sevgili aranıyor duyuruları
diğer sözlüklerde fuckbuddy aranıyor başlıkları olurken burada sevgili aranıyor başlığı... işte feraset, işte fazilet, işte adam gibi adamlık
edit: başlık başa kalmış.
edit: başlık başa kalmış.
devamını gör...
40 bin ton patates 10 bin ton soğan dağıttık
bakan pakdemirli açıklaması.
hamdolsun devletimiz bu işten de alnının akıyla çıkıp gerek dış mihraklara gerek cehape zihniyetine ve darbeci amirallere gereken cevabı vermiştir.
www.sozcu.com.tr/2021/ekono...
hamdolsun devletimiz bu işten de alnının akıyla çıkıp gerek dış mihraklara gerek cehape zihniyetine ve darbeci amirallere gereken cevabı vermiştir.
www.sozcu.com.tr/2021/ekono...
devamını gör...
3 gündür yıkanmayan bulaşık
anksiyetem tuttu başlığı okuyunca, elim ayağım titriyor, gözüm seyiriyor*
devamını gör...
içinde yağmur geçen şarkı
cihan murtezaoglu'nun bu sarkisi unutulmamalidir...
devamını gör...
dinozor eti yenir mi sorunsalı
helal kesim ise neden olmasın? islam fıkıhına göre eti yenebilecek hayvanın müslüman biri tarafından kesim işlemine helal kesim deniliyor. bildiğim kadarıyla dinazor etinin haram olduğu ile ilgili bir bilgi yok. hatta osmanlı imparatorluğunda padişahlar tahta çıkarken bir adet dinazor kurban edilir ve o dinazorun kanı padişahın alnına sürülürmüş. rivayetlere göre alnına dinazor kanı sürülen padişah çıktığı her seferi kazanırmış. ıv. mehmet'in viyana'da bozguna uğramasının sebebinin kendisini kan tutması ve alnına dinazor kanı sürdürtmemesiymiş. tahta çıkacağı günün bir gece öncesinde örfi hukuk kurallarını güncellemiş ve dinazor kesimini yasaklamış ve osmanlı imparatorluğu böylece duraklama süreci ve ardından yıkıma kadar gitmiştir.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının kapak fotoğrafları
alevi bektaşi öğretilerinde '' yedi ulu ozan" olarak bilinirler. soldan sağa sırasıyla: pir sultan abdal, teslim abdal, virani, nesimi, hatayi(şah ismail), sıtkı baba, kul himmet ve en üstte erenler şahı, hünkar hacı bektaş veli.
çizim alican meydan'a aittir. ibrahim güldalı'nın yönetmenliğini yaptığı, reşad mamedov'un canlandırmalarını yaptığı trt müzik kanalı için hazırlanan "ulu ozanlar" belgeselinde ilk 7 bölüm için çizdiği karakterlerdir.
çizim alican meydan'a aittir. ibrahim güldalı'nın yönetmenliğini yaptığı, reşad mamedov'un canlandırmalarını yaptığı trt müzik kanalı için hazırlanan "ulu ozanlar" belgeselinde ilk 7 bölüm için çizdiği karakterlerdir.
devamını gör...
20'lik diş
aborjin bireylerin hiçbirinde çıkmayan diş. evrimsel olarak acısını bizim çektiğimiz ömür törpüsü. atalarınız olarak bu illetten çok çektik sevgili sapiens, demek istediğim başlık.
devamını gör...
salep
hava da kış dolayısıyla sahlep havası. bu sıcak içecek, uzun süre tok tutma özelliğine sahip.
devamını gör...
eski yazarlar
bazılarının yeni hesaplarıyla aramızda olduğunu düşünüyorum. biliyorum bunu bir tek ben düşündüm şimdiye kadar ama gözünüzü açma vakti gelmişti.*
devamını gör...
tek yastıkla uyuyabilen insan
reflü, apne, burun tıkanıklığı, üst solunum yolu rahatsızlığı yaşamayan, minnoş insandır. sağlık açısından da faydalıdır.
devamını gör...
evliliğin aşkı öldürmesi
bağlanma problemi olan insanların uydurduklarını düşünüyorum. bir de senin ki ölmüştür bir başkasının ki ölmez. kendi yaşadığı olumsuzluğu bir başkası da kesin yaşayacak gözüyle bakan felaket senoryaları yazan bir milletiz her konuda. herkesin aşkı evliliği kendine hastır. yanlız en büyük aşkımız genellemeler bu huyumuzdan vazgeçemiyoruz.
devamını gör...
benim adım kırmızı
bu entry çokça spoiler içerebilir!
orhan pamuk’un mükemmel eseri. bir renk çığlığı, eski istanbul’un daracak sokaklarına sığınan nakkaşların asırlar sonrasına seslenişi, polisiye roman, tarihi roman.
açıkcası orhan pamuk’u ilk kez okumaya başladığımda (kar ile başlamıştım) beklentilerim çok yüksekti. beklentilerimi karşıladı mı ? bir konu hariç evet, beklentilerimi sonuna kadar karşıladı. bu kitapta da aynısı oldu. orhan pamuk’un kitaplarında beklentilerimi karşılamayan tek konu karakter derinliği oldu, oluyor. hiçbir romanında karakterlerin derinine inemedim, onlar gibi düşünemedim. çünkü o kadar çok fikir değiştiriyorlar, o kadar arada kalıyorlar ki, hızlarına yetişemiyorum, bu da onları anlamamı zorlaştırdığı gibi, onlar gibi düşünmemi de zorlaştırıyor. örneğin bu romandaki şeküre’yi ele alalım. şeküre kimi tercih edeceği konusunda öylesine kararsız kalıyor ki, bir paragrafta o kadar çok fikir değiştiriyor ki onun ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. şeküre’ye tamam, dul bir kadın ikinci evliliğinde daha güvende olmak istiyor diyelim ancak diğer karakterlerde de aynı tadı alıyorum. uzatmayayım, orhan pamuk’un romanlarının karakterlerini pek özümseyemediğimi söyleyebilirim.
artılarına gelirsek.
orhan pamuk, romanlarını gerçekten inanılmaz kurguluyor. romanın geçeceği tarihleri öylesine iyi araştırıyor, öylesine iyi özümsüyor ki, yazdığı eserlerin kurgusunda hiçbir eksik kalmıyor. bu kitap içinde aynısı geçerli. kitabın geçeceği dönemi, nakkaşları o kadar iyi biliyor ki, romanı kurgulamakta hiç mi hiç zorlanmadığını düşünüyorum. orhan pamuk yalnızca romanlarının kurgusu için bile okunur.
dil konusuna gelirsek.
açıkcası kitabın dilini çok zor, anlaşılmaz bulduğumu söyleyemeceğim. yer yer nokta koyulmadan bitirilen sayfalar sıksa da orhan pamuk gayet anlaşılır bir dille yazmış bence. (dil bilgisi bilgimin biraz kıt olduğu gerçeğini bilmenizi isterim.)
dil konusunda kara kitap’ın sanırım biraz önünde, onu da belirteyim. (ruh halimin berbat olduğu bir dönemde okumaya çalıştığım kara kitap’ı 50. sayfaya gelmeden bırakmamın nedeni dilidir, bunun bilinmesini isterim. o yüzden kara kitap’a bir şans daha vereceğimi bilmenizi istiyorum.)
uzatmayayım efenim, karakter derinliği pek sevemedim, kurgusuna ve karınca misali üzerine çalışması, işlenmesine hayran kaldım, dili de fena bulmadım.
orhan pamuk’un mükemmel eseri. bir renk çığlığı, eski istanbul’un daracak sokaklarına sığınan nakkaşların asırlar sonrasına seslenişi, polisiye roman, tarihi roman.
açıkcası orhan pamuk’u ilk kez okumaya başladığımda (kar ile başlamıştım) beklentilerim çok yüksekti. beklentilerimi karşıladı mı ? bir konu hariç evet, beklentilerimi sonuna kadar karşıladı. bu kitapta da aynısı oldu. orhan pamuk’un kitaplarında beklentilerimi karşılamayan tek konu karakter derinliği oldu, oluyor. hiçbir romanında karakterlerin derinine inemedim, onlar gibi düşünemedim. çünkü o kadar çok fikir değiştiriyorlar, o kadar arada kalıyorlar ki, hızlarına yetişemiyorum, bu da onları anlamamı zorlaştırdığı gibi, onlar gibi düşünmemi de zorlaştırıyor. örneğin bu romandaki şeküre’yi ele alalım. şeküre kimi tercih edeceği konusunda öylesine kararsız kalıyor ki, bir paragrafta o kadar çok fikir değiştiriyor ki onun ne yapmaya çalıştığını anlamıyorum. şeküre’ye tamam, dul bir kadın ikinci evliliğinde daha güvende olmak istiyor diyelim ancak diğer karakterlerde de aynı tadı alıyorum. uzatmayayım, orhan pamuk’un romanlarının karakterlerini pek özümseyemediğimi söyleyebilirim.
artılarına gelirsek.
orhan pamuk, romanlarını gerçekten inanılmaz kurguluyor. romanın geçeceği tarihleri öylesine iyi araştırıyor, öylesine iyi özümsüyor ki, yazdığı eserlerin kurgusunda hiçbir eksik kalmıyor. bu kitap içinde aynısı geçerli. kitabın geçeceği dönemi, nakkaşları o kadar iyi biliyor ki, romanı kurgulamakta hiç mi hiç zorlanmadığını düşünüyorum. orhan pamuk yalnızca romanlarının kurgusu için bile okunur.
dil konusuna gelirsek.
açıkcası kitabın dilini çok zor, anlaşılmaz bulduğumu söyleyemeceğim. yer yer nokta koyulmadan bitirilen sayfalar sıksa da orhan pamuk gayet anlaşılır bir dille yazmış bence. (dil bilgisi bilgimin biraz kıt olduğu gerçeğini bilmenizi isterim.)
dil konusunda kara kitap’ın sanırım biraz önünde, onu da belirteyim. (ruh halimin berbat olduğu bir dönemde okumaya çalıştığım kara kitap’ı 50. sayfaya gelmeden bırakmamın nedeni dilidir, bunun bilinmesini isterim. o yüzden kara kitap’a bir şans daha vereceğimi bilmenizi istiyorum.)
uzatmayayım efenim, karakter derinliği pek sevemedim, kurgusuna ve karınca misali üzerine çalışması, işlenmesine hayran kaldım, dili de fena bulmadım.
devamını gör...
pasaportu 4 yaşındaki oğlu tarafından karalanan baba
t: sinir krizi geçirmesi muhtemel ebeveyn.
olay çinli bir babanın güney kore ziyareti esnasında tecelli etmiş. ve karalamanın sonucunda baba güney kore'de mahsur kalmış. çocuk birazcık sanatsal bir çalışma yapmak istemiş ama kağıt seçimi biraz garip geldi bana.
çocuğun ve babanın akıbeti nedir, bilmiyorum. aklıma da takılmadı değil. acaba benim babamın başına getirseydim bu olayı, eve tek parça geri dönebilir miydim? ... sanmıyorum*.
olay çinli bir babanın güney kore ziyareti esnasında tecelli etmiş. ve karalamanın sonucunda baba güney kore'de mahsur kalmış. çocuk birazcık sanatsal bir çalışma yapmak istemiş ama kağıt seçimi biraz garip geldi bana.
çocuğun ve babanın akıbeti nedir, bilmiyorum. aklıma da takılmadı değil. acaba benim babamın başına getirseydim bu olayı, eve tek parça geri dönebilir miydim? ... sanmıyorum*.
devamını gör...
sözlük meriçleri ile kezbanlarını evlendirelim kampanyası
görmekten sıkıldığımız trol başlığı. kaliteli trollük yapın valla ses çıkarmayacağım. ama bu nedir be kardeşim?
devamını gör...
başörtüsüyle okumak isteyenler arabistan'a gitsin
bunun gibi laflar yüzünden şimdi başörtüsünün siyasi malzeme olarak kullanıldığı bir siyaset ortamı var.
bunun gibilerin eksende simetrisi: inanmayan ve istemeyen kişilere başörtüsünü dayatan ahlak bekçileridir.
ikiside birbirini var ediyor
bacımın örtüsü batmışsa zalimin gözüne,
billah acırım tükürüğe,tükürsem yüzüne,
m. akif ersoy
bunun gibilerin eksende simetrisi: inanmayan ve istemeyen kişilere başörtüsünü dayatan ahlak bekçileridir.
ikiside birbirini var ediyor
bacımın örtüsü batmışsa zalimin gözüne,
billah acırım tükürüğe,tükürsem yüzüne,
m. akif ersoy
devamını gör...
matematik yapamıyorsan çöpsün
herkes okul hayatında başarılı olmak zorunda değildir a dostlar, başarı sadece okulda olmaz... şunu bir öğrenemedik maalesef
devamını gör...
anksiyete
beni iki gündür süründüren şey. geberiyorum kalp ağrısından, huzursuz hissetmekten. bilmesem gerçek olmadığını ağrının kıyamet koparırdım öyle şiddetli. velhasıl iyi gelebilicek önerisi olan varsa bir mesaj kadar uzağınızdayım.
devamını gör...
ailesiyle yaşayanların yapamayacakları şeyler
aile yapısına göre değişen şeyler. kimi aile var çocuklarının birey olduklarının farkında olup onlara saygı duyar, kimisi 25 yaşına da gelseniz sizi kabullenmez. belki ailelerimizi değiştiremeyiz ama gelecek nesil bizim ellerimizde...
devamını gör...
tom odell
another love, heal ve true colors şarkılarına bayıldığım ve özellikle de sesine bayıldığım bir şarkıcı.
devamını gör...
100 yazarın 800 tanımı geçmesi
mantıklı ve gerçekten isteyerek tanımlar yazan yazar arkadaşlarımızın ellerine sağlık dediğim olaydır. sözlüğümüz büyüyor.
devamını gör...