normal sözlük vs ekşi sözlük
kafa sözlük nezih, seviyeli, eğlenceli iken ekşi sözlük daha bilgilendirici ancak küfür kiyamet ve yoğun troll istilasına uğramış durumda.
devamını gör...
çin'in wuhan kentinde yılbaşı kutlaması
çinlilere çirkin laflar söyleyince duyar yapan tayfa . bakınız görünüz. en güzel yıllarım evde geçiyor bunlar yüzünden.
devamını gör...
ben de normal sözlük yazarıyım artık
(bkz: sen kimsin)
devamını gör...
bepanthol
etken maddesi pro-vitamin b5 olarak da adlandırılan dekspantenol'dür. pro-vitamin demek o vitaminin öncülü (precursor) demektir. yani vücut pro-vitamin b5'i ciltten emerek alır ve vitamin b5 (bkz: pantotenik asit) dönüştürür. vitamin b5 doğada brokoli, mercimek, buğday, yumurta, yeşil yapraklı sebzelerde, patateste, hayvansal et ürünlerinde, mantarda, bakliyatta bulunur ve suda çözünür bir vitamindir. fazlası idrarla atılır. suda çözünen vitaminlerin eksikliği modern hayatta anormal bir durumdur.
pantotenik asit yani b5 vitamini kortizon gibi steroid hormonların üretiminde ve d vitamini sentezinde vücudumuz tarafından kullanılır. bu yönüyle yara iyileşmesini hızlandırır. (bkz: sikatrizan)
ben yaraların hızla iyileşmesi, cildi nemlendirmek ve beslemek için fito krem kullanıyorum. sağlık personelinin yanık tedavisinde kullandığı ve etken maddesi arpa ekstraktı olan bir pomattır. madecassol ise yine aynı tedavi yöntemlerinde kullanılan başka bir etkili pomattır. bütün bu medikal ürünler sikatrizan etkilidir.
pantotenik asit yani b5 vitamini kortizon gibi steroid hormonların üretiminde ve d vitamini sentezinde vücudumuz tarafından kullanılır. bu yönüyle yara iyileşmesini hızlandırır. (bkz: sikatrizan)
ben yaraların hızla iyileşmesi, cildi nemlendirmek ve beslemek için fito krem kullanıyorum. sağlık personelinin yanık tedavisinde kullandığı ve etken maddesi arpa ekstraktı olan bir pomattır. madecassol ise yine aynı tedavi yöntemlerinde kullanılan başka bir etkili pomattır. bütün bu medikal ürünler sikatrizan etkilidir.
devamını gör...
annelerin garip huyları
evi hiçbir zaman yeterince temiz bulmaması
devamını gör...
sözlük yazarlarının takıntıları
kötü olayları zaman/mekan/eşyayla bağdaştırma. örneğin; kötü bir olay yaşadığım gün üzerimde olan kıyafetleri tekrar giydiğim zaman yine kötü olaylar yaşarım diye hissetmek ya da gittiğim bir yerde olumsuz bir şey yaşanmışsa o yere tekrar gittiğimde mutlaka yine olumsuz bir şeyler olacak diye hissedip gitmek istememek.
devamını gör...
yazarların hayattaki en büyük yanılgısı
büyümek iyi bir şey sanırdım. tanrı yanımızda olacak sanırdım. meğer o bizim ona yüklediğimiz anlam kadarmış.
devamını gör...
feylesof (yazar)
tanımlarını beğendiğim bir yazar genel kültürümü tazeleyip çıktım tanımlarını okuyunca. yolu açık olsun.
devamını gör...
erdoğan'dan eylem yapabilirsiniz açıklaması
ağam bizimle eğleni.
devamını gör...
yazarların gözünden kendi hayatları
uyudum, uyandım, uyudum, uyandım; kepaze bir yaşam.
devamını gör...
doğruluk
felsefi bir kavramdır. bilginin, düşüncenin, önermenin özelliğidir.
bir bilgi gerçeklik kavramına uygunsa veya düşünme yasalarıyla çelişmiyorsa felsefeye göre ''doğru''dur.
bir bilgi gerçeklik kavramına uygunsa veya düşünme yasalarıyla çelişmiyorsa felsefeye göre ''doğru''dur.
devamını gör...
birbiriyle karıştırılan mahlaslar
haklıyım ama mutlu değilim ve ölmedim ama hafif sürünüyorum nedendir bilmem çok karışıyor bende.
devamını gör...
sevgilinin ismini dövme yaptırmak
bir insanın hayatında yapabileceği en büyük aptallıklardan birisidir.
devamını gör...
ramazan davulcusu
adet madet ama ne bileyim, beni uykuda iken uyandırmayı başaramayan, uyanıkken asabımı bozan, mahallenin işsiz gençlerine istihdam sağlayan iş.
devamını gör...
dahiyane reklamlar
bir tane de benden olsun; skoda'nın dikkat testi tarzındaki reklamı.
altyazı ile izlenebilir.
altyazı ile izlenebilir.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
vapura binmek..
devamını gör...
iyi insanlara devamlı nankörce muamele edilmesi
hayatın içinde olan bir realite ne yazık ki ama elbette iyilikten anlayan insanlar da var önemli olan doğru insanlara karşı iyi olmak geri kalanına olmasan da olur.
devamını gör...
dopamin detoksu
dopamin orucu da denir geleneksel tabirle.
--hamişimsi: yazdığım bu yazı, profilimi daha önce ziyaret etmeyen bazı kimselerce başka bir yerden copy-paste olarak anlaşılmıştır. lakin bu hiç de doğru değildir. detoksu yapmayı düşündüğüm sırada birçok yerden okumalar, izlemeler yapmaya çalıştım. o yüzden beyhan budak'tan kopyala yapıştır yapmışsın, hiç kendine ait bir düşünceye sahip değilsin gibi sözler sarf eden kimseleri ciddiye alamıyorum. aynı şekilde falanca kişiden, siteden almışsın diyenleri de... spesifik olarak kaynak vermeyi gerekli görmedim çünkü dediğim üzere birçok kaynaktan yararlandım. elbette bu kaynak vermemenin gerekçesi olamaz. fakat kaynak vermeye de gerek bulmuyorum. burada bu detoksu kendimin bulduğunu iddia etmiyorum, zaten bu bellidir ve pratikte de imkansızdır. illaki internetten yararlanacağım, detoks hakkında kitabım da yok. bu bağlamda beyhan budak'ın videosundan da büyük ölçüde yararlandığımı açık yüreklilikle söyleyebilirim. ayrıca sözlüklerde bunun olağan karşılanması gerektiğini düşünüyorum.
önyargı böyle bir şey. ve çoğunlukla -sözüm meclisten dışarı- gösteriş merakı içerisinde, insanlara sitem etmeyi marifet bilir bu insanlar. günlük hayatta karşılaşırız zaten böyleleriyle. nitekim bu tarz insanlar; hakkında bir şey söylemeye niyetlendiği kişi hakkında "hiçbir şey bilmeden" atıp tutmayı marifet bilirler. "sahne insanları" derler, lakin kendilerinin sahnede olduklarının da farkında değildirler. ya da farkındalardır ama umursamayacak kadar basittirler. veyahut farkında olma potansiyelini içinde taşımaz. farkındalık sahibi bir insan değildir çünkü.
öbür yandan böyle insanların sitem etmesine hak verilebilir de. herkese hakkını verelim: usulsüz alıntı sorunu bu denli fazlayken, hele de akademisyenler arasında, haklı-haksız sitemler arada patlayıveriyor olabilir. doğaldır diyorum. doğal olmayansa dediğim gibi önyargı ve gösteriş, bir şey söylemek ihtiyacı. belki de hayatları boyunca bir şey söyleyemedikleri için böylelerdir. işin psikolojik yanına girmeyelim. diğer bir komik olan şey önyargıyla yaklaşan insanlara da bu denli bir sitemde bulunur böyle insanlar. ne kadar çelişik değil mi?--
bugün denediğim lüzumlu şeydir kendisi. ne olduğundan kısaca, ama bilimsel olmayan bir şekilde, bahsetmeme izin verin.
vücut ne kadar fazla dopamin alırsa, yani fazla dopamine maruz kalırsa, dopamin üretimi azalıyormuş. ve reseptörlerin dopamin alma kapasitesi sınırlanıyormuş. ve bu durum sürekli gerçekleşince "dopamin koşullanması" adı verilen meret ortaya çıkıyormuş. bu da kişinin dikkatinin çok dağınık olmasına ve odaklanamamasına sebep oluyor. çünkü vücut hemen ödüllendirilmek ister. biz ise birazdan aşağıda sayacağım stufflar ile bu ödüllendirmeyi hızlıca sağlıyoruz. o yüzden de emek gerektiren şeyleri yapamıyoruz.
ki gözlemlerime göre bende bu meret çoktandır vardı...
en basitinden kitap okumak istediğimde (doktrinsel kaynakları okumayı saymıyorum bile) vücudum o kadar sıkılıyordu ki kendime hayret ediyordum. ayaklarım titriyor, sinirden kasılıyorum. rahatlamam gerek benim baylar! e o zaman napmalıyım diye düşündüm. hem de epey düşündüm. ve çareyi dopamin detoksunda buldum.
beni bu rehavet haline ne getirmiş olabilirdi? pandemi elbette bir etken ama, diğer koşulları da göz önünde bulunduralım bir. öncelikle bedensel zevkleri saymama gerek yoktur herhalde, bunun haricinde sigara kullanmıyorum zaten. e uyuşturucu, alkol desen o da yok şimdiki süreçte.(pandemi yokken de uyuşturucu yoktu canım. biraz dengesiz yazdığımın farkındayım ama.) bilgisayar oyunları var. kadınlar var. youtube var. müzik var! evet, evet bunların hepsi yasaklandı bana. tam 24 saat! dile kolay... bir de yapmaya çalışın.
yapılmaması gereken şunlardan;
-sosyal medyadan, telefondan, oyunlardan, bilgisayardan,
-abur cubur yemekten, bol tuzlu, tatlı, kalorili yiyeceklerden, bol etli yiyeceklerden,
-online yemek siparişlerinden,
-sevdiğin müziklerden(ben sevmediğimi bile dinlemedim ama anlatacağım yeri gelince),
-erotik uyaranlardan, mastürbasyondan, pornografik filmden,
-pc'de surfing yapmaktan, videolar izlemekten,
-sigara ve alkolden(e doğal olarak esrar da alamayız),
-arkadaşlarla eğlenceli ortamlarda gezmekten, kafelerden, geyik muhabbetin döndüğü her yerden, grupla sosyal etkinliklerden,
-kafa sözlükten, *
uzak duruyoruz.
yapılabilecek şeyler ise (simple),
-yürümek,
-oturup düşünmek,
-evin içinde her türlü duvarla bakışma, gözlem, balkondan uzaklara bakma, derin derin iç çekme,
-ibadet yapmak,
-meditasyon, yoga,
-yazı yazmak, kitap okumak,
-resim çizmek, kendi resmini çizdirmek,
-egzersiz yapmak, havada takla atmak,
olarak sıralanabilir.
gelgelelim ben n'aptım. gece 1.00'da başlattım orucumu. ve tam 24 saat sonra yani 25.11'de saat 1.00'da yine bitirdim. ve söylenen kurallara uydum.
ve fark ettim ki beynim bunlarla uğraşmayınca daha mantıklı çalışıyormuş. yalan söylemeyeceğim, burada dopamin detoksunun sponsorluğunu yapacak halim yok. mantıklı çalışıyordu evet. geçmişte yaşadığım tüm ilişkilerim gözümün önünden film şeridi gibi geçti desem yeridir. geçmişteki bütün sevgililerim, arkadaşlarım, dostlarım, kavgalı olduğum kim varsa işte; hepsi aklıma geldi. işte zaman bol olunca böyle oluyor. güya ben o kapkalın hukuk kitaplarını bitirecektim. gerçi onlarda da epey yol katettim. o yüzden mutluyum. sonracığıma epey okuma kitabı da okudum. ayrıca yürüyüşe çıktım ve sohbet ettim babamla uzun uzun.
epey uzun bi entry oldu farkındayım, sıkmamaya çalışacağım.*
whatsapp'ı, instagram'ı cart curt sessize aldım elbette. silmedim henüz 24 saat olduğu için. ama ileride bunun 1 haftalık versiyonunu yapacağım(aralıkta). o zaman silerim muhakkak. yoksa durur mu insan? insan yoksunluk krizine giriyormuş dedikleri gibi. ne yapıp edip bir şeylerle uğraşmak istiyor insan. ileriki deneyimlerimi de burada paylaşırım. şimdilik bu kadar kesiyorum. biraz özensiz de olmuş olabilir kusura bakmayın lütfen. oradan buradan yaptığım alıntıların hakları saklıdır. kendime mal etmiyorum öğrendiklerimi.
peki, en son detoks bitince n'aptım? kafa sözlük'e girip bunları yazdım işte. *
--hamişimsi: yazdığım bu yazı, profilimi daha önce ziyaret etmeyen bazı kimselerce başka bir yerden copy-paste olarak anlaşılmıştır. lakin bu hiç de doğru değildir. detoksu yapmayı düşündüğüm sırada birçok yerden okumalar, izlemeler yapmaya çalıştım. o yüzden beyhan budak'tan kopyala yapıştır yapmışsın, hiç kendine ait bir düşünceye sahip değilsin gibi sözler sarf eden kimseleri ciddiye alamıyorum. aynı şekilde falanca kişiden, siteden almışsın diyenleri de... spesifik olarak kaynak vermeyi gerekli görmedim çünkü dediğim üzere birçok kaynaktan yararlandım. elbette bu kaynak vermemenin gerekçesi olamaz. fakat kaynak vermeye de gerek bulmuyorum. burada bu detoksu kendimin bulduğunu iddia etmiyorum, zaten bu bellidir ve pratikte de imkansızdır. illaki internetten yararlanacağım, detoks hakkında kitabım da yok. bu bağlamda beyhan budak'ın videosundan da büyük ölçüde yararlandığımı açık yüreklilikle söyleyebilirim. ayrıca sözlüklerde bunun olağan karşılanması gerektiğini düşünüyorum.
önyargı böyle bir şey. ve çoğunlukla -sözüm meclisten dışarı- gösteriş merakı içerisinde, insanlara sitem etmeyi marifet bilir bu insanlar. günlük hayatta karşılaşırız zaten böyleleriyle. nitekim bu tarz insanlar; hakkında bir şey söylemeye niyetlendiği kişi hakkında "hiçbir şey bilmeden" atıp tutmayı marifet bilirler. "sahne insanları" derler, lakin kendilerinin sahnede olduklarının da farkında değildirler. ya da farkındalardır ama umursamayacak kadar basittirler. veyahut farkında olma potansiyelini içinde taşımaz. farkındalık sahibi bir insan değildir çünkü.
öbür yandan böyle insanların sitem etmesine hak verilebilir de. herkese hakkını verelim: usulsüz alıntı sorunu bu denli fazlayken, hele de akademisyenler arasında, haklı-haksız sitemler arada patlayıveriyor olabilir. doğaldır diyorum. doğal olmayansa dediğim gibi önyargı ve gösteriş, bir şey söylemek ihtiyacı. belki de hayatları boyunca bir şey söyleyemedikleri için böylelerdir. işin psikolojik yanına girmeyelim. diğer bir komik olan şey önyargıyla yaklaşan insanlara da bu denli bir sitemde bulunur böyle insanlar. ne kadar çelişik değil mi?--
bugün denediğim lüzumlu şeydir kendisi. ne olduğundan kısaca, ama bilimsel olmayan bir şekilde, bahsetmeme izin verin.
vücut ne kadar fazla dopamin alırsa, yani fazla dopamine maruz kalırsa, dopamin üretimi azalıyormuş. ve reseptörlerin dopamin alma kapasitesi sınırlanıyormuş. ve bu durum sürekli gerçekleşince "dopamin koşullanması" adı verilen meret ortaya çıkıyormuş. bu da kişinin dikkatinin çok dağınık olmasına ve odaklanamamasına sebep oluyor. çünkü vücut hemen ödüllendirilmek ister. biz ise birazdan aşağıda sayacağım stufflar ile bu ödüllendirmeyi hızlıca sağlıyoruz. o yüzden de emek gerektiren şeyleri yapamıyoruz.
ki gözlemlerime göre bende bu meret çoktandır vardı...
en basitinden kitap okumak istediğimde (doktrinsel kaynakları okumayı saymıyorum bile) vücudum o kadar sıkılıyordu ki kendime hayret ediyordum. ayaklarım titriyor, sinirden kasılıyorum. rahatlamam gerek benim baylar! e o zaman napmalıyım diye düşündüm. hem de epey düşündüm. ve çareyi dopamin detoksunda buldum.
beni bu rehavet haline ne getirmiş olabilirdi? pandemi elbette bir etken ama, diğer koşulları da göz önünde bulunduralım bir. öncelikle bedensel zevkleri saymama gerek yoktur herhalde, bunun haricinde sigara kullanmıyorum zaten. e uyuşturucu, alkol desen o da yok şimdiki süreçte.(pandemi yokken de uyuşturucu yoktu canım. biraz dengesiz yazdığımın farkındayım ama.) bilgisayar oyunları var. kadınlar var. youtube var. müzik var! evet, evet bunların hepsi yasaklandı bana. tam 24 saat! dile kolay... bir de yapmaya çalışın.
yapılmaması gereken şunlardan;
-sosyal medyadan, telefondan, oyunlardan, bilgisayardan,
-abur cubur yemekten, bol tuzlu, tatlı, kalorili yiyeceklerden, bol etli yiyeceklerden,
-online yemek siparişlerinden,
-sevdiğin müziklerden(ben sevmediğimi bile dinlemedim ama anlatacağım yeri gelince),
-erotik uyaranlardan, mastürbasyondan, pornografik filmden,
-pc'de surfing yapmaktan, videolar izlemekten,
-sigara ve alkolden(e doğal olarak esrar da alamayız),
-arkadaşlarla eğlenceli ortamlarda gezmekten, kafelerden, geyik muhabbetin döndüğü her yerden, grupla sosyal etkinliklerden,
-kafa sözlükten, *
uzak duruyoruz.
yapılabilecek şeyler ise (simple),
-yürümek,
-oturup düşünmek,
-evin içinde her türlü duvarla bakışma, gözlem, balkondan uzaklara bakma, derin derin iç çekme,
-ibadet yapmak,
-meditasyon, yoga,
-yazı yazmak, kitap okumak,
-resim çizmek, kendi resmini çizdirmek,
-egzersiz yapmak, havada takla atmak,
olarak sıralanabilir.
gelgelelim ben n'aptım. gece 1.00'da başlattım orucumu. ve tam 24 saat sonra yani 25.11'de saat 1.00'da yine bitirdim. ve söylenen kurallara uydum.
ve fark ettim ki beynim bunlarla uğraşmayınca daha mantıklı çalışıyormuş. yalan söylemeyeceğim, burada dopamin detoksunun sponsorluğunu yapacak halim yok. mantıklı çalışıyordu evet. geçmişte yaşadığım tüm ilişkilerim gözümün önünden film şeridi gibi geçti desem yeridir. geçmişteki bütün sevgililerim, arkadaşlarım, dostlarım, kavgalı olduğum kim varsa işte; hepsi aklıma geldi. işte zaman bol olunca böyle oluyor. güya ben o kapkalın hukuk kitaplarını bitirecektim. gerçi onlarda da epey yol katettim. o yüzden mutluyum. sonracığıma epey okuma kitabı da okudum. ayrıca yürüyüşe çıktım ve sohbet ettim babamla uzun uzun.
epey uzun bi entry oldu farkındayım, sıkmamaya çalışacağım.*
whatsapp'ı, instagram'ı cart curt sessize aldım elbette. silmedim henüz 24 saat olduğu için. ama ileride bunun 1 haftalık versiyonunu yapacağım(aralıkta). o zaman silerim muhakkak. yoksa durur mu insan? insan yoksunluk krizine giriyormuş dedikleri gibi. ne yapıp edip bir şeylerle uğraşmak istiyor insan. ileriki deneyimlerimi de burada paylaşırım. şimdilik bu kadar kesiyorum. biraz özensiz de olmuş olabilir kusura bakmayın lütfen. oradan buradan yaptığım alıntıların hakları saklıdır. kendime mal etmiyorum öğrendiklerimi.
peki, en son detoks bitince n'aptım? kafa sözlük'e girip bunları yazdım işte. *
devamını gör...
sözlüğün kara kutusu
hangi kafayı yaşadıklarını bir türlü anlayamadığım insanlar. manyak mısınız lan siz? buradan birilerinin açığını/sırrını öğreneceğiniz de ne olacak? nerede kullanacaksın bunları? ne yapabilirsin ki? internetle bağlantıyı koparınca bitiyor olum burası.
lan siz ne hayatsız, kötü niyetli insanlarsınız.
lan siz ne hayatsız, kötü niyetli insanlarsınız.
devamını gör...
