renklerin içinde
kargo grubuna ait çok hoş bir eserdir. insanı çocukluğuna götüren ezgileri ve klibi olan bir şarkı...
kemanla gitarın uyumu da harikadır.
kemanla gitarın uyumu da harikadır.
devamını gör...
nikotin bağımlılığı
eroin ve kokain gibi madde bağımlılıkları ile eşdeğer bir bağımlılıktır. tüm tütün mamulleri, elektronik sigara ve diğer ısıtılmış tütün ürünleri de dahil, güçlü bir bağımlılığa yol açan nikotin içerir.
devamını gör...
sözlük yazarlarımızı ayakta tutan yazılar
ne olursa olsun ne yaşarsam yaşayayım beni ayakta tutan sözlerdir.
ben hayata hayatı yaşamaya geldim kimsenin ne dediği umrumda değil hayat kısa ve ne zaman biteceği belli olmayan bir kavramdır. o yüzden herkes her zaman zaten konuşur. onların yaptığı tek şey zaten konuşmak yapabilecekleri başka şeyler olsaydı herhalde yaparlardı. o yüzden takmamak...
insanları takmamak belki de hayatı yaşamanın küçük bir tüyosudur
hedeflerim ve inançlarım doğrultusunda yaşıyorum inşallah yaşadığım sürece bunları bilerek yaşarım.
ınsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil; insanı ayakta tutan inan inançları ve prensipleridir.
-albert einstein-
ben hayata hayatı yaşamaya geldim kimsenin ne dediği umrumda değil hayat kısa ve ne zaman biteceği belli olmayan bir kavramdır. o yüzden herkes her zaman zaten konuşur. onların yaptığı tek şey zaten konuşmak yapabilecekleri başka şeyler olsaydı herhalde yaparlardı. o yüzden takmamak...
insanları takmamak belki de hayatı yaşamanın küçük bir tüyosudur
hedeflerim ve inançlarım doğrultusunda yaşıyorum inşallah yaşadığım sürece bunları bilerek yaşarım.
ınsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi değil; insanı ayakta tutan inan inançları ve prensipleridir.
-albert einstein-
devamını gör...
18 şubat 2021 apartman boşluğu yayın
daddy ses tonu ve diksiyon olarak çok iyi. sunucu olarak bir hayal ettim kendisini çok güzel olur. daddy konuk olarak kalmamalı bence. maşallah bilgi fışkırıyor hepinizden. çok bilimselsiniz bu kadarı fazla mı acaba.
devamını gör...
makale yazmanın zor yanları
yazdıktan sonra madalya takmayacak olmaları.
devamını gör...
kadınların bakir erkek istememesi
hadi lan ordan dediğim saçmalık.
nur suresi 3. ayet
zina eden erkek ancak zinakâr veya müşrik bir kadınla evlenir, zina eden kadınla da ancak zinakâr veya müşrik bir erkek evlenir. bu müminlere haram kılınmıştır.
zina yapmış bir kadındır bunu isteyen. bakire kız istiyosanız bakir olacaksınız.
nur suresi 3. ayet
zina eden erkek ancak zinakâr veya müşrik bir kadınla evlenir, zina eden kadınla da ancak zinakâr veya müşrik bir erkek evlenir. bu müminlere haram kılınmıştır.
zina yapmış bir kadındır bunu isteyen. bakire kız istiyosanız bakir olacaksınız.
devamını gör...
masumiyet müzesi
(bkz: orhan pamuk) kitabı. 2008 yılında yayımlanmıştır. müthiş bir aşk kitabıdır. pamuk bu kitabı kızına ithaf etmiştir. baştan söyleyeyim orhan pamuk'un kalemini, anlatımını çok severim. bütün kitaplarını (son kitabı: veba geceleri dahil) okudum. içlerinde en sevdiğim kitabı masumiyet müzesi. kitabın benim için önemli bir özelliği de lisansta 3. sınıfta çevre psikolojisi dersinde bir dönem boyunca ders kitabı gibi işlemiş olmamız. tabi ki eşyaların, çevrenin insan davranışları arasındaki ilişki kapsamında işledik ve orhan pamuk bunu hem kitabıyla hem de daha sonrasında müzesiyle çok çok iyi başarmış bir yazar. tanımda şunu da yazmalıyım nobel ödüllü yazarın muhteşem kitabı.
bu hikaye füsun ve kemal'in aşk hikayesi. orhan pamuk nasıl kurguladın bunu, nasıl yazdın bu aşk hikayesini. ne yaşadın be sen adam.
orhan pamuk bu aşk hikayesini öyle yaşamış öyle hissetmiş ki sonunda istanbul beyoğlu çukurcuma'da bir ev alıp bu ölümsüz hikayeyi gerçekten ölümsüzleştirmiş. bir müze haline getirmiş. müzeyi gezdiğinizde her şey o kadar iyi düşünülmüş ki sanki hikayeyei bir kez daha yaşıyorsunuz. sanki hikaye değilmiş de gerçekten yaşanmış hissi geçiyor. ben çok etkilenmiştim. sanki kemal orada yaşamış, füsun'un ölümüne oralarda ağlamış gibi. siz de orada birlikte ağlıyorsunuz.
kitapta her eşyaya bir bölüm ayrılmış, müzede de bunu hissediyorsunuz. önce kitabı okuyun (eğer biraz bilginiz varsa çevre psikolojisi kapmasında değerlendirmeye çalışın) sonra da müzeyi ziyaret edin. hayatınızda yaşayacağınız en iyi deneyimlerden biri olabilir.
bu hikaye füsun ve kemal'in aşk hikayesi. orhan pamuk nasıl kurguladın bunu, nasıl yazdın bu aşk hikayesini. ne yaşadın be sen adam.
orhan pamuk bu aşk hikayesini öyle yaşamış öyle hissetmiş ki sonunda istanbul beyoğlu çukurcuma'da bir ev alıp bu ölümsüz hikayeyi gerçekten ölümsüzleştirmiş. bir müze haline getirmiş. müzeyi gezdiğinizde her şey o kadar iyi düşünülmüş ki sanki hikayeyei bir kez daha yaşıyorsunuz. sanki hikaye değilmiş de gerçekten yaşanmış hissi geçiyor. ben çok etkilenmiştim. sanki kemal orada yaşamış, füsun'un ölümüne oralarda ağlamış gibi. siz de orada birlikte ağlıyorsunuz.
kitapta her eşyaya bir bölüm ayrılmış, müzede de bunu hissediyorsunuz. önce kitabı okuyun (eğer biraz bilginiz varsa çevre psikolojisi kapmasında değerlendirmeye çalışın) sonra da müzeyi ziyaret edin. hayatınızda yaşayacağınız en iyi deneyimlerden biri olabilir.
devamını gör...
bilgi kategorisi
üstteki yazar arkadaşa katılıyor olduğum, yeni açılmış kategori. aklımda deli sorular var. burası bir sözlük olduğuna göre yazılan entryler zaten bilgi içerikli değil midir? bilgi içermeyen entryler zaten moderasyon tarafından eleklememekte midir? bir başlık açarken "bu başlık bilgi içermeyecek" diyebilen yazar var mıdır? babam böyle pasta yapmayı nereden öğrendi?
devamını gör...
bulgur pilavı
geleneksel pilavlarımız arasında lezzetli olan, hafif olan pilavdır.
önce 3-4 tane domatesi küp küp doğruyoruz. 1 adet soğanı ince doğruyoruz. 2-3 adet biber de doğruyoruz isteğe göre.
önce soğanı ve biberi zeytinyağında kavuruyoruz. kavrulduktan sonra salçasını atıyoruz.* salçayı da iyice kavurunca tencereyi 3/4 dolduracak kadar su ekliyoruz ve domatesleri de ekliyoruz.
sonrasında kaynamasını bekleyip, kaynayınca da 5-10 dk civarı kısık ateşte kaynatıyoruz.
en son suyun yarısını az geçecek kadar bulguru ekliyoruz ve içindeki su tamamen bitene kadar kısık ateşte bırakıyoruz.
suyu bitince de karıştırıp dinlenmeye bırakıyoruz. 10 - 15 dk sonra hazır.
afiyet olsun...
önce 3-4 tane domatesi küp küp doğruyoruz. 1 adet soğanı ince doğruyoruz. 2-3 adet biber de doğruyoruz isteğe göre.
önce soğanı ve biberi zeytinyağında kavuruyoruz. kavrulduktan sonra salçasını atıyoruz.* salçayı da iyice kavurunca tencereyi 3/4 dolduracak kadar su ekliyoruz ve domatesleri de ekliyoruz.
sonrasında kaynamasını bekleyip, kaynayınca da 5-10 dk civarı kısık ateşte kaynatıyoruz.
en son suyun yarısını az geçecek kadar bulguru ekliyoruz ve içindeki su tamamen bitene kadar kısık ateşte bırakıyoruz.
suyu bitince de karıştırıp dinlenmeye bırakıyoruz. 10 - 15 dk sonra hazır.
afiyet olsun...
devamını gör...
kendime not
ben kitaptan anlamam. o kadar çok şey yazılmış ki, okumaya nereden başlayacağımı bilemem. kafam karışır.
güneşin doğuşunu izleyip, yağmurda ıslanmaktan da anlamam. yağmur yağdığında sokağa salmazdı annem, hasta olursun derdi.
o nedenle böyle şeyler romantik gelmez bana. arabalar geçiyor, su sıçratıyor zaten. leş gibi oluyorsun. nasıl romantikliktir ki bu.
ama, sen istersen değil güneşin doğuşunu izlemek, senin için gider şu doğan güneşi balçıkla sıvamaya çalışırım. haa yapabilir miyim ? hayır..
yine de en azından sen istedin diye denedim derim...
güneşin doğuşunu izleyip, yağmurda ıslanmaktan da anlamam. yağmur yağdığında sokağa salmazdı annem, hasta olursun derdi.
o nedenle böyle şeyler romantik gelmez bana. arabalar geçiyor, su sıçratıyor zaten. leş gibi oluyorsun. nasıl romantikliktir ki bu.
ama, sen istersen değil güneşin doğuşunu izlemek, senin için gider şu doğan güneşi balçıkla sıvamaya çalışırım. haa yapabilir miyim ? hayır..
yine de en azından sen istedin diye denedim derim...
devamını gör...
her beğeni bir karma puan
ya da çaylak olduğun için beğeni hakkın yoktur ama yazıyı beğendiğinden favlarsın
devamını gör...
beğeni alınca mutlu olan yazar
esas mesele; beğeni almak değildir.
okunduğunu bilmek, olumlu veya olumsuz geri dönüşler almak daha güzel.
eksi butonu veya okunma sayısı gibi özellikler gelirse; yazarların yazdıklarının okunuyor olduğunun farkındalığı, daha belirginleşir.
beğeni almak ne denli doğal ise; eleştiri almak da o denli doğaldır.
bu durum göz önünde bulundurulduğunda; eksi butonu ve görülme sayısı gibi özelliklerin, sözlüğe katkı sağlayacağı düşünülmelidir.
okunduğunu bilmek, olumlu veya olumsuz geri dönüşler almak daha güzel.
eksi butonu veya okunma sayısı gibi özellikler gelirse; yazarların yazdıklarının okunuyor olduğunun farkındalığı, daha belirginleşir.
beğeni almak ne denli doğal ise; eleştiri almak da o denli doğaldır.
bu durum göz önünde bulundurulduğunda; eksi butonu ve görülme sayısı gibi özelliklerin, sözlüğe katkı sağlayacağı düşünülmelidir.
devamını gör...
kızıl veba
kısacık olmasına rağmen çok şey anlatan jack london eseridir.
okurken acayip keyif aldım ve kendimi takdir ettim. kendime “lan ivan iyi ki pandemi sonrasında okumuşsun” diye söylendim.
gerçekten covid dönemini yaşayan hatta hala yaşayan biri olarak kitabı hayretle okudum. çok şaşırdım. keyif aldım. ürktüm. acayip bir ileri görüşlülük acayip bir eser.
1912 yılında yazılmasına rağmen güncelliğini koruyan bir eser. kıyamet sonrası edebiyatı mı derler o tarz bir eser. severek okudum.
kitabın konusuna gelecek olursak bir dede torunlarına 2013 yılında yaşanan bir salgını anlatıyor. tüyler ürpertici olaylar torunlarına hayalmiş gibi geliyor. dede ve torunları arasındaki o kuşak farkı çok güzel yazılmış. okurken keyif aldım. hatta bazen dede ile torunlar arasındaki farklar sinir bozuyor. saygısız veletler deyip durdum.
kitabı iş bankası yayınlarından okudum ve her zaman olduğu gibi memnun kaldım. editörün notları ve çevirinin kalitesi hoşuma gitti. özellikle son kısımda ilgilisine notlar koymaları hoşuma gitti. tam olarak böyle yazıyordu ilgilisine notlar.
iyi ki okumuşum iyi ki pandemi döneminde okumuşum. herkese tavsiye ederim. kısacık ve güzel bir eser.
ben böyle kitapları yani kısa kitapları genelde kitap alışverişi yaparken aldığım kitapların yanında alıyorum. kombin yapıyorum. haa bir tane pahalı kitap aldım iki tane ucuz kısa kitap alayım diyorum.
alın bu kitabı. sepete ekleyin. pişman etmeyecek.
okurken acayip keyif aldım ve kendimi takdir ettim. kendime “lan ivan iyi ki pandemi sonrasında okumuşsun” diye söylendim.
gerçekten covid dönemini yaşayan hatta hala yaşayan biri olarak kitabı hayretle okudum. çok şaşırdım. keyif aldım. ürktüm. acayip bir ileri görüşlülük acayip bir eser.
1912 yılında yazılmasına rağmen güncelliğini koruyan bir eser. kıyamet sonrası edebiyatı mı derler o tarz bir eser. severek okudum.
kitabın konusuna gelecek olursak bir dede torunlarına 2013 yılında yaşanan bir salgını anlatıyor. tüyler ürpertici olaylar torunlarına hayalmiş gibi geliyor. dede ve torunları arasındaki o kuşak farkı çok güzel yazılmış. okurken keyif aldım. hatta bazen dede ile torunlar arasındaki farklar sinir bozuyor. saygısız veletler deyip durdum.
kitabı iş bankası yayınlarından okudum ve her zaman olduğu gibi memnun kaldım. editörün notları ve çevirinin kalitesi hoşuma gitti. özellikle son kısımda ilgilisine notlar koymaları hoşuma gitti. tam olarak böyle yazıyordu ilgilisine notlar.
iyi ki okumuşum iyi ki pandemi döneminde okumuşum. herkese tavsiye ederim. kısacık ve güzel bir eser.
ben böyle kitapları yani kısa kitapları genelde kitap alışverişi yaparken aldığım kitapların yanında alıyorum. kombin yapıyorum. haa bir tane pahalı kitap aldım iki tane ucuz kısa kitap alayım diyorum.
alın bu kitabı. sepete ekleyin. pişman etmeyecek.
devamını gör...
muhafazakar ailenin farklı düşünen çocuğu olmak
ateistliğin adı farklı düşünmek olmuş ! swh!
böyle çocuklar ölene kadar boşlukta yaşar. sanki ďin , parçalarımızı yapıştıran sorgusuz bir tutkal gibi, bir şeye inanmayan herkes gibi iç muhasebesi bitmez, neye inanacaĝını da neye inanmayacagini da bilemez. mutsuzdur bu çocuklar , inanmadığını söylemek şurda dursun, belki imana gelirsin umuduyla zorla cumaya bile götürülürsün. çünkü bu gibi ailelerde , zihinde yüzde bir milyar kez emin oldukları bir allah vardır. kesin, katı kuralları olan, yakan, korku veren bir allah. çocuk için cehennem gibi bir şeydir ama ailenin pek de umrunda olmaz. batı da çocuklar 2-3 yaşlarında yüzme, piyano, satranç, bale, matematik, beyzbol, tenis kurslarına yazdırılırken türkiyede çocuklar, daha bebekken kuran kursuna yazdırılır. daha konuşamayan çocuklar, hizaya gelsin diye bir camide soldan verilen harfleri ezberlemeye çalışırlar. neden birleşmiş milletlere alınmadığımız çok açık değil mi? elli yıl kuran kursuna gitsen de katil oluyorsun, hırsız oluyorsun, kötülük yapıyorsun. ama onlar, doğar doğmaz cennete gitsin diye hemen din öĝretilmeyen çocuklar ise büyüyüp nobel alıyor, dünyaya kalıcı şeyler bırakabiliyor. neyse ya. sustum.
böyle çocuklar ölene kadar boşlukta yaşar. sanki ďin , parçalarımızı yapıştıran sorgusuz bir tutkal gibi, bir şeye inanmayan herkes gibi iç muhasebesi bitmez, neye inanacaĝını da neye inanmayacagini da bilemez. mutsuzdur bu çocuklar , inanmadığını söylemek şurda dursun, belki imana gelirsin umuduyla zorla cumaya bile götürülürsün. çünkü bu gibi ailelerde , zihinde yüzde bir milyar kez emin oldukları bir allah vardır. kesin, katı kuralları olan, yakan, korku veren bir allah. çocuk için cehennem gibi bir şeydir ama ailenin pek de umrunda olmaz. batı da çocuklar 2-3 yaşlarında yüzme, piyano, satranç, bale, matematik, beyzbol, tenis kurslarına yazdırılırken türkiyede çocuklar, daha bebekken kuran kursuna yazdırılır. daha konuşamayan çocuklar, hizaya gelsin diye bir camide soldan verilen harfleri ezberlemeye çalışırlar. neden birleşmiş milletlere alınmadığımız çok açık değil mi? elli yıl kuran kursuna gitsen de katil oluyorsun, hırsız oluyorsun, kötülük yapıyorsun. ama onlar, doğar doğmaz cennete gitsin diye hemen din öĝretilmeyen çocuklar ise büyüyüp nobel alıyor, dünyaya kalıcı şeyler bırakabiliyor. neyse ya. sustum.
devamını gör...
truman sendromu
ismi the truman show'dan esinlenilmiş psikolojik bir rahatsızlıktır. bazı insanlarda gözlemlenen ve kişinin bir televizyon programında yaşadığını düşündüğü gerçek bir hastalıktır.
bir çeşit paranoyadır.
bir çeşit paranoyadır.
devamını gör...
alexandria safe zone

alexandria güvenli bölgesi: the walking dead evreninde yer alan bir insan yerleşkesi. kısaca alexandria da denir. türkçe tam karşılığı iskenderiye'dir.
zenginler için akıllı evlerin olduğu bir site olarak inşa edilmişken kıyametten sonra izole lokasyonundan ötürü hayatta kalan insanların sığınağı olmuştur. başkan deanna döneminde doğru düzgün zombi bile görmemiş yerken rick döneminde başına gelmeyen kalmıyor: bir wolf baskını, iki zombi istilası, bir kurtarıcı saldırısı ve bombardımanı, son olarak da fısıldayanların devasa zombi ordularının saldırısı. fısıldayanların saldırısından sonra tamamen yok olmuştur.
devamını gör...
çamaşır suyu ile tuz ruhunu karıştırmak
kokteyl..
devamını gör...
sevgi kuşun kanadında
hasret gültekin'in muhteşem yorumladığı, anlamlı dizeleri olan bir ahmet çuhacı şiiri.
--! spoiler !--
ölüm denizin kıyısında anacığım
ölüm göğün yüzünde
ölüm yerin dibinde
ölüm soluk alışında
ölüm başucunda
sevgi gözümün kökünde yavrucuğum
sevgi kuşun kanadında
sevgi ne göğün yüzünde
sevgi ne yerin dibinde
sevgi başucunda
--! spoiler !--
--! spoiler !--
ölüm denizin kıyısında anacığım
ölüm göğün yüzünde
ölüm yerin dibinde
ölüm soluk alışında
ölüm başucunda
sevgi gözümün kökünde yavrucuğum
sevgi kuşun kanadında
sevgi ne göğün yüzünde
sevgi ne yerin dibinde
sevgi başucunda
--! spoiler !--
devamını gör...

