havacılık endüstrisi
insanlık olarak gurur kaynağımız olan endüstüri.
o kadar güvenlidir ki havada uçağın içindeyken yerdekinden daha güvende olduğunuzu size temin edebilirim.
olan her kazayı yıllarca araştırılıp birdaha olmaması için yeni yollar arararlar.
o kazayla ilgili yüzlerce testler yapılır ve en iyi ortaya konulur.
mesela daha fazla kar etmek için otobüsündeki bazı güvenlik kurallarını yoksayan firmalar veya daha az eğitimli hostlar veya hostesler görebilirsiniz ama havacılıkta böyle birşey olamaz.
nedeni herhangi bir kazanın olması o fimanın milyarlarca dolar zarar etmesi ve kötü şöhret oluşturmasına yol açar.
ayrıca * thy'nin hostesleri çocuk doğurabilemeye kadar binlerce acil durumun eğitimini alıyorlar.
uçaklara binin bindirin.
o kadar güvenlidir ki havada uçağın içindeyken yerdekinden daha güvende olduğunuzu size temin edebilirim.
olan her kazayı yıllarca araştırılıp birdaha olmaması için yeni yollar arararlar.
o kazayla ilgili yüzlerce testler yapılır ve en iyi ortaya konulur.
mesela daha fazla kar etmek için otobüsündeki bazı güvenlik kurallarını yoksayan firmalar veya daha az eğitimli hostlar veya hostesler görebilirsiniz ama havacılıkta böyle birşey olamaz.
nedeni herhangi bir kazanın olması o fimanın milyarlarca dolar zarar etmesi ve kötü şöhret oluşturmasına yol açar.
ayrıca * thy'nin hostesleri çocuk doğurabilemeye kadar binlerce acil durumun eğitimini alıyorlar.
uçaklara binin bindirin.
devamını gör...
nagini
harry potter serisinde tanıdığımız, voldemort'un yoldaşı yılandır. aynı karakter fantastik canavarlar serisinde karşımıza çıktı. fantastik canavarlar serisinde de insan sahnelerini koreli model claudia kim'in canlandırdığı yılan karakteridir. maledictus bir insandır. maledictus doğuştan sahip olunan bir kan laneti demektir. bu lanet başlarda kendi isteği ile hayvana dönüşebilen insanın bir süre sonra dönüştüğü hayvan olarak kalmasını sağlar ve insan hayatı boyunca o hayvan olarak yaşar. nagini de güzel bir kadınken yılan olarak kalıyor ömrü boyunca. en sonunda daaaa
--! spoiler !--
neville adlı lavuk gryffindore kılıcıyla kafasını kesip şehit ediyor bizim naginiyi.
--! spoiler !--
gryffindorlulardan nefret ederim. nsndnsn
--! spoiler !--
neville adlı lavuk gryffindore kılıcıyla kafasını kesip şehit ediyor bizim naginiyi.
--! spoiler !--
gryffindorlulardan nefret ederim. nsndnsn
devamını gör...
uykuluyken mesajlaşmak
bu durumu yaşadım . akşam saat ikide uykulu bir şekilde arkadaşıma(kız) tamam sana sonra fotoğrafımı atarım şuan midem çok ağrıyor demişim. sabah kalktığımda mesajı görünce şok oldum bunları ben mi yazmışım diye.
devamını gör...
insanın yaşından büyük hissetmesi
feleğin çemberinden geçmiş kişilerin yaşamış olduğu histir. maksimum 20 30 yıllık hayatınızda o kadar çok sıkıntı çekmiş o kadar çok badire atlatmışsınızdır ki beden yaşınız 30 iken ruhen 50 yaşında hissedersiniz kendinizi.
devamını gör...
fal bakan sözlük yazarları
arkadaşımın anneannesi o kadar iyi fal bakıyor ki hiçbiri çıkmıyor. hayatınızda en azından neyin olmayacağını öğreniyorsunuz.
devamını gör...
doğum fotoğrafçılığı
sadece bana mı saçma geliyor bu acaba? doğum esnasında yüzlerce kare fotograf çektirmek için binlerce lira ödemek çok saçma.
doğum sırasında bırak fotograf çektirmeyi düşünmek ben kendi sesimi bile duymaktan nefret edecek kadar öfkeliydim. kendimi o an aynada bile görmeye tahammül edemezdim. ne fotografı.
ya doğumlar kolaylaştı ya da ben eski kafalı demode bir insanım.
doğum sırasında bırak fotograf çektirmeyi düşünmek ben kendi sesimi bile duymaktan nefret edecek kadar öfkeliydim. kendimi o an aynada bile görmeye tahammül edemezdim. ne fotografı.
ya doğumlar kolaylaştı ya da ben eski kafalı demode bir insanım.
devamını gör...
şebeke suyu
sözlüğe geçen ay kaydolmuş yazar.ancak hiç entarisi yok.yazmayıp,okuyan yazar profiline yeni bir soluk getiren arkadaşımız.
devamını gör...
abd savaş ilan etse kafacılar ne yapar sorunsalı
etinden korkanın kemiğini diyerekkkk... kaçarım.
olası bir savaş durumunda başkomutan tayyip arkadaşlar. ben tayyip'in yaptığı ekmek sırasına bile girmem, hakkımı akp'liye verirler bilirim.
olası bir savaş durumunda başkomutan tayyip arkadaşlar. ben tayyip'in yaptığı ekmek sırasına bile girmem, hakkımı akp'liye verirler bilirim.
devamını gör...
türk dizilerinin temel sorunu
toplum vasatını yansıtamamaktır.
dizi senaryolarında bir kaç tema işlenir. zengin kız fakir oğlan*, aşiret, mafya, asker, polis temalı diziler vs vs.
asıl üzerinde konuşulması gereken; toplumun isteği bu doğrultuda olduğu için mi bu temalar işlenir, yoksa toplumu dizayn etmek için mi bu temalar işlenir? olmalıdır.
şahsi fikrim televizyon programlarının hemem hemen hepsinde, bir toplum mühendisliğinin söz konusu olduğu yönündedir. çünkü televizyon dediğimiz olgu; bir ikna mekanizmasıdır. bu mekanizma, kitleler üzerinde müthiş etkiler bırakır.
televizyonda gördüğümüz saati, elbiseyi, arabayı almak isteriz. televizyon dizilerinde ise; izlediğimiz, gördüğümüz hayatları yaşama isteği belirir. özgün senaryoların ortaya çıkmaması, yapılan işlerin tekrara düşmesi bu durumun sonucudur. yani bir dayatma söz konusudur. kabullenen zaten kabullenmiştir, asıl hedef kitle, kabullenmeyen kitledir. aslında izlediğimiz dizilerde bile, reklama maruz kaldığımız gerçeği söz konusudur.
türk dizilerinin sorunlarından biri de kendini tekrar etmesidir.
her yıl yaz dizilerinde gördüğümüz saçma sapan kurgular ile kendini tekrar eden yavan tatil dizileri, her sezon yeni baştan başka isimlerle izlediğimiz mafyavari kahramanlık öyküleri, polisiye tarzında başarılı olmuş dizilere tekrardan bir yenisinin eklenmesi; yeni şeyler üretmek yerine, denenmiş ve kolay olan garantili işlerdir.
bu durumun toplum tarafından karşılığı vardır. malum dizinin tişörtünün basılmış olması, her sokağa malum simgenin karalanmış olması; bu durumun toplum tarafından kabullendiğini gösterir.
asıl mesele; toplumun neyin iyi, neyin kötü olduğu noktasında doğru kararlar verememesidir. yapılan işlerin kalitesiz olmasının bir nedeni de, arz-talep döngüsünün sonucudur.
özgün dizilerin ortaya konulduğu zaman; efsane olmasının nedeni de bu durumdur. izleyici leyla ile mecnun* izlediğinde, daha önce izlemediği gerçek anlamda kaliteli bir iş görmüştür. ya da işler güçler* izlediğinde, öncesinde cesaret edilemeyen bir öykünün varlığını fark eder.
uzun lafın kısası; kaliteli işler bekliyor isek, kaliteli işlere destek vermeliyiz.
dizi senaryolarında bir kaç tema işlenir. zengin kız fakir oğlan*, aşiret, mafya, asker, polis temalı diziler vs vs.
asıl üzerinde konuşulması gereken; toplumun isteği bu doğrultuda olduğu için mi bu temalar işlenir, yoksa toplumu dizayn etmek için mi bu temalar işlenir? olmalıdır.
şahsi fikrim televizyon programlarının hemem hemen hepsinde, bir toplum mühendisliğinin söz konusu olduğu yönündedir. çünkü televizyon dediğimiz olgu; bir ikna mekanizmasıdır. bu mekanizma, kitleler üzerinde müthiş etkiler bırakır.
televizyonda gördüğümüz saati, elbiseyi, arabayı almak isteriz. televizyon dizilerinde ise; izlediğimiz, gördüğümüz hayatları yaşama isteği belirir. özgün senaryoların ortaya çıkmaması, yapılan işlerin tekrara düşmesi bu durumun sonucudur. yani bir dayatma söz konusudur. kabullenen zaten kabullenmiştir, asıl hedef kitle, kabullenmeyen kitledir. aslında izlediğimiz dizilerde bile, reklama maruz kaldığımız gerçeği söz konusudur.
türk dizilerinin sorunlarından biri de kendini tekrar etmesidir.
her yıl yaz dizilerinde gördüğümüz saçma sapan kurgular ile kendini tekrar eden yavan tatil dizileri, her sezon yeni baştan başka isimlerle izlediğimiz mafyavari kahramanlık öyküleri, polisiye tarzında başarılı olmuş dizilere tekrardan bir yenisinin eklenmesi; yeni şeyler üretmek yerine, denenmiş ve kolay olan garantili işlerdir.
bu durumun toplum tarafından karşılığı vardır. malum dizinin tişörtünün basılmış olması, her sokağa malum simgenin karalanmış olması; bu durumun toplum tarafından kabullendiğini gösterir.
asıl mesele; toplumun neyin iyi, neyin kötü olduğu noktasında doğru kararlar verememesidir. yapılan işlerin kalitesiz olmasının bir nedeni de, arz-talep döngüsünün sonucudur.
özgün dizilerin ortaya konulduğu zaman; efsane olmasının nedeni de bu durumdur. izleyici leyla ile mecnun* izlediğinde, daha önce izlemediği gerçek anlamda kaliteli bir iş görmüştür. ya da işler güçler* izlediğinde, öncesinde cesaret edilemeyen bir öykünün varlığını fark eder.
uzun lafın kısası; kaliteli işler bekliyor isek, kaliteli işlere destek vermeliyiz.
devamını gör...
kendimizi hafiflemiş hissetmemizi sağlayan şeyler
aslında hiç küsmek istemediğin biriyle barışmak.
devamını gör...
mensah'tan papiss cisse'ye şampiyonlar ligi göndermesi
bir zamanlar fenerbahçe'de top koşturan roberto carlos'un mesut özil'e hitaben yaptığı "türk bayrağını şampiyonlar ligi'nde taşıyacak olman milyonlarca fenerbahçeliyi mesut edecek" paylaşımda bulundu. bu tweet'i papiss cisse kişisel twitter hesabından paylaşarak şampiyonlar ligi hesabını etiketleyerek, "biz geliyoruz" tweet'ini attı.
bernand mensah ise papiss cisse'nin bu gönderisine, "fenerbahçe'ye 13 yıldır gelen her oyuncu aynı şeyi söylüyor ama sonu hep hüsran dostum cevabını verdi.
kısa sürede futbolseverler arasında bu diyalog gündeme oturdu.
yapılan açıklamaya göreye ; bernand mensah'ın kişisel twitter'ı hacklenmiş.
resim direkt adresi
bernand mensah ise papiss cisse'nin bu gönderisine, "fenerbahçe'ye 13 yıldır gelen her oyuncu aynı şeyi söylüyor ama sonu hep hüsran dostum cevabını verdi.
kısa sürede futbolseverler arasında bu diyalog gündeme oturdu.
