gerçek bir varoluş sancısı.

ulan aynı şeyleri yapmaktan ikrah geldi be. her eylem zulme dönüştü artık. sıkıldım ulan sıkıldım . yemek yemekten , tuvalete gitmekten,sabah uyanmaktan, her boktan.
devamını gör...

zeus'un elektriği ücretsiz kullanması teziyle ispatlanabilecek iddia.
devamını gör...

tolstoy'un bisikletini düşünürsek gayet de gerçekleşebilir. yeter ki isteyin.
devamını gör...

"en dibe vurmalisin ki ordan güç alıp yükselebilesiniz" safsatasına inanmamak.
devamını gör...

nazım hikmet'in "karlı kayın ormanında" şiiri. zülfü livaneli tarafından seslendirilmiştir.
buyrunuz
devamını gör...

havadaki uçan kuşa yürüyen kimselerin olduğu yerde şaşırılmayacak durum. şairin de dediği gibi ;ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim..
devamını gör...

marmara bölgesinde yer alan,çanakkale ilinin gelibolu ilçesinde bulunan şirin bir belde. evreşe yolları dar,bana bakma benim yarim var, adlı bir şarkıya'da konu olan bir belde aynı zamanda. fakat yolları dar değilmiş efendim onuda nerden öğrendik (bkz: organize işler (film))
devamını gör...

sadece psikolojik değil her türlü şiddeti normalleştiriyorlar. maalesef bu baskıcı zihniyet yüzünden hayalimizdeki* hayatı ya gizli saklı yaşıyoruz ya da aileden bağları kopararak. özellikle de bir kadınsanız en modern ailede bile illa baskı var. dilerim yeni nesil anne-baba olduğunda bu zinciri kırar da çocuklarına eziyet etmez.
devamını gör...

sevmediğim insanlarla karşılaşmak,isimlerini ya da seslerini duymak.asla sormamama rağmen ne yaptıklarının anlatılması.kan beynime sıçrıyor.
devamını gör...

olaya duygusallıktan ziyade bilimsel olarak yaklaşacak olursak, ki bu bence insanın ruhsal huzuru ve mantık somut kavramı için yalnızlığın tanımına yakalaşılası en iyi düşünce biçimidir.

yalnızlık
yalnızlık, diğer insanlarla yakın olumlu bağlantıların olmaması veya mevcut bir bağlantıyı kaybetme korkusundan kaynaklanan bir kişinin özel bir duygusal durumudur.

bu yoruma göre yalnızlık, "izolasyon" kavramıyla eş anlamlıdır ve olumsuz bir çağrışım kazanır. ancak buna rağmen, bazı durumlarda yalnızlık olumlu bir işlev görür - kasıtlı olarak seçilmiş yalnızlık söz konusu olduğunda. bu gerçek, diğer insanlardan fiziksel mesafenin her zaman yalnızlık anlamına gelmediğini gösterir, çünkü ikincisi tam olarak zihinsel somut temas eksikliği hissini varsayar.

yalnızlık, bir kural olarak, benlik saygısı düşük olan ve onun rehineleri haline gelen insanlarda doğaldır - sosyal bağlantılarını genişletmek isterler, ancak benlik saygısı bunu yapmalarına izin vermez. sonuç olarak, yalnızlık duyguları artar ve tam tersine benlik saygısı daha da azalır ve bu da şiddetli depresyona neden olabilir. bazı durumlarda yalnızlık, ruhtaki patolojik değişikliklerle (şizofreni, otizm vb.) ilişkilendirilebilir.

yalnızlık

felsefi ve psikolojik düşünce tarihinde yalnızlık olgusu belirsiz bir şekilde yorumlanır. yalnızlığın bilimsel incelemesinde, olumsuz ve olumlu yönelimi nedeniyle iki eğilim ayırt edilebilir. yalnızlığın kişinin yaşamı üzerindeki etkisinin doğasını değerlendirmedeki mevcut çelişki, bir yandan birey için yıkıcı olarak anlaşılması, diğer yandan da benliğin gerekli bir aşaması olarak görülmesi gerçeğinde ifade edilmektedir. -bilgi ve kendi kaderini tayin etme. böyle keskin bir görüş ayrılığının nedenleri, öncelikle fenomenolojinin yetersiz çalışmasında ve hatta daha da fazlası - yalnızlığın psikolojik mekanizmalarında yatmaktadır.


yalnızlık zihinsel bir fenomen olarak ele alındığında, onun hakkında örneğin duygu, süreç, tutum, ihtiyaç gibi farklı kategorilerde konuşulabilir.

bir duygu olarak yalnızlık, bir kişinin diğerlerinden farklılığı, "ötekilik" deneyimiyle koşullanır, bunun sonucunda iletişimde belirli bir psikolojik engel, yanlış anlama ve diğer insanlar tarafından reddedilme hissi ortaya çıkar. yalnızlık duyguları genellikle, en azından bu aşamada biriyle yakın bir ilişki kurmanın imkansız olduğunun farkına varılmasıyla ilişkilendirilir. elbette karşılıklı kabul, sevgi ve anlayışa dayalı bir ilişkiden bahsediyoruz.

bir süreç olarak yalnızlık, bireyin belirli yaşam durumlarında toplumda var olan normları, ilkeleri ve değerleri algılama ve uygulama yeteneğinin kademeli olarak kaybıdır. yalnızlık sürecinin bir sonucu olarak birey, toplumsal hayatın öznesi statüsünü kaybeder.
devamını gör...

90l'lı yıllarda batman'a bir sagra şubesi açılacaktı ve bu çeşmenin de olacağı dilden dile dolaşıyordu.
ailemle birlikte gittiğim günle ilgili hatırladıklarım maalesef şunlar.
uzaktan beyaz ve temiz bir mağaza görmem.
kapısında yoğun kırmızı ve parlak renkte süslü paketler ve balonlar.
çok yakından gelen güçlü bir silah sesi.
kalabalık bir çığlık.
beni kucağına alıp koşan annem.
kulağımın deli gibi çınlaması.
maalesef daha sonra gitsek de hep gerilip kaçmak istediğim bir yer oldu.
ilk defa ölen birini orada gördüm.
maalesef dünyanın yarısındaki çocukların hevesleri böyle korkularla kursaklarında kalıyor ve bunun durmaksızın devam ettiğini bilmek beni hala mahvediyor.
devamını gör...

ben 41 yaşındayım, beni giyotine götürün o zaman. ergenlerin bitmek bilmeyen zırlamaları. baban interneti kapatsa buraya giremeyeceksin bartu.
devamını gör...

ya bazıları böyleyse.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

t: dayanaksız açılmış bir başlıktır.

türkiye'de dini inanç konusunda sıklıkla araştırma yapılmamaktadır. ancak bu konuda diyanet işleri başkanlığınca 15 mayıs-20 eylül 2013 tarihleri arasında günün tüik verileri ve desteği ile yapılmış çok kapsamlı ve dikkate şayan bir araştırma vardır. link araştırma raporunun xxix. sayfasında "türkiye'de yaşayan nüfusun % 99,2'sinin islam dinine mensup olduğunu" belirttiği ve ülke genelinde vakit namazlarını "her zaman kılanların oranı % 42,5" olarak açıklanmıştır. kur'an-ı kerim'de 109 ayette "namaz kılma" eylemi farz olarak emredilmişken, kendini islam dinine mensup gören ancak %56,7'lik bir kısmın her zaman namaz kılmaması, bir başka deyişle inandığını söylediği dinin çok temel bir ibadetini yerine getirmiyor oluşu aslında manidardır. kuran-ı kerim'de yer alan ilahi emirler bir bütündür ve bu dinin mensuplarının "bu emirlerden istediğimi ve onu da ancak istediğim zaman yaparım" demek gibi bir lüksü yoktur. bu iş aynı zamanda "domuz eti yemem ama kul hakkı yerim"; "cumaları kaçırmam ama vergi kaçırırım" gibi bir müstehzi bir paradoksu akıllara getirmektedir.

mehmet akif ersoy üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada ise link deneklerin %95'i evlerinde kur'an olduğunu, %45'i kur'an'ın mealinin de olduğunu ancak sadece %4,9'u kur'an'ı anlayarak okuduğunu ifade etmiştir. bir başka deyişle araştırmaya katılanların %95'inin kur'an'ı anlayarak okumadığı öne sürülebilecektir. insanların mensubu olduğu dinin tüm esaslarının yazılı olduğu kitabı hayatlarında bir kere bile anlayarak okumamış olmaları 'özellikle açılan başlık dikkate alındığında' izahtan varestedir.

öte yandan günümüze daha yakın bir zamanda araştırma ve anket şirketi konda'nın yaptığı araştırmadan elde edilen son 10 yıllık (2008-2018) toplumsal değişim raporu link diyanet işleri başkanlığı'nın verilerinin tersine, türkiye'de atesitlerin sayısında artış yaşandığını dindarların sayısında ise azalma olduğunu ortaya koymuştur. yapılan araştırmadan elde edilen sonuçlara göre "kendini 'dindar' olarak tanımlayanların oranı da yüzde 55'ten yüzde 51'e, 'sofu' olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 13’ten yüzde 10’a gerilerken, 'inançlı' olduğunu söyleyenlerin oranıysa yüzde 31’den yüzde 34’e yükselmiştir. raporda yer alan 'ibadet' ve 'örtünme' bölümlerinde ise başörtüsü oranı yüzde 52’den 53’e çıkarken, 'türban' oranı yüzde 13’ten yüzde 9’a düşmüştür. oruç tutanların oranı da yüzde 77’den yüzde 65’e gerilemiştir.

ezcümle elimizde dünya'da yapılmış genelde dini inanç, özelde islam dini araştırması verisi olmadığı için bu hususta konuşmak mümkün değildir. ancak türkiye açısından seyrek de olsa yapılan araştırmalar bu konuda bir yükseliş değil, gerileme olduğunun karinesidir.
devamını gör...

kışın sabahın köründe kalkmak ve soğuk suyla yüzünü yıkamak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iki olsa olmaz mıı? birbirlerini hiç bırakmıyor bu ikili...
devamını gör...

tahammül seviyem.
devamını gör...

şebnem ferah-vazgectim dünyadan
şarkının ilk girişinde tüylerim diken diken olur..rock müziğinin kraliçesidir şebo...
devamını gör...

kendi uykusu gelince bizim de uykumuzun geldiğini zannetmesi ve ışıkların kapatılmasını istemesi. *

- hadi hadi geç oldu yatın, ışıkları da kapatın.

zaten biz de hobi olarak uyurken ışıkları açık bırakırız baba.
devamını gör...

türkler'e ait ilk posta pulu.osmanlı imparatorluğu zamanında 1862 yılında basılmıştır.darphane-i amire'de taş baskı yöntemiyle basılıp el ile boyanmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim