ilk yoğurt nasıl mayalandı sorusu
sütün içine nohut düşürülmüş olabilir, bilemiyorum.
devamını gör...
telefonda bir şey gösterirken telefonu kendi eline alan tip
meraklı maydonoz grubuna girerler genelde.
devamını gör...
hz. ali
hz. muhammed'in övgüyle bahsettiği sahabelerden biri. aynı zamanda dört halifenin sonuncusudur.
devamını gör...
türklerin şaman inancının günümüze etkileri
1-seyahata veya yolculuğa çıkan birisinin ardından su dökmek.
2-cami avlusunda veya türbe tekke gibi yerde mum yakmak. (hem şamanizm hem hırıstiyan inanşı )
3-ağaçlara bez çaput bağlama alışkanlıkları
4-tahtaya üç kez vurulması
5-kurşun dökmek (nazar vs gibi kötülükleri kovmak için)
6-loğusa kadınların kırmızı yazma veya kurdele şerit bağlaması (al basması denir. anadolu da bundan korunmak için. orta asya da albız basması denir)
7-kırk sayısı inancı. kırk gün kırk gece, kırk kulaç, kırk haremiler, kırk katır mı kırk satır mı, ölüye kırk okutmak, çocukların doğumundan kırk gün sonra kırklamak, yeni gelinin kırkının çıkması, musa peygamberin turda kır gün kırk gece kalması, kırk yiğitler vs.
8- ölen kişilerinden saygın sayılabileceklerin mezarlarını ziyaret edip mum yakmak. bir şeyler bırakmak, el yüz sürmek, bazı dünyevi istek ve taleplerde bulunmak. (türbe, tekke yatır vs.)
9-köpek ulumalarını hayra yormamak. bunun kötü bir haberin ve olayın zuhur edeceğine inanmak.(anadolu da çok uluyan köpekleri vururlar)
10-türklerde camilerin kubbeli yapılması adeti de gök tanrı inancı olan şamanizm den intikal etmiştir.
11-nazar. islamiyet'te de nazar ayetlerde yer almasına rağmen nazar boncuğu, deve boncuğu, göz boncuğu takılması yoktur.
12-avsunlanmak. tabiatta bulunan zararlı bazı sürüngenlerin zararlarından etkilenmemek için yapılan bir nevi tılsım.
13-kilim halı ve giyilen örgü ve dokumalarda yılan akrep çıyan kunduz gibi zararlı ve yabani hayvan figürleri kullanmak
2-cami avlusunda veya türbe tekke gibi yerde mum yakmak. (hem şamanizm hem hırıstiyan inanşı )
3-ağaçlara bez çaput bağlama alışkanlıkları
4-tahtaya üç kez vurulması
5-kurşun dökmek (nazar vs gibi kötülükleri kovmak için)
6-loğusa kadınların kırmızı yazma veya kurdele şerit bağlaması (al basması denir. anadolu da bundan korunmak için. orta asya da albız basması denir)
7-kırk sayısı inancı. kırk gün kırk gece, kırk kulaç, kırk haremiler, kırk katır mı kırk satır mı, ölüye kırk okutmak, çocukların doğumundan kırk gün sonra kırklamak, yeni gelinin kırkının çıkması, musa peygamberin turda kır gün kırk gece kalması, kırk yiğitler vs.
8- ölen kişilerinden saygın sayılabileceklerin mezarlarını ziyaret edip mum yakmak. bir şeyler bırakmak, el yüz sürmek, bazı dünyevi istek ve taleplerde bulunmak. (türbe, tekke yatır vs.)
9-köpek ulumalarını hayra yormamak. bunun kötü bir haberin ve olayın zuhur edeceğine inanmak.(anadolu da çok uluyan köpekleri vururlar)
10-türklerde camilerin kubbeli yapılması adeti de gök tanrı inancı olan şamanizm den intikal etmiştir.
11-nazar. islamiyet'te de nazar ayetlerde yer almasına rağmen nazar boncuğu, deve boncuğu, göz boncuğu takılması yoktur.
12-avsunlanmak. tabiatta bulunan zararlı bazı sürüngenlerin zararlarından etkilenmemek için yapılan bir nevi tılsım.
13-kilim halı ve giyilen örgü ve dokumalarda yılan akrep çıyan kunduz gibi zararlı ve yabani hayvan figürleri kullanmak
devamını gör...
göz zevkini bozan durumlar
fırçalanmayan diş tek geçerim.
devamını gör...
babası tarafından zincirlenen 6 yaşındaki çocuğun ölmesi
eğitimsiz insanların kısırlaştırılması gerektiği savımı doğrulayan bir olaydır.
devamını gör...
kısa saç batağı
10 senedir içinde bulunduğum batak. bir kere kestirince hep kestiresiniz geliyor. öyle bi şey işte.
devamını gör...
sevdiğiniz şarkıdan en sevdiğiniz söz
aldırma söylenen o sözlere
sen dağıt etrafa mis kokunu
umudu, sevgiyi, özlemlerini ve hasretleri
devamını gör...
ateizm eşiğindeki gençlere tavsiyeler
eşikten atlayın.
'inançlarınızı kalıplaştırmayın. şuna ya da buna inanmak ya da inanmamak zorundayım gibi. ben birçok şuna ya da buna aynı anda inanıyorum bazen de inanmıyorum. illa bir tercih mi yapmalıyım? *' şeklinde tavsiyede bulunup uzaklaştığım başlık.
'inançlarınızı kalıplaştırmayın. şuna ya da buna inanmak ya da inanmamak zorundayım gibi. ben birçok şuna ya da buna aynı anda inanıyorum bazen de inanmıyorum. illa bir tercih mi yapmalıyım? *' şeklinde tavsiyede bulunup uzaklaştığım başlık.
devamını gör...
büyük harf içeren entry girmek
allahin yardimi ile yapilabilecek eylemdir
devamını gör...
alerjik rinit
nisan aylarında mevsimsel olarak ortaya çıkan polenlerden oluşan bahar alerjisinin tıbbi anlamdaki ismi. halk arasında saman nezlesi de deniyor.
devamını gör...
kadınların tartışmalarda mantıklı argümanlar sunmaması
cinsiyetçi, aşağılayıcı, ötekileştirici başlık açanların neden böyle olması.
devamını gör...
duşta iki elini duvara yaslayıp suyun altında seksi olmak
devamını gör...
bahşılı sefiri
bomboş bir yazar. tek amacının her şeye sallayarak dikkat çekmek olduğunu düşünmüyor değilim.
devamını gör...
gözünüzü kapattığınızda aklınıza gelen şey
iki gün önce sözlükte bir yazarın kaybıyla ilgili bir tanımını okumuş, epey etkilenmiştim. o an düşündüm aslında aynı şeyi yaşasam ne olurdu diye, aklımdan geçirmek bile çok güçtü. bazı cümleleri, sözcükleri yeniden yeniden okudum. sonra dün sabah o güzel arkadaşımın, aylar önce kucağıma ilk aldığımda bedeni bir kedi kadarken tanıştığım güzel dostumun cansız vücudunu buldum. gözümü her kapadığımda hala hayattaymış gibi uzandığı görüntüsünün tekrar tekrar fotoğrafı çekiliyor zihnimde. kedi tırmalamasın diye koruduğum canlıyı bir insanın kötü niyetinden, kirli zihniyetinden koruyamadım. bu kadar kötü olunabileceğini hesaba katmadım çünkü. gözümü her kapattığımda onu kıpırtısız gördüğüm an ve ona dair anılar var. kucağıma atlayıp kafasını bana yaslayarak sevmemi beklediği anlar var. eşlik ettiği adımlar, onunla oynadığımız oyunlar var. yani, o hayat dolu candan geride artık sadece anılar ve birkaç kare fotoğraf var.
devamını gör...
korku
her korku kaybetme korkusudur. olmekten korkan insan, hayatini kaybetmekten korkar; fakir kalmaktan korkan insan, sahip oldugu hayat kosullarini kaybetmekten korkar; yalniz kalmaktan korkan insan, etrafindaki insanlari kaybetmekten ve etrafindaki insanlarin ona sagladiklarini kaybetmekten korkar... bu durum insanin devamli korku icinde yasamasina neden olur. ne zaman ki insan, sahip oldugunu zannettigi hicbir seye aslinda sahip olmadigi ve her seyin gelip gecici oldugunu anladigi vakit, bu korkularindan kurtulur.
ancak, gunumuz dunyasinda, bu hic kolay degil cunku kapitalist toplumlarda, insan kim oldugu degil, sahip oldugu seylerle tanimlaniyor. insan, ne kadar cok seye sahipse kendini o kadar gercek hissediyor. bu sahip olma durumu insan iliskilerini bile enfekte etmis durumda. insan, arkadasina, sevgilisine sahibiymis gibi davraniyor. sanki, bir insan alip kaybedilebilecek bir esyaymis gibi. bundan mutevellit, modern insanin hayati korkmak ile geciyor. insan sadece ekonomik anlamda degil sosyal anlamda da kaybetmekten korkuyor. insan, hayatina giren her seyi sahip oldugu bir seymis gibi gormenin yani sira kaybedebilecegi bir sey olarak da goruyor. bu yuzden, insan bir taraftan kaybedebilecegi seyler icin korkarken, bir taraftan da kaybettigi seyler icin ofke duyuyor. bu da insanin, devamli korku ve ofke icinde yasayan bir varliga donusmesine yol aciyor.
ancak, gunumuz dunyasinda, bu hic kolay degil cunku kapitalist toplumlarda, insan kim oldugu degil, sahip oldugu seylerle tanimlaniyor. insan, ne kadar cok seye sahipse kendini o kadar gercek hissediyor. bu sahip olma durumu insan iliskilerini bile enfekte etmis durumda. insan, arkadasina, sevgilisine sahibiymis gibi davraniyor. sanki, bir insan alip kaybedilebilecek bir esyaymis gibi. bundan mutevellit, modern insanin hayati korkmak ile geciyor. insan sadece ekonomik anlamda degil sosyal anlamda da kaybetmekten korkuyor. insan, hayatina giren her seyi sahip oldugu bir seymis gibi gormenin yani sira kaybedebilecegi bir sey olarak da goruyor. bu yuzden, insan bir taraftan kaybedebilecegi seyler icin korkarken, bir taraftan da kaybettigi seyler icin ofke duyuyor. bu da insanin, devamli korku ve ofke icinde yasayan bir varliga donusmesine yol aciyor.
devamını gör...
eski sevgilinin yeni sevgilisine söylemek istediğiniz şey
sevgilin sandığın kişi değil, şuan tahminimce her şey toz pembedir *, hevesini alınca seni yok görmeye başlayacak, sen de ben yanlış bir şey mi yaptım diye kendine kızacaksın. boşuna kendini üzeceksin. kaç kurtar kendini.
umarım seni yara bandı olarak kullanmıyordur...
umarım seni yara bandı olarak kullanmıyordur...
devamını gör...
dil polisi
her ortamda vardır bunlar. hani öyle dili çok iyi bildiklerinden değildir çoğu zaman. ancak lise grameri ve diliyle konuşurlar. galatı meşhur desen bilmezler. ağızlarında çürütemedikleri tek sakız de da bağlacıdır. türk dilinin kaç harfi vardır, hangi harfler hangi dilin ve kültürün etkisiyle yerleşmiştir haberi yoktur. x veya w ile yazılan bir kelime varsa küplere binerler, yabancı sözlere tahammülü yoktur. hatalı bu diye bas bas bağırırken hata sözcüğünün arapça kökeninden habersizdir.
ama olsun yine de onlar ye kürküm yecilerdir. içerik nedir ki şeklin yanında onlara göre.
verecek bilgisi yoktur, sözlerinin yarısı yanlış, yarısı eksiktir ama olsun o "ki" bağlacına abanmıştır
mantıklı argüman sunamaz, eşek gibi anırır ama olsun "veya" bağlacı doğru yazılmıştır.
türkçeyi anasından değil sıraları kırık dökük okulda öğrenen kürdü, arabı, es kaza memlekete gelmiş afganı faslıyı kuantum fiziğinde dahi olsa bile dinlemez, hala türkçe konuşamamakla suçlar, aşağılar, telaffuzuna takılır . iş sadece "coook güzelll " diyen ingilize, fransıza, almana geldi mi gururundan geçilmez. hele bu dillerde bir türkçe kelime bulursa keyfinden yanına yaklaşılmaz.
kendi milletinden biri es kaza ingizlice kullanırsa ortalık yıkılır. ne dilin nasıl öğrenildiğinden, nasıl geliştiğinden haberi vardır ne de umursar. çifte standarttaki standardın kökenine bakmadan çifter çifter atar.
bunlar en çok içeriklerini beğenmedikleri başlıklardan sonra ortaya çıkar. söyleyecek sözü yoktur ama ona göre türkçe biliyordur. noktası, virgülü vardır küfrederken .
ben gramer bilmem çok fazla. hayatta öğrenememişimdir de, da, ki , hede , bödö bağlaçlarını nasıl yazacağımı. küfrederken noktalama kullanmam zaten. onun yerine bilgi ve kelime biriktirdim hayatım boyunca derdimi anlatabilmek için. hayatta sadece bir ünlem olmanın ötesine gidemeyecek dil polisini takmam. çünkü cümle yoksa ünlem anlamsızdır. ünlem ancak cümlenin sonuna geldiğinde anlam kazanır.
ama olsun yine de onlar ye kürküm yecilerdir. içerik nedir ki şeklin yanında onlara göre.
verecek bilgisi yoktur, sözlerinin yarısı yanlış, yarısı eksiktir ama olsun o "ki" bağlacına abanmıştır
mantıklı argüman sunamaz, eşek gibi anırır ama olsun "veya" bağlacı doğru yazılmıştır.
türkçeyi anasından değil sıraları kırık dökük okulda öğrenen kürdü, arabı, es kaza memlekete gelmiş afganı faslıyı kuantum fiziğinde dahi olsa bile dinlemez, hala türkçe konuşamamakla suçlar, aşağılar, telaffuzuna takılır . iş sadece "coook güzelll " diyen ingilize, fransıza, almana geldi mi gururundan geçilmez. hele bu dillerde bir türkçe kelime bulursa keyfinden yanına yaklaşılmaz.
kendi milletinden biri es kaza ingizlice kullanırsa ortalık yıkılır. ne dilin nasıl öğrenildiğinden, nasıl geliştiğinden haberi vardır ne de umursar. çifte standarttaki standardın kökenine bakmadan çifter çifter atar.
bunlar en çok içeriklerini beğenmedikleri başlıklardan sonra ortaya çıkar. söyleyecek sözü yoktur ama ona göre türkçe biliyordur. noktası, virgülü vardır küfrederken .
ben gramer bilmem çok fazla. hayatta öğrenememişimdir de, da, ki , hede , bödö bağlaçlarını nasıl yazacağımı. küfrederken noktalama kullanmam zaten. onun yerine bilgi ve kelime biriktirdim hayatım boyunca derdimi anlatabilmek için. hayatta sadece bir ünlem olmanın ötesine gidemeyecek dil polisini takmam. çünkü cümle yoksa ünlem anlamsızdır. ünlem ancak cümlenin sonuna geldiğinde anlam kazanır.
devamını gör...

