zenginlerin işlerini yapanlar fakir olduğundan bence çoğu mekânda iç içeler.
devamını gör...

yaşamakda öldürüyor yaşamayalım mı?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

google>alışveriş>death note tişörtleri>satın al
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
iğrenç gerçekten.
devamını gör...

dirseğime dilimi değdirebiliyorum.
devamını gör...

doctor who evreninin kanımca en sevimli yaratıklarıdır. sessiz varlıklardır. kafanızı şişirmezler. telepati ile iletişim kurarlar. yani temiz iş çıkarırlar. görüntülerine aldanıp sakın onları küçümsemeyin zira iki beyinleriyle sizin aklınızı alırlar. ön beyinleri kafalarında bulunur. arka beyinlerini ise avuçlarının içine almışlardır. kimilerine avuç içi kadar beyin yetiyor(!) ama ood'lar öyle değil. ön beyinleri ile genelde düşünme eylemini gerçekleştirirler. aynı zamanda bu beyinleriyle telepatik işleri hallederler. arka beyin ise arşiv vazifesi görür. milli kütüphane gibidir mübarekler, tüm bilgileri arka beyne kaydederler. arka beyne bir zarar gelmesi durumu, ölümcül sonuçlar doğurmaz. hayatlarına devam ederler. bir nevi protez beyin taktırırlar * diziyi izleyenler bilir, çoğu ood elinde bir küre taşır. işte o protez beyin oluyor. **

yalnız şu telepati işi biraz sıkıntılı zira telepati ile iletişim kurabilmek için ood sphere'deki ana beyne ihtiyaçları vardır. allah muhafaza bu ana zihne bir şeyler olsa adamlar kontak kapatacak. bir de çok sanatsal bir ırk. ana beyne bağlandıklarında şarkı söylerler. tabi böyle güzel bir ırkın sonu tahmin edeceğiniz gibi pek parlak olmuyor. insanoğlunun gazabına uğramışlardır. ood'lar insanlar tarafından köleleştirilmiş ve genelde arka beyinleri çıkarılarak yukarıda bahsettiğimiz protez beyinler/küreler onlara monte edilmiştir. planet of the oods bölümü muhakkak izlenmelidir. duygular şelale olacak, ood kardeşlerimiz için ağıtlar yakılacak, düğmeler iliklenerek saygı duruşunda bulunulması kaçınılmaz olacaktır. öyle de baba bölümdür. neyse yine efkarlandım. ood'lara kaldıralım kadehlerimizi. telepati işini becerebiliyorsanız tercihen o şekilde halledin bu kadeh mevzusunu.

işte o güzel abilerden birkaçı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ha bir de kırmızı göz hastalığı var. tehlikeli o durum. bu illete yakalanmış bir ood ile karşılaşırsanız uzak durun. uyarması bizden uyup uymamak kararı sizden.
devamını gör...

ben insanları kıyafetine göre değil, bana karşı olan haline ve tavrına göre değerlendiriyorum. herkese de bunu tavsiye ediyorum. yoksa çok kazık yersiniz çok.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

genel olarak insanlara bir şeyler kattığı doğrudur ama kişiliği oturmamış insanlar sözlüklerde çok vakit geçirdi mi karakterleri okuduklarına göre gelişebiliyor. bu iyi bir şey de olabilir kötü de. yazılarına denk gelinen insanlar medeni, ahlaklı insanlar ise ne ala ama değişik tiplerin yazılarına denk gelinirse ve hayat o yazılara göre şekillendirilirse o zaman durum kötü işte.
sözlük ortamlarında herkes ordinaryus olduğundan tv izlemek gibi doğal bir şey bile geri kalmışlık olarak görülüyor. sırf bu yüzden tv izlemeyi bırakan bir tanıdığım bile oldu. deli gibi tv dizileri izleyen çocuk, tv izlemeyi bırakmıştı. çok sevdiği bir dizi vardı dizi saati geldi televizyonu açmadı ne oldu senin dizi yok muydu niye açmıyorsun dedim, ben artık televizyon izlemiyorum dedi. hayrola ne oldu dedim, asıl sebebini söylemedi ama o aralar sözlük ortamlarında takılıyordu tahmin ettim sözlükte gördüğü yazılardan dolayı izlemeyi bıraktığını.
ordinaryus prof. dr. sözlük yazarlarından 'tv izlemek geri kalmışlıktır, cahil insan tv izler' gibi cümleler okuduğundan en sevdiği diziyi bile izlemeyi bırakmıştı çocuk.
he kötü mü oldu hayır ama benim demek istediğim kişiliği oturmamış insanlar(bu 40 yaşında bir insan da olabilir)internet ortamlarında okuduğu yazılardan ciddi derecede etkilenebiliyor.
devamını gör...

özlediğin, gidip göremediğindir;
ama, gidip görmek istediğin

özlem, gidip görememendir; ama
gidip görmek istemen

özlediğin, gidip görmek istedigin-
ama gidip göremediğin

özlem, gidip görmek istemen-
ama, gidememen, görememen;
gene de, istemen.
devamını gör...

çoğu düşüncesini kendi düşüncelerime benzettiğim ve sinir olduğum konularda konuşurken içimin yağlarını eriten şahane youtuber. ayrıca bu sözlüğü keşfetmemi sağladığı için kendisine teşekkür ediyorum.
devamını gör...

anılarını okumaktan çok keyif aldığım yazardır. kendisini hiç tanımamakla birlikte saygı duyuyorum. güçlü bir imajı var zihnimde. iyi ki var.


kendisini bu yazıdan bir süre sonra tanımış ve bolca sevmişimdir:)
devamını gör...

nihayetinde sahte silüetlerden sıyrılacak ve çatlatırcasına göğsünü, yalnızlığınla çarpışacaksın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

bir takım işler..
devamını gör...

bir charles dickens kitabıdır.

can yayınlarının kısa klasikler dizisinin yirminci kitabı olan bu eser üç öyküden oluşmaktadır. romanlarıyla daha çok öne çıkan charles dickens’in iyi bir kısa öykü yazarı olduğunun da net bir göstergesidir bu kitap.

bu kitaptaki üç öykü de olağan dışı olaylarla ilgili. insanın gerçeklikle bağdaştıramadığı ama mantıklı bir açıklama da bulamadığı için derin bir huzursuzluk, rahatsız edici bir tedirginlik ve uzun süreli bir korku duyduğu bu olaylar öyle ya da böyle herkesin hayatında bir kez de olsa gerçekleşmiştir.

ve herkes bire bin katarak anlatmayı sever bu öyküleri. hele de geceleri. ben de böyle bir olaya şahit oldum ve bu beni hala tedirgin eder. bir gün, benim küçük bir çocuk olduğum bir gün bir hikaye anlattılar evde kadınlar. annem ve teyzemler idi anlatanlar sanırım. benim küçük bir çocuk olarak dinlememem gerekiyordu ama elbette ben dinledim. hikayede bir eve yeni gelin olarak gelen bir kasının öldürülüp evin temeline gömüldüğünü anlatılar. o günden sonra akşamları camda bir el görünüp cama vurarak kaybolurmuş her akşam. sizin de anlayacağınız üzere ben bu görüntüyü kafamda canlandırırken bir el camdan görünüp cama tıkladı. hayatımın en büyük korkusunun altında diğer teyzem çıkmış olsa da hala birisi cama vursa irkilirim.

işte böyle böyle üç hikaye var bu kitapta.
devamını gör...

ne kadar ikiyüzlü olduğumuzu gösteren adam olarak kaldı hep aklımda.

varoş mahallesinden bi genç korkunç ucuz bir müzik eşliğinde son anlarını seyircilerine izletti ve kendini öldürdü. toplanıp doğal seçilim dediler. bir pislikten kurtulmuş gibi davrandılar. sanki böcek ölmüş gibi. o kadar değersiz bir şey öldü sanki.

bir diğeri şarap ve iyi bir müzik eşliğinde vedalaşma sonrası intihar etti resmen kahraman ilan edildi. mehmet pişkin varoş mahallerinden birinde yasayıp elinde bira, arka planda arabesk, öyle veda etseydi bu kadar konu edilecek miydi?

hatırlayan bilen vardır, eylül cansın vardı. trans olan bu arkadaş köpeğini annesine emanet edip ağlaya ağlaya ne kadar ikiyüzlü olduğumuzu anlattı ve kendisini köprüden attı. yine az kişi hatırlıyor onu.

neden? çünkü biz ikiyüzlü insanlarız. öyleyiz.
devamını gör...

birden yer altından uçan arabalar çıkacak ve yeni bir devir başlayacaktır.
devamını gör...

nörodejeneratif gecikme için akdeniz-dash müdahalesi (mediterranean-dash ıntervention for neurodegenerative delay) olarak adlandırılan mınd diyeti, akdeniz ve dash diyet bileşenlerinin bir karmasıdır. bilişsel sağlık ile ilişkili bulunan 10 besin grubunun (yeşil yapraklı sebzeler, diğer sebzeler, sert kabuklu yemişler, çilekgiller, kurubaklagiller, tam tahıllar, deniz ürünleri, kümes hayvanları, zeytinyağı, kırmızı şarap) tüketiminin önerildiği ve beş besin grubunun (kırmızı et, tereyağı ve margarin, peynir, pastane ürünleri ve şekerlemeler, kızartmalar, fast-food besinler) kısıtlanmasını içeren bir diyet modelidir. akdeniz ve dash diyetinde önerilen yüksek sebze-meyve tüketimi yerine mınd diyetinde özellikle yeşil yapraklı sebzelerin ve çilekgillerin tüketiminin artırılması vurgulanmaktadır.

mind diyeti demans ve alzheımer hastalarına ya da risk grubundaki bireylere önerilmektedir. nöronal yıkımın yavaştılması, hastalığın seyrinin iyileştirilmesi ya hastalığın önlenmesi amaçlanır. yapılan bir çalışmada yaşları 58-98 yıl aralığında olan 923 bireyin 4.5 yıl takibi sonucunda, mınd diyete uyumu yüksek olan bireylerde alzheimer riskinin %53 oranında, diyetinde ılımlı değişiklikler yapan bireylerde ise %35 oranında azaldığı saptanmıştır. bir başka çalışmada mınd diyet skoru yüksek olan bireylerin bilişsel yaşı en düşük skora sahip olanlarla karşılaştırıldığında 7.5 yıl daha genç bulunmuş ve bilişsel fonksiyonun azalmasını önlemede mınd diyet skorunun, akdeniz ve dash diyet skorlarından daha koruyucu olduğu gösterilmiştir.
devamını gör...

kültür antropolojisi profesörü olan robert edgerton, tarafından 1992 yılında yayınlanan kitap (sick societies). bu kitap antropolojinin yerleşik kalıplarına kapsamlı bir meydan okuma olup, ilkel toplumların gelenek göreneklerinin bazen toplumları hasta ettiği ve hatta ölüme (yok olmaya) sürüklediğini göstermektedir.
türk toplumunun geleceği üzerine kafa yoran herkesin okumasında fayda olduğunu naçizane düşünmekteyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim