11 ekim 2021 tüik işsizlik oranı açıklaması
türkiye istatistik kurumu (tüik) tarafından yapılan açıklamaya göre, türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı ağustos ayında bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. işsizlik oranı ise değişim göstermeyerek %12,1 seviyesinde gerçekleşti.
buradan
devamını gör...
nickaltı zorbalığı
sadece sözlükte değil tüm sanal mecralarda olan ve ama burada kendini fosforlu kalemle altı çizilmiş gibi belli eden kötücül bir eylem.
kaç bin tane yazar var bu sözlükte. kaç yüz tanesini okuyoruz? okuduklarımız arasında da seçim yapıyoruz elbette. neye göre? ben üsluba bakarım efendim. kişisel olarak tanıştığım insanların kendi hayatında neyle mücadele ettiğini bilmediğim için olabildiğince nazik olmak düsturumdur benim. ha, herkes bunu benimsemek zorunda değil. ama ben biz, siz, etrafımızda olmasını istediğimiz insanları böylelerinin arasından seçmekte özgürüz. haliyle burada okuduğum yazarlar da üslubu oturaklı insanlardır. bu hareketim beni yazar seçme konusunda zorba ya da gruplaştıran biri yapar mı? bu kadar kolaysa aksi için uğraşmayalım zaten, yapsın.
ama birinin fikirlerini beğenmemek başka şey, fikirleriyle alay etmek başka. ve bu durumda "gruplaşma" olmasın diye tepki göstermeyeceksek o zaman da yine aynı yazarlar tarafından "etliye sütlüye karışmayan, kendi fikirlerini söylemekten korkan, karma peşinde koşan yazar" olarak eleştiriliyoruz.
sonra, kendi tanımları için oylama peşinde olmadığını söyleyen yazarların, başka yazarların tanımlarındaki oylarla ilgilendiğini görüyoruz. bu, kendinde kalsa yine pekiyi. ulu orta "bu yazarlar nokta koysa kafadan x beğenisi var" diye dövünüyorlar. e yazın siz de. kimseye saldırmadan, hakaret etmeden, hakaret yoksa da varmış gibi bir öfkeyi kızıl kızıl bağıran tanımlar haricinde tanımlar yazın. vallahi okurum. vallahi oylarım. ha, gerçi geçti artık o iş.
öte yandan dün gün boyu başlık sahibini hedef gösteren başlıklar açıldı sözlükte. bakarsanız bu tanımlara, bariz bir hakaret yoktur. ama zaten bu başlıkların sırf bir yazarı tanımlayarak hedef göstermek ve kendince alay etmek için açılması bile başlı başına zorbalıktır. ve mesela ben, bu yazarları okumayı ve oylamayı tercih etmiyorum diye gruplaşmış mı oluyorum? olayım. gerçekten bu kadar kolaysa aksi için hiç çabalamayalım.
yani aslında birine kancayı takmak isteyen zaten takıyor. geçiniz bu gruplaşma işini.
yine de şunu sormadan geçemeyeceğim. bir yazarın nickaltında onu takdir eden tanımları görmek sizi bunca rahatsız ediyorken, nefretle yazılmış tanımları görmek neden rahatsız etmiyor? sataşmak için yazılmış, eleştirinin çok ötesine geçen nickaltı yazıları da bu kadar midenizi bulandırıyor mu? benim bulandırıyor. hele şu iki gündür neden burada olduğumu bile sorguladım. diyelim ki sözlüğe bir yenilik geldi ve nickaltı tanımları gizlendi; bırakacak mısınız nickaltı ipine yeni yıkanıp asılmış bembeyaz çamaşırlara çamur atmayı? sanmıyorum. çünkü mesele zorbalığın kendisidir ve son derece zehirlidir. o kendine bir yol bulur.
son olarak güneş'le ilgili diyeceklerim var. zorbalık var ona karşı evet. buram buram esiyor hem de ve birçok yazarın bizi birbirimize benzetmesi gibi ben de benzetiyorum ve her lafını derinden hissediyorum. evet, nokta koysa bile. haliyle dün tüm bu nickaltı ve başlık zorbalığı bana yapılmış gibi üzgündüm. ama tahminimce gerçek kişiler gibi o da bunun iş hayatında olanına da rastlamıştır çocukluğundakine ek olarak. kendisi için değilse de yine buradaki gibi bir başkası için şahitliği olmuştur hiç değilse. onu harekete geçiren de dolduruş olmasa gerek(kurma kolu olan oyuncak mı bu kadın canım? ne dolduruşu?) olsa olsa vicdanıdır, ki gerçek hayatta tanımadığım birinin vicdanına ancak güneş'e kendisi olduğu için güvendiğim kadar güvenebilirim. iyidir çünkü. kelimenin saf haliyle iyi. ayrıca bu durumda nasıl vaziyet alacağını da bilir. o yüzden bu bir güneş savunması değil. kendisi bir pankart yazmış yürümüş. bir ucundan tutup onunla yürüyen de çok. ama o dedi diye değil; dediği doğru diye! geldim, bir omuz veriyor ve ben de tutuyorum bir ucundan pankartı sadece: kahrolsun bağzı şeyler!
not: cabbar hoca hayattaysa ömrü bereketli olsun. öldüyse canına rahmet olsun. köşe başlarının bu kadar arttığını bilse üzülürdü muhtemelen.
not 2: sizi severiz güneş. sizi seveni de severiz!*
kaç bin tane yazar var bu sözlükte. kaç yüz tanesini okuyoruz? okuduklarımız arasında da seçim yapıyoruz elbette. neye göre? ben üsluba bakarım efendim. kişisel olarak tanıştığım insanların kendi hayatında neyle mücadele ettiğini bilmediğim için olabildiğince nazik olmak düsturumdur benim. ha, herkes bunu benimsemek zorunda değil. ama ben biz, siz, etrafımızda olmasını istediğimiz insanları böylelerinin arasından seçmekte özgürüz. haliyle burada okuduğum yazarlar da üslubu oturaklı insanlardır. bu hareketim beni yazar seçme konusunda zorba ya da gruplaştıran biri yapar mı? bu kadar kolaysa aksi için uğraşmayalım zaten, yapsın.
ama birinin fikirlerini beğenmemek başka şey, fikirleriyle alay etmek başka. ve bu durumda "gruplaşma" olmasın diye tepki göstermeyeceksek o zaman da yine aynı yazarlar tarafından "etliye sütlüye karışmayan, kendi fikirlerini söylemekten korkan, karma peşinde koşan yazar" olarak eleştiriliyoruz.
sonra, kendi tanımları için oylama peşinde olmadığını söyleyen yazarların, başka yazarların tanımlarındaki oylarla ilgilendiğini görüyoruz. bu, kendinde kalsa yine pekiyi. ulu orta "bu yazarlar nokta koysa kafadan x beğenisi var" diye dövünüyorlar. e yazın siz de. kimseye saldırmadan, hakaret etmeden, hakaret yoksa da varmış gibi bir öfkeyi kızıl kızıl bağıran tanımlar haricinde tanımlar yazın. vallahi okurum. vallahi oylarım. ha, gerçi geçti artık o iş.
öte yandan dün gün boyu başlık sahibini hedef gösteren başlıklar açıldı sözlükte. bakarsanız bu tanımlara, bariz bir hakaret yoktur. ama zaten bu başlıkların sırf bir yazarı tanımlayarak hedef göstermek ve kendince alay etmek için açılması bile başlı başına zorbalıktır. ve mesela ben, bu yazarları okumayı ve oylamayı tercih etmiyorum diye gruplaşmış mı oluyorum? olayım. gerçekten bu kadar kolaysa aksi için hiç çabalamayalım.
yani aslında birine kancayı takmak isteyen zaten takıyor. geçiniz bu gruplaşma işini.
yine de şunu sormadan geçemeyeceğim. bir yazarın nickaltında onu takdir eden tanımları görmek sizi bunca rahatsız ediyorken, nefretle yazılmış tanımları görmek neden rahatsız etmiyor? sataşmak için yazılmış, eleştirinin çok ötesine geçen nickaltı yazıları da bu kadar midenizi bulandırıyor mu? benim bulandırıyor. hele şu iki gündür neden burada olduğumu bile sorguladım. diyelim ki sözlüğe bir yenilik geldi ve nickaltı tanımları gizlendi; bırakacak mısınız nickaltı ipine yeni yıkanıp asılmış bembeyaz çamaşırlara çamur atmayı? sanmıyorum. çünkü mesele zorbalığın kendisidir ve son derece zehirlidir. o kendine bir yol bulur.
son olarak güneş'le ilgili diyeceklerim var. zorbalık var ona karşı evet. buram buram esiyor hem de ve birçok yazarın bizi birbirimize benzetmesi gibi ben de benzetiyorum ve her lafını derinden hissediyorum. evet, nokta koysa bile. haliyle dün tüm bu nickaltı ve başlık zorbalığı bana yapılmış gibi üzgündüm. ama tahminimce gerçek kişiler gibi o da bunun iş hayatında olanına da rastlamıştır çocukluğundakine ek olarak. kendisi için değilse de yine buradaki gibi bir başkası için şahitliği olmuştur hiç değilse. onu harekete geçiren de dolduruş olmasa gerek(kurma kolu olan oyuncak mı bu kadın canım? ne dolduruşu?) olsa olsa vicdanıdır, ki gerçek hayatta tanımadığım birinin vicdanına ancak güneş'e kendisi olduğu için güvendiğim kadar güvenebilirim. iyidir çünkü. kelimenin saf haliyle iyi. ayrıca bu durumda nasıl vaziyet alacağını da bilir. o yüzden bu bir güneş savunması değil. kendisi bir pankart yazmış yürümüş. bir ucundan tutup onunla yürüyen de çok. ama o dedi diye değil; dediği doğru diye! geldim, bir omuz veriyor ve ben de tutuyorum bir ucundan pankartı sadece: kahrolsun bağzı şeyler!
not: cabbar hoca hayattaysa ömrü bereketli olsun. öldüyse canına rahmet olsun. köşe başlarının bu kadar arttığını bilse üzülürdü muhtemelen.
not 2: sizi severiz güneş. sizi seveni de severiz!*
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
(bkz: köylü yazardan ironiler)
devamını gör...
8 binler kulübü
az kaldı bekleyin geliyorum.
edit: an itibariyle ahanda geldim. kay kenara kay. yer aç.
edit: an itibariyle ahanda geldim. kay kenara kay. yer aç.
devamını gör...
ankara
insanın içini darlayan depresif ruh haline 5 e katlayan mükemmel şehir . bundan zevk alıyorum doğrusu .
devamını gör...
sözlük yazarlarının çocukluk ukdeleri
benim için ıslık çalmaktır, yüksek sesle çalabilenlere hep imrenerek baktım ama asla yapamadım. hala da yapabilmiş değilim. çalabilenler yeşillendirsin, burdan işitiriz belki. *
devamını gör...
sözlüğün en iyi yazarı
"ben de paşayım sen de paşasın... hadi siz de paşa olun, hepimiz paşayız" dedirten başlık.
devamını gör...
hayalindeki meslek vs okuduğun bölüm
ne hayalimdeki bölümü okudum ne de hayalimdeki mesleği yapıyorum.ama realite tokadı insana pis vuruyor..bu yüzden bir zaman sonra hayalin karın doyurmadigini anlıyorsun. ama hayalimdeki uğraş ile ilgilenebiliyorum bunun için de para kazanmak gerekiyor. demek ki başka hayalleri gerçekleştirmek için bazı hayallerden feragat etmek gerekiyor.
devamını gör...
asla yapamam dediğiniz meslekler
olmaz olmaz demem hiç , 3 yıl iç çamaşırı bile sattım. babam her gece anneme , ben kendime oğlu don satıyor dedirtmem , sen söyle ben söylersem kalbini kırarım kendine başka iş bulsun demişliği bile vardır.
devamını gör...
geceye bir bilgi bırak
isviçreli bilim adamları genelde boş işlerle uğraşırlar.
devamını gör...
kendine bir not bırak
10 yıl sonraki bn için bu notu bırakıyorum
istediğin üniversiteyj çıkardığını istediğin bölümde okuyup başarıyla sınıf öğretmeni olduğunu ümit ederekten konuya giriim.
arkadaşlarına ve kendine verdiğin sözleri unutma canım benim.
sözler önemlidir çünkü bunu biliyosun.
umarım insanların ne düşündüğü artık seni ilgilendirmiyordur.
şayet ilgilendiriyorsa da vazgeç artık yeter yani.
çabucak atan da daha öğrenciyken öğrencilerinle ne yapacağın ile ilgili hayallerini gerçekleştir.
yazık onlara da o kadar beklediler seni*
seni çok sevecekler biliyorum
çünkü sen onlara sadece bir öğretmen olmayacaksın.
her sabah onlar ile beraber büyük bi heyecanla okula gelip büyük bi zevkle ders işliyeceksiniz unutma.
hak etmeyen insanlara o kadar çok değer verdin ki bazen kendini bile unuttuğun oldu. sana ders oldun bu da.
insan seç artık
gerçekten de hayatına bi şeyler katabilen insanları seç...
eğer bunları yapmazsan hm kendine hm de şu an bunu yazan bana ihanet etmiş olursun canım bnim*
ona göre...
kendini sevmeye devam et.
en önemlisi de buydu galiba*
istediğin üniversiteyj çıkardığını istediğin bölümde okuyup başarıyla sınıf öğretmeni olduğunu ümit ederekten konuya giriim.
arkadaşlarına ve kendine verdiğin sözleri unutma canım benim.
sözler önemlidir çünkü bunu biliyosun.
umarım insanların ne düşündüğü artık seni ilgilendirmiyordur.
şayet ilgilendiriyorsa da vazgeç artık yeter yani.
çabucak atan da daha öğrenciyken öğrencilerinle ne yapacağın ile ilgili hayallerini gerçekleştir.
yazık onlara da o kadar beklediler seni*
seni çok sevecekler biliyorum
çünkü sen onlara sadece bir öğretmen olmayacaksın.
her sabah onlar ile beraber büyük bi heyecanla okula gelip büyük bi zevkle ders işliyeceksiniz unutma.
hak etmeyen insanlara o kadar çok değer verdin ki bazen kendini bile unuttuğun oldu. sana ders oldun bu da.
insan seç artık
gerçekten de hayatına bi şeyler katabilen insanları seç...
eğer bunları yapmazsan hm kendine hm de şu an bunu yazan bana ihanet etmiş olursun canım bnim*
ona göre...
kendini sevmeye devam et.
en önemlisi de buydu galiba*
devamını gör...
dogmatik
dogma kelimesinden türetilen sözcük.
dogma kısaca, bir bilimsel altyapısı ya da dayanağı olmadığı halde, herhangi bir sorgu, suale gerek olmadan, mutlak ve doğrudan inanılan düşüncedir.
dogma olarak kabul edilen düşüncelere inanan insanları nitelemek için ise dogmatik sözcüğü kullanılır.
dogmaya örnek olarak, din ve askerlik sistemi gösterilebilir.
dogma kısaca, bir bilimsel altyapısı ya da dayanağı olmadığı halde, herhangi bir sorgu, suale gerek olmadan, mutlak ve doğrudan inanılan düşüncedir.
dogma olarak kabul edilen düşüncelere inanan insanları nitelemek için ise dogmatik sözcüğü kullanılır.
dogmaya örnek olarak, din ve askerlik sistemi gösterilebilir.
devamını gör...
doğu perinçek'in gerçek bir ajan olması
hatta bu kişi, mahir çayan tarafından ayağından vurulmuştur. topal olmasının nedeni budur. devrimci felan değildir. sadece laf kalabalığı yapar. gereksiz bir kişiliktir. aynı zamanda çok usta bir provokatördür.
devamını gör...
ahmet ümit
kitaplarına yeni başladıysanız ve polisiye seven biriyseniz çok keyif alırsınız. ama okuduğunuz kitapları arttıkça alacağınız keyif azalıyor çünkü çok tekrara giriyor. komiser nevzat sevdiğimiz bir abimiz ama bir süre sonra soğutuyor. önceden her kitabını alırdım ama birkaç senedir bıraktım. yine de istanbul hatırası’nı tavsiye ederim.
devamını gör...
geceye bir görsel bırak
devamını gör...
marmaray'da yaşanan neden sevişiyorsunuz kavgası
öncelikle gençleri savunan dangalaklar görüyorum. her b*ku özgürlükle bağdaştıran fakat bir başkasının özgürlüğünün umurunda olmadığı dangalaklar. yaklaşın size bir kaç kelamım var.
böyle olaylara güzelleme yapıyorsunuz ya. eşin ve çocuğunla bindin karşında yiyişiyorlar ve çocuğun görüyor ve 4 yaşında ne açıklama yapabilirsin ? aklınız yok anladım da onurunuz da mı yok ? bir toplumda yaşıyorsan kurallarına uyacaksın arkadaş. kamuya açık alanda bu işin cezası 1 ila 3 yıl hapistir.
medeniyiz, özgürlükçüyüz diye diye insan onurunu yerle yeksan edecek ne varsa yapıp savunur hale geldiniz. ulan bu tüm insanların ortak ahlak normu böyle işler halka açık yerlerde yapılmaz. hayvan değilseniz tabi.
direkt yafta hazır yobazsın, akplisin, dincisin diyeceksiniz ama umurumda bile değilsiniz. kusura bakmayın cilali taş devrinde yaşamıyoruz. bu kurallara uymayacak olan defolsun gitsin bu ülkeden sanki avrupa'da halka açık yerde bunu yapmanın cezası yok.
edit : aşağıda nikinin hakkını veren bir köpek hırlamış sana kemik yok dangalak. kudurabilirsin
edit 2 : prensip olarak salyaları akan ve onursuz insanlara cevap vermiyorum, 17 yorumun tamamı seninle aynı fikirdeyken bana meydanı boş buldun diyorsun ya ben bu süper beyine ne cevap verebilirim pırıl pırıl awk. mağarana geri dön lütfen.
böyle olaylara güzelleme yapıyorsunuz ya. eşin ve çocuğunla bindin karşında yiyişiyorlar ve çocuğun görüyor ve 4 yaşında ne açıklama yapabilirsin ? aklınız yok anladım da onurunuz da mı yok ? bir toplumda yaşıyorsan kurallarına uyacaksın arkadaş. kamuya açık alanda bu işin cezası 1 ila 3 yıl hapistir.
medeniyiz, özgürlükçüyüz diye diye insan onurunu yerle yeksan edecek ne varsa yapıp savunur hale geldiniz. ulan bu tüm insanların ortak ahlak normu böyle işler halka açık yerlerde yapılmaz. hayvan değilseniz tabi.
direkt yafta hazır yobazsın, akplisin, dincisin diyeceksiniz ama umurumda bile değilsiniz. kusura bakmayın cilali taş devrinde yaşamıyoruz. bu kurallara uymayacak olan defolsun gitsin bu ülkeden sanki avrupa'da halka açık yerde bunu yapmanın cezası yok.
edit : aşağıda nikinin hakkını veren bir köpek hırlamış sana kemik yok dangalak. kudurabilirsin
edit 2 : prensip olarak salyaları akan ve onursuz insanlara cevap vermiyorum, 17 yorumun tamamı seninle aynı fikirdeyken bana meydanı boş buldun diyorsun ya ben bu süper beyine ne cevap verebilirim pırıl pırıl awk. mağarana geri dön lütfen.
devamını gör...
örnek vatandaş (yazar)
sözlüğün efsanelerinden, rütbedaşım.
harbiden de örnek vatandaş, örnek yazar.
hep buralarda olur umarım.
harbiden de örnek vatandaş, örnek yazar.
hep buralarda olur umarım.
devamını gör...



