animasyon film önerileri
(bkz: over the hedge)
kış uykusuna yatan ayının yiyeceklerini çalan tilki, tilkiye yiyeceklerini geri getirmesi için dolunaya kadar* mühlet veren ayı, aynı tilkinin ayının yiyeceklerini yerine koyabilmek için orman halkını kandırması, ormanın yarısının insanlar tarafından yok edilip ev yapılması... güzel film ama izleyin.
kış uykusuna yatan ayının yiyeceklerini çalan tilki, tilkiye yiyeceklerini geri getirmesi için dolunaya kadar* mühlet veren ayı, aynı tilkinin ayının yiyeceklerini yerine koyabilmek için orman halkını kandırması, ormanın yarısının insanlar tarafından yok edilip ev yapılması... güzel film ama izleyin.
devamını gör...
klasik
'klasik',her zaman her yerde varlığını sürdürebilen , anlamındadır.bu eserler zamanla eskimez, değerlerinde azalma olmaz,hatta aksine zaman onların değerine değer katar.
devamını gör...
güne bir alıntı bırak
benim beklediğim aşk başka!” dedi. “o, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. sevmek ve hoşlanmak başka, istemek, bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka... aşk bence bu istemektir. mukavemet edilmez bir istemek!”
devamını gör...
binlerce iyi yazar varken zweig kafka ve sabahattin ali diye tutturmak
sadece kitap-kahve ikilisinin fotoğrafını çekmek için satışı artan kitaplar var bu ülkede.
devamını gör...
sarıl bana
bir (bkz: metin altıok) şiiridir.
bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anıların kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana.
bu yaşıma geldim içimde bir çocuk hala
sevgiler bekliyor sürekli senden.
insanın bir yanı nedense hep eksik
ve o eksiği tamamlayayım derken,
var olan aşınıyor zamanla.
anamın bıraktığı yerden sarıl bana.
anıların kar topluyor inceden,
bir yorgan gibi geçmişimin üstüne.
ama yine de unutuş değil bu,
sızlatıyor sensizliği tersine.
senin kim olduğunu bile bilmezken.
sevgiden caydığım yerde darıl bana.
devamını gör...
bakire kadınla evlenmek isteyen erkek
vay anasını yaa. ne güzel değil mi kim kiminle belli olmasın. herkes yeni yuvasına bir sürü yaşanmışlık ve gönül kırıklığı götürsün. çok güzel değil mi? mümkünse bir de karnında bebesiyle gelsin.
arkadaşlar kadın olsun erkek olsun kimse eşi olacak kişinin başkalarının yatağından kalkıp sizin yatağınıza gelmesini istemez diye düşünüyorum. o yüzden herkes nefsine sahip olsun.
arkadaşlar kadın olsun erkek olsun kimse eşi olacak kişinin başkalarının yatağından kalkıp sizin yatağınıza gelmesini istemez diye düşünüyorum. o yüzden herkes nefsine sahip olsun.
devamını gör...
boş insanla dolu dolu insanla boş muhabbet yapmamak
açacağın başlığa küfür edememek.
devamını gör...
insan acıyı seviyor mu sorunsalı
maalesef evet.
insan acıyı nefretle sever.
acı ki nefret edilen, acı ki sahiplenilen.
acı ki uzaklaşmak istenen, acı ki dibine inilen.
insan acıyı nefretle sever.
acı ki nefret edilen, acı ki sahiplenilen.
acı ki uzaklaşmak istenen, acı ki dibine inilen.
devamını gör...
atmosfer
insan solunumu için oksijen önemli bir gaz olsa da atmosferin çoğunluğu azot gazından oluşur.
devamını gör...
çocuklarla girilen komik diyaloglar
+ *: gözünü kapat baba
- kapattım kızım.
+ şimdi aç.
önümde her katı farklı renk olan oyun hamurları duruyor.
+ sana pasta yaptıııım.
- oooo çok sevindim neli bu pasta.
+ çilekli, kivili, muzlu, patatesli.
- kızım patatesli pasta olmaz ki.
+ sağlıklı olsun diye patatesli yaptım.
oturup yedik artık.
- kapattım kızım.
+ şimdi aç.
önümde her katı farklı renk olan oyun hamurları duruyor.
+ sana pasta yaptıııım.
- oooo çok sevindim neli bu pasta.
+ çilekli, kivili, muzlu, patatesli.
- kızım patatesli pasta olmaz ki.
+ sağlıklı olsun diye patatesli yaptım.
oturup yedik artık.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının karalama defteri
sokaklar, dar sokaklar neden sizden kurtulup caddelere çıkamıyorum. dön dolaş aynı darlık, aynı kaldırımlar, aynı elektrik telleri. tozlar, toz bulutları sarıyor etrafı. ayaklarıma kara sular indiriyor bu toz bulutları. azıcık yürüyerek nasıl da birbirinden farklı yerler görüyorum öyle. bir bakmışım kalabalıklar, bir bakmışım kocaman boşluklar insanlar arasında, bir bakmışım koca koca bloklar, bir bakmışım ahşap evler, bir bakmışım kagir evler. başım dönmeye başlıyor artık.
bir dakika, bir ara çok mutluydum, bu mutluluğumun sebebi neydi acaba? tabi ya o vardı. işte bu yüzden çok mutluydum. oh be tekrar keyiflendim. sonra o gülümsemeleri içimi nasıl da ısıtmıştı. caddelere çıkmam lazım. ancak oralarda bir otel bulabilirim. evet olacak bu sefer.
babam ne kadar da üzgündü yola çıktığımda. bu üzüntüsünün büyük bir kısmının para için olduğundan eminim, küçük bir kısmının bile benden ayrı yaşamaktan kaynaklandığını bir bilebilsem, işte o kadarcık önemseme bile bana sevinç katabilirdi. ama olsun buradan da bir miktar yardım edebilirim ona.
kendimi bildim bileli arada bir gelen, bu içimin sıkıntısından ne zaman tamamen kurtulacaktım acaba. elimde olmayan şeyler için bile duyduğum pişmanlıklar nedendi. kendimi böylesine üzmemim sebebi, beni sevmediğim için miydi? peki neden önemsiyordum kendimi. sevmesem bu kadar önemser miydim acaba?
valizler elimde külçeye döndü sanki. ah hayallerimi içine koyduğum valizler. söyleyin fazla mı geldi hayallerim size. başım dönüyor, tozlar içime içime giriyor, allah’tan havanın griliği tanıdık geliyor. ah, yeşil gözlerin nasıl da parıldıyor. nasıl da beni benden alıp, hülyalara daldırıyor. bu koku nereden geliyor, midem bulanıyor. yollar biraz genişlemeye başladı galiba. kollarım kopacak artık. ah yine mi bilincim kaymaya başlıyor. işte tam zamanında bir pansiyon buldum. bu nasıl oldu da, yine sığınağa rastladım. o eski ve rahatsız edici yatakta yatmak istemiyorum. ama başka şansım da yok, yorgunluktan bayılmak, kokudan kusmak üzereyim.
bir dakika, bir ara çok mutluydum, bu mutluluğumun sebebi neydi acaba? tabi ya o vardı. işte bu yüzden çok mutluydum. oh be tekrar keyiflendim. sonra o gülümsemeleri içimi nasıl da ısıtmıştı. caddelere çıkmam lazım. ancak oralarda bir otel bulabilirim. evet olacak bu sefer.
babam ne kadar da üzgündü yola çıktığımda. bu üzüntüsünün büyük bir kısmının para için olduğundan eminim, küçük bir kısmının bile benden ayrı yaşamaktan kaynaklandığını bir bilebilsem, işte o kadarcık önemseme bile bana sevinç katabilirdi. ama olsun buradan da bir miktar yardım edebilirim ona.
kendimi bildim bileli arada bir gelen, bu içimin sıkıntısından ne zaman tamamen kurtulacaktım acaba. elimde olmayan şeyler için bile duyduğum pişmanlıklar nedendi. kendimi böylesine üzmemim sebebi, beni sevmediğim için miydi? peki neden önemsiyordum kendimi. sevmesem bu kadar önemser miydim acaba?
valizler elimde külçeye döndü sanki. ah hayallerimi içine koyduğum valizler. söyleyin fazla mı geldi hayallerim size. başım dönüyor, tozlar içime içime giriyor, allah’tan havanın griliği tanıdık geliyor. ah, yeşil gözlerin nasıl da parıldıyor. nasıl da beni benden alıp, hülyalara daldırıyor. bu koku nereden geliyor, midem bulanıyor. yollar biraz genişlemeye başladı galiba. kollarım kopacak artık. ah yine mi bilincim kaymaya başlıyor. işte tam zamanında bir pansiyon buldum. bu nasıl oldu da, yine sığınağa rastladım. o eski ve rahatsız edici yatakta yatmak istemiyorum. ama başka şansım da yok, yorgunluktan bayılmak, kokudan kusmak üzereyim.
devamını gör...
six feet under
gelmiş geçmiş en iyi dizi olabilir mi bilemem ama insanı ve varoluşunu bu kadar gerçekçi ve derin bir şekilde anlatan bir esere dostoyevski romanları dışında rastlamamışımdır gerçekten her detayına kadar tam bir sanat eseri üzerine uzun uzun düşünerek sindirilerek izlenmeli tempolu heyecan dolu yapımları sevenlere kesinlikle uygun bir dizi değil.
"demek istediğim, yalnızca bir hayatın var. tanrı yok, kurallar yok, değer yargıları yok; kendi yarattıkların hariç. ve bir kere bittiyse, bitti işte. sonsuza dek rüyasız uyku. öyleyse, hala buradayken neden mutlu olmuyorsun? gerçekten, neden?"
nate: "bu fotoğraflar çekildiğinden bu güne kadar bir sürü berbat şey yaşandı, biliyorsun. çok fazla. şimdi önümde bir 40 sene daha düşününce..."
nathaniel sr.: "o 40, çok daha çabuk geçecek. sen farkına bile varmadan bitecek."
nate: " 'zaman sen eğlenirken uçup gider' ha?"
nathaniel sr.: "hayır. zaman, sen eğlenirmiş gibi yaparken uçup gider. zaman, sen brenda'yı ve o çok istediği bebeği seviyormuş gibi yaparken uçup gider. insanlar 'aşk' dediğinde, ne kastettiklerini biliyormuş gibi davranırken uçup gider. yüzleş evlat; dünya'da iki tip insan var: sen ve diğerleri. ve bu ikisi asla bir araya gelmeyecek."
"demek istediğim, yalnızca bir hayatın var. tanrı yok, kurallar yok, değer yargıları yok; kendi yarattıkların hariç. ve bir kere bittiyse, bitti işte. sonsuza dek rüyasız uyku. öyleyse, hala buradayken neden mutlu olmuyorsun? gerçekten, neden?"
nate: "bu fotoğraflar çekildiğinden bu güne kadar bir sürü berbat şey yaşandı, biliyorsun. çok fazla. şimdi önümde bir 40 sene daha düşününce..."
nathaniel sr.: "o 40, çok daha çabuk geçecek. sen farkına bile varmadan bitecek."
nate: " 'zaman sen eğlenirken uçup gider' ha?"
nathaniel sr.: "hayır. zaman, sen eğlenirmiş gibi yaparken uçup gider. zaman, sen brenda'yı ve o çok istediği bebeği seviyormuş gibi yaparken uçup gider. insanlar 'aşk' dediğinde, ne kastettiklerini biliyormuş gibi davranırken uçup gider. yüzleş evlat; dünya'da iki tip insan var: sen ve diğerleri. ve bu ikisi asla bir araya gelmeyecek."
devamını gör...
kedi
tekiri evde rahat durmaz illa bir fırlamalık yapar.
devamını gör...
kadınları sevişmeye ikna etmenin sevişmekten daha keyifli olması
devamını gör...
en iyi arkadaş
sizi olduğunuz gibi sever, hatalarınızla birlikte.
ego yapmaz, o aramadı ben de aramayayım demez.
en önemlisi kafanız fena uyuşur o arkadaşla.
sabahlara kadar muhabbet edersiniz de
anlamazsınız güneşin nasıl doğduğunu
iyi ki varsın en iyi arkadaşım!
ego yapmaz, o aramadı ben de aramayayım demez.
en önemlisi kafanız fena uyuşur o arkadaşla.
sabahlara kadar muhabbet edersiniz de
anlamazsınız güneşin nasıl doğduğunu
iyi ki varsın en iyi arkadaşım!
devamını gör...
düğünlerden nefret etme sebepleri
akraba denen kusmukların iğrenç suratlarını görüp berbat seslerini duymak.
devamını gör...



