(bkz: döndü durmaz): anneannemin annesinin babaannesiymiş.
devamını gör...

bir ülkenin kendi alışkanlıklarını, ideolojisini veya kültürünü başka ülkelere empoze etmesine denir.
devamını gör...

yemek yerken youtubedan biseyler izlemek.
devamını gör...

çaylakların sevgisini kazanarak kendine bir örgüt kurmak isteyen insandır. çok tehlikelidir. tatlı yüz gösterip kendini sağlama almaktadır.
devamını gör...

en iyi günler de en kötü günler de geçiyormuş..
devamını gör...

merhabalar annemle “azizler” filmini izlediğim için bu başlığı göremedim öncelikle çok özür dilerim.
ben bir robot değilim çünkü annemle film izliyorum.
bu kadar tanımı eli boş olmanın verdiği rahatlıkla yazıyorum.
her konuda bir fikri olan bir garip yazarım varmayın üstüme.
hayırlı geceler dilerim.
ayrıca hoşuma giden başlıktır.
devamını gör...

vay vay sevdin onu
sevmesen ölürdün, sevdin onu öldün
sevmesen ölürdün ama sevdin gene öldün

ezginin günlüğü-yastıklı şarkı
devamını gör...

ön kol volar yüzünün kompartman sendromu sonucu gelişen bir deformitedir.
genellikle 10 yaşın altında çocuklarda görülür.
özellikle suprakondiler humerus kırıklarında görülür ve en sık yaralanan damar a.brachialis'tir.
gelişiminden sonra elde solukluk, ağrı,nabızsızlık mevcuttur.
devamını gör...

kimi ülke ve toplumlarda cenazeyi izlemek ve ölüye ağıt yakmak için parayla tutulan kişi. bu yasçıları gösteren kabartma ve heykeller, ortaçağ batı sanatında da sıklıkla kullanılmıştır.
devamını gör...

gözlem gücüne ve mizahına hayran kaldığım bir yazardır. kuyruklu yıldız altında bir izdivaç romanını komedi oyunu izler gibi okumuştum. konuşmalar canlı,akıcı ve doğal. böyle olunca haliyle o sahneleri okurken sesleri duyuyor gibi oluyorsunuz.

çok uzun zaman önce okumama rağmen şu sahne silinmiyor aklımdan. mahallede kadınların pencerelerden seslenerek birbirleriyle konuşmaları, öyle mi olmuş böyle mi, dünyaya bir kuyruklu yıldız çarpacakmış, ne olacak şeklinde günlük bir telaş içindeki halleri... o mahalledeki bir çocuğun konuşmalara tanıklığını aratmayacak gerçeklikteki son derece başarılı bir betimleme örneğidir.
devamını gör...

cem karaca nın tamirci çırağı adlı şarkısındaki statü ayrımını gözümüze açıkça sokan cümledir, hem klibiyle hem de sözleri hem de o güzel sesiyle iliklerinize kadar da bunu hissettirir. günümüzde de anlayana sıkça kullanılan bir cümledir.
devamını gör...

"ellerim çiçek kokuyor diye beni çiçek koparmakla suçladılar. fakat kimse çiçek dikmiş olabileceğimi düşünmedi."
devamını gör...

dramanın kraliçesidir. tabii siz anneleri tarafından size emanet edilen çocuklara her bakımdan yetersiz gördüğünüz bir kadının annelik etmesine şiddetle karşısınız ama...
devamını gör...

iş ve işçi bulma konusunda bildiğiniz insan pazarının dijitalleşmiş halidir. ne zaman ismi zikredilse aklıma (bkz: kibar feyzo) filmindeki maraba pazarı geliyor. bunun yanı sıra 5 çayına malzeme yapılacak, kim hangi firmayı beğenmiş, kim nereye gidecekmiş veya ünvanını ne diye değiştirmiş gibi dedikodu kaynaklarını da aynı zamanda içinde barındırır.
devamını gör...

uzuuuun yılların verdiği sözlükler tecrübesi ve şu an yapacak daha iyi bir şey bulamamama dayanarak hazırladığım listedir. iş bu liste kimseye bir faydası olmayacak boş beleş bir liste olup bu da dahil bütün genellemeler yanlıştır. sıralama rastgeledir. atladıklarım varsa ekleyebilirsiniz. let's get in to it :

1- standart yazarlar : bunlar standart yazarlar. varlıkları bilinmez. bilinmesi teklif dahi edilemez. kendi yağlarında kavrulup giderler. üzülüyorum ben bunlara.

2- futbol aşıkları : bunların gündemi ekseriyetle futbol olup bir iki entryden sonrası genelde kavga gürültü, küfür şeklinde ilerler. "aşıklık" kısmı ise karşılıklı atışmadan doğan bir edebi tür olup 15. yy'dan bu yana gelişerek günümüze kadar ulaşmıştır.

3- sorunsalcılar : bu grup habire kendisini ve diğer yazarları ikilemde bırakmak, huzursuzluk vermek, gündemden uzaklaştırmak için cia, kgb, fetö ve sayıştay tarafından tutulmuş kişilerden oluşur. bunların yüzünden kendinizi durduk yere "o olursa bu olur ama aslında doğrusu da budur ya!" diye ekrana dalarken bulursunuz.

4- dertleşecek insan veritabanıcılar : bunların tek amacı başka insanların derdine ortak olmak, anasının, bacısının sıkıntısını sormazken, hiç tanımadığı yazar dostlarının çekilmez * dertlerini paylaşmak, mümkünse bunu da karşılıklı birer kahve, bira içerken yapmaktır. ulvi insanlardır.

5- crpitocular : pijama ile portakal soyarken, 20 doları 21 dolar yapınca grafik, analiz, rsi, bollinger yorumları yapan, ertesi gün 21 doları 18 dolara düşünce "skyrim böyle işi kodumun ponzisi" diyen girişimciler sınıfıdır. bir gün çok zengin olacak ve istedikleri zaman 1,5 iskender yiyebileceklerdir.

6- teşhirciler : memeli, bicepsli olup bunu ağzımıza burnumuza sokmak için profil fotosu yoluyla olsun, "seninle şöyle olabilirdik" başlığına emmeli gömmeli sürtünmeli yanmalı gif'ler koymak vasıtası ile olsun libidoya oynayan ve hiç şaşmaz ki kazanan tiplerdir. bunların ağına düşüp de deşifre olan sivilceliler ya da eşinden sıkılmış azgın tekeler ise bir daha iflah olmaz. bu teşhircileri eli şeyinde gizliden takip eden yüzlercesi tarafından ayıplanır ve recm edilirler.

7- cem yılmazlar : bunlar aslında cem yılmaz'dan bile daha komiktir ama o'nun bulduğu fırsatı bulamamıştır. aslında içlerinde cidden komik olanları da vardır ama tabi bir cem yılmaz olmadıkları için malzemeleri kısa sürede tükenir ve o takdirin yarattığı dopamin ile de sağdan soldan entry, konu çalıp iplikleri pazara çıkınca "vay be bi bilmem ne vardı komik adamdı ama fikir hırsızıydı şerefsiz" diye anılırlar.

8- siyasiler : bunlar biraz daha iyi niyetli gruplar olup memleket meselelerine kafa yorup en azından bir şeyler için çabalarlar. ama tabi burası türkiye'dir ve çabalar nafiledir. bu nafile çabanın nihayetinde de işler er geç çığrından çıkar ve tbmm'nin lokal bir sanal versiyonuna dönüşen oturumlar analı bacılı, teröristli hainli şekilde ilerler. sonra meclis tatile girer. ta ki ertesi güne kadar.

9- x+y+c+z'ciler : "dağ evi+şarap+ilik gibi kız/erkek+sınırsız internet+sınırsız gıda" veya "maldivler+10 milyon dolar banka hesabı+ruh eşin+kaynanan" gibi. bildiniz siz işte. bunların olayı hayatı, ilişkileri idealize edip milletin canını sıkmaktır. asla yahut minicik ihtimallerle sahip olunabilecek şeyleri denkleme, formüle dökerek yüzlerce türk gencinin suretini aşk-ı memnu finali izler hale getirip bir zalım tatmini yaşarlar. bunlar da sorunsalcılar ile benzer fraksiyondan olup tabi ki burada da fbi, pantagon, unesco, tema gibi güçlerin parmağı vardır.

10- anketçiler : bu gariplerim de ünv. hayatında "biraz para kazanmak lazım. anketörler aranıyormuş. kolay iş. üç beş de bişiler kazanır günlük harçlığımızı çıkartırız" diye birbirine gaz verip sonra ayak tabanları şişip günün sonunda da ellerine anca gazoz parası sıkıştırılan ama o travmayı bir türlü atlatamayıp işi sanal mecraya taşıyanlardır. "yazarların okul numaraları" gibi hiç bi skyrim'e derman olmayacak versiyonları ile "yoğamına artık!" dedirtecek kadar işsizleri görülmektedir.

11- jenerasyoncular : bunlar aslında insanlık tarihi boyunca var olan tiplerin 2000'lerden itibaren çekişmeyi sanal aleme taşıyan torunlarıdır. "x jenerasyonunun artık çişini tutamaması" veya "z kuşağının kalitesiz emzik kullanması" gibi alttan alttan jeneratif laf sokmaların, karşılıklı gömmenin gırla gittiği başlıklara can veren güruhlardır. baya vizyonsuz tipler olup kendilerini ölümsüz ve hiç 18 yaşında olmamış veya hep 20 yaşında kalacaklarmış gibi düşünmeleri biraz düşük iq belirtisidir.

12- cinsiyetçiler : bunlar da bi gariptir. "kadınların hep x olması" ya da "erkeklerin hep y düşünmesi" gibi gergin çekişmeler içerisindedirler. toplumsal olaylar, kadına şiddet, feminizm gibi konulardan fazla gaza gelip "erkeğine sokayım hepsi aynı bok" ya da "kadın milleti değil mi? hepsi şeytan" gibi yükselmeler yaşarlar. bunların bir yönü de kendi anne ya da babalarını çok sevmeleridir. davalarının elbette arkasındadırlar ama onlar ayrıdır. enterasan.

13- prime time'cılar : bunların olayı da size 85 milyonun istediği zaman tek tuşla açıp izleyebileceği ya da izlediği skik sokuk programların özetini geçmeleridir. "haydar ödül oyununda kafasını yere sürttüğü için hızı yavaşladı. yoksa haydar o turu geçemeyecek bir haydar değildi" veya "cemile'nin menemene nutella koyduğu için elenmesini gerçekten anlayamıyorum. mutfak da bir sanattır ve sanat yenilik gerektirir. bastırchef benim için bitmiştir" gibi.

14- sürekli diğer yazarları eleştiren gereksizler : (bkz: ben)
devamını gör...

m.ö. 1353-1336 yıllları arasında babası ııı. amenhotepten sonra tahta geçen yeni mısır 18. hanedanının mısır firavunu. tahta geçtiği ilk yıllarda adı amenhotep'i akhenaton olarak değiştirdi. geleneksel çok tanrılı mısır dinini yasakladı ve tek tanrılı aten dinini kurdu. mısır'ın başkenti olan teb'i terk ederek bugün tel el amarna olarak bilinen topraklards yeni bir başkent kurmaya karar verdi.

islam dünyası tarafından hz yusuf peygamberin zamanında yaşayan mısır firavunu olduğu iddia edilmektedir.

akhenaton’un tanrısı aton’a yazdığı şiiri

tanrı, uludur, birdir, tektir.
ondan başkası yoktur.
bir tanedir,
o’dur her varlığı yaratan.
bir ruhtur tanrı, görünmeyen bir ruh…
ta başlangıçta vardı tanrı.
tek varlıktı o.
hiçbir şey yokken o vardı.
herşeyi o yarattı…
ezelden beri gelen varlığı,
ebediyete kadar sürecek.
gizlidir tanrı, kimse görmemiştir onu.
insanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman…
devamını gör...

neler olmuş burada.hepinizi seviyorum kıymetli yazar arkadaşlarım.iyi ki tanımışım sizleri.
devamını gör...

on üç kitabı, bir filmi ve bir de dizisi olan güzel mi güzel seri. kitaplarının dokuzunu okumuş, onuncusunda da yarısında bırakmış biri olarak kitapları okumanızı öneririm. en azından onuncu kitaba kadar.

serinin başlangıç kitapları birbiri ile aynı konseptte ilerliyor. evlerinde gerçekleşen bir yangında ailelerini kaybeden üç kardeş en yakın akrabaları olan kont olaf'ın evine yollanıyorlar. olaf'ın ise tek bir amacı var; çocukların servetine konmak. çocuklar ise bundan kurtulmaya çalışırken bir yandan da ailelerinin mensubu oldukları gizli bir örgütten haberdar olmaya başlıyor ve bunun hakkında bilgiler öğreniyorlar.

ilk birkaç kitapta benzediğini söylediğim konsept çocukların ''bakıcı'' değiştirmesi. ve gerçekten de gittikleri evlerde yaşayan kişilerin karakterleri, çevre betimlemeleri vb. kitabı okurken sizi sürüklüyor. birinden diğerine geçerken anlamıyorsunuz kitap değiştirdiğinizi. fakat bir yerden sonra olaylar tek bir döngüde sıkışıyor sanki. kont olaf'tan başka biri gelmez oluyor karşınıza. yarıda bıraktığım için onu da sayarak son üç kitap için yorumda bulunamıyorum ama ilk kitaplar gayet sürükleyici idi benim için.

filmi ve dizisi de oldukça popüler ama bir o kadar da ön planda olmayan yapılar sanki. kitapları severek okuduysanız belki onlara da şans verebilirsiniz.

iyi okumalar ve iyi seyirler.
devamını gör...

geçen gün arkadaşla birlikte, içeriğini bilmeden yanlışlıkla elli kelimelik mektuplar isimli garabeti sinemada izlemek suretiyle* bok varmış gibi* tekrar maruz kaldığımız, türkiye tarihindeki en gereksiz ve en büyük ajitasyona konu olmuş olay.

ki yine bu konuda duymuş olduğum en doğru söz bu rezalet filmin bir repliğiydi:

"siz bu ülkeyi ölü yıkayıcı yobazlara teslim ettiniz."

buyrun size her şeyi açıklayan en kısa söz.

yoğun mide bulantısı üzerine yapılan ikinci tanım: ülkeyi emperyalizmin aç köpeklerine ve onların artıklarıyla beslenen haysiyetsiz leşci* çakallara babasının malını devreder gibi teslim eden bir adet vatan haininin idam edilmesi hadisesi.
devamını gör...

ailenin üzmesini ergenlikle bağdaştıran insanlar çok garip. herkes aile olabiliyormuş gibi, aile ne demek biliyormuş gibi sanki istediğin manikür paranı vermemiş de sitem ediyormuşsun gibi hep aileyi savunan insanlar. herkes aile kurmayı hak etmiyor. çoğu aile iğrenç, içleri iğrenç, cehaletleri iğrenç. doğurduğu insanı eşyası gibi tüm hayatının içine edebileceğini zannediyor.
her aile arasında tartışmalar olur, bunu zaten kabullenmişiz. anne baba olmaktan nasibini alamamış ne demek, nasıl yaşamak bilmeyen insanlar paraya boğsa ne olur. birey olduğunu kabul etmeyen, zorbalayan ailelerin üzmesi üzmekten sayılmıyor galiba.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim