eşyaları elden geçirmek, kıyafet ayakkabı takı herşeyi eledim, attım, bugün yine yapıyorum, ve bitmiyor ya, kıyamayıp geriye koyduğunuz şeyler, bir dahaki elemede atılıyor, her seferinde yine çıkıyor birşeyler..

ertelediğim tasarımlarım var, malzemesi alınmış bekleyen, onları çıkardım, hasır, bambu, kağıt, 80 tane işe başlamışım, benim bekleyen iş listesine karantinalar yetmez.. herkesin evde olduğunu bilmek de enteresanmış, bir tuhaf, normalde de az çıkıyorum dışarı ama, bu farklı, sanki daha güzel.
devamını gör...

güney afrika cumhuriyeti'nde uzun yıllar yaşadım ve gördüğüm kadarıyla ırkçılığa uğradığı için, etnik köken farkından dolayı, solu savunanlara pek güvenilmez. dün eziliyoruz diyenler, güç ellerine geçince solu sağı karıştırıyorlar. o yüzden (istisnalar kaideyi bozmaz), (genelleme yapmak saçmadır) etnik, dini, mezhebi azınlıkların savundukları şeyler değil, güç sahibi olduklarında yaptıkları işler önemlidir.
devamını gör...

başkurdistan tatarı bir arkadaşım var, şimdi kanadaya iltica etti. adamın dediğine göre bizim yanlışımız, onlara sizde bizim gibi türksünüz dememizmiş. aynı atadan geldik siz başkurd o özbek ben türk deseler olacak ama hepiniz türksünüz deyince adamlar hadi be diyorlarmış. galiba bizimkiler biraz ağır abi usulü takılmışlar ama geri tepmiş.
devamını gör...

kelime anlamıyla bir insanın başka bir insanın malı olmasıdır. mezopotamya’da, antik mısır’da, antik yunan’da, roma’da, islam öncesi iran, orta asya ve anadolu’da yaşayan kavimlerde kölelik doğal kabul edilirmiş. aynı zamanda orta çağ bitene kadar, batı'nın ayrılmaz bir parçasıydı. hatta bu uğurda nice kanlar döküldü.

evet belki köle deyince aklımıza ilk gelen aşağıda da resmini verdiğim o olgu belki yok ya da varsa da çok az ama sizce de kölelik olgusu modern kölelik olgusuna evrilmiş olamaz mı ve artarak devam ediyor olamaz mı?

aşağıdaki resim amerikan fotoğrafçı jack delano tarafından amerika'nın georgia eyaletinde bir köleyi gösteriyor.. bir tablo gibi ama gerçek.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlığı okur okumaz mırıldanmaya başladım.nilüfer’in sevdiğim parçalarındandır.
devamını gör...

an itibarı ile akış'taki yerinden kaldırılması ile üzen başlıktır. ne kadar destek olamasam da destek olacak kişiler artık ulaşmakta güçlük çekecekler*
devamını gör...

(bkz: şaka maka kelimesinin artık bayması)
devamını gör...

buradan


hidrobiyolog levent artüz, marmara denizi'nin yüzeyini kaplayarak endişeye neden olan müsilajına (deniz salyası) ilişkin olarak yaptığı açıklamada, "bu münferit bir olay değil, bir zincir, bir sonuç. bundan sonra da böyle anomaliler göreceğiz. marmara denizi 1989 yılında öldü. gördüğümüz, bir cesedin çürümesidir" dedi.
devamını gör...

okula 1. sınıfa başlamamla öğrendiğim zengin ve köklü dildir.
devamını gör...

çoklukla düşünülen ancak yapılamayan. belki bir godot gelmez mi ki umudu. biraz da korku. bilinmeyen yere gidişin, acının korkusu. yaşamak illa hayattan keyif almak değil işte, sadece yeni şeyler yapmaktan o kadar uzak kalmak ki, intihara bile cesaret edememek esas olay. biz kimiz de intihar edeceğiz, o insanlar ki -intihar edenler, kutlu insanlardır.
devamını gör...

zeze
devamını gör...

okuyucunun içinde bazarov nihilizminden parçalar bulabileceği turgenyev romanı. karakter yaratmakta oldukça ehil bir yazar olan turgenyev bazarov gibi hafızalarda uzun süre yer edecek nitelikte bir karakteri bizlere sunuyor. kitabın isminde babalar ve oğulları arasında kuşak çatışması anlatılıyor hissine kapılınsa da içerikte turgenyev daha çok oğullarını destekleyen ve onlara büyük sevgi besleyen baba figürleri oluşturmuş. romantizm ile nihilizmin karşılaştırması kitap boyunca ustaca işlenmiş. bazarov romantizmi açıkça küçümsüyor, geleneklerden, prensiplerden nefret ediyor. kitapta asıl fikir çatışması gelenekselliğin temsilcisi pavel petroviç ile yenilikçiliğin temsilcisi bazarov arasında yaşanıyor. romantizm ile geçen askerlik hayatı olan pavel petroviç ile bilime adanmış hayata sahip olan nihilist bazarov'un mücadelesi üzerinden bu iki akımın karşılaştırılması kitap boyunca devam ediyor.
devamını gör...

--- alıntı ---

"kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim. canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim. gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim. her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim. düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim. ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim. sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim. tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim. bencil olduğun için vazgeçtim. bunlardan sadece bir tanesi senden vazgecmem için yeterli değildi çünkü sevgim yüceydi. ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım. bu yüzden ben de senden vazgeçtim.
frida kahlo"

--- alıntı ---
devamını gör...

(bkz: #128milyardolarnerede) (bkz: 128 milyar dolar)

detaylı arama kısmına 128 milyar dolar yazarsanız envai çeşit başlık karşınıza çıkacaktır.

(bkz: aramaya inanmak)
devamını gör...

din felsefesinde kötülük problemine verilen addır. teodise kavramı, grekçe theous ve dike kelimelerinin birleşmesinden oluşur. theous tanrı, dike ise adalet anlamına gelir. kötülük kavramı ile mutlak iyi olan tanrı'yı bağdaştırma çabasıdır. kötülük olgusuna karşı tanrı'yı, tanrı'nın adaletini ve haklılığını savunmaktır. "tanrı savunusu" olarak adlandırılır.

teodise kavramını ilk kullanan kişi teist düşünür leibniz'dir. leibniz, 'bu alem, mümkün alemler arasında en iyisidir. her türlü kötülüğe rağmen ilahi adalet, alemde tecelli etmiştir' der. bu kavramı sistemleştiren kişi ise helenistik felsefenin önemli düşünürlerinden biri olan epikür'dür. augustine, gazâlî, ibn sînâ, farabi gibi düşünürler de teodiseyi savunurlar. farabi, 'aslolan hayır ve nizamdır.' şeklinde ifade ederken ibn sînâ ise 'iyilik metafiğiziği' kavramıyla açıklar ve der ki, 'kötülüğün şeylere duhülü sadece arizidir. bu da tabii kötülüktür.'

kötülüğü 3 kategoride incelerler:
1. ahlaki kötülük: insan iradesiyle kötülüktür. adam öldürme, yalan söyleme...
2. doğal/fiziksel kötülük: insandan kaynaklanmayan ama etkileyen kötülüktür. deprem, salgın hastalık...
3. metafizik kötülük: bunu leibniz eklemiştir. varlığın aslen yetkin olmayışı, yani eksik yaratmasıdır.

çeşitli teodiseler / kötülük problemlerine çözüm önerileri:
iyilik metafiziği: kötülüğün varlığını inkar eder. asıl olan iyiliktir, kötülük arizidir.
iyimserci teodise: her türlü kötülüğe rağmen ilahi adalet her tarafı kuşatmaktadır. gazâlî: "mevcut dünya mümkün dünyaların en iyisidir."
özgür irade: tanrı'nın varlığı ve kötülük bir arada olabilir. savunucusu alvin plantinga'dır.
ruhsal olgunlaşma / nefs eğitimi: insanın kendini gerçekleştirmesi için kötülük gereklidir. savunucusu john hick'tir.
süreç teorisi: tanrı, gücü sınırlı değişken bir varlıktır. kötülüğü ortadan kaldırmaması gücünün sınırlılığındandır.
devamını gör...

ya yazmayayım bu başlığa, ekmek vermeyeyim bu söylemi gündeme getirenlere diyordum ama dayanamıyorum artık. hakaretler gırla, homofobiklik övünç kaynağı olmuş, duyarlı insanlar "sjw" diye etiketlenmiş, politik duruşları yüzünden bazı kişiler faşistçe yaftalanmış.

muhalif hareketi asıl baltalayan kişiler bu söylemi ağızlarına pelesenk etmiş olanlardır. lgbti+ topluluğundan bir kişinin protestoda olması kimseyi rahatsız etmemeli, homofobikler haricinde. gökkuşağı bayrağı hepimizin altında toplanabileceği bir bayrak, bu kadar korkmayın. ayrıca hdp'li tayfa kısmına gelirsek de, birilerinin halay çekerek protesto etmesi sizi neden kudurtuyor anlayamıyorum. sorun ne burada; herkes kendi kimliğiyle, kendi fikirleriyle, kendi duruşlarıyla orada. iktidarın ekmeğine yağ sürüyor, o yüzden rahatsız oluyoruz diyorsunuz ya, bu bir yalan, kendinizi kandırıyorsunuz. sizler de o rahatsız olanlardan olduğunuz için iktidara hak veriyorsunuz bu konularda. dışlamak istiyorsunuz onları, görmezden gelmek istiyorsunuz. ne yazık ki nefretiniz sevginizden büyük, acıyorum halinize.

ayrıca burada protesto yok şöyle olmalıdır, yok böyle olmalıdır diye ahkam kesenlerin kaçının gördüğü haksızlıklar karşılığında bir protestoya katıldığını merak ediyorum. tanımadığınız bir insanın hakkını savunmak için biber gazı yediniz mi? portakal gazı kullanan polislerle karşı karşıya geldiniz mi? hedef alınarak plastik mermiyle vurulan masum bir insanı gördünüz mü? şunu anlamıyorsunuz, birleşmemiz gereken şey insanlık, sadece insanlık. bu kadar.
devamını gör...

profesyonel kahve demleyicilere* sorduğunuzda kahvenin demlenmesine etki eden 15-20 parametre olduğunu söyleyecektir. bu rehber amatör ruhla oluşturulmuş, amatörlere hitap eden bir yaklaşımda olacaktır.

kahve 101 başlıyor.

1. kahve seçimi
en önemli konudur. bu konuyu tabii ki damak zevkiniz belirler. herkesin kahve zevkine kimseler karışamaz. amma lakin ki öyle değildir.* zincir kahvecilerin* kahvesini beğenebilirsiniz. "işte kahve budur." diyebilirsiniz. daha iyisini içene kadar en iyisi bu diyebilirsiniz. içtiğimiz şey gerçekten kahve midir?

zincir kahvecilerde kahve tüketimi çok fazla olduğundan ve tüm şubelere dağıtıldığından, süreçlerin uzaması kahvenin bayatlamasına neden olabileceği düşünüldüğü için kahve çekirdekleri aşırı şekilde kavrulur. bu kavrulma kahvenin bütün aromasını alır götür. kömür gibi kahve olmaz. olmamalı. kahve rengi diye bir renk var. bu rengi göremezsiniz. ayrıca kullanılan kahve çekirdeklerinin çok kaliteli olduğunu söyleyemeyiz.

çare: 3. nesil kahveciler. kimileri 3. dalga kahveciler der. son zamanlarda sayılarının çok fazla arttığını söylersek yanlış olmaz.
(bkz: 3. nesil kahvecilik)

2. kahveyi öğütme
ikinci önemli konumuz.
kahve demleme tekniğine göre öğütülmesi elzemdir. french press için öğütülmüş kahve moka pot'ta kullanmanız önerilmez. öğütücünüz yoksa kahveyi aldığınız yere demleme metoduna göre öğütülmüş olarak alabilirsiniz. unutmayın, kahveyi öğüterek aldığınızda o kahveyi maksimum 2 hafta içinde tüketmeniz önerilir. çünkü öğütülmüş kahve daha hızlı şekilde bayatlar.

3. su profili
ph değeri 7 olanı uygundur. su ne çok sert ne de çok yumuşak olmalıdır. ne diyorsun sen değişik diyenler için musluk suyu kullanmayın yeter. içme suyu ile demlemek gerekiyor.
ayrıca demleme sıcaklığı olarak 92-96 derece arasında olmasına dikkat etmek gerekiyor. bilmemiz gereken şey kahve kaynar suyla demlenmez. herkesin evinde dereceli su ısıtıcısı olmayabilir. kaynamış olan suyu 1 ila 1,5 dakika arasında bekletin. 95 derecelere inecektir. şimdi demlemeye hazırız.

4.demleme metodu
kahve demlemenin iki çeşidi vardır.
immersiyon kısaca sıvıya daldırmak diyebiliriz. örneğin; french press, aeropress.
filtrasyon bir filtreden geçirilerek yapılır örneğin; v60, chemex

demleme metodlarını hafiften serte doğru şu şekilde sıralayabiliriz.

(bkz: chemex)
(bkz: sifon)
(bkz: v60)
(bkz: aeropress)
(bkz: french press)
(bkz: moka pot)
(bkz: espresso)
(bkz: ibrik)

yukarıdaki sıralamaya göre, chemex ile ne kadar berrak ve aromatik tatlar alabilirken ibrik ile de daha gövdeli ve bulanık(telveli) olacaktır.

benim favori demleme metodum v60. ayrıca chemex'e karşı boş olmadığımı belirtmem lazım. kendisini seviyoruz.

şimdi de biraz filtrelerden bahsedelim.

üç çeşit filtre tipi vardır. filtre kağıdı, bez filtre ve metalik filtre
filtre kağıdı en çok kullanılandır. doğal ve beyazlatılmış şekilde bulunabilir. tat vermeme açısından beyazlatılmış kağıt tavsiye edilir. benim kimyasalla işim olmaz, ben doğal severim diyenler kağıdı iyi bir şekilde yıkaması gereklidir. kağıt kokusu ve tadı kahveye geçiyor.

5. kahve su oranı
en bilindik oran her 1 gram kahveye karşılık 16 gram su eklemek. elbette bu oranı sizin damak zevkiniz belirleyecektir. 15 g. ile 17 g. arasında denemeler yapabilirsiniz ya da bu rakamların dışına çıkabilirsiniz. her deneme için not tutmak bir sonraki denemeniz için referans oluşturacaktır.

olmazsa olmazımız: hassas tartı

6. demleme süresi
her demleme metodunun kendine ait bir süresi vardır. bu sürelere bağlı kalmaya çalışın. sürelerin çok üzerine çıkılırsa over-extraction(fazla demlenmiş) olur. alacağınız tat bitter diye tabir edebileceğimiz acı ya da yanık bir tat olacaktır.
sürelerin altında kalırsa under-extraction (az demlenmiş) olacaktır. tatlı aromaları alamadığınız daha çok ekşi bir tat olacaktır.

chemex - 3,5 dk ile 4 dk arasında
sifon - 1,5 dk
v60 - 2,5 dk ile 3 dk arasında
aeropress - 1,5 dk
french press - 4 dk
moka pot - 1 dk
ibrik - 1 dk

demleme sürelerine bağlı kalınırsa kahveden alınması gereken aromaları alır ve mükemmel tadı yakalayabilirsiniz.

not: demleme esnasında su akışını daha iyi kontrol edebilmek için kaz boyunlu demlik olması önerilir. (bkz: gooseneck kettle)

olmazsa olmazımız: kronometre ve kaz boyunlu demlik

burada kısaca değinmeye çalıştığım maddeleri demleme metodlarınıza uygulayarak, deneme yanılma ile damak zevkinize uygun sonucu bulabilirsiniz.
bunun yanında kahve ekipmanlarınızı sadece su ile temizlemeniz önerilir. bulaşık makinesinde yıkamamak ya da bulaşık deterjanı kullanmamak iyi olacaktır.

afiyet olsun.

neredeyse unutuyordum editi:

7. sevginizi katın
kahveye sevginizi katarak demlemeyi unutmayın.* kahveyi içmekten ziyade içirmek daha keyifli hale geliyor. sevdiklerinize demliyorsanız verdiği haz tarif edilemez.
devamını gör...

kısmetse döner.
devamını gör...

toplumsal bir karakter düşüklüğünün sözlükteki yansıması olarak tanımlanabilecek eylem.

bir insanın hiçbir konuda bilgisi olmayabilir. yetişme şartları, çevresi, akademik eğitim almamış olması gibi bazı durumlar buna izin vermemiştir, olabilir. bu kınanacak, ayıplanacak bir şey değil. fakat hiçbir konuda fikri olmayan bir insan düşünmek mümkün değil.

mesela aşk hakkında kendinize ait, doğru ya da yanlış oluşu tartışılamayacak öznel bir fikriniz olur mutlaka. buna sahip olmak için aşk yaşamış olmanız gerekmez. etrafınızda yaşanan ya da bahsedilen aşklardan bile birtakım sonuçlara varabilirsiniz. bu yüzden herhangi bir yerde birkaç satır bir şey karalarken, kendi fikrinizi yazmanız yeter de artar. ille de sayfalar dolusu makale benzeri yazılar yazmanıza gerek yok. okumuyor çoğu kişi zaten, kendimden biliyorum *

yani demek istiyorum ki, çalıntı yapmak için geçerli bir neden yok. en azından bana göre yok. beğenilme isteğinin kişide hastalığa dönüştüğünü farz edeyim. zaten burada kendi fikirlerini derli toplu cümlelerle anlatabilen insanlar kırıyor beğenilme rekorlarını. yani yine başkasından alıp kendinize aitmiş gibi buraya yazmanıza gerek yok. kendinize ait olan şey zaten değerli.

kendinize ve fikirlerinize güvenin. sözlük okurlarının büyük kısmı, duygusuz bilgi içeriklerinden çok insanların kendi başından geçenleri anlattığı, yaşanmışlıklarla dolu yazıları okumaktan hoşlanıyor. eğer amacınız beğenilmekse iştegitmeniz gereken yol tam da bu olmalı. tamamen estetikli olup "ben güzelim" öz güveniyle etrafta dolanan kişiler genelde alay konusu olur. doğal, ama kendine güvenen insanlar ise her zaman bir adım öndedir. tanımlarımızı da bu bakış açısıyla yazarsak, başımıza dert almaktan da, laf işitip rencide olmaktan da kaçınmış oluruz.

son olarak;

başlarda sözlük için bir teşvik olarak yapılmış olan ve yazarları da iyi kötü ortama alıştıran puan tablosu olayı sanki yavaş yavaş miadını dolduruyor gibime geliyor. bazı insanların kendilerini bir yarış atı gibi bu olaya adayabileceği gerçeği var karşımızda. asla herhangi bir ismi hedef alıp söylemiyorum, yanlış olmasın. fakat gerçek hayat üzerinden düşünürsek, nasıl ki bir iş yerinde yükselme hırsıyla başkalarının omuzlarına, kafasına basmakta bir beis görmeyen insanlar var, aynı insanlar sözlüklerde de olabilir. bu durumda basılacak omuz ve kafa, diğer yazarların tanımları olur. bunun da uzun vadede sözlüğe faydası değil zararı olur.
devamını gör...

(bkz: nasıl aseksüel oldum)
*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim