tehlikeli sayılmam artık
kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum
dizlerinin sahibi.
devamını gör...

hiç beklemediğim bir anda nickaltımı onurlandıran, farkettiğimde tatlı bir tebessümle beni baş başa bırakan, dolu dolu entrylerini okumaktan haz aldığım, okurken düşündüğüm, okumak ve anlamak için zaman ayırdığım özel bir yazar.
devamını gör...

(bkz: john lennon wall)
prag'da yer olan bu duvar, the beatles grubunun üyesi john lennon'ın vurularak hayatını kaybetmesinin ardından, onun anısına yapılan graffiti ve şiirlerle anıtlaştırılmaktadır. duvarda yer alan çizimlerle yazılar barışı ve sevgiyi temsil eder.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kısa ve özet geçilecekse eger, yaşar kemal'in de dediği gibi --- alıntı ---

insan bir kere birine geç kalır ve bir daha hiç kimse için acele etmez.

--- alıntı ---
devamını gör...

bir radyo, bir sözlük her duyguyu aynı anda yaşatabilir mi ya. çok güzel herkes. benim bu sözlükte, çocuğu okuma bayramında şiir okuyan ebeveyn mutluluğu, gururu, hüznü, duygusallığı yaşamam normal mi ki?
gerçekten hepinizle aynı yolculuğa çıkmış gibiyim. güzelmiş.
*
devamını gör...

bu sözlükte her şey neden ben uyuduktan sonra oluyor? okulda da böyleydi. gitmediğim gün bir şeyler oluyordu mutlaka.
devamını gör...

ilk reglin kutlaması yapılırdı.
devamını gör...

baba şahsının, bir zamanlar başından geçmiş ilginç olay ve anekdotları, özellikle sofrada yeri gelince, yıllar içinde belki yüz defa anlatması, her seferinde de ilk kez anlatıyormuş gibi heyecanlanıp coşması, baba bunu yüz kere anlattıydın ya deyince de sinirlenip yeri geldi anlattım, ne yapayım yani diyerek olayı normazlize etme çabası. idare edin, suyuna gidin. hakkı ödenmez.
devamını gör...

kedicilerle alkoliklerin amansız mücadelesi. araya manzara giriyor atletico madrid gibi. benim favorim kediciler.
devamını gör...

seramızdan güzel kaktüslerimiz...

kaktüslerimiz
devamını gör...

sesli olarak sahnelenen* radyo oyunudur. çok zevk alarak dinlediğim oyunlar var. şayet hiç radyo tiyatrosu denemediyseniz şiddetle tavsiye ediyorum.
iki arkadaş
ve kar izleri örtü
kayip şeyler dükkanı gibi oyunlarla başlayabilirsiniz.
devamını gör...

çok küçük yaşta, sırf yön kavramım olmadığı için saat kullanmaya başlamıştım. sonradan sol kolumda olan ben sayesinde çözdüğümü sandığım sorun. aslında dalgın olduğum günlerde hala başıma dert açabiliyor. çok kere ''ama sağa dönüş yok ki'' itirazlarına maruz kalıp ''e o zaman sola dön'' demelerim olmuştur. yol tarif etmek benim için dünyanın en zor işi, tanrı navigasyonu icat edenden razı olsun. ''sen bugüne kadar nasıl yaşadın'' sorusuna maruz kalan bir bireyim.
devamını gör...

karşıt olan iki tarafa da onların yanındaymış gibi görünmek anlamında olan bir deyimdir.
devamını gör...

sarı iklimler dolaştım.
uzun yollar, uzak diyarlar...
dizlerim yara bere, düşlerim imkansızlıklar içinde....
umutlarım bir tacirin zembilinde.
bir sen vardın,
yaşamak saydığım.
sesin bir çığ gibi düşerken
düşüncelerinden düşlerime
bir seni bildim,
bilinmezlikler içinde.
küçük adımlarla arşınlarken alemi,
dünya denen çukurda
bıraktım gölgemi.
bir sen,bir tek seni
aldım, kendime sakladım.
devamını gör...

insanlık için utanç kaynağı resmen. parası olmayanın okumaya da mı hakki yok. ayrica madem zorunlu, ücretsiz devlet tarafından karşılanması gerek. bu kadar vergiyi biz ne diye ödüyoruz.
devamını gör...

ankara’da saldırıya uğrayan yeniçağ gazetesi ankara temsilcisi orhan uğuroğlu, kendisine veya gazetenin yazarlarına bir kez daha saldırı olması halinde bundan içişleri bakanı süleyman soylu ve mhp lideri devlet bahçeli'nin birinci derece sorumlu olacağını dile getirdi."türkiye'de her siyasetçi, her gazeteci çok iyi bilir ki; mhp'de bahçeli'den habersiz yaprak kıpırdamaz, kuş uçmaz…tek bir ülkücü bahçeli'den habersiz adım atamaz…tek bir yönetici açıklama yapamaz…" diye yazdı.buradan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

keşke 10 lirayken alsaydım diye hayıflanacağım.
devamını gör...


maalesef atipik depresyon üstteki yazarın belirttiği gibi bir olgu değildir.
major depresif bozukluğun dsm-5 kriterlerine göre atipik özellikler gösteren kısmı, yani "atipik depresyon" diyeceğimiz hastalık türü, tanıdığımız depresyona göre bazı kriterler açısından farklılık gösterir.
atipik dendiğine da bakmayın, bu belirtiler bende varsa ben çok atipiğim, zor hastayım diye düşünenler olabilir, bu tarihsel bağlamda verilmiş bir isimdir. gelelim atipik depresyon kriterlerine;
ilk kriterimiz üstteki yazarı kısmen destekler belki de ama kişide aşırı mutlu olma hali yoktur. normal depresif kişi depresyonda olduğunda genel bir anhedoni, yani keyif almama durumu hissederken bu anhedoni hali durumsal değildir, yani her halde kişi keyifsiz, mutsuz, isteksizdir; atipik depresyonda ise arada gerçekleşen "olumlu" durumlara karşı kişi iyi tepki verebilir haldedir, arada duygudurum açılır, kişi birkaç gün keyifli hissedebilir haldedir. diyelim aldığı altcoin iyi kazandırdı, kişi üç beş gün mutlu gezebilir sonra yine kötüleşir.
diğer atipik depresyon kriterlerimizden biri ise hipersomni, yani fazla uyumadır; kişi depresif durumdayken "genellikle" uykuya dalmada, uykuyu sürdürmede güçlük çeker hatta melankolik durumda çok erken uyanır ve bir daha da dalamaz. atipik depresyonda kişinin sürekli uyuduğunu görebiliriz. motor devinimdeki azalma belirgindir.
üçüncü kriterimiz hiperfaji veya kilo alımı. yani çok yer, çok kilo alır hasta. depresyonda genelde iştahta azalma beklenirken atipikte tam tersi.
dördüncü olarak kurşun paralizisi dediğimiz bir durum mevcut. kolları bacakları ağırlaşmıştır, hareket ettirmekte zorluk hissi yoğundur.
son kriterimiz de depresyon dönemleri dışında da, belki de geçmişten bu yana var olan bir durum olan bir şeydir, kişi genel toplumsal kabul ve işlevsellikle ilgili sorun yaşamaya devam edebilir, bu konuda duyarlılığı vardır.

herkese sağlıklı günler dilerim, saygılarımla.
devamını gör...

başrolünde yakın zamanda the chernobyl dizisinde de izlediğimiz jamie sives’ın oynadığı lone scherfig filmidir.

film babasının ölümü ile birlikte ondan miras kalan bir sahaf dükkanını onu sürekli koruyup kollayan ve hayatta tutmaya çalışan abisi ile birlikte işletmeye çalışan wilbur’un hikayesini anlatıyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
wilbur hayattan bıkmış ve intihara meyilli bir adam. aklında sürekli bir intihar isteği ile geçirmekte günlerini. ta ki bir gün sahaf dükkanına küçük kızıyla birlikte gelen alice’e aşık olana kadar.

alice ile konuşması bana tasvir-i şikayet şarkısındaki bir dizeyi hatırlatır her zaman. bir iki tatlı söz çeler başındaki darağacını. sonrasını filmi izlediğiniz zaman göreceksiniz zaten.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
filmin benim hayatımda bıraktığı anı ise taşralı bir gencin büyük şehirde yaşamaya başlamasının bir özeti gibi. ben bu filmin afişine rastladığım zaman veronika ölmek istiyor kitabını daha yeni bitirmiştim. filmi görünce biraz bocaladım çünkü filmin oynadığı sinema bana hep korkutucu gelmişti. o sinemada sanki filmler paravan olarak kullanılıyormuş gibi gelirdi bana her zaman.

sanki oraya girince bana eroin vereceklermiş, vücuduma dövmeler yapacak, beni bir tarikata sokacak, elime orak ve çekiç verip beni barikata yollayacak insanlarla karşılaşacakmışım gibi hissederdim.

o an bu filmi izleme isteği ile taşralı şüpheciliğim arasında kalıp büyük bir cesaret göstererek biletimi aldım. meğer o sinema sadece festival filmleri gösteren bir yermiş. içeri girerken insanolunbiraz wants to kill himself diyerek çıkacağımı düşündüğüm salondan müthiş bir film izlemiş olarak çıktım.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bu arada filmin bonus ödülünün de mads mikkelsen olduğunu da belirteyim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim