksa anam anam cebi akrep dolu anam olur. mühim bir detay. dikkate almakta fayda var. *
devamını gör...
hoşlanılan kişinin önünde rezil olmak
pek umursamadığım durumdur. hatta büyük bir şey değilse ben de kendimle dalga geçerim muhtemelen.
devamını gör...