aile üyelerinin normal sözlük tanımlarını okuması
yeğenim biraz bana çekmiş. baktığı duyduğu şeyleri pek unutmaz. niye bunu yazdım? geçtiğimiz gün telefondan sözlüğü gösterdim, kafa yazıyoooo dedi. ondan sonra yine geldi kafaaa deyip deyip gitti. yemin ediyorum telefonu orta yerde bırakmaya ürküyorum. herkes sevgilisinden/eşinden çekinir ben yeğenimden. kızım bak git.
devamını gör...
gökdelen
şehrin* silüetini bozan, yakınından geçtiğimde gözümü korkutan uzun ve çirkin binalar.
teyzem bunlara "modern mezarlık" diyor. çok mantıklı.
teyzem bunlara "modern mezarlık" diyor. çok mantıklı.
devamını gör...
haiku
oruç aruoba'nun ne ki hiç kitabında berrak örneklerini verdiği geleneksel japon şiir biçimi. birkaç kelime ile sizi olduğunuz yere çivileyecek bir güç.
"aceleyle gelip geçer martı
oysa
biryere gitmez."
"aceleyle gelip geçer martı
oysa
biryere gitmez."
devamını gör...
yazarların karantinada kendi için yaptığı en faydalı şey
bir kedi sahiplendim. aslında bahçemde yaşayan bir sürü kedim var ancak bir tanesi evimde yaşamaya başladı. aynı evin içinde bir paticanla yaşamak çok farklıymış. sahiplenin, sahiplendirin. bir an önce bu duyguyu tatmanızı dilerim. bu duygu sizi çok daha "insan" yapıyor.
devamını gör...
parfümü abartan tip
bir de karnın açsa o mide bulantısını tüm gün çekersin *
devamını gör...
dini inancın zayıflama nedenleri
bazıları için bu konudaki en büyük neden "yüce ve merhametli bir tanrı, neden iyi bir insanı sırf kendisine inanmadığı için sonsuza kadar ateşlerde yakar?" sorusunu sorup mantıklı bir cevap alamamaktır.
onun dışında islam için konuşmak gerekirse, cinsiyetler arasındaki korkunç eşitsizlik de çok büyük bir nedendir. erkekler yüceltilirken kadınlar yerin dibine sokulur. sırf cinsiyetinizden dolayı saçlarınızı bile kapatmanız beklenir. ve bir tanrının sizden bunu istemesi pek de mantıklı değildir.
onun dışında islam için konuşmak gerekirse, cinsiyetler arasındaki korkunç eşitsizlik de çok büyük bir nedendir. erkekler yüceltilirken kadınlar yerin dibine sokulur. sırf cinsiyetinizden dolayı saçlarınızı bile kapatmanız beklenir. ve bir tanrının sizden bunu istemesi pek de mantıklı değildir.
devamını gör...
prosopagnosia
kişinin beyninde yüzleri tanımakla görevli olan bölgenin gelişmediği veya sonradan bir hasara maruz kaldığı nörolojik bir bozukluktur. prosopagnozi terimi, yunanca’da “yüz” ve “bilgi eksikliği” anlamına gelen “prosopo” ve “agnosia” sözcüklerinden türemiştir. ayrıca kelime anlamı olarak “yüz körlüğü” şeklinde ifade edilebilir.
buradan
buradan
devamını gör...
değerli eşyayı saklayacak en iyi yer
ayakkabı kutusu.
ıroni yapmıyorum.
ben eski beri ayakkabı kutusuna saklardım.
malum olaylar beni yıldırmadı.
malum olaylar iyi bile oldu, hırsızlar daha da ayakkabı kutusuna bakmaz.
umarım, elmaslarımı bulmazlar.*
ıroni yapmıyorum.
ben eski beri ayakkabı kutusuna saklardım.
malum olaylar beni yıldırmadı.
malum olaylar iyi bile oldu, hırsızlar daha da ayakkabı kutusuna bakmaz.
umarım, elmaslarımı bulmazlar.*
devamını gör...
benim vergimle maaş alıyorsun diyen tip
ben senden daha fazla maaş aldığım için senden daha çok vergi verip daha önce vergi dilimine giriyorum asıl sen benim vergimle maaş alıyorsun diyerek karşılık verdiğim tiptir. sonrada arkamda bırakarak pis pis sırıta sırıta giderim. kahrolur.
devamını gör...
koronavirüs aşısı ücretsiz mi yapılacak sorunsalı
2.aşamada sorulması gerektiğini düşündüğüm sorunsal.
bu aşamaya gelmeden önce bir, içerisinde iki sorun barındıran aşama mevcut bulunuyor.
şöyle ki; insanlık olarak etkin bir aşıyı bulduk mu? bu bulduğumuz etkin aşıyı herkese zorunlu olarak uygulayacak mıyız? bu hususta mevzuatımız ne kadar doygun? zira türkiye'de zorunlu aşı için 1593 sayılı kanunun 57 ve 72. maddelere bakılır. orada da sınırlı sayma ilkesiyle düzenlendiği için kanun düzenlemesi yapılmadan sars-cov-2 virüsünün sebep olduğu covıd-19 hastalığına zorunlu aşı tatbik edilemeyecektir.
bir diğer görüş ise aynı kanunun 64.maddesinin buna cevaz vereceğidir. fakat anayasa mahkemesi halime sare aysal kararında biyo tıp sözleşmesi ve 1593 sayılı kanunu ve diğer mevzuatları değinerek, zorunlu aşıyı anayasanın 17.maddesine aykırı bulmuştu.
bu neden önemli? toplumun tümü aşılanmadıkça, bağışık hale gelmedikçe hastalığın bitme olasılığı yok. zira sizin bu sene olacağınız aşı, olmayanların vücudunda mutasyona uğrayan sars-cov-2'ye gelecek sene yanıt vermeyebilir! maku
yani emin miyiz? ve de herkese uygulayabilecek miyiz?
sonrasında para konuşulmalı bence. zira mevzuat ve içtihatlar pek uygun gözükmüyor.
para konusunda şahsi kanaatim ise, güvenli ve bağışıklık sağlayan aşının tüm herkes için (kaç doz gerekiyorsa bağışık olmak için) ilk seferde ücretsiz olması. sonraki yıllarda risk gruplarına ücretsiz sağlıklı bireylere makul ücret (2 doz ise misal, doz başı 50 tlx2:100 tl gibi) makul fiyatlara yapılabilir olması.
hani bu son ihtimal, bana göre zaten ücretsiz olması gerekir. ama olmayacaksa şayet ilk seferde kesin ücretsiz olmalı, sonraki seneler için sağlıklı bireylere makul fiyatlar.
nacizane. sevgiler.
(bkz: anayasa mahkemesinin halime sare aysal kararı) (bkz: zorunlu aşı)
edit: ücretsiz olarak uygulanmasıyla çözüme kavuşmuş sözde sorunsal.
bu aşamaya gelmeden önce bir, içerisinde iki sorun barındıran aşama mevcut bulunuyor.
şöyle ki; insanlık olarak etkin bir aşıyı bulduk mu? bu bulduğumuz etkin aşıyı herkese zorunlu olarak uygulayacak mıyız? bu hususta mevzuatımız ne kadar doygun? zira türkiye'de zorunlu aşı için 1593 sayılı kanunun 57 ve 72. maddelere bakılır. orada da sınırlı sayma ilkesiyle düzenlendiği için kanun düzenlemesi yapılmadan sars-cov-2 virüsünün sebep olduğu covıd-19 hastalığına zorunlu aşı tatbik edilemeyecektir.
bir diğer görüş ise aynı kanunun 64.maddesinin buna cevaz vereceğidir. fakat anayasa mahkemesi halime sare aysal kararında biyo tıp sözleşmesi ve 1593 sayılı kanunu ve diğer mevzuatları değinerek, zorunlu aşıyı anayasanın 17.maddesine aykırı bulmuştu.
bu neden önemli? toplumun tümü aşılanmadıkça, bağışık hale gelmedikçe hastalığın bitme olasılığı yok. zira sizin bu sene olacağınız aşı, olmayanların vücudunda mutasyona uğrayan sars-cov-2'ye gelecek sene yanıt vermeyebilir! maku
yani emin miyiz? ve de herkese uygulayabilecek miyiz?
sonrasında para konuşulmalı bence. zira mevzuat ve içtihatlar pek uygun gözükmüyor.
para konusunda şahsi kanaatim ise, güvenli ve bağışıklık sağlayan aşının tüm herkes için (kaç doz gerekiyorsa bağışık olmak için) ilk seferde ücretsiz olması. sonraki yıllarda risk gruplarına ücretsiz sağlıklı bireylere makul ücret (2 doz ise misal, doz başı 50 tlx2:100 tl gibi) makul fiyatlara yapılabilir olması.
hani bu son ihtimal, bana göre zaten ücretsiz olması gerekir. ama olmayacaksa şayet ilk seferde kesin ücretsiz olmalı, sonraki seneler için sağlıklı bireylere makul fiyatlar.
nacizane. sevgiler.
(bkz: anayasa mahkemesinin halime sare aysal kararı) (bkz: zorunlu aşı)
edit: ücretsiz olarak uygulanmasıyla çözüme kavuşmuş sözde sorunsal.
devamını gör...
bir zamanlar moda olan şimdi yüzüne bakmadığımız şeyler
denge bilekliği. ve bu bileklikle dengesini sağlayacağına inanan yurdum insanları.
devamını gör...
okuyana ilaç olacak sözler
bu girdiyi okuduğunda minicik bi tebessüm et. lütfennnnnnn....
not: bak gördün mü? dünya şimdi daha güzel. sen gül dünya gülsün, bulutlar gülsün...
haydi şimdi popişini kaldır ve aynaya bak! bak bak şimdi de gördün mü yine! ne de güzel bir canlısın. insansın... güzel bir insan ve çokkkk değerlisin, özelsin. öpüyorum gözlerinden azizim.
not: bak gördün mü? dünya şimdi daha güzel. sen gül dünya gülsün, bulutlar gülsün...
haydi şimdi popişini kaldır ve aynaya bak! bak bak şimdi de gördün mü yine! ne de güzel bir canlısın. insansın... güzel bir insan ve çokkkk değerlisin, özelsin. öpüyorum gözlerinden azizim.
devamını gör...
japon denince akla gelen ilk şey
güçlerimizi..birlikte..birleştirerek..güçlerimizi??
uzatma tanışalım ben arif.
benim bu geldi.
uzatma tanışalım ben arif.
benim bu geldi.
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle sosyopat derecesinde, her gün aynı saatte 'zınk' diye kalkan, bir beyaz yakalı dakikliğinde günaydın değil elbet...
'5 dakika daha' diye diye her sabah alarmını en az 5 kere erteleyen, bu yüzden geç kalmak üzere olduğu işine gitmek için koştur koştur evden çıkan, metronun yürüyen merdivenlerinin yürüme hızına isyan edercesine basamakları çifter çifter atlayan, tembel bir işçi aceleciliğinde bir günaydın...
gümüşlük'de relax bir günaydın değil, istanbul'da telaşlı bir günaydın...
stressli bir günaydın...
ama öyle sosyopat derecesinde, her gün aynı saatte 'zınk' diye kalkan, bir beyaz yakalı dakikliğinde günaydın değil elbet...
'5 dakika daha' diye diye her sabah alarmını en az 5 kere erteleyen, bu yüzden geç kalmak üzere olduğu işine gitmek için koştur koştur evden çıkan, metronun yürüyen merdivenlerinin yürüme hızına isyan edercesine basamakları çifter çifter atlayan, tembel bir işçi aceleciliğinde bir günaydın...
gümüşlük'de relax bir günaydın değil, istanbul'da telaşlı bir günaydın...
stressli bir günaydın...
devamını gör...
spontane radyo yayını
raistlin majere bir yana diğerleri bir yana der, taşı kuyuya atar kaçarım.
ikinize de iyi yayınlar dilerim.
ikinize de iyi yayınlar dilerim.
devamını gör...
şaka başlığı diye girilen başlığın gerçek haber çıkması
solda dikkatiniz çeken, daha girip okumadan yüzünüze bir tebessüm yerleştiren; seni şakacı artısını vermek için girdiğinizde ise genelde muz cumhuriyetinde yaşadığınızı hatırlatan bir haberle karşılaştığınız başlık.
devamını gör...
günün keko sözleri
senin yaptığın gider, benim anca hoşuma gider.
sen vurursun dikiş atarlar, ben vururum toprak atarlar.
sen vurursun dikiş atarlar, ben vururum toprak atarlar.
devamını gör...
yazarların en çok özlemini duyduğu şey
vicdan azabı çekmeden kendine vakit ayırmak.*
devamını gör...