yapılan açıklamaya göreye ; bernand mensah'ın kişisel twitter'ı hacklenmiş.
resim direkt adresi
devamını gör...
olmak istenen cansız varlık
onun yastığı olmak isterdim sarılmasına ihtiyacım var galiba.
devamını gör...
sözlüğe yön veren yazarlar
ben mesela. ben olmasam batar burası toparlayamayız.
devamını gör...
yıl dönümü ay dönümü kutlamaları
bizim okulda albay eşi olan bir öğretmen vardı. eşi albay falan ama biraz anadolu insanı. bilmez öyle aydönümü yıldönümü falan. öğretmen arkadaş ise tutturmuş "bunca yıllık evliyiz, bu sene senden sürprizli bir yıldönümü hediyesi istiyorum" diye. ay geçmiş gün geçmiş tam evlilik yıldönümünu kutlayacaklari hafta ailesinden hastalık haberi gelince öğretmen arkadaş memlekete gitmek zorunda kalmış. içine nasıl dert olduysa "sürprizli hediyemi annemlerin evine ginder, onlar da görsün sevinsin." diye emir vermiş albaya. albay düşünmüş taşınmış evlilik yıldönümü gelince hediyeyi zar zor hazırlayıp göndermiş.
öğretmen arkadaş annesinin evinde çalan zile kapıyı açınca bir de ne görsün ? kapılardan sığmayacak kadar devasa boyutta kocaman bir çelenk. üzerinde de "albay falan filan " diye adamın ismi !!!!
aradan yıllar geçtikten sonra başına gelenleri kahkahalar ile anlatan öğretmen arkadaş herhangi bir kişiden beklenti seviyemizi kişinin karakter yapısına göre belirlememiz gerektigini net bir şekilde öğrenmemi sağlamıştı.
öğretmen arkadaş annesinin evinde çalan zile kapıyı açınca bir de ne görsün ? kapılardan sığmayacak kadar devasa boyutta kocaman bir çelenk. üzerinde de "albay falan filan " diye adamın ismi !!!!
aradan yıllar geçtikten sonra başına gelenleri kahkahalar ile anlatan öğretmen arkadaş herhangi bir kişiden beklenti seviyemizi kişinin karakter yapısına göre belirlememiz gerektigini net bir şekilde öğrenmemi sağlamıştı.
devamını gör...
uyurken boşluğa düşme hissi
fantastik bir boşluk ben seviyorum o durumu.arada güzel şeyler de yaşatıyor. geçen gün kalktığımda sanki biri ölmüş hissini yaşattı bana ertesi gün bilmediğim dağlık tepelik bir yerde özgürlüğün tadını..
devamını gör...
dinlemekten bıkmayacağınız şarkılar
barış manço gülpembe
devamını gör...
israil'in mescid-i aksa'ya saldırması
keşke sözlerden kınamalardan ötesine geçebilsek zira bunlar hiçbir işe yaramıyor
devamını gör...
hazall
bu hazall ben miyim? sanirim benim... adima baslik acilmasi da ne yalan soyliyeyim cocuksu bir mutluluk verdi . cok cok tesekkur ederim, guzel bakis aciniz icin. asil siz iyiki varsiniz...
devamını gör...
mevlüt bulma grubu
ölü evinde insanlara yemek dağıtılmasından daha saçma değildir. ulan orda millet yakınını kaybetmiş gelene geçene ayran dürüm çay falan dağıtmaktan insanlar acılarını yaşayamıyor. damada tuzlu biberli kahve ikram edilme davası gibi bu da zamanla saçma sapan bir hale dönüşmüş rezil adetlerden birisidir. eskiden ölü evine konu komşu yemek getirirdi o telaşede adam birde yemekle falan uğraşmasın diye şimdi ise milletin karnını doyurmaya uğraşıyoruz. en yakınım olarak kız kardeşimi ve babanemi kaybettiğim dönemde de aynı saçmalıklar yaşandı. durumu olan var olmayan var. kredi çekip mevlüt yemeği dağıtan biliyorum. bu bedavacı şeref yoksunları ayrı bir mevzu konuşmaya gerek duymuyorum.
devamını gör...
