konunun meraklıları için 1999 yapımı olanını tavsiye edebileceğim film.

benden uzak allaha yakın olsun ama. swh.
devamını gör...

zordur, ihtiyaçtır. ne büyük trajedi.
devamını gör...

benim çocuk ruhumun verdiği cesaret ile, hiç sakınmadan, özgürce ve üzerine fazla düşünmeden yaptığım şeylerin, dedikodusu yapılmaya başladığından beri.
devamını gör...

dinle şarkısını dinlemeyeli yıllar olmuştu, vallahi çok mutlu oldum he.
devamını gör...

sıkmayın kardeşim implant çok pahalı.sonra takma dişe mahkum olursunuz tak tak tak..gece suya koyması falan ayrı iş..
devamını gör...

(bkz: lustral)
devamını gör...

gönül çalamazsın aşkın sazını
ne perdeye dokun ne teli incit
eğer çekemezsen gülün nazını
ne dikene dokun ne gülü incit.
devamını gör...

güzel ve eğlenceli bir röportaj olmuş. bu sayede moderatörlerden ikisini de görmüş olduk.
devamını gör...

aşı karşıtlığı bu süreç öncesinde otizm ile bağlantılıydı. aşıların otizme neden olduğunu düşünen aileler çocuklarının aşı olmasını istemiyordu.

çok uzun zaman geçmedi, otizmli olduğu için öğrenciler veliler tarafından yuhalandı. otizmli öğrencilerin kendi çocukları ile aynı okulda olmasını istemeyen ve kendine anne diyen, kendini sırf bu sebeple kutsal gören kadınlar tarafından yapıldı bu. bir şekilde eğitimine devam edecek kadar uyumlu çocukları empati yapamıyor, kendine özgü davranışları var diye hasta zanneden gerçek hastalar tarafından uygulanan bu psikolojik şiddeti sergileyen tüm annelere sorun, çok iddia ediyorum, aşı karşıtıdır.

aşı karşıtlığı ile ilgili gördüğüm en ilginç örnek ise şuydu. otizmli olan ve baş edemedigi çocuğunu defalarca banyo yaptırma adı altında kaynar su ile yakan, çocuğunun tırnaklarını dibine kadar kanatmaya özen göstererek kesen, aç bırakan, çocuğunu vahşi hayvan gibi sürekli karanlık banyoya kilitleyen ve çocuğunun kendi çabası ile aldığı otizm teşhisini, yaptığı şeyleri otizmli bir çocuğa yapmış olacağı için kabullenmeyen bir kadın, insanlara aşı üzerine ders veriyordu. otizme neden olur diyip anneleri vazgecirmeye çalışıyordu. karıncaları öldürmemek için tek tek parmağının ucuyla alıp kapının önüne bırakan otizmli çocuğu olan bu kadın ve otizmi korkunç bir şey olarak gören tüm anneler ve babalar, kendilerini sağlıklı zannediyordu.

bunun yanında toplumları şekillendiren ve daha medeni olmasını sağlayan onca otizmli varken, kişisel tarihî boyunca tek bir başarısı, toplum adına yararlı hiçbir çalışması olmayan insanların, sanki kendisi bir fayda sağlıyormuş ve boşuna oksijen tüketmiyormuşcasına otizmden korkması, bu nedenle aşı karşıtlığı yapması tartışılması gereken bir meseledir.

bizim ülkenin insanı çoğunluk olarak kendini mükemmel görüyor. adamın ailesinde genetik olarak böbrek, kalp, tansiyon, psikolojik hastalıklar, zeka geriliği falan ne ararsan var, çekinmeden çocuk yapabiliyor ama çocuğuna aşı yaptırmak istemiyor. kafalara bak.

çok yoruyor bu ülke beni.
devamını gör...

aktif yazar sayısı:5691
aktif çaylak yazar sayısı:7084 diyerekten duruma el koyuyorum.

tek tek yazar ismi verecek kadar daha canıma susamadim. alınmaca gücenmece,yazıklar olsun adım yazılmamış diyenlere, sus sözlük halkına oynama be artık diyenlere gelsin *


t: tüm sözlük üyeleri diyerek konuyu tatlıya bağlayan whis'cik.

(bkz: biz bu kafaya kolay gelmedik)
devamını gör...

terk edileceğinin garantisidir. erkekler emin olunca karşı taraftan artık hevesleri mi kaçıyor bilmiyorum ama değişiyorlar. hak ettiklerini düşünmüyorum o yüzden o kadar da belli etmeyin bence.
devamını gör...

öldürülmek için yediği pastaya ve içeceğine siyanür konulan, ölmemesi sebebiyle silahla başından vurulan, vurulduktan sonra yerden kalkıp kaçmaya çalışan ve sarayın askerleri tarafından yamulmuyorsam 4 defa sırtından vurulduktan sonra öldüğü tahmin edilip nehre atılan ve yapılan otopsinin ardından ölüm sebebinin boğulma olduğu teşhis edilen bir garip adam.

fotoğrafını aşağıya koyuyorum, hazır olun, korkmayın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kahveye olan tutkunuz varsa gerçekten çok keyif veren bir meslektir.
benim için baristalar hir sanatçıdır. kahveyi sunum aşaması , üstüne çizdiği şekiller hepsi bir ustalık gerektirmektedir. ayrıca mesleğimdir. bu sektöre girişim kahveye olan bağlılığımdan gelmektedir. sabahları kahve kokusuyla birlikte çalışmak büyük zevktir. parfüm dahi sıkmayız çünkü parfümümüz üstümüze sinen kahve kokumuzdur.
tanım; kahveyi hazırlayan kişilere denir.
devamını gör...

heves ettiğim her şey kursağımda kalıyordur, o sırada ben:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...



akakiy akayiyeviç’in annesi takvimdeki isim önerilerini beğenmeyip çocuğuna eşinin adını koymuş. iyi, hoş, güzel fakat babasına bu isim nasıl koyuldu? sudoku sudokuyeviç… ne kadar saçmaysa akakiy akayiyeviç de bir o kadar saçma. hikayenin devam kısmında akakiy’in çevresindeki insanların iş çıkışında kalan enerjileri ile sosyalleştikleri, davetlere katıldıkları veya tiyatro gösterimlerine gittiklerini anlatıyorlar. akakiy ise işten çıkıp eve vardığında alelacele yemeğini yiyip, eve getirdiği işi yapmaya devam ediyor. bu onu asosyal biri yapar mı? olabilir fakat bu tercih edilmiş bir yalnızlık. adam bundan keyif alıyor ve yaşamını böyle sürdürüyor. kimseye de dalga geçmek düşmez.
nitekim akakiy’de kendimi gördüm. davet edildiğim yerlere gitme mecburiyetim yoksa, yalnızlığımı tercih ediyorum. halimden de gayet memnunum. kendimle geçirdiğim zamanlarımı seviyorum. durup, düşünmeye zamanım olmasını, koşturmadan yorulup halletmem gereken evrak işlerimi bitirdiğimde, birikmiş dizimden bir bölüm açıyorum… kafa sözlük dizi film kulübü ile izleyeceğim filme zamanımın kalmasını seviyorum. kitap okumak istiyorum boş vakitlerimde, sosyalleşmek değil. üç ayda bir arkadaşımla buluşsam, epey yeterlidir. neyse yalnız olan herkesin acınası bir halde olmadığına değindiğime göre, ismini sevdiğimin akakiy’ine dönelim.

tam da kendine bir amaç edinmişliğin mutluluğuna ermişken, tam da paltosuna sarılıp kısa bir an için partilemiş, keyiften dört köşe olmuşken ölümü ile afallattı beni. kısacık, bir anlık mutluluğu bile çok gören hayat, sen ne zalimsin.



kitabı bir kaç güne yayarak okudum. kıyamadım, bitsin istemedim. şimdi “sabahlığımı” giyip, kalemimi elime alma vakti.
devamını gör...

ya şu geçmiş zaman romantikçiliğine ayar oluyorum. sen gel de o zamanları, yaşayanlarına sor! örneğin 1850-1900 yılları arasında doğmuş nesil, savaşlar silsilesinde kendini buldu. 93 harbi, 1. balkan savaşı, kuzey afrika savaşları, 1. cihan harbi (cepheden cepheye) ve kurtuluş savaşı. yokluk, salgın hastalıklar, tükenmişlik de cabası. arkasından gelen 1929 buhranı, faşizmin yükselmesi, italya ve almanya’nın tehditleri akabinde 2. dünya savaşı’nın patlak vermesi. ismet inönü savaş dışında kalmak için neler yaptı neler. insanlar taşlaşmış ekmekleri suda ıslatıp ıslatıp yedi, tabii çok güzel yıllar. 2 saat interneti, bir öğün yemeği olmasa ağlayacak insanlar, geçmiş romantizmi kasıyor.
devamını gör...

bugün o kadar fazla istemiyorum kelimesini kullandım ki istediklerim yok oldu gitti. geriye derin bir keder kaldı.
devamını gör...

akıllı erkekse benim tek taşım sensin der ama sanmam kızların bunu yiyeceğini neyse nolcak bir miktar parayı gözden çıkarıp alsan? o karbon değeri ile kız kişisi arkadaşlarına hava atacak sonuçta.
devamını gör...

tanım: gelecek zamana ait olan duygular bütünü.

her zaman bir hedeftir. çoğunlukla amaçsallaştırılır ve bu nedenle de her zaman geleceğe aittir. şimdiki zamanda ancak keyif vardır. keyif dinamiktir, mutluluk ise illüzyon.
"mutlu olmak zorunda değilsin."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

pesto soslu makarna ve kavurma. bütün gün yediklerime dikkat edip akşam olunca duramamam. benim hep insan içinde yemek yemem lazım, başka türlü tutamıyorum boğazımı.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim