fal bakan sözlük yazarları
fal olur, yıldız haritası olur nasıl yaptıklarını anlatsınlar istiyorum. bir de hayrına bana bakıverin.
devamını gör...
bir yere ait olmadığınızı hissettiren detaylar
benim de hayatın belli zamanlarında hissettiğim son derece üzücü, iç burkucu detaylardır. tam olarak oradasın ama oralı değilsin, onlardan değilsin, onlar gibi hissetmiyorsun durumu. mesela üç kişiyken muhabbetin sürekli diğer ikisi arasında geçmesi, birine kendinizi aratıp hemen kalkma isteği uyandırır.
yahut bir memur çocuğuysanız ve yerlisi olmadığınız bir yere göç etmişseniz, ne kadar vakit geçirirseniz geçirin daima şunu hissettirecek bir şey oluyor: ben buralı değilim, bunlar hep bundan. haklı olduğunuz halde haksız görülmeniz, gereksiz kayrılmanız ve daha bir sürü şey sayılabilir.
mesleğimle alakalı olmayıp ilgi duyduğum bir alanla ilgili eğitim, kurs vb giderken de zaman zaman hissetmişliğim olmuştu bunu. yani birçoğu o mevzuyla alakalı derinlemesine birkaç şey biliyor ama seninki bir merak henüz yüzeysel şeyler muhabbetini açsan biz bunları geçtik diyecekleri şeyler. bu durumda da ben burda napıyorum diye hissetmişliğim birkaç defa olmuştu.
velhasılı önemsiz gibi görünebilir ancak insanı özellikle içinde bulunduğu o anda hissettirdikleriyle felfena eden detaylardır. lütfen birbirimizi bu duruma düşürmeyelim*
yahut bir memur çocuğuysanız ve yerlisi olmadığınız bir yere göç etmişseniz, ne kadar vakit geçirirseniz geçirin daima şunu hissettirecek bir şey oluyor: ben buralı değilim, bunlar hep bundan. haklı olduğunuz halde haksız görülmeniz, gereksiz kayrılmanız ve daha bir sürü şey sayılabilir.
mesleğimle alakalı olmayıp ilgi duyduğum bir alanla ilgili eğitim, kurs vb giderken de zaman zaman hissetmişliğim olmuştu bunu. yani birçoğu o mevzuyla alakalı derinlemesine birkaç şey biliyor ama seninki bir merak henüz yüzeysel şeyler muhabbetini açsan biz bunları geçtik diyecekleri şeyler. bu durumda da ben burda napıyorum diye hissetmişliğim birkaç defa olmuştu.
velhasılı önemsiz gibi görünebilir ancak insanı özellikle içinde bulunduğu o anda hissettirdikleriyle felfena eden detaylardır. lütfen birbirimizi bu duruma düşürmeyelim*
devamını gör...
gece 11'de çay demleten meseleler
babanın istemesi?
devamını gör...
2. abdülhamit'in burnu
bizi hep bu sansür mahvetti.. ha bir de özgüveni olmayan hasmetmaaplar..
devamını gör...
kız çocuk istemeyen erkek
cahil insan söylemi. muhtemelen kız çocuğu içinde eşini suçluyordur. ayrıca bu gibi durumlarda her seferinde kız çocuğu olur. dördüncü çocuktan sonra pes ederler.
devamını gör...
kimsenin takmadığı bir sözlükte kimsenin takmadığı bir yazar olmak
sözlük alemine yeni arkadaşların kafasına taktığı konulardan biridir; "yazdıklarımızı kimse okumuyor, o halde yazmanın da bir anlamı yok" meselesi. ben yaklaşık 12 senedir sözlüklerde yazar oldum, yazdım, çizdim, okudum, okundum, uzun uzun tartıştım, alkışlar aldım, davetler aldım, küfürler yedim. bugün geldiğim noktada çıkarımım, hiç fark etmediğidir.
esasında kimse kimsenin umurunda değildir. ilk önce bilmemiz gereken acı kural budur ve hayatımızın her döneminde, özellikle karar vermemiz gereken dönemlerde mutlaka adamakıllı ele almamız gerekir. sizin bir yerde konuştuğunuz şeylerden, karşınızdaki kendi yaşantısıyla ne kadarını bağdaştırabiliyorsa, ne kadar içselleştirebiliyorsa ya da o anda ne duymak istiyorsa o kadarını alır. sonra o konuda sizinle bir tartışma içine girer ve bu tartışma, eğer siz bir konuda yazarken ya da konuşurken o konuyla alakalı birikiminizle yazmışsanız, konuşmuşsanız genellikle kısır bir tartışma olur, nadiren insanlar birbirinin ufkunu açan sohbetler yapar. zaten öbür türlü bir boka yaramayan asalak bir yazarsınızdır ve kimse sizinle tartışmayacaktır.
beğeni, favori gibi şeyler kişinin kendisini değerlendirmesi açısından önemlidir. unutmamamız gereken şey ise, sözlükler, hayata dair konular hakkında düşünmemizi sağlayan yerlerdir. bazı yazarlardan bir şeyler öğreniriz, bazen kendi düşüncelerimizi yazıp okur, tutarsızlıkları buluruz. yavaş yavaş yontarız kendimizi, nerelerde uçlardaymışız, nerelerde gerideymişiz, yıllar geçerken bakakalmışmıyız öylece. üç beş paragraf yıkar geçer düşünce dünyanı, "yavan yaşamışız, çok yavan, yazık etmişiz" dersin kendine.
sözlüğü günlük gibi kullanmanızı tavsiye ederim. kendi izinizi takip edin, kime kızgınsanız dökün içinizi, kime ne söyleyemediyseniz, formata uydurup saçın etrafa. okuyan olursa, bir insan bir insana nasıl böyle kızabilir, bir insan bir insanı nasıl böyle sevebilir desinler. sonraları dönüp bakın, "ne toymuşum ya hu, amma da abartmışım, gençliğimin heyecanı varmış, biraz da aptalmışım" deyin. yaş geçtikçe insan nasıl duruluyormuş, hayat nasıl zalim yüzünü gösterip adam ediyormuş insanı gözlerinizle görün. bu yaşam sizin, tek kalıcı şahidi sizsiniz.
esasında kimse kimsenin umurunda değildir. ilk önce bilmemiz gereken acı kural budur ve hayatımızın her döneminde, özellikle karar vermemiz gereken dönemlerde mutlaka adamakıllı ele almamız gerekir. sizin bir yerde konuştuğunuz şeylerden, karşınızdaki kendi yaşantısıyla ne kadarını bağdaştırabiliyorsa, ne kadar içselleştirebiliyorsa ya da o anda ne duymak istiyorsa o kadarını alır. sonra o konuda sizinle bir tartışma içine girer ve bu tartışma, eğer siz bir konuda yazarken ya da konuşurken o konuyla alakalı birikiminizle yazmışsanız, konuşmuşsanız genellikle kısır bir tartışma olur, nadiren insanlar birbirinin ufkunu açan sohbetler yapar. zaten öbür türlü bir boka yaramayan asalak bir yazarsınızdır ve kimse sizinle tartışmayacaktır.
beğeni, favori gibi şeyler kişinin kendisini değerlendirmesi açısından önemlidir. unutmamamız gereken şey ise, sözlükler, hayata dair konular hakkında düşünmemizi sağlayan yerlerdir. bazı yazarlardan bir şeyler öğreniriz, bazen kendi düşüncelerimizi yazıp okur, tutarsızlıkları buluruz. yavaş yavaş yontarız kendimizi, nerelerde uçlardaymışız, nerelerde gerideymişiz, yıllar geçerken bakakalmışmıyız öylece. üç beş paragraf yıkar geçer düşünce dünyanı, "yavan yaşamışız, çok yavan, yazık etmişiz" dersin kendine.
sözlüğü günlük gibi kullanmanızı tavsiye ederim. kendi izinizi takip edin, kime kızgınsanız dökün içinizi, kime ne söyleyemediyseniz, formata uydurup saçın etrafa. okuyan olursa, bir insan bir insana nasıl böyle kızabilir, bir insan bir insanı nasıl böyle sevebilir desinler. sonraları dönüp bakın, "ne toymuşum ya hu, amma da abartmışım, gençliğimin heyecanı varmış, biraz da aptalmışım" deyin. yaş geçtikçe insan nasıl duruluyormuş, hayat nasıl zalim yüzünü gösterip adam ediyormuş insanı gözlerinizle görün. bu yaşam sizin, tek kalıcı şahidi sizsiniz.
devamını gör...
stanislaw lem
polonya nın yetiştirdiği şahane yazar. yazdığı felsefi bilimkurgu eserleriyle kendi ekolünü yaratmıştır. komedi tarzında başlayan eserleri beklenmedik yerlerinde yaptığı tespitlerle insanı derin düşüncelere daldırır. en bilinen eseri andrei tarkovski tarafında sinemaya aktarılan solaris tir. (bkz: solaris)
devamını gör...
nazım hikmet ran
bir fotoğrafa
"karşımdasın işte...
bana bakmadan da oradasın,
görüyorum seni.
ah benim sevdasında bencil,
yüreğinde sağlam sevdiğim.
kalbime gömdüm sözlerimi,
ceset torbası oldu yüreğim.
tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım
o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki
takip edemedim.
ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi..."
mavi gözlü dev benim en sevdiğim şairlerdendir. yüreğime işleyen birçok sözü, dizesi vardır. bu şiiri de benim gibi özleyince hemen fotoğraflara sarılanlara.
çok kadın sevmiştir belki evet ama onun gibi şairler zaten hep aşka aşık değiller midir?
hatta bir hikaye vardır. "senin adını kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım piraye" diyen nazım hikmet'in kol saatinin kayışında vera yazmaktadır. ama tabii bu mavi gözlü dev'in sevdasının az olduğunu göstermez asla, ben buradan onun aşka aşık bir adam olduğu fikrine kapılıyorum. hem öyle olmasaydı bu kadar güzel şiirler bırakabilir miydi bize.
"karşımdasın işte...
bana bakmadan da oradasın,
görüyorum seni.
ah benim sevdasında bencil,
yüreğinde sağlam sevdiğim.
kalbime gömdüm sözlerimi,
ceset torbası oldu yüreğim.
tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım
o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki
takip edemedim.
ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi..."
mavi gözlü dev benim en sevdiğim şairlerdendir. yüreğime işleyen birçok sözü, dizesi vardır. bu şiiri de benim gibi özleyince hemen fotoğraflara sarılanlara.
çok kadın sevmiştir belki evet ama onun gibi şairler zaten hep aşka aşık değiller midir?
hatta bir hikaye vardır. "senin adını kol saatimin kayışına tırnağımla kazıdım piraye" diyen nazım hikmet'in kol saatinin kayışında vera yazmaktadır. ama tabii bu mavi gözlü dev'in sevdasının az olduğunu göstermez asla, ben buradan onun aşka aşık bir adam olduğu fikrine kapılıyorum. hem öyle olmasaydı bu kadar güzel şiirler bırakabilir miydi bize.
devamını gör...
fahrettin altun'un tweet'lerini rt'leyen hesaplar
fake hesaplar günahtır.
devamını gör...
yaşlılık
rahmetli dedemin vakt-i zamanında, "ne yap et, sakın yaşlanma!" diyerek nasihat ettiğidir.
devamını gör...
çayın anlamsız bir içecek olması
ne olmasını bekliyordun sayın yazar içince ölümsüzlük mü versin? çay işte.
devamını gör...
az bilinen görgü kuralları
otobüste yaşlı birine yer vermeyen kişiye baskı yapılmamalıdır.
devamını gör...
lucifer (yazar)
48 saat süre ile cezalandırılmıştır.
devamını gör...
boris johnson
kısmen osmanlı kanı taşıyan ingiltere başbakanı. ingiliz halkına sürü bağışıklığı tavsiyesi veriyordu. ama verdiği akılların hayrını kendisi göremedi ve koronavirüsten yoğun bakımda yattı.
yoğun bakım öncesi sokakta tek ve korumasız dolaştığı videolar internette paylaşılmış. yanına gelenlerle özçekim yaptıktan sonra direğe bağladığı velespitine atlayıp pedalı çevirdiği gibi gidiyordu.
yoğun bakım öncesi sokakta tek ve korumasız dolaştığı videolar internette paylaşılmış. yanına gelenlerle özçekim yaptıktan sonra direğe bağladığı velespitine atlayıp pedalı çevirdiği gibi gidiyordu.
devamını gör...
sen hiç ateşböceği gördün mü
* sen hiç ateş böceği gördün mü
+ hayır, görmedim.
- göremezsin, göstermiyorlar ki. herkes de göremez zaten.
+ anlamadım?
- kıymetini bil. anlasaydın yalnızlık çekerdin.
devamını gör...
geceye nazım hikmet'ten bir şiir bırak
"seninle konuşabilecek kadar heybetli değildi belki kelimelerim
ama senin ruhunu yerinden sallayacak kadar derindi hislerim."
ama senin ruhunu yerinden sallayacak kadar derindi hislerim."
devamını gör...
yoldaş bizi pavyona götür
başlığı görünce gülmekten alamadım kendimi. yoldaş benjamin fraklin’den beklentiler gün geçtikçe artıyor. korkarım ki yakında son model araba, lüx villa isteyenlerde çıkacak. tek başına yoldaş bu işin üstesinden gelemez. elimizi taşın altına koyalım, yoldaş’ımıza destek verelim.
devamını gör...
celladına aşık olmuşsa bir millet
"celladına aşık olmuşsa bir millet,
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet."
bu dörtlük sanılanın aksine ömer hayyam'a ait değildir. söz yusuf şahin ceritli'ye aitmiş.
buradan
ister ezan ister çan dinlet.
itiraz etmiyorsa sürü gibi illet,
müstehaktır ona her türlü zillet."
bu dörtlük sanılanın aksine ömer hayyam'a ait değildir. söz yusuf şahin ceritli'ye aitmiş.
buradan
devamını gör...
yeni kelime öğreniyorum
''güzeşte''zaman bakımından geçmiş, geride kalmış demek ve çoğulu ''güzeştegân'' geçmiş olanlar anlamındadır. farsça bir kelimedir.
devamını gör...
