kütüphanelerde sabahlamış, bilgiye ulaşmanın zor olduğu dönemlerde yaşamış nesillerin gıcığına gitmektedir. bana kalırsa hibrit bir nesil olarak görüşüm, her şey internette bulunmaz fakat her şey kitaplarda da bulunmaz.
devamını gör...

hakkında ne yazsam bilemediğim efsanevi, nickimden de anlaşılacağı üzere çok sevdiğim rock grubu.

bazı şeyler aşırı iyidir ve bu yüzden hakkında ne yazacağını da bilemezsin. bu da öyle bir grup işte. özellikle comfortably numb ve hey you dinlerken beni benden alır. en bilinen ve pink floyd’a başlama şarkılarıysa genelde wish you were here, another brick in the wall’dır.

hatta bir ara, another brick in the wall’un kullanımı zihinsel engelliler için eğitim ve dayanışma vakfı izev’e iki yıllığına ücretsiz verilmiştir ve sosyal farkındalık için çeşitli sanatçıların katkısıyla bir klip çekilmiştir.

klibe izev yaşam hakkı yazarak ya da heh tam şuraya tıklayarak ulaşabilir ve dinleyebilirsiniz. klibin orijinalineyse işte buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

ezcümle, pink floyd iyidir. klasiktir. iyi ki vardır. rock’a başlama nedenim olan gruptur. ayrıca, comfortably numb için buradan, hey you için buradan devam edebilirsiniz.
devamını gör...

fıstık. bildiğimiz kavrulmuş fıstık. daha güzel giden bir şey tatmadım. ama özgürce yiyememek acıtıyor. kalori neticede çok kilo yapıyor.
devamını gör...

yıllardır çocuğu olmayan konargöçer bir kadının (fatma girik) binbir çabayla gebe kalıp dünyaya getirdiği evladını beşiğinde uyurken bir kartalın kapmasını konu edinen filmdir. bana göre finali gerçekten çok çarpıcı ve hüzün doludur.
devamını gör...

(bkz: yalnızlık)
eğer yanınızda o yoksa isterseniz etrafınızda yüzlerce insan olsun, yine de yalnızsınızdır.
dütüt: ulan bugün çok romantiğim ya.
devamını gör...

marty friedman dan sonra megadeth'in en iyi gitaristi. marty başka bir adam olduğu için onunla kıyaslıyamıyorum. megadeth gitaristlerinden chris broderick de iyidir.

aşağıda her üçününde kıyaslamasını tornado of souls üzerinden kendiniz yapabilirsiniz:
devamını gör...

asıl ismi the haines shoe house olan bu ev,abd'li milyoner albay mahlon haines tarafından 1948 yılında inşa edilmiştir. 'york ayakkabı sihirbazı" olarak bilinen haines, bu evle ününe ün katmış ve adeta kendi reklamını yapmıştır. 45 metre uzunluğunda, 25 metre yüksekliğinde ve 17 metre genişliğinde olan bu ev günümüzde haines'ın anısına bir müze olarak faaliyet gösteriyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kim olduğunu değilde daha çok nedenini merak ediyorum.
devamını gör...

hele hele, kumda pipinizle oynayın demiş bir de.
hani sözlükte yaşımızı değil, yaşantımızı ortaya koyuyorduk?
tanım: ne kadar güzel tanım girersemiz girin doğum tarihinizden yargılanacağınız başlık.
devamını gör...

bilemiyorum altan bilemiyorum uzaylılar var mı yok mu onu bile bilemiyorum. müslümanlarsa ne yaparız bilemiyorum kesin mezhep çatışmaları yine alevlenir. işte o zaman ne yaparız bilemiyorum altan
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mümkünse sucuksuz bir teklif olsun. *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...


werther etkisi, sosyolog david phillips‘in intiharın yarattığı taklit edilme etkisini tanımlamak için 1974 yılında ortaya attığı bir terimdir. bu isim, alman yazar wolfgang von goethe tarafından yazılan “genç werther’in acıları” adlı romandan geliyor. bu kitabın baş kahramanı en sonunda aşkı uğruna intihar eder.

bu kitap öyle bir “başarı” yakaladı ki yayınlandıktan kısa bir süre sonra 1774’te yaklaşık 40 tane genç werther’inkine benzer bir şekilde yaşamına son verdi. bu tuhaf ve korkunç vaka, italya ve danimarka gibi bazı ülkelerde kitabın yasaklanmasıyla sonuçlanmıştır.

phillips benzer olaylara dayanarak, 1947 ile 1968 yılları arasında bir araştırma yürüttü ve bazı açıklayıcı fakat rahatsız edici bilgilere ulaştı. keşfettiğine göre, the new york times ne zaman ünlü bir figürün intihar hikayesini yayınlasa sonraki ay intihar oranı neredeyse %12 artıyordu.

monroe’nun ölümünden sonraki aylarda 303 genç yaşamına son verdi. werther etkisi bir kez daha gazetelerin ön sayfalarında yer aldı.

bu meşhur olaydan yıllar sonra, 90’larda amerika halkı kurt cobain ile benzer bir şeye daha şahit oldu. basın ne zaman ünlü bir karakterin ölüm haberini yapsa sonrasında hep bir intihar salgını tüm ülkeyi sarsıyordu.
devamını gör...

paris montmartre

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

muğla akbük civarında bir köy
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yatağa gitmekten korkmaktır. bu fobiye sahip kişiler, yatağa gitmekten korkarlar bunun en büyük sebebi de kabus göreceklerini düşünmeleridir.
devamını gör...

hiçbir şeyi değiştirmez. bu sözde kısa hayatınızda her şeyi deneyimleyemeniz mümkün değildir, ancak bu kötü bir şey olmak zorunda değil. her şeyi rahatlıkla deneyimlemeye, yaşamaya, öğrenmeye yetecek uzunlukta bir ömrünüz olsaydı bile, bunu siz kendiniz istemezdiniz. bu yüzden her şey için bu kadar geniş yelpazeler mevcut. farklı insanlar farklı arayışlara yönelir, farklı arayışlar da farklı deneyimlerle sonuçlanır. kendinizi ortada kalmış, bir şeylere yetişememiş hissediyorsanız, belki de kendinize yeterince özen göstermiyor, vakit ayırmıyorsunuzdur. siz de özgünlüğünüze hürlük, hürlüğünüze güven katın, kendi yolunuzu çizin. ne azını isteyin, ne fazlasını. hiçbir şeyin azıyla yetinemez, fazlasını da kaldıramazsınız. yaptığınız her işte akılcı bir basitliğe sığının.

ruh halinize göre geçici felsefeler yaratmaktan vazgeçin, karar alma yetinizi kötü etkileyebilir.

alt tarafı insanız. ne abartıya geliriz, ne de yergiye.
devamını gör...

sen hayatıma girmeden önce sevginin nasıl bir şey olduğunu bilmeyen, kedi fobisi olan ve canlılarla arası pek iyi olmayan biriydim. sonra sen geldin ve sanki hayatıma bahar geldi. bana sevgiyi öğrettin. bir canlıyı karşılıksız sevebilmenin neler kattığını senin sayende öğrendim. kedi sevmeyen bir insandan, sokak kedileri için çantasında mama taşıyan bir insana dönüştüm. seni her şeyden çok sevdim.
sonra bu fip denen lanet hastalık çıktı, beş gün boyunca başından ayrılmadım. hastalık gözlerini kaybetmene neden olmuştu ama yanında olduğumu hissettiğine emindim. tedaviye vücudun olumsuz cevap veriyordu ve sen her gün acı çekiyordun. artık son evreye geldiğinde daha fazla acı çekme diye uyuttuk.
affet beni miniğim, her şey senin iyiliğin içindi.

seninle ilk tanıştığımızda ve sana son kez veda ederken kurduğum cümle aynıydı;
"sen bu dünya için fazla mükemmelsin, bu dünya çok karanlık bir yer ve seni hak etmiyor."

seni seviyorum.
devamını gör...

ben senin kısa donla gezdiğin günleri bilirim.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim