okul bitecek buna inan.
ıstatistik sınavlarından 100 aldığın bile olacak.
seninle gezen arkadaşların, uzatacak okulu sen uzatmayacaksın.
kafan çalışıyor senin kızım.
az çalışsan varya aya bile çıkarsın.
sonrası evli mutlu ve çocuklu olacaksın.
sonrasını da yaşa ve gör bi zahmet.
devamını gör...

akraba ziyaretine gitmemek olabilir. gittiğiniz takdirde kız yerine koyulup, esprilere konu olmanız an meselesidir.
devamını gör...

victor hugo'nun izmir hakkında yazdığı şiirin adı.

izmir bir prensestir

"izmir bir prensestir çok güzel küçük şapkasıyla.
mutlu ilkbaharlar durmaksızın onun çağrısına yanıt verir.
nasıl vazo içindeki çiçekler gülümseyen günbatımı gibiyse,
o da denizler arasından ışıldar.
hatta arşipel' in yaratılışından çok daha tutkulu...."
vıctor hugo (la captıve)
devamını gör...

masumlar apartmanı'nın aptal aşığı gülben'in esat'a söylediği de bunlardan biridir.

"evlenince karnını doyurmadan yollamayacağım seni, sıkı sıkı giydireceğim üşümeyesin diye."

(bkz: dünya hassas kalpler için cehennemdir)
devamını gör...

bir an başlığı ben açtım sandım, tam benim dilimle açılmış. harbiden ne ettik la size?
devamını gör...

kafa sözlüğe kayıt olduktan sonra 3 iş günü içerisinde adresinize gelen hediye paketi.
bu vesileyle sözlükte anonim takıldığını sanıp aklına gelen her şeyi yazıya döken yazarlara da alttan alttan gözdağı vermek amaçlanmaktadır.

bana hala gelmedi diyen arkadaşlara not: kırsalda yaşıyorsanız ptt'nin dağıtım günlerine göre paketin size ulaşması değişkenlik gösterebilir, sabırla bekleyiniz.
devamını gör...

montaigne'nin denemelerinde bulunan başlık adıdır.
şöyle diyor montaigne,
ruhun her türlü beslenişinde merak tek başınadır.
hoşumuza giden herşey besleyici yada varlığa yararlı değildir.

varlığa yararı olmayan araştırma,
zevk vermiyor yada besleyici değilse..neden merak ederiz?
diyerek sorgulamadan geçemiyor insan.

kısmi olarak güdü'sel,
kısmen de dogmatik olduğunu düşündürüyor.
devamını gör...

buradan

az önce youtube önerilenlerime çıkan video, paylaşmadan geçemedim .
bazı şeylere tek taraflı bakmaktan vazgecmeliyiz dostlar, acilen!
devamını gör...

hayat kısa kuşlar uçuyor.. ne güzel, ne doğru, ne acı söylemiş cemal süreya.
devamını gör...

minas tirith önlerinde kral theoden'in: ''forth eorlingas'' diyerek yaptığı gaza getirmedir, dünya sinema tarihinin en iyi savaş sahnesi olarak da bilinen rohirrimin ilerlediği şu sahnedir tüyler diken diken oluverir.
devamını gör...

1 e 1,5 efenim.
devamını gör...

eskiden primer biliyer siroz olarak isimlendirilen hastalıktır.
orta ve küçük.boy intrahepatik safra kanallarının progresif hasarı ile karakterize otoimmün bir hastalıktır.
genellikle orta yaş kadınları etkiler.
kaşıntı en önemli semptomu olmakla beraber erken dönemde yorgunluk en sık semptomudur.
en sık sjögren sendromu ile birlikteliği vardır.
tanıda antimitokondriyal antikor(ama)çoğunlukla pozitiftir.
mrcp ve ercp de safra yollarında patoloji beklenmez.
tedavisinde ursodeoksikolik asit ilk tercihtir.
kaşıntı tedavisinde kolestiramin kullanılabilir.
devamını gör...

muhtemel aşıyı ercüment ovalı bulurdu, adını da ercüment çözer koyardı diye düşündüğüm sorunsal.
edit: ve hepimize ''neden bana saygı göstermiyorsunuz'' diye haşin gözlerle kızıp canımızı okurdu.
devamını gör...

kendimden ve çevremdeki insanlardan yola çıkarak kova burcu diyorum. ayrıca yengeç burçlarının da dengesizliklerini çok gördüm. neyse bu başlığa 12 burcun da hepsi yazılacağı için çok da önemli değil sanki swh.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlıktaki tanımları teker teker okudum ve en sonunda bir karara vardım. sanırım en doğrusu sizli bizli konuşmak. eğer karşıdaki senli benli konuşursa zaten isteyen senli benli konuşmaya devam eder. fakat sizli bizli konuşursa da kimseyi rahatsız etmemiş olursunuz. şahsen kendi düşüncem olarak da benimle sizli bizli konuşulmasını tercih ederim, çünkü senli benli konuşulunca tepenize çıkan yazarlar oluyor.
devamını gör...

gönen kavunundan smoothie yaptım. içine de kesme maraş dondurması ile bal kattım…

üfff… müthişli oldu.
gerçek…

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

candan erçetin kayahan'dan daha iyi büyük aşkım diyor şu an kulaklıkta, etrafım kalabalık ama kimseyi duymuyorum çünkü yaşasın son ses!
onlar da alışık bana, arada biramın bitip bitmediğine bakıyorlar, bitmişse refresh, mis!
başka bişi istemiyorum epeydir akşamları ve geceleri, bir ara uyku dilenmişliğim de vardı ama şu ara biraz tuhaf zaman aralıklarında olsa da uyuyabiliyorum.

çok aradım zor buldum, artık bırakmam seni.

arada benim şımarık kız ya üstüme çıkıyor, ya bağcıklarımla kavga ediyor ya da arkamdan haince üstüme atlıyor, çok şımarık ve çok güzel bi zilli. şu anda da az öteme yatmış, hayran hayran yüzüme bakıyo mal. *

öğleden sonraki tadım yok, zaten bu kadar sürmesi bile mucize idi benim için, burnumdan geldi "lan ne güzel dediğim" ne varsa, olsun, alışığım.
başkaları için var olmak gibi bir yükümlülük kakalanmış ben doğarken üzerime, eyvallah..

bak hayatım, kedi kuman?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

şunu söylemeliyim ki stefan zweig'ın birçok okuduğum eserine bayılmıştım. onlardan biri bilinmeyen bir kadının mektubu dur. içselleştirmelere doyamadığım, hatıralarıyla birlikte ring caddesi'nde dolaştığım, dönemin siyasetini ve erkek-kadın ilişkilerini en iyi kurguya döken yazarlardan biri: stefan zweig.
zweig, novellalarında tezatlıkları seviyor. ulaşılmak istenen taraf bazen bir kişi olsa bile bazen bir kalp oluyor bazen de bir hedef oluyor fakat o hedefte her daim bir umursamazlık hakim. anlatıcı karakterlerin bitmek bilmeyen çabası bu kitapta da en çok göze batan çabalardan biri. kürk mantolu madonna'nın raif bey'i gibi kapıda beklemelerden tutun da amelie filmindeki gibi amaçlanmış kişiden başka kişilerin asla ve asla anlatıcıya tam olarak ulaşamadığı, kitapta esintileri olan konulardan. deneyimsizlik, sevgi konusundaki saflık, herhangi bir şeyden habersiz olması, manevi yöndeki eksiklikler bu kızı oluşturan parçalar.
bu kitapta hiçbir cümle boş değil, her cümle o kadar samimi ki bilinmeyen bir kadının sevdiği adam keşke siz olaymışsınız da bu mektubu size yazsaymış diyesiniz geliyor. 1920 yılında bir gün, postacı gelip de kapınıza böyle bir mektup bıraksa sizin de eliniz ayağınız düğümlenirdi.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim