yazarların bugünkü mutluluk sebebi
kar yağması. kocaman kocaman yağıyor şu an. çocuklar gibi şenim.
devamını gör...
kendinle aran nasıl sorunsalı
anlamlı sorulardan biridir.
bu zamanlarda kendimi dinliyorum.şu an ikimize de iyi gelen tek şey.
canım kendim.
bu zamanlarda kendimi dinliyorum.şu an ikimize de iyi gelen tek şey.
canım kendim.
devamını gör...
dedublüman
kayıp bir şeyler
var aramızda
bilmediğim halde ziyadesiyle
kaybolmuş
derin bir hal içindeyim
o kadar kolay değil bu
sakladığın hep bir şeyler var
ellerini kaçır tamam ama
gözlerinde ayrılıklar
o kadar ucuz değil bu
o gün de susmuştun ve yüzünde
bilmediğim bir sen
birikmiş, sanki dert olmuş gibi sana
vazgeçmişsin
o kadar kolay değil bu
sakladığın hep bir şeyler var
ellerini kaçır tamam ama
gözlerinde ayrılıklar
o kadar ucuz değil bu
devamını gör...
185 boyunda zeki kültürlü yakışıklı espri patlatabilen namaz kılan erkek
böyle erkekler namaz kılmaz.
devamını gör...
the 100
içindeki mükemmel seçilmiş sözler,ve ahlak anlayışı hakkındaki fikirleri beni benden aldı. etiğin ne olduğu hakkında insanı sorgulatıyor. kesinlikle izlenmesi tavsiye edilir. sonu biraz üzmüştür ama olsun dizinin çok iyi olduğu gerçeğini değiştirmez.
devamını gör...
cenk’in arka bahçesi
her hikayede olduğu gibi her tanımda da bir giriş- gelişme- sonuç bölümü olur. ha işte giriş- gelişme olsada sakın ola ki bir sonuç beklemeyin cenk'in arka bahçesi’ nden. yok yani, tarzı bu. böyle dağınık bırakmayı seviyor. (swh) şahsen ben bir sonuca bağlanmadan tanımların biteceğine alıştım ve bunu bilerek okuyorum, çok eğleniyorum.
uyarı: ha ayrıca deli deli gülmeye hazır olun okurken.
uyarı: ha ayrıca deli deli gülmeye hazır olun okurken.
devamını gör...
empatinin yitimi
tam adı empatinin yitimi (kayıtsızlık politikası üzerine) olan arno gruen tarafından yazılan kitaptır.
bu kitapla tanışmam caner özyurtlu sayesinde oldu. kendisi ekşi sözlüğün soru cevap videosunda bu kitabı tavsiye etmişti. depresyona girdiği bir zamanda doktoru tavsiye etmiş ve çok memnun kalmış. ona iyi gelmiş.
düşündüm taşındım. lan dedim depresyon benim aşım ekmeğim. sürekli beni rahatsız eden komşum. hemen okuyayım.
üç gün süren bir okumanın ardından kitabı bitirdim. öncelikle kitabı ben çok beğendim. herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
yazar zaten bir psikolog olduğu için kitap içerisinde bol bol örnekler vermiş. empatinin yitirilmesinin nasıl gerçekleştiğini anlatmaya çalışmış. hastalarıyla ve okuduğu alıntılarla çok güzel şekilde kitabını desteklemiş.
yazar gruen aslında hepimizin bildiği şeyleri anlatmayı tercih etmiş. anlattığı şeyleri biliyoruz ama onlarla yüzleşmekten korkuyoruz.
okurken kendimizden parçalar buluyoruz ve bu durum çok canımızı yakıyor.
çocukluğun gelişimde ne kadar büyük yaralar bıraktığına şahit oluyoruz.
yazarın yaptığı analizler gerçek ve sertçe suratımızı tokatlıyor. canım yandı lan.
insan denen canlının dünyaya geldikten sonra anne ve çevresinden öğrendiklerinin ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatmış yazar.
aslında bu durum böyle ama farkında değiliz. aileler hiç değil. kimi aileler bir çocuğa bir zarar veriyorlar ve o çocuk bunu ömrü boyunca sırtında taşıyor. kitapta bahsedilen hastalar bunun en büyük göstergesi. bir olayı anlatıyor ve o olayla ilgili hasta örneği veriyor. şaşırıp kalıyoruz.
ayrıca kurban olmak ve kurban edilmek gibi kavramları da inceliyor. hasta ruhları. hitleri ve gaz odalarını inceliyor analiz ediyor.
beyaz adam ve kızıldereli ilişkisini bile çok güzel analiz ediyor.
birisinin canı yanıyor yandıkça hissetmemeye başlıyor. hissizleşiyor. sonrasında kendi acı çekemediği için başkalarına acı vermeye çalışıyor. acısını bastırıyor. bu kitap tam olarak bunu anlatıyor.
okurken ve düşünürken cidden empati duygumuzu yitirdiğimizi anladım. o yüzden herkesin okuyup dersler çıkarması gerekiyor. tavsiye ederim.
aşağı merak edenler için kitapta anlatılan başlıkları yazacağım.
önsöz: insan olmanın anlamını sorgulamak
kurbanlar ve suçlular meselesi
çocukluk döneminin ve çocuk oluşun tarihine dair
kimliğimiz
dil, bilinç ve sağ ve sol beyin yarımküreleri
yabancılaşmış beden
korku ve kimlik yitimi
kayıtsızlık fenomeni
narsisizm ve kimlik
saldırganla özdeşleşme uygarlığımızın temeli
ahlak ve insanlık
sevgiyi inkar temel suçtur
ilişki ve bağlılık aynı şeyler değildir
idealler, idealleştirmeler ve bunların politik sonuçları
karl marx
çocuklarımız ve tersine dönüş
hakikat kötülüğe dönüşüyor, yalan ise iyiliğe
bilim ve ilkellik
bizim korkumuz
ilker insanların korkusundan farklıdır
tarihsel bilincimiz
terrence despres ve hayatta kalanlar:
var olmamak ve onur hayatta kalmayı sağlıyor
insan olmak ve şizofreni üzerine bir değerlendirme
var olmama mücadelesi
hastalar kendilerini koruyor
hastanın büyülü zenginliği
yaşamın anlamı ve içimizdeki şiddetin temeli olarak kurban durumunda olma
sevgi olmayan sevgi ve kimlik olmayan kimlik toplum için sonuçları
tarih nedir ? ne yapılmalı?
not: yukarıda yazdıklarım başlıklardır. alt başlıkları üşendiğim için yazmadım. zaten yazarların merak edeceğini düşünerek ekledim. merak edenlerin merakını giderecektir.
sevdiğim alıntıları ekleyip tanımı sonlandırıyorum.
çocuklar kendilerini bedensel ve ruhsal olarak çaresiz hissediyorlar, kişilikleri daha düşünce düzeyinde bile protesto edecek kadar sağlamlaşmamış oluyor, yetişkinlerin ezici gücü ve otoritesi onları dilsizleştiriyor, hatta çoğunlukla zihinlerini köreltiyor. ancak aynı korku doruk noktasına ulaştığında çocuğu otomatik olarak saldırganın iradesine boyun eğmeye, onun bütün isteklerini tahmin etmeye ve yerine getirmeye, kendini tamamen unutmaya ve saldırganla tümüyle özdeşleşmeye zorluyor
bir insanın öğrenmek için mümkün olduğunca az hata yapması gerektiğini düşünürüz. bu yanlış varsayım çocuklarımızın oynayarak öğrenme olanağını ortadan kaldırır. eğer bir çocuk keşif gezilerine çıkamıyorsa, algılama
yeteneğini de geliştiremeyecektir
düşmanlar bizi kendi yaralanmışlığımızı görmekten uzak tutarlar. insan başkalarını cezalandırabildiği, aşağıla-
yabildiği, hatta yok edebildiği sürece kendi kendisiyle yüzleşmek zorunda kalmaz.
bu kitapla tanışmam caner özyurtlu sayesinde oldu. kendisi ekşi sözlüğün soru cevap videosunda bu kitabı tavsiye etmişti. depresyona girdiği bir zamanda doktoru tavsiye etmiş ve çok memnun kalmış. ona iyi gelmiş.
düşündüm taşındım. lan dedim depresyon benim aşım ekmeğim. sürekli beni rahatsız eden komşum. hemen okuyayım.
üç gün süren bir okumanın ardından kitabı bitirdim. öncelikle kitabı ben çok beğendim. herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.
yazar zaten bir psikolog olduğu için kitap içerisinde bol bol örnekler vermiş. empatinin yitirilmesinin nasıl gerçekleştiğini anlatmaya çalışmış. hastalarıyla ve okuduğu alıntılarla çok güzel şekilde kitabını desteklemiş.
yazar gruen aslında hepimizin bildiği şeyleri anlatmayı tercih etmiş. anlattığı şeyleri biliyoruz ama onlarla yüzleşmekten korkuyoruz.
okurken kendimizden parçalar buluyoruz ve bu durum çok canımızı yakıyor.
çocukluğun gelişimde ne kadar büyük yaralar bıraktığına şahit oluyoruz.
yazarın yaptığı analizler gerçek ve sertçe suratımızı tokatlıyor. canım yandı lan.
insan denen canlının dünyaya geldikten sonra anne ve çevresinden öğrendiklerinin ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatmış yazar.
aslında bu durum böyle ama farkında değiliz. aileler hiç değil. kimi aileler bir çocuğa bir zarar veriyorlar ve o çocuk bunu ömrü boyunca sırtında taşıyor. kitapta bahsedilen hastalar bunun en büyük göstergesi. bir olayı anlatıyor ve o olayla ilgili hasta örneği veriyor. şaşırıp kalıyoruz.
ayrıca kurban olmak ve kurban edilmek gibi kavramları da inceliyor. hasta ruhları. hitleri ve gaz odalarını inceliyor analiz ediyor.
beyaz adam ve kızıldereli ilişkisini bile çok güzel analiz ediyor.
birisinin canı yanıyor yandıkça hissetmemeye başlıyor. hissizleşiyor. sonrasında kendi acı çekemediği için başkalarına acı vermeye çalışıyor. acısını bastırıyor. bu kitap tam olarak bunu anlatıyor.
okurken ve düşünürken cidden empati duygumuzu yitirdiğimizi anladım. o yüzden herkesin okuyup dersler çıkarması gerekiyor. tavsiye ederim.
aşağı merak edenler için kitapta anlatılan başlıkları yazacağım.
önsöz: insan olmanın anlamını sorgulamak
kurbanlar ve suçlular meselesi
çocukluk döneminin ve çocuk oluşun tarihine dair
kimliğimiz
dil, bilinç ve sağ ve sol beyin yarımküreleri
yabancılaşmış beden
korku ve kimlik yitimi
kayıtsızlık fenomeni
narsisizm ve kimlik
saldırganla özdeşleşme uygarlığımızın temeli
ahlak ve insanlık
sevgiyi inkar temel suçtur
ilişki ve bağlılık aynı şeyler değildir
idealler, idealleştirmeler ve bunların politik sonuçları
karl marx
çocuklarımız ve tersine dönüş
hakikat kötülüğe dönüşüyor, yalan ise iyiliğe
bilim ve ilkellik
bizim korkumuz
ilker insanların korkusundan farklıdır
tarihsel bilincimiz
terrence despres ve hayatta kalanlar:
var olmamak ve onur hayatta kalmayı sağlıyor
insan olmak ve şizofreni üzerine bir değerlendirme
var olmama mücadelesi
hastalar kendilerini koruyor
hastanın büyülü zenginliği
yaşamın anlamı ve içimizdeki şiddetin temeli olarak kurban durumunda olma
sevgi olmayan sevgi ve kimlik olmayan kimlik toplum için sonuçları
tarih nedir ? ne yapılmalı?
not: yukarıda yazdıklarım başlıklardır. alt başlıkları üşendiğim için yazmadım. zaten yazarların merak edeceğini düşünerek ekledim. merak edenlerin merakını giderecektir.
sevdiğim alıntıları ekleyip tanımı sonlandırıyorum.
çocuklar kendilerini bedensel ve ruhsal olarak çaresiz hissediyorlar, kişilikleri daha düşünce düzeyinde bile protesto edecek kadar sağlamlaşmamış oluyor, yetişkinlerin ezici gücü ve otoritesi onları dilsizleştiriyor, hatta çoğunlukla zihinlerini köreltiyor. ancak aynı korku doruk noktasına ulaştığında çocuğu otomatik olarak saldırganın iradesine boyun eğmeye, onun bütün isteklerini tahmin etmeye ve yerine getirmeye, kendini tamamen unutmaya ve saldırganla tümüyle özdeşleşmeye zorluyor
bir insanın öğrenmek için mümkün olduğunca az hata yapması gerektiğini düşünürüz. bu yanlış varsayım çocuklarımızın oynayarak öğrenme olanağını ortadan kaldırır. eğer bir çocuk keşif gezilerine çıkamıyorsa, algılama
yeteneğini de geliştiremeyecektir
düşmanlar bizi kendi yaralanmışlığımızı görmekten uzak tutarlar. insan başkalarını cezalandırabildiği, aşağıla-
yabildiği, hatta yok edebildiği sürece kendi kendisiyle yüzleşmek zorunda kalmaz.
devamını gör...
kahve içmek isteyeceğiniz ünlüler
hayatta olsaydı barış manço olurdu benim için cevap. o müzik kültürünün üstüne o kadar dünya gezmişliği, konuşacak şeyi bitmezdi sanırım.
devamını gör...
kedi sahipleri için ideal süpürge
elektrik süpürgesi tavsiyem yok ancak, kedileri balık eti ağırlıklı mamalarla besleyip 2 günde 1 tararsanız çok büyük oranda kıl dökme azalır, bilginiz olsun.
devamını gör...
islam’da kadının yeri
yani kitaplarına göre gerektiğinde kadınlar dövülebiliyor. siz düşünün gerisini.
devamını gör...
kabak tatlısı
balkabağının, özellikle hatay yöresinde, sönmemiş kireçte bekletildikten sonra bol şırada kaynatılmasıyla yapılan tatlı.
devamını gör...
ideal bir cümlede olması gerekenler
3 yaşında bir çocuğun anlayabileği netlik ve muhatabına göre yakınlık bildiren kelimeler.
devamını gör...
camdaki kız
doğduğun ev kaderindir, masumlar apartmanı, kırmızı oda'daki pek çok yaşam öyküsü ile aylardır bir terapi odasının anahtar deliğinden bakar gibiyiz.
camdaki kız da bu kervanın son üyesi olarak yerini aldı. 15 dk kadar izledim ve benim için sıkıcı ve rahatsız edici.
bekaret ve iffet kavramları ile kafayı bozmuş tiplere gerçekten ihtiyaç olduğunu sanmıyorum. bu ülkenin bazı yerlerinde bakire değil diye öldürülen, yaralanan, sokaklara atılan kadınların hepsine özür borçlular, bu kadar kör gözüm parmağına konuyu işledikleri için.
bu tarz dizilere prim vererek 3. sayfa haberlerine yeni malzemeler çıkarmak doğru değil. o yüzden ben burada ayrılıyorum. daha fazla dayanamayacağım.
camdaki kız da bu kervanın son üyesi olarak yerini aldı. 15 dk kadar izledim ve benim için sıkıcı ve rahatsız edici.
bekaret ve iffet kavramları ile kafayı bozmuş tiplere gerçekten ihtiyaç olduğunu sanmıyorum. bu ülkenin bazı yerlerinde bakire değil diye öldürülen, yaralanan, sokaklara atılan kadınların hepsine özür borçlular, bu kadar kör gözüm parmağına konuyu işledikleri için.
bu tarz dizilere prim vererek 3. sayfa haberlerine yeni malzemeler çıkarmak doğru değil. o yüzden ben burada ayrılıyorum. daha fazla dayanamayacağım.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının oy vermiyor olması
kafa sözlüğe hoş geldin dediğim haklı serzeniş. geldiğimden beri bunun hakkında yazdım başlıklar açtım ama hala aynı. hayır 300 kişi online tamam diyorum yazmıyorlar da hiç mi oylamaz insan? sonra bu 300 kişi gerçekten var mı o an deyince kabahat bende oluyor.
devamını gör...
hayatın yarışmaya dönmesi
insanlar iş bulma yarısında malum ihtiyaçlar için değil hayatta kalmak için yaşıyoruz
devamını gör...
görünmez heykelin 150 bin liraya satılması
çok kârlı bir ticarettir. hem kara para aklanır hem de ünlü olunur.
devamını gör...


/origin-imgresizer.eurosport.com/2011/08/23/751810-21082951-2560-1440.jpg)
