sözlük yazarlarının başına gelen en saçma olay
yaklaşık 1 saat kadar oluyor. balkonda çamaşır asarken içerden eşimin bağırma sesini duydum. telefonda kavga ediyordu. karşı binamızdan bir amca arayıp beni şikayet etmiş şortla balkona çıktım diye. eşim "rahatsız oluyorsan bakma evine gir" diyip telefonu yüzüne kapattı. aradan 10 dakika geçti geçmedi üşenmeyip kapımıza geldi. 50 küsur yaşında adam sırf beni eşime şikayet etmek için 4 kat çıkmış. nefes nefese "sen nasıl adamsın" diye ahkam kesiyor. apartmanı birbirine kattı sanki onun beni izlemesi değil de benim balkona çıkmam yanlış gibi. polis bir arkadaşımı çağırmak zorunda kaldım sonunda. o bağırıp çağıran adam bi anda şikayeti duyunca süt dökmüş kediye dönüp özür diledi. ne diyim ki...
devamını gör...
kadınların en güzel oldukları yaş
bence 25 yaş. karakterinin olgunlaştığı, hayattan ne istediğini bildiğin, vücudunun ve yüz hatlarının oturduğu yaş bana göre. hele ki okul bitmiş, meslek hayatı başlamış, kendine ait bir hayat kurulabilmiş ise tadından yenmez. *
devamını gör...
bepanthol
onarıcı bakım kremi ve onarıcı bakım merhemi şeklinde iki çeşidi olan, çok kuruyan diz, topuk gibi bölgelerde nemlendirme sağlayan krem, merhem.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının çektiği fotoğraflar
dost kavramını yanlış yerde aradığım sıralar.
şile / balık sattık parasını almayı bekliyoruz / ohooo, bu da bayaa eski.
şile / balık sattık parasını almayı bekliyoruz / ohooo, bu da bayaa eski.
devamını gör...
lgbt
lgbt bireyi olmanın "hemcinsleriyle sevişmek" anlamına geldiğini zannetmenize üzüldüm açıkçası hayatınızda 1 defa bile bu bireylerle konuşmamış, onları tanımamış, görmemiş veya anlamaya çalışmamışsınız. bu bir hastalık değil, tercih değil. heteroseksüel insanlar size soruyorum bir sabah uyandığınızda ehehe ben bu sabah biseksüel olayım yarın da başka bir şey olayım diyebiliyor musunuz mesela? heteroseksüel olmanın sizin elinizde olduğunu mu zannediyorsunuz. sizin yöneliminiz nasıl ki buysa başka insanların da başka cinsel yönelimleri olabilir. ayıplamayın, kınamayın. hayatlarını yaşamaya çalışan insanlara zarar vermeyin.
devamını gör...
neil young
çok sevdiğimiz bir abimiz. farm aid'in toprağı, suyu olmakla birlikte halkların kardeşliğine de inanan bir büyüğümüzdür.
jim jarmush'un saygılarımıza mazhar olan filmi dead man'in harika müziklerini yapmakla birlikte yarattığı şarkılar hayatımızın pekala fon müziği olabilecek harika eserlerdir. crazy horse ile çalısmalarına devam eden yaşayan efsane yine crazy horse ile pek de güzide olmayan ülkemizi 2014 yılında onurlandırmış, yorgun gönüllerimizle meşk etmişlerdi.
sağolsunlar, üstada saygıyla.
jim jarmush'un saygılarımıza mazhar olan filmi dead man'in harika müziklerini yapmakla birlikte yarattığı şarkılar hayatımızın pekala fon müziği olabilecek harika eserlerdir. crazy horse ile çalısmalarına devam eden yaşayan efsane yine crazy horse ile pek de güzide olmayan ülkemizi 2014 yılında onurlandırmış, yorgun gönüllerimizle meşk etmişlerdi.
sağolsunlar, üstada saygıyla.
devamını gör...
geceye bir klasik müzik eseri bırak
devamını gör...
kafkas çoban köpeği
tüm köpek cinsleri arasında en çok sevdiğim, dünyanın en iri köpekleri arasında yer alan, sadece "sürüyü koruyan", kurtla, gerekirse ayı ile bile savaşan, insanla yakınlaşmasına sadece sürüye bağımlı olsun pek izin verilmeyen, dünyada yoğun olarak ermenistan, dağistan, gürcistan, azerbaycan ve çevrelerinde yaşar.
türkiye'de "moda olarak" beslenmeye başlanmasından önce kars taraflarında sürü koruma köpeği olarak yıllardır beslenmektedir.
erkekleri 100 kilo civarına rahat erişir, yavruları bile yolda gördüğünüz normal bir sokak köpeğinden daha büyüktür.
en çok rastlanan renk skalası baş ve ense kısmı koyu kırçıllı gri, boynunun altı ve bacaklarının ön kısmında beyazlıklar olan, genelde siyaha yakın koyu gridir.
hava olsun diye satın alınan kangal ve aksaray malaklısı cinsleri gibi sıcak havası olan yerlerde yaşamaları onlar için işkence gibidir.

türkiye'de "moda olarak" beslenmeye başlanmasından önce kars taraflarında sürü koruma köpeği olarak yıllardır beslenmektedir.
erkekleri 100 kilo civarına rahat erişir, yavruları bile yolda gördüğünüz normal bir sokak köpeğinden daha büyüktür.
en çok rastlanan renk skalası baş ve ense kısmı koyu kırçıllı gri, boynunun altı ve bacaklarının ön kısmında beyazlıklar olan, genelde siyaha yakın koyu gridir.
hava olsun diye satın alınan kangal ve aksaray malaklısı cinsleri gibi sıcak havası olan yerlerde yaşamaları onlar için işkence gibidir.

devamını gör...
unutulmayan aşk-ı memnu replikleri
+fakir mi oluyoruz ?
-daha neler..
-daha neler..
devamını gör...
hayatı kaçırdığını anlamak
tam öyle hissediyorum sonra ilham perileri kulağıma “saçmalama şimdiye kadar tecrübe edindin esas şimdi başlıyor hayat” diyorlar. perilere güveniyorum.
devamını gör...
en iyi arkadaşa aşık olmak
karşılıklıysa dünyanın en iyi, en ideal ilişkisi; tek taraflıysa dünyanın en boktan duygu durumu ortaya çıkacaktır.
devamını gör...
ön yargı
fayda getiren istisnai durumlar olmakla birlikte genelde yarardan çok zarar getirdiğini düşündüğüm şey. niyet iyi olabilir fakat dün dünde kalmıştır, dünün doğruları çoğunlukla ne bugün ne de yarın işe yaramaz. bu yüzden dünün doğrularında ısrar faydadan ziyade zarar getirir.
bir belgeselde günümüze kadar varlığını sürdüren kabilenin teki konu alınmış ve beni baya etkilemişti. kabilenin günümüze kadar pek fazla değişikliğe uğramamasının sebebi dışarıyla olan iletişiminin sıfıra yakın olmasıydı. hatta bu yüzden yerinde saymanın vermiş olduğu bıkkınlık kabileyi uyuşturucu tüketimine teşvik etmiş. kabilenin dışarıyla etkileşiminin zayıf olmasının sebebi ormanlık alanda olmaları ve ormanın çok sık ağaçlarla bezeli olması. araştırmacılar nasıl buldu onları, gerçekten hatırlamıyorum. belki de dünyada adım atılmamış dediğimiz yerlerden birine daldılar da buldular o kabileyi. yaşadıkları yeri, biraz edebi ve havalı bir betimleme ile anlatmak gerekirse duvarları mavi yeşil bir hapishane diyebiliriz.
kabileden yarı kopuk bir kişi vardı. uyuşturucu içmiyor ve kabileyi ziyaret eden araştırmacılara yakın davranıyordu. en mutsuzu oydu. köyün delisiydi işte o arkadaş. hemen tanıdım. bir de o duvarları mavi yeşil hapishaneden kendini dışarıya atabilmiş bir kadın vardı. çocuğu için kaçmıştı oradan. hasta çocuğuna çare bulmak için. bu iki istisna benim için umut vaat edici örneklerle olmakla birlikte annelik içgüdüsünün ne kadar da güçlü olduğuna dair güzel bir örnek.
şöyle ki, bu kabile, yaşadıkları hayattan haliyle pek memnun değil. hep aynı şeyler var. hiç memnun değillerdi be. ben de bu sebepten dolayı uyuşturucuya başladıklarını fark ettim. hadi bir yere kadar dayanırsın dayanmasına ama belli bir noktadan sonra olmaz o iş. sonunda halüsinasyonlara muhtaç olur uyuşturucu içersin işte. buraya kadar her şey normal olmasa da, normal gibi ama normal olmayan ve geçmişten gelen doğrular konusunda olan ısrarın küçük çocuklara yansıtılması sonucunda 5 6 yaşlarından itibaren çocukların uyuşturucuya başlatılması pek normal gelmedi bana.
aklınca koca koca insanların çocukların iyiliğini düşünerek onlara yapmış olduğu saçma sapan bir dayatma bu. kendin sıkılmışsın ve kaybetmişsin. hapishaneden çıkamıyorsun ve (burada art niyet aramıyorum) çocuklarına henüz senin yaşadığın problemlerle karşı karşıya kalmadan önce aklınca iyilik yapıp, problemle başa çıkma yöntemini empoze ediyorsun. sayın kabile şefi olmuyor ama ya. sonra neden bunca zaman o kabile oradan çıkamamış. hadi bir deli içti gitti onu. sen ne diye bebelere veriyorsun ki kendi doğrularını. hem yaş olarak hem de zaman olarak ortada bir problem var. sen ayık kafayla çıkamamışsın, senden sonrakiler nasıl çıksın, çocuk yaşta bağımlı olduktan sonra.
art niyet yok ama zararın çok kabile reisi hebele kardeş. ayık arkadaşınız iletişime açıktı ve paçayı kurtarabilirdi. çocuğu hasta olan anne destan yazdı gitti. ya siz? kendi yargılarınızın esiri olup sizden sonrakilere ön yargılar verdiniz ve yerinizde saydınız. belki suç sizde de değil, sizin iyiliğinizi düşüneyim derken kötülüğe neden olan ana babanızın. aynı şekilde suç onlarda da değil, atalarında.
bir belgeselde günümüze kadar varlığını sürdüren kabilenin teki konu alınmış ve beni baya etkilemişti. kabilenin günümüze kadar pek fazla değişikliğe uğramamasının sebebi dışarıyla olan iletişiminin sıfıra yakın olmasıydı. hatta bu yüzden yerinde saymanın vermiş olduğu bıkkınlık kabileyi uyuşturucu tüketimine teşvik etmiş. kabilenin dışarıyla etkileşiminin zayıf olmasının sebebi ormanlık alanda olmaları ve ormanın çok sık ağaçlarla bezeli olması. araştırmacılar nasıl buldu onları, gerçekten hatırlamıyorum. belki de dünyada adım atılmamış dediğimiz yerlerden birine daldılar da buldular o kabileyi. yaşadıkları yeri, biraz edebi ve havalı bir betimleme ile anlatmak gerekirse duvarları mavi yeşil bir hapishane diyebiliriz.
kabileden yarı kopuk bir kişi vardı. uyuşturucu içmiyor ve kabileyi ziyaret eden araştırmacılara yakın davranıyordu. en mutsuzu oydu. köyün delisiydi işte o arkadaş. hemen tanıdım. bir de o duvarları mavi yeşil hapishaneden kendini dışarıya atabilmiş bir kadın vardı. çocuğu için kaçmıştı oradan. hasta çocuğuna çare bulmak için. bu iki istisna benim için umut vaat edici örneklerle olmakla birlikte annelik içgüdüsünün ne kadar da güçlü olduğuna dair güzel bir örnek.
şöyle ki, bu kabile, yaşadıkları hayattan haliyle pek memnun değil. hep aynı şeyler var. hiç memnun değillerdi be. ben de bu sebepten dolayı uyuşturucuya başladıklarını fark ettim. hadi bir yere kadar dayanırsın dayanmasına ama belli bir noktadan sonra olmaz o iş. sonunda halüsinasyonlara muhtaç olur uyuşturucu içersin işte. buraya kadar her şey normal olmasa da, normal gibi ama normal olmayan ve geçmişten gelen doğrular konusunda olan ısrarın küçük çocuklara yansıtılması sonucunda 5 6 yaşlarından itibaren çocukların uyuşturucuya başlatılması pek normal gelmedi bana.
aklınca koca koca insanların çocukların iyiliğini düşünerek onlara yapmış olduğu saçma sapan bir dayatma bu. kendin sıkılmışsın ve kaybetmişsin. hapishaneden çıkamıyorsun ve (burada art niyet aramıyorum) çocuklarına henüz senin yaşadığın problemlerle karşı karşıya kalmadan önce aklınca iyilik yapıp, problemle başa çıkma yöntemini empoze ediyorsun. sayın kabile şefi olmuyor ama ya. sonra neden bunca zaman o kabile oradan çıkamamış. hadi bir deli içti gitti onu. sen ne diye bebelere veriyorsun ki kendi doğrularını. hem yaş olarak hem de zaman olarak ortada bir problem var. sen ayık kafayla çıkamamışsın, senden sonrakiler nasıl çıksın, çocuk yaşta bağımlı olduktan sonra.
art niyet yok ama zararın çok kabile reisi hebele kardeş. ayık arkadaşınız iletişime açıktı ve paçayı kurtarabilirdi. çocuğu hasta olan anne destan yazdı gitti. ya siz? kendi yargılarınızın esiri olup sizden sonrakilere ön yargılar verdiniz ve yerinizde saydınız. belki suç sizde de değil, sizin iyiliğinizi düşüneyim derken kötülüğe neden olan ana babanızın. aynı şekilde suç onlarda da değil, atalarında.
devamını gör...
yazarların eylül ayı hedefleri
ekim'de bir festivalde sahne alacağım için şarkıları hatasız çalabilmek adına bu ay bol bol gitarı elime alıp şarkıları tekrar tekrar çalmam gerek... umarım eylülün son gününde hatasız, oldukça tatmin edici biçimde çalabiliyor olurum.
devamını gör...
margarita
tam adı dracaena marginata olan, odamı süsleyen, doğrudan güneş ışığı istemeyen, çok susuz bırakılmadıkça büyümeye devam eden bakımı son derece kolay bir bitkidir.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
sabah aşı oldum, sol kolumu kaldıramıyorum. sızım sızım sızlıyor, biraz ateşim çıktı. tabii sadece bunlarla sınırlı kaldı mı? hayır. bunların hepsi zakkum (grup)'un konseri olduğu gün oldu. kılımı kıpırdatacak mecalim yok. içim acıya acıya oturuyorum evde. pffff...
*
*
devamını gör...
özenilen meslekler
pilot olmak. ya düşünsenize sürekli bulutların üstündesiniz ya da geziyorsunuz ve daha da güzeli o meşhur anonsu yapabiliyorsunuz *. gerçekten çok güzel bi meslek bence ama yaşam tarzı olarak ona ayak uydurabilmek falan çok zordur. yine de özeniyorum gerçekten ya*.
devamını gör...



