nazım hikmet'in hapishanede yazdığı -ve malesef çok büyük cümleler kurduğu- şiirinin ismidir. bazı yerlerde "sevgilim yalan söylersem sana" olarak da geçer.

sevgilim yalan söylersem sana;
kopsun ve mahrum kalsın dilim,
seni seviyorum demek bahtiyarlığından.
sevgilim yalan yazarsam sana;
kurusun ve mahrum kalsın elim,
okşayabilmek saadetinden seni.
sevgilim yalan söylerse sana gözlerim;
iki nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
ve göremesinler seni bir daha.
devamını gör...

türkiye de maalesef olmayan durumdur. okullar açıkken doğu ile batı arasında bi dünya fark vardı covid sürecinde bu bi dünya üçe falan katlandı.yazık!
devamını gör...

yıpratıcı bir yanı olmasından kaynaklıdır. kalp kırıklığı, hüzün ve gözyaşı bu paketin bölünmez parçalarıdır ne yazık ki.
devamını gör...

şanstır, nimettir.
(bkz: gastrit)
devamını gör...

aslında economy class tan tek farkı bir perdenin ardında az daha büyük koltukta oturup fazladan bir içecek daha içmeleridir.
epi topu budur.
devamını gör...

android için youtube vanced geri kalan herşey için master card :-)
devamını gör...

'kuzguncutaki vişneye' katılıyorum. gerçektende oyladığı tanımları okuduğuna eminim. benim için de değerlidir beğenileri.
sözlükte sevdiğim, saydığım yazarlar arasında kendileri de vardır.
çiçek ve hayvan sevgisi doludur kalbi.
devamını gör...

sözlük formatını bilmeyen yazarın yaptığıdır. kutsal "bilgi" kaynağı denilen yerden göçen yazarlardan biri olarak, yeni yazarlara söylemeliyim ki bu duruma alışın ve benimseyin. hiç kimse "hatasız" değildir ki gördüğüm kadarıyla moderatörlerimiz direkt yazarı uçurmak yerine daha insancıl yollara başvuruyor.

(bkz: kafa sözlük formatı ve kuralları)
devamını gör...

siz hiç hayatınızda kurumuş yaprak toplamak zorunda kaldınız mı? cevap hayır ise, sonbahar romantizmini bir kenara bırakın piliiz ve gerçeklerle tanışmak için buyrun.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
her yer yaprak ama her yer. bu, buzdağının görünen kısmı bile değil yani.

o yüzden şu saatten sonra sonbaharı seviyorum diyenin kalbini kırarım.** sandığınız kadar romantik bi’ mevsim değil bu arkadaşlar.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

hep gülüyorlar zaten bana... ciddiye alan görmedim ki. biz de zaten ciddi abileri sevmiyoruz... maksat hoşbeş olsun, yaman şakacısın delikanlı diyip favlıyolar sağolsunlar...
devamını gör...

sözlüğümüzün çiçek kalpli yazarlarından. sohbeti de kalemi gibi şahane olan yazar. şimdilik tanımlarını okuyoruz, darısı kitaplarına.
devamını gör...

evde 20 liraya malzeme alıp 10 günlük tost masrafını çıkarabilirken şirket kantininde 10 küsür lirayı bir tost için harcamak kesinlikle daha mantıklı çünkü *. siz onlara fakir varoş deyin ama onun adı hesaplılık ve ay sonunu düşünmek.
devamını gör...

müge anlı. izlemesem de haberleri her yerde olan hatta sözlüğe dahi başlık edilen lanet durum.
(bkz: bari burda rahat bırakın kardeşim)
devamını gör...

sen hayatıma girmeden önce sevginin nasıl bir şey olduğunu bilmeyen, kedi fobisi olan ve canlılarla arası pek iyi olmayan biriydim. sonra sen geldin ve sanki hayatıma bahar geldi. bana sevgiyi öğrettin. bir canlıyı karşılıksız sevebilmenin neler kattığını senin sayende öğrendim. kedi sevmeyen bir insandan, sokak kedileri için çantasında mama taşıyan bir insana dönüştüm. seni her şeyden çok sevdim.
sonra bu fip denen lanet hastalık çıktı, beş gün boyunca başından ayrılmadım. hastalık gözlerini kaybetmene neden olmuştu ama yanında olduğumu hissettiğine emindim. tedaviye vücudun olumsuz cevap veriyordu ve sen her gün acı çekiyordun. artık son evreye geldiğinde daha fazla acı çekme diye uyuttuk.
affet beni miniğim, her şey senin iyiliğin içindi.

seninle ilk tanıştığımızda ve sana son kez veda ederken kurduğum cümle aynıydı;
"sen bu dünya için fazla mükemmelsin, bu dünya çok karanlık bir yer ve seni hak etmiyor."

seni seviyorum.
devamını gör...

söz ve müziği ümit sayın'a ait olan 2011 çıkışlı leman sam tarafından seslendirilen şarkı.

taşırım ben hasretin yükünü
acılarım koynumda sır gibi
açarım baharda çiçek gibi
dolarım içine gün gibi
yeter ki sen üzülme
kendine dert etme
varsın uzasın yollar
sen aşkımdan vazgeçme
karışır hüzünlenirim sen aldırma
susar dillerim yanarım ben aşkınla
karışır hüzünlenirim sen aldırma
tenimde taşırım kokunu hala
taşırım ben hasretin yükünü
acılarım koynumda sır gibi
açarım baharda çiçek gibi
dolarım içine gün gibi
devamını gör...

buraya bir şöyle olsa güzel olurdu dediğim bir program önerisiyle geliyorum. bir dizi veya filmin gidişatı, finali farklı olsa nasıl olurdu(tahminler yürütülerek) şeklinde tartışma yapılabilecek gerek yazalar gerek sözlük dışından konuklar katılabilecek şekilde.
devamını gör...

başlığa baktım da sevgili yoldaş herkesleri takip ediyormuş. yoo beni takip etmediği için hiç üzülmedim. hayır ağlamıyorum, bunlar sadece göz yaşı!*
t: henüz almadığım ve alanları bir miktar kıskandığım * bildirim.

edit: kim olduğunu bilmiyorum ama biliyorum. tişikirlir sipirmin.*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ekspresif afazi, tutuk afazi ya da motor afazi de denen broca afazisi* hastanın söyleyeni anlayabildiği fakat akıcı şekilde konuşamadığı oldukça ilginç bir nörolojik hasar.

19.yy'da yaşamış olan ünlü fransız nörolog paul broca * henüz 30'lu yaşlarındayken çalıştığı hastanede 'mösyö tan' diye bir hasta ile tanışır. mösyö tan, ikinci dünya savaşı'nda başına bir şarapnelin isabeti ile konuşma yetisini kaybetmiş bir askerdir. kendisine hastenede ''mösyo tan'' denmesinin sebebi konuştuğu zaman sadece ''tan'' hecesini çıkarmasıdır*. mösyo tan, bu hali ile nörolog paul broca'nın ilgisini çeker. dr. broca hastayı takip etmeye başlar ve bu takip 10 yıl sürer. mösyö tan öldükten sonra dr. broca hiç vakit kaybetmeden hastayı diseke eder*. hastanın beyninin sol hemisferinde* ventroposterior frontal alanda* belirgin lezyon* farkeder. daha sonra da benzer hastaları izleyen broca her seferinde beynin aynı bölümünde bir lezyon olduğunu farkeder ve bu alana ''konuşmanın merkezi'' der, o günden sonra da o alan ''broca alanı'' olarak adlandırılır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

19.yy sonlarında yaşamış olan ünlü alman nörolog korbinian broadmann, beynin bir haritasını çıkarır. haritalandırılan beyinde broca alanı 44-45 numaralı sahaya denk gelmektedir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

broca afazili hasta tutuk konuşur, edatlar ve bağlaçları kullanmaz, cümlenin önemli kelimelerini peş peşe sıralar. bu konuşma şekline telgraf tipi konuşma da denir. hasta basit cümleler kurabilir, edilgen cümleler ve uzun cümleler kurmakta zorlanır/kuramaz.
hastalığın derecesine göre hasta kişi sadece tek hece ile konuşabilir yahut hiç konuşamayabilir.*
hasta kişi çoğunlukla konuşma bozukluğunun farkındadır, bu nedenle depresif ve intihara meyillidir.
en sık nedeni inmedir.

yazıyı uzun uzadıya okuyamayan ya da anlayamayanlar için birkaç broca afazili hasta videosu bırakıyorum:

ileri derecede broca afazili hasta tono man:


daha hafif düzeyde hastalar*:


devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim