comfortably numb
gözlerimi kapattığımda en uzağa en derine götüren eşsiz solosuyla tam bir şaheser.
devamını gör...
iki kişilik yatakta tek başına uyanmak
en güzel yalnızlıktır. o yumuşak yatağın içine gömülüp sabaha kadar ayı gibi yatmak, salyalar içinde uyanmak gibisi var mıdır?
vardır tabi ki ama iki kişilik yatakta tek kişi yatmakta çok güzel bir şeydir.
vardır tabi ki ama iki kişilik yatakta tek kişi yatmakta çok güzel bir şeydir.
devamını gör...
kazıklanma garantili tatil yerleri
bozcaada.. ada olduğu için hep kazık bir yerdi ama bu sene iyice abartmışlar. bir minik dondurma 30 tl, bağ evinde bir gecelik konaklama bedeli 1000 tl'den başlıyormuş. ayrıca adada bim, a101, şok vb gibi market yok, adada bulunan marketlerde her şey kazık ama tüm bunlara rağmen bu bayram tatilde aşırı doluymuş, adım atacak yer yokmuş.
devamını gör...
rüyada görülen en ünlü kişi
oguzhan uğur. bir de oturmuş dertleşiyoruz, bana da diyor ki "geçmisimiz ne kadar çok benziyor"*. hayır rüyanda gördüģün ünlü ile de dertlesmezsin ya. bilinçaltım bile dertli ve vizyonsuz.
devamını gör...
iphone bataryası
ıphone'un logosu ucundan ısırılmış elma. elma gibi pilinden de almışlardır azıcık ısırık.
devamını gör...
karasu
relax isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
sakarya ilinin bir ilçesidir. daha çok yazlık olarak kullanılır. geçen sene şubat ayında 1 defa gitmiştim buraya. dediğim gibi daha çok yazlık olarak kullanıldığı için kışın pek insan olmuyor. anca 65 yaş üstü emekli büyüklerimiz kalırsa kalıyor.
yaz mevsiminde hiç gitmedim ama duyduğum kadarıyla denizi oldukça temizmiş.
sakarya ilinin bir ilçesidir. daha çok yazlık olarak kullanılır. geçen sene şubat ayında 1 defa gitmiştim buraya. dediğim gibi daha çok yazlık olarak kullanıldığı için kışın pek insan olmuyor. anca 65 yaş üstü emekli büyüklerimiz kalırsa kalıyor.
yaz mevsiminde hiç gitmedim ama duyduğum kadarıyla denizi oldukça temizmiş.
devamını gör...
yks'ye 96 gün kalması
çevremdeki kimsenin geri sayım yapmasına izin vermezken burda görünce bi nefesimin kesilmesine sebep olan başlık. çok teşekkürlerimi iletiyorum gerçekten de.**
devamını gör...
cinayet süsü
ali atay, feyyaz yiğit ve aziz kedi tarafından yazılan ve ali atay tarafından yönetilen filmdir. film için söylenebilecek özet cümlesi “ fikir güzel”dir. ölümlü dünya’nın ardından gelmesi ise filmin yeterince iyi sayılmamasına bir başka neden olabilir.

ben bir filmi değerlendirirken 13 soru sorarım kendime ve bunların en az dördüne cevap alabilirsem filmle ilgili bir fikir sahibi olmuş sayayım kendimi.
kaçta?
ben filmi 21.00 seansında izledim ve akşam vakti izlenebilecek bir film olarak görebilsem de bir sinemanın en güzel saatlerinden biri olan seansı boşa harcamış hissine kapıldım.
hangi?
ben filmde en çok mehmet özgür ve feyyaz yiğit’in oyunculuğunu beğendim ama sahne olarak iyi polis-daha iyi polis sahnesini seçerim.

ne ile?
film her ali atay filminde olduğu gibi müziklerle zenginleştirilmiş ve bence bu konuda oldukça başarılı.
niçin?
çünkü film biraz aceleye gelmiş izlenimi de uyandırırken bir yandan da karikatür karakter sayısı fazla. bu da filmi vasatın biraz üstüne çıkartıyor.
ne olmuş?
bir cinayeti çözmeye çalışan cinayet masası ekibi çok ilginç bir şekilde süslenmiş cesetlerle karşılaşmış.
kimi?
tabii ki serkan keskin’i. gözüm en çok serkan keskin’i aradı filmde.
nerde?
internet üzerinde herhangi bir platformda çünkü bu film için sinemaya gitmeye gerek yok bence.
ne belli?
belli işte. film iyi bir fikir olarak yola çıkmış ama bir yerlerde bir şeyler eksik kalmış. yine de izlenebilir bir film olduğunu söyleyebilirim.

ben bir filmi değerlendirirken 13 soru sorarım kendime ve bunların en az dördüne cevap alabilirsem filmle ilgili bir fikir sahibi olmuş sayayım kendimi.
kaçta?
ben filmi 21.00 seansında izledim ve akşam vakti izlenebilecek bir film olarak görebilsem de bir sinemanın en güzel saatlerinden biri olan seansı boşa harcamış hissine kapıldım.
hangi?
ben filmde en çok mehmet özgür ve feyyaz yiğit’in oyunculuğunu beğendim ama sahne olarak iyi polis-daha iyi polis sahnesini seçerim.

ne ile?
film her ali atay filminde olduğu gibi müziklerle zenginleştirilmiş ve bence bu konuda oldukça başarılı.
niçin?
çünkü film biraz aceleye gelmiş izlenimi de uyandırırken bir yandan da karikatür karakter sayısı fazla. bu da filmi vasatın biraz üstüne çıkartıyor.
ne olmuş?
bir cinayeti çözmeye çalışan cinayet masası ekibi çok ilginç bir şekilde süslenmiş cesetlerle karşılaşmış.
kimi?
tabii ki serkan keskin’i. gözüm en çok serkan keskin’i aradı filmde.
nerde?
internet üzerinde herhangi bir platformda çünkü bu film için sinemaya gitmeye gerek yok bence.
ne belli?
belli işte. film iyi bir fikir olarak yola çıkmış ama bir yerlerde bir şeyler eksik kalmış. yine de izlenebilir bir film olduğunu söyleyebilirim.
devamını gör...
yeni başlayanlar için iş hayatı
ponçik ponçik takılmayın, 1 sene olmadan da iş yerinden kimseyle kanka olmayın. size verilen değere göre de aksiyon alın alternatif arayın.
devamını gör...
fotoğraf
pilli bebek’in çok güzel bir parçasıdır aynı zamanda.
devamını gör...
lamelif çevirmek
lamelif harfinin şeklinden olsa gerek böyle bir tabire konu olmuş. ancak biraz manasız duruyor gibi. çünkü lamelifin matbu yazılışındaki şekilde yol alırsanız döndüğünüz yer bulunduğunuz yer olmaz. şöyle bir dolaşıp gelmek yerine gidilecek yere dolaşarak gitmek manası daha çok yakışırmış.
devamını gör...
seri artı oy veren melek
öylesine artılıyorsa dikkatimi çeker, beğendiği için artılıyorsa ayrıca beni mutlu eder.
devamını gör...
benedict cumberbatch
aksanı müthiş ingiliz aktör..
devamını gör...
iyi niyeti suistimal etmek
asla affetmeyeceğim geri dönüşü imkansız hata.
devamını gör...
normal sözlük köy okuluna kitap yardımı etkinliği
+1 ile arkadaşlarımın yanındayım dediğim kampanyadır. kitaplar hazır kuzularımıza feda olsun. *
devamını gör...
yufka açamayacak kızlara filenin sultanları demek
sevgili trol arkadaşım açtığın başlıklara her seferinde şaşırıyorumve gülüyorum ama başarılı sevdim.
not: lütfen trol olsun lütfen yanlış anlamış olmayayım hahah. aman olsun trol ya da değil sabrımıza büyük yükleme yapıyor arkadaş. tişikkilir sipirmin.
not: lütfen trol olsun lütfen yanlış anlamış olmayayım hahah. aman olsun trol ya da değil sabrımıza büyük yükleme yapıyor arkadaş. tişikkilir sipirmin.
devamını gör...
çalıkuşu
bu kitabın ününü çok duydum. her sorduğumda tavsiye edilen bir kitaptı. ama kalın olduğu için cesaret edememiş, kitaplıkta aylarca bekletmiştim. şimdi anlıyorum neden ısrarla tavsiye ettiklerini.
kelimeler özenle seçilmiş, cümleler inci gibi dizilmiş, sayfalar ilmek ilmek dokunmuş. kitabın edebiyatımızdaki yerini ve öneminin herkes biliyor. reşat nuri güntekin'e yakışır bir kitap. aşk, ihanet, özlem, üzüntü, sevgi tek bir kitapta ve tek bir insanın duyguları. bu kadar duyguyu üst üste kaldirabilmek zor, bunlarla birlikte yıllarca yaşayabilmek daha zor. bunların üstüne bir de geçim sıkıntısı yüklendimi feride'nin omuzlarına...
çalıkuşu'na açılan bu kitapta bizi feride'nin günlükleri karşılıyor. onun mutlulukları, onun hayal kırıklıkları.. yeri geldi feride'yle sevdim, çalıkuşu'yla daldan dala atladım, gülbeşeker'le kaçtım. nerden bakarsam bakayım kamran'ı suçlu buldum, kitabı okumadım hissettim.
tek suçu ölesiye sevmek olan, naifliğiyle gönlümüzde taht kurmuş bir ipekböceği'ydi o. nasıl kıydılar ona, insan acıtırım diyerek parmaklarının ucuyla okşarken saçlarını, kamran nasıl ihanet etti? nasıl üzmeyi başardı?
feride'nin neredeyse bütün hayatı kaçmakla geçiyor; kendisinden, kamran'dan, geçmişinden. ama kaderinden kaçmayı başaramıyor "aynı duayı birbirinden habersiz eden iki insan er ya da geç kavuşurmuş" birbirlerinin kaderi olurlarmış. evet, feride sarı çiçek romanından sonra kamran'dan nefret etti. ama vazgeçemedi, içinde bir yerlerde onu yaşatmaya devam etti.
her sayfasında kendimden bir parça bulduğum bu kitabı herkese tavsiye ederim.
kelimeler özenle seçilmiş, cümleler inci gibi dizilmiş, sayfalar ilmek ilmek dokunmuş. kitabın edebiyatımızdaki yerini ve öneminin herkes biliyor. reşat nuri güntekin'e yakışır bir kitap. aşk, ihanet, özlem, üzüntü, sevgi tek bir kitapta ve tek bir insanın duyguları. bu kadar duyguyu üst üste kaldirabilmek zor, bunlarla birlikte yıllarca yaşayabilmek daha zor. bunların üstüne bir de geçim sıkıntısı yüklendimi feride'nin omuzlarına...
çalıkuşu'na açılan bu kitapta bizi feride'nin günlükleri karşılıyor. onun mutlulukları, onun hayal kırıklıkları.. yeri geldi feride'yle sevdim, çalıkuşu'yla daldan dala atladım, gülbeşeker'le kaçtım. nerden bakarsam bakayım kamran'ı suçlu buldum, kitabı okumadım hissettim.
tek suçu ölesiye sevmek olan, naifliğiyle gönlümüzde taht kurmuş bir ipekböceği'ydi o. nasıl kıydılar ona, insan acıtırım diyerek parmaklarının ucuyla okşarken saçlarını, kamran nasıl ihanet etti? nasıl üzmeyi başardı?
feride'nin neredeyse bütün hayatı kaçmakla geçiyor; kendisinden, kamran'dan, geçmişinden. ama kaderinden kaçmayı başaramıyor "aynı duayı birbirinden habersiz eden iki insan er ya da geç kavuşurmuş" birbirlerinin kaderi olurlarmış. evet, feride sarı çiçek romanından sonra kamran'dan nefret etti. ama vazgeçemedi, içinde bir yerlerde onu yaşatmaya devam etti.
her sayfasında kendimden bir parça bulduğum bu kitabı herkese tavsiye ederim.
devamını gör...


