ben şahsen sözlük kavramıyla bu şekilde tanıştım, genel olarak internetteki web sitelerinden okuduklarımın yanında, özellikle beslenme ve spor konusunda ekşi sözlük den çok fazla şey öğrendim, internette dolaşan standart ve birbirinden kopya yazılardan farklı olarak, insanların kendi deneyimledikleri beslenme şekilleri, yaptıkları sporun süresi, aldıkları sonuçlar çok daha faydalı ve motive edici oldu benim için, aynı şekilde insan ilişkileri, kurumsal hayat, girişimcilik konularında da çok faydalandığım bilgiler edindim, kendimde yeni birşey öğrendiğim bir deneyim yaşadığımda, burada paylaşıyorum.
devamını gör...

kokoreç sevmesidir.
devamını gör...

ne konuşmamız gerektiğini bir liste yaparsanız ona göre başlık açalım böyle zor oluyor
devamını gör...

düğün yapmak gibi asla bir düşüncem yok ama küçük bir eğlence yaparsam kesinlikle zeybek ve harmandalı oynamak istiyorum. çalmazsa olmaz.
devamını gör...

antalya- yatırım tavsiyesidir. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yine bir müge anlı formatı.
yine demagoji yapmalar.
yine insanların acılarını sömürmeler.
yine yine yine...
yazıklar olsun ya. uyduruktan programın için o masum kızın sesini kullanıyorsun, ondan nemalanıyorsun. bu kadar mı düştünüz? iki kuruş fazla kazanma uğruna mesleğinizi sattınız da vicdanınızı satmayın. ayıp yahu. bunlar hassas durumlar, çok dikkat edilmesi gerekirken böyle hoyratça davranılması utanç verici.

t: eskiden gazeteciydi. şimdi ise şovmen, yarı zamanlı sunucu.
devamını gör...

bir irfan saruhan kitabıdır.

çünkü herkesin bir hikayesi vardır. kim hayatını yazmaya kalksa roman olmaz ki bu dünya üzerinde? kimin kimsenin anlamayacağı derin bir acısı yoktur? kim, kimseye belli etmeden kanamaz ki en tenha zamanlarında? kim, anlatmak için yanıp tutuştuğu öyküsünü ruhunun bodrum katındaki rutubet kokusuna hapsetmemiştir.

roman, 1980’li yıllar mahkum edilmiş üç uzun gün içinde olup biten olayları anlatıyor ama seksenler o kadar çabuk geçip gidecek kadar basit yıllar değildir. hala seksenler güzellemesi yapan insanlar var, belki kendilerine göre haklı nedenleri de vardır. ama okuduklarım, izlediklerim ve yaşadıklarım bana gösterdi ki seksenler salya sümük bir nostaljiyi hak etmiyor.

sinop cezaevi ve istanbul genelevi arasında mekik dokuyan bir roman bu. romandaki herkesin bir hikayesi var. acı, somut varlığı ile bazen kitabın sayfalarını şişim şişim şişiriyor ama biz acıyı bal eğlediğimiz içindir ki okumadan edemiyoruz bu romanı.

ölüm, ihanet, inkar, tabancanın soğuk rengi, ter kokan çarşafların kahverengi cehennemi. hikayeler asla mutlu değil. sanki mutlu hikaye olmazmış gibi. mutluluk var olduğuna inandığımız tuhaf bir duygu.

benim de bir hikayem var. saçları dağılıyor yürürken, burnu kızarıyor rüzgar değdikçe, korunaklı gamzeleri var, çok uzak bir o kadar da yakın bir hikaye bu. mutlu bir hikaye. sinop cezaevini hiç görmedi. tabanca soğukluğu hiç uğramadı ona. sadece bir kaç kırgınlık, bile bile birkaç sözcüğünü ayrı yazdıran.
devamını gör...

bahane? her şeyin ulu orta , açık saçık yaşandığı bu devirde bence naiflik çok fazla.

insanlar aldatıyor olmaları, fuckbuddy’leri olması ile övünüyor.. çirkinlik yıldızlardan kuş bakışı dünyayı izleyecek durumda.

gerçekten şu yukarıda tanımlanan grubun dışındaysanız, duygularınız varsa dümdüz “ seni görebilir miyim? “ yazın gitsin.
devamını gör...

her zaman demişimdir tomris uyar şanslı kadın diye. biz de hayat mücadelesine devam.
devamını gör...

(bkz: ölü düğünleri) orta asya geleneğinin bir parçası olarak kabul edilen durum. hiç evlenmeden ölen erkek ve kadınların (bkz: uçmağ)da sonsuza kadar yalnızlığa mahkum olmasini önlemek için ölüler evlendirilmis. bekar ölen bir erkeğin ailesi yine bekar ölen bir kadını ailesinden ister ve her şey töreye uygun bir şekilde hazirlanirmis. (bkz: ibni fazlan seyahatnamesi) bu düğünden sonra taraflar akraba olur ve (bkz: şaman) yapacağı özel ayinle çiftlerin ruhlarını birleştirirmiş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


ilk ingiliççe çalıştığım zamanlardan.
devamını gör...

dakikalar içerisinde onlarca şarkı entrysi giren yazar. sayesinde yeni şarkılar keşfettim özellikle şu zhu - faded bi harika.
devamını gör...

bir şarkının evrimini geriye doğru takip edeceğimiz başlıktır.

şöyle ki ; bir alttaki 2005 çıkışlı şarkıyı bilmeyeniniz yoktur sanırım. ancak devamı için de aynısını söyleyebilecek kimler var?

the black eyed peas - pump ıt - 2005


--------------------------------------------------------------

üstteki şarkının aşağıdaki haliyle pulp fiction (film) filmi ile hafızalara kazındığını da söylemeden geçmemeli.



--------------------------------------------------------------

filmdeki parçanın, dick dale & the del tones tarafından "misirlou" adıyla 1963 senesinde çıkartıldığını da ek bilgi olarak verelim.



--------------------------------------------------------------

ancak üstteki parçayı andıran bir parçası var sanat güneşimizin. 1969 çıkışlı olduğunu dikkate alırsak alttaki parçanın üsttekinden alındığını söyleyebilir miyiz?

zeki müren - yaralı gönül - 1969



--------------------------------------------------------------

ve cevap hayır. zeki müren yaralı gönül parçasının ilham kaynağı dick dale değil.
ikisinin de ilham kaynağı mısırlı ibrahim efendinin "izmirin kızları" isimli şarkısı. o da aşağıda.

miserlou-girls of smyrna


--------------------------------------------------------------

** bonus **



** playlist **

www.youtube.com/playlist?li...
devamını gör...

devam:

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cennette erkeklere verileceği iddia edilen memeleri henüz tomurcuklanmış genç ve bakire kızlarmış.

1 - müslümanım ama böyle bir cinsi ayrışmaya inanmıyorum. onlar da varsa olsa olsa hizmetkâr olur da diyemem çünkü varsa neden erkeklere kadınlar hizmet ediyor bu haksızlık. erkek olarak kadınların cennette bile köleleştirilmesine karşıyım.
2 - tıbben bakirelik diye bir şey yokken, bu halk arasında uydurulmuş bir durumken dinsel açıdan bu terim nasıl kullanılabilir?
3 - her türlü ilizyon ve sihrin var olduğuna inanılan öte alemde ol deyip oldurmak varken ne amaçla bu gereksiz gösteri yapılıyor?
devamını gör...

instagram fenomenciği olan bir arkadaşımın hezeyanı anımsatan başlık. takibi bırakanları gösteren bir uygulama yüklemişti, bırakanlara mesaj atıp "neden bıraktın" diye soruyordu. yazık ama vurmayın o da insan;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

çocukken halının desenlerini incelerdik, bu durum büyüyünce boş bira şişesini vs. izlemeye evriliyor olsa gerek.

ben * hayatı deyip camdan, dışarıdan geçen arabaların marka modellerini falan inceliyorum bazen. honda civic'in, toyota c-hr'ın falan 2021 tasarımı buruşturulmuş kağıt gibi duruyor mesela, katır kutur. * arabalar lan bunlar diye düşünüyorum falan..

kafa dağıtmak maksat burada. ama toyota chr'lar gerçekten kötü, yenilikçi tasarımınızı silkeleyeyim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ilkokuldayken kütüphaneye girer, okurduk.allah affetsin çıplak resimlere de bakardık.
devamını gör...

bir exakp'linin soyadı*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim