sadece asyalılara, afrikalılara, amerikan kızılderililerine değil boer denilen hollanda kökenlilerede zulmetmişler.
cape town'a ilk hollanda'lılar gelip yerleşmiş, çiftlikler kurmuş, üzüm bağlarında şarap yapıp deli paralar kazanmış ama 1800'lerde britanya gelip burayı hollanda'lılardan almış. bazı hollanda kökenliler madem öyle biz gidiyoruz deyip iç bölgelere gitmişler ama gittikleri kimberley çevresinde elmas çıkınca britanya gelip burayıda almış. bazı hollandalılar gene yollara koyulmuş ama johannesburg'da altın bulununca gene britanyalılar almak istemiş ama bu sefer hollandalılar yeter ulan *uck youuuu demişler ve boer savaşı başlamış. tabi bir yanda çiftliklerde yaşayan sıradan insanlar, bir yanda üzerinde güneş batmayan ülkenin ordusu varmış. buna rağmen boer'ler ingilizleri iki yıl uğraştırmış ama ingilizler boer'leri kadın, çocuk, yaşlı demeden toplama kamplarına koymuş, çiftlikleri yakıp yıkmış ve sonunda boer'ler yenilmişler.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

aslında her ne kadar öteki kültüre ait bir motif olsa da, öz be öz anadolulu bir dağdır olimpos. misal uludağ. eski kaynaklarda ismi olympos diye geçer.

bir de; antik yunanlar büyük olan her dağa olympos derler arkadaşlar. öyle de bir şey var. insanın en primitif dürtüsüne işaret aslında. kendinden büyük olan herhangi bir cisim nesne ya da kavrama yücelik ve kutsallık atfetmek...
devamını gör...

bir tanımını görüp likelediğim ve sonra kimmiş bu ya diyip okuyunca o nasıl içten yazmaktır ya diyip keşke hep yazsa çok yazsa dediğim yazardır. sözcüklerle samimiyeti hissettirebilenleri ayrı bir seviyorum.
devamını gör...

kaşıkla yemeği tercih ederim. çatal biraz uğraştırıyor.
devamını gör...

seneler evvel sıkça yapardım bunu. yeni insanlarla tanışmaya çok da hevesliydim üstelik. ancak şu anda kiminle tanışacağımın tedirginliği var üzerimde ve kendimi birilerine ifade etmekten yoruldum. o yüzden artık acayip ve gereksiz bir şey olarak nitelendiriyorum.
devamını gör...

kibar oluşu
zekası
ince ruhlu oluşu
sadakati
iyi kalpli ve şefkatli oluşu
merhameti
sevdiğini ve değer verdiğini gösterenlerden olması
devamını gör...

eski ya da yeni farketmeksizin hemen hemen her başlıkta alüminyum folyolu tanımlarıyla karşılaşabileceğiniz çok sevgili yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

evlenmem.
cocuk yapmam.
alkol almam.
sigara içmem.
devamını gör...

marketteyim
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

allah başka dert vermesin dedirten bir sorunsal daha.

çoğu arkadaşımın bu hatayı yaptığını fark ettim. aydınlatmak istedim.

özellikle zarf fiillerden sonra kullanılmaması gerekir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

"dünyanın ucunda bir gül açılmış,
efil efil esen yele merhaba.
karanlığın sonu bir ulu şafak,
sarp kayadan geçen yola merhaba."
devamını gör...

kime yağ çeksem acaba, diye düşündüren başlık...
devamını gör...

annem başta olmak üzere bazılarında benim dışımda her şey mevcuttur.*

bununla ölümüne kapışabilecek iki şey vardır: narkotik şube ve kedilerin koltukların altına süpürdüğü nesneler.*
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
bunu gerçekten ben de isterdim ya.

black mirror dizisinin bir bölümünde buna benzer bir konu işlenmişti. play store gibi karşındaki insanın hareketlerine göre yıldız veriyorsun, yıldızın azsa havaalanı kapısının önünden bile geçemiyorsun. gelecekte gerçekten böyle olursa o zaman bazı kişilerin yatacak yeri kalmayacak. yakın gelecekte olursa yaktım siziii
devamını gör...

buradan

"karakterleri yaşayan kuşaklar olan kanaviçe"

pek'âlâ..doğa yaratır.
devamını gör...

jakstat ukdesidir.

deri, bağ doku ve bir çok organı tutan, nedeni henüz bilinmeyen sistemik, kronik, otoimmün, inflamatuar bir bağ dokusu hastalığıdır. sle’de temel patolojinin otoantikorlar, immünkompleksler ve t lenfositler tarafından oluşturulan doku hasarı olduğu düşünülmektedir. b lenfositlerde hiperaktivasyon, t lenfositlerde sayıca azalma, alt grup oranlarında değişme (cd4/cd8) ve fonksiyonlarında bozulma söz konusudur. sle’de yapılan genetik çalışmalar, bu hastalığın kalıtımsal bir hastalık olduğunu ve en az 3-4 genin kalıtımda rol oynadığını göstermiştir. hastalık monozigot ikizlerde ve kardeşler arasında benzer sıklıkta görülmektedir. uv ışınları, besinler, ilaçlar ve enfeksiyonel ajanlar (virüsler) gibi çevresel faktörlerin ise hastalık patogenezinde otoantikor gelişmesi ve hücre ölümüne yol açarak katkıda bulundukları düşünülmektedir. östrojenin, antikor yanıtını arttırdığı, testosteronun ise azalttığı bilinmektedir. bu da hastalığın kadınlarda daha sık görülmesinin bir sebebi olarak düşünülebilir.

tedavi klinik bulgulara göre yapılır. klinik bulgular da ciddi organ tutulumlu ve ılımlı seyreden hastalık olarak iki gruba ayrılır. ağır ve multiorgan tutulumlu vakalarda birden çok ilaç ve agresif tedavi rejimi uygulanır. hastalığın kendisi ve tedavide kullanılan nsaii, antimalaryal, steroid, sitotoksikilaçlar ve diğer ilaçlar besin ögesi gereksinimini, metabolizmasını ve atımını etkilemektedir.

diyet tedavisi: günümüzde sle’ye yönelik özel bir beslenme tedavisi bulunmamaktadır. diyetin özelliği, bireysel gereksinimlere göre belirlenmesidir. tedavide öncelikli olarak hastalığın sekelleri ve kullanılan ilaçların oluşturduğu organ disfonksiyonları ile besin ögesi metabolizmasının dikkate alınması gerekir.
devamını gör...

diyabetus mellitus tedavisinde kullanılan ppar gama agonistidir.
yan etki olarak sıvı ve tuz tutulumuna bağlı ödem ve kilo alımı
ostoporoz riskinde artış yapar.
devamını gör...

olağan dışı çok sayıda türün aynı anda ya da sınırlı bir zaman dilimi içinde yok olması durumudur. canlılığın evrimi sürecinde büyük ya da küçük ölçekli birçok toplu yok oluş olayı meydana gelse de beş tanesinin etkisi ve boyutu diğerlerine göre çok daha büyüktür.

ordovisiyan-silüryan yok oluşu: ordovisiyan dönemi sonunda yani 443,5 milyon yıl önce, tarihin ikinci en büyük toplu yok oluşu gerçekleşmiştir. tüm türlerin yaklaşık yüzde 60 ila 70’inin yok olduğu ordovisiyan-silüryan toplu yok oluşunun nedeni atmosferik karbondioksit seviyesinin düşmesidir. özellikle denize ait yaşam formları ciddi olarak etkilenmiştir. karbondioksidin düşüş nedeni olarak, volkanik aktivite ya da gama ışını patlaması nedeniyle ozon tabakasının zarar görmesi gibi tezler bulunmaktadır.

geç devoniyen yok oluşu: 375 milyon yıl önce canlı türlerinin yüzde 75 kadarının yok olduğu geç devoniyen kitlesel yok oluşu gerçekleşmiştir. aslında tek başına keskin bir olay olmayan bu yok oluşta çok etkenli bir sürü yok olma olayı peş peşe devam etmiştir ve tam süresi belirlenememiştir. bu süreçteki yok oluş olayları genel olarak denize ait yaşam formlarını etkilemiştir. küresel soğuma ve okyanuslardaki volkanik aktivitelerin neden olduğu okyanus anoksisi yani okyanuslardaki oksijenin tükenmesi ve deniz seviyesi değişimlerinden kaynaklandığına dair teoriler bulunmaktadır. bazı istatistiksel çalışmalar yok oluş hızının artmasından çok, türleşme hızındaki düşüşe dikkat çeker.

trias-jura yok oluşu: 201,3 milyon yıl önce ise dünya'daki türlerin yaklaşık olarak yüzde 70 ila 75’inin yok olmasına neden olan trias-jura kitlesel yok oluşuyla boşalan ekolojik nişler sonraki dönemde dinozorların daha baskın hale gelmesine yardımcı olmuştur. devoniyen yok oluşunun aksine bu olay hemen hemen 10.000 yıldan kısa sürmüştür. bu yok oluşun nedenlerine dair yaklaşımlardan birisi iklimin aşamalı olarak değişimi ve okyanusların asidifikasyonudur. ancak bu yaklaşım yok oluşun hızını açıklayamamaktadır. bu ani yok oluşun nedeni olarak asteroit çarpması da düşünülmüştür; ancak istenen etkiyi yaratabilecek ve bu döneme tarihlenen bir krater henüz tanımlanmamıştır. yoğun volkanik aktivite ve bazalt patlaması seli de bu yok oluşun nedenleri arasında olabilir.

kratese-paleosen yok oluşu: günümüze en yakın büyük toplu yok oluş ise 66 milyon yıl önce gerçekleşen kratese-paleosen yok oluşudur. bu yok oluş uçamayan dinozorların da ortadan kalkmasına neden olduğu için ilgi çekicidir. sadece dinozorların değil hayvan ve bitki türlerinin de dörtte üçünün yok olmasına neden olmuştur. çok kısa sürede gerçekleşen bu toplu yok oluş 2010 yılına kadar özellikle “dinozorlar nasıl yok oldu?” sorusuyla merak uyandırmış, pek çok tartışmanın konusu olmuştur. ansızın yayılan etkili bir salgın hastalık, yoğun volkanik aktiviteler ve asteroit çarpması bu tartışmalarda en çok gündeme gelen nedenlerdir. bunların en dikkat çekeni asteroit çarpmasıdır.

permiyen sonu yok oluşu: günümüzden 252,28 milyon yıl önce 20.000 yıl içinde bilinen en büyük kitlesel yok oluş yaşandı. yeryüzündeki canlılığın neredeyse yüzde 90’ının yok olmasına neden olan permiyen sonu kitlesel yok oluşunun nedenleri hakkında pek çok farklı fikir öne sürülmüştür. genel mekanizmanın, aşamalı çevresel değişimi takip eden ani afet olabileceği tartışılmıştır. sibirya teraslarındaki bazaltlar, yoğun volkanik aktiviteler, asteroit çarpması, deniz tabanından metan salınımı ve bu süreçleri takip eden sera gazı etkisi bu yok oluşa neden olabilecek ihtimallerdir. ancak en büyük canlı kaybının nedeni olan bu yok oluşa ilişkin tartışmalarda yeterli kanıtlar sunulamamıştır.

kaynak
devamını gör...

(bkz: behzat ç. replikleri)

oralet sevdalısı hayalet karakterinin efsane repliği

devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim