yaz mevsimini sevmemek
ne demek sevmemek? duymayayım bi daha şöyle şeyler üzülüyorum.
devamını gör...
mehmet boynukalın'ın pamuk aldım sözü
twitter fenomeni olmak için her yolu deniyor adam.
ayasofya’nın eski imamı mehmet boynukalın, yaptığı açıklamalarla tartışılmaya devam ediyor.
içki yasağına karşı yaptığı açıklamalarla kamuoyunun tepkisini çeken boynukalın, kendisine maaşını içkiden alınan vergilerle verildiğine dair söylenen sözlere tepki gösterdi.
boynukalın yaptığı paylaşımda, "helal haram nedir bilmeyen adi bir güruh kalkmış bana helali haramı öğretmeye kalkıyor. devletimin üniversitesinde din dersi verip helal hatta farz olan bir iş yapıyor ve karşılığını helal olarak alıyorum. sizin pisliğinize ihtiyacım yok. alayınızın cehenneme kadar yolu var" ifadelerini kullandı.
boynukalın paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı:
"bu güruh helal haram nedir bilmiyor; paranın itibari bir şey olduğunu da anlamıyor. önemli olan yaptığınız işin helal olmasıdır. devletin kasasına bu paranın nereden geldiği sizi ilgilendirmez. evet düzeltilmesi gerekir; ama o ayrı bir konudur.
merak etmeyin ey güruh, haram (!) ettiğiniz vergilerinizden bana düşen hisseden hepinize kaliteli pamuk aldım, artık helal edersiniz, ne yapayım."
kaynak
ayasofya’nın eski imamı mehmet boynukalın, yaptığı açıklamalarla tartışılmaya devam ediyor.
içki yasağına karşı yaptığı açıklamalarla kamuoyunun tepkisini çeken boynukalın, kendisine maaşını içkiden alınan vergilerle verildiğine dair söylenen sözlere tepki gösterdi.
boynukalın yaptığı paylaşımda, "helal haram nedir bilmeyen adi bir güruh kalkmış bana helali haramı öğretmeye kalkıyor. devletimin üniversitesinde din dersi verip helal hatta farz olan bir iş yapıyor ve karşılığını helal olarak alıyorum. sizin pisliğinize ihtiyacım yok. alayınızın cehenneme kadar yolu var" ifadelerini kullandı.
boynukalın paylaşımının devamında şu ifadeleri kullandı:
"bu güruh helal haram nedir bilmiyor; paranın itibari bir şey olduğunu da anlamıyor. önemli olan yaptığınız işin helal olmasıdır. devletin kasasına bu paranın nereden geldiği sizi ilgilendirmez. evet düzeltilmesi gerekir; ama o ayrı bir konudur.
merak etmeyin ey güruh, haram (!) ettiğiniz vergilerinizden bana düşen hisseden hepinize kaliteli pamuk aldım, artık helal edersiniz, ne yapayım."
kaynak
devamını gör...
muhsin yazıcıoğlu
siyasetin fırıldaklığına boyun eğmeyen tek siyasetçi.
devamını gör...
beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
ümit yaşar oğuzcan'ın oğlu vedat henüz 17 yaşında iken galata kulesi'nden atlayarak intihar etmişti.
söylenenlere göre cebinden daha önce beş kez intihar teşebbüsünde bulunan babasına yazdığı bir not çıkmış:
"öyle intihar edilmez, böyle edilir."
yine söylenenlere göre ümit yaşar oğuzcan, bu olaydan sonra şu meşhur şiirini yazmıştır:
"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
öylesine yıktın ki bütün umutlarımı
beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın."
bu şiiri münir nurettin selçuk kürdilihicazkâr makamında bestelemiş ve seslendirmiştir.
ama ben en çok edip akbayram'dan dinlemeyi severim:
youtube
söylenenlere göre cebinden daha önce beş kez intihar teşebbüsünde bulunan babasına yazdığı bir not çıkmış:
"öyle intihar edilmez, böyle edilir."
yine söylenenlere göre ümit yaşar oğuzcan, bu olaydan sonra şu meşhur şiirini yazmıştır:
"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın
denizler ortasında bak yelkensiz bıraktın
öylesine yıktın ki bütün umutlarımı
beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın."
bu şiiri münir nurettin selçuk kürdilihicazkâr makamında bestelemiş ve seslendirmiştir.
ama ben en çok edip akbayram'dan dinlemeyi severim:
youtube
devamını gör...
ince ayak bileğine halhal takan kadın
gerçekten yakışanı var, zarif bir bilekte zarif bir hal hal güzel durur.
devamını gör...
gülünmemesi gereken durumda gelen gülme isteği
yanağını ısırırsın, dudaklarını bastırırsın gülmemek için ya da mimiklerinle bir şekilde örtpas etmeye çalışırsın gülme isteğini ama bazen o kadar çok gülesin gelir ki engel olamazsın. bakmışsın gülmüşsün ortalık buz kesmiş bir bakmışsın herkes senin gülmene gülmüş.
devamını gör...
vikunya
and dağları'nın en yüksek kesimlerinde yaşayan, camelidae* familyasından memeli bir hayvan türü. bilimsel tür adı vicugna vicugna. görünüş ve özellik bakımından lama'ya çok yakın, omuzdan yere yüksekliği 90cm kadar, sarımsı kahverengi postlu bir hayvandır. boynunun altında beyaz, ince bir sakal bulunur. ipeksi kürkü yün olarak kullanıldığı için değerlidir. vikunyalar sürü halinde yaşar, ot ve geniş yapraklı bitkiler ile beslenirler.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
3 cümlelik hikayeyi 15 dakikada anlatıyorum.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
devamını gör...
güne iyi başlatan şarkılar
herhangi bir gün gidişatına göre mutsuz bitebilir, ama mutsuz umutsuz başlayamaz.
buna uygun değiliz, yeniden uyandık. demek ki hala buradayız
buna uygun değiliz, yeniden uyandık. demek ki hala buradayız
devamını gör...
tanrı kompleksi
bir kişinin başka insanlardan ayrıcalık taşıdığı, yüksek kişisel yeteneğe sahip olduğu yönünde sürekli şişirilmiş duygular taşıması anlamına geliyor.
kitle iletişim taktiklerinden biridir.günümüzde siyasi liderler üzerinde görebiliriz bu ulaşılmaz büyülü havayı. sanki o yönetimden gitse kıyamet kopacakmış etkisi yaratılır. dediği yapılmadığında korku salınır.normal insan değil de seçilmiş kutsanmıştır. bütün merci ona bağlıdır. isterse bağışlar isterse cezalandırır.
kitle iletişim taktiklerinden biridir.günümüzde siyasi liderler üzerinde görebiliriz bu ulaşılmaz büyülü havayı. sanki o yönetimden gitse kıyamet kopacakmış etkisi yaratılır. dediği yapılmadığında korku salınır.normal insan değil de seçilmiş kutsanmıştır. bütün merci ona bağlıdır. isterse bağışlar isterse cezalandırır.
devamını gör...
güzel kitap isimleri
vadideki zambak..
devamını gör...
ayçiçek yağının 0,5 lt'lik ambalajda satılmaya başlandığı yeni türkiye
#490983
videoyu izlediğimden beri boğazımda bir düğüm... ne hallere düştük böyle. benim boğazımdaki düğüm büyüyor ve boğuyor artık beni.
hala bir şeyler alabildiğim, yiyebildiğim için utanıyorum. dün uğradığım büyük bir markette, kasiyer, bir haftadır bir kişinin bile diş macunu almadığını söyledi.
ülke olarak bir yol ayrımına geliyoruz sanki, ve artık ne olacaksa olsun, kopacaksa kopsun kıyamet diyorum.
videoyu izlediğimden beri boğazımda bir düğüm... ne hallere düştük böyle. benim boğazımdaki düğüm büyüyor ve boğuyor artık beni.
hala bir şeyler alabildiğim, yiyebildiğim için utanıyorum. dün uğradığım büyük bir markette, kasiyer, bir haftadır bir kişinin bile diş macunu almadığını söyledi.
ülke olarak bir yol ayrımına geliyoruz sanki, ve artık ne olacaksa olsun, kopacaksa kopsun kıyamet diyorum.
devamını gör...
sevgiliden soğuma anı
o yokken kendin olduğunu anladığın andır.
devamını gör...
ısparta'da genç kızın evinde yakalanan okul müdürü
o.ç derken küfür mü, isminin kısaltması mı?
devamını gör...
yalanlarla yaşayıp mutlu olmak vs gerçeklerle yaşayıp mutsuz olmak
gerçeklerle yaşayıp mutsuz olmayı seçerim. çünkü yalanlar ileride ortaya çıkıp mutsuz edecek ve geçmişteki mutlu anları da kötü hatırlatacak.
devamını gör...
acacia jean's color
mavi ve mor renklerini zamanında kullandığım ve işime yaramış saç boyası markası. mavi rengi açık renkli saçtan akarken çok tatlı bir su yeşiline dönüyor. mor rengi koyu renkli saçta da tutuyor. ellerinize, dokunduğunuz her yere, banyoya, havlulara da çok güzel renk veriyor. anneniz sinirleniyor falan. güzel oluyor.
devamını gör...
nötr hissetmek
duygular insan beyninde limbik sistemden kaynaklanır, hisler ise beynin ön lobundan meydana gelirler. hisler soyut düşünceden kaynaklanırken, duygular doğuştan gelir ve genetiksel olarak evrim sonucu belirlenirler. insanlarda ki duygu sayıları kısıtlı olmasına karşın sahip olunabilecek his sayısında sınır yoktur.
duygular hızla gelip geçtiği için vücudun bir başka değerlendirme mekanizması vardır; hisler.. duygular hislerin kalıntılarını temsil ederler. duygu ve his arasında ki en belirgin fark hissin yavaş yavaş gelişmesidir. kaldı ki günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllar boyu mevcut olabilirler ve değişebilirler.
duygular doğuştan gelen temel alarm ve motivasyon sistemidir. sevinç, öfke, korku, şaşkınlık ve üzüntü gibi durumlar karşısında kişiyi hareket etmeye ya da hareketi sonlandırmaya teşvik eder. hisler ise kişiyi, rahatsızlık veya tatsızlık hissiyatına son vermek için neler yapılabileceği üzerine düşünmeye sevk eder.
şimdiii, nedir bu nötr hissetmek.?
hissizleşme ya da hissetmeme değildir öncelikle. duygusuzluk halidir sadece. gerçekleşen, yaşanılan, karşımıza çıkan hiç bir şeyi, duygu değişikliği yaratacak kadar değerli bulmama durumudur. olguların ya da bireylerin artık anlam taşımamasıdır. kısaca her şeye karşı hiç bir şey hissetmeme halidir. 'hissetmeme değildir dedin, şimdi de hiç bir şey hissetmeme halidir diyorsun' diyenler çıkacaktır. evet burada 'hiç bir hey hissetmeme' derken de 'hiç bir şey'i hissetme hissiyatı söz konusudur zaten. hissizliğin verdiği kekremsi bir histir nötrizm*.
nötrizm, artık bu beni aşıyor dediğimiz noktada, saldım çayıra mevlam kayıra diyebilmektir. 'bilinmez olan belki de en güzel olana gebedir' cümlesi ile yüzleşebilmektir. resmin tamamına bakınca, ilerde anlayacağım bütün bunları niye yaşadığımı diye düşünebilmektir. en temizinden derin bir nefes alıp, boşluğa, sessizliğe, iç dinginliğine ruhu bırakmak ve hep bir şeyleri oldurmaya çalışmaktan vazgeçmektir. hayatımızın gelgitlerini olduğu gibi, verebilecekleriyle, iyisiyle kötüsüyle gerçek anlamda kabul edebilmektir. bir ermiş bilgeliğiyle sessiz sakin kalabilmek, her şeye rağmen gülümseyebilmektir. bu bir pes ediş değildir, sadece kabulleniş ve olana direnmeyi bırakıştır. biraz daha anlayışlı, biraz daha çocuksu, biraz daha esnek olarak anın getirdiklerini bütünüyle yaşayabilmektir.
cümle olarak ''ben mutsuz değilim sadece mutlu olmayı umursamıyorum''* şeklinde söylendiğinde daha bir anlaşılır oluyor anlatmak istediğim.
her daim zirvede hissedilen ancak sıfır noktasında bir tutum sergilenen, delilik ve dahiliğin arasında, ölümle yaşamın kıyısında, tezatların tam ortasında bir yaklaşım nötr bakış açısı. ne mutlu ne mutsuz, tam ortası ama biraz melankolik, tepkisiz, ağır başlı ve karanlık oluyor bu nötrlük.
öncelikle geçmişle zihnimizde kurduğumuz köprülerden kurtulup, olan her olayı karşımıza çıkan her cümleyi öncesiz dinleyebilmekten geçiyor sanırım bunun yolu. geçmişi unutup o ana odaklanmaktan geçiyor belki de. en son ne oluyor, ne söyleniyor, ne soruluyorsa sadece ona odaklanmaktan geçiyor. bunu başarmaya başladığımızda bizi en çok etkileyen empati kabiliyetimizden uzaklaşmış, stresi ve belirsizliği daha iyi yönetmeye başlamış oluruz. yani geçmişten hiç bir bilgi ve duyguyu bir sonra ki cümleye, düşünceye taşımadığımız için objektiflik katsayımız artış olur bir nevi. bu da bize çok negatif durumlar karşısında bile hızlıca süreci aşmamızı, verdiği sakinlikle fırtınanın tam ortasında çözüme ulaşmamızı sağlar..
osho ne güzel söylemiş;
'hayattaki en büyük cesaret hayatın sana sunduğu her şeyi kabul etmektir.' ve devam etmiş;
'hayatın karanlık koridorlarında dolaşarak kişinin gözleri alışkanlık kazanır ve kişi karanlıkta bile ışığı görmeye başlar. gündüz vakti ışığı görmek güzeldir. ama en karanlık gecede de gözlerin alışkınsa, oradaki saklı gündüzü görebilirsin, güzellik oradadır. en karanlık gecede sabahı görebilirsen, o zaman güzellik vardır, o zaman başarmışsındır. eğer en alçakta, en yükseği görebiliyorsan, eğer cehennemde bile bir cennet yaratabiliyorsan, hayatın sanatçısı haline gelmişsindir.'
duygular hızla gelip geçtiği için vücudun bir başka değerlendirme mekanizması vardır; hisler.. duygular hislerin kalıntılarını temsil ederler. duygu ve his arasında ki en belirgin fark hissin yavaş yavaş gelişmesidir. kaldı ki günlerce, haftalarca, aylarca hatta yıllar boyu mevcut olabilirler ve değişebilirler.
duygular doğuştan gelen temel alarm ve motivasyon sistemidir. sevinç, öfke, korku, şaşkınlık ve üzüntü gibi durumlar karşısında kişiyi hareket etmeye ya da hareketi sonlandırmaya teşvik eder. hisler ise kişiyi, rahatsızlık veya tatsızlık hissiyatına son vermek için neler yapılabileceği üzerine düşünmeye sevk eder.
şimdiii, nedir bu nötr hissetmek.?
hissizleşme ya da hissetmeme değildir öncelikle. duygusuzluk halidir sadece. gerçekleşen, yaşanılan, karşımıza çıkan hiç bir şeyi, duygu değişikliği yaratacak kadar değerli bulmama durumudur. olguların ya da bireylerin artık anlam taşımamasıdır. kısaca her şeye karşı hiç bir şey hissetmeme halidir. 'hissetmeme değildir dedin, şimdi de hiç bir şey hissetmeme halidir diyorsun' diyenler çıkacaktır. evet burada 'hiç bir hey hissetmeme' derken de 'hiç bir şey'i hissetme hissiyatı söz konusudur zaten. hissizliğin verdiği kekremsi bir histir nötrizm*.
nötrizm, artık bu beni aşıyor dediğimiz noktada, saldım çayıra mevlam kayıra diyebilmektir. 'bilinmez olan belki de en güzel olana gebedir' cümlesi ile yüzleşebilmektir. resmin tamamına bakınca, ilerde anlayacağım bütün bunları niye yaşadığımı diye düşünebilmektir. en temizinden derin bir nefes alıp, boşluğa, sessizliğe, iç dinginliğine ruhu bırakmak ve hep bir şeyleri oldurmaya çalışmaktan vazgeçmektir. hayatımızın gelgitlerini olduğu gibi, verebilecekleriyle, iyisiyle kötüsüyle gerçek anlamda kabul edebilmektir. bir ermiş bilgeliğiyle sessiz sakin kalabilmek, her şeye rağmen gülümseyebilmektir. bu bir pes ediş değildir, sadece kabulleniş ve olana direnmeyi bırakıştır. biraz daha anlayışlı, biraz daha çocuksu, biraz daha esnek olarak anın getirdiklerini bütünüyle yaşayabilmektir.
cümle olarak ''ben mutsuz değilim sadece mutlu olmayı umursamıyorum''* şeklinde söylendiğinde daha bir anlaşılır oluyor anlatmak istediğim.
her daim zirvede hissedilen ancak sıfır noktasında bir tutum sergilenen, delilik ve dahiliğin arasında, ölümle yaşamın kıyısında, tezatların tam ortasında bir yaklaşım nötr bakış açısı. ne mutlu ne mutsuz, tam ortası ama biraz melankolik, tepkisiz, ağır başlı ve karanlık oluyor bu nötrlük.
öncelikle geçmişle zihnimizde kurduğumuz köprülerden kurtulup, olan her olayı karşımıza çıkan her cümleyi öncesiz dinleyebilmekten geçiyor sanırım bunun yolu. geçmişi unutup o ana odaklanmaktan geçiyor belki de. en son ne oluyor, ne söyleniyor, ne soruluyorsa sadece ona odaklanmaktan geçiyor. bunu başarmaya başladığımızda bizi en çok etkileyen empati kabiliyetimizden uzaklaşmış, stresi ve belirsizliği daha iyi yönetmeye başlamış oluruz. yani geçmişten hiç bir bilgi ve duyguyu bir sonra ki cümleye, düşünceye taşımadığımız için objektiflik katsayımız artış olur bir nevi. bu da bize çok negatif durumlar karşısında bile hızlıca süreci aşmamızı, verdiği sakinlikle fırtınanın tam ortasında çözüme ulaşmamızı sağlar..
osho ne güzel söylemiş;
'hayattaki en büyük cesaret hayatın sana sunduğu her şeyi kabul etmektir.' ve devam etmiş;
'hayatın karanlık koridorlarında dolaşarak kişinin gözleri alışkanlık kazanır ve kişi karanlıkta bile ışığı görmeye başlar. gündüz vakti ışığı görmek güzeldir. ama en karanlık gecede de gözlerin alışkınsa, oradaki saklı gündüzü görebilirsin, güzellik oradadır. en karanlık gecede sabahı görebilirsen, o zaman güzellik vardır, o zaman başarmışsındır. eğer en alçakta, en yükseği görebiliyorsan, eğer cehennemde bile bir cennet yaratabiliyorsan, hayatın sanatçısı haline gelmişsindir.'
devamını gör...
oya küçümen bora ebeoğlu
1987'de gup denk adıyla müziğe başlayan ikili, 90ların değişik soundlu şarkılarına ses vermişlerdir. sevme zamanı, saraylı, tasvir-i şikayet gibi şarkıları vardır.
devamını gör...
