devletin mümkün olan en az seviyede olması gerektiğini söyleyen, liberalizmin bir üstü görüştür. politik meselelerde bireysel özgürlükleri öne çıkaran bir doktrindir. hukukun hakimiyetinin güvence altına alındığı bir toplum önerirler. liberteryenlerin sorguladıkları sorular:
bireylerin hakları nelerdir?
bireylerin haklarını devlet en iyi şekilde nasıl korur?
devletin gücünün sınırları ne olmalıdır?

örnek: libertenyenlere göre demokrasi özgürlüklerin korunmasında mutlak bir doğru olarak kabul edilemez.

liberten anlayışta sadece birey seçim yapma özgürlüğüne sahiptir ve yaptığı eylemlerden sorumlu tutulabilir.
devamını gör...

biz onu her gün ölüm haberi alarak telafi ediyoruz malesef. bir kişi 10 kişi öldürmüyor ama on kişi on kişiyi öldürüyor. aynı hesaba geliyor .
devamını gör...

zor bir şey. vardı böyle bir huyum. sonra anlattım. birkaç kez. 1,2,3... derken alışıyorsunuz. bir yerden sonra ağlama kesiliyor.*
devamını gör...

(bkz: 90 60 90)

t:bir şizofrenin hayali arkadaşlarının beden ölçüleri
devamını gör...

eylül ayına yansımayacak tarihtir.

artık entirikalarla falan uğraşamayız, kimsenin de gözünün yaşına bakmayız karşim, gidin dışarıda oynayın.

"adama, kişiye, kişilere gruplara, cemaatlere, vakıflara, derneklere hizmet işi bitti."

yaşasın kızıl saçlı amazon, yaşasın demokrasi
devamını gör...

aynadaki görüntümüzün gerçek halimizden daha güzel görünmesi ile eş değer olaydır.insanın moralini bozar.
devamını gör...

balkonumuzdaki pembe çiçek ( adını bilmiyorum)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
beşiktaşlı_bektaşi nin bilgisiyle öğrendim ve sizinle de paylaşalım:sardunya
devamını gör...

akvaryuma iki balık koyarsanız onlar zaten aşık olur. önemli olan okyanusta karşılaşabilmek. çünkü okyanus emek, sabır ve cesaret ister.
devamını gör...

kendisi ve eşi seda özkan takip ettiğim tek instagram ünlüleri. ikisi de çok samimi ve yaptıkları işin ticaret ve reklam olduğunu göze soka soka değil de insanı gülümseterek yapan kişiler. taze bebişleri oldu. onu da çok tebrik ederim.
devamını gör...

kişinin ne kadar çalışırsa çalışsın, çabalarsa çabalasın ulaşabileceği belli bir noktayı geçemeyeceğini anlatan atasözü.
devamını gör...

incir ve zeytindir,

öyle ki bu iki meyve bir yönüyle insanlığı ayakta tutmuştur. hem çok besleyici hemde saklanabilir olmasından dolayı.

iç anadolu'da nasıl buğday yoksa bir nevi hayat yoksa akdenizde'de zeytin yoksa bir nevi hayat yok demektir.

incir ise her yendiğinde içindeki yüzlerce çekirdek insanı hayrete düşürür, ormanlarda tek bir incir ağacı meyve verdiği dönemde onlarca hayvana yemek kapısı olur, ve hatta incir adına kuran-ı kerim'de sure bile vardır ve şöyle başlar;

andolsun; incire ve zeytine,

tîn suresi 1. ayet
devamını gör...

(bkz: feridun abi daha erken ama)
devamını gör...

sahil kenarı.
devamını gör...

telefonu ısırıcaaam. bebelerle şebelerle bu ne güzel yayın öyle..
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
buralar esiyor yahu.
devamını gör...

"eğer zamanda geriye gidebilseydik, ilk geleceğim yer burası olurdu."
carl sagan

900.000 kadar esere ev sahipliği yapmış iskenderiye kütüphanesi, antik çağın en büyük kütüphanesidir. içinde o devirde bilinen bütün bitki ve hayvan türlerinin birer örneğinin bulunduğu bir müzeye, anatomi salonuna, tercüme bölümüne, rasathaneye, ve aynı anda 2500 kişiye çalışma imkanı veren bu kütüphane adeta devrinin bilim merkezi olmuştur. ne yazık ki yobazlık ve savaşlar bu insanlık mirasının sonunu getirmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

iskenderiye şehri, büyük iskender tarafından kurulmuştur. iskender, burada geçirdiği zamanda gün batımından çok etkilenmiş ve mimarlarına buraya bir şehir kurulmasını emretmiştir. önceleri küçük bir balıkçı kasabası olan iskenderiye, daha sonraları döneminin bilim ve kültür merkezi olacaktır. iskender'in ölümünden sonra şehir ptolemaios'un eline geçmiştir. ptolemaios, iskender'in kumandanlarından lagus'un oğludur. ptolemaios, savaştan hoşlanmamaktadır ve hiçbir zaman ülkesinin sınırlarını genişletme çabasında olmamıştır. o savaşa değil bilime ve edebiyata düşkün bir kral olarak hüküm sürmüştür. ptolemaios, mısır'ın gelenek ve göreneklerini benimsemiş, eski kanunları ve dini törenleri korumuştur. hatta bununla kalmayıp kendisine firavun unvanını da alarak halkın sevgisini kazanmıştır.

firavun, iskenderiye şehrini onarıp, geliştirerek devrin en meşhur başkenti haline getirmiştir. bu başkentin en önemli eseri ise iskenderiye kütüphanesi'dir. saraya yakın bir konuma yapılmış olan kütüphane içinde, müze, rasathane, botanik bahçesi ve anatomi salonu da bulundurmaktadır. sahip olduğu 900 bin eser ile antik çağın en büyük kütüphanesi unvanını da elde etmiştir. bu kütüphane, bulabileceği her yazılı eseri alma yetkisine sahiptir. hatta şöyle ki, mısır'a giren her kitap önce kütüphaneye getirilir bir örneği alındıktan sonra sahibine teslim edilirdi. döneminin bilim ve kültür merkezi olan bu kütüphane, devrin en önemli bilim insanlarını da ağırlamıştır. matematik bilgini öklid, mekanik bilimci arşimet, tıp bilimci herofilos, gök bilimci batlamyus ve daha niceleri. filozof, matematikçi ve astronom hypatia da bu kütüphanede dersler vermiştir.

kütüphanenin sonu ise maalesef ki oldukça hüzünlü olmuştur. kütüphane ilk olarak sezar şehri kuşattığında ortaya çıkan bir yangın ile zarar görmüştür. kütüphanenin sonunu getiren olay ise dini yobazlıktır. iskenderiye'de bir dönem halkın bir bölümü pagan inancına sahip iken çoğunluk ise hristiyandı. bu iki grup arasında sürekli devam eden bir çatışma söz konusuydu. bir gün hristiyanların, pagan inancına ait bir dini metinle alay etmesi üzerine büyük bir ayaklanma ortaya çıktı. iki taraftan da insanlar kılıçtan geçirildi. bu durum üzerine imparator ı. theodosius, iskenderiye'de pagan inancın neden bu kadar yaygın olduğunu öğrenmek istedi. valinin, kütüphanedeki metinleri hedef olarak göstermesi üzerine imparator kütüphanenin yok edilmesini emretti. kütüphanedeki tüm eserler şehrin hamamlarına dağıtılarak yakılmıştır. bu öylesine büyük bir hazinedir ki hamamlarda günlerce sadece metinler yanmıştır. ve insanlık tarihinin bilim ve kültür hazinesi böylesine bir yobazlık ile yok olmuştur. araştırmacıların, eğer bu metinlere ulaşabilseydik şu an insanlık olarak bambaşka bir noktada olurduk diye bahsettiği bu eserler, işte böyle kaybolup gitmiştir. cehaletin ve yobazlığın bu dünyadaki en büyük hastalık, en zorlu düşman olduğunu bu olay ile bir kez daha görmüş oluyoruz. bizler sahip olduğumuz bir kitabın bir yaprağını katlamaktan çekinirken, insanlık din adı altında bu mirasları yok etmiştir. bağdat, bergama, iskenderiye ve nicesi. o metinlere şu an sahip olsaydık belki de insanlık olarak hayal bile edemeyeceğimiz bir noktada olacaktık.
devamını gör...

yunanca kökenli bir sözcüktür. kadınlara karşı nefret duygusu çok fazla olan, kadın düşmanlığı anlamına gelmektedir.
-gündem içerisinde sıklıkla gördüğümüz haberlerden yola çıkarak belki bunu hastalık derecesinde yapan şahsiyetlere örnek verebiliriz.
devamını gör...

ayy ne hobaaymış kız gitti hala onunla uğraşıyorsunuz ya ayıptır abarttınız artık.

neyse bu yazara gelirsek sevdiğim bir yazar. hobaa ya da değil sevdiğim bir yazar kendisi. nicki çoksel.
devamını gör...

utanma duygusu olmayan, para ile hem internet hem de gerçek hayatta çalışan görevi akp'yi yalamak olan kişi topluluğu.
devamını gör...

mavi gözlü dev denince akla gelen şairimiz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim