podcast önerileri
türkçe:
merdivenaltı terapi - deniz dülgeroğlu
gülünecek bir şey göremiyorum - oitheblog
bunu ben de yaparım - ibrahim selim
deniz göktaşa ayıracak vaktim yok - deniz göktaş
ingilizce:
the darkest timeline - joel mchale and ken jeong (community dizisini izlemiş olanların ilgisini çekebilir)
ın machines we trust - mıt technology review (yapay zeka ve makine öğrenmesi meraklılarına)
merdivenaltı terapi - deniz dülgeroğlu
gülünecek bir şey göremiyorum - oitheblog
bunu ben de yaparım - ibrahim selim
deniz göktaşa ayıracak vaktim yok - deniz göktaş
ingilizce:
the darkest timeline - joel mchale and ken jeong (community dizisini izlemiş olanların ilgisini çekebilir)
ın machines we trust - mıt technology review (yapay zeka ve makine öğrenmesi meraklılarına)
devamını gör...
olacak o kadar
burnum da tüten, 90'lı yılların en güzel skeç programı. jenerik müziğinin de yeri ayrıdır.
aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
işimiz muhabbet efkarı yok bunun
arada bir dilimiz sürcer ise affola
susmasını biliriz de kemiği yok bunun
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar
niyetimiz kimseyi kırmak değildir
şuradakini buraya koymak değildir
arada bir zülfü yare dokunduk
tam yerine rast geldi manzara koyduk
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar.
aç gözünü seyret tekrarı yok bunun
işimiz muhabbet efkarı yok bunun
arada bir dilimiz sürcer ise affola
susmasını biliriz de kemiği yok bunun
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar
niyetimiz kimseyi kırmak değildir
şuradakini buraya koymak değildir
arada bir zülfü yare dokunduk
tam yerine rast geldi manzara koyduk
olacak, olacak, olacak o kadar
olacak, olacak, olacak o kadar.
devamını gör...
jumanji
izlemesi pek keyifli, çocukların hayal gücünün gelişmesine yardımcı olduğunu düşündüğüm çocukluğumun filmlerinden.
tür: macera, komedi, aile
imdb: 7,0
--- alıntı ---
jumanji 1995 yapımı joe johnston'ın yönetmenliğini yaptığı ve chris van allsburg'un 1981 yılında popüler olan kitabı jumanji üzerine yapılmış bir filmdir.
hikâye bir sihirli oyun üzerine kuruludur. zarda gelen sayıya göre oyunda değişik orman canlıları ortaya çıkmaya başlar.
başrollerde robin williams, kirsten dunst, bradley pierce, ve bonnie hunt vardır. film stephen l. price'ın hatırasına atfedilmiştir.
--- alıntı ---
tür: macera, komedi, aile
imdb: 7,0
--- alıntı ---
jumanji 1995 yapımı joe johnston'ın yönetmenliğini yaptığı ve chris van allsburg'un 1981 yılında popüler olan kitabı jumanji üzerine yapılmış bir filmdir.
hikâye bir sihirli oyun üzerine kuruludur. zarda gelen sayıya göre oyunda değişik orman canlıları ortaya çıkmaya başlar.
başrollerde robin williams, kirsten dunst, bradley pierce, ve bonnie hunt vardır. film stephen l. price'ın hatırasına atfedilmiştir.
--- alıntı ---
devamını gör...
türkiye
kendi öz vatandaşları hariç herkesin refah içinde yaşadığı ülke.
devamını gör...
bim vs a101 vs şok
ürün yelpazesi açısından a101 alır götürür.
devamını gör...
kitap kargosu açmak
yine 250 lira gitti e mi? kitaplar çok pahalı dostlar, sanki diğer şeyler ucuzmuş gibi...
devamını gör...
trakyalıların ırkçı olması
trakyalilar vatanseverdir..
devamını gör...
renkli çorap giyen insan
mesut süre'dir.
ben de giyerim ama bende onda durduğu gibi durmuyor. 2 metre bir adam takım elbisenin altına rengarenk çoraplar giyiyor. hatta ben onların kilotlu olduğunu düşünüyorum hahah. (kusura bakma mesutcuğum hayallerimin önüne geçemezsin.)
t: ruhunun rengini bir şekilde göstermeyi başaran insan.
ben de giyerim ama bende onda durduğu gibi durmuyor. 2 metre bir adam takım elbisenin altına rengarenk çoraplar giyiyor. hatta ben onların kilotlu olduğunu düşünüyorum hahah. (kusura bakma mesutcuğum hayallerimin önüne geçemezsin.)
t: ruhunun rengini bir şekilde göstermeyi başaran insan.
devamını gör...
ömer hayyam
rubailerine mest olduğum iranlı filozof ve şairdir.
şu rubaisi resmen mevcut hükümete cuk oturmuyor mu?
ferman sende, ama güzel yaşamak bizde
senden ayığız bu sarhoş halimizle.
sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı
insaf be sultanım, kötülük hangimizde?
şu rubaisi resmen mevcut hükümete cuk oturmuyor mu?
ferman sende, ama güzel yaşamak bizde
senden ayığız bu sarhoş halimizle.
sen insan kanı içersin, biz üzüm kanı
insaf be sultanım, kötülük hangimizde?
devamını gör...
geceye z kuşağının bilmediği bir bilgi bırak
buluşma için buluşma yerinde beklemek. gelip gelmeyeceği belli olmayan birini beklemek.
devamını gör...
erkekler kadınları neden zor anlıyor sorunsalı
bilim adamlarinca yapilan arastirmalara gore,iki cinsinde beyinlerinin isleyis mekanizmalarinin oldukca farkli oldugu saptanmis. zihinsel olarak oldukca farkliyiz . bununla birlikte cinsiyetlerin getirdigi hormonel farkliliklarda soz konusu. ayrica biz kadinlar fıtrat itibariyle duygularimizi daha yogun sekilde yasariz, hatta cogu zaman mantik kadar hislerimizle de kararlar verebiliriz. bu noktada da erkeklerden ayriliriz kisacasi. cunku erkeklerde bu durum tam karsitidir,daha yuzeysel dusunurler,olaylara daha mantiksal yaklasirlar... iste bu gibi etkenlerin toplaminda zaman zaman iletisim de sorunlar yasayabiliyoruz .her iki cinsiyetinde artilari ve eksileriyle birbirlerini cok guzel tamamladiklarini dusunuyorum ben. ortak paydamiz aslinda cinsiyetlerimizden ote once insan oldugumuz. sonrasinda kendi cinsimizi digerinden ustun gormezsek eger, anlamak veya anlasilmak hic de zor olmayacak gibi...
devamını gör...
profiline baktığın yazardan aynı anda beğeni gelmesi
takip ettiğini biliyorum ayağını denk al demek istiyordur belki.
devamını gör...
iki satırda derdini anlat
"ne doğan güne hükmüm geçer,
ne halden anlayan bulunur..."
ne halden anlayan bulunur..."
devamını gör...
geceye bir şarkı bırak
madonna-frozen.
devamını gör...
günümüz insan ilişkilerindeki çıkmaz
derler ki "ilişkinizden seksi çıkarın. göreceksiniz ki birlikte olduğunuz insanların çoğu size ondan başka hiçbir şey vadetmiyor."
insanlar boş canlarım, sıkıntımız bu. kendi içini doldurmayan ilişkiyi hiç dolduramaz. seksi hayvanlar da yapabiliyor. bir farkımız olmalı...
sadece karşı cinsle değil diğer tüm ilişkilerde de sıkıntının nedeni aynı: çıkarcılık. herkes alacağını alıp kaçma peşinde. kimse "benim istemediğim bana yapılsa hoşuma gider mi?" demiyor. başkalarının da hisleri olabileceği akıllarına gelmiyor yahut bunu umursamıyorlar. kendileri de benzer duyguları yaşadığında akıllanıyor bazıları. bazısında ise o kadar bile kafa yok.
hayatınızı kişilere bağlamayın. çok üzülürsünüz. hedefleriniz olsun, onlara harcayın zamanınızı. o arada doğru dürüst biri de denk gelip hayatınıza girerse kıymetini bilin ama.
insanlar boş canlarım, sıkıntımız bu. kendi içini doldurmayan ilişkiyi hiç dolduramaz. seksi hayvanlar da yapabiliyor. bir farkımız olmalı...
sadece karşı cinsle değil diğer tüm ilişkilerde de sıkıntının nedeni aynı: çıkarcılık. herkes alacağını alıp kaçma peşinde. kimse "benim istemediğim bana yapılsa hoşuma gider mi?" demiyor. başkalarının da hisleri olabileceği akıllarına gelmiyor yahut bunu umursamıyorlar. kendileri de benzer duyguları yaşadığında akıllanıyor bazıları. bazısında ise o kadar bile kafa yok.
hayatınızı kişilere bağlamayın. çok üzülürsünüz. hedefleriniz olsun, onlara harcayın zamanınızı. o arada doğru dürüst biri de denk gelip hayatınıza girerse kıymetini bilin ama.
devamını gör...
tam kapanma günlükleri
2. gün
dün ilk günü terapiyle heba ettim sayılır sevgili günnük. sabah kalkıp terapide neler konuşacağımı tasarladım. bu tasarı sırasında bir hafta önceki seansta ne kadar neşeli, heyecanlı ve bir o kadar da kafası karışık olduğumu hatırladım. şimdi bakınca çok uzak ve yabancı görünüyor geçen haftaki dışınızdaki irlandalı. neşesiz, sıkkın, öfkeli, kırgın....
neyse bu günse dünden çok çok farklı.
yapboz*, iki film, bir luther bölümü, banyo, maske yıkama, tuvalet temizleme, tığ örgü pratiği, 2 litre su içme vb çok zengin maddeler içeren bir yapılacaklar listem var. günlüğe yazıp sonra bunları tiklemek çok eğlenceli oluyor, günü boş geçirmemiş gibi hissetmek ve karantinada kafayı yememek adına efektif bir yöntem. geçen yıl tecrübe ettim, biliyorum, işe yarıyor sözlük.
banyodan çıktığımda miko'nun attığı mesajı gördüm. kapanma sürecinde şayet ikrah gelirse -ki gelecek!- kap poşetini makarna koy bana gel demiş. çok mantıklı geldi. bir saatlik yürüyüş mesafesindeki arkadaşıma kahve ziyaretine gidebilirim. tütün, anahtar, telefon, head on kulaklık, defter, kalem, gözlük...vb nevaleyiyse market torbasının içindeki makarnanın yanına bir siyah poşet içinde istifleyebilirim. çevirmeye denk gelirsem siyah poşeti soran memuru
"ped var amirim açma utanırsın" diye savuşturmayı deneyeceğim. bakalım denediğimde işe yararsa buraları editlerim hep.
neyse ben şimdi ikinci bir agnes varda filmi açıp afiyetle cips kemirip vazoyla gin rickeymi yudumlamak istiyorum sözlük. çünkü alkol satışı yasağı yok, bu gün içip bitirip yarın çıkıp tekel'den yenisini alabilirim.*
dün ilk günü terapiyle heba ettim sayılır sevgili günnük. sabah kalkıp terapide neler konuşacağımı tasarladım. bu tasarı sırasında bir hafta önceki seansta ne kadar neşeli, heyecanlı ve bir o kadar da kafası karışık olduğumu hatırladım. şimdi bakınca çok uzak ve yabancı görünüyor geçen haftaki dışınızdaki irlandalı. neşesiz, sıkkın, öfkeli, kırgın....
neyse bu günse dünden çok çok farklı.
yapboz*, iki film, bir luther bölümü, banyo, maske yıkama, tuvalet temizleme, tığ örgü pratiği, 2 litre su içme vb çok zengin maddeler içeren bir yapılacaklar listem var. günlüğe yazıp sonra bunları tiklemek çok eğlenceli oluyor, günü boş geçirmemiş gibi hissetmek ve karantinada kafayı yememek adına efektif bir yöntem. geçen yıl tecrübe ettim, biliyorum, işe yarıyor sözlük.
banyodan çıktığımda miko'nun attığı mesajı gördüm. kapanma sürecinde şayet ikrah gelirse -ki gelecek!- kap poşetini makarna koy bana gel demiş. çok mantıklı geldi. bir saatlik yürüyüş mesafesindeki arkadaşıma kahve ziyaretine gidebilirim. tütün, anahtar, telefon, head on kulaklık, defter, kalem, gözlük...vb nevaleyiyse market torbasının içindeki makarnanın yanına bir siyah poşet içinde istifleyebilirim. çevirmeye denk gelirsem siyah poşeti soran memuru
"ped var amirim açma utanırsın" diye savuşturmayı deneyeceğim. bakalım denediğimde işe yararsa buraları editlerim hep.
neyse ben şimdi ikinci bir agnes varda filmi açıp afiyetle cips kemirip vazoyla gin rickeymi yudumlamak istiyorum sözlük. çünkü alkol satışı yasağı yok, bu gün içip bitirip yarın çıkıp tekel'den yenisini alabilirim.*
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük!
bütün pazartesiler aynı mıdır? ben geçenkinde de sürünüyordum uykusuzluktan. ama siz bana bakmiyorsunuz dumanı üzerinde bir kahveyle kendinizi güne hazırlıyorsunuz..
ben mi? ben biraz daha sürünüp öyle kahve yapıciiiimm.. sendromsuz pazartesiler çok kolaylıklar diliyorum herkese. güzel bir hafta olsun*
bütün pazartesiler aynı mıdır? ben geçenkinde de sürünüyordum uykusuzluktan. ama siz bana bakmiyorsunuz dumanı üzerinde bir kahveyle kendinizi güne hazırlıyorsunuz..
ben mi? ben biraz daha sürünüp öyle kahve yapıciiiimm.. sendromsuz pazartesiler çok kolaylıklar diliyorum herkese. güzel bir hafta olsun*
devamını gör...
oğlunuzu ben mi öldürdüm öyleyse iyi yapmışım
polisin yüzde yüz haksız olduğu mesele. ortada oğlu senin teşkilatın tarafından öldürülmüş bir anne var, devletin hesap vermemesi var, hukukun yüz karası edildiği, adaletin tersine döndüğü bir süreç var. sen de gelip "iyi ki öldürmüşüm" diyorsun. geliyor bir densiz de bunu "refleks olarak kızgınlıkla öyle söylemiş" diyor.
bak güzel kardeşim, bu adam polis. halkın güvenliğini sağlamakla sorumlu. acılı bir ananın "oğlumu sen öldürdün" sözü onu tetikliyor, reflekslerini harekete geçiriyorsa ya devletin onu eğitmesinde ya da onun aldığı eğitimi idrak etmesinde bir sıkıntı var. bu kadar çabuk "sinirlenen", "refleksleri" harekete geçen bir kişinin çelik gibi bir sinir isteyen bir mesleği yapması ne kadar doğru, bunu sormuyorum bile.
ondan sonra türkiye neden otoriteryenleşiyor, türkiye neden polis devleti oluyor.
yönetilmeye, hükmedilmeye bu denli meraklı, hükmedeni aklamaya bu kadar meyilli bir kitle olduğu sürece daha neler olur.
edit: densize densiz demek hakaret olmuş. arkadaşlar, ifade özgürlüğü çift taraflı işleyen bir şey. densiz "saygısız" demektir. birine saygısız demek de hakaret değildir. tribünlere oynamayı bırakalım lütfen. *
bak güzel kardeşim, bu adam polis. halkın güvenliğini sağlamakla sorumlu. acılı bir ananın "oğlumu sen öldürdün" sözü onu tetikliyor, reflekslerini harekete geçiriyorsa ya devletin onu eğitmesinde ya da onun aldığı eğitimi idrak etmesinde bir sıkıntı var. bu kadar çabuk "sinirlenen", "refleksleri" harekete geçen bir kişinin çelik gibi bir sinir isteyen bir mesleği yapması ne kadar doğru, bunu sormuyorum bile.
ondan sonra türkiye neden otoriteryenleşiyor, türkiye neden polis devleti oluyor.
yönetilmeye, hükmedilmeye bu denli meraklı, hükmedeni aklamaya bu kadar meyilli bir kitle olduğu sürece daha neler olur.
edit: densize densiz demek hakaret olmuş. arkadaşlar, ifade özgürlüğü çift taraflı işleyen bir şey. densiz "saygısız" demektir. birine saygısız demek de hakaret değildir. tribünlere oynamayı bırakalım lütfen. *
devamını gör...

