duyulduğunda koşarak kaçılması gereken cümleler
dış güçler, fetö, büyük oyun.
devamını gör...
haldun taner
aynı zamanda son osmanlı meclisinde istanbul milletvekili olan istanbul üniversitesi hukuk fakültesi profesörü ahmed selahattinin oğlu.
zeki alasya ve metin akpınar ile devekuşu kabare tiyatrosunu, ahmet gülhan ile ise tef tiyatro grubunu kurdu. türk ortaoyunu gibi geleneksel motiflerden yararlanarak toplumsal olayları alaylı bir dille ele aldığı için oyunlarıyla ününe ün kattı.
zeki alasya ve metin akpınar ile devekuşu kabare tiyatrosunu, ahmet gülhan ile ise tef tiyatro grubunu kurdu. türk ortaoyunu gibi geleneksel motiflerden yararlanarak toplumsal olayları alaylı bir dille ele aldığı için oyunlarıyla ününe ün kattı.
devamını gör...
doğum günü kutlaması istemeyen insan
dogum günü
mezuniyet
düğün
nişan
herhangi bir özel gün olarak görüp artırıyorum.
mezuniyet
düğün
nişan
herhangi bir özel gün olarak görüp artırıyorum.
devamını gör...
namus
"ahlak ve namus deyince sadece kadından konuşmaya başlayan herkes, ahlaksız ve namussuzdur. " diyerek noktayı koyar frida kahlo
devamını gör...
ismail tunçbilek
ayrıca aytaç doğan ve hüsnü şenlendirici ile birlikte taksim trio adı altında birlikte çalıp söylerler.
devamını gör...
clang çağrışım
kelimelerin anlamından çok ses uyumuna, ahengine ve kafiyesine göre olan çağrışımlara verilen isimdir.
fikir ucuşması olarak da isimlendirilebilen bu durumda konularla alakasız konulardan konulara atlama görülebilmektedir.
bir düşünce içerik bozukluğudur.
fikir ucuşması olarak da isimlendirilebilen bu durumda konularla alakasız konulardan konulara atlama görülebilmektedir.
bir düşünce içerik bozukluğudur.
devamını gör...
splendeurs et misères des courtisanes
honoré de balzac tarafından kaleme alınmış ve dilimize kibar fahişelerin ihtişamı ve sefaleti olarak veya kibar fahişeler ismi ile çevrilmiş eser. esasında yazarın comédie humaine koleksiyonunun bir parçası olan ve illusions perdues'un devamı niteliğinde sayabileceğimiz bir eser diyebiliriz.
eser dört ayrı bölümden oluşmaktadır bunlar sırasıyla; esther heureuse, à combien l’amour revient aux vieillards, où mènent les mauvais chemins, la dernière incarnation de vautrin olarak adlandırılmıştır. balzac dönemini oldukça iyi aktrabilmiş olsa da karakterler biraz çiğ geldi diyebilirim. dönemin toplum yapısını az çok anlayabilmek için güzel bir eser ama karakterler ne kadar derin yazılmış gibi görünsede klişe olmaktan sıyrılamamışlar. lucien karakterini bunun biraz dışında tutacağım, ben çarpık bir ahlak anlayışına sahip karakterleri açıkçası seviyorum belki bundan ötürü çok objektif yaklaşamıyorum ama düşününce karakterlerin büyük çoğunluğu ahlaki açıdan çarpık zaten. yeraltı dünyası, fuhuş ve adalet sisteminin çirkin taraflarını; topumun yüzündeki maskeyi söküp çıkarır gibi net ve çarpıcı aktarmış balzac fakat buna rağmen trajik biten üzücü bir aşk hikayesi olarak yer etti aklımda. okuması biraz güç açıkçası, balzac kolay okuyup anlam verilecek biçimde yazmıyor. betimlemelerle boğuşmaktan konunun ucu kaçtığı çok oluyor, ana hikayede bulunan karakterler de biraz sönük kaldığı için okuyucu için işkence halini almaya başlayabiliyor. yine de döneme tuttuğu ayna açısından okunmaya değer ama le père goriot ve illusions perdues okuyup bıraksanız da bir şey değişmezdi muhtemelen.
--- alıntı ---
ıl n’est pas inutile de faire observer que de si considérables fortunes ne s’acquièrent point, ne se constituent point, ne s’agrandissent point, ne se conservent point, au milieu des révolutions commerciales, politiques et industrielles de notre époque, sans qu’il y ait d’immenses pertes de capitaux, ou, si vous voulez, des impositions frappées sur les fortunes particulières. on verse très peu de nouvelles valeurs dans le trésor commun du globe. tout accaparement nouveau représente une nouvelle inégalité dans la répartition générale. ce que l’état demande, il le rend ; mais ce qu’une maison nucingen prend, elle le garde. […] forcer les états européens à emprunter à vingt ou dix pour cent, gagner ces dix ou vingt pour cent avec les capitaux du public, rançonner en grand les industries en s’emparant des matières premières, tendre au fondateur d’une affaire une corde pour le soutenir hors de l’eau jusqu’à ce qu’on ait repêché son entreprise asphyxiée, enfin toutes ces batailles d’écus gagnées constituent la haute politique de l’argent. certes, il s’y rencontre pour le banquier, comme pour le conquérant, des risques ; mais il y a si peu de gens en position de livrer de tels combats que les moutons n’ont rien à y voir. ces grandes choses se passent entre bergers. aussi, comme les exécutés (le terme consacré dans l’argot de la bourse) sont coupables d’avoir voulu trop gagner, prend-on généralement très peu de part aux malheurs causés par les combinaisons des nucingens. qu’un spéculateur se brûle la cervelle, qu’un agent de change prenne la fuite, qu’un notaire emporte les fortunes de cent ménages, ce qui est pis que de tuer un homme ; qu’un banquier liquide ; toutes ces catastrophes, oubliées à paris en quelques mois, sont bientôt couvertes par l’agitation quasi marine de cette grande cité. les fortunes colossales des jacques cœur, des médici, des ango de dieppe, des auffredi de la rochelle, des fugger, des tiepolo, des corner, furent jadis loyalement conquises par des privilèges dus à l’ignorance où l’on était des provenances de toutes les denrées précieuses ; mais, aujourd’hui, les clartés géographiques ont si bien pénétré les masses, la concurrence a si bien limité les profits, que toute fortune rapidement faite est : ou l’effet d’un hasard et d’une découverte, ou le résultat d’un vol légal. perverti par de scandaleux exemples, le bas commerce a répondu, surtout depuis dix ans, à la perfidie des conceptions du haut commerce, par des attentats odieux sur les matières premières. partout où la chimie est pratiquée, on ne boit plus de vin ; aussi l’industrie vinicole succombe-t-elle. on vend du sel falsifié pour échapper au fisc. les tribunaux sont effrayés de cette improbité générale. enfin le commerce français est en suspicion devant le monde entier, et l’angleterre se démoralise également. le mal vient, chez nous, de la loi politique. la charte a proclamé le règne de l’argent, le succès devient alors la raison suprême d’une époque athée. aussi la corruption des sphères élevées, malgré des résultats éblouissants d’or et leurs raisons spécieuses, est-elle infiniment plus hideuse que les corruptions ignobles et quasi personnelles des sphères inférieures.
ikinci bölüm: à combien l'amour revient aux vieillards.
--- alıntı ---
eser dört ayrı bölümden oluşmaktadır bunlar sırasıyla; esther heureuse, à combien l’amour revient aux vieillards, où mènent les mauvais chemins, la dernière incarnation de vautrin olarak adlandırılmıştır. balzac dönemini oldukça iyi aktrabilmiş olsa da karakterler biraz çiğ geldi diyebilirim. dönemin toplum yapısını az çok anlayabilmek için güzel bir eser ama karakterler ne kadar derin yazılmış gibi görünsede klişe olmaktan sıyrılamamışlar. lucien karakterini bunun biraz dışında tutacağım, ben çarpık bir ahlak anlayışına sahip karakterleri açıkçası seviyorum belki bundan ötürü çok objektif yaklaşamıyorum ama düşününce karakterlerin büyük çoğunluğu ahlaki açıdan çarpık zaten. yeraltı dünyası, fuhuş ve adalet sisteminin çirkin taraflarını; topumun yüzündeki maskeyi söküp çıkarır gibi net ve çarpıcı aktarmış balzac fakat buna rağmen trajik biten üzücü bir aşk hikayesi olarak yer etti aklımda. okuması biraz güç açıkçası, balzac kolay okuyup anlam verilecek biçimde yazmıyor. betimlemelerle boğuşmaktan konunun ucu kaçtığı çok oluyor, ana hikayede bulunan karakterler de biraz sönük kaldığı için okuyucu için işkence halini almaya başlayabiliyor. yine de döneme tuttuğu ayna açısından okunmaya değer ama le père goriot ve illusions perdues okuyup bıraksanız da bir şey değişmezdi muhtemelen.
--- alıntı ---
ıl n’est pas inutile de faire observer que de si considérables fortunes ne s’acquièrent point, ne se constituent point, ne s’agrandissent point, ne se conservent point, au milieu des révolutions commerciales, politiques et industrielles de notre époque, sans qu’il y ait d’immenses pertes de capitaux, ou, si vous voulez, des impositions frappées sur les fortunes particulières. on verse très peu de nouvelles valeurs dans le trésor commun du globe. tout accaparement nouveau représente une nouvelle inégalité dans la répartition générale. ce que l’état demande, il le rend ; mais ce qu’une maison nucingen prend, elle le garde. […] forcer les états européens à emprunter à vingt ou dix pour cent, gagner ces dix ou vingt pour cent avec les capitaux du public, rançonner en grand les industries en s’emparant des matières premières, tendre au fondateur d’une affaire une corde pour le soutenir hors de l’eau jusqu’à ce qu’on ait repêché son entreprise asphyxiée, enfin toutes ces batailles d’écus gagnées constituent la haute politique de l’argent. certes, il s’y rencontre pour le banquier, comme pour le conquérant, des risques ; mais il y a si peu de gens en position de livrer de tels combats que les moutons n’ont rien à y voir. ces grandes choses se passent entre bergers. aussi, comme les exécutés (le terme consacré dans l’argot de la bourse) sont coupables d’avoir voulu trop gagner, prend-on généralement très peu de part aux malheurs causés par les combinaisons des nucingens. qu’un spéculateur se brûle la cervelle, qu’un agent de change prenne la fuite, qu’un notaire emporte les fortunes de cent ménages, ce qui est pis que de tuer un homme ; qu’un banquier liquide ; toutes ces catastrophes, oubliées à paris en quelques mois, sont bientôt couvertes par l’agitation quasi marine de cette grande cité. les fortunes colossales des jacques cœur, des médici, des ango de dieppe, des auffredi de la rochelle, des fugger, des tiepolo, des corner, furent jadis loyalement conquises par des privilèges dus à l’ignorance où l’on était des provenances de toutes les denrées précieuses ; mais, aujourd’hui, les clartés géographiques ont si bien pénétré les masses, la concurrence a si bien limité les profits, que toute fortune rapidement faite est : ou l’effet d’un hasard et d’une découverte, ou le résultat d’un vol légal. perverti par de scandaleux exemples, le bas commerce a répondu, surtout depuis dix ans, à la perfidie des conceptions du haut commerce, par des attentats odieux sur les matières premières. partout où la chimie est pratiquée, on ne boit plus de vin ; aussi l’industrie vinicole succombe-t-elle. on vend du sel falsifié pour échapper au fisc. les tribunaux sont effrayés de cette improbité générale. enfin le commerce français est en suspicion devant le monde entier, et l’angleterre se démoralise également. le mal vient, chez nous, de la loi politique. la charte a proclamé le règne de l’argent, le succès devient alors la raison suprême d’une époque athée. aussi la corruption des sphères élevées, malgré des résultats éblouissants d’or et leurs raisons spécieuses, est-elle infiniment plus hideuse que les corruptions ignobles et quasi personnelles des sphères inférieures.
ikinci bölüm: à combien l'amour revient aux vieillards.
--- alıntı ---
devamını gör...
capernaum
ortadoğu'da çocuk olmanın, daha doğrusu olamamanın ne demek olduğunu tüm gerçekliğiyle gözler önüne seren bir film. zain al rafeea'nın oyunculuğu mükemmeldi, hem de hiç oyunculuk eğitimi almadığı halde. çünkü o ortadoğu'da yaşamaya çalışan çocuklardan biriydi, duygularını bu kadar kusursuz aktarmasının tek nedeni gerçeklikti.
--- alıntı ---
anne ve babamdan şikayetçiyim,
beni dünyaya getirdikleri için.
--- alıntı ---
anne ve babamdan şikayetçiyim,
beni dünyaya getirdikleri için.
devamını gör...
ingilizce klavye ile sözlükte yazmak
irrite ediyor. yanlış anlaşılmasın yazan öyle alışmıştır sözüm yok. bu sebeple sadece samsung kullanıyorum meselâ. telefonu aldığım gibi ilk işim klavye ayarları oluyor. o kadar para veriyorsam o 32 harf ekranda olacak aga.
devamını gör...
ozianasi
aynı anda, aynı ukdeyi doldurmaya çalışırken pişti olduğum kıymetli yazarımız. tanımları da bilgilendiricidir, bilgi birikiminden faydalanmak gerekir bu tarz yazarların. uzun yıllar boyu ukdelerle pişti olmak dileğiyle swh.
devamını gör...
halychtidae
genç, dinamik, eğlenceli ve bıcır bıcır yazan yazarımız.*
devamını gör...
cebelitarık
nüfusu 33 bin olan ülke. ülke demeye bin sahit.
bizim istanbul'da esenler, esenyurt gibi ilçelerin nüfusu 1 milyon zaten.
bizim istanbul'da esenler, esenyurt gibi ilçelerin nüfusu 1 milyon zaten.
devamını gör...
gerçek
emile zola kitabıdır.
yobazların elinde tamamen çürüyüp gitmiş, alçak gazetelerle zehirlenmiş, bir daha çıkmayacak biçimde, gırtlağına kadar bilgisizlik, adilik bataklığına saplanmış bir ülke.
yobazların elinde tamamen çürüyüp gitmiş, alçak gazetelerle zehirlenmiş, bir daha çıkmayacak biçimde, gırtlağına kadar bilgisizlik, adilik bataklığına saplanmış bir ülke.
devamını gör...
bilgi içerikli tanım girmeye üşenmek
ben de çok üşeniyorum. üşenmeyip uzun uzun* emek vererek kendi yorumuyla bilgi tanımı giren yazarları tebrik ediyorum gerçekten bazen bir onların profiline bakıyorum fizikten girip felsefeden çıkılmış bir de benimkine bakıyorum boş beleş günlük gibi kullandığım belli olan bir profil.
beğendiğim bilgi içerikli tanım giren bazı yazarlar var onları okuyorum mutlaka.
beğendiğim bilgi içerikli tanım giren bazı yazarlar var onları okuyorum mutlaka.
devamını gör...
gurabahane-i laklakan
osmanlı devleti döneminde bursa'da 19. yüzyılda kurulan başta leylekler olmak üzere göçmen kuşların iyileştirildiği "düşkün leylek bakımevi". şu anda da hayvan hastanesi olarak hizmet vermektedir.
devamını gör...
10 il için 2 hafta tam kapanma önerisi
tüm ülke için işin en başında yapılması gerekenin, birkaç il için alakasız bir zamanda önerilmesi durumu.
yazar yazar silerim ama aklımdan geçenleri anlatamam maalesef...
yazar yazar silerim ama aklımdan geçenleri anlatamam maalesef...
devamını gör...
gökçe kırgız'ın gerçek gökçe kırgız olmaması
hırsız her yerde hırsız dediğim, duyurulması için entry girdiğim başlık.
devamını gör...
misc radyo yayını
skandal, bugün için dinleyemeyeceğim yayındır.
“ilk elin günahı mı” olmuyordu.
yeni konseptin isteyeni, istediği rotaya hem de cenk’in arka bahçesinden yola çıkarak mı…. ve hatta otostopçular mı alınacak.
sevgili robnaja ile muazzam bir başlangıç olacağına eminim
“ilk elin günahı mı” olmuyordu.
yeni konseptin isteyeni, istediği rotaya hem de cenk’in arka bahçesinden yola çıkarak mı…. ve hatta otostopçular mı alınacak.
sevgili robnaja ile muazzam bir başlangıç olacağına eminim
devamını gör...

